AĞRAZ

AĞRAZ

Üye
02.01.2012
Albay
57.155
Hakkında

#05.01.2012 12:34 0 0 0
#05.01.2012 12:27 0 0 0
#05.01.2012 12:19 0 0 0
#05.01.2012 12:19 0 0 0
#05.01.2012 02:04 0 0 0
#05.01.2012 02:03 0 0 0
  • kablolu mause kullanırdım cok önceden, fakat son bır yıldan berı bağımsız mause kullanıyorum, gercekten aralarında büyük fark var, kablosuz mause daha bır kolaylık sağlıyor, ıkıde bır cekıştırme derdım yok, kablosu cıktımı derdı yok cok rahat etttım coook=)

    (sıgara kullanıcısı olarak hıssettıklerımı aktarmıştım, en faydalı ılacın bıle dünya zararı var, en yakın dostunun bıle attığı kazıklar var, var da var , GDO ımış yok bılmem neymış=) sıgaradan aşağı kalan yanları yok, dokunmasınlar sıgarama)

    Kelıme= halı
    yasak kelımeler= mobılya, desen, kılım, paspas, metrekare, ev, ceyız
#05.01.2012 00:47 0 0 0
#05.01.2012 00:37 0 0 0
  • kımıne göre belkı düşman, belkıde azraılın ta kendısı sıgara, oysa bana göre en yakın dost, yerı geldığınde sakınleştıren yerı geldığınde heyecanımı bastıran yerı geldığındede sıkıldığım anlarda stresımı azaltan bır dost, yan etkılerı yok değıl tabııkı var olmaz olurmu? ama bana yan etkısı olmayan herhangı bırşey söyleyın, bende sıgarama kötüdür düşmandır dıyebıleyım, severek ıcıyorum sözün özü =)

    kelıme- yemek
    yasak kelımeler- ekmek, lokanta, restaurant, acıkmak, sofra, aperatıf, ıftar, catal kaşık

#05.01.2012 00:31 0 0 0
  • Kalem kılıctan keskindir,
    biraz soyut düşünmeliyiz. içindeki manayı söküp almalı, bırazda olsa hayat felsefemiz haline getirmeliyiz. Kılıc dövüş sanatlarında kullanılan bir alettir. Eğer istersek kılıç ile ınsan öldürebilirız. Somuttur.
    Ama kalem genellıkle soyut düşüncelere sevk edebılır. yeri geldiğinde kalemi kullanan beyin, aracı kalemiyle binlerce kılıçlı askeri emrine amade kılabılır.

    Kelıme- Televızyon
    Yasak kelımeler- kumanda, kanal, fılm, eğlence, seyretmek,
#04.01.2012 23:54 0 0 0
#04.01.2012 18:52 0 0 0
  • Konu: Seçim Senin
    arabadan inerim sevdiğimin yanına,arabanın anahtarını hayatımı kurtaran kişiye veririm o da yaşlı nineyi alır arabaya ve istediği yere yetiştirir =))
#03.01.2012 21:33 0 0 0
#03.01.2012 21:27 0 0 0
  • sende fazlası bıle var mesela rengın ve o ışıltılı moderatör yazıların=))
#03.01.2012 21:24 0 0 0
#03.01.2012 21:08 0 0 0
  • noimage

    Yunuslar intihar edebilirler mi?Sirk hayvanlarına yapılan işkenceden haberdar mısınız?Sirk ve gösteri merkezlerindeki hayvanları izlerken göremeyeceğiniz tek şey, doğalarından koparılmış ve yaşamları boyunca hapsedilmiş hayvanların
    yıllardır çektiği acı ve ızdıraplardır.

    Pek çoğunuz Flipper hikayesini bilir ama hikayenin gerçek sonunu bilmez. Flipper, bu sevimli yunus, film çekimlerinde intihar etti. Yunuslar intihar edebilirler mi diye düşünebilirsiniz. İnsan yapısının aksine yunuslar nefes alıp verebilmelerini kontrol edebiliyorlar yani istemli nefes alıp veriyorlar. Yunuslar yakalandıklarında ve doğal ortamlarından koparıldıklarında istemli olarak nefes almaya son vererek intihar edebiliyor. Flipper adlı filimin çekimlerinde kullanılan beş yunustan biri eğitmeni Ric O’Barry’nin kollarında intihar etti.Yalnızca Türkiye bile gösteri merkezlerinde yapılan yunus ticaretinden elde edilen gelir 30-35 milyon dolardır. Türkiye’de biri Bursa Korupark’ta olmak üzere toplam 12 yunus gösteri havuzu var ve bu havuzlarda 50 civarında yunus çalışıyor. Üstelik yunus ticaretinin ülkemizde bir standardı yok. Bu ticaret tepkiler nedeni ile Avrupa ülkelerinde yasaklanmaya başladı. Oysa Türkiye, Rusya, Ukrayna, Mısır gibi ülkelerde yeni yeni canlanan ve çok talep gören bir ticaret alanıdır. Buna bağlı olarak her geçen gün yeni gösteri havuzları açılıyor.

    noimage
    Yunuslar bizlerin dünyasına ait değiller. Onları doğal ortamlarından koparan bizler, bu zeki ve sosyal hayvanların bedenlerinde ve zihinlerinde travmalar yaratıyoruzYunus terapi merkezleri kurarak onlardan medet umuyoruz.

    Hayatlarını alt üst ettiğimiz ve travmalarla yüklediğimiz yunusların terapi sağlayacağını düşünmek bile trajikomik bir durumdur.

    noimage

    Sirk dünyasında ise durum içler acısı
    Sirkler 1 ya da 2 saat boyunca izleyenlerin ağzını açık bırakır. Çocuklar için en eğlencelisi tartışmasız vahşi hayvanlarla yapılan şovlardır; tek ayağı üzerinde duran filler, alev çemberinden atlayan kaplanlar...Sirklerin parlak perdelerinin arkasına geçtiğinizde
    "eğlendirmeye mahkum" hayvanların çaresizliğini görürsünüz.

    Kırbaç, dar tasma, ağızlık, elektrik şoku, çelik kancalı sopa ve diğer acı veren aletler, sirklerde filler ve diğerhayvanlar için kullanılan acı verici materyaller arasındadır.Aldığınız her bilet tüm sirk hayvanlarının ömürlerini zincirli kafesler arasında adeta cezaevi ortamında geçirmesine neden olmaktadırSizler belki o gülümsüyormuş gibi görünen hayvanların gösteri dünyasındaki hayatlarından memnun olduklarını düşünebilirsiniz.Çocuklarınız, gerçekleri bilmeden sirk hayvanlarını izliyor ve gülüyor.Çocuklarınıza gerçekleri anlattığınızda sirklerden nefret edeceklerdir.
    noimage

    CarrefourSA Alışveriş Merkezleri, ülkemize gelen sirk organizasyonlarının başlıca durakları arasında yer alıyor.CarrefourSA Genel Müdürlüğü, yurt çapına dağılmış onlarca alışveriş merkezlerinin sınırları içinde sirk gösterilerine düzenlenmesine izin vererek, gösteri dünyasında binlerce hayvanın acı içindeki yaşamlarını sürdürmelerine aracılık etmiş olmaktadır. DOĞADER olarak CarrefourSA yönetimini, hayvan kullanan sirk organizasyonlarını derhal durdurmaya davet ediyoruz.Sirklerde, yunus terapi ve gösteri merkezlerinde alacağınız her bilet, gösterilerde kullanılan hayvanların acılarına ve yeni hayvanların yok edici bir süreç içine çekilmesine neden olacaktır.

    Bolivya Hükümeti, Temmuz 2009’da aldığı bir kararla sirklerde hayvan gösterilerini yasakladı. Daha önce de benzer uygulamaya ülkeler olmasına karşın Bolivya Hükümeti, sirklerde evcil hayvanların kullanımın da yasaklayarak bir ilke imza attı. Dileriz ki ülkemizde de gösterilerde hayvanların kullanımını yasaklayan kararlar alınabilsin. Ancak, biz DOĞADER olarak egemen kapitalist pazar mantığıyla, gösteri hayvanları sektör ve kazanç kapısı olarak görüldüğü sürece ülkemizde bu türlü yasakların getirilebileceğine inanmıyoruz.

    DOĞADER olarak, gösteri hayvanlarının acı dolu yaşamlarına engel olmak için bireysel talep ve isteklerin gözden geçirilmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.

    Şüphesiz ki, bu konuda yapılacak en büyük katkı, gösteri hayvanlarının kullanıldığı yerlere gitmemek, çocuklarımıza gerçeği anlatarak, ilgili fotoğraf ve videoları onlara göstererek, çekilen acıyı anlamalarını sağlamak olacaktır.

    noimage

    YUNUS TERAPİ MERKEZLERİYunuslar ve engelliler arasında duygusal bir bağ ve iletişim sağlanabilir mi?Yunusların çok sosyal hayvanlar olduğu gerçeği yadırganamaz. Fakat unutmamamız gereken yunusların bizim dünyamıza ait olmadıkları ve doğal ortamlarından zorla koparıldıklarıdır.

    Arkadaş ve akrabalarından ayrılmaları, doğal yaşamlarından uzaklaştırılmaları, ölü balık yedirilerek beslenmeleri ve çoğunluklada aç kalmaları yunusların üzerinde çok yüksek stres yaratır. Bunu anne ve babasından, evinden ayrılmış, karnı aç mutsuz bir çocuğun eğitim süreciyle bağdaştırabiliriz. Nasıl ki ne yaparsak yapalım anne ve babası olmayan bir çocuk öncelikli karnı doymadan, sevgi ihtiyacı karşılanmadan eğitim sürecinde pek başarılı olunamayacaktır.Ailesinden ayrılan vücudun da bu kadar stres yaratılan, hatta depresyona giren yunuslarla terapi anlamında duygusal bir bağ ve iletişim kurmak olanaksızdır.

    Yunus terapi sürecinde yunustan çocuğa akan biyoenerji sürecinden (yaşam enerjisi) bahsedilmektedir. Yunusların beyinlerindeki boş odacıkta yüksek titreşimli sesleri (ultrasonik) üretmelerinin ve bu seslerin insanlar tarafından duyulmasa da insan bedeninden geçerken omurga ve beynin rezonans titreşimine girdiğinin, bununda sinir ve bağışıklık sistemlerinin daha iyi çalışmasını sağladığı gerçeğine dayandırılmaktadır.Gösteri havuzlarında mutlu ve eğleniyormuş gibi görünen yunuslar, çok kısa süreli bu havuzlarda tutulmakta, yaşamlarının çoğunu bakım havuzları denilen birkaç küvet büyüklüğündeki bu küçük havuzlarda hareketsiz ve yalnız olarak geçirmekte ve bir balık olmalarına rağmen yüzememektedır

    En az 100 yunusun birlikte yaşadığı koloni hayatından koparılmaktadırlar. İşte bu nedenle yunuslar tedavi süreci olarak bahsedilen biyolojik sonar sistemlerini dar alanlarda oldukları ve doğalarından koparıldıkları için kullanamamakta; dolayısı ile iletişim kuramamaktadırlar. Çünkü açık denizde bir yunusun günlük yüzme miktarına ulaşabilmesi ve bu sistemlerinin çalışması için havuzda gün içerisinde en az 2500 kez gidip gelmesi gerekmektedir. Aksine bizlerin çocuklarımızda tedavi ve iyileşme süreci yaratacağını düşündüğümüz yunuslarda davranış problemleri ortaya çıkmaktadır. Ayrıca yunusların vücutlarında barındırdıkları cıva miktarı diğer balıkların beş katıdır ve insan vücudunda toksik etki yaratmaktadır.Canlı balık yemeye alışık olan yunuslar açlıkla terbiye edilerek ölü balıkla beslenmekte, doğal hayatlarının dışında olan hareket ve davranışları yapmaya zorlanmaktadırlar.Yunusların engellilerin eğitiminde yarar ve iyileştirme sürecine dahil olduğuna gösteren herhangi bir bilimsel çalışmaya rastlanmamıştır. Varsayımlar üzerine kurulan bu süreçte aileler ekonomik anlamda sömürülmekte ve gereksiz umut ve hayallere kapılmaktadır.İnsanlar üzerinde hayvanların rahatlatıcı etkisi eskiden beri bilinmektedir. Özellikle küçük çocuklar hayvanlara karşı büyük ilgi duyarlar, onlarla etkileşime geçmek için büyük çaba harcarlar. Dokunmak, sevmek hatta beslemek isterler. Ve tüm bu süreçte mutlu olurlar. Bu yeni bir durum değildir.

    noimage

    Bu terapi sürecinden yararlanmak için çocuğunuzun bir yunusla yüzmesi gerekmez. Hayvan barınağından alacağınız kedi, köpek vb hayvanlarla, köy ortamında geçireceğiniz birkaç gün ile de bu süreci hem daha ucuza hem de sürekli hale getirebilirsiniz.Siz değerli anne ve babalar! Hayatlarını alt üst ettiğimiz travmalar yarattığımız bu canlılardan; çocuğunuza nasıl bir tedavi ve iyileşme sağlayacağını düşünerek onları bu sürece dahil ediyorsunuz. Yunus gösteri merkezleri birer endüstri haline dönüşmüştür.Sizleri, bu anlamsız ve tedavi etkisi olmayan süreçten çocuklarınızı uzak tutmaya davet ediyoruz.
    BU KONUDA NE YAPABİLİRİM DİYORSANIZ ,FEDERASYONUMUZUN SİRK GERÇEĞİ EKİBİNDE DAİMİ OLARAK ve GÖNÜLLÜ ÇALIŞMAK İÇİN LÜTFEN BİZEbilgi @ haytap.org adresine başvuru yapınız.


#03.01.2012 19:31 0 0 0
  • Eminönü'ne yolu düşenler bilirler; Mısır Çarşısı'nın sol tarafındaki daracık yolda sülükten kedi-köpeğe kadar her türlü hayvanı bulmak mümkün. Dükkânlara girip daracık merdivenlerden alçak tavanlı üst katlara çıktığınız zaman petshop gerçeği ile karşılaşıyorsunuz. Annesinin yanından çok küçükken ayrılan ve İstanbul ikliminde sağlıklı şekilde yaşaması mümkün olmayan Sibirya kurtlarından tutun da büyüdüğü zaman 2 metre boya ulaşan Alabay'dan, Çin aslanı olarak bilinen Çovçov'a kadar pek çok cins hayvanı burada kafes içinde görmek mümkün. Mağaza yetkilisine köpeklerin nereden geldiğini sorduğumuz zaman da aldığımız yanıt oldukça net:"Nerden bileyim geldiği yeri, nerden gelirse gelsin, isterse uzaydan gelsin!" Yetkiliye hayvan almak istesek hayvanın nereden geldiği, aşı ve sağlık durumunu gösteren resmi belge gösterip gösteremeyeceklerini sorduğumuzda ise önceki sorumuzla tezatlık oluşturacak bir yanıt alıyoruz: "Tabii ki tüm belgeleri tam, müşterilerimize hayvan aldıkları zaman belgelerini de veriyoruz".

    Hastalık kaçınılmazKedi, köpek, kaz, hindi, balık, kuş, tavuk ve daha pek çok hayvanın birarada satıldığı böyle bir ortamda tabii ki hastalık da kaçınılmaz oluyor. Biz içeride köpeklerle ilgilenirken daha önce aynı dükkândan alınmış olan ve hastalığı nedeniyle sorun yaşayan bir müşteri giriyor içeri. Dükkân yetkilisiyle aralarında geçen konuşmadan anladığımız kadarıyla yakın bir zaman önce bu dükkândan alınan kaniş cinsi köpek yavrusu hastalanmış ve müşteri hastalanan hayvanı dükkâna geri getirmiş. Bir süre dükkânda bakımı yapılan hayvanın iyileştiğine kanaat getiren satıcılar da köpeği sahibine geri verip göndermeyi uygun görüyorlar.

    "Hadi başka kapıya"Eminönü'nden ayrılıp Kadıköy'e vardığımızda da karşılaştığımız manzara çok farklı olmuyor. Kadıköy çarşı içinde uğradığımız bir petshop'a hayvan satılan dükkânlarla ilgili bir çalışma yaptığımızı ve bize yardımcı olup olamayacaklarını sorduğumuzda "Hadi arkadaşım, başka kapıya" diyerek yol gösteriyorlar.Kötü bir niyetimizin olmadığını, çekim yapmayacağımızı, sadece bir-iki sorumuz olduğunu söyleyince patronun orada olmadığını ve kendisinin bu gibi soruları çok sıcak karşılamadığını ifade eden satıcı, patronun neden sıcak karşılamadığını sorduğumuzda ise gayet açıklayıcı bir cevap veriyor: "Sizce sıcak karşılaması için bir neden var mı, neden sıcak karşılasın?"Bu konuşma geçerken önümüzde duran küçük bir kafes içindeki beş-altı köpek yavrusunun bakışları patronun neyi neden sıcak karşılamayacağını gayet iyi açıklıyor...

    Sadece kedi, köpek satılmıyorGöztepe'de gittiğimiz bir petshop'da ise diğer dükkânlara oranla daha az kedi, köpek göze çarpıyordu. Ayrıca kedi ve köpeklerin bulunduğu kafesler önceki örneklere göre daha hijyenik ve büyüktü.İşletme sahibi, burada bulunan 10 civarı kedi köpeğin bir kısmının sokakta zor durumda olan hayvanlardan seçildiğini ve bu hayvanların bedelsiz olarak bakabilecek kişilere verildiğini söylüyor.Ancak iş sadece kedi-köpek ile bitmiyor. Vahşi doğada olması gereken gelinciklerin küçük kafeslerde yaşama savaşı vermesi, tropikal iklim canlısı olan küçüklü büyüklü papağanların bileklerinden bağlı şekilde alıcı bekliyor olması madalyonun öteki yüzünü karartıyor.
    "Ölene kadar damızlık olarak kullanılan hayvanlar var"Türkiye'de Petshop'larda hayvan satılmaması için mücadele veren tek sivil toplum kuruluşu, Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP). Avukat Ahmet Kemal Şenpolat, petshop'larda satılan hayvanlara yaşatılan zulme dikkat çekiyor ve petshop'lardan hayvan alınmaması çağrısı yapıyor.

    noimage
#03.01.2012 19:18 0 0 0
  • Tüm Dilekleri Gerçekleştiren Esma

    bütün dilekler için kabul olunan asma budur

    Zül-celal vel-ikram

    Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Ancak celâl ve ikrâm sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacaktır.) [Rahman 27]

    (Celâl ve ikrâm sahibi Rabbinin adı çok yücedir.) [Rahman 78]

    [Celal, Allahü teâlânın kahr ve gazab sıfatlarındandır, azamet, büyüklük, hiçbir şeye muhtaç olmamak demektir.]

    Âyet-i kerimede geçen zül-celal vel-ikram ifadesinin ism-i a’zamdan olduğu bildirilmiştir. Bu bakımdan bilhassa dualarda bunu çok söylemek gerekir.

    Peygamber efendimiz, bir kimsenin (Ya zel-celali vel-ikram) diyerek dua ettiğini duyunca,

    (Allah’tan ne istersen iste, duan kabul olur) buyurdu. (Tirmizi)

    Başka bir hadis-i şerif de şöyle:
    (Ya zel-celali vel-ikramı çok söyleyin, ona çok devam edin.)
    [Tirmizi]

    ZÜLCELALİ-VEL-İKRAM

    Hem büyüklük sahibi hemde fazl ve kerem sahibi demektir. Bu ismi devamlı zikreden kimseye cenabı hakk çok büyük muhabbet verir.Kendisini gören herkes ona saygı ve sevgi gösterir.Cenabı hakk bu kulunun her dua ve ricasını lütfu ile kabul buyurur.Bütün işlerini kolaylaştırır.Duaları kabül olur. Vesveseden korunur.

    Dünya; okuyanın hizmetçisi olur. Ayrıca sevdiğinizin geri dönmesi niyeti ile 21 gün günde 1100 adet okunursa çok tesirlidir..
    Alıntı
#03.01.2012 18:51 0 0 0
  • [h=2]İnşirah SuresiBir kimsede dağlar kadar üzüntü olsa bu süreyi okumaya devam ederse bütün gam ve kederi gider.Yazılıp suyunu içmesi de aynı şifayı verir.

    Herhangi bir şeyin neticesi şer mi yoksa hayır mı olduğunu merak eden kimse yatsıdan sonra 2 rekat namaz kılar,bu iki rekatın her birinde Fatiha'dan sonra 7'şer İnşirah Suresi okurlarsa ya birinci ya da ikinci rekatta sağ veya sola dönerler.sağa dönerse hayır işin olduğu,sola dönerse şer olduğuna hükmeder.Şeyh Hüseyin Şazeli Hazretleri bu tertibin defalarca denendiğini ,sahih olduğunu,namaz sırasında bir meleğin omuzlarından tutup kişiyi sağ ve sola sakince döndürdüğünü bildirmektedir.ilk gece de dönmeye bilirsiniz,dönene kadar devam edilmelidir.Dönme bir defa olunca her sefer de gerçekleşir.

    Bismillahirrahmanirrahıym1.Elem neşrah leke sadrak 2.Ve vada'na anke vizrak 3.Elleziy enkada zahrak 4.Ve rafa'na leke zikrak 5.Feinne meal usri yüsra 6.İnne meal usri yüsra 7.Fe iza ferağte fensab 8.Ve ila rabbike ferğab

    Biz senin için güğsünü açmadık mı?Senden yükünü indirmedik mi? O senin sırtını ezen yükü. Senin şanını yüceltmedik mi?Demek ki ;zorlukla beraber bir kolaylık vardır.O halde boş kaldın mı,yine kalk ( başka bir iş ve ibadetle )yorul.

    ANCAK RABBİNE YÖNEL.SELAMETLE.
#03.01.2012 18:49 0 0 0