Almanya Türkleri

Son güncelleme: 06.02.2008 15:43
  • Almanya Türkleri

    Geçtiğimiz 40 yıl içerisinde Türkiye'den Almanya'ya 3 milyon civarında insan göç etmiştir. Ekonomik alanda olduğu gibi kültürel alanda da kendisini gösteren bu azınlığa Almanya Türkleri..

    1969'larda iş gücüne ihtiyaç duyan Almanya, daha önce İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan gibi ülkelere kapılarını açmış ve sonunda Türkiye'deki insanlara da göç imkanı tanımıştır. Esas olarak bu göçmenlerin Almanya'daki maddi durumları Türkiye'dekilere göre daha iyi bir konumdaydı ve hala da öyle. Amaçları çalışıp, para biriktirerek Türkiye'ye kısa bir süre içinde geri dönmek olan bu grubun çok az bir kısmı Türkiye'ye geri dönmüştür. Büyük bir çoğunluğu ailelerini Türkiye'den getirterek Almanya'da yaşamaya devam etmişlerdir. Ancak Almanya 1973'te göçmenlere kapılarını kapatmıştır. Buna rağmen Türkler, ya yasa dışı yollarla ya da barınma amacıyla ülkeye giriş yapmaya devam etmişlerdir. 1980'de Türkiye'ye geri dönmeleri amacıyla yapılan mali yardımlar da bir sonuç getirmemiş, göç sürmüştür. Almanya'daki göç sorununun en büyük sebebi olarak, Almanya'nın ABD ve Avustralya'nın aksine kendisini bir "göç ülkesi" olarak görmemesi ve de uyum için gerekli önlemleri önceden almaması gösterilmektedir.

    Türkiye'den göç eden göçmenler Almanya'da kendilerini birçok alanda göstermiş, özellikle kültür ve ekonomi alanlarında etkin olmuşlardır. Anayurtlarına olan bağlarını Türkiye'ye yaptıkları yıllık tatillerle koparmamışlardır. Türk basınını ise gerek televizyondan gerekse gazetelerden izlemekte olup, birçoğu, Hristiyan yaşam biçiminin hakim olduğu Almanya'da, İslamî değerlere göre yaşamayı sürdürmektedir.
    Nüfus
    2006 Dünya Kupası için Berlin Neukölln'de elde hazırlanmış sembolik bir Alman-Türk bayrağı. 10.000 adet basıldığı söylenmektedir.
    Almanya Türkleri 1960 ve sonrasında iş bulmak amacıyla gittikleri Almanya'da günümüze dek sayıları katlanarak yaşamışlardır ve şu anda 3'ncü nesile ulaşmışlardır. Almanya Türkleri heterojen bir gruptur. Türk Devleti bütün vatandaşlarını Türk olarak tanımladığı için, bu tanım içinde bazı farklı etnik kimlikleri de barındırır. Ancak bu grubun hemen hemen hepsi Türkçeyi ana dil olarak konuşur. Almanya'da, Kıbrıs, Suriye ve Balkanlar'dan giden, bu ülkelerin vatandaşlığında olan Türk kökenliler de bulunur.

    Federal Almanya İstatistik Dairesinin 2002 sayılarına göre, Almanya'da yaşamakta olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sayısı 1.912.200 olarak verilmektedir. Bu sayılara 2002 sonuna kadar Alman vatandaşlığına geçmiş olan toplam 565.766 kişiyi de eklemek gereklidir. Bu durumda Almanya'daki Türk nüfusunun 2.477.966, buna istatiki bilgilerin güncel olmadığından yola çıkarak tahmini 100.000 daha eklersek, 2,5 milyondan fazla olduğu söylenebilir.

    Almanya'ya ilk gittiklerinde 'misafir işçi' olarak adlandırılmışlarsa da, bu ülkede geçici olmadıklarını söylemek mümkündür. Bugün tahminen 500 bin - 1 milyon arası Almanya Türkü, Alman vatandaşlığına geçmiş durumdadır. Alman vatandaşlığına geçiş ile ilgili son olarak Baden-Württemberg eyaleti "vicdani test" yasasını 1 Ocak 2006'da yürürlüğe koydu. Müslümanların namus cinayetinden eşcinselliğe, tartışmalı konulara yaklaşımını ölçen test, ayrımcı ve aşağılayıcı bulunuyor.
    Eğitim

    Almanya Türklerinin eğitim durumuna gelmeden önce, Alman eğitim sistemine göz atmakta fayda var. Alman eğitim sistemi dört katmandan oluşmaktadır ve eyaletten eyalete farklılıklar göstermektedir. Kabaca Alman eğitim sistemini şu katmanlara ayırabiliriz:

    * Temel eğitim (4 yıl) - ilkokul (Grundschule)
    * İkincil eğitim I (5 - 8 yıl) - ortaokul (Hauptschule), orta dereceli lise (Realschule), yüksek dereceli lise (Gymnasium)
    * İkincil eğitim II (2 - 3 yıl) - meslek okulları (Berufsfachschule, Fachschule), teknik yüksek okulları (Fachoberschule, berufliches Gymnasium)
    * Yüksek eğitim - Üniversite (Uni), Yüksekokul (Fachhochschule)

    6 yaşını dolduran her çocuk 4 yıllık ilkokula (Grundschule) gönderilir, öğrenme güçlüğü çeken çocuklar ise ebeveynin onayını almak suretiyle 9 yıllık Sonderschule'ye gönderilir. İlkokul son sınıfta erişilen not derecesine göre çocuklar 5 yıl sürecek olan ortaokula (Hauptschule), 6 yıl sürecek olan orta dereceli liseye (Realschule) veya 8 yıl sürecek olan yüksek dereceli liseye (Gymnasium) yerleştirirler. Sonderschule'yi bitiren bir çocuk, ek olarak 1 yıl daha okuyarak ortaokul diplomasına sahip olabilir. Aynı şekilde ortaokulu bitiren bir çocuk, yine dereceye göre 1 yıl 10. sınıfı okuyarak veya direkt 2 yıllık meslek okulunda okuyarak orta dereceli lise diplomasını alabilir. Buna ek olarak orta dereceli liseyi bitirmek suretiyle 2 veya 3 yıl meslek / teknik yüksek okullarında okuyarak yüksek dereceli lise diplomasına sahip olunabilir. Yüksek dereceli lise diplomasına sahip herkes, belirli derecelere göre üniversitede veya yüksekokulda okuyabilirler.

    Almanya Türklerinin nüfuslarına rağmen eğitim alanında oldukça zayıf oldukları söylenebilir. Buna gerekçe olarak ise 4. sınıftan sonra öğrencileri ilkokuldan ortaokula, orta liseye veya yüksek liseye yerleştirme sürecinde, Türk çocuklarının Almancaya yeterince hakim olmamaları sebebiyle genelde ortaokula yerleştirilmeleri gösteriliyor. Ancak yeni kuşakta eğitime ilgi geçmişe oranla daha iyi bir durumdadır.

    2002'de yapılan bir araştırmaya göre Berlin'de yaşayan Almanyalı Türklerin eğitim düzeyi:

    * % 46'sı - Ortaokul (Hauptschule veya Volksschule)
    * % 25'i - Orta dereceli lise (Mittlere Reife / Fachschulreife)
    * % 12'si - Yüksek dereceli lise (Hochschule (Abitur) veya Fachhochschulreife)
    * % 11'i - Okul terk / Diplomasız (Kein Abschluss)
    * % 7'si - Üniversite / Yüksekokul (Universität / Hochschule veya Fachhochschule)

    Alman eğitim sisteminde son dönemlerde artan ırkçılığın etkilerini görmek de mümkündür. Artık Alman okullarında Türkçe dersleri kaldırılmaya başlanmıştır.

    Kültür ve Sanat

    Film ve Dizi

    Türk asıllı göçmenlerin sorunları şu sıralarda birçok filme konu olmaktadır. Buna önayak olan ilk kişilerden biri de "Angst essen Seele auf" (Korku ruhu yer) filmiyle Rainer Werner Fassbinder'dir.

    1998 yılında Kutluğ Ataman'ın "Lola und Bilitikid" adındaki özellikle eşcinsel Türklerin sorunlarını işleyen film yayına girdi. 2000 yılında ise Lars Becker'in bir mafya filmi olan "Kanak Attack"ı gösterime girdi. Türk yönetmen Fatih Akın ise 1998'de "Kurz und schmerzlos" (Kısa ve acısız) ve 2004'te Berlin Altın Ayı ödülünü kazanan "Gegen die Wand" (Duvara Karşı) adlı filminde Türk göçmenlerin yaşadıkları sorunları işledi.

    Bunun dışında son zamanlarda Alman televizyonlarının Türk nüfusuna olan ilgisi şaşırtıcı derecede artmıştır. Özellikle "Alle lieben Jimmy" ve sonrasında "Türkisch für Anfänger" dizileri ARD ve RTL'de yayımlanmaya başlamış, bazı basın yayın organlarınca yılın en iyi "televizyon olayı" olarak görülmüştür. Şüphesiz bu ilginin arkasındaki asıl sebep, Türkleri Alman kanallarını izlemeye teşvik ederek yüksek izlenme oranları sayesinde gelir sağlamaktır.
    [değiştir]

    Almanya'daki Türkler seçme ve seçilme haklarını kullanabilmek için Alman vatandaşlığına geçmek zorundadırlar. Alman vatandaşlığına geçişin de hızla arttığı bu dönemde, her seçim döneminde etkilerini de arttırmaktadırlar. Son iki seçimde Türklerin SPD'nin (Almanya Sosyal Demokrat Partisi) aldığı oylardaki katkısı çok çarpıcı olmuştur.

    Almanya Türkleri, Almanya siyaseti, medyası, ticareti vs. üzerinde fazlaca etkiye sahip değilken, yeni dönemde etkilerinde ciddi bir artış gözlenmektedir.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin Almanya Türkleri üzerinde ciddi bir stratejisinin bulunduğu söylenemez. Düne kadar Almanya Türkleri sadece işçi olarak görülmüş ve getirdikleri döviz üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda işçiler kendi sorunlarını çözmek zorunda kalmışlar, daha doğrusu sorunları ile başbaşa bırakılmışlardır. İşçi dövizleri uzun yıllar Türkiye'nin döviz ihtiyacını karşılamıştır. Ancak son dönemde Almanya'daki Türkler kazançlarını Almanya'da değerlendirmeyi tercih etmektedirler. Her geçen yıl Türkiye'yi ziyaret eden Almanya Türkünün sayısı azalmaktadır. Geçmişte tatillerini düzenli olarak 'memleketlerinde' geçiren Türkler günümüzde daha çok Almanya'yı, ya da Türkiye'deki tatil yerlerini tercih etmektedirler.

    Sivil Toplum Örgütleri

    Almanya Türklerinin en büyük sivil toplum kuruluşu 870'i aşkın bağlı derneğe ulaşan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'dir (DİTİB). Yapılan kamuoyu araştırmalarına göre Almanya'daki müslümanların % 70'ini temsil etmektedir. Bu kuruluş Almanya genelinde kendisine bağlı dernekleri koordine ederek, dini, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler gerçekleştirmektedir.
#29.09.2007 08:33 0 0 0
  • ne guzel iste
#29.09.2007 11:47 0 0 0
  • Paylaşımların için sağol
#29.09.2007 14:47 0 0 0
  • Öncelikle cok tesekkür ederim böyle bir konuyu actiginiz gündeme getirdiginiz icin.
    Zamanla burdaki türklerin yani:
    Türkiyemiz insanlari icin: Deutschländer(almanci)
    Almanlar icin:Ausländer (yabanci)
    yasadigimiz sorunlarida dile getirme paylasma firsatimizda dogmus oldu(INSALLAH)
    Bu konunun tasarimi,ugrasi ve emegi icin sevgili Özer abiye sonsuz sükran ve minnetlerimi sunuyorum.
    tesekkürler..
#29.09.2007 22:10 0 0 0
  • @ eskitoprak
    bu metinin neresi güzel ??
    güzel olan altta aldigim alintimi ? birde buna ek olarak Almanyada yasayan Türklerin yani Avrupa birligine dahil olmayanlarin bütün herseyleri kayit etme cabalarindalar.Ayrica Türkler Almanyaya gelecek olursalar ilk olarak Türkiyede Almanca dilini ögrenmek mecburiyetindeler.Bir yönden güzel ve faydali bir uygulama ama bunuözellikleTürklere uyguluyorsalar güzelligin tam tersi olur.Bu durum bizlere yapilan asagaliyici bir muamaledir.

    @MaRaBoGLu61 adlı üyeden alıntı:
    Almanya Türkleri

    Geçtiğimiz 40 yıl içerisinde Türkiye'den Almanya'ya 3 milyon civarında insan göç etmiştir. Ekonomik alanda olduğu gibi kültürel alanda da kendisini gösteren bu azınlığa Almanya Türkleri..

    1969'larda iş gücüne ihtiyaç duyan Almanya, daha önce İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan gibi ülkelere kapılarını açmış ve sonunda Türkiye'deki insanlara da göç imkanı tanımıştır. Esas olarak bu göçmenlerin Almanya'daki maddi durumları Türkiye'dekilere göre daha iyi bir konumdaydı ve hala da öyle. Amaçları çalışıp, para biriktirerek Türkiye'ye kısa bir süre içinde geri dönmek olan bu grubun çok az bir kısmı Türkiye'ye geri dönmüştür. Büyük bir çoğunluğu ailelerini Türkiye'den getirterek Almanya'da yaşamaya devam etmişlerdir. Ancak Almanya 1973'te göçmenlere kapılarını kapatmıştır. Buna rağmen Türkler, ya yasa dışı yollarla ya da barınma amacıyla ülkeye giriş yapmaya devam etmişlerdir. 1980'de Türkiye'ye geri dönmeleri amacıyla yapılan mali yardımlar da bir sonuç getirmemiş, göç sürmüştür. Almanya'daki göç sorununun en büyük sebebi olarak, Almanya'nın ABD ve Avustralya'nın aksine kendisini bir "göç ülkesi" olarak görmemesi ve de uyum için gerekli önlemleri önceden almaması gösterilmektedir.

    Türkiye'den göç eden göçmenler Almanya'da kendilerini birçok alanda göstermiş, özellikle kültür ve ekonomi alanlarında etkin olmuşlardır. Anayurtlarına olan bağlarını Türkiye'ye yaptıkları yıllık tatillerle koparmamışlardır. Türk basınını ise gerek televizyondan gerekse gazetelerden izlemekte olup, birçoğu, Hristiyan yaşam biçiminin hakim olduğu Almanya'da, İslamî değerlere göre yaşamayı sürdürmektedir.
    Nüfus
    2006 Dünya Kupası için Berlin Neukölln'de elde hazırlanmış sembolik bir Alman-Türk bayrağı. 10.000 adet basıldığı söylenmektedir.
    Almanya Türkleri 1960 ve sonrasında iş bulmak amacıyla gittikleri Almanya'da günümüze dek sayıları katlanarak yaşamışlardır ve şu anda 3'ncü nesile ulaşmışlardır. Almanya Türkleri heterojen bir gruptur. Türk Devleti bütün vatandaşlarını Türk olarak tanımladığı için, bu tanım içinde bazı farklı etnik kimlikleri de barındırır. Ancak bu grubun hemen hemen hepsi Türkçeyi ana dil olarak konuşur. Almanya'da, Kıbrıs, Suriye ve Balkanlar'dan giden, bu ülkelerin vatandaşlığında olan Türk kökenliler de bulunur.

    Federal Almanya İstatistik Dairesinin 2002 sayılarına göre, Almanya'da yaşamakta olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sayısı 1.912.200 olarak verilmektedir. Bu sayılara 2002 sonuna kadar Alman vatandaşlığına geçmiş olan toplam 565.766 kişiyi de eklemek gereklidir. Bu durumda Almanya'daki Türk nüfusunun 2.477.966, buna istatiki bilgilerin güncel olmadığından yola çıkarak tahmini 100.000 daha eklersek, 2,5 milyondan fazla olduğu söylenebilir.

    Almanya'ya ilk gittiklerinde 'misafir işçi' olarak adlandırılmışlarsa da, bu ülkede geçici olmadıklarını söylemek mümkündür. Bugün tahminen 500 bin - 1 milyon arası Almanya Türkü, Alman vatandaşlığına geçmiş durumdadır. Alman vatandaşlığına geçiş ile ilgili son olarak Baden-Württemberg eyaleti "vicdani test" yasasını 1 Ocak 2006'da yürürlüğe koydu. Müslümanların namus cinayetinden eşcinselliğe, tartışmalı konulara yaklaşımını ölçen test, ayrımcı ve aşağılayıcı bulunuyor.
    Eğitim

    Almanya Türklerinin eğitim durumuna gelmeden önce, Alman eğitim sistemine göz atmakta fayda var. Alman eğitim sistemi dört katmandan oluşmaktadır ve eyaletten eyalete farklılıklar göstermektedir. Kabaca Alman eğitim sistemini şu katmanlara ayırabiliriz:

    * Temel eğitim (4 yıl) - ilkokul (Grundschule)
    * İkincil eğitim I (5 - 8 yıl) - ortaokul (Hauptschule), orta dereceli lise (Realschule), yüksek dereceli lise (Gymnasium)
    * İkincil eğitim II (2 - 3 yıl) - meslek okulları (Berufsfachschule, Fachschule), teknik yüksek okulları (Fachoberschule, berufliches Gymnasium)
    * Yüksek eğitim - Üniversite (Uni), Yüksekokul (Fachhochschule)

    6 yaşını dolduran her çocuk 4 yıllık ilkokula (Grundschule) gönderilir, öğrenme güçlüğü çeken çocuklar ise ebeveynin onayını almak suretiyle 9 yıllık Sonderschule'ye gönderilir. İlkokul son sınıfta erişilen not derecesine göre çocuklar 5 yıl sürecek olan ortaokula (Hauptschule), 6 yıl sürecek olan orta dereceli liseye (Realschule) veya 8 yıl sürecek olan yüksek dereceli liseye (Gymnasium) yerleştirirler. Sonderschule'yi bitiren bir çocuk, ek olarak 1 yıl daha okuyarak ortaokul diplomasına sahip olabilir. Aynı şekilde ortaokulu bitiren bir çocuk, yine dereceye göre 1 yıl 10. sınıfı okuyarak veya direkt 2 yıllık meslek okulunda okuyarak orta dereceli lise diplomasını alabilir. Buna ek olarak orta dereceli liseyi bitirmek suretiyle 2 veya 3 yıl meslek / teknik yüksek okullarında okuyarak yüksek dereceli lise diplomasına sahip olunabilir. Yüksek dereceli lise diplomasına sahip herkes, belirli derecelere göre üniversitede veya yüksekokulda okuyabilirler.

    Almanya Türklerinin nüfuslarına rağmen eğitim alanında oldukça zayıf oldukları söylenebilir. Buna gerekçe olarak ise 4. sınıftan sonra öğrencileri ilkokuldan ortaokula, orta liseye veya yüksek liseye yerleştirme sürecinde, Türk çocuklarının Almancaya yeterince hakim olmamaları sebebiyle genelde ortaokula yerleştirilmeleri gösteriliyor. Ancak yeni kuşakta eğitime ilgi geçmişe oranla daha iyi bir durumdadır.

    2002'de yapılan bir araştırmaya göre Berlin'de yaşayan Almanyalı Türklerin eğitim düzeyi:

    * % 46'sı - Ortaokul (Hauptschule veya Volksschule)
    * % 25'i - Orta dereceli lise (Mittlere Reife / Fachschulreife)
    * % 12'si - Yüksek dereceli lise (Hochschule (Abitur) veya Fachhochschulreife)
    * % 11'i - Okul terk / Diplomasız (Kein Abschluss)
    * % 7'si - Üniversite / Yüksekokul (Universität / Hochschule veya Fachhochschule)

    Alman eğitim sisteminde son dönemlerde artan ırkçılığın etkilerini görmek de mümkündür. Artık Alman okullarında Türkçe dersleri kaldırılmaya başlanmıştır.

    Kültür ve Sanat

    Film ve Dizi

    Türk asıllı göçmenlerin sorunları şu sıralarda birçok filme konu olmaktadır. Buna önayak olan ilk kişilerden biri de "Angst essen Seele auf" (Korku ruhu yer) filmiyle Rainer Werner Fassbinder'dir.

    1998 yılında Kutluğ Ataman'ın "Lola und Bilitikid" adındaki özellikle eşcinsel Türklerin sorunlarını işleyen film yayına girdi. 2000 yılında ise Lars Becker'in bir mafya filmi olan "Kanak Attack"ı gösterime girdi. Türk yönetmen Fatih Akın ise 1998'de "Kurz und schmerzlos" (Kısa ve acısız) ve 2004'te Berlin Altın Ayı ödülünü kazanan "Gegen die Wand" (Duvara Karşı) adlı filminde Türk göçmenlerin yaşadıkları sorunları işledi.

    Bunun dışında son zamanlarda Alman televizyonlarının Türk nüfusuna olan ilgisi şaşırtıcı derecede artmıştır. Özellikle "Alle lieben Jimmy" ve sonrasında "Türkisch für Anfänger" dizileri ARD ve RTL'de yayımlanmaya başlamış, bazı basın yayın organlarınca yılın en iyi "televizyon olayı" olarak görülmüştür. Şüphesiz bu ilginin arkasındaki asıl sebep, Türkleri Alman kanallarını izlemeye teşvik ederek yüksek izlenme oranları sayesinde gelir sağlamaktır.
    [değiştir]

    Almanya'daki Türkler seçme ve seçilme haklarını kullanabilmek için Alman vatandaşlığına geçmek zorundadırlar. Alman vatandaşlığına geçişin de hızla arttığı bu dönemde, her seçim döneminde etkilerini de arttırmaktadırlar. Son iki seçimde Türklerin SPD'nin (Almanya Sosyal Demokrat Partisi) aldığı oylardaki katkısı çok çarpıcı olmuştur.

    Almanya Türkleri, Almanya siyaseti, medyası, ticareti vs. üzerinde fazlaca etkiye sahip değilken, yeni dönemde etkilerinde ciddi bir artış gözlenmektedir.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin Almanya Türkleri üzerinde ciddi bir stratejisinin bulunduğu söylenemez. Düne kadar Almanya Türkleri sadece işçi olarak görülmüş ve getirdikleri döviz üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda işçiler kendi sorunlarını çözmek zorunda kalmışlar, daha doğrusu sorunları ile başbaşa bırakılmışlardır. İşçi dövizleri uzun yıllar Türkiye'nin döviz ihtiyacını karşılamıştır. Ancak son dönemde Almanya'daki Türkler kazançlarını Almanya'da değerlendirmeyi tercih etmektedirler. Her geçen yıl Türkiye'yi ziyaret eden Almanya Türkünün sayısı azalmaktadır. Geçmişte tatillerini düzenli olarak 'memleketlerinde' geçiren Türkler günümüzde daha çok Almanya'yı, ya da Türkiye'deki tatil yerlerini tercih etmektedirler.

    Sivil Toplum Örgütleri

    Almanya Türklerinin en büyük sivil toplum kuruluşu 870'i aşkın bağlı derneğe ulaşan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'dir (DİTİB). Yapılan kamuoyu araştırmalarına göre Almanya'daki müslümanların % 70'ini temsil etmektedir. Bu kuruluş Almanya genelinde kendisine bağlı dernekleri koordine ederek, dini, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler gerçekleştirmektedir.
    Orijinali Göster...


    Almanya'ya ilk gittiklerinde 'misafir işçi' olarak adlandırılmışlarsa da, bu ülkede geçici olmadıklarını söylemek mümkündür. Bugün tahminen 500 bin - 1 milyon arası Almanya Türkü, Alman vatandaşlığına geçmiş durumdadır. Alman vatandaşlığına geçiş ile ilgili son olarak Baden-Württemberg eyaleti "vicdani test" yasasını 1 Ocak 2006'da yürürlüğe koydu. Müslümanların namus cinayetinden eşcinselliğe, tartışmalı konulara yaklaşımını ölçen test, ayrımcı ve aşağılayıcı bulunuyor.
    Eğitim



    Ha belkide egitim sistemi ile alakali olarak güzel demissindir.Bu egitim sistemi yeni degilki.Senelerden beri mevcut olan bir sistemdir, ki bu sistemde ilerde bir ihtimal degistirilecek.

    Artik yeni yeni Türkler egitimde kendilerini göstermeye basladilar.Veliler bilinclenmeye yavas yavas basladi ama yinede cok cok az kismi icin gecerlidir.Bir cogu ne cikarsa bahtima gibilerdenmidir bilmem ama seslerini gereken yerlerde cikartmiyorlar.

    Yillardir aman almancayi iyi ögrenmek icin almanca konusun dendi.Halbuki ne kadar cok yanlis oldugunun simdi farkina variliyor.Kisi ana dilini iyi ögrenmeden yabanci bir dili ögrenmesi zor olur.

    Almanya bir celiski icersinde .uygulamalar farkli farkli.

    Alman vatandasligina gecme durumuda bir Türk icin ne kadar faydaliki ? Bana göre bunlar Türklere karsi gizli komplolardir.



    Bu Metin nezamanin bir yazisidir bilemiyecegim ama bu nasil birseydir.Her Türk evinde Türk kanallari mevcut ve genelde Türk kanallari izlenmekte.Nasil oluyorda Alman televizyonunun izlenme orani artti ? Ben buna pek inanmiyorum.
    Eger bahsi gecen filmler acisinda izlenme orani artti deniliyorsa olabilir .Türkisch für Anfänger dizisinde katkisi olan Türkleri kiniyorum.Bizleri rezil ettikleri icin kutlarim onlari.


    @MaRaBoGLu61 adlı üyeden alıntı:
    Almanya Türkleri

    Geçtiğimiz 40 yıl içerisinde Türkiye'den Almanya'ya 3 milyon civarında insan göç etmiştir. Ekonomik alanda olduğu gibi kültürel alanda da kendisini gösteren bu azınlığa Almanya Türkleri..

    1969'larda iş gücüne ihtiyaç duyan Almanya, daha önce İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan gibi ülkelere kapılarını açmış ve sonunda Türkiye'deki insanlara da göç imkanı tanımıştır. Esas olarak bu göçmenlerin Almanya'daki maddi durumları Türkiye'dekilere göre daha iyi bir konumdaydı ve hala da öyle. Amaçları çalışıp, para biriktirerek Türkiye'ye kısa bir süre içinde geri dönmek olan bu grubun çok az bir kısmı Türkiye'ye geri dönmüştür. Büyük bir çoğunluğu ailelerini Türkiye'den getirterek Almanya'da yaşamaya devam etmişlerdir. Ancak Almanya 1973'te göçmenlere kapılarını kapatmıştır. Buna rağmen Türkler, ya yasa dışı yollarla ya da barınma amacıyla ülkeye giriş yapmaya devam etmişlerdir. 1980'de Türkiye'ye geri dönmeleri amacıyla yapılan mali yardımlar da bir sonuç getirmemiş, göç sürmüştür. Almanya'daki göç sorununun en büyük sebebi olarak, Almanya'nın ABD ve Avustralya'nın aksine kendisini bir "göç ülkesi" olarak görmemesi ve de uyum için gerekli önlemleri önceden almaması gösterilmektedir.

    Türkiye'den göç eden göçmenler Almanya'da kendilerini birçok alanda göstermiş, özellikle kültür ve ekonomi alanlarında etkin olmuşlardır. Anayurtlarına olan bağlarını Türkiye'ye yaptıkları yıllık tatillerle koparmamışlardır. Türk basınını ise gerek televizyondan gerekse gazetelerden izlemekte olup, birçoğu, Hristiyan yaşam biçiminin hakim olduğu Almanya'da, İslamî değerlere göre yaşamayı sürdürmektedir.
    Nüfus
    2006 Dünya Kupası için Berlin Neukölln'de elde hazırlanmış sembolik bir Alman-Türk bayrağı. 10.000 adet basıldığı söylenmektedir.
    Almanya Türkleri 1960 ve sonrasında iş bulmak amacıyla gittikleri Almanya'da günümüze dek sayıları katlanarak yaşamışlardır ve şu anda 3'ncü nesile ulaşmışlardır. Almanya Türkleri heterojen bir gruptur. Türk Devleti bütün vatandaşlarını Türk olarak tanımladığı için, bu tanım içinde bazı farklı etnik kimlikleri de barındırır. Ancak bu grubun hemen hemen hepsi Türkçeyi ana dil olarak konuşur. Almanya'da, Kıbrıs, Suriye ve Balkanlar'dan giden, bu ülkelerin vatandaşlığında olan Türk kökenliler de bulunur.

    Federal Almanya İstatistik Dairesinin 2002 sayılarına göre, Almanya'da yaşamakta olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sayısı 1.912.200 olarak verilmektedir. Bu sayılara 2002 sonuna kadar Alman vatandaşlığına geçmiş olan toplam 565.766 kişiyi de eklemek gereklidir. Bu durumda Almanya'daki Türk nüfusunun 2.477.966, buna istatiki bilgilerin güncel olmadığından yola çıkarak tahmini 100.000 daha eklersek, 2,5 milyondan fazla olduğu söylenebilir.

    Almanya'ya ilk gittiklerinde 'misafir işçi' olarak adlandırılmışlarsa da, bu ülkede geçici olmadıklarını söylemek mümkündür. Bugün tahminen 500 bin - 1 milyon arası Almanya Türkü, Alman vatandaşlığına geçmiş durumdadır. Alman vatandaşlığına geçiş ile ilgili son olarak Baden-Württemberg eyaleti "vicdani test" yasasını 1 Ocak 2006'da yürürlüğe koydu. Müslümanların namus cinayetinden eşcinselliğe, tartışmalı konulara yaklaşımını ölçen test, ayrımcı ve aşağılayıcı bulunuyor.
    Eğitim

    Almanya Türklerinin eğitim durumuna gelmeden önce, Alman eğitim sistemine göz atmakta fayda var. Alman eğitim sistemi dört katmandan oluşmaktadır ve eyaletten eyalete farklılıklar göstermektedir. Kabaca Alman eğitim sistemini şu katmanlara ayırabiliriz:

    * Temel eğitim (4 yıl) - ilkokul (Grundschule)
    * İkincil eğitim I (5 - 8 yıl) - ortaokul (Hauptschule), orta dereceli lise (Realschule), yüksek dereceli lise (Gymnasium)
    * İkincil eğitim II (2 - 3 yıl) - meslek okulları (Berufsfachschule, Fachschule), teknik yüksek okulları (Fachoberschule, berufliches Gymnasium)
    * Yüksek eğitim - Üniversite (Uni), Yüksekokul (Fachhochschule)

    6 yaşını dolduran her çocuk 4 yıllık ilkokula (Grundschule) gönderilir, öğrenme güçlüğü çeken çocuklar ise ebeveynin onayını almak suretiyle 9 yıllık Sonderschule'ye gönderilir. İlkokul son sınıfta erişilen not derecesine göre çocuklar 5 yıl sürecek olan ortaokula (Hauptschule), 6 yıl sürecek olan orta dereceli liseye (Realschule) veya 8 yıl sürecek olan yüksek dereceli liseye (Gymnasium) yerleştirirler. Sonderschule'yi bitiren bir çocuk, ek olarak 1 yıl daha okuyarak ortaokul diplomasına sahip olabilir. Aynı şekilde ortaokulu bitiren bir çocuk, yine dereceye göre 1 yıl 10. sınıfı okuyarak veya direkt 2 yıllık meslek okulunda okuyarak orta dereceli lise diplomasını alabilir. Buna ek olarak orta dereceli liseyi bitirmek suretiyle 2 veya 3 yıl meslek / teknik yüksek okullarında okuyarak yüksek dereceli lise diplomasına sahip olunabilir. Yüksek dereceli lise diplomasına sahip herkes, belirli derecelere göre üniversitede veya yüksekokulda okuyabilirler.

    Almanya Türklerinin nüfuslarına rağmen eğitim alanında oldukça zayıf oldukları söylenebilir. Buna gerekçe olarak ise 4. sınıftan sonra öğrencileri ilkokuldan ortaokula, orta liseye veya yüksek liseye yerleştirme sürecinde, Türk çocuklarının Almancaya yeterince hakim olmamaları sebebiyle genelde ortaokula yerleştirilmeleri gösteriliyor. Ancak yeni kuşakta eğitime ilgi geçmişe oranla daha iyi bir durumdadır.

    2002'de yapılan bir araştırmaya göre Berlin'de yaşayan Almanyalı Türklerin eğitim düzeyi:

    * % 46'sı - Ortaokul (Hauptschule veya Volksschule)
    * % 25'i - Orta dereceli lise (Mittlere Reife / Fachschulreife)
    * % 12'si - Yüksek dereceli lise (Hochschule (Abitur) veya Fachhochschulreife)
    * % 11'i - Okul terk / Diplomasız (Kein Abschluss)
    * % 7'si - Üniversite / Yüksekokul (Universität / Hochschule veya Fachhochschule)

    Alman eğitim sisteminde son dönemlerde artan ırkçılığın etkilerini görmek de mümkündür. Artık Alman okullarında Türkçe dersleri kaldırılmaya başlanmıştır.

    Kültür ve Sanat

    Film ve Dizi

    Türk asıllı göçmenlerin sorunları şu sıralarda birçok filme konu olmaktadır. Buna önayak olan ilk kişilerden biri de "Angst essen Seele auf" (Korku ruhu yer) filmiyle Rainer Werner Fassbinder'dir.

    1998 yılında Kutluğ Ataman'ın "Lola und Bilitikid" adındaki özellikle eşcinsel Türklerin sorunlarını işleyen film yayına girdi. 2000 yılında ise Lars Becker'in bir mafya filmi olan "Kanak Attack"ı gösterime girdi. Türk yönetmen Fatih Akın ise 1998'de "Kurz und schmerzlos" (Kısa ve acısız) ve 2004'te Berlin Altın Ayı ödülünü kazanan "Gegen die Wand" (Duvara Karşı) adlı filminde Türk göçmenlerin yaşadıkları sorunları işledi.

    Bunun dışında son zamanlarda Alman televizyonlarının Türk nüfusuna olan ilgisi şaşırtıcı derecede artmıştır. Özellikle "Alle lieben Jimmy" ve sonrasında "Türkisch für Anfänger" dizileri ARD ve RTL'de yayımlanmaya başlamış, bazı basın yayın organlarınca yılın en iyi "televizyon olayı" olarak görülmüştür. Şüphesiz bu ilginin arkasındaki asıl sebep, Türkleri Alman kanallarını izlemeye teşvik ederek yüksek izlenme oranları sayesinde gelir sağlamaktır.
    [değiştir]

    Almanya'daki Türkler seçme ve seçilme haklarını kullanabilmek için Alman vatandaşlığına geçmek zorundadırlar. Alman vatandaşlığına geçişin de hızla arttığı bu dönemde, her seçim döneminde etkilerini de arttırmaktadırlar. Son iki seçimde Türklerin SPD'nin (Almanya Sosyal Demokrat Partisi) aldığı oylardaki katkısı çok çarpıcı olmuştur.

    Almanya Türkleri, Almanya siyaseti, medyası, ticareti vs. üzerinde fazlaca etkiye sahip değilken, yeni dönemde etkilerinde ciddi bir artış gözlenmektedir.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin Almanya Türkleri üzerinde ciddi bir stratejisinin bulunduğu söylenemez. Düne kadar Almanya Türkleri sadece işçi olarak görülmüş ve getirdikleri döviz üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda işçiler kendi sorunlarını çözmek zorunda kalmışlar, daha doğrusu sorunları ile başbaşa bırakılmışlardır. İşçi dövizleri uzun yıllar Türkiye'nin döviz ihtiyacını karşılamıştır. Ancak son dönemde Almanya'daki Türkler kazançlarını Almanya'da değerlendirmeyi tercih etmektedirler. Her geçen yıl Türkiye'yi ziyaret eden Almanya Türkünün sayısı azalmaktadır. Geçmişte tatillerini düzenli olarak 'memleketlerinde' geçiren Türkler günümüzde daha çok Almanya'yı, ya da Türkiye'deki tatil yerlerini tercih etmektedirler.

    Sivil Toplum Örgütleri

    Almanya Türklerinin en büyük sivil toplum kuruluşu 870'i aşkın bağlı derneğe ulaşan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'dir (DİTİB). Yapılan kamuoyu araştırmalarına göre Almanya'daki müslümanların % 70'ini temsil etmektedir. Bu kuruluş Almanya genelinde kendisine bağlı dernekleri koordine ederek, dini, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler gerçekleştirmektedir.
    Orijinali Göster...
    Bunun dışında son zamanlarda Alman televizyonlarının Türk nüfusuna olan ilgisi şaşırtıcı derecede artmıştır. Özellikle "Alle lieben Jimmy" ve sonrasında "Türkisch für Anfänger" dizileri ARD ve RTL'de yayımlanmaya başlamış, bazı basın yayın organlarınca yılın en iyi "televizyon olayı" olarak görülmüştür. Şüphesiz bu ilginin arkasındaki asıl sebep, Türkleri Alman kanallarını izlemeye teşvik ederek yüksek izlenme oranları sayesinde gelir sağlamaktır.

    Daha cok seyler yazacaktim ama neyse simdilik bu kadar yeterli :D
#30.09.2007 18:02 0 0 0
  • Yaziyi ben yazmadim Abla
    bir yerde okudum ve dikkatimi cekti rakamlar istatistikler vs.vs
    Aslinda konu basligi Türklerin Almanyadaki Drami olarakda degisebilir
    Zaten Levis Ustadan Gurbetciler diye bir bölümde istedim olumlu yaklasti
    eger o bölüm acilirsa bazi gercekleri oarada konusup dertlesip paylasacagiz Insllah
    Ben bu konuyu acmakla acilisi yapayim demistim
    yaziyi bir yerden kopi pasta Yaptim
#30.09.2007 18:15 0 0 0
  • Yaw merak etme kizginligim sana degil senin yazmadigini , metini alinti yaptigini biliyorum.Kizginligim bizlere yapilan asagilayici muameledir.

    Ayrica Eskitoprak senin ismini yazdim sanada kizmis falan degilim :)
#30.09.2007 18:18 0 0 0
  • Yüregime indi iftar vakti:D
#30.09.2007 18:22 0 0 0
  • * % 46'sı - Ortaokul (Hauptschule veya Volksschule)
    * % 25'i - Orta dereceli lise (Mittlere Reife / Fachschulreife)
    * % 12'si - Yüksek dereceli lise (Hochschule (Abitur) veya Fachhochschulreife)
    * % 11'i - Okul terk / Diplomasız (Kein Abschluss)
    * % 7'si - Üniversite / Yüksekokul (Universität / Hochschule veya Fachhochschule)

    bu dogru
    bi sinif ortalama 25 kisiden olusuyosa 5 i türkütür
    ve aralarinda 1-2 arasi kisi uniyle siniftan ayrilir
    üzücü bi durum ama maalesef öyle..
#01.10.2007 15:49 0 0 0
  • Yaaa maleseff öyle...
    Cok seyi görüyor ama birsey yapamiyoruz,.. galiba en kötüsüde o.. Zaten eskiden olmayan son 1-2 senede $u gelenlerin Almanca ögrenme mecburiyetinede kIl oluyorum.. aslinda iyi birsey ama bilhassa biz TürkLer icin ciktigini görüdügümüz zaman bazi yerlerde.. aslinda cokta güzel olmadigini görüyoruz.. Okul durumuna gelince.. Sari Menekse ablamin dedigi gibi.. Veliler yavas yavas neyin noldugunu anliyorlar ve bu bütün türk aileleri icin bile gecerli degil.. cocuklarina karsi ilgi duymuyorlar sanki cogu zaman. Bu gercekten cok üzücü.. cünkü cok cocuk.. cogu gencler zaten Vatan sevgisiyle.. bi Türkiye sevdasiyla büyüyor.. zaten büyüyünce vatanima döncem hevesinde büyüyorlar ve okulu salliyorlar.. Dönebilseler.. gidebilseler iyi.. ne yazik ki.. sonradan yaniliyorlar kanatimce.. Bu demek olmuyor ki durum hep böyle.. tabi ki gurur duydugumuz vakalarda cikiyor.. son senelerde hele ki.. Bi Türk doktor, avukat, ögretmen ciksin.. gögsümüzü kabartarak geziyoruz. TV konusuna gelince.. Hemen hemen her Türk aiLesi her aksam ana haberlerini..sonrasinda yine Türk programlari seyrediyor. Zaten her evde bi canak mutlaka var.. Türklerin Alman programlarina baktigini hic mi hic sanmiyorum.. atmislar biraz sanki..

    Aslinda varlik icinde cok zaman yokluk cekiyor burda ki Türk Aileleri.. Göc edenlerin zaten cogu pisman ama geri dönü$üde yok gibi.. 197o'Li yillarda i$ci olarak gelenler $imdi yavas yavas emekli oluyorlar.. hadi gidelim memleketimize diyorlar ama onlarda gidemiyorlar ki... gitseler bile bi ayaklari hep burda.. sonucta cocuklari.. torunlari burda dimi.. nasil can'Larini birakip gitsinler ki.. ha deyincede kalkip hepsi gidemicegine göre..

    Cok zor ya bizim dururmumuz.. anlat anlat bitmez..

    Özer agbi damarima bastin, destan yazdim gördün mü :)
#01.10.2007 17:03 0 0 0
  • Aslinda varlik icinde cok zaman yokluk cekiyor burda ki Türk Aileleri.. Göc edenlerin zaten cogu pisman ama geri dönü$üde yok gibi.. 197o'Li yillarda i$ci olarak gelenler $imdi yavas yavas emekli oluyorlar.. hadi gidelim memleketimize diyorlar ama onlarda gidemiyorlar ki... gitseler bile bi ayaklari hep burda.. sonucta cocuklari.. torunlari burda dimi.. nasil can'Larini birakip gitsinler ki.. ha deyincede kalkip hepsi gidemicegine göre..
    iste buradaki tespitin cok dogru
#02.10.2007 21:21 0 0 0
  • @hOney adlı üyeden alıntı:
    Yaaa maleseff öyle...
    Cok seyi görüyor ama birsey yapamiyoruz,.. galiba en kötüsüde o.. Zaten eskiden olmayan son 1-2 senede $u gelenlerin Almanca ögrenme mecburiyetinede kIl oluyorum.. aslinda iyi birsey ama bilhassa biz TürkLer icin ciktigini görüdügümüz zaman bazi yerlerde.. aslinda cokta güzel olmadigini görüyoruz.. Okul durumuna gelince.. Sari Menekse ablamin dedigi gibi.. Veliler yavas yavas neyin noldugunu anliyorlar ve bu bütün türk aileleri icin bile gecerli degil.. cocuklarina karsi ilgi duymuyorlar sanki cogu zaman. Bu gercekten cok üzücü.. cünkü cok cocuk.. cogu gencler zaten Vatan sevgisiyle.. bi Türkiye sevdasiyla büyüyor.. zaten büyüyünce vatanima döncem hevesinde büyüyorlar ve okulu salliyorlar.. Dönebilseler.. gidebilseler iyi.. ne yazik ki.. sonradan yaniliyorlar kanatimce.. Bu demek olmuyor ki durum hep böyle.. tabi ki gurur duydugumuz vakalarda cikiyor.. son senelerde hele ki.. Bi Türk doktor, avukat, ögretmen ciksin.. gögsümüzü kabartarak geziyoruz. TV konusuna gelince.. Hemen hemen her Türk aiLesi her aksam ana haberlerini..sonrasinda yine Türk programlari seyrediyor. Zaten her evde bi canak mutlaka var.. Türklerin Alman programlarina baktigini hic mi hic sanmiyorum.. atmislar biraz sanki..

    Aslinda varlik icinde cok zaman yokluk cekiyor burda ki Türk Aileleri.. Göc edenlerin zaten cogu pisman ama geri dönü$üde yok gibi.. 197o'Li yillarda i$ci olarak gelenler $imdi yavas yavas emekli oluyorlar.. hadi gidelim memleketimize diyorlar ama onlarda gidemiyorlar ki... gitseler bile bi ayaklari hep burda.. sonucta cocuklari.. torunlari burda dimi.. nasil can'Larini birakip gitsinler ki.. ha deyincede kalkip hepsi gidemicegine göre..

    Cok zor ya bizim dururmumuz.. anlat anlat bitmez..

    Özer agbi damarima bastin, destan yazdim gördün mü :)
    Orijinali Göster...

    bende katiliyorum hepsine bir gurbetci olarak
#03.10.2007 13:06 0 0 0
  • Artik Gurbetcilerinde bir bölümü oldu

    konu buraya cok uygundur
#07.10.2007 23:52 0 0 0
  • HayirLi olSun :)

    artik dolDukCa ßuraya qElir dEstan yazarim ßEn.
#08.10.2007 00:00 0 0 0
  • hayirli olsun
    buranin olmasi bizlerin isine gelcek (:
#08.10.2007 09:46 0 0 0
  • ßöyLe ßöLüm acıLması cok iyi oLdu..
#08.10.2007 09:55 0 0 0
  • Madem Burda aLmanya TürkLeri Çok O Zaman OnLara Bi$i Sorayım : )


    * % 25'i - Orta dereceli lise (Mittlere Reife / Fachschulreife)
    * % 12'si - Yüksek dereceli lise (Hochschule (Abitur) veya Fachhochschulreife)

    Bu IkiSinin Farkı Nedir ¿




    NOT : @ hOney Sen AçıkLama Yapmaya ÇaLı$ma Çünkü oLmuo
#08.10.2007 13:55 0 0 0
  • yüksek derece lise bizde abitur sizde o yok
    daha dogrusu türkiyede liseden sonra
    dershane'ye gidiliyor daha sonra uni
    yani bi nevi dershane oluyor abitur
#08.10.2007 14:00 0 0 0
  • sagol
#08.10.2007 14:40 0 0 0