CaNeR509

CaNeR509

Üye
08.05.2006
Onbaşı
617
Hakkında

  • Evet ben yazdım ama dediğim gibi bu ve diğeri sadece 2 si hep hayalimdeki kişiye yazdım umudum o kişinin bir gun karşıma cıkması ve bende kalan emanetlerini (şiirleri) alması
#26.01.2007 20:28 0 0 0
  • Konu: AŞK Nedir?
    umarım aşkın tek varlığın hep seninle olur
    sende onun tek varlığı olursun

    Bir aşkım var evet ama aşkım gerçek değil ne yazıkki sadece bir hayal
#26.01.2007 19:25 0 0 0
  • Güzel herşey güzel
    Bunu yapan MiSS-FENER
    Bizede bu durumda helal olsun demek düşer
#26.01.2007 19:22 0 0 0
  • Şimdi bu konuya 2 farklı şekilde cevap yazılabilir.

    Eşit Oldukları Konular

    Başlangıçta İslâm ve Kadın başlığını işlerken, aslında kadının erkeğe eşit olduğu noktaları da; göstermiş sayılırız. Burada da öncelikle şunu söyleyelim ki, Islâm'da erkeğin kadından mutlak anlamda üstün olduğunu bildiren hiçbir nas yoktur. "Erkek kadın gibi değildir" (K.K. ÂI-i imrân (3) 36 ), demek, erkek üstündür demek değildir. "Erkekler, kadınların kayyûmudurlar. Bu, Allah'ın onların bazısını, bazısına üstün kıldığından ve erkeklerin mallarını harcadıklarındandır." (K.K. Nisâ (4) 34) âyeti de erkeğin mutlak üstünlüğünü göstermez. Önce burada "erkekleri kadınlara üstün kıldığı için..." denmemiştir. Demek ki üstünlük nisbîdir. Idare kabiliyeti erkeklere verilmiştir. Bir başka konuda da kadınlar üstün olabilir. Kadının şefkat dolu bağrı olmasa erkek evlâtları bir robot gibi yetiştirir. Demek ki bu konuda da kadın üstündür. Hem Allah, kadın erkek ayırmadan, "en üstün olanınız, Allah'tan en çok sakınanızdır." (K.K. Hucurât (49) 13 ) buyurur.Demek ki kadın, insan olarak erkeğe eşittir. Ikisinin yaratılışı da bir "nefis"tendir. (K.K. Nisâ (4) 1) Kökenleri birdir. Biri kaliteli, öbürü adı bir maddeden yaratılmış değildir.

    Kadın da kötülük yaparsa günah, hayır yaparsa sevap alır. Dua ederse Allah ona da "icabet" eder. Demek ki, kadın, Cennete ya da Cehenneme gitmekte de erkekten farklı değildir.Dünyada iken iş başarırsa kazanç, suç işlerse ceza bulur. Ticarethanesi varsa kadın olduğu için kazanç oranı düşük olmadığı gibi, meşru bir iş görüyorsa kadın olduğu için ücreti de düşük olmaz. Tersine bazı suçlarda kadın erkeğe göre daha az ceza görür.

    Insanlar arasındaki saygınlık ve hürmette, erkeklerden geri değil, tersine bazı hallerde ileridir. "Insanlar içerisinde iyilik ve hürmet yapmama en lâyık olan kimdir?" diye soran sahabîye Efendimiz; "annendir" cevabını vermiş ve arkasından, "sonra kimdir?" diye iki defa daha tekrarlanan bu soruya, "annendir" dedikten sonra, dördüncüde "babandır" buyurmuştur. (Buhârî, edep 2; Müslim, bir 1) "Namazda iken, babanın çağırması halinde namaz bozulmaz, ama annenin çağırması halinde namaz bozulur ve ona cevap verilir." Sözünün aslı nedir, şu anda bilmiyorum ama, dînî bir düşünceden kaynaklandığı açıktır. "Ana gibi yâr olmaz" atasözümüz herhalde kadını küçültüyor değildir.

    Demek ki, yaratılışta, Allah'a kul olmakta, ibadette, duada, suç ve cezada, yani kullukta, hürmet ve saygınlıkta, kısaca insan oluşta kadınla erkek arasında fark yoktur.

    İslamda Kadına verilen değer hakkında hadisler
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allahü teâlânın size emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin!) [Müslim]

    (Bir mümin, kötü huylu diye hanımına kızmasın! İyi huyu da olur.) [Müslim]

    (Kadın, zayıf yaratılışlıdır. Zayıflığını susarak yenin! Evdeki kusurlarını görmemeye çalışın!) [İbni Lal]

    (Hanımının kötü huylarına katlanan erkek, belalara sabreden Hz. Eyyüb gibi mükafatlara kavuşur. Kocasının kötü huyuna sabreden kadın da, Hz. Asiye gibi sevaba kavuşur.) [İ.Gazali]

    (Hanımı ile iyi geçinip şakalaşanı Allahü teâlâ sever, rızklarını artırır.) [İ.Lâl]

    (En üstün mümin, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranan güzel ahlaklı kimsedir.) [Tirmizi]

    (En iyi Müslüman, hanımına en iyi davranandır. İçinizde, hanımına en iyi davranan benim.) [Nesai]

    (Hanımına güler yüzle bakan erkeğin defterine, bir köle azat etmiş sevabı yazılır.) [R.Nasıhin]

    (Hanımının haklarını ifa etmeyenin; namazları, oruçları kabul olmaz.) [Mürşid-ün-nisa]

    (Hanımını döven, Allah'a ve Resûlüne asi olur. Kıyamette onun hasmı ben olurum.) [R.Nasıhin]

    (Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.) [İ.Asakir]


    Sual: Kız çocuğunun dinimizdeki yeri nedir?
    CEVAP
    Peygamber efendimiz, (Kız çocuklarını hor görmeyin) buyurdu. Hor görmek dini bilmemekten ileri gelir. Dinimizde, kadının ve kız çocuklarının fazileti büyüktür.

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Kızlarınızı altın ve gümüş ile süsleyin! Elbiseleri güzel olsun! İtibar kazanmaları için en güzel hediyelerle ihsanda bulunun!) [Hakim]

    (Kız çocuğunu güzelce terbiye edip, Allahü teâlânın verdiği nimetlerle bolluk içinde yedirir giydirirse, o kız çocuğu onun için bir bereket olur, Cehennemden kurtulup kolayca Cennete girmesine vesile olur.) [Taberani]

    (İki kız evladına güzel muamele eden, mutlaka Cennete girer.) [İbni Mace]

    (İki kızı veya iki kız kardeşi olup da, maişetlerini güzelce sağlayanla Cennette beraber oluruz.) [Tirmizi]

    (Çarşıdan aldığı şeyleri, erkek çocuklardan önce kız çocuklarına verene, Allahü teâlâ rahmetle nazar eder. Allahü teâlâ rahmetle nazar ettiğine de azap etmez.) [Harâiti]

    (Çarşıdan turfanda meyve alıp evine getiren, sadaka sevabı alır. Getirdiğiniz meyveyi, erkek çocuklarından önce kız çocuklarına verin! Kadınları, kızları sevindiren, Allah korkusundan ağlayan gibi çok sevap kazanır. Allah korkusundan ağlayana Cehennem haramdır.) [İbni Adiy]

    (Üç kızına, ihtiyaçtan kurtulana kadar iyi bakan, yedirip giydiren, elbette Cenneti kazanır.) [Ebu Davud]

    (Üç kız veya kız kardeşinin geçim veya başka sıkıntılarına katlananı, Allahü teâlâ Cennete koyar.)

    Eshab-ı kiramdan biri, (İki tane olursa da aynı mıdır?) diye sual edince, Peygamber efendimiz (Evet, iki tane olursa da aynıdır) buyurdu. Başka birisi, (Ya bir tane olursa?) diye sual etti. Cevabında buyurdu ki: (Bir tane de olsa gene aynıdır.) [Hakim, Harâiti]
#26.01.2007 00:58 0 0 0
  • MİSVAK

    Peygamber Efendimiz (SAV), ağız temizliğine ve diş bakımına da çok önem vermişlerdir. Bunun için misvakla dişlerini fırçalamışlar, ümmetine bu konuda tavsiyelerde bulunmuşlardır.
    Misvak sıcak bölgelerde yetişen "erak" ağacının kökleridir. Lifli bir yapısı vardır. Biraz ıslatılıp ezilince fırçamsı bir hal alır. Hem mekanik hem de kimyevî olarak pek çok faydaları vardır.

    1. Misvak, ağız için temizlik, Allahü Teâlânın rızasına sebep ve gözlere de ciladır.

    2. Misvak ağız için temizliktir ve Aziz ve Celil olan Allahın rızasına sebeptir.

    3. Misvakta on hassa vardır: Ağzı tatyib eder, diş etlerini güçlendirir, göze cila verir, balgamı giderir, dişin çürümesini önler, sünnete uygun olur, melaikeyi sevindirir, Rabbi razı eder, hasenatı artırır, mideye sıhhat verir.

    4. Misvak kullanın. Zira misvak ağzı temizleyen ve Rabbin rızasını kazandıran bir alettir. Bu hadis-i şeriflerde misvakın faydaları zikrediliyor. Misvak kullanmak, ağız için temizlik ve hoşluk sebebidir. Fırçalanmayan dişler sararır, aralarında ve diplerinde gıda artıkları birikir. Bunlar ağız kokusuna ve diş çürümelerine sebep olurlar. Diş etlerinde iltihaplanmalar olur. Misvak kullanmakla dişlerin çürümesi ve diş etlerinin iltihaplanması önlenir. Misvakın gözlere canlılık vermesi ve balgam söktürücü etkisi kimyasal özellikleriyle ilgilidir. Allahü Teâlâ güzel olan şeyleri, temiz olan şeyleri sevdiği için; peygamberinin tavsiyelerine uyulmasını sevdiği için, misvak kullanılmasından hoşnut olur. Melekler de temiz olan şeyleri severler ve kötü kokulardan rahatsız olurlar. Onun için onlar da sevinirler.

    5. Misvak, erkeğin fesahatini artırır. Fesahat, güzel konuşmak demektir. Sesin oluşumunda dişlerin de fonksiyonu olduğu için, temiz ve bakımlı dişlerin sesin güzelleşmesine katkıda bulunacağına işaret ediliyor.

    6. Niçin sararmış dişleriniz i!e huzuruma giriyorsunuz? Misvak kullanınız! Bu hadis-i şerifte ağız ve diş bakımı yapmayanlara bir azarlama var. Kendilerine zarar verdikleri gibi, çevredeki kimseleri de kötü görünüşleri ve ağız kokularıyla rahatsız edeceklerine işaret ediliyor.

    7. Şu dört şey peygamberlerin sünnetlerindendir: Sünnet olmak, koku sürünmek, misvak kullanmak, evlenmek. Peygamberler insanlığın rehberleridir. Peygamber (SAV) Efendimizden önceki peygamberlerin de ağız ve diş bakımına önem verdikleri, misvak kullandıkları ifade ediliyor.

    8. Misvak ve cuma guslü her Müslüman için gereklidir.
    Buraya kadar misvakın lüzumu ifade edildikten sonra, bundan sonraki hadis-i şeriflerde SAV Efendimizin uygulaması anlatılıyor:

    9. Misvak kullanmadan uyumazlardı.

    10. Uyudukları zaman misvak başuçlarında bulunurdu. Uyandıkları zaman da ilk önce misvak kullanırlardı.

    11. Misvakı enlemesine kullanır, suyu emerek içerlerdi. Üç defa nefes alır ve derlerdi ki: Bu türlü içmek daha iyi, hazmı daha kolay ve sıhhate daha uygundur.

    12. Aişe (RA) şöyle demiştir: "Peygamber SAV evine girdiği zaman ilk yaptığı iş, misvak ile dişlerini temizlemek olurdu"

    13. Ebu Musa şöyle dedi "Ben Peygamberin huzuruna girdim, misvağın bir ucu dilinin üzerinde bulunuyordu."

    14. Rasulullah SAV hiçbir namaza misvak kullanmadan çıkmazdı.

    15. Rasulullah SAV geceleyin teheccüd namazı kılmak için kalktığı zaman ağzını misvak ile ovalardı.

    16. Rasulullah SAV geceleri iki rekatta bir selam vererek teheccüd namazı kılar ve her selam verişinde misvak kullanırdı.

    17. Abdullah ibni Abbas RA, şöyle anlatmıştır: Bir gece Peygamber Efendimiz SAVin yanında kaldım. Peygamberimiz gecenin sonuna doğru kalkıp dışarı çıktı, semaya baktı, sonra Al-i imran süresinin şu ayetlerini okudu:
    "Hakikat, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirleri ardınca gelişinde temiz akıl sahipleri için ibret verici deliller vardır. Onlar ayakta iken, oturur iken, yanları üstünde yatar iken hep Allahı hatırlayıp anarlar ve göklerin, yerin yaratılışı hakkında inceden inceye düşünürler. Şöyle derler: Ey Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın. Sen pak ve münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru."
    Sonra eve döndü, misvaklandı ve abdest aldı. Sonra kalkıp namaz kıldı, sonra yattı. Sonra kalkıp tekrar dışarı çıktı ve semaya nazar etti. Yine bu ayetleri okudu. Sonra döndü, tekrar misvaklandı ve abdest aldı. Sonra kalkıp namaz kıldı.

    Resulullah (S.A.V.) Efendimizin misvakla ilgili emir ve tavsiyeleri şöyle:

    18. Ümmetimi meşakkate düşürmüyor olsaydım, onlara her namazın önünde misvakı emrederdim.

    19. Ümmetime zorluk vermemiş olsaydım, her abdestte misvak kullanmalarını emrederdim.

    20. Oruç tuttuğunuzda sabahleyin misvak kullanın, lakin akşama doğru kullanmayın. Akşam üzeri iki dudağı kurumuş oruçlu bir kimse için misvak uygun olmaz. Zira o kurumuş dudaklar kıyamet gününde gözü önünde bir nur olacaktır.

    21. Sizden biri gece namaz kılmak için kalktığında misvak kullansın. Zira bir kimse namazında Kur'an okurken bir melek ağzını onun ağzına dayar ve o kimsenin ağzından bir şey çıkmaz ki, o meleğin ağzına girmiş olmasın.

    22. Sizin ağızlarınız Kur'an için yollardır. Onları misvakla temizleyin.

    23. Misvak kullanınız. Zira misvak ağzı temizleyen ve rabbi razı eden bir alettir. Cebrail her gelişinde bana misvak kullanmayı tavsiye etti. Öyle ki, bana ve ümmetime farz kılacağından korktum. Ümmetime zorluk vereceğinden korkmamış olsaydım misvak kullanmalarını farz kılardım. Ben o kadar çok misvak kullanırdım ki, dudaklarıma iz yapmasından ve dişlerimin aşınacağından korkardım.

    24. Bana misvak kullanmak o derece emredildi ki, bu konuda bana bir vahiy gönderileceğini sandım.

    25. Ben, misvak kullanmakla o derece emredildim ki, üzerime farz kılınacağından korktum.

    26. Cebrail misvak kullanmayı bana o kadar tavsiye etti ki, azı dişlerimden endişe ettim.

    27. Misvak kullanarak kılınan namazın fazileti, misvak kullanmadan kılınan namazdan yetmiş kat fazladır.

    28. Misvak kullanarak kıldığım iki rekat namazı, misvak kullanmadan kıldığım yetmiş rekat namaza tercih ederim.

    29. Misvak olmadığında, parmak misvak yerine geçer.
    Hadis-i şeriflerden ağzın her zaman temiz tutulması gerektiğini anlıyoruz. Misvak olmadığı zaman başka bir şeyle de bu temizliğin yapılabileceği ifade ediliyor. İmkanların ve araçların çok fazlalaştığı günümüzde bile toplumlar ağız ve diş sağlığına gereken önemi vermiyorlar. Resulullah (S.A.V.) Efendimizin uygulamalarının ve tavsiyelerinin ne kadar güzel ve her zaman geçerli olduğunu görüyoruz.
#26.01.2007 00:37 0 0 0
  • Eğer sana yâr olayım diyorsan
    Beş vakit farzını kıl kara gözlüm
    Sen de benim gibi binamaz isen
    Var git cehennemde yan kara gözlüm

    Müslümanlık kıldan bir ince yoldur
    Eğer ki sorarsan nimeti boldur
    Sabah namazında nefsini öldür
    Yönünü cennete dön kara gözlüm

    Bir temizce abdest aldığın zaman
    Dininin kadrini bildiğin zaman
    Öğle namazını kıldığın zaman
    Bütün tamam olur din kara gözlüm

    Geçirme elinden gençlik fırsatın
    Çıkarma kalbinden mahşer firkatin
    Terk eyleme ikindinin sünnetin
    Bir bölük bırakma bin kara gözlüm

    Gönlünü yüceden uçurma sakın
    Elinden devleti kaçırma sakın
    Akşam namazını geçirme sakın
    Dünya güzelisin sen kara gözlüm

    (Ruhsati) korkumda olduğun zaman
    Yalnız kabire girdiğin zaman
    Yatsu namazını kıldığın zaman
    Sana kurban olsun can kara gözlüm


    Alıntıdır.
#26.01.2007 00:31 0 0 0
  • Ebû Hureyre (ra) şöyle anlatıyor: Müşrike olan annemi İslâm'a çağırıyordum. Bir gün yine böyle davetimi yenilediğimde Peygamber Efendimiz hakkında hoşlanmadığım şeyler söyledi. Allah Resûlü'nün yanına geldim, ağlıyordum.
    "Yâ Resûlallah! dedim, annemi İslâm'adavet ediyordum yanaşmıyordu. Bugün de davet ettim. Senin aleyhinde hoşlanmadığım şeyler söyledi. Allaha dua et, Ebû Hureyrenin annesine hidâyet versin, dedim. Allah Resulü de,

    - Allahım! Ebû Hureyrenin anasını hidâyete erdir, diye dua buyurdu.

    Sevinerek dışarı çıktım. Eve varıp kapıya yaklaşınca, baktım kapı kapalı. Annem ayak seslerimi duymuştu. Ebû Hureyre, yerinde dur dedi. Biraz sonra annem elbisesini giymiş, başını da örtmüş olarak kapıyı açtı ve, Ebû Hureyre, şehâdet ediyorum ki Allahtan başka ibadete lâyık bir ilâh yoktur. Şehâdet ediyorum ki Muhammed, Allahın elçisidir.dedi.

    Koşarak Peygamberimizin yanına vardım. Daha önce kederimden ağladığım gibi sevincimden ağlıyordum. Müjde, Yâ Rasûlallah, Allah duanı kabul etti; Ebû Hureyrenin annesini İslâma hidâyet buyurdu dedim. Sonra,Yâ Rasûlallah, Allaha dua et de, beni ve annemi, erkek-kadın bütün müminlere sevdirsin. ricasında bulundum. O da: İlâhî! Bu kulcağızını ve anasını erkek-kadın her mümine sevdir.diye dua buyurdu. İşte, bunun için adımı duyan erkek-kadın her mümin beni sever.(Kandehlevî, Hayatu-s-Sahabe, 1/175-17)
#26.01.2007 00:28 0 0 0
  • Rabbim bizlere gerçeği idrak edebilen bir akıl, ülkeyi refaha götürebilecek Ömerler ve Güzel bir iman versin Allah razı olsun KONAMI cumlemizden
#26.01.2007 00:20 0 0 0
#26.01.2007 00:19 0 0 0
#26.01.2007 00:18 0 0 0
  • Allah cumle muslumanlara bu günü ve her günü hayırlı ve mübarek kılsın inşallah Allah yardımcımız olsun
#26.01.2007 00:09 0 0 0
  • Konu: kul hakkı
    Paylaşımın güzel arkadaşım allah razı olsun cumlemizden
#26.01.2007 00:02 0 0 0
  • Secde hali Yaratan'ın hediyesi karşısında yaratılanın memnuniyete gark olduğunun ifadesidir.

    Namaz çok mühim bir mevzu paylaşımın için saol milkboy emeğine sağlık kardeşim
#25.01.2007 23:51 0 0 0
#08.11.2006 17:02 0 0 0
  • Bir şey olmak istiyordum sende
    Sende kalmaktı bu
    Seni Olmaktı...
    Kaderimin gösterdiği yoldun
    Ve kalbimde sarsılmaz bir inanç!...

    Aşkın olsaydı tek sadık muhafızım
    Korusaydı beni, adı henüz konulmamış hüzünlerden
    Paylaşsaydı ömrümün yarısını
    Ayrılmasaydı bir an bile yanımdan
    Bir savaştan ibaret hayatımdaki tüm merhametsizlikleri arındırsaydı

    Soluk almadan izledim seni
    Özündü tutmak istediğim
    Ve hissedebilmek adına didindiğim...

    Sihirli bir sözdü kaçamak bakışların
    Esrarlı bir güçtü dudakların
    Sıkıntılarım, kuşkularım, ağır ağır yanılgılarım
    Ve uzaklaşmak zorunda kaldığım anılarım...

    Sen birşeylere karşıyken her daim
    Ben birşey olmak istiyordum sende
    Çünkü; bildiğim tüm yollar sana çıkıyor
    Tüm aşk şarkıları bizim için çalıyor
    Güneş bile bizim için doğuyordu

    Bir şey olmak istedim sende
    Hem senden biraz daha ötede
    Hemde bir adım gerinde

    Bir şeydi olmak istediğim
    Sen koyu renklerden haz alırken
    Ben gökkuşağının renkleriyle süslemek istedim seni
    Işık olmak istedim;

    ZİNDAN KARASI YÜREĞİNDE

    Aynı kaldırımda, aynı anda aynı adımı atmak
    Aynı bankta oturup, aynı anda, aynı yıldıza bakarak DİLEK tutmak
    Aynı rüyayla uyanıp, aynı anda uyumak

    Çok değildi;
    Sadece birşey olmak istedim sende,
    SEN olmak istedim,
    BEN ol istedim
    BİZ olalım istedim
    OLMADI!!
    Gidişin bütün planlarımı altüst etti
    Oysa;

    BİR ŞEYDİ OLMAK İSTEDİĞİM
#27.10.2006 13:53 0 0 0
  • Konu: AŞK Nedir?
    AŞK

    Aşk; Saat ve zaman kadar sonsuz
    Aşk; Denizin sahile attığı kumlar kadar sürükleyici
    Aşk; Güneşin kainatın üzerine doğuşu kadar güzel
    Aşk; Akşam güneşinin denize yansıdığı kadar sessiz, ama göz alıcı
    Aşk; Yeni doğan bir canlının gülümsemesi kadar sevimli
    Ama:
    Aşk; Zamanın değerini bilemeyecek kadar kör
    Aynı zamanda;
    Aşk; kumların sahilden denize tekrar dönüş kadar ızdıraplı
    Ve
    Aşk; Sabahın ilk ışıklarındaki kadar soğuk
    O yani,
    Aşk; Sensizlik kadar zor ama sen kadar gerekli


    Ben ve Sen,
    Ekmek ve Su
    Deniz ve Kum
    Yaşam ve Ölüm

    Yani AŞKIM Sen Benim Herşeyim Tek Varlığımsın


    Yazar:CaNeR509
#12.10.2006 20:51 0 0 0
#24.07.2006 15:28 0 0 0
#21.07.2006 09:22 0 0 0
#15.07.2006 18:18 0 0 0