Kızın çocukluğu, gençliği, okul hayatı hep şehirde, lüks semtlerde, alışveriş merkezlerinde geçmiş.. Hayatında köy hayatını yaşamamış, bir inek bile görmemiş.. Ama kader bu ya gönlünü bir köy delikanlısına kaptırmış.. Düğün yemeğinde konuşma sırası ona gelince ayağa kalkmış, "Çok değişik duygular içindeyim.." demiş, "İnanın kocamla tanışana kadar bir inek görmemiştim.."
Bugün 56 yıllık ömrüne çok şeyler sığdıran ve 7''den 70''e herkesin büyük sevgisini kazanan Barış Manço''nun ölüm yıldönümü.En verimli olduğu bir dönemde aramızdan ayrılan çok sevdiğimiz sanatçının yaşam serüveni aşağıya çıkarılmıştır.Büyük sanatçı bıraktığı ölümsüz eserler ile kalbimizde yaşayacaktır.
Konya ovasında yaşayan Mançozade adlı büyük bir aile, Fatih Sultan Mehmet''in İstanbul''u alması ile birlikte Rumeliye göç etmiş ve Selanik''e yerleşmiştir. Birinci Dünya Savaşı''na kadar Selanik''de yaşayan Mançozade ailesi, savaşın hayat koşullarını güçleştirmesi nedeniyle tekrar İstanbul''a göç etmiştir. Mançozade''lerden Mehmet Abdi bey İstanbul''da bir konağa yerleşmiş ve arkadaşının kızkardeşi olan Nimet Hanım''la evlenmiştir. Yıllar sonra Nimet Hanım, Barış Manço''nun "Gülpembe" şarkısının ilham kaynağı olacaktır... Cumhuriyet devrimlerini yaşayan aile, soyadı kanunu ile birlikte "Mançozade" olan aile adlarını değiştirerek, "Manço" soyadını alırlar. Abdi bey ile Nimet Hanım''ın oğlu Hakkı Bey, Rikkat Uyanık ile evlenir. Hakkı Bey ile Rikkat Hanım''ın ikinci çocuğu 2 Ocak 1943 tarihinde doğan Mehmet Barış Manço''dur. Onlar, Barış Manço, Oktay Manço, Savaş Manço ve İnci Manço olarak dört kardeştiler. İkinci Dünya Savaşı''nın sonlarında doğan Barış Manço, ailesinin savaşın bitmesine duyduğu özlem nedeniyle "Barış" isminin kendisine verildiğini söylemektedir. Dönemin Türk Sanat Müziği sanatçısı olan Rikkat Hanım ile Hakkı Bey, Barış 3 yaşındayken ayrılırlar. Babasının yanında büyüyen Barış Manço''nun çocukluğu Kadıköy''de geçmiştir. İlkokulu Gazi Mustafa Kemal İlkokulu''nda tamamlamış, daha sonra Galatasaray Lisesi''ne devam etmiştir. 10.sınıftayken babasını kaybeden Barış Manço, Galatasaray Lisesi''nden ayrılarak Şişli Terakki Lisesi''ne gitmiş ve oradan mezun olmuştur. Barış Manço, aileden gelen yetenekle 2 yaşından itibaren şarkı söylemeye ve Ortaokul 2.sınıf öğrencisiyken de amatör olarak müzikle uğraşmaya başlamıştır. Liseyi bitirince 20 Eylül 1963 tarihinde, önce Paris''e, oradan da Belçika''ya ağabeyi Savaş Manço''nun yanına gider. Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi''nde resim, grafik ve iç mimari okur. Lisede çok başarılı olmayan hatta müzik ve coğrafyadan ikmale kalan Barış Manço, bu okuldan çok iyi bir derece ile; okul birincisi olarak mezun olmuştur. Galatasaray Lisesi''nde başlayan müzik hayatı, Belçika''da da devam etmiştir... Manço, 1969''da yurda döndüğünde, "Dağlar Dağlar" şarkısını yaptı. Bu şarkı, O''nun hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Aynı yıllarda görüntüsü değişmekte, müziği ve kıyafetleri ile bir ekol oluşturmaya başladı. Barış Manço, insan ilişkileri konusunda çok iyidir. Bağlantı kuramayacağı hiçbir canlı yok denebilir. Zaten daha sonraki yıllarda da yaptığı bir röportajında; "Kendimi, toplumla diyalog kuran bir iletişim aracı olarak görüyorum" diyecektir. 1971 yılında askerlik yılları başlayacaktır. Askerdeki ilk ayları; hem ani olarak askere alınması, diplomasına rağmen üniversite mezunu olmasının tartışılması, hem de saçlarının kesilmesi nedeniyle çok keyifli başlamadı. Askerliğini Polatlı''da Topçu asteğmen olarak yaptı. Askerliğin son ayları ise güzel dostluklar ve askeriyede bir dizi konserlerle üretken bir hale dönüştü. Askerlikten sonra yine bir süre Belçika günleri araya girmektedir. Barış Manço, sıradışı kıyafetleri, takıları, enterasan el hareketleri ve şarkılarına çektiği klipler ile bizleri şaşırtmayı sürdürmeye devam eder. Sanatçı, görevinin biraz da şaşırtıcı şeyler yapmak olduğuna inanmıştı. Yıllar geçtikçe bu davranış ve biçimlerin onun özgün kişiliği olduğunu daha iyi anlayacaktık... Barış Manço, 18 Temmuz 1978''de Kadıköy Evlendirme Dairesi''nde Lale Çağlar (Manço) ile evlendi. Bu konuda da topluma örnek olmayı başaran Barış Manço, evliliğinde de İstanbul geleneğini sürdürdü. Bu evliliği, Lale Manço da 1998 yılında yaptığı bir röportajda "Barış içinde 23 yıl" diye tanımlıyor. Çiftin evdeki birliktelikleri, iş hayatında da devam etmiştir. Lale Manço, televizyon programlarına yönetmen ve yapımcı olarak imzasını atar. Bu beraberliğe, oğulları 19 Mayıs 1981''de Doğukan Hazar, 24 Temmuz 1984''de de Batıkan Zorbey katılır. Dünya çocuklarının Barış abisi, kendi çocuklarıyla da iyi arkadaş olduğunu söylemektedir. Yoğun iş programı çocuklarını ihmal etmesine asla neden olmamıştır. Çocukları için en büyük öğüdü, yaptıkları işin en iyisini severek yapmaları gerektiğidir. Çocukları için tek kaygısının "adam gibi adam"lık konusunda olduğunu dile getiren Barış Manço, çocuklarının hangi mesleği yaparsalar yapsınlar, tornacı bile olabilirler ama kendi deyimiyle onlar için "Doğukan usta, öyle bir vida sıkar ki başka türlü sıkar" denmesini arzu ettiğini söylemektedir. O, doğu ile batının sentezini yapmıştı. O''na göre, doğunun herşeyi kötü, batının herşeyi iyi doğru bir kavram değildi. Oğullarına da Doğukan ve Batıkan isimlerini koyması, doğu ve batının barış içinde olması dileğinden kaynaklanmaktadır. Barış Manço''ya göre, Türkiye''nin de bulunduğu konumun kesin bir sınırlaması yoktur. Türkiye, doğudan bakıldığı zaman batıda, batıdan bakıldığı zaman da doğudadır. Bu konudaki duygularını ise, Japonya konserinde 20.000 Japon''un Türk bayrağı çıkartıp sallamasından televizyon başındaki 60 milyon insanın gözyaşları içinde izlemesi gibi heyecanlandığını ve gurur duyması ile ifade ediyor. Barış Manço yabancı ülkelerdeki çalışmaları için yaptığı değerlendirmede, "Japonlar beni sahiplendiler, milyonlarca Japon konserlerime geliyor, CD''lerimi alıyor, Japonlar bende doğru birşeyler buluyor. Şarkılarımı didik didik inceliyorlar, onlardan konferanslar hazırlayıp televizyon programları yapıyorlar. Türkiye''de bunun onda biri yapılmadı. Belçikada ise, onların ülkelerini tanıttığım için Liege Prensliği onur ödülü verdiler. Törene limuzin ve dört eskort ile gittik. Belçika''nın en büyük gazetesi birinci sayfada yarım sayfa ayırdı. Türkiye''de ise 40 yıllık sanat yaşamımda baş sayfaya çıkamadım" gibi bir serzenişte bulunmuştu. Ne yazık ki yıllar sonra baş sayfada bulunma nedenin "vefat" olması çok hüzünlü bir durumdu... Önemli olmaktan çok değerli olmayı tercih ettiğini söyleyen Barış Manço, duygusallığı, seçtiği bir yaşam biçimi olduğunu vurgularken, kendi deyimiyle kuzey kutbunu da asla kaybetmediğini de sözlerine ekliyor. Manço; Rus romantikleriklerinden, Korsakof, Musolski ve Çaykoski''den etkilenerek, evinin dekorasyonunda da romantik çağı, 19.yüzyıl sonu ile 20.yüzyılın başını yansıtan tarzı tercih etmişti. Türkiye''deki en uzun ve en başarılı televizyon programlarını yaptı. 200''den fazla şarkısı O''na; 12 altın ve platin albüm/kaset ödülü kazandırdı. Şarkılarının bir bölümü Yunanca, Bulgarca, Arapça, Farsça, Japonca, İbranice, Fransızca, İngilizce ve Flemenkçe''ye çevrildi. Her ülkede şarkıları çok sevildi. Kongo''daki 12-13 bin kişinin katıldığı konserde "Domates Biber Patlıcan"ı söylerken, Kongoluların koro halinde şarkıya eşlik etmeleri şarkının evrenselliği hakkında bilgi vermektedir. Bu konuya başka bir örnek de Mısır''da yaşanmıştı. Barış Manço, Mısır Televizyonu''nda canlı yayında Dağlar Dağlar''ı Arapça söylemişti, bu programın sonunda Mısırlılar sokağa döküldüğü gibi, program da defalarca tekrarlanmıştı. En büyük arzusunun ansiklopedilerde yer almak olduğunu söyleyen ve "Barış Manço Müzesi" kurmak isteyen Manço, "20. yüzyılda yaşamış, o yüzyıla damgasını vurmaya çalışan bir Türk''üm, 20.yüzyılın Türk müziğini yapıyorum" demektedir. Müzik ve televizyon hayatında sayısız ödüller alan Barış Manço, 1991 yılında devlet sanatçısı ünvanı, yine aynı yıl Hacettepe Üniversitesi onursal doktora ünvanı, Uluslararası Teknoloji Ödülü, Japonya Uluslararası Kültür ve Barış ödülü, Belçika Krallığı Leopold II Şövalyesi nişanı, Fransız Kültür Bakanlığı Edebiyat ve Sanat Şövalyesi nişanı, Türkmenistan Cumhurbaşkanlığı; Türkmen Vatandaşlığı ödülleri kazanmıştır... Barış Manço, 1999 yılında 31 Ocak''ı 1 Şubat''a bağlayan gece, geçirdiği kalp krizi sonucunda hayata veda etmiştir. Ancak, bu büyük sanatçı bıraktığı eserler ile her zaman Türk Milleti''nin kalbinde yaşayacaktır...
Askeri tatbikatın en can alıcı safhasında Mavi Kuvvetler'in komutanı Albay John, muhabere cihazları bozulunca çaresiz kalmış. Şoförü
"Karargaha sizi ben jiple yetiştiririm efendim.." demiş ve imkansızı başararak olumsuz arazi şartlarına aldırmayıp süratle Albay'ı 'Kırmızı Kuvvetler'den önce genel karargah çadırına ulaştırmış. Çadırın kapısında onları karşılayan general,
"Sizi tebrik etmek istiyorum Albay..!" demiş, Albay şoförünü göstererek
"Beni değil, onu tebrik edin efendim" demiş
"Benim hiçbir katkım yok, ne yaptıysa kesinlikle o yaptı..!" General şoföre dönüp,
"Neyse.. Seni tebrik ederim evlat..!" demiş şaşkınlığını gizlemeye çalışarak,
"Biraz önce Albay John'un karısı çok sağlıklı bir kız doğurdu..!"
Veli görüşme gününde öğretmen "Kızınıza geçinmek için ne yaptığınızı asla hissettirmemeniz gerek" demiş annesine, "Neden?.. Ben, büyük otellerin konferans salonlarında bayilerimize 'Pazarlama Teknikleri'ile ilgili konferanslar veriyorum" diye şaşırarak cevap vermiş kadın, "Oh, çok şükür.." demiş öğretmen "İnanın üzerimizden büyük bir yük kalktı.. Kızınız da geçen hafta sorduğumuz 'Geçim kaynağınız' sorusuna 'Annem süslenip püslenerek geceleri motellere gidiyor oradan eve para getiriyor' diye cevap verince okul aile birliği acilen sizinle görüşmemi istedi..! "
Karı-koca birlikte TV'de film izliyorlarmış, filmde bir ara kadın kendisini aldattığından şüphelendiği kocasını yakalatmak için dedektif tutuyormuş. Adam, TV seyretmeyi bırakıp karısına dönmüş ve
"Sen" demiş,
"Sen olsan böyle bir şey yapar mıydın?" Karısı
"Evet" demiş ve gayet aldırmaz bir tavırla devam etmiş:
"Ama bu seni onunla yakalatmak için değil, o kadının sende ne bulabildiğini araştırmak için olurdu."
Hayatım birlikte olduğum adam ne kadar efendi değil mi? Senin de kulaklarınla duyduğun gibi Efendim' siz konuşmuyor. - Sürekli 'Yürüyelim efendim', 'Biraz daha efendim..' dediğinden mi bahsediyorsun? - Evet, evet, aynen öyle. - Hemen havasına girme.. Adam belediye otobüs şoförü falan olabilir..!"
Kadın öğretmen ders anlatırken genç delikanlı öğrencisini tam yanında oturan kız öğrencisi ile konuşurken görünce "Bana bak..!" diye gürlemiş, "Ne konuşuyorsun sen bakiim?.." "Kız arkadaşıma bir soru sordum da efendim.." "Ne soracaksan bana sor..!" "Tamam.." demiş delikanlı, "Bu cumartesi gecesi bende kalır mısınız?."
Adam, ehliyetini yenilemek için trafik şubesine müracaat etmiş. Hayli kalabalık bir kuyruğa girmiş, 2 saate yakın bekledikten sonra fotoğrafı çekilip ehliyeti düzenlenmiş.. Adam, yeni ehliyetini eline alıp fotoğrafına bakmış. "Perişan görünüyorum.." demiş memura, "2 saat kuyrukta bekleyince insan böyle ezik ve yıkık çıkıyor..!" Memur ehliyetteki fotoğrafa bakmış, bakmış Önemli değil.." demiş. "Yolda polis sizi durdurunca zaten öyle görüneceksiniz!"
Küçük Alihan salonda oturan dedesinin yanına gelip
"Dede mızıkamı burada çalabilir miyim?.." diye sormuş.
"Tabii yavrum.." diye cevap vermiş dedesi,
"Ben gençken hayatım müzik sayesinde kurtuldu!.." Torunu
"Aa?.. Nasıl oldu bu dede?.." diye merakla sormuş:
"Kasabamızdaki meşhur sel baskınında barajımız yıkıldı, sel suları evimizi temelinden söktü attı, babaannen yemek masasının kenarına yapışıp sağ salim kurtuldu, ben de son anda salondaki piyanoyla ona eşlik ettim!.."
Karı-koca arabaları ile tatile gitmişler. Evlerinden epey uzaklaştıktan sonra "Eyvahh!" demiş kadın, "Ütü pantolonunun üzerinde kaldı ve ben fişini çekmediğimden eminim.. Korkarım yangın çıkacak..!" "Bir şey olmaz!" demiş adam, "Yangın falan çıkmayacak!" "Neden bu kadar eminsin?" diye sormuş kadın. "Korkma!" demiş adam, "Ben de lavabonun musluğunu açık unuttum!.."
Bebeklerde 6 aylıkken diş temizliğine başlanılması gerektiği, bunun ilerde yaşanabilecek diş çürümesi ve çene bozukluğu gibi sorunları önlediği bildirildi. Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Durmuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, diş sağlığı konusunda toplumun gün geçtikçe daha da bilinçlendiğini ancak halen bazı şeylerin yanlış bilindiğini belirtti. Diş temizliğinin ilk dişler ağızda görüldüğü 6 aylıkken yapılmaya başlanması gerektiğini ifade eden Durmuş, ''İlk süt dişleri çıkmaya başladıktan sonra bebek biberonla beslenmeye, katı ya da sıvı gıdalar almaya başlıyor. Bu gıdalar da genelde şeker ve asit içerdiği için narin olan süt dişlerine ilerleyen dönemlerde zarar verebilir, çürümelerine neden olabilir'' dedi. DİŞ TEMİZLİĞİ 6 AYLIKKEN BAŞLAMALI Durmuş, bu nedenle biberonun şekere batırılmasının çok zararlı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: ''Bebek 6-8 aylıkken dişlerde temizleme işlemi başlamalıdır. Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişler en azından çiğneme yüzeyleri temiz bir tülbent ya da gazlı bez ıslatılarak silinmeli. Anneler 4-5 yaşına kadar bebeklerinin bu diş bakımlarını yapmalı. Tülbentle başlayan diş temizlikleri ilerleyen dönemlerde çok yumuşuk diş fırçalarıyla devam edebilir. Ayrıca her türlü gıda alındıktan sonra çocuğa su içirilmesi de diş sağlığı için önemli.'' Düzenli temizliği yapılmayan süt dişlerinin çocuk yaşta kaybedilebildiğini anlatan Durmuş, süt dişlerinin çürümesi sonucunda da daha sonra çıkacak olan alttaki daimi dişlerin de farklı yerlerde çıkabildiğini, bunun da çapraşıklıklara, bozukluklara neden olduğunu bildirdi. ''ÇÜRÜYEN DİŞLER ÇENE BOZUKLUKLARINA NEDEN OLABİLİR'' Durmuş, daimi dişlerin süt dişlerinin rehberliğinde çıktığını vurgulayarak, şöyle konuştu: ''Çocuk erken yaşta süt dişlerini kaybederse alttaki daimi dişler istedikleri yönde çıkabilir. Hatta bazı dişler gömülü kalabilir, çıkmayabilir. Çıkmadığı zaman yandaki dişler o tarafa kayar. O zaman da alt ve üst dişler kapanışta ciddi bozukluklara neden olur. Bu da eklem bölgelerinde çene gelişiminde sıkıntı yaratabilir. Dişlerde kapanış bozukluğu olduğu zaman çenelere farklı kuvvetler geliyor. Bunun sonucunda da çene gelişiminde sorunlar ortaya çıkabiliyor. Çene bozuklukları olabiliyor.'' Bu nedenle çürümeye başlayan süt dişinin çekilmemesi ve dolgusunun yapılması gerektiğini dile getiren Durmuş, süt dişlerinde çürümelerin çok ciddi enfeksiyonlara neden olabildiğini, özellikle üst çenede oluşan iltihaplarda hastalığını beyine gitme ihtimali olduğunu, bu gibi durumlarda mutlaka uzman hekime görünülmesi gerektiğini bildirdi. (AA)
Kayserispor, Antalya'da düzenlenen özel turnuva maçında Hollanda takımlarından Vitesse'yi 5-1 yendi.
Susesi Futbol Center'da oynanan karşılaşmaya Kayserispor, Souleymanou, Hamza, Hasan Ali, Serdar Kesimal, Amisulashvili, Selim Teber, Noureddine Amrabat, Abdullah, Zalayeta, Mehmet Eren ve Santana il 11 ile başladı. İlk yarıyı Brazit'in attığı golle 1-0 mağlup kapatan Sarı-kırmızılı ekip, Emir Kujovic (dk. 48 ve 53), Furkan (dk. 66 ve 90) ve Abdulkadir'in golleriyle sahadan 5-1 galip ayrıldı. Karşılaşmayı Şota'nın yakın dostu olan Ajax Teknik Direktörü Frank De Boer de izledi.
Kayserispor Genel Menajeri Süleyman Hurma, maç sonrası yaptığı açıklamada, "Her iki devrede de güzel ve heyecanlı bir maç oldu. Takımımızdan çok memnunuz. İnşallah bu gidişatı sürdürürüz" dedi.
Kayserispor Teknik Direktörü Şota Arveladze hazırlık maçını bir antrenman maçı gibi gördüğünü belirterek, "Maçın başlarında biraz tutuk oynadık. Golü yedik. İkinci yarı hareketli olduk. Farklı galip geldik. Yeni futbolcularımız oynadı, gençlere şans verdik. Hedefimiz, ligin ikinci yarısında da güzel futbol oynayıp başarılı olmak. Bana göre başarı, iyi futbol oynamaktır. Organize olup zevk veren futbol sergilemek başarıdır" diye konuştu.
Tecrübeli kaleci Souleymanou da iyi bir hazırlık maçı oynadıklarını söyleyerek, böyle oynamaya devam edeceklerini kaydetti.
Maçın ikin yarısında kaleyi koruyan Volkan Babacan ise hazırlık maçı olmasına rağmen maçı ciddiye aldıklarını belirterek, "Maça biraz kötü başladık golü yedik. İkinci yarıda aynı sistem ve taktikle sahaya çıktık. İkinci yarıda daha iyi oynadık ve galip geldik. Ligdeki ilk maçımız olan Büyükşehir Belediyespor maçını da kazanmak istiyoruz. İnşallah, bu galibiyetlere ligde de devam ederiz" diye konuştu.
Profesör Oğuzhan Özcan'ın dünya mobil ve iletişim teknolojileri devi İsveç'te büyük yankı bulan çalışması, cep telefonları aracılığıyla 2 boyutlu "hayalet görüntülerin" görüntülenmesi ve mekanla ilişkilendirilerek bu görüntülerin hareketlendirilmesine imkan sağlıyor. Teknolojinin ilk prototipi, bu yılın sonunda İsveç'teki ünlü Vastmanlandas Müzesi'nde dünyaya tanıtılacak. Özcan, bir fizik profesörü ve bir bilgisayar mühendisi profesörünün yer aldığı ve başkanlığını yürüttüğü ekiplerinin mobil cihazlarda mekanla 2 boyutlu görüntü arasındaki ilişkiye yeni bir boyut kazandıran bir teknoloji geliştirdiklerini açıkladı. Buluşun detayları şöyle; Söz konusu teknolojide, cep telefonu içindeki bilgisayar yazılımı ve 2 boyutlu görselleri barındıran üç boyutlu bilgisayar modeli, bulunan mekanla çakıştırılıyor ve kullanıcı cep telefonunu hareket ettirdiği zaman mekan içindeki iki boyutlu imgeleri hayalet görüntüler olarak görmeye başlıyor. Cep telefonu, çakıştığı iki boyutlu görseller cep telefonu penceresinden bakarak o hayalet görüntülerin bir parçasını görebiliyor. Tasarımda, bir mekan içinde yatay ve düşey halde hayalet resimler ve videolar bulunduğu varsayılsın. Cep telefonunu elde bir büyüteç gibi tutularak hayalet 2 boyutlu görüntülere bu görseller gözle görülebilir bir hale geliyor. Aynı şekilde bir metre ötedeki bir başka hayalet imgeye cep telefonunuzu ilerlettiğinizde onu da görme şansına sahip oluyorsunuz. Bugüne kadar bu senaryo teknik olarak yapılamıyordu. Bir fizik profesörü ile bir bilgisayar mühendisi profesörü Özcan'ın bu tasarım fikrini dört aylık bir çalışma yaparak gerçekleştirmeyi başardı. Cep Tielefonlarında Yeni Bir Çığır Açılacak Geliştirilen teknolojide, kullanıcının, mekanın ortasında duran video görüntülerine nasıl ulaşabileceğini, ulaştığında bu video görüntülerini makinenin nasıl algılayabileceğine dair bugüne kadar yapılmış bir grafik arayüz çözümünün bulunmadığını aktaran Özcan, "Biz bu çalışmamızla beklenen grafik arayüz çözümlerini ortaya koyduk. Bu olay cep telefonu uygulamalarında bir çığır açıyor" diye konuştu. Uygulama sağlıktan, ticarete, eğlence ve oyun sektörüne ve güvenlik uygulamalarına kadar pek çok alanda fonksiyonel çözümler getirilmesini de sağlayacak.
Saf Arı sütü "Gençlik İksiri", "Hayat İksiri", gibi tanımlamalarla yüzyıla yakın zamandır bilinmektedir. Ancak yakın geçmişte besleyicilik üstünlüğünün yanında içerdiği hayatsal değerleri de bilimsel çalışmalar sonucu başta ABD ve Uzakdoğu olmak üzere bir çok ülkede saptanarak yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Arı Sütü Nedir ? Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe arıyı beslemek için salgıladıkları, hammaddesi çiçek balözleri, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, organik asit karakterinde, %100 doğal, yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür. Gençliğin Sırrı Onda... İşçi arılar 2-3 ay yaşarken kraliçe arı beslendiği arı sütü sayesinde ortalama 6 yıl yaşar. Ana arıların özel olarak arısütü ile beslenerek aynı genetik yapıya sahip işçi arılardan farklı yapısal özellikler göstermesi, çok daha uzun süre yaşaması: İnsanlar üzerinde de benzer etkiler gösterebileceği görüşü dünden bugüne bu ürünü çok çekici bir duruma getirmiştir. Arı Sütünün Faydaları Nelerdir ? Arı Sütü çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerine hamileliğin ilk dönemlerinden itibaren önemli ve doğal bir katkıdır. Hastalıkla savaşanlar için önemli bir destek olan, sporcular ve egzersiz yapanlar için vazgeçilmez gıda ve doğal doping ve sayısız faydası bulunan arı sütü ve arı ürünlerinin tekil ve beraber kullanımlarıyla ortaya çıkan sayısız yararlardan bazıları şöyledir: Bağışıklık Sistemi... Bilim adamları, arı sütünün bağışıklığı kuvvetlendirici belirgin etkilerini ispatlamışlardır. Arı Sütü, Polen ve Propolisin ideal doz ve kullanım şekilleriyle, kalp-damar, sindirim, sinir ve savunma sistemleri güçlenir ve bünye hastalıklara karşı önemli oranda direnç kazanır. Kemoterapiden Sonra Arı Sütü... Arı sütü kanserle savaşımda "alternatif tıp" ın vazgeçilmezlerindendir. Tümör oluşumu ve büyümesini yavaşlattığı öne sürülen arı sütünün, kemoterapi ve radyoterapi uygulamalarının iç organlar üzerindeki yan etkilerini tolere ettiği anlaşılmıştır. Hastalar hızlı toparlanır ve hastalığa karşı güç bulur. Kan Üretimini Artırır... Anemi (kansızlık) ve ağır kan kayıplarında organizmanın yeterli kan üretimini sağlar. Hastalıkların ve ameliyatların iyileşme dönemlerinin çabuklaştırılması ile zaafiyetlerde, nekahat dönemlerinde vücudun gıda rejimini desteklemek amacıyla kullanılmaktadır. Doğurganlıkta Artış... Özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde pek çok kaynakta düzenli arı sütü ve polen kullanımıyla gebelik şansının yükseldiği belirtilmiştir. Kadında doğurganlığı, erkekte ise sperm kalitesini artırır... Fırat Üniversitesi'nde gerçekleştirilen gebelik konulu araştırma sonuçlarına göre sperm sayı ve kalitesi arı sütü kullanımıyla belirgin artış göstererek gebelik ihtimali buna bağlı olarak artmaktadır. Ayrıca, arı sütünün gelişme ve büyümeyi hızlandırıcı, hormonal düzenleyici ve cinsel gücü arttırıcı olarak da kullanıldığına dikkat çeken araştırma tüm bu içeriğiyle arı ürünlerinin gebelik amaçlı kullanımına işaret etmektedir. Sara Nöbetlerinde Azalma... Sara (Epilepsi) hastaları için şifa kaynağıdır. Düzenli kullanıcıların tanıklıklarında, düzenli arı sütü ve polen kullanımında nöbetlerin hafifleştiği va nöbet aralarının açıldığı hatta aylarca nöbet görmeme durumlarına ulaşıldığı çeşitli kaynaklarda ifade edilmiştir Şeker Hastalığında İnsülin Kullanımını Azaltıyor Diabetlerin (şeker hastalarının), düzenli arı sütü almaları halinde, insülin kullanımını yarı yarıya oranlara kadar azaltabildikleri gözlenmiştir. Tip II Diabetler ise kan şekerini düşüren özelliğinden yararlanarak ilaç kullanımını azaltabilmektedirler. Böylece, tamamen doğal arı sütünün insulin etkisinden yararlanılarak, karaciğer daha az yıpratılmış olmakta ve arı sütünün sayısız diğer yararlarından faydalanılmaktadır. Parkinson ve Alzheimer Hastalarında Olumlu Etki Unutkanlık, Parkinson, Alzheimer ve benzeri diğer sinir sistemi hastalıklarına deva olan acetylcholine maddesi ve phospho - lipids'ler bakımından arı sütü zengin içeriklidir. Buna ek olarak, arı sütü ve polen içeriklerinde yine zengin oranlarda bulunan doğal hormonlar, mineraller, B-Kompleks vitaminleri, folik asit ve bazı yağ asitleri de özellikle beyin ve sinir sistemi başta olmak üzere, beden genelinde olumlu ve şifalı etkiler gösterirler. Yaşlılıkta, arı sütü hücre yenilenmesini tetikler. Böylece yaşlanma etkilerinin önüne geçerek, uzun ve sağlıklı bir gençliğin sürdürülmesine yol açar. Migren ve Regl Ağrılarını Azaltıyor... Migren ve bayanların regl dönemlerinde ağrıyı azaltıp dindiren özellikleriyle arı sütü ve propolis etkin ve doğal çözümler sunuyor. Sırt ve Ayak Ağrılarına İyi Geliyor Arı sütü, siyatik, lumbago ve disk rahatsızlıklarına faydalıdır. Kasları gevşeterek, yorgunluğu azaltıyor ve bu sayede kişin kendini daha zinde hissediyor. İçinde bulunan echinacea ve hydroxydecanoic asitin bu tür sorunlara çok iyi geldiği araştırmalar ışığında tespit edilmiş. Arı Sütüyle Stresden Uzak Bir Yaşam... Ayrıca Arı sütü ve polenin güçlü antidepresan özellikleri de keşfedilmiştir. Anksiyete ve yoğun stres şikayetleri olanlara tamamen doğal ve yan-etkisiz çözümler içerir. Şehir yaşamının yan etkilerinden olan kronik yorgunluk, halsizlik, isteksizlik gibi sorunlara arı sütü ve polen yaygın olarak denenmiş çözümlerdir. Fiziksel ya da zihinsel yoğun mesai yapanlara arı sütü ve polen iş-antreman öncesi kullanımlarda metabolik motivasyon ve yüksek performans sağlar, bedensel-zihinsel aktivite sonrası kullanımlarda ise dinlendirici ve dinginlik vericidir. Arı Sütü Kemik Erimesine Karşı... Japonya Nagasaki Üniversitesi'nde gerçekleştirilmiş olan bir çalışmada arı sütünün kemik dokusunu geliştirici ve destekleyici etkisi araştırılmıştır. Sadece arı sütü verilen deneklerde kemik yoğunluğunda % 85 oranında artış saptanmıştır. Araştırmada arı sütünün bağırsaktan kalsiyum emilimini artırdığı ortaya konmuştur. Yine Japonya'da yapılmış başka bir araştırma ise hücre kültürü ortamında arı sütünün kemik yapımında görevli osteoblast hücreleri üzerinde etkili olarak kemik yapımı için gerekli tip 1 kollajen ve benzeri maddelerin sentezini uyardığını göstermiştir. Kemik erimisine karşı arı sütüyle birlikte kalsiyum değeri yüksek besinler ya da doğrudan kalsiyum ve magnezyum içeren destekler alınması önerilir. Kolestrolü Düşürüyor, Tansiyonu Dengeliyor Üniversitelerde bilim adamlarınca yapılan araştırmalarda saf arı sütü kullanımının kolestrol'de % 14 civarında ve trigliseridlerde ise % 38'e kadar düşüşlere yol açtığı tesbit edilmiştir. Ayrıca, kroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alanlarda önemli üstünlük gözlenmiştir. Yani mevcut kolesterol'ün kalp-damar ve karaciğer üzerindeki zararlarını tolere ettiği de saptanmıştır. Arı sütü yanında propolis de kan değerlerinin iyileşmesinde etkindir. Kullanıma başlandıktan çok kısa bir sürede kullanıcının kalp damar sisteminde dengeleyici yönüyle etkin olan arı sütü damar tıkanıklığına da iyi geldiği tespit edilmiştir. Damarların iç çeperini açar, kanı inceltir, böylece kan akışını tüm kılcal damarlara kadar ulaşmasında rol oynar. Menapoz ve Andropoz Döneminde Şikayetleri Azaltır Arı sütü, Kadınlarda Regl ve Menopoz dönemlerinde ve erkeklerde ise Andropoz döneminde bünyeyi destekler. Bir dizi araştırma sonuçlarının derlendiği bir bilimsel makalede de arı sütünün kadınlarda menopoz sonrası şikayetleri azaltıcı etkisi olduğu belirtilmiş ve yumurtalıkları ameliyatla çıkarılmış deney hayvanlarında yapılmış bir araştırmada arı sütünün bu etkisinin östrojen benzeri maddeler salgılatmak yoluyla gerçekleştirdiği anlatılmaktadır. Erkeklerde ise testerasyon hormonunun salgılanması şeklinde paralel etki kendini gösterir. Tiroid Bezine Yarar Sağlıyor Tiroid bezinin önemli bir otoimmun hastalığı olan Graves Hastalığı'nda otoimmun antikorları baskılayarak düzenleyici görev yapabileceği belirtilen arı sütünün, tiroid beziyle ilgili pek çok sorunda çözüme yardımcı olabileceği bildirilmiştir İltihabi Tüm Hastalıklara İyi Geliyor Eklem-Mafsal İltihabı (Arterit), Romatizma ağrıları, çeşitli iltihabi hastalıklar, karaciğer yağlanması ve eklem hastalıklarında yararlıdır. Arı sütünün çeşitli iltihabi hastalıklarda başarı ile kullanılabileceğini destekleyen bir çalışma da Bulgaristan'da yapılmıştır. 125 iltihabi hastalık üzerinde yapılan araştırmada arı sütünün organizmada immino-biyolojik aktiviteyi arttırarak hastalığın önlenebileceği sonucuna varılmıştır. Propolis de iltihabi tüm hastalık ve enfeksiyonlarda ilaç tedavisine ek önemli bir deva kaynağıdır. Ülser ve Kolit Gibi Mide ve Bağırsak Hastalıklarında... Kolit, ülser ve gastrit gibi mide ve bağırsak sistemine ait hastalıklara iyi geldiği tespit edilmiştir. Böbrek ve Karaciğer Hastalıklarında... Böbrek ve idrar yolu hastalıklarına da iyi gelen arı sütünün karaciğerin fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremediği durumlarda ve alerjik rahatsızlıklara iyi geliyor. Gebeliğin Sağlıklı Geçmesini Sağlıyor Hamilelerde gebeliğin sağlıklı geçmesinde, fetusun ve annenin sağlıklı beslenerek zararlı etkilerden korunmasında büyük rol oynuyor. Bebeklerin çabuk ve sağlıklı gelişerek ruh ve beden bütünlüğünün sağlanmasında önemli faydalar sağlıyor. Emziren Annelerin Sütünü Arttırıyor Emziren annelerin sütünü arttırarak bebeğin daha sağlıklı olmasını sağlıyor. Rejim Yapanlar İçin İdeal... Zayıflama rejimlerinde dengeli bir beslenme temin ederek vücut direncini arttırmada kullanılabilmektedir. Sigaranın Olumsuz Etkilerini Azaltıyor Bronşiyal Astım, allerji, nefes darlığı ve sigaraya bağlı soluk alma zorluğu yaşayanlara arı sütü deva olur. Astım sorunu yaşayan kullanıcılardan kısa sürede ürünün olumlu etkisiyle yanıt alınmaktadır. Cildi Gençleştirir, Parlaklaştırır, Işıldamasını Sağlar Kırışıklara, deri hastalıkları ve sorunlarına, sivilceye deva olan arı sütü ve propolis cilde gençlik veren ve deri nemini ve parlaklığını koruyan etkiler gösterir.. Bu sonuçlar için ten üzerine doğrudan propolis-bal uygulaması, deri üzerine küçük miktarlarda arı sütü uygulaması ve bu iki ürünün ağız yoluyla alımı önerilir. Saçlarınız Dökülmüyor... Kullanılan şampuana % 3-5 oranında katılıp düzenli ve günlük kullanımında saç dökülmesini % 80 oranında azalttığı iddia ediliyor. Arı Sütü Nasıl Kullanılır ? Arısütüne metal kaşık ile temasından kaçınılmalıdır. Onun yerine plastik ya da tahta bir tatlı kaşığı ile ağza alınıp, dil altına konulur, yaklaşık 5 saniye bekletilir ve sonra yutulur. Tüketim aç karnına yapılmalı ve en az 10 dakika geçmeden üzerine birşey yenilmemelidir. Ayrıca arı sütünü güneş ışığına maruz bırakmayınız. Arı Sütünü Kimler Kullanabilir ? Arısütü bilimsel gramajlar dahilinde; bünyenin yaşına, sağlık derecesine, varsa hastalığın ağırlığına veya istenilen rahatsızlık derecesine göre; dozajına uygun kullanıldığı takdirde doktora danışarak herkes tarafından kullanılabilir.
alıntı
Oğlum ilkokuldan mezun olurken öğretmeni kendisinden mezuniyet töreninde tüm dinleyicilere bir 'Veda Konuşması ' yapması görevini vermişti.Oğlum sahneye çıkıp elindeki önceden hazırlanmış metni okumaya başladı.. " Sizlere bu gece Annemden, ve onun hayatımdaki tartışılmaz öneminden bahsetmek istiyorum.." diye konuşmasına başladı.. " O adalet sembolü eşsiz kadın ailemize bir ışık gibi doğmuş, hepimize doğru yolu göster.. Gösteririri.." Tam bu arada kelimeleri okumakta güçlük çektiğini hissettim, uzunca bir susma döneminden sonra annesine doğru baktı, " Offf..!" dedi ağlamaya başlayarak, " Anne.. el yazını okumak o kadar zor ki..!"
(a)