bunun için gülsuyu, gülyağı ve buğday yağına ihtiyacımız var. bir pamuğu çok az gülsuyu (sadece su da olabilir size kalmış) ile ıslatın. sonra pamuğa eşit miktarda çok az gülyağı ve buğday yağı dökün. bunu göz çevresi hariç yüzünüze hafif hafif nazikçe sürün. yanlız sürdükten sonra dışarıya yada güneşe çıkmayın.. bir iki saat sonra yüzünüzü yıkayabilirsiniz.
gülyağını tek başına sürmeyin, cildinizi çok kaşındırır.
Yine küçük ama sırdaşı olan balkonunda, sigarasının üzerine düşen kar tanelerinin erimesini izliyor. Eriyen sadece onlar mı diye düşündüğünü hissedebiliyorum, hayat savaşına yenik düşmüş, her nefes çekişinde elleri titriyor. Sanki bu zafer senin hayat dermişçesine ...
Üşüyor mu acaba? Belki o karanlığa bakarken bunu fark etmiyor bile yada belki de bu hayatın ona armağan ettiği acılarla ısınıyor.
Yine düşmeye başladı bu soğuk gecede, donmayacak kadar sıcak ve içinde dertleri olan göz yaşları. Biliyorum dayanamıyor bu yalnızlığa, bağırmak istiyor nefesi tükenene kadar, o kar taneleri onun için demir parmaklıklar olmuş sanki , o ise bu kaderin ömür boyu mahkumu.
Sigarası bitiyor, yoo yine yaktı. Lütfen artık yakma! Artık ağlama ne olur diye yalvarmak, ona haykırmak istiyorum ama olmuyor. Bunu yapamam, yapamayacağım da biliyorum. Acaba benim onun izlediğimi biliyor mu, bunu fark eder mi? Sanmıyorum o kadar dalgın ki...
Her gece o dar sokağa bakarken Dünyayı unutuyor sanki, hayatta ki tek tablosu o her gece baktığı karanlık sokak oldu. Hadi gir içeri artık canım anam, üşüdün bekleme artık o dar sokağa bakarak, biliyorsun artık o sokaktan sana el sallayarak gelemeyeceğimi, sana koşup canım anam diye sarılamayacağımı.
O kapıdan çıkıp uzaklara vatan görevi yapmaya giderken söz vermiştim asla seni yalnız bırakmayacağım diye. O sözümü hala tutuyorum canım anacığım, sen beni göremesen de...
İnsanın bazen bilerek bazen de bilmeyerek ölüme atladığı bir uçurumdur.o kendini bu uçuruma bilerek atanlardan.o kendini farklı arayışlar, farklı heyecanlar içinde bulma çabasıyla kıvranan bir insan.hayatın monotonluğundan, sıkıcılığından bir nebze kopmaya çalışan bir insan.
Sıcak bir yaz akşamı yine çok sıkılmış, işten güçten bıkmış iett otobüslerinin o kulak yırtan sesleri arasında evinin yolunu tutmuştu.evdeki rutin işlerini halletmiş tam televizyon karşısında vakit öldürmek üzereyken, o çok istediği özlemle düşlediği değişikliği vaad edecek olan arkadaşından telefon geldi.telefondaki ses biraz titrek ama sert bir tondaydı.ne var ne yok muhabbetlerinin ardından, oğlum eğlenmek istiyorsan bakkalın önüne gel, koparıcam seni koparıcaaam dedi.bunun üzerine babasının arabasını alıp bakkalın yolunu tuttu.mekana geldiğinde ise onu üç arkadaşı karşıladı ve hemen arabaya bindiler.sorgu sual sormadan çek bizi çamlıca ya dediler.ne olup bittiğini anlamadan kendini çamlıca nın karanlık fakat manzaralı bir köşesinde buldu.mehmet arka koltuktan manzara nasıl hocam dedi ve eliyle cebindeki küçük poşetle kağıtçıkları çıkarmaya çalıştı.o andan itibaren kendi aralarında o gizemli ve argo dille anlaşılmaz bir şekilde konuşmaya başladılar.oysa ne olup bittiğini hala anlamaya çalışıyordu.az sonra arkadaki elemanlar hummalı bir şekilde çalışmaya başladılar.el hareketlerini takip etmekte zorlanıyordu ve olan bitene bir anlam vermeye çalışıyordu.ki az sonra arka koltuktan o pis ve ince kokulu dumanlar yükselmeye başladı.
Her şey çek bi fırt cümlesiyle başladı.bir daha bir daha bu sefer daha derin çek diye devam eden bu ölüm senfonisinin daha ne kadar süreceğinden habersizce kendini uçurumun eşiğine getirdi.
Artık aradan altı ay geçmişti.müptelası olmuştu bu pisliğin.dahası fazlasını istemeye başlamıştı.evde, sokakta hatta işyerinde bile hiç çekinmeden kuytu bir köşede işini görür kıvama gelmişti.bu istek engel tanımıyordu onun için.her an her yerde içebilir kendi tabiriyle kafasını güzel edebilirdi.dünya umurun damıydı sanki.dünya umurunda değil ama bir kişi sadece bir kişi umurundaydı.sevgilisi, yine kendi tabirince minik serçesi.aynı işyerindeydiler.aşkları burada bu bina çatısı altında başlamıştı.ve bir gün bu binanın çatısı üzerinde yeniden ve daha sıkı filizleneceğini kim bilebilirdiki.saat öğleden sonra üçü gösteriyordu.yine canı çok sıkılmıştı.ve altı aylık yeni dostu onu hiç rahat bırakmıyordu.derken bürodan ayrıldı ve altı katlı iş hanının teras biçimli çatısına çıktı.hava soğuktu.üzerinde kabanıyla bir köşeye oturdu.ve bir hışımla sardı.ardından kendini soğuk esen rüzgarın uğultusuna bıraktı.bir rüyamıydı bu yoksa.bir anda sevgilisinin sesi, sevgilisinin tatlı gülümsemeleri kulağında çınlamaya başladı.sanki içini okşuyordu bu gülücükler.sanki uyan artık diyordu bu sesler.az sonra bir el belirdi elinin üstünde.bu minik serçesinin eliydi ve uyan diyordu.o an göz kapaklarını açtı ve yerde uzanmış halde buldu kendini.minik serçeside olan bitenden habersizce sakin bir şekilde gülümsüyordu.evet.cigaranın etkisiyle yerde bayılakalmıştı.minik serçesi kaldırdı onu elleriyle, gülümsemesiyle.o an kalktı ve etrafına bakındı.yerde az önceki alemden kalan kalıntılar uçuşuyordu.kızın bundan haberi bile yoktu.birde kendince azarlamaya başlamazmı.üç saattir seni arıyoruz.patron deliye döndü.çabuk aşağıya inelim.olduğu yerden kalktı, şöyle bir gökyüzüne baktı.birde sevgilisine, minik serçesine.daha sonra sım sıkı sarılıp bir daha yapmayacağım dedi.minik serçesi olan bitene bir anlam veremedi.durumu hiç bozmadan, sevgilisine açıklama yapmadan aşağıya indiler ve o günden sonra bir daha hiç yapmadı..
Malzemeler:
DİKKAT: PASTA 2 SAAT
BUZDOLABINDA BEKLEMELİ
PASTA TABANI İÇİN:
3 yumurta
90 gr tozşeker
90 gr un
İÇ MALZEME İÇİN:
750 gr sert elma
1 paket vanilya aromalı puding
450 ml elma suyu
50 gr tozşeker
200 gr krem şanti
100 gr labne peyniri
30 gr pudraşeker
50 gr bitter çikolata
Nasıl Hazırlanır:
1) Fırını 175 derecede ısıtın. Kelepçeli yuvarlak bir pasta kalıbına fırın kağıdı yerleştirin.
2) Yumurta ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın. Unu karışıma ekleyip karışımı kalıba dökün. Pasta tabanını 15 dakika kadar pişirin.
3) Elmaların kabuklarını soyup dörde bölün. Çekirdeklerini ayıklayıp ince dilimler halinde kesin.
4) Puding tozunu 5 çorba kaşığı elma suyu ile karıştırın. Artanını şeker ile kaynatıp pudingi ilave edin. Elma dilimlerini de kattıktan sonra karışımı 2 dakika daha pişirip ocaktan alın.
5) Pasta tabanını kalıptan çıkarın. Elmalı karışımı pasta tabanının üzerine yayın. 2 saat buzdolabında bekletin.
6) Krem şantiyi hazırlayın. Labne peynirini pudraşekeri ile karıştırıp krem şantiyi ekleyin. Karışımı pastanın üzerine yayın. Çikolatayı rendeleyip pastanın üzerine serpin
* Bir erkek kendisine gerekli olan ürünü almak için 1 liralık ürüne 2 lira öder.
* Bir kadın kendisine gerekmeyen ürünü almak için 2 liralık ürüne 1 lira öder.
GENEL FORMÜLLER VE İSTATİSTİKİ VERİLER
* Bir kadının gelecek endişesi evlenene kadar sürer.
* Bir erkeğin gelecek endişesi evlenince başlar.
* Başarılı bir erkek eşinin harcayabileceğinden daha fazla geliri olandır.
* Başarılı bir kadın böyle bir erkeği evliliğe ikna edebilendir.
MUTLULUK
* Bir erkekle mutlu olabilmek için onu çok iyi anlamak ve az sevmek gerekir.
* Bir kadınla mutlu olabilmek için onu çok sevmek ve anlamaya çalışmamak gerekir.
UZUN YAŞAM
* Evli erkekler bekar erkeklerden daha uzun yaşar ama daha erken ölmek isterler.
DEĞİŞİM ORANI
* Bir kadın kocasının değişeceği inancıyla evlenir ama erkek değişmez.
* Bir erkek karısının değişmeyeceği inancıyla evlenir ama kadın değişir.
TARTIŞMA TEKNİKLERİ
* Kadın bir tartışmada her zaman son sözü söyler. Bu sözden sonra erkeğin söyleyeceği her şey yeni bir tartışma konusudur.
"EVLEN ARTIK" VIDIVIDISI NASIL KESİLİR
* Her düğünde yanınıza gelip sizi mıncıklayarak "Artık sıra sende" diyen yaşlı akrabalara, cenazelerde aynısını yaparsınız bir daha evlilik lafını ağızlarına almazlar.
Londra'daki King College Hastanesi Yaşlanma Bilimi Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırma, vücudumuzun bize hayatımızı kurtaracak tam 15 ipucu verdiğini ortaya koydu.
Sağlıklı yaşam konusunda birçok araştırmaya imzasını atan; Londra'daki King College Hastanesi Gerontoloji (yaşlanma bilimi) Enstitüsü'nde araştırmalarını yürüten Prof. Dr. Robert Wale, "Sadece parmaklarınızın uzunluğu bile sizin sağlığınız hakkında kayda değer bilgi sahibi olmamızı sağlıyor aslında. Siz de vücudunuzla ilgili önemli detaylara; dikkat ederek sağlığınızı koruyabilirsiniz " diyor ve ekliyor: "Vücudunuz; siz fark etmeden sağlığınızla ilgili en önemli ipuçlarını veriyor.
"Prof. Wale'ye göre, tırnaktan gözlere, doğum kilosundan avuç içine kadar vücuttaki her şey birer gösterge. O halde bir test yaparak ne kadar sağlıklı olduğumuzu anlamak mümkün. Wale'nin "İşte hayatınızı kurtaracak 16 ipucu" dediği test şöyle:
1.Tırnaklar :
Tırnaklarınıza dikkatle bakın. Eğer hafif mavilik yada; morluk görürseniz bu bir kalp hastalığıyla karşı karşıya olduğunuz anlamına gelebilir. Tırnaklarınızın aşırı kalın olması ya da üstlerinde tümsekler olması da nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karşı karşıya olduğunuzu gösterebilir.
2. Nefeslerinizi sayın :
Eğer dakikada 15 kez ve daha altında nefes alıp veriyorsanız sağlıklı ciğerlere sahipsiniz demek... Eğer 25 kez nefes alıp veriyorsanız o zaman sağlığınıza dikkat etmelisiniz.
3. Gözler :
Aynada gözlerinizden birine bakın. İris'in etrafında beyaz bir daire varsa kolesterol seviyeniz yüksek anlamına geliyor. Bu aynı şekilde yaklaşan kalp sorunlarının da en büyük habercisi.
4. Avuç içinize bakın :
Avuç içlerinize dikkatle bakın. Eğer kırmızı ve lekelilerse karaciğerinizde sorun var demek.
5. Hafıza kontrolü :
Bir tepsinin üstüne rasgele 10 eşya koyun. Tepsiye sadece 10 saniye bakın. Kaç tanesini hatırlayabildiniz? İyi bir hafızanızın olması Alzheimer'le karşılaşma riskinizin daha az olacağı anlamına geliyor.
6. Kas kontrolü :
Sırt üstü yatın. Bacaklarınız dümdüz olsun. Bir bacağınızı havaya kaldırın. Bir kişinin ayağınıza bastırmasını isteyin. Eğer bacağınız yere düşüyorsa,kaslarınız da bir zayıflık olduğu anlamına geliyor.
7. Görünüş :
Gözünüzün hemen altında elmacık kemiğiniz üzerine bir cetvel yerleştirin. Sonra cetvelin üstüne bir kredi kartı yerleştirin kartı en rahat okuduğunuz uzaklığı ölçün.
Ne kadar yakına gelirse gelsin kartı rahat okuyabiliyorsanız göz sağlığınızın iyi olduğu anlamına geliyor.
8. Tiroit misiniz? :
Kollarınızı yere paralel olarak tam karşınızda birşeye uzanıyormuş gibi uzatın. Ellerinize dikkat edin. Eğer elleriniz bu pozisyonda titriyorsa o zaman tiroit olma riskiniz çok.
9. Düz yürümek :
Yere bir metre uzunluğunda bir çizgi çizin. Üzerinde rahat rahat yürüyebiliyorsanız, vücudunuzun koordinasyonu iyi işliyor demektir.
10. Doğum kilonuz :
Annenize kaç kilo doğduğunuzu sorun. 3 kilonun altında doğmuşsanız kalp sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.
11. Beliniz kalın mı? :
Vücut şekliniz elmaya benziyorsa, yani yağlarınız belinizin çevresinde toplanıyorsa, kalp sorunu yaşama riskiniz daha fazla.
12. Tuvalet sıklığı :
Her 3 saatte bir tuvalete birden çok gitme ihtiyacı mı hissediyorsunuz? Diyabetin en erken alarmlarından biri sık sık tuvalete gitmektir.
13. Nabız kontrolü :
Nabzınız ne kadar yavaş atıyorsa o kadar uzun yaşayacaksınız demektir. Yani nabzınız 70'in altındaysa sağlıklısınız anlamına geliyor.
14.Dişlerinizi fırçalayın :
Eğer dişleriniz kanıyorsa, kalbiniz tehlikede demektir.
15. Parmak uzunluğu :
İşaret ve yüzük parmakları aynı uzunlukta olan kişilerin kalp krizi geçirme riski daha fazla.
16. Ayak bilekleri :
Baş parmağınızla ayak bileğinizin arka kısmına bastırın. Eğer bastırdığınız noktada çok fazla çukurluk oluşuyorsa, o zaman kalp, akciğer, böbrek sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.