Bir militan olduğumu bilsen yine severmiydin.
Günde bin kez öldüğümü bilsen yine severmiydin.
Mapuslara düştüğümü görsen beni ararmıydın.
Vurulupta düştüğümü görsen yaramı sararmıydın.
Kadını ilk önce mapustaki adi suçluların erkek dergilerinde.
Daha sonra yalnız rüyalarımda gördüğümü söylesem.
Bir polis gördüğümde bacaklarımın titrediğini kalp atışlarımın hızlandığını anlasan.
Yakalanmaktan değil,senden ayrılmaktan senzizlikten kortuğumu anlatsam anlatabilsem sana.
Yine beni sevdiğini söyleyebilirmiydin.
Ne kadar evet desen boşuna.
İkimizde biliyoruzki,demezdin.
Ama ben ne senle yaşadıklarımdan nede senden sonraki yaşayacaklarımdan PİŞMAN DEĞİLİM.............
Biliyormusun yağmur yağar şimdi.
Bu demektirki yine hep seni düşüneceğim.
Aşktan yana buz tutuyor kalbimi.
İşte bu yağmurla eritecegim.
Şimdi nerdesin şimdi?
Heran yüregimde yanıyorsun bilki.
Artık öylesine bir şiir yazacağımki.
O kapkara gözlerini ağlatacagım...
Kara kitabın gönül sayfası hicranla dolu Açılmış bana kaldırım dolu garibin yolu Kaderde varmış acıyla bağlı yolumun sonu Sevinçler bensiz bense çaresiz perişan oldum Nice isyanlar ettirip biten tükenen yıllar Kimse duymaz feryadımı duyan karanlık yollar Buluşmam yakın pembe hayaller bütün acılar Hasret son bulur soğuk köşede biter rüyalar Geçmişe küskünüm yıllar hep çile dolu gönlümde Bir gün gülmedim bugüne kadar kısa ömrümde Ağlıyorum hep tek sebebi maziye döndümde Unuttum desemde inanmayın yaş var gözümde Baştan doğsam eski halimden eser kalmayacak Geçmişi silsem silinmez kederim hep yaşayacak Korkuyorum öfkeler nefretler benim olacak Sonsuza kadar isyanlarla ömrüm son bulacak
Eğer yeniden başlayabilseydim yaşama,
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar.
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun olmazdı aslında,
Daha çok riske girerdim,
Daha fazla seyahat ederdim,
Daha çok güneş doğuşunu izler,
Hayatın bazen benimle dalga geçtiğini düşünüyorum. İstediğim şeylerin bazen neden gerçekleşmediğini düşünmekten kendimi alamıyorum. Aslında isyan etmiyorum, biliyorum hayat çok güzel ve bende yaşadığım için mutluyum. Hani bazen insanın canı acırya, tüm dikenlerin sanki vücuduna battığını hissedersin ya. Arasıra o dikenler sadece acıtır ama artık kanatmaya başladı ve ben bu aralar buna engel olamıyorum. Ne olurdu diyorum gökyüzü kadar gerçek olsa tüm hayaller, yüksek dağlar kadar ulaşılmaz olmasa, berrak olsa dağ yamaçlarındaki pınarlar kadar. O kadar güzel şey varki yaşanacak ama öğlesine değil, ölesiye yaşanacak. Seviceksem öğlesine değil, ölesiye sevmeliyim. Nefret ediceksem damarlarımda dolaşmalı nefretim. Aşık olacaksam, o aşk korkutmalı seni, ağlıycaksam bir daha susmamalıyım, güleceksem kahkahalarımı duymalı tüm insanlar. Gri renkleri kabul etmiyorum. Artık olmalıysa ya sadece siyah yada sadece beyaz olmalı hayatımdaki tüm renkler. Biliyorum belki çok acımasız yaklaşıyorum hayata ama dedim ya belirsizlikler istemiyorum artık. Net olmalı mutluluklarım. İyi demlenmiş bir çay gibi belkide, Ne içtiğimi bilmeliyim, Ne kadar sıcak olduğunu hissetmeliyim. Çünkü acı vermiyor bildiğim şeyler. En sonunda öleceğimi biliyorum mesela ve ona göre yaşıyorum.......
Bir bulut sarsın evinin damını
Azrail beklesin almak için canını
Ben deil aşkım emsin kanını
Damarların kurusun beni yıktığın için
Giydiğin en güzel elbise kefenin olsun
Yılanın çok olduğu yerde mezarın olsun
Mezartaşının üstüne verimlidir yazılsın okuyanın olmasın beni yıktığın için
Haberini aldım, yeni birini bulmuşsun
Hayır hayır benden sonraki değil
Daha sonra, daha daha sonrakinin haberini aldım
Seviyorum, mutluyum demişsin.
İnanmıyorum sahi mi?
Üzüldüm
Ne senin için mi?
Yok canım saçmalama
Ne senin için, ne de kendim için.
Arkanda bırakacağın bu yeni ceset için.
Allah aşkına bir anlat nasıl sevdin.
Sen sevmeyi bilmezsin ki.
Sen Ağustosun sıcağında...
Tir tir titremedin ki...
Sen zemherinin ayazında yanmadın ki....
Sen en neşeli şarkılarda ağlayıp...
Ağıtlarda gülmedin ki...
sen geceleri kan ter içinde ansızın uyanıp..
Vücudunun buz gibi olduğunu hissetmedin ki...
Allah aşkına anlat nasıl sevdin...
Sen sevmeyi bilmezsin ki
Yoksa değiştin mi.
Yok zannetmiyorum.
Sen değişmezsin, sen sevmezsin
Hatta acıma hissi bile yokken sende.
Ben yangınlar içinde yanarken
Bir yudum su vermedin.
Yalnızlığımla başbaşayken
Selam bile vermedin
Allah aşkına anlat nasıl sevdin
Sen sevmeyi bilmezsin ki.
Resmin yok bende, yırtıp attım
Sahi adın ne idi,
İsmini de unuttum
Ama şuramda tam şuramda yüreğim başında
Bir şey var,
Biri var sen misin yoksa
Eğer sensen çık
Sen oraya layık değilsin.
Ha belki haberin yoktur söyleyim.
Benden sonraki sizlere ömür.
Bir sonraki mi yok onun birşeyi yok.
Git agora meyhanesinde bulursun.
Ben mi,
Sevinme boş yere ben çok iyiyim.
odamdasın hergün
Dalga geçiyorum seninle
İştahımda çok iyi
Fakat işler çok yoğun
Bir gün vali oluyorum, bir gün başbakan
Birde bizim odadaki
Napolyonla, Zaloğlu Rüstemin kavgaları olmasa
Ha sahi unutmadan
Anlat ne olur nasıl sevdin
Yaa merak ettim.
Allah aşkına anlat
Nasıl sevdin.
Sen sevmeyi bilmezsin ki.
Artık yoksun diye yollara düşüp,
Evimin yolunu unutacağım.
Sonsuz beyazlığa bir perde çekip,
Karanlık hayata alışacağım.
O hayat yalnızca kendime ait,
Yanıma kimseyi almayacağım.
Aklımdan,kalbimden herkesi atıp,
Yalnızca sana yer ayıracağım.
Bu gidişin kalpten vuracak beni,
Yüreğime koca taş basacağım.
Yine de unutmak mümkün mü seni
Seni tüm ömrümce hep anacağım.
Sen güldükçe ben AĞLAYACAĞIM!..