Aşk-a

Aşk-a

Üye
24.09.2010
Asteğmen
11.921
Hakkında

#18.01.2013 10:55 1 0 1
#19.07.2022 21:08 1 0 0
#30.06.2022 14:40 1 0 0
  • Senelerdir biriktirilen fotoğraf albümümdeki an'lara kavuşmuş olmak, hemde kokusu hiç değişmeden

    Teşekkür ediyorum muhafaza eden'e.
#30.06.2022 08:01 1 0 0
  • Emre Gökçe
    DOKUZ YAYINLARI
    Geç müdahale edilen bir yangının ortasında kalmış birini düşün...
    Enkaz altından günler sonra çıkarılan birini...
    Yüzme bilmiyorken, en derin sulara bırakılmış birini düşün. Ve anla şimdi beni, hisset ne haldeyim.
    Gelirsen, en fazla ölümü görürsün...

    Yayın Tarihi 2018-01-08
    ISBN 6052050156
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 208
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 13.5 x 21 cm

    İlgili Kategoriler:
    Kitap » Edebiyat » Deneme (yerli)


    noimage
#11.01.2018 07:54 1 0 0
  • noimage

    Sylvia Day
    DOĞAN KİTAP
    Crossfire ateşinde tutkulu final…
    Eva ve Gideon’un aşkında doruk noktası…


    Çevirmen: Omca Korugan
    Yayın Tarihi 2017-05-11
    ISBN 6050942200
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 460
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 13.6 x 21 cm

    İlgili Kategoriler:
    Kitap » Edebiyat » Roman (çeviri)
#27.11.2017 15:33 1 0 0
  • Irvin D. Yalom
    PEGASUS YAYINLARI
    Yeni Kuşak Terapistlere ve Hastalarına Açık Mektup

    Psikiyatrist ve yazar Irvin D. Yalom’un klinik uygulamadaki otuz beş yılı aşkın tecrübesinin zirvesi niteliğinde olan Bağışlanan Terapi, hastaların ve terapistlerin terapiden nasıl en iyi şekilde fayda sağlayabileceğini gerçek vaka çalışmaları aracılığıyla gözler önüne seren olağanüstü bir rehber. Yalom, alandaki yepyeni yaklaşımını ve edindiği tecrübeleri mesleğe yeni adım atan terapistlerle “seksen beş kişisel ve kışkırtıcı ipucu” halinde paylaşıyor. Önerileri ve fikirleri arasında şunlar var:

    • Hastanın sizin için önemli olmasına izin verin
    • Hatalarınızı kabul edin
    • Her hasta için yeni bir terapi yaratın
    • Ev ziyaretleri yapın
    • Asla (hemen hemen asla) hasta adına karar vermeyin
    • Freud her zaman hatalı değildi

    Yeni kuşak hastalar ve danışanlar için terapötik süreci zenginleştirmeyi amaçlayan Bağışlanan Terapi, bu alanla ilgilenen herkes için keyifli, bilgilendirici ve düşündürücü bir çalışma.

    “Bu kitabı herkese tavsiye ederim, özellikle de aklıyla olduğu kadar kalbiyle de öğrenmeye açık olanlara.”
    E. Thomas Dowd, Counselling Psychology Quarterly

    “Bu kitap size psikoterapi alanına niçin girdiğinizi hatırlatacak. Hastayı ne zaman kucaklayabileceğinizden ne zaman daha derin sorgulamaya geçebileceğinize kadar Yalom’un tecrübelerinden yola çıkarak kaleme aldığı gözlemleri sizi tuzaklardan kurtararak profesyonel açıdan daha da verimli hale getirecek.”
    Jill Lightner

    “Koltuğa kıvrılma çağrısı… Yalom, karşısında hiçbir perdenin kapalı kalamayacağı bir sihirbaz.”
    Metro Times (Detroit)

    “Seksenlerinde, görmüş geçirmiş bir yazar olan Yalom kendi bakış açısından dostça bir dille, içtenlikle ve her zaman bilgece yazıyor.”
    Kirkus Reviews

    “Çok geniş bir okuyucu kitlesine hitap eden, belirli konulara net bir şekilde odaklanılarak kaleme alınmış bir kitap.”
    Booklist

    “Yalom’un üslubu, O. Henry’nin esprili dili ile Isaac Bashevis Singer’ın ayakları yere basan tarzının bir karışımı.”
    San Francisco Chronicle


    Irvin D. Yalom, Günübirlik Hayatlar, Din ve Psikiyatri, Annem ve Hayatın Anlamı, Varoluşçu Psikoterapi gibi pek çok kitabın ve grup terapisine dair en önemli çalışma olarak nitelendirilen Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği gibi klasik kitapların yazarıdır. Stanford Üniversitesi’nde Fahri Psikiyatri Profesörü unvanına sahip olan Yalom, çalışmalarına yaşamını sürdürdüğü Palo Alto ve San Francisco’da devam etmektedir. Yazarın diğer kitapları arasında şunlar bulunmaktadır: Bugünü Yaşama Arzusu - Schopenhauer Tedavisi, Güneşe Bakmak - Ölümle Yüzleşmek, Ölüm Korkusunu Yenmek - Polis Çağırıyorum, Kısa Süreli Grup Terapileri, Her Gün Biraz Daha Yakın - İki Kere Anlatılan Herkesin Bildiği Bir Terapi.


    noimage
#27.09.2017 11:51 1 0 0
  • Müjde Aklanoğlu
    DESTEK YAYINLARI
    Karanlıkla savaşabilir misin?
    Korkularını saklına astığın gibi, vicdanının sesini susturabilir misin? Sınırların ne kadar? Ne kadar ileri gidebilirsin? Peki bir DELİ’yi sevebilir misin? Aşk için nelerden vazgeçersin? Yüreğin gibi, geleceğini feda edebilir misin?

    O EDERDİ, ÇÜNKÜ O... DELİNİN DELİSİYDİ!

    Geçmişini bir çöp torbasına koyup kaderin derin sırlarına atarken, nereden bilecekti ki tekrar gün yüzüne çıkacağını?...
    Çocukken âşık olduğu adamın şimdilerde kaçtığı tehlikeli kişi olması ne ironiydi...
    Birbirine taban tabana zıt; iki deli! Birisinin dediğim dedik, umursamaz, sakar, pasaklı, çocuksu, masum, saf ve ukala bir cadıyken, diğerinin amaçları, hedefleri olan, onurlu, kuralcı, kurnaz bir işadamı olduğuna aldanmayın!...
    Aslında o gündüzleri işadamı Cem Aydınoğlu kimliğinden, geceleri Delifişek namıyla sıyrılan bir mafya adamıydı.
    Kurallarını yalnız kendisi koyduğu hayatında kimseyi istemeyen Delifişek, bir zamanlar kaçtığı baş belasının peşine bu sefer kendisi düşerse, dünyayı dize getiren gücüne ve herkesi korkutan yapısına rağmen, ona ve yüreğine tek sözünü bile geçiremezse, sizce ne olur?
    İnadın dibine vuran, aşkın tutkuya yelken açtığı harika bir romantik komedi olur.


    Yayın Tarihi 2017-07-31
    ISBN 6053112792
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 512
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 13.5 x 21 cm

    İlgili Kategoriler:
    Kitap » Edebiyat » Roman (yerli)

    noimage
#05.08.2017 15:41 1 0 0
  • Ölüm öyle sevdayla bakar ki ömrümüze...


    Oysa yaşanacak(tı) aşk
    Hüzünden sonra mavi yeşil bir bahara...


    Ben en çok seni sevdim
    Kızılca kıyamet koparken yüreğimde
    En çok sen diye sustum...



    İçimin kuyularına akıtırken siluetini
    Kan ter içinde kar yağdırdım yaralarıma...



    /Aleni bir sığınakta yüz sürüyorum sevdana.../



    Bilmezdim gökyüzünü gözlerinde taşıdığını
    Pencerenden umuda bakmadan evveli...


    Bütün geceler sırdaş şimdi yokluğunda
    Ben diye başladığım cümlem kalmadı artık
    Biz derken açan gülleri görsen
    Daha bir aydınlık şimdi yarın
    Ne zaman özlem desem
    Tuzu yakıyor içimi...


    Dilimde bıçak kesiği ezgiler... Bir yarım sen...



    Dört yanımı saran yorgunluklardan geçtim
    İçimde bir beyaz türkü kanat çırparken
    Lal olmadan son kez dilim
    Üşümüş sesinle konuşmaya geldim...



    İçimin narlı kuyularından cümleler çekerken
    Ki sade bir sevdayla yüz süremem ömrüne amenna!



    Her ayrılıkta yenik düşermiş insan
    Her aşk biraz yorgunluk
    Her şiirin bir dönüş saati vardır
    Bir de gidişi süresiz...


    Sende sonsuza kadar yaşamaya geldim...

    Sür beni alnına ki kirlenmiş yazgıma aydınlık değsin!






    Songül Karadağ
#13.06.2017 11:45 1 0 0
  • Konu: Hain
    Hain

    Jonathan Holt
    YAPI KREDİ YAYINLARI
    İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde Avrupa’nın ama özellikle İtalya’nın gizli tarini adeta “deşen” ve günümüzde geçen bir polisiyeyi tarihsel bağlarıyla anlatan “Carnivia Üçlemesi”nin veda kitabı.
    11 Eylül saldırılarından sonra ses getirecek büyük bir terör eylemi peşindeki El-kaide uzantılarının hedefinde bu sefer Venedik var. İtalyan polis teşkilatının gözüpek memuru Kat, gerçek aşkı ve huzuru bulduğunu düşünürken yaşamının en zor sınavıyla yüzleşecektir. Aşık olduğu adamdan ve şehirden geriye kurtarılacak bir şeyler kalacak mıydı?
    Yüz Karası’yla başlayıp Kayıp Geçmiş’le devam eden seri, nihayet Hain’le olabilecek en görkemli şekilde sona eriyor.

    Çevirmen: Ziya Celayiroğlu
    Yayın Tarihi 2017-05-05
    ISBN 9750839610
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 375
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 15 x 23 cm

    İlgili Kategoriler:
    Kitap » Edebiyat » Roman (çeviri)
    Kitap » Edebiyat » Polisiye
#02.05.2017 07:45 1 0 0
  • Umudunu Yitirmeyen Sığırcık

    Filiz Özdem
    YAPI KREDİ YAYINLARI
    “Umudunu yitirme, hayal et, cesur ol!”
    Küçük sığırcık, annesi, babası ve kardeşleri gibi uçup gökyüzündeki büyük sığırcık sürüsüne katılmak istiyor. Küçük sığırcık uçacak ama birazcık cesarete ihtiyacı var. Cesaretini topladığında çok çalışması gerekecek ama umudunu yitirmeyecek bizim sığırcık. Umut ve cesaret bir olduğunda hiçbir kanadın gücü yetmez ulaşmaya, umudunu yitirmeyenin uçuşuna!
    Filiz Özdem’in cesaret üzerine bu umut dolu hikâyesine Seçil Çokan resimleriyle eşlik ediyor.

    Çizer: Seçil Çokan
    Yayın Tarihi 2017-05-05
    ISBN 9750839726
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 36
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
    Boyut 24 x 29.3 cm
    3-8 Yaş

    İlgili Kategoriler:
    Kitap » Çocuk Kitapları » Okul Öncesi » Hikaye

    noimage
#02.05.2017 07:43 1 0 0
  • Sen gittin sevgiliArdında beni " bende " bırakarak gittin.. Senden sonra sensizliği yüzüme vuran her kelimeyi, her cümleyi reddettim. Sensizliğin her harfini savurdum dilimden.Sen beni öldürmüşken " ben " seni " öldüremedim..Ve de yaşatamadım seni " bende ".Gittin.. Ardından binlerce sitem ekledim bensiz attığın her adıma.." İçi boş " küfürler savurdum çıktığın demir kapılaraSen gittinArdından içi boşaltmış sorgular, mesnetsiz iftiralar, cevabı sorusunda saklı çapraz yanılgılar geldiZan altında kaldım..Geçmişinde yaşadığın acılarda tek bir payım / tek bir hissem halde " gençliğini çalmakla, geleceğine dair tek bir pay / tek bir hisse talep etmediğim halde " gelecek günlerini " zimmetime geçirmekte itham edildim imzasız iddaanamelerde. Seni " sensiz " sevmekten yalnızlığına hüküm giydim topuksuz cümlelerin ağır yenilgilerinde..Suçluydum artık..Adının kapladığı alan kadar yer tutan hücrelerde ezildim, itildim..Ve en sonunda yenildim..Ama hiçbir sorguda senin " adını " ifşa etmedimHiçbir zaman pişmanlığı sende saklı günahlarıma seni ortak etmedimBu aşkın faili meçhul suçlarının hepsini üstelendim sırf sen temize çık diye sen hep bensiz de mutlu ol diye..Çünkü sen benim " ölümle onurlandırılacak tek sebebim, mutluluklarda sayıkladığım tek nefesimdin "

    Şimdi sensizliğin akşamını demlemekteyim hayatın isli çaydanlığında..Kim bilir ben bu satırları yazarken satırlara, sen dört duvar arasında sana biçilmiş " mutluluk" rollerinde oynamaktasın..Sahne de sen..Başrollerde sen..Oysa ben senin yarım bıraktığın bu aşkın ayrılığa kalansız bölünen acılarında bana verilen repliklerini oynuyorumPerdelerin ardında sözlerini unutmuş figuran gibi her gece sensizliğin içinde senli hatıralarımı oynuyorum..Ve kalabalık sokaklarda karşılaştığım her kadın gözüne yenilmişliğimin ilanını karalıyorum on puntoluk harflerleŞimdi yüreğimin seni seven kepenklerini indirip baktığım her kadının gözlerinde " sana gecikmişliğimi" görmek için üzerime suskunluğumu giyiniyorum..Ve gördüğüm her gözde anlıyorum ki; biz iki yakası hiçbir zaman birbirine kavuşmayacak iki uçurumuz..Biz seninle aynı cümlede iki yabancıyız artık

    Kırık dökük olsa da sensiz aynalar, hayat kaldığı yerden devam ediyor. Senden önce yetim idim, senden sonra da öksüz kaldım..Senden önce yarım bir cümleydim, senden sonra yalnızlığın avcunda kırık dökük bir kelime...Sen yoksun; herşey bir noksan, herşey yarım. Kısacası " sensiz " tadsız tuzsuz bir hayat. Ha bıçağı göğsüne saplamışsın ha şakağına soğuk kelimeleri dayamışsın. Değişen ne ki sevgili..Herşey bir " eksik ", herşey " sana " noksan. Herşey çıktığın demir kapı gibi; hayat kadar dağınık , ölüm kadar soğuk.Herşey bıraktığın gibi, herşey bir " sen " eksik..
    " Sen gittikten sonra
    Bu hayat köprüsünün altından
    Daha çok seller akacak topraklarıma
    Ve sensizliğin içinde
    Her an ölüm bana musallat olacak..
    Kâh yenilgilerimi fırlatacak yüzüme,
    Kâh sana gecikmişliğimin ipini geçirecek yüreğime..
    Ama ben pes etmeyeceğim..
#28.02.2011 23:27 1 0 0
  • İçimin tenhalaştığı saatler...
    Suçlarım ağladı bu gece...
    Dilim battı içime...
    Geçmedi geçmiş... Geldi çattı yine...
    Susamazdım...

    Özrü kabul edilmiyor kimsesizliğimin...
    Kimse kendini üstlenmiyor bu masalda...
    Oyunu ben bozmadım oysa yalnızca düş kurdum çocukça...

    Yine de...
    noimage

    Affedin gözlerinden yaralanmış bu sızıyı...
    Affedin geçmişime asılmış bu sizi...

    Kendi kalabalığından kaçan kentler gibiyim bu gece...
    Zemheri bir yaşayış düşürmüşüm gözlerime...
    Gerisini susuyorum...

    Masallardan düşüyorum bu gece...
    Bir martının gözlerinde üşüyorum...
    Sonrası yok...
    Biliyorum...

    İstasyonlar ıslaktır...
    Kentler çamurlu..
    Sesler soluktur biraz birazda yorgun...
    Susmaksa çoğuldur...

    "gitmek" derse biri; içim kanar...

    Ve işte "gitmek" diyor ötelerden biri...
    Kanıyorum...

    noimage
    "gitmek çoğaltmıyor hiç bir masalı" diyorum... Susuyor...
    "kalmak ölümü yaşatmıyor" diyorum... Gülümsüyor...
    "gitmeliyim" diyorum... "kalmalısın" demiyor... !

    "gitmek" diyor biri...
    "gitmek; kalmanın en erdemli yoludur..."

    İçim acıyor... !

    Bir gün onunda değermiş yüzü düşlere...
    Aynalarda ölüm...
    Gülüşü kırılırmış gözbebeklerinde...
    İşte o gün "gitmek" denen bitermiş...

    Bir gün... Bir gün o güldüğünde ölüm şehri terk edermiş...
    O güldüğünde masallar hep mutlu sonla bitermiş...

    Gitmeliyim... Ağır yaralı ruhumu alıp yanıma ölüm tehlikesi olan düşlere iz sürmeliyim...
    Gitmeliyim... Sol yanımdan başlayıp şehri terk etmeliyim...
    Gitmeliyim... Yüzüme düşmeden gülüşün hüznümü yitirmeliyim...

    İçimin sessizliğinde arındırıp gözlerimin derinliğini kuytu köşelere astım kimsesizliğimi...
    Şehrin karanlığından başladım kendimi içmeye...
    yorumla.net
    Bir tutam huzurdu belki ölüm...
    Bir tutam sevinç...

    Adımı kininizle yıkadım... Aklar mı nefretiniz gülüşümü?

    Hadi!
    Bunca suskunluğunuzun üstüne suçlarınızı yükleyin gözlerime...

    Hadi!
    Suçsuzluğumu susturun yine...

    Hadi!
    Düşsüzlüğümü ağlatın her gece...

    Alın buda elma şekerim... Alın buda gülüşüm... Alın buda masalım...
    noimage

    Hepsi diyeti gözlerinize bakmamın...
    Hepsi bedeli böylesine susmamın...
    Kent soysuzuyum biliyorum...
    Yine de...
    Hiçbirinizden af dilemiyorum...
    Varsınız...
    Varsınız ve masalsınız...
    Belki de en az bir masal kadar yalansınız...
    Ve ben; böylesine yalanken bile seviyorum sizi !!!

    Harabe gülüşlerim vardı masal diye okudunuz...
    İlişmedim kimseye...
    İçimde bir yangın vardı sığındım gözlerinize...
    Hepsi bu...

    Suçsa masalsızlığım kendim/sizliğim vebalse çoğulluğunuza bir "sus" daha dayayın şakağıma...
    noimage
    Gözlerimi kapattığımda göremediğim her düşün katilisiniz siz...
    Doğmayacak çocuklarımın yetimliği ölmeyecek gençliğimin ecelisiniz..
    Kırgın değilim kimseye...
    Kırgın olmasın da kimse...
    Kırılacak kadar var olmadım ki sizde...

    Hazırım ödemeye hüznümün suçunu kesin kirpiklerimin boşluğunu...
    Sökün içimi benden bir "siz" damlar belki gözlerimden...

    Neyin bedeli bu?

    Kirpiğimin suçunu gülüşümle ödüyorum...
    Alınmayın sakın size değil bu ıslaklığım...
    Kirpiklerime şiir düştü ondan böyleyim...
    Çok geçmez geçer bu kimsesizliğim...
    Vebalinizi alır bir masal üstümden...
    Öder hakkınızı ölüm üzülmeyin...
    Yazık ki kırgın değilim...
    Yazık ki yine kendime biriktim...

    Bakmayın sitemime...
    Bakmayın kinime...
    Dedim ya...
    Kırgın değilim size...
    Sadece biriktim bir şiirin ilk harfinde...
    noimage
    Özrümün kabahatini affedin...
    Kimsesizliğime verip yanılmışlığımı yangınımı beni azad edin sesinizden...
    Ki ben sessizdim...
    Sessizim...
    Neden değdi kirpiğim gülüşünüze?

    İçimi yıkadım geldim işte...
    Suçsuz değilim...
    Suçlarım kaldı sizden arta...
    Onu da çok görmeyin masalıma...


    alıntı

    [main-arkaplan-muzik]620[/main-arkaplan-muzik]
#20.12.2010 10:52 1 0 0

  • noimage
    Nasılda gittin hiç acımadan
    oysa ellerim daha doyamamıştı sana.
    Tüm yaşanmışlıkları nasılda bir çırpıda silebildin?
    yaşanılan onca anı çekilen onca acı
    hepsi ne kadarda güzeldi
    zaten sen varsın diye her şey güzeldi.
    acılar bile senin eserin olduktan sonra çekilmez olmuyordu.
    Yaşadım seninle
    ellerim seni arıyor şimdi
    son kez ellerimi tuttuğun geceyi hatırlıyor musun?
    ve bir daha hiç bırakmayacağına dair yeminler ettiğini
    İnanmıştım sana
    bırakmazsın beni sanıyordum.
    yalan mıydı yaşanılanlar?
    Söylesene beraber sabahladığımız gecelerde kurduğumuz hayallerin hepsi sadece birer avunuş muydu?

    noimage
    Sevginle bitirdin beni
    bense seni sevgimle boğdum
    haklısın.
    bu kadar büyük bir sevgiyi kaldıramazdı yüreğin
    ve kaldıramadı da
    kahretsin ki yine ben haklıydım her zaman ki gibi
    yaşattığın o büyük acı bedenime ağır geldi.
    kan kustum ama çok sevdim hep sustum
    noimage

    Kaybetmemekti tek istediğim
    bir kez daha böyle sevemezdi bu yürek
    Sevemedin ki
    sadece sendin o küçük yüreğimdeki bitmeyen sancım
    geceleri uyuyamadığım kabusumdun belki de
    yada görmekten hiç bıkmayacağım en güzel rüyalarımdın
    Yaşamımdın
    Evetbenimle birlikte göçecekti sevdan yüreğimden
    nasılda güzeldi yaşanılanlar.
    her ayrılığın arkasından ağlamak bile güzeldi.
    Şimdi yoksun
    ve şimdi sadece bir ayrılığın arkasından ağlıyorum
    Senin arkandan
    Gitmeseydin en güzel yarınlar en güzel hayaller bizim olacaktı.
    Gitmeseydin bir ömrüm senindi
    Gitmeseydin
    Keşke gitmeseydin
    yalnızım şimdi sensizim.
    Nasıl kopardın ellerini benden?
    Saçlarımın arasında kaybolan ellerini nasıl da çektin aldın?
    Her şey yarım şimdi.
    Acımasızdı zaman.
    Seni benden sorgusuzca sualsizce alıp götürüyordu
    sen ise acımasızca gidiyordun

    noimage
    Gitmeseydin balım
    alıp gitmeseydin gözlerini benden
    sevdim seni
    yaşattığın acı küçücük yüreğime sığmayacak kadar büyük olsa da
    yinede her şeye rağmen seninle geçirdiğim her an bu acıya değerdi
    İyi ki vardın!

    Alıntı...
    [main-arkaplan-muzik]021[/main-arkaplan-muzik]
#19.12.2010 16:50 1 0 0