Ey felek ! ben aşkı erken yaşta tanıdım,
Ve ben her zaman aşkım ile yaşadım.
Sen her zaman yıktın aşklarımı
Gücenme felek ! ben seni kalleş olarak tanıdım.
Ben erken yaşta başladım sevmeye,sevdikçe sevdim,
Ve ben her sevgide bin darbe birden yedim.
Ulan felek!sen beni hep acılara ittin,
Ve sen beni acılarımla bırakıp gittin.
İlk aşk çağlarımdı,gönlüm denizler misali kabarmıştı,
Nerden çıktın karşıma ? aldın benden aşkımı
Nice aşklar yaşadım;elemli,kederli veya neşeli,
Baktığında hepsi aynı değil mi ?
Yıktın bunların hepsini
Son aşkıma dokunma felek!
Onunla yaşıyorum ben,gözleriyle,sözleriyle,gülüşüyle
Ve hatta bu şehirdeki ayak izleriyle.
Onu öyle seviyorum ki!
Ne olur kıskanma felek
Dünya gözüme toz pembe olur,onu gördüğüm her anda.
Onun hayali var karşımda,bağlıyım ben ona aSLı'nın aşkıyla,
Bu büyük aşkımı ne olur yıkma felek !
Onu benden alamazsın,
Umutlarımı yıkamazsın,
Dünyamı karartamazsın,
Karşıma çıkma felek..
'İlk ateşi sen yaktın
Son yangın da senden olsun
Senin canın sağolsun .''
Ben yakılacak adamım bu şehirde
Sana böyle yandığım için
Ben asılacak adamım bu şehirde
Seni böyle sevdiğim için
Oysa
Neler öğretti hayat bana
Gülerken ağlamayı
Sırtımdan vurulmayı
Aç susuz yaşamayı .
Daha neleri öğretti hayat bana
Bir sana yalvarmayı öğrenemedim
Bir de seni unutmayı
Sen sahte mutlulukların süslü prensi
Sen sosyetik barların şımarık sokak kedisi
Sen mutluluğun korkak faresi
Sen hep aynı gecelerin
Hep aynı şarkıların
Hep aynı masaların vazgeçilmez mezesi
Senin cirit attığın sokaklarda
Ne gezer aşkın vefanın gölgesi
Çek git artık!
Yaşanmasın bir daha aşkın böylesi
Çek git artık!
Bitsin burada bu aşkın hikayesi
Oysa
Bir yudum mutluluğun için
YoLLarına bir ömür serdim
Oysa
Bir gelişin için
Sokaklarına binlerce sabır ektim
Hasretse hasret
Acıysa acı
Uğrunda en kralını çektim
Biliyorsun .
Seni ßeßekler gibi sevdim
Seni çiçekler gibi sevdim
Seni melekler gibi sevdim
Çünkü sen
Tapılacak Adamdın (!) bu devirde
Oysa ben
Sana böyle yandığım için
Sana böyle kandığım için
Seni böyle sevdiğim için
Asılacak adamım bu şehirde
Yakılacak adamım bu şehirde
Ben yakılacak adamım bu şehirde
Sana böyle yandığım için
Ben asılacak adamım bu şehirde
Seni böyle sevdiğim için
Çocuk gibi davranmayi sever. Bir çocugu oksar gibi incitmekten korkarak oksamalidir erkek kadini. Ama ayni zamanda hiçbir kadin çocuk muamelesi de görmek istemez. Söyledigi seyler çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alinmasini ister. Yani bir kadinin çocukluk yapmasina izin vereceksiniz ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz...
Bir Kadin Güçlüdür Aslinda.
Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasini sevmez. Ister ki erkegin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabilecegi seyleri bile erkegin yapmasini bekler. Böylece hem daha çok kadin oldugunu hissedecektir hem de erkeginin ne kadar güce sahip oldugunu görecektir. Ancak kadini gücünü göstermek istediginde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istedigi bir sey varsa mutlaka yapar...
Bir Kadin Sevgidir Aslinda.
Içinde her zaman olagan üstü bir ask tasir. Sevdiklerinden kolay kolay ayrilamaz. Sevdiklerini kolay kolay kiramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadinin tam anlamiyla sevebilmesi için yüreginin kabul ettigini beyninin de kabul etmesi gerekir ve birisini ya da birseyi sevmezse de onu asla sevmesi için zorlayamazsiniz. Belki kolayca yüregine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer etmemisseniz her an terk edilebilirsiniz. Sevmedigi halde terk etmeyen kadinlar da var elbette. Bunun nedeni ise dizginleyemedikleri "acimak" duygusudur...
Bir Kadin Yalnizdir Aslinda.
Hiçbir zaman kadini bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyasi vardir ve orada hep yalnizdir. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanin kapisini açamaz. Yalnizlik onun siginagidir. O siginaga ne zaman girecegine, ne kadar kalacagina hep kendisi karar verir. Siginaktayken oradan çikmaya zorlarsaniz onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz...
Bir Kadin Çilgindir Aslinda.
Neler yapabilecegini hemcinsleri dahi hayal edemez. Yaraticiliginin siniri yoktur. Ama bunu ortaya çikartmak için hayatinin erkegini bekler. Hoyratça harcamaz yaraticiligini. Sadece erkegine saklar. Bir kadinin gerçek erkegi olmayi basarabilmisseniz çok sanslisiniz demektir. Çünkü yasaminiz asla siradan olmayacaktir...
Bir Kadin Hayattir Aslinda.
Çünkü hayatin içinde olan her sey ancak kadinlar oldugunda anlam kazaniyor. Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadinin elinden içtiginiz suyla kendi kendinize bardagi doldurup içtiginiz su arasindaki lezzet farkini anlayabiliyor musunuz? Anliyorsaniz ne mutlu size. Anlamiyorsaniz ne yazik ki yasamiyorsunuz
Duyu organları kadın ve erkekte nasıl farklılıklar gösteriyor... Kadınların gözü, erkeklerin kulağı... Erkekler ve kadınlar, duyularında da birbiriyle yarışıyorlar.
Gözler: Kadınların görsel belleği güçlü. Bir nesnenin masadaki yeri veya fizyonomi gibi...
Kulak: Bir şey dinleyen erkekler gürültüye daha duyarsız. Gürültülü ortamda dikkatli birer dinleyiciler. Tiz sesleri iyi duyuyorlar.
Burun: Beynin iki yarımküresini bağlayan köprü bölgesi daha gelişkin olan kadınlar, iyi koku alıyor ve farklı kokuları iyi ayırt ediyorlar.
Dil: Kadınlar daha iyi tat alıyor. Acı ve tuzluya duyarlılar. Erkeklerin ilgili dil reseptörleri daha az sayıda.
Parmak: Kadınlar küçük eşyaları kullanmakta becerikli. Kadınların parmakları ince ve parmak ucu dokunma duyuları gelişmiş (özellikle, adet öncesinde hassas oluyorlar).
@melisa18 ßeßeqim FarkındaySan eSki Ortamımız kaLmadı
ßirazcık daqıLdık
ama qene eSkiye dönceS emin oL
ßakSana ßen Hic kimseye ßi$ey yaSamadIm faLan
ßence Sadece qörüLmüor
YoqkSa ßurada konusu acıLan herkes ßoard tarafından cok seviLior
meraket etme mJks..