bilge ördek

bilge ördek

Üye
17.07.2011
Er
234
Hakkında

  • bundan sonra bende küçük bilge gibi ayrılıcam buradan ama küçük bilge gibi deil uzunca bir zamn boyuca buraya girmeyeceğim... burada yanlış anlamaların yeterince kurbanı oldum zaten... benim kalbim bunca üzüntüyü taşıyacak güçte deil. eğer bir sorun olursa özel mesaj atmanız yeterli.... ELVEDA MAİNBOARD!!! SİZİ HİÇ UNUTMAYACAĞIM!!!
#18.08.2011 22:08 0 0 0
#18.08.2011 21:37 0 0 0
  • küçük bilge canım arkadaşım bak oparetör doğru söylüyor. ara belki senin için iyi olabilir ama bence hiç ara vermesen daha iyi olur. hem burası bizim çocuğumuz gibi oldu. mainboardsız yapamıyoruz. bunu sende bende iyi biliyoruz. lütfen bırakma bu sayfayı......
#18.08.2011 18:53 0 0 0
#16.08.2011 13:39 0 0 0
#16.08.2011 13:36 0 0 0
#15.08.2011 19:37 0 0 0
#13.08.2011 17:10 0 0 0
  • (¯`'•.¸ ¸.•'' Güzel Sözler •'¯`•.¸¸.•'¯)
    Ben Sensizliğe değil, seninle olan günlerime hayal kurdum, Seni hayal ettim umutlarıma hep seni yazdım, benim için SEN olucaksın Bu hayatta ve senin için BEN olacağım bu yalan dünyada!..

    Özlemin içimde bir ateş oldu, sensizlik dertlerime yeni bir heycan oldu, sensizlik benim gözyaşım oldu..

    Yarınlar için güneşim ol benim, yeni umutlarım yeni hayallerim ol biricik sevgilim..

    Seni düşündükçe anlıyorum ne kadar şanslı olduğumu ve seni hayal ettikçe hayal ediyorum güzel günleri..

    Umudumun adı sensin, sen benim en güzel hayallerimsin, bir hayalim var adını çok sevdiğim oda sensin biricik sevgilim..

    Sensiz olacak bir hayatı istemem garip dünyamda, sensizliği yediremem kendime dinletemem kalbime! Sen benim ilk ve Son aşkımsın, sen istemesende!!!

    Uzaklıklar biter sevince, önemli olan kalpler bir olsun her iki yürekte, ben seni bekliyorum umut dolu hayallerimle, haydi tut ellerimi bitsin bu işkence...

    Gururuma değil sana yenildim, gözyaşlarımın tek sebebi sensin vicdansız sevgilim..


    Yeni yılda yeni Aşklar Kalbinizde Olsun En Güzel Yılbaşı Nefes Aldığınız Her an Etrafınıza Mutluluk Dağıtsın..


    Bugün Dertleri Bir yana Bırakın, Bugün Gözyaşlarını Unutun, Bugün Daha Mutlu Yarınlar için İnadına Hayata GülümSeyin, 2011 Ylınız Kutlu Olsun...

    2011 Yılının En Güzel Saatleri Sizlerle Olsun, Tek Derdiniz Mutluluk Olsun...

    Hayatın bütün güzellikleri gözlerindeki ışıltı kadar güze, temiz, içten ve parlak olsun 2011 Yılı Sana ve Ailene Mutluluk Getirsin.

    2011 yılbaşı gecesinde bütün umutlarınız ve hayallerinizin gerçek olması dileğiyle yeni yılınızı kutlarım..

    Seninle hergün bana yeni bir yıldır, gözlerinde bulurum mutluluğu sözlerinde yaşarım o anı dolu dolu, benim için en güzel yılbaşıdır bana olan sevin birtanem..

    Seni Tanıdığımda 2003'un sonbaharıydı ve şimdi 2011 her ayı seninle ilkbahar gibi gelicek bana taki 2011 yılından öncekiler gibi..

    Seni beklediğim her gün bana yeni bir gündür, seni düşündüğüm her saat yeni hayaller ve yeni duygular katar içime, sen benim için yeni bir hayatsın, mutluyum Cennet Gözlerinde sevgilim

    Sana bağlanmak hayata sıkıca tutunmaktır, seni beklemek yarını ümitle beklemek gibidir sevgilim

    Yorgun gözlerimin canlı renkleri sensin, üşüyen ellerimin sıcaklığıdır ellerin, bir gülüşün yeter sevgilim, Sensin benim Cennetim!

    Sen olmasaydın ben yaşayamazdım, sen olmasaydın aşk nedir anlayamazdım, tek nefesim sensin benim, sensiz derbederim sevgilim

    Sensizlikmi zor olan, yoksa senin yaşadığını bilerek sensiz yaşamaya devam etmekmi zor olan hangisi daha çok acı veriyor bilmiyorum

    Bilirimki sensizlik ölümdür bana, bilirim ki gözlerin gözlerimde olmaz ise haram olur bu dünya bana göremem sensiz hayatı yalnızlığımda...

    Zaman ömrümü alıp gitsede sessizce, seni kalbimden alamayacak yeminliyim aşkımın üstüne

    Dertlerim deniz misali durgun ve sessiz, her sessizliği acılar içinde boğuyor nefesimi ve her nefesimde çığlıklarım yükseliyor sensizliğe

    Bu kalp sensiz atmasını bilmiyor, bu beden sensiz sıcaklığı hissetmiyor, gözlerimde hayalin var aglasamda silinmiyor

    Güzel Sözleri Değil Seninle Güzel Olabilecek Sözleri Yazıyorum Sana Birtanem, Sen Kelimelere Anlam veren güzelliksin!

    İnadına bugün yine seni düşüneceğim tertemiz hayallerime seni çizeceğim, seninle butün hayallerimi süsleyeceğim, sen benim için gerçek olan bir hayalsin!

    Huzuru gözlerinde buldum, mutluluğu nefesinde hissettim ve bedenimi ısıttın, bir gülüşün yetiyor be güzelim sen gükdükce acılara inat seni seveceğim...

    Meçhul bir yerde karmaşık duygular içinde hafif gözüm yaşlı bir şekilde yazıyorum bunu, Seni Seviyorum..

    Sana aşık olmakmış nefes almadan ölrmek, seni dinlemekmiş yalanların içinde yüzmek, seninle yürümek meğer hayatın uçurumunda dans etmekmiş yalancı sevgili

    Cezam mı revamı bilemedim, seni nasıl sevmiş bu kalbim söz geçiremedim, seninle mutlu olmaktı tek isteğim, herşey yalanmış anladım gittiğin gün, vefasız sevgilim!!!

    Sözlerimin bittiği yerde gözyaşlarımla haykırıyorum isyanımı Sana! kırık kalbimi, umutlarımı,hayallerimi gözyaşlarımla büyütüyorum belki geri dönersin benim sevdiğim gibi seversin!

    Gittiğin günden beri seni hayal ederim ve hayalinin karşısında ağlarım, bir gün dönersin diye beklerim ve beklerken hep seni hayal ederim...

    Dertlerimin, acılarımın içinde seni düşünerek mutlu oluyorum, sen benim ilahımsın ve bundan gurur duyuyorum...

    Soğuk odamın bir köşesinde düşünüyorum seni, seni düşündükçe hayallerimi bir bir kırıyorum, gelmeyeceğini biliyorum ve sensiz ölüme bir adım daha atıyorum...

    Sanadır yazılan bu sözler okuyorsun biliyorum, beni görmemezliktne geliyorsun bunuda biliyorum, ve seni deli gibi sevdiğimide biliyorsun! Neden geri gelmiyorsun?

    Benim için güzel söz yoktur, benim için sana söylenen sözler güzeldir Bebeğim...

    Sensizliği kabullenemez gözlerim, gözyaşlarım sel olur sensizliğe kaybolurum, sözlerim mühür olur meçhul yarınlara yol alırım!

    Benim Can damarımdır senin gözlerin, gözlerinde bir yaş olmak isterim, o gözlerde hayata seninle bakmak isterim, sen tek hayatımsın ne olur anlar sevgilim

    Her gece düşünürüm seni, belki özlersin dönersin geri, seni unutamadığımı biliyorsun vefasız sevgili, haydi yeniden tut ellerimi!

    Sana yazdım sözlerimi sadece sana! Sensizlik Olmuyor çekilmiyor bu yalan Hayatta! Al herşeyim senin olsun, sensiz bu dünya bana haram olsun!!

    Bugün gözlerimin hayata küstüğü gündür, bugün nefes alırken aldığım nefes ile boğulduğum tek gündür, bugün Sensizliğimin ilk günüdür..

    Ayrılığın tadını sen gidince anladım, sensizliğin kahrını gözyaşlarımla suladım, belki bir gün dönersin diye kalbime bir umut bağladım, umudumun adı sensin kalbimden çıkaramadığım...

    Sesini Nezaman Duysam Mutlu Olurum, Gözlerini hayal Eder Huzuru Bulurum, Seni yanımda isterim geleceğime ismini Hecelerim Bebeğim.

    Sonu Yok Sessizliğimin, sonu yok sensizliğe döktüğüm gözyaşlarımın, hep hayallerimde seni sakladım, benim için bir sen vardın hayatı seninle yaşadığım

    Bugün Senssizliğimin ilk günü, bugün dertlerimle tanıştığım, gerçeklerden kaçtığım ilk gün, benim ilklerim hep sensin!

    Anlamlı yok Sensiz hayatın Anlamlı yok bugünün yarınların, her aklıma geldiginde adını haykırırım sessiz kalır gözlerim, gözyaşlarımla isyan ederim

    Sanki hiç gitmemiş gibi bekliyorum seni, sanki sesini duyacakmışım gibi bir gün gelirsin diye bekliyorum beni bırakıp gittiğin yerde.

    Zamanı durdurmayı denedim sen varken yanımda, güzel gözlerine dalıp kaybolmak istedim hayallerimin en güzel rüyalarında, hep seninle nefes almaya dua ettim Yüce YARADAN'nın huzurunda, sana yeminliyim güzelim başkası çıkamaz karşıma..

    Seni benliğimde sevdim, seni severken ben kendimden geçtim, sensizliğe ölümdür yeminim, ben seni yaşamak için sevdim...

    ALINTIDIR!
#13.08.2011 17:07 0 0 0
  • SÜPRİZ İRMİK TATLISI

    MALZEMELER:
    1 litre süt
    1 su bardağından 2 parmak eksik irmik
    1,5 su bardağı şeker
    1 pk.vanilya
    2 yem. kaşığı kakao
    ceviz
    YAPILIŞI:
    Öncelikler irmik, şeker ve sütü muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişiriyoruz. Ocaktan alıp vanilya ekliyoruz.
    Karışımın 3/1 ini ayırıyoruz ve kakao ile karıştırıyoruz. Islanmış bir borcama veya başka bir kalıba beyazın yarısını döküyoruz. Üzerine kakaolu karışımı döküp üstüne tekrar kalan beyazı döküyoruz ve cevizle
    süslüyoruz ( bende kalmamış ben süslemedim)

    Buzdolabında 2-3 saat bekletip serviz yapıyoruz.

    ALINTIDIR!
#13.08.2011 16:53 0 0 0
  • BAL PARMAK

    MALZEMELER:
    2 yumurta
    Yarım su bardağı toz şeker
    1 paket oda sıcaklığında yumuşamış margarin
    1.5 pk. kabartma tozu
    4.5 su bardağı un
    Yarım kase irmik

    ŞERBETİ:
    3.5 su bard. şeker
    3.5 su bard. su
    1/4 limon suyu

    YAPILIŞI:
    Önce şerbeti hazırlayıp iyice soğutalım.
    Yoğurma kabımıza margarin,yumurta ve şekeri alıp iyice karıştıralım.
    Ardından un ve şekeri katıp iyice yoğuralım.
    Hamurdan parmak inceliğinde5'er cm lik çubuklar yapalım.
    Bunları irmik içinde yuvarlıyalım ve yağlanmış fırın tepsisine dizelim.
    Önceden ısıttığımız 190 dereceli fırında altı ve üstü kızarıncaya kadar pişirelim.
    Fırından çıkarır çıkarmaz soğuk şerbeti dökelim.
    Afiyet olsuuun.
#13.08.2011 16:50 0 0 0
  • Konu: Viyola
    Keman ve Keman Nedir
    Muhtemelen en tanınmış orkestra çalgısı olan keman bir yayla çalınan telli bir enstrümandır. Keman Ailesinin en geniş aralıklı sesine sahip olan üyesi olan Kemanın yanında diğer üyeleri Viola, Çello ve Konturbas' dır. Keman kendine özgü biçimiyle 16. yüzyılda Avrupa' da ortaya çıktı. Teknesi, sırt ( Akçaağaç' tan ) ve göğüs (Köknar'dan) ile yanlıklardan ( Akçaağaç' tan ) oluşur. Göğsündeki iki delik "F " biçimindedir.
    Yanlıkların ortasında büyük bir girinti vardır. Yine Akçaağaçtan yapılan sapın ucu salyangoz biçiminde kıvrımlıdır. Keman imal edilirken, ön, arka kısımlar ve omurga boş bir kutu oluşturacak şekilde birleştirilir. Kuyruğa bağlanan dört tel köprünün üzerinden geçip perdelerden uzanıp akort anahtarlarına bağlanır. Anahtarlar vasıtasıyla akort edilir ve elin perdelere basılması ile değişik sesler ve tonlar elde edilebilir.
    Çalgının dört teli vardır Pesten tize doğru doğru Sol, Re, La, Mi. Keman ailesinden çalgılar; keman, viyola, çello ve konturbas adlarını taşır. İlk kemanlar, Bavyera' nın Füssen kentinde İtalya' nın Brescia ve Cremona kentlerinde ve aynı çağda Paris' de yapıldı. Teknenin uzunluğu 36 - 36 cm, toplam uzunluk yaklaşık 60 cm dir.
    19. yüzyılda İtalyanlar keman yapımında ilk sırayı Paris'li ustalara kaptırdı. Bu ustalar Nicolas Lupot Jean - Baptiste, Vuillaume' dir. Bu dönemde çalgının tellerini daha çok gerebilmek, gücünü arttırmak ve ses alanını genişletmek amacıyla sap arkaya daha çok eğildi, Abanozdan yapılan perdelik uzatıldı ve yine abanozdan yapılan kuyruk eklendi. Çalgının iç yapısında da gerekli değişiklikler yapıldı. Köşeler, takozlar, bas balkonu ve can direğinin boyutları büyütüldü.Yapımcılar 19. yüzyıla değin her türlü telli çalgıyı yapıyorlardı. 20. yüzyılda uzmanlaşmaya başladılar. En büyük keman yapımcıları arasında GagliAnolar, C.Fegant, J. B. Guadagnini, A. Guarneri, L. Guersan, Klotlar, G. P. Maggini, D. Montagnana anılmalıdır.
    Kemanın çocuklar için yapılmış daha küçük boyutları vardır. Çeyrek, yarım (53 cm) ve üç çeyrek (56cm)
    19. yüzyılın ortalarında Türk Müziğinde de kullanılmaya başlanan keman günümüzde gerek Klasik Türk Müziği, gerekse Türk Sanat Müziği ' nin vazgeçilmez çalgıları arasındadır. Alaturka Kemanda Sol, Re, La, Mi akordu yerine La,Re,La,Re ve Sol,Re, La,Re akortları da kullanılır. Alaturka kemancılar sesini arttırmak amacıyla genellikle çalgının göğsünü içten incelttirirler. ( 1 )

    Tarihte Kemanın Yeri
    Lavignag, kemanın Türklerin Kemençeigos yani oğuz kemençesinden alındığını yazar. Bazı kaynaklarda ise Arapların Rebab' ından geliştirildiği öne sürülmüştür. Keman asıl biçimini korumakla birlikte 19. yüzyılda bazı değişikliklere uğradı. Çağdaş kemanda gövde ve sap daha uzun, köprü daha yüksektir. Kemana orkestrada ilk olarak 1565' de S.T. Riggo ve Corteccia' nın eserlerinde yer verilmiştir. Sonraki yıllarda orkestradaki görevlerinden dolayı birinci ve ikinci keman olarak adlandırılmış, orkestradaki sayıları çoğaltılmıştır.

    Türk Musukisi'nde Kemanın Yeri
    Kemanın Türk ülkesine ne zaman geldiği tam olarak bilinmemektedir. İstanbul ve Trabzon gibi Latin ülkeleri ile sıkı ilişkiler içinde bulunan şehirlerde çok eskiden beri kemanın en eski örneklerinin bulunduğu ileri sürülmüştür. Kanun'i Sultan Süleyman'ın sadrazamlarından Makbul İbrahim Paşa nın gençliğinde padişahın şehzadesi olarak Manisa da bulunduğu yıllarda keman çaldığı biliniyor.
    Yine bu yüzyılda yaygınlık kazanmış bir saz olarak klasik musukimize girememiş olmakla birlikte halk arasında çok tutuluyor ve koltuk meyhanelerinde çalınıyordu. Kemanı üst düzey sınıf arasına sokan kişinin Sultan 1. Mahmut dönemi sanatkarlarından olan Corci olduğu ileri sürülür. Kemandan önce musukimizin yegane sazı Rebab idi. O yıllarda kemana "Viola d' Amore " deniyordu ki bu sazın benzeri yakın zamanlara kadar kullanılmış olan Sine Kemanı'dır. Kemani Corci' ye kadar bütün kaynaklarda eski Türk Kemanını çalanların Türk olduğu halde 18. yüzyıldan sonra Türk olmayan kimseler batı kemanını çalmaya heves etmiş ve pek çok ünlü isim ortaya çıkmıştır. Hiç şüphesiz bu sanatkarlar " Viola d' Amore' nin farklı şekilleri olan Sine Kemanı' nı çalıyorlardı.
    Yedi teli olan Sine Kemanı'nın sesi biraz boğukça olduğu ve kemençe sesine benzediği için musukiden anlayanlarca daha çok tercih ediliyordu. 19. yüzyıl başına kadar keman çalan sanatkarlar kemanın her iki türünü de kullanmışlardır. Daha sonra Sine Keman'ı unutulmuştur. Son idrakarları Mustafa Sunar ile Nuri Duyguer olmuştur.Batı kemanının ülkemize yerleşmesinde Romanyalı Miron' Un büyük rolü olmuştur. Ülkemizde Türk Musukisi ölçüleri içerisinde çok güçlü icrakarlar yetişmiştir. ( 2 )
    Bir devreye damgasını vuran bu sanatkarlardan bazıları şunlardır:
    Kemani Hızır Ağa, Kemani Rıza Efendi, Kemani Corci, Kemani Körsebuh, Kemani Aleksan Ağa , Kemani Memduh, Bülbül-i Salih Efendi, Reşat Erer, Nubar Tekyay, Sadi Işılay, Hakkı Derman Selahhattin Ünal ve bunla gibi musuki termonolojimizde keman çalanlara kemani denir.
    Müzisyen tellerin üzerinde yayı doğru Açı ile sürtünce ses elde edilir. Bu yay Pernan bUco2 dan yapılıp 75 sanimetre uzunluğundadır ve telleri at kılındandır.
    Kemanın en önemli özellikleri sahip olduğu ses aralığı ve hem lirik hem de hızlı ve parlak kullanıma elverişli olmasıdır.Kemancılar aşağıdaki teknikleri kullanarak özel sesler de elde ederler.
    Pizzicato ( telleri çekerek ), Tremelo ( yayı hızlı hızlı telin üzerinde hareket ettirmek ), Sul Ponticello ( yayı köprüye çok yakın sürterek ince bir ses elde etme ), Collegno ( yayın teli yerine ahşap kısmını kullanarak ) ve Glissando ( yayların üzerinde parmakları gezdirmekle çıkan ses )
    Kemanın ilk olarak 1500 lerde İtalya' da ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Lira da Braccio ce Fidle adlı iki enstrümandan türemiş olduğu sanılmaktadır.Keman yapım sanatı 17. ve 18. yüzyıllarda Antonio Stradivari, Guissepe Guaneri ve Jacop Satyner gibi ustalarla başlamıştır. O zamanki kemanların bugüne göre boyunları daha kısa, perde bölgesi daha kısa ve köprüleri daha düzdü. Keman klasik eserlerde ilk kullanılmaya başlandığı zaman alt sosyal seviyede bir Alet olarak görülmüştür. Ancak Claudio Monteverdi' nin Orfeos' u gibi eserler ve "24 Viyolons du Roi" gibi topluluklarla bu statüsü de yükselmeye başlamıştır. Bu tırmanma Barok dönemde de Antonio Vivaldi Jsbach ve Georg Philip Telemann gibi bestecilerle devam etmiştir.
    Solo konçerto, sonat ve suit gibi müzik janrlarında keman en önde giden olmuştur. Ancak keman virtiözleri ilk olarak 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Covanni Viotti, Isaac Stren Mischaelman ve Nathan Nilstain, David Oistrach Pinhas Zuckerman, jacah Heifelds bu konuda ün yapmış isimlerden bazılarıdır. (

    3)Kemanın Özellikleri
    Keman insanı erinden etkileyen eşsiz güzellikteki sesiyle yaylı çalgılar ailesinin en önemli üyesidir. Sesi öteki çalgılara göre bir çok bakımdan insan sesine daha yakındır. Keman çene altı ile omuz arasına sıkıştırılarak tutulur. Sol elin parmakları sap üzerinde bulunan tellere basarak gezinirken sağ elle tutulan yay keman tellerine sürtülerek çalınır.Gövdenin orta bölümündeki yan girintiler yayın daha kolay hareket etmesini sağlar. 35 ile 36 santimetre arasında değişen bir gövdesi vardır. Küçük ve hafif bir çalgı olmakla birlikte ortalama 84 ayrı parçanın bir araya getirilmesi ile yapılır. Genellikle 2 santimetre kalınlığında bir çam veya Akağaçtan oyma Kalemi ve rende kullanılarak biçime sokulur.
    Kemanın bir gövdesi ve buna bağlı bir sapı vardır. Gövde, göğüs tahtası yada tabla denilen üst kapak, alt kapak ve onları birleştiren yanlık adı verilen bir kasnaktan oluşur. Tellerin köprü aracılığı ile gövdeye yaptığı Basınca direnebilmesi için alt ve üst kapaklara bir kavis verilmiştir. Sapın ucundaki burgulara sarılarak bağlanan teller bir eşikten geçerek gövdenin ucundaki kuyruk bölümüne bağlanır. Köprü tellerin titreşimini üst kapağa iletir.
    Burgu yuvalarına yerleştirilen kulaklar tellerin istenilen ölçüde gerilmesini sağlarlar. Gövdenin içine boydan boya yerleştirilmiş bas çubuğu ya da bas kirişi denen bir çıta eşiğin tam altında da can direği denilen bir takoz bulunur. Bas çubuğu sesin tınlanmasına, can direği de ses titreşimlerinin alt kapağa iletilmesine yardımcı olur. Üst kapak üzerinde F biçimindeki iki ses deliği ses titreşimlerinin gövdeden dışarı çıkmasını sağlar.Dış etkilerden korunabilmesi için yapımı tamamlandıktan sonra, özel karışımlı bir tutkalla cilalanır. Cila aynı zamanda kemanın ses tınısını belirleyen önemli bir öğedir. Keman yapım ustalarına LUTHİER denir.
    Ülkemizde keman yapım teknikleri çok gelişmiş çeşitli yarışmalarda birincilik alan lutierlerimiz vardır.Bunlar; Cafer Açın, Mesut Gözalan, Yunus Tarhan, Mehmet Alkan, Nevzat Önder, Ayhan Damcıoğlu, Ahmet İyi doğan, Emin Tilef, Bedi Akol' dur.

    Kemanın Akort Sistemi
    Kemanın metalden ya da hayvan bağırsağından yapılmış dört teli vardır. Akort sistemi pesden tize doğru Sol , Re , La , Mi olarak düzenlenmiştir. Batı kemanlarıyla aynı akort sistemine sahip olmasına rağmen Türk Musukisine uygun bir şekilde isimlendirilmiştir. Do, Sol, Re, La. Bazı icracılar La telini ince sol düzeninde kullanmaktadır. Bu konuda çeşitli fikirler öne sürülmüştür. Eskiden kullanılan ve Avrupa'dan getirilen kemanların beş esas, altı ahenk telinin olduğu ve aynı telin ince sol olarak akort edildiği biliniyor. Bir başka görüş ise Rebab ve ud gibi çalgıların akorduna benzetmek için böyle hareket edildiğidir.La akort Türk musuki icralarında çiğ kalmakla birlikte bazı makamlar transpoze edildiğinde icrada zorluklar oluşmaktadır.

    ALINTIDIR!
#13.08.2011 16:47 0 0 0
  • Konu: KEMAN
    hyr arkadaşlar keman notaları farklı
#13.08.2011 16:40 0 0 0
#10.08.2011 20:05 0 0 0
  • Konu: Viyola
    ALLAHIM BU NE KADAR GÜZEL BİR ALETTİR ANLAMADIM GİTTİ.
#10.08.2011 19:56 0 0 0
  • ARKADAŞLAR EĞER BU ŞARKININ NOTALARINI ÖĞRENMEK İSTİYORSANIZ BU ŞEKİLDE ÖĞRENMELİSİNİZ. HERHANGİ BİR MÜZİK ALETİYLE UĞRAŞAN KİŞİLER NOTALARI BU ŞEKİLDE ÖĞRENMELİDİR. LÜTFEN BUNUDA DİKKATE ALINIZ. :)
#10.08.2011 19:55 0 0 0
#10.08.2011 19:45 0 0 0
  • bazen öyle yapmaya çalışıyorum ama sonrada kafam karışıyor :)
#10.08.2011 19:15 0 0 0
  • KÜÇÜK BİLGE ARKADAŞLARINA KATILIYORUM :) GERÇEKTEN ÇOK HIZLI KONUŞUYORSUN. İLERİDE AVUKAT OLABİLİRSİN :)
#10.08.2011 10:53 0 0 0