Karanlığıyla yakıp geçer Geceler...., Geceler viran eder yorgun yüreğimi.... Çaresizim sevgili .. Teslim olmuşluğumla ölümü beklerim , sana gelmek için gecenin karanlık ayazında....
Ne hikmettir ki hep gecelerde gelir ilham melekleri . Tam kafanı koyarsın yastığına . Yalnızlığınla başbaşa olduğun anda eline kalemi aldırır. Herzaman ki gibi çok güzel bir şiir. Alıp götürdü. Çok teşekkürler sevgili arkadaşım. Emeğine yüreğine sağlıklar dilerim.
Ne kadar güzel bir paylaşım hazırlamışsınız ellerinize,emeklerinize sağlık,şiir için söyleyecek hiçbir kelime bulamıyorum,yazanın ellerine,yüreğine sağlık.Teşekkürler bu güzel paylaşım için.
Okuyup yorum yazdığınız için teşekkür ederim Arkadaşlar.
Sevgili sığınak arkadaşım sözler bana ait değil. Ben daha çok karamsarlığa ve ölüme olan özlemime ait yazılar yazıyorum. Ve onları paylaşmayı pek içim el vermiyor.
}}}Hayatımda ilk kez{{{
Gözlerinde görmüştüm ıslak denizleri... Maviye adanmış bir sevdaydın sen.
Hayata gülümseyen deniz kızıydın sen..
Seninle yaşamaya öyle alışmıştım ki
İçimde nâr ile közlenmiş yaralarımı
Gönlünde susturmak için
Her sabah sahillerine koşardım.
Her gece acıya dokunmuş şiirlerimi Kül rengi kirpiklerinde yakardım.
______________Ve bir gün
Gözlerindeki denizleri kurutup gittin.
Yetim bıraktın beni mavilerin içinde.
Elleri toprak kokan
Yüreği mavi denizlere yanan bir çocuk gibi
Sığamadım sensiz çağlayan matemlere...
İçimde kırgın düşleri avutmak için
Sensiz denize girecek oldum
Girmeden kapılardan kovuldum.
Gözyaşında nasırlanmış çığlıklarımı
Gecelerin gözlerinde yakacak oldum
Karanlıgın içinde bir mum aleviyle avutuldum..
her dalgada yüzüme sensizlik vurur oldu.
Her nefesimde birer birer baharlarım kurur oldu.
Gözlerinde gördügüm mavi deniz
Sensizlikte beni yavaş yavaş dibe çekiyordu..
Dayanacak gücüm kalmadı yalnızlığında
An[sız]ın anılarımı yüreğimde kanatıp
Tüm şiirlerimi kirpiklerinde yakıp
Hırçın denizlerin hüzünlü yüreği oldum.
1.sevda ferdağ - beni nasıl buluyorsun? (bi kadın olarak hesaabı)
sakar şakir - kolaaay, merdivenleri çıkıyorum, 3üncü kat sol daire..
2.ks: eee onlara 300, bana neden 100 kayme?
elemen : çünkü onlar sendikalı.
ks : ben de harranlıyam.
3.şş; ula ne yaziysın oraya hırbo
ks; faşo ağa
şş; faşo ne demek loo
ks- şey, bööle p**t gibin i*** gibin bişii
4.''-cilvelenme gızzz'' (kibar feyzo)
''-hele gidemde şöyle rahaaat bi gerdeğe girem'' (kibar feyzo)
5.- bak, reklam başına 100.000, bir ev, bir de araba.. (sunal'ın yanında gediklisi vardır) düğününüzü de ben yapıyorum. ne diyorsun?..
- (düşünür, gülerek adama bakar) eşolueşek!
6.hangi filminde olursa olsun, kendisini gaza getirmek icin öven kişiye mutlaka gerinerek sorar; "oyleyim di mi? evaaaetttt hı hıh hı"
8.hababam sınıfında şaban edebiyat hocasının ona aşık olduğunu zannetmektedir:
+ möööö,
- efendim?
+ e möööö??
yemekhanede hocadan geldiğini söyledikleri inek çanını verirler ve hocanın kendisiyle dalga geçtiğini söylerler:
+ bu aşk burda biter! (ellerini birbirine vurur)
9.-öyle bir çakıyor ki, mitralyöz gibi.. en sağlam matematik profösörünü getirsen çözemez... onun yumruklarını sayacak adam istanbul'da yok...
-yokmuş.. ankara'da olabilir mi?
-zannetmem..
-izmir'de olabilir mi?
-yok olmaz...
-adana'da olabilir mi?
-uzatma işte.. senin yumruklarını sayacak adam türkiyede yok...
-almanyada olabilir mi?
10.(yanında kızla bir cafeye gelirler.. garsona döner)
-bize iki ay çöreği iki ayran
-ayçöreği yok beyefendi
(kıza dönerek)
-çay içer misin? (tekrar garsona) o zaman bize iki ay çöreği iki çay
-ay çöreği yok beyefendi
-(tekrar kıza) peki gazoz içer misin? içersin içersin.. (tekrar garsona) o zaman bize iki ay çöreği iki gazoz
-ay çöreği yok beyefendi
-sizde de hiçbir şey yok!!
11.-aranizda hala el bombasi atmayi bilmeyen hayvanlar var..
- benden bahsediyo..
12.-icimde kötü bir his var!
-gazdandir!
13.k.s.: - buldum! adamın çocuğunu kaçıracaz...
h.a.: - ne ne ne ne ne??? (kekemedir tabii ki)
k.s.: - nenesini deil olum çocuğunu kaçıracaz...
h.a.: - ana ana ana ana!
k.s.: - anasını deil olum allah allaaaaaah ne kalın kafalı adamsın sen...
14.aşkın kalbimde volkan gibidir
en sevdiğim tatlı kazandibdir
15.hababam sınıfı
damat ferit güdük necmi ve inek şaban bilgi yarışmasındadır hoca zaire cumhurbaşkanını sorar tarık akan ve güdük necmi dönüp şabana bakar
şaban:ne bakıyosunuz lan zairenin cumhurbaşkanı benmiyim?
16.- bugün çok güzelsiniz bihter hanım
- çok teşekkürler, çok kibarsınız
- teveccühünüz, e biraz öyleyimdir
- bir o kadar da küstahsınız
17.basın : niye bütün paranızla abdesthane yaptırdınız?
saban : ben zamansız gelen paranın anca ustune ederim!
19.( hababam sınıfı)temizlik kolu, temizlik yapma bahanesiyle öğretmenleri çıkardıkları öğretmenler odasında sigara içmektedirler. o sırada kel mahmut gelir.
kel mahmut: ne yapıyorsunuz lan burda?
şaban: temizliiikkk
kel mahmut: bitti mi bari?
şaban: eh şöyle bir kabasını aldık...
20.hoca: şaban! sen söyle bakalım memeliler ne yer.
şaban: et yerler
h: başka?
ş: sebze yerler.
h: başka oğlum başka?
damat ferit: ot de... ot!
ş: ot yerler... (ferit'i göstererek) bunun gibileri de b*k yerler...
21.tüp kuyruğunda hamile kadınlardan birinin sancısı tutar , ahali yardımıyla doğurur çocuğunu.. isim bulmak şabana düşer:
-tüpcan , tüper , olmadıı , tüpgaz , tüperman , hilmitüp , yok olmadıı
birden gözleri parlar:
-buldum , ismail hakkı olsun..
22.lütfü=karın iceri göğüs dışarı baş dik gözlerden ateş cıkacak..paşa dedigin boyle olur
k.sunal=ben hepsini yapıyorum da gözümden ateş cıkaramıyorum lütfücüüüm
23.gazino kapisinda yaptigi turlu salakliklar sonucunda tepesi atan kapi gorevlisi :
-beyfendi siz şabanmısınız??
sasiran kemal sunal: aa nerden bildin?
24.-şaban bey,benim için arkadaşlarınızı satar mısınız?
-senin için babamı bile satarım
26.saban: merhaba bayan ben saban siz?
bayan: selma telferik.
sabah: ahah ben cok bindim!
bayan: seni ırz dusmanı senii [şırrrrakkkk tokat atar]
saban: ne oldu karıya birden ya??
27.- birşeyiniz yokya şaban bey?
- yok -hadi şerefe...
+şeref kim? o da gelsin...
-zuhahah puhahah
+amaaaaaan mçiyim şerefe...hadi...canım, birazcık
dötüm acıdı o kadar.
28.ve o kopartıcı ninni:
(annesine söylüyo)
ne garazın var bana
uyu da zıbar ana
hasret kaldım avrada
bi tadam gana gana
29.hababam sınıfından) bir inek, bizim şabanı takip etmektedir;
-alla allaa bu inek niye peşimden geliyo?!
-mööoooo!!!
- yaw tamam anladik seviyosun ama, dedikodu oluyo!
30.100 numaralı adam filminden
-al bu parayı ama zamparalık istemem haa
-bu paraya şey bile çekilmez
-ne çekilmez?
-niyet
Aşkımıza sahip çıkıp,
her şeyi bir kenara atarak yürüyüp gitmek,
çok zor mu?
Kavuşmamızı imkansızlaştıran ne varsa,
yok sayalım;
ver elini gidelim!
En büyük hayalim bu benim, seninle yaşlanmak..
Seninle yaşamak kısmını ben sensiz de beceriyorum zaten, benim derdim seninle yaşlanmak.
Öyle bahçesinde çiçekler ekilmiş,
tek katlı ve köpeğimizin olduğu bir ev değil isteklerim.
Onu becerememek korkusuna yeniğim.
Daha basit ve daha sıradan bir şeyler peşindeyim.
Başka bir şehre gidip, bir pansiyon işletmek,
bu şehri terk edip entellerin yaptığı gibi
başka bir denize bakarak
yine aynı şeyi yapmak heyecanına da sahip değilim.
Aşk, bunlar olmadan da yaşanıyor.
Biz seninle tam tersine gidelim.
Şehrin göbeğinde bir eve,
sıkıntının, trafiğin keşmekeşine;
yani ayrılmayalım bu şehirden.
İstanbul' u seninle daha çok severim ben.
Sensiz zor katlanılır olduğu da bir gerçek
ama
bu şehrin büyüsüne de,
en az senin gözlerine olduğum kadar aşığım.
Daha basit şeylere hasretim ben.
Eve gidip birlikte yemek yapalım mesela.
Yemek dedimse,
sen ilk günlerin hatırına salatayı yap;
sonra nasılsa hepsi benim başıma kalacak.
Ardından televizyon karşısında pinekleyelim.
Sen benim seveceğim bir diziyi zorla seyret,
ben senin maç yorumlarına anlıyormuş gibi katlanayım.
Pijamalarımız olsun üstümüzde,
bildiğin pamuklu, pazen, üstünde hayvan resimleri olan.
Hiç öyle iç gıcıklayan şeylerle başlamayalım.
Gündelik olsun her şey.
Bakalım sen beni;
yüzüm makyajsız, üstümde şişman gösteren pembe pijamam,
saçım başım dağılmış
ve gece horlayınca da
sevecek misin?
Basit isteklerim var benim.
Mumlu sofralarda,
şampanya kadehleriyle süslenmiş,
şık ve cazibesi Külkedisi kadar sürecek
masalsı gecelere hasret değilim.
Bir paket çekirdekle çok daha mutlu olabilirim.
O yüzden ver elini gidelim;
uzaklara değil, sadece eve