Altay06

Altay06

Üye
14.10.2013
Uzman Onbaşı
3.773
Hakkında

#15.02.2014 18:33 0 0 0
  • Konu: Sen bilirsin
    Tanıyorum Seni
    En azından Kafamdaki hayalet olmadığını
    Bu şiir de geçen gerçek kişiye de benzemediğini bilirim..

    Birini tanıyorum..
    Yüryüzünden inmeyen bir melek gibi..
    Kanatları yok ama kalbimde uçan biri..
    Kini yok ama Serseri..
    Nefreti azdır ama çoktur sevmediği...

    Ben birini tanıyorum..
    Kendisi için sıradan biri..
    Sıradışı olduğunun farkında değil.
    Benim için iyilik meleği..
    Sevdalı bir peri..

    Ben birini tanıyorum..
    Kalbimdeki biri..
    Yaşama sevincimin tamamı..
    hüzünlerimin tek nedeni..
    Yaradanın yarattığı biri..
    Yaratılanların sevdiği..

    Ben birini tanıyorum..
    Onu seveni düşünemeyecek kadar yoğun biri..
    Sevdikleri onun için çok önemli..
    Ama gözlerinin dikine giden biri..

    Kendini koruyacak kadar büyümüş zannediyor kendisini
    başkasının ne düşündüğü onun için çok önemli
    Birilerine Görünmek istemiyorsa birisiyle
    Yolunu değiştirecek ve uzatacak kadar düşüncesiz biri

    Kalbim fazla düşünmez,beynim bütün yaşadıklarımın içinde düşüncesindedir..
    Ama Ne kalbinin sesini dinler nede aklını yerinde kullanır..
    Aslında o ne yapsa yeridir...
    Çünkü o Yapacağı bişeyin hesabını kimseye vermeyen biridir..

    sen neyin artistliğindesin
    Kim olduğunu da iyi biliyorum..
    Nerden geldiğini de iyi biliyorum..
    Kalbinden geçenleri de biliyorum..
    Neden böyle davrandığını da
    Ama senin bilmen gerek şeyler var onu da bilmeni istiyorum...

    Ben Tanıyorum Seni de
    Sen kimleri tanıyorsun acaba..
    Ben Seni iyi bilirim de
    Bi bak etrafında nelerin döndüğüne..

    Ben Birini tanıyorum derken..
    Onun kimseyi tanımadığını Söylemek istemiştim sadece

    Ben birini tanıyorum..İçimden biliyorum..
    BENİM KALBİM TANIMADIĞI BİRİSİNE AŞIK OLMAZ

    Tek suçlu sensin..
    Onu da merak etmezsin..

    Yazan-E. Karakuş
    Sunum-Altay 06
#15.02.2014 18:26 0 0 0
#14.02.2014 08:46 0 0 0
#13.02.2014 10:01 0 0 0
  • noimage

    noimage



    noimage

    Doğa bizi her zaman şaşırtmayı başarıyor. İşte doğadaki en güzel 3 renkli oluşum
    alıntı
#12.02.2014 10:24 0 0 0
  • İki insanın iyi geçinmesi hiç kusursuz olmaları ile değil, birbirlerinin kusurlarını hoş görmeleri ile mümkündür. Çok güzel bir lafı var Mevlana'nın. "Ayıpsız dost arayan dostsuz kalır" demiş. Gerçekten de öyle. "İnsanları oldukları gibi kabul edebilmek ve iyi taraflarını görerek her insanda var olan güzeli yakalamak meziyettir" derdi babam.
    Kıssadan hisse bir hikayeyi de beraberinde getirdi bu düşünce. Adamın biri kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra yaptıklarına pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş-ı Veli'nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister. O zamanlar dergahlar aynı zamanda aşevi fonksiyonu görmektedir. Dürüstçe durumu Hacı Bektaş-ı Veli'ye anlatır. Hacı Bektaş-ı Veli ise "Helal değildir" diyerek bu kurbanı geri çevirir. İyice utanan adam bunun üzerine bir de şansını Mevlevi dergahında denemek ister ve Mevlevi dergahına gider. Aynı durumu Mevlana'ya anlatır. Mevlana hediyeyi kabul eder.
    Adam şaşkındır. Aynı şeyi Hacı Bektaş-ı Veli'ye de anlattığını ama onun kurbanı kabul etmediğini söyler ve sebebini sorar? Mevlana ise şöyle der: "Biz bir karga isek, Hacı Bektaş-ı Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul edebiliriz ama o kabul etmeyebilir" Adam üşenmez, kalkar Hacı Bektaş-ı Veli'nin dergahına tekrar gider ve Hacı Bektaş-ı Veli'ye Mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektaş-ı Veli'ye sorar. Hacı Bektaş ise şöyle der: "Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden bir damla ile bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir." İki bilgeden de ciddi bir ders alan adam, hırslarından arınmış ve tevazunun ne kadar önemli olduğunu yüreğine sindirip dergahtan mutlu bir şekilde ayrılır.
    Böylesi tevazu ve incelikle, birbirlerini yermek yerine yüceltmeyi bilen insanlar olmalıyız. Bunu niye mi anlattım? Son zamanlarda çevreme baktığımda belki zaman zaman ben de dahil insanları hep yargılayan ve mutlu olmayı beceremeyen bir çoğunlukla iç içe yaşadığımızı fark ettiğimdendir. Mutlu olmanın yolu gerçekten de yanındakini görmek ve yüceltebilmek, hiçbir menfaat gözetmeden sevebilmek ve takdir edebilmektir. Bunu hak edenlere bile söylemeden geçirdiğimiz ne çok günler, aylar var. Tam da bu noktada Tolstoy'un şiirinden şu dörtlükler geldi aklıma;
    "Her insan mutlu olamaz
    Çünkü gereğinden fazla özler dünü
    Hak ettiğinden fazla düşünür yarını
    Ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü"
    ***
    "Her insan mutlu olamaz
    Çünkü gereğinden fazla özler hayatından çıkanları
    Hak ettiğinden daha büyük umutlarla bekler hayatına girenleri
    Ve asla görmez yanı başındakileri"
    Her gün büyük kaosların yaşandığı, savaşların, ölümlerin ve aykırılıkların olduğu dünyamızda mutluluk ve tevazu yanımızdan geçip gidiyor sessizce. Görmüyoruz. Mutluluğu önce kendimizde sonra herkeste arayıp bulmak dileğiyle kıssadan hisse olsun...

    12.02.2014
    alıntı
#12.02.2014 09:42 0 0 0
  • Cunda'da Ne Yapılır


    noimage

    Tarihin en hüzünlü ve aynı zamanda mutlu anılarına sahip olan,
    Ayvalık'ın rafine adası Cunda, tarihi taş konakları,
    Arnavut kaldırımlı daracık sokakları ve Rum evleriyle bir belgesel tadında.
    Yemyeşil bir doğanın içinde masmavi bir deniz manzarasıyla ödüllendirilen
    Cunda'da yaşadığınızı hissediyorsunuz.



    noimage"Rakı, balık, Ayvalık" mottosunun en güzel hayat bulduğu yerlerden biri, yerleşime açık tek Ayvalık Adası olan Cunda'dır. Sessiz, sakin, huzurlu bir ortamda güneşin batarken boyadığı şahane renklerin eşliğinde bir seyahat yaşamak istiyorsanız, istikametinizi Cunda'ya çevirdiniz demektir.

    Cunda'da Gezilecek Yerler


    [*=center]Ayvalık'ta bulunan Aytaş ve Sarımsaklı Plajları, deniz-güneş-kum tutkunları için harika yerler.
    [*=center]Muhteşem Cunda manzarasını tepeden görmek için Aşıklar Tepesi'ne çıkıp Değirmen Cafe'de manzara eşliğinde kahvenizi yudumlayın ve hemen yanında eski kilisenin onarılması ile Necdet Kent Kütüphanesi'ni görün.
    [*=center]Balık tutma merakı olanlar için Cunda biçilmiş kaftan. Hem kıyıdan hem de açıktan avlanabileceğiniz adada, sabah saatlerinde görerek avlanmanız bile mümkün.
    [*=center]Ada tarihi manastır ve kiliseleri ile de meşhur. Bunlardan en ünlüleri: Taksiyarhis, Agios Yannis, Panaya Kiliseleri ve Ai Dimitri Ta Salina Manastırı.

    Cunda'da Ne Yenir, Ne İçilir?


    [*=center]Taş Kahve, Cunda'nın simgelerinden biri. Orada bir çay ya da sakızlı Türk kahvesi içmeden eve dönmek olmaz.
    [*=center]Ayna'da kahvaltı ya da öğle yemeği mutlaka yenmeli. Tatlı olarak ise özellikle şarapta pişmiş armut mükemmel bir seçenek.
    [*=center]Cunda'da her tür balığı bulmak neredeyse mümkün ama buraya özgü bir şeyler yemek istiyorsanız, lokantanızı seçerken Cunda'ya özgü Papalina balığının olup olmadığına dikkat edin. Size önerebileceğimiz en iyi balık restoranlarından Bay Nihat, taptaze deniz ürünleri ve keyifli atmosferi ile akşam yemekleri için ideal.
    [*=center]Ayrıca güzel fasıl şarkıları ve Rum müziği eşliğinde rakı-balık keyfi yapıp, kabak çiçeği dolması, radika, hindiba ve istifna gibi yemeklerden, mezelerden tatmak bir Ege seyahatinin ritüelidir.

    Cunda'dan Ne Alınır?


    [*=center]Cunda yerel halkının nabzını tutmak için Cumartesi günleri açılan Cunda Pazarı'na gitmek şart.
    [*=center]Zeytin ve zeytinyağı çok özel olan bir yerde olduğunuzu hesaba katarsak "ada halkının işlettiği tezgahlardan bunları tedarik etmekte fayda var" dememiz çok doğru olacaktır.
    [*=center]Cunda'nın meşhur incir reçeli ve marmelatlarından alabilir, dostlarınıza hediye edebilirsiniz.
    [*=center]Cunda Sahil Yolu'nun sonuna doğru karşınıza çıkacak Nilgün Hanım'ın antikacısı kasaba çapında çok meşhur. Burada ilginç parçalar bulabilirsiniz.

    YundAntik Cunda Konakları

    noimage
    Taş Konak

    noimage
    Ortunç Otel

    noimage
    Nisi Otel

    noimage
    Sobe Otel


    alıntı
    JOBİROO.COM
#12.02.2014 08:22 0 0 0
  • noimage

    Yas tutan bir dünyanın kalabalığında,
    Gelenler gittiler, gölgemle kaldım.
    Çek git yolumdan kalbim, artık uslandım.
    Kuşlarım vuruldu gökten, kimsesiz kaldım. ...​
    alıntı
#11.02.2014 18:22 0 0 0
  • noimage

    Dostları özlemle kucaklamayı unutma
    Çocuk sevmeyi çiçek koklamayı unutma
    En zorlu anındayken bile kavganın
    Gökyüzüne bakmayı unutma..
    alıntı

#11.02.2014 18:09 0 0 0
#11.02.2014 18:05 0 0 0
#11.02.2014 18:00 0 0 0
  • Çok severim hele kabulu iken canımız çekti inan...?
    Çok güzel paylaşım ellerine sağlık olsun teşekkürler @BiR-DOST
#11.02.2014 10:46 0 0 0
#07.02.2014 15:27 0 0 0

  • Tatilcilerin gözdesi, yaz mevsiminin en çok ziyaret edilen ülkelerinden biri İspanya Her geçen yıl popüleritesini daha da artıran İspanya'da bir tatil için gereken her şeyi bulabiliyorsunuz. Masmavi denizi, estetik açıdan harika mimarisi, mükemmel koyları, eğlenceli gece hayatı, doğal güzellikleri, bakir adaları ve lezzetli mutfağı sayesinde İspanya, turizm denilince akla gelen ülkelerden olmaya devam ediyor.
    İspanya'nın uzun Akdeniz kıyısı deniz-kum-güneş üçlüsü dışında araba yolculukları için de oldukça ideal. Barcelona'dan başlayan araba turları ülkenin güneybatısında yer alan Malaga'da son buluyor. Toplam 1022 kilometre uzunluğundaki yolun %90′ı sahilden geçiyor. Masmavi Akdeniz'in eşlik ettiği bu araba yolculuğunu her sene binlerce insan gerçekleştiriyor. En sevdiğiniz şarkıları yanınıza alın, bir araba kiralayın ve İspanya'nın güneyini Barcelona'dan başlayarak keşfedin. Bu yazıdaki yolculuğun durakları ise; Barcelona - Valencia - - Almeria - Malaga
    noimage

    BARCELONA

    Bir şehrin mimarisinin, o şehirle ilgili çok şey anlattığına inananlardanım. Nereye giderseniz gidin, gezdiğiniz tüm şehirler binaları, meydanları, kaldırımlarıyla aslında doğaya, insana ve hayata karşı tutumu anlatır. Güzel binalar, güzel insanlar yaratır. Bahçeler ve parklar, dolaştığınız sokaklara anlam kazandırır. Barcelona'da; Akdeniz ikliminin verdiği sıcaklığı, Gaudi'nin eserlerine yansıttığı estetiği, masmavi denizinin verdiği özgürlüğü şehrin her köşe başında hissediyorsunuz. Barcelona yolculuzun başlangıç şehri olduğu için keyfini doyasıya çıkarmak gerek. Barcelona'ya indiğinizde yolculuğa çıkmadan önce şehri keşfetmek ve birkaç gün konaklamak istiyorsanız sizin için en uygun yer Ofelias Hotel.
    noimage

    VALENCIA

    Valencia, Madrid ve Barcelona'dan sonra 800,000 kişilik nufusu ile İspanya'nın üçüncü büyük şehri. Barcelona'dan yola çıktıktan sonra varılan ilk büyük şehir olma özelliğini taşıyor. Valencia'ya tarihi açıdan baktığımızda zengin bir şehirle karşılaşıyoruz. Müzeler, sanat galerileri, tarihi binalar, özellikle eski şehirdeki mimariler nefes kesici İklimin ve Akdeniz'in hafif esintisi eşliğinde Valencia'nın tarihini keşfetmek şehirde yapılacak en önemli etkinlikler arasında yer alıyor. Şehirden ayrılıp yola devam etmeden önce La Virgen de los Desamparados Bazilikası , Palau de la Generalitat, Lonja de la Seda, Belediye Binası Ayuntamiento, cam ve seramik karolarla süslü olağanüstü güzellikteki pazar alanı Mercato Central ve Valencia Katedrali mutlaka görülmeli. Sıradaki şehir; Almeria!
    noimage

    ALMERIA

    Valencia'yı geride bıraktıktan sonra sahil yolunda ilerleyerek İspanya'nın Arap etkisinde kalmış bölgesi karşımıza çıkıyor. Almeria, Valencia ve Barcelona kadar büyük olmayan, ama sıcaklığı ile insanın içini ısıtan şirin bir sahil şehri. Volkanik dağların arasında yer alan Almeria, İspanyol kültüründen çok Arap esintisine mağruz kalmış bir şehir. Emeviler döneminden kalma tarihi eserler, Arap mimarisi ve kültürü şehre hakim. Almeria'dan çıkan müzisyenlerin müziklerinde bile Arap etkisini görmek mümkün. Radio Tarifa'nın şarkıları eşliğinde Almeria'yı turlarken bu kurak ve sıcak şehrin İspanya'da olduğuna şaşırmanız mümkün. Alcazaba Kalesi ve doğal parklarıyla ünlü olan şehirde ayrıca bir sürü Hollywood filmi çekilmiş. Cleopatra, Patton, Lawrence of Arabia, Indiana Jones and the Last Crusade, The Good The Bad The Ugly bu filmlerden bazıları Filmler için inşa edilen vahşi batı kasabaları insanı Texas'daymış gibi hissettiriyor.
    noimage

    MALAGA

    İspanya'nın ikinci büyük liman kenti olan Malaga, araba turunun son durağı Şaraplarıyla ünlü oldukça eski bir kent olan Malaga, mavi - yeşil denizi, sonu gözükmeyen sahilleriyle meşhur. Şehrin en cıvıl cıvıl caddesi olan Larios'ta dolaşıp butik mağazalara uğramak, lezzetli İspanyol mutfağının en güzel yemeklerini tatmak, Endülüs aksanının güzelliğine tanık olmak, İspanyol müzikleriyle dans etmek, ucuz ve lezzetli Malaga şarapları ve sangria içmek, bembeyaz kumlu sahillerinde denize girmek, flamenko izlemek, palmiyeler altında dinlenmek Malaga'yı sevdiren başlıca nedenler arasında yer alıyor.
    İspanya'nın güneyini boydan boya yaşamak, Katalonya ve Endülüs kültürünü yakından tanımak, Akdeniz'in güzel manzarası eşliğinde keyifli bir araba yolculuğu yapmak tatil keyfini keyif katıyor. Yolunuz İspanya'ya düşerse mutlaka Barcelona - Malaga arasında bir araba turu yakın. Tadına doyamayacaksınız.


    Kaynak/alıntı
#07.02.2014 15:10 0 0 0
#06.02.2014 15:08 0 0 0
  • Ekonomik ve sosyal hayatta kural olmazsa anarşi doğar. Piyasada kural yoksa, spekülasyon vardır. Ekonomide kuralları başta anayasa olmak üzere, yine millet adına yasalar koyar.
    Ekonomide kurallar, piyasanın daha iyi işlemesine, rekabetin ve etkinliğin sağlanmasına yardımcı olur. Kuralları devlet uygular.
    Piyasaya müdahaleyi sevmeyen klasik iktisatçılar bile devlet müdahalesinin zorunlu olduğunu görmüş ve bu nedenle devlete "zorunlu kötülük" demişlerdir.
    Anayasalar devlete ekonomik kurallar için görev vermiştir. Bizim anayasanın 167. maddesi, "Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.
    Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kurulu'na yetki verilebilir."
    Bankaların tamamı, banka ve kredi kartlarından aldıkları faizi aynı oranda, akdi faiz olarak yüzde 24.4 ve gecikme faizini yüzde 30.24 oranında alıyorlar. Bu kartelleşme değil mi? Banka ve kredi kartları faizlerinde ortaya çıkan bu kartelleşmeyi, azami faizleri tespit eden Merkez Bankası hazırlıyor. BDDK göz yumuyor. Anayasaya aykırı bu uygulamalar ekonomiyi kuralsızlaştırıyor.
    Kamu ihale yasası 20 defadan fazla değiştirildi. Belediyelerin ve bazı kamu kurumlarının birçok ihalesi, ihale kanunu dışına çıkarıldı. AB raporlarında bu husus sürekli tenkit edilmektedir. İhale kanununda kural dışı uygulama, yasaya uygun kurallı uygulamalardan daha fazla oldu.
    Özelleştirmeden önce vatandaş elektriği devletten alıyordu. Şimdi de tek bir dağıtıcıdan almak zorundadır. Böyle bir zorunluluk, tüketici tercihlerine ve piyasa rekabet kuralına uymaz. Elektrik dağıtım alt yapı tekeli olarak devlette kalsaydı, kimse itiraz etmezdi. Zira alt yapıyı tabiatı gereği devletin yapması ve dağıtması, istismarların önlenmesi ve vatandaşın refahı açısından daha önemlidir.
    Bütçede kural, bütçenin açık ve şeffaf olmasıdır. Bütçe açığı azaldı. Ancak başbakanlık örtülü ödenek ve bütçede yedek ödenekler artırıldı. Bütçede Sayıştay denetimi eksik yapıldı. Yani bütçe şeffaf bütçe olmaktan çıktı. Şeffaflık kuralı kalktı.
    Planlama, gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasında önemli bir uygulamadır. Hedefler ve bu hedeflere hangi politikalarla varılacağını ve makro dengelerin nasıl sağlanacağını belirleyen kurallar bütünüdür. Planlama kaldırıldı. Uygulanmakta olan günü birlik ve günü kurtarma politikalarında ekonomik kurallar yoktur.
    Başbakan faiz artışına karşı olduğunu yineledi... Ne var ki Başbakan Merkez Bankası'nın 2013 Mayıs ayına kadar uyguladığı ve hatta zorladığı düşük kura karşı olmadı. Çünkü işine geldi. Düşük kur politikasının sonu, kur artışını faizi artırarak önlemektir. Yanlış kur politikasına karşı zorunlu panzehirdir. Kaldı ki Türkiye'de, TÜİK'e göre mevduat, geçen ve önceki yıl eksi reel faiz getirdi. Başbakan'ın nedenini açıklamadan faize karşı olduğunu söylemesi piyasaları ürkütüyor. Piyasa kuralları çalışmıyor. Kaldı ki bağımsız dediği Merkez Bankası'na karşı, dolaylı müdahale etmiş oluyor.
    11 yıldır piyasayı ve ekonomiyi kuralsızlaştırmak için çalışmış bir siyasi iktidarın, ekonomiyi yeniden kurallı ekonomiye dönüştürmesi nasıl olur? Olmaz. İşin içinden gene bir çapanoğlu çıkacak.

    06.02.2014
    Esfender KORKMAZ
#06.02.2014 14:38 0 0 0