Çay Kaşığım

Çay Kaşığım

Üye
04.02.2008
Genel Kurmay Başkanı
165.440
Hakkında

#23.12.2009 21:04 0 0 0
  • 5 adımda topuz yapımı - evde topuz yapımı - davet geceleri için evde tpouz yapımı
    noimage

    Yılbaşı için, 5 adımda gösterişli bir topuz nasıl yapılır?
    Sanki bir kuaförün elinden çıkmışcasına güzel bir topuz yapmayı, kendi kendinize denediniz mi? Önerilerimizi kulak ardı etmezseniz, aynada karşılaşacağınız görüntünün sizi şaşırtmayacağını göreceksiniz.

    Yılbaşı topuzunu kendiniz yapacaksanız...

    1. Saçları fazla sertleştirmeyen özellikte bir köpük alın. Avucunuza saçınızın uzunluğuna uygun bir miktar sıkın; başınızı öne eğin ve hafif nemli saçlarınıza bu köpüğü iyice yedirin. Ardından saçlarınızı arkaya atın ve en üstteki saç tellerinin düzgün durması, ancak saçınızın basılmaması için saçlarınızı hafifçe fırçalayın.

    2. Tüm saçları geriye toplayın ve -ister tam ortada dilerseniz de hafif yanda- mümkün olan en düzgün şekilde bir at kuyruğu yapın. Saçınızı topladığınız lastiğin saçlarınızla aynı renkte olmasında yarar var. Çünkü gizlemeye çalışsanız bile, çok farklı bir renk aralardan görünebilir.

    3. Kuyruğunuzu kendi etrafında kıvırarak düzgün bir topuz yapın. Ve bu topuzu yine saçlarınızla aynı renkte firketelerle tutturun. Dilerseniz, aksesuar mağazalarında bulabileceğiniz yapma saçlardan hazırlanmış tokaları da kullanabilirsiniz. Örneğin bunların örgü şeklinde olanlarını topuzun etrafına dolayabilirsiniz.

    4. Şimdi saçlara parlaklık veren bir saç spreyi alın ve bunu tüm saçınıza özellikle de topuzunuza sıkın. Eğer düzgün olmayan yerinden çıkan saç telleri varsa, bunları elinizle ya da bir tarak yardımıyla düzeltin. Spreyi çantanıza atmayı unutmayın; çünkü gecenin ilerleyen saatlerinde ihtiyacınız olabilir!

    5. Şimdi süsleme zamanı; eğer bir partiye gidiyorsanız, saçınıza giysilerinizle uyumlu bir çiçek takabilirsiniz. Ancak söz konusu daha şık bir davetse, ışıltılı saç tokaları hatta gerçek mücevherler bile saçlarınızı süsleyebilir. Anneannenizden kalan bir broş, saçlarınızın üzerinde bütün havanızı değiştirecektir.
#23.12.2009 21:01 0 0 0
  • muhallebili tatlılar - incirli tatlı tarifleri - muhallebili tatlı nasıl yapılır
    noimage
    Malzemeler

    Kek için

    *
    3 yumurta
    *
    1 su bardağı toz şeker
    *
    1 su bardağı un
    *
    1 su bardağı ceviz (dövülmüş)
    *
    6 adet kuru incir (küçük küçük doğranmış)
    *
    1 paket kabartma tozu

    Keki ıslatmak için

    * 1.5 su bardağı su
    * 1/2 su bardağı toz şeker
    * 1 tane 3 ü 1 arada nescafe

    Muhallebi için

    * 1 kg süt
    * 2 yemek kaşığı un
    * 2 yemek kaşığı nişasta
    * 5 yemek kaşığı toz şeker
    * 50 gr tereyağı

    Yapılışı

    Tatlımızın ölçüsü büyük dikdörtgen tepsi borcama göredir. Kek için şeker ve yumurta çırpılır; un ve kabartma tozu eklenerek çırpmaya devam edilir. Son olarak da ceviz ve incir eklenerek tereyağı ile yağlanmış fırın kabında 175 derecede pişirilir.(Fırın soğuk olacak) Keki ıslatmak için kaynar su ve şeker ile 3 ü 1 arada hazırlanır. Fırından çıkar çıkmaz kekin üzerine dökülür. Diğer taraftan listedeki malzemelerle (tereyağ hariç) muhallebi pişirilir. Ocaktan alınarak tereyağı eklenir ve mikserle iyice çırpılırarak Kekin üzerine dökülür. Buzdolabında soğutulur ve arzu ettiğiniz şekilde fındık, fıstık vs ile süslenir. Afiyet olsun..
#23.12.2009 20:37 0 0 0
  • kış salataları - salata tarifleri - kabaklı salata nasıl yapılır
    noimage
    Malzemeler :

    * 3 kabak
    * 2 havuç
    * 5 yeşil soğan
    * 2 diş sarımsak
    * 1 tutam dere otu
    * 1 kase yoğurt
    * Sıvıyağ
    * Tuz, karabiber


    Hazırlanışı :

    2 adet havucun kabuklarını soyun ve havuçları rendeleyinTavaya sıvıyağı alın.Üzerine havuçları ilave edin.3 adet kabağı rendeleyin.Tavada ki havuçların üzerine kabakları ilave edin ve havuçlarla kabakları birlikte soteleyin.Daha sonra sotelenmiş olan kabak ve havuçları soğumaya bırakın.

    1 tutam dereotunu ve yeşil soğanı ince olarak kesin.Kabakların ve havuçların içine yeşil soğanı ve dereotunu ilave edin ve karıştırın.1 kase yoğurdu çırpın.Üzerine yoğurdu ilave edin ve karıştırın.Servis tabağına kabaklı havuç salatasını ilave edip servis edin.
#23.12.2009 20:30 0 0 0
#23.12.2009 20:20 0 0 0
  • muzlu güllaç nasıl yapılır - tatlı tarifleri - güllaç tarifleri - meyveli tatlılar - meyveli güllaç nasıl yapılır
    noimage

    Malzemeler :

    * 1 litre süt
    * 1 su b.toz şeker
    * 2 çorba k.un
    * 2 çorba k.nişasta
    * 1 yumurta sarısı
    * damla sakızı

    Güllaç için:

    * 8 yaprak güllaç
    * 5 su b.süt
    * 1 su b.toz şeker

    Üzeri için:

    * muz
    * yeşil fıstık
    * nar

    Hazırlanışı :

    ilk olarak tatlının muhallebisi hazırlanır. Bunun için tencereye süt, şeker, un, nişasta, yumurta sarısı ve damla sakızları konularak pişirilir ve soğumaya bırakılır. Arada bir karıştırılarak soğuyup topaklanması önlenir. Diğer taraftan 5 su b. süt ve toz şeker hafif ılık olana kadar ısıtılır. Güllaçların yarısı teker teker süt ile ıslatılarak tepsiye dizlir. Arada üzerine süt serpilir. Yarısı konulunca soğutulmuş muhallebi üzerine yayılır. Daha sonra tekrar kalan güllaçlar ıslatılarak üzerine yerleştirilir. Oda sıcaklığına gelince buzdolabına kaldırılarak 4-5 saat bekletilir. Muz, kivi, nar gibi meyvelerle servis yapılır.
#23.12.2009 20:19 0 0 0
  • peynirli börek tarifleri - ıspanaklı peynirli börek nasıl yapılır - börek tarifleri
    noimage
    Malzemeler :

    * 4 yufka
    * 50 gr.İzmir tulumu
    * 100 gr.beyaz peynir
    * 100 gr.lor peynir
    * 1 demet ıspanak yaprağı
    * 1 tutam yeşil soğan
    * tuz
    * karabiber

    Sosu için:

    * 1 Çay b.süt
    * 1 çay b.sıvıyağ
    * 2 yumurta

    Üzeri için:

    * çörek otu

    Hazırlanışı :

    Böreğin iç harcı için, ıspanakları ve yeşil soğanları doğrayın.Ispanakların üzerine tuz döküp harmanlayarak bir süre bekletin. Suyunu saldıktan sonra böreğin hamurunu yumuşatmaması için suyunu sıkın.(Dilerseniz bu suyu makarnalarda ya da çorbalarda kullanabilirsiniz.) Üzerine peynirleri ufalayarak harmanlayın.

    Yufkaları teker teker açarak tezgaha yayın. Yufkaları ikiye bölüp üzerine iç harcı paylaştırın ve rulo yaparak sarın. Ardı ardına yağlanmış fırın tepsisine dizin.

    Sosu için sütü, sıvıyağı ve yumurtayı çırpın. Hazırladığınız böreğin her yerine gelecek şekilde sosu dökün. Çörek otu da serpip 180 derecede pişirin.
#23.12.2009 20:14 0 0 0
#23.12.2009 11:33 0 0 0
  • arkadaş gibi görünen düşman - arkadaşlık - arkadaşlık ilişkileri - arkadaşlıkta kıskançlık - dost gibi görünen düşman dostluk - dostlukta kıskançlık - frenemy - kıskanç arkadaş - kötü arkadaş tehlikeli arkadaşlıklar - zarar verebilecek arkadaş
    noimage
    Program bozan, yapışkan, ilgi odağı ve şeytan! Bu dört arkadaş modeline dikkat; zararları tahmininizden de fazla olabilir.

    Program bozanlar
    Boşuna çevrenizde bulunmaması gereken birinci arkadaş modeli 'Program bozanlar'. Bu tip arkadaşların tehlikesi öyle çok da büyük değildir; ama yaptığınız programları alt üst etmeye ve zaman zaman sizi yalnız başınıza bırakmaya da eğilimlidirler.

    'Program bozanlar'ı nasıl tespit edersiniz? Genelde haftalara öncesinden ayarlamış olduğunuz buluşmaları son dakikada iptal ederler, "bana ihtiyacın olunca ara" derler ama siz arayınca telefonlarınızı açmazlar. İşte bu tip arkadaşlar kendinizi yaptığınız programlarda veya yanınızda arkadaşınızı istediğiniz anlarda yapayalnız kalmanıza neden olurlar. Üstelik kendilerini o kadar haklı çıkaracak bahaneleri vardır ki; siz hiçbir şey diyemez kalırsınız! Dolayısıyla 'Program bozanlar'ın hayatınızda çok da büyük bir yeri olmamalı

    Onlarla nasıl başa çıkılır diye merak ediyorsanız Öncelikle bu durumdan rahatsızlık duyduğunuzu onunla paylaşmanızı tavsiye ederiz. Belki bu durumu anlayacak ve kendilerini düzeltmeye çalışacaklardır. Eğer bu hamleniz başarısız şekilde sonuçlanırsa, bu durumu onlara kendi yöntemlerini yaşatarak anlatmaya çalışın. Nasıl mı? Onun telefonlarını açmayıp sonrasında geç dönün, mail'lerine günler sonra cevap yazın ve her buluşmanızda son dakika bir işiniz çıksın! Bakın kendisi de aynı şeyleri yaşayınca nasıl da düzelecek. Eğer düzelmiyorsa bu arkadaşınıza pek vakit ayırmanıza zaten gerek yokmuş demektir.

    Yapışkanlar
    'Yapışkanlar' aynı 'Program bozanlar' gibi zararı az, ama aynı zamanda gereği de az olan arkadaş modellerindendir. Adı üstünde sürekli olarak size yapışmakla yükümlü olan bu tip arkadaşlar yarattıkları durumun ne kadar rahatsız edici olduğunun da farkında değildirler.

    Peki 'Yapışkanlar'ı nasıl fark edersiniz? Sadece birkaç buluşma sonrasında size sonsuza dek en iyi arkadaş damgasını yapıştırıyorsa, ondan önce tanıdığınız arkadaşlarınızla aranızı açmaya çalışıyorsa, "yarın akşam erkek arkadaşımla sinemaya gideceğiz" dediğinizde "tamam, kaçta nereye geleyim" diyorsa bu arkadaş size yapışmış demektir! Tahmin edersiniz ki bu arkadaş modeli beklediği ilgiyi görmediğinde size karşı gerçek bir tehlikeye dönüşecek, sizi herkesten kıskanmaya başlayacak ve her türlü ilişkinize zarar verecektir.

    Anlamından da anlaşılacağı üzere 'Yapışkanlar'dan ayrılmak oldukça zordur. Çünkü ona durumu anlatmaya çalıştığınızda size bozulacak veya kızacak, 'biraz yalnız kalmaya ihtiyacınız olduğunu' en yumuşak şekilde ifade etseniz bile deliye dönecek ve size düşman bile olabilecektir. Dolayısıyla ona fazla açık bir şekilde her şeyi ifade etmektense, pembe yalanlarla onu idare etmeniz daha az zarar görmenize neden olacaktır. Ya da ona doğum gününde Avustralya'ya tek yönlü bir uçak bileti hediye edebilirsiniz!

    İlgi odağı
    'İlgi odağı' arkadaş modeli, tehlike seviyesi 'Yapışkanlar' veya 'Program bozanlar'a nazaran çok daha fazla olan bir gruptur. Sürekli olarak ilgi odağı olma çabasında, bunun uğruna size ve herkese zarar vermeye müsait bir arkadaş tipidir.

    'İlgi odağı' arkadaş modelini tespit etmek hiç zor değil. Baş başayken ayrı rahatsız edici; kalabalık bir ortamda ayrı İkiniz yalnızken ona anlattığınız her olayda kendi yaşamından örnekler gösteren, sizin anlattığınızın aslında hiç önemli olmadığını, asıl onunkine bir bakmanızı ısrarlar söyleyen bir arkadaştır. Kalabalık bir ortamda ise konuşulan her konuya "Siz onu bırakın, asıl benim başıma gelen" diye bağıra bağıra nokta koyan; başkasının ağzından çıkan her lafı, ilgiyi kendi üzerine çekmek adına ağzınıza geri tıkan bir arkadaş modeli Dolayısıyla sizi hem çok yorabilecek, hem de sizinle yarışa girerek tüm ilişkilerinize zarar verebilecek tehlikeli bir arkadaş grubudur 'İlgi odağı'

    Çevrenizden acil olarak uzaklaştırmanız gereken 'İlgi odağı' arkadaşlarınıza ne yapmalısınız? Öncelikle ona bir şans verin Onu karşınıza alıp durumun ne kadar rahatsız edici olduğundan ve kendisini aslında insanların içinde ne kadar kötü bir duruma düşürdüğünden bahsedin. Bu şekilde devam ederse çevresinde hiç kimsenin kalmayacağından ona bahsettiğinizde kendisini düzeltebilir. Eğer düzeltmiyor ve aynı şekilde devam ediyorsa çaktırmadan onunla bir araya gelmemeye bakın! Eğer size zararı dokunmaya başladıysa da bu şekilde bir kişilikle arkadaş olamayacağınızı ona açıkça söyleyin.

    Şeytan
    Belki oldukça iddialı oldu; ama tahmin edersiniz ki en tehlikeli arkadaş modeli olan 'Şeytan' aslında sizin tüm özel yaşantınızı alt üst edecek, ailenizden sevgilinize kadar her şeyi bozabilecek bir güce sahiptir.

    'Şeytan' belki de bahsettiğimiz tüm tehlikeli modelleri içinde barındıran; üstüne üstlük sinsi, yalancı, arkanızdan iş çeviren ama yüzünüze gülen; detaylandırırsak ailenizi dağıtmaya, erkek arkadaşınızı elinizden almaya, arkadaşlarınızla aranızı bozmaya, özgüveninizi yok etmeye çalışacak kadar varabilecek en tehlikeli arkada modeli 'Şeytan'ları tespit etmek de oldukça zordur. Ama sizinle ilgili her şeyi sürekli olarak eleştiriyor, yüzünüze gülüp arkanızdan iş çeviriyor, sizden sürekli bir şeyler gizliyor ve sırlarınızı sizin veya başkalarının yüzüne vuruyorsa; bu kişinin 'Şeytan' olduğunu tespit etmek çok da zor olmasa gerek

    'Şeytan'ı tek kelimeyle hayatımızdan uzaklaştırmak gerek! Tahmin edersiniz ki bir 'Şeytan'a onun şeytan olduğunu kabul ettirmek oldukça zor; hatta imkansızdır. Dolayısıyla ona kendisini anlatmaya çabalamak yerine; ona her şeyi anlatan uzun bir mektup yazmak ve bir daha görüşmemek daha kolay olacaktır. Çünkü bunu konuşarak yapmaya çalıştığınızda 'şeytan'lığını kullanarak üste çıkacak ve onu hayatınızdan çıkarmanızı engelleyecek; hatta belki kendinizi suçlamanıza bile neden olacaktır. Sessiz ve derinden ondan uzaklaşmalı; bunu bir an önce yapmalısınız! Ne kadar erken yaparsanız o kadar az zarar görürsünüz
#23.12.2009 11:31 0 0 0
  • diyet - diyet önerileri - diyetisyen - formu korumak - kilo almamak için - sağlıklı beslenme - yılbaşı gecesi - yılbaşı gecesi beslenme - yılbaşı gecesi kilo almayın - yılbaşı sofrası - yılbaşı yemeği
    noimage
    31 Aralık günü, yılbaşı gecesi ve yeni yılın ilk gününde beslenmenizde nelere nasıl dikkat etmelisiniz?

    İyisiyle kötüsüyle geçen bir yılı daha ardımızda bırakmak üzereyiz. Yeni bir yıl ve yeni umutlar kapımızda Yılbaşları mutluluk ve başarı adına yepyeni başlangıçlar yapabilmek için iyi birer fırsat aslında. Bunların içinde kendimizle ilgili gözden geçirmemiz gereken en önemli konu ise sağlığımız ve tabii ki sağlığın en önemli yapı taşlarından biri olan beslenme. Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Diyetisyen Yeşim Çelik, yılbaşı gecesi ve yeni yılda sağlıklı beslenme hakkında bilgiler veriyor.

    31 Aralık günü

    * Güne mutlaka sabah kahvaltısı ile başlayın.
    * Nasıl olsa akşam çok yiyeceğim diye tüm gün kendinizi aç bırakmayın. Gün içerisinde sık sık ve azar azar yiyin.
    * Öğle yemeğinde daha hafif ve düşük kalorili besinleri tercih edin. (çorba, zeytinyağlı sebze, yoğurt ve tam tahıl ekmeği gibi)
    * Gün içersinde yeterli sıvı alın. Mutlaka 8-10 bardak su tüketin.


    Yılbaşı gecesi

    * Yılbaşı sofrasına asla aç oturmayın. Öncesinde çorba salata yoğurt ve meyveden oluşan küçük bir öğün yapabilirsiniz. Tokluk hissini daha erken oluşturmak ve besin tüketiminizi azaltmak için akşam yemeğine salata veya kremasız bir çorbayla da başlayabilirsiniz.
    * Sofranızda mutlaka yeşil salata bulundurun ve az yağlı, sebze ağırlıklı, peynir veya yoğurtla hazırlanmış mezeleri tercih edin.
    * Yılbaşı sofrasında kızartma veya kavurma yöntemleriyle yapılmış besinler yerine haşlama, ızgara, buğulama ya da fırında pişmiş besinleri tercih edin.
    * Kırmızı et yerine tavuk, balık ya da hindi tüketin.
    * Hindi, tavuk gibi etlerin derilerini ve görünen yağlarını tüketmeyin.
    * Aç karnına asla alkol tüketmeyin.
    * Alkol tüketimini sınırlandırın ve tüketim sırasında bol bol su tüketin.
    * Unutmayın ki rakı, viski, votka gibi içkilerin alkol oranları şarap ve biraya göre daha yüksektir.
    * Tatlı yerine meyve tüketmeyi tercih edin. Mevsim meyveleriyle hazırlanmış güzel bir meyve salatası iyi bir seçenek olabilir.
    * Tatlı seçimlerinizde dikkatli olun. Şerbetli hamur tatlılarının yerine sütlü tatlıları veya meyve tatlılarını tercih edebilirsiniz.


    Yeni yılın ilk günü

    * Eğer alkol tükettiyseniz sabah kalkar kalkmaz 1-2 bardak su için ve bunu gün boyunca 10-12 su bardağına tamamlayın.
    * Alkolün neden olacağı hipoglisemiyi (kan şekerinin düşmesi) önlemek için mutlaka kahvaltı yapın ve gün içersinde ana ve ara öğünlerinizi ihmal etmeyin.
    * Öğle ve akşam yemeklerinizin hafif olmasına özen gösterin. Çorba, zeytinyağlı sebze, haşlanmış tavuk veya ızgara balık, salata, yoğurt, tam tahıl ekmeği öğünlerinizde tüketebileceğiniz sağlıklı besinlerdir.
    * Gün içerisinde 3-4 porsiyon meyve tüketin.
    * Gece alınan fazla kalorilerin bir kısmını harcamak ve alkolün neden olduğu yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı gibi durumlardan kurtulabilmek için açık havada 30-60 dk tempolu yürüyüş yapın.


    Kronik hastalığı olanlar özellikle dikkat etmeli

    Gebeler, ülser- karaciğer hastaları ve diyabetli bireyler (şeker hastaları) alkol almamalıdır. Tüketilen besin çeşidine ve miktarına dikkat edilmeli, yavaş yiyip içmelidir. Et, tatlı, hamur işi, kuruyemiş, cips ve alkolün birlikte ve fazla alınması hazımsızlık, şişkinlik gibi mide-bağırsak sorunlarına neden olur. Ayrıca tansiyonun yükselmesi kalbin yükünü artırır. Kalp-damar hastalığı olanlar bu konuda dikkatli olmalıdır.
#23.12.2009 11:16 0 0 0
  • kişisel gelişim - öfke kontrolü - öfke kontrolü eğitim programları - öfke kontrolü nedir - öfke nedir - öfkeyi kontrol altına alabilmek - öfkeyi yenmek stres yönetimi - stresi yenmek
    noimage
    Öfke bir güçtür, ama kontrolsüz güç güç değildir! Öfke kontrolü eğitim programlarıyla bu duygunuzu yönetmeye başlayabilirsiniz.

    "Herkes öfkelenebilir. Bu kolaydır. Ne var ki; doğru insana, doğru derecede, doğru zamanda, doğru maksatla ve doğru biçimde öfkelenmek İşte bu zordur."
    Aristo

    Kolayca öfkelenen bir kişi öfke nedeninin kendisi olduğunu fark etmez, öfkesinin kaynağını başkalarında arar.

    Öfke bir duygudur. Bu duygunun altında da hoşnutsuzluk ve husumet duyguları yer alır. Öfkelendiğimizde kendimize şu soruları sorabiliriz;

    "Öfkemin kaynağı benim içimde mi, yoksa diğer kişi ya da yaşadığım durum mu?"

    Öfke, çoğunlukla akla aykırı inançlarımızın, beklentilerimizin ve iç konuşmalarımızın bir sonucu olarak ortaya çıkar. Diğer kişi ya da durumlar ancak akla aykırı inançlarımızı etkinleştirerek ya da uyararak bizde öfke oluşturabilirler.

    Duygu ve düşüncelerimizi denetleyebildikçe yaşadığımız öfkeyi azaltabiliriz. Öfkemizin nedenlerini dışarıda aradığımız sürece onu kontrol edemeyiz.

    Öfke nedir?

    Öfke oldukça doğal ve son derece insani bir duygudur. Öfke, olumsuz bir durum algılandığında çevremizdekileri uyarmaya, onları korkutmaya veya onlara saldırmaya yönelik hissedilen duygusal bir durumdur. Bu duygu çevredekiler tarafından fark edilebildiği gibi dışarıdakiler tarafından fark edilmese bile kişi kendi içinde de yaşayabilir. Ve unutmayın; öfkeyle kalkan zararla oturur

    Öfke ne değildir?

    ÖFKE BİZİM DIŞIMIZDA GELİŞİR, ONA BİR ŞEY YAPAMAYIZ, BAŞA GELEN ÇEKİLİR. (Yanlış inanış)
    Doğrusu; Öfke içimizde gelişen bir süreçtir. Öfke içimizde ise onu kontrol de edebiliriz.

    ÖFKE KALITSALDIR VE DEĞİŞTİRİLEMEZ. (Yanlış inanış)
    Doğrusu; Öfke öğrenebilen bir duygudur. Öğrenilen bir sürecin değiştirilebilmesi de mümkündür.

    ÖFKE BİR ANDA GELİŞİR VE SALDIRGANLIĞA DÖNÜŞÜR. (Yanlış inanış)
    Doğrusu; Öfke aşamalar halinde gelişir ve her zaman saldırganlığa yol açmayabilir.

    EZİLİP HAKSIZLIĞA UĞRAMAKTANSA ÖFKELİ OLMAK İYİDİR. (Yanlış inanış)
    Doğrusu; Öfkeyle hareket ettiğimizde haklı iken haksız konuma düşebiliriz. Öfkelenmeden de hakkımızı arayabiliriz.

    ÖFKEYİ DIŞA VURMAK HER ZAMAN İYİDİR RAHATLATIR. (Yanlış inanış)
    Doğrusu; öfke rahatlatabilir, ama her zaman için bu geçerli değildir. Ayrıca rahatlama yaratsa bile bu geçici bir rahatlamadır.

    Öfke kontrolü nedir?

    * Öfke duygusunu tanımamızı sağlar,
    * Öfkenin nasıl ve hangi koşullarda ortaya çıktığını anlamamızı sağlar.
    * Öfkemizin düşüncelerimiz ile olan bağlantısını kavramamıza yardımcı olur.
    * Öfke kontrolü ile öfkelerimizi yönetebiliriz.
    * Öfke bir güçtür, ancak kontrolsüz güç güç değildir.



    Neden öfke kontrolü?

    * Öfke, doğal ve insanidir.
    * Öfke hayatta kalabilmemiz için gerekli mekanizmaların düğmesine basar.
    * Öfkeyi kontrol etmek bastırmak demek değildir.
    * Öfke bize kaçmak veya kendimizi savunmak için sinyal gönderir.
    * Öfkemiz ve dış dünyanın gerekleri (uygun davranmak, başkalarının hakkına saygılı olmak, yasalara uymak, kurallara uymak) arasında bir denge kurmaya mecburuz.



    Öfke kontrolü eğitim programı

    Ofkekontrolu.com adresinden edindiğimiz bu bilgilere göre Eğitmeni Psikolog Yücel Sözer olan öfke kontrolü eğitim programlarına katılabilirsiniz

    Öfke kontrolü eğitim programının hedefleri

    * Öfkenin doğal olduğunu kabul etmek
    * Öfkemizi tanımak
    * Öfkenin nedenini anlayabilmek
    * Düşüncelerin farkına varmak
    * Öfke üzerinde kontrol kazanmak



    Öfke kontrolü eğitim programının amaçları

    * Katılımcıların öfkelenmelerine yol açan süreçleri fark etmeleri
    * Öfke kontrolü tekniklerinin öğrenilmesi
    * Öfke Kontrol Programı öfke duygusunun ifadesinde ve kontrolünde davranış değişimini hedeflemektedir.
    * Bu değişim sürecinde, hem kişilerin kendi kişisel özelliklerini, hem çevresel özellikleri fark edip, kendilerini kontrol konusunda teknik donanım kazanmaları sağlanır.
#23.12.2009 11:08 0 0 0
  • cilt rengini düzenleyen yiyecekler - sağlıklı cilt için yapılması gerekenler - cilde parlaklık kazandıran yiyecekler - cilt rengini düzenleyen yiyecekler
    noimage
    Hangi yiyecek cildimizde hangi etkiyi yaratıyor? İşte mükemmel bir cilt için yememiz gereken yiyecekler

    Sıcak su ve limon
    Bu karışımı sabah içtiğinizde toksinleri atmaya yardımcı olur. Limon, safra kesesi ve karaciğeri harekete geçirirken, sıcak su bağırsakların ve cildin su ihtiyacını karşılar.

    Yeşil yapraklı sebzeler
    Ispanak, brokoli ve kereviz gibi sebzeler, yüksek oranda antioksidanlar ile (yaşlanmayı geciktiren ve çevre kirliliğinin etkisini azaltan vitaminler) cildin esnek kalmasını sağlayan C vitamini, yaraların iyileşmesine yardımcı olan A vitamini ve hücrelerin oksijeni kullanmasını sağlayan E vitamini içerir.

    Pancar
    Derideki kılcal damarların duvarlarını güçlendirmeye yardımcı olan C vitamini pancarda yüksek oranda bulunur.

    Havuç
    Bol miktarda A vitamini içeren havuç, çok iyi bir sivilce ilacı ve bağırsak temizleyicisidir. Havuç aynı zamanda sağlıklı cilt, saç, tırnak ve sinirler için gereken fosforu içerir.

    Elma
    Cildi destekleyen E vitamini ve folik asit içeren elma, cildin berraklaşmasını sağlar.

    Balık
    Somon, ton balığı ve uskumru gibi yağlı balıklarda bulunan temel yağ asitleri (omega 3'ler), kızarıklığı önleyip bağışıklık fonksiyonunu destekleyerek cilt sağlığında önemli rol oynarlar. Haftada üç kez yağlı balık yemek, kuruluğu ve kızarıklığı azaltarak cildinizin temiz kalmasını sağlar.

    Kavun
    Cildinizin rengi donuksa, günde birkaç dilim kavun yemek iyi gelecektir. Ayrıca dirsek bölgesindeki deri sertleşme ve kurumaları için de faydalıdır. Ciltteki pullanmayı önler.

    Soya
    Sivilceyi önleyen soya, hangi formda olursa olsun tam bir cilt kurtarıcısıdır. İçerdiği östrojene benzeyen kimyasallar nedeniyle, akne oluşumunun önüne geçebilir. Ayrıca soyada, yeni hücre oluşumuna yardımcı olan ve cildi nemli tutan E vitamininden de bol miktarda bulunur.

    Zeytinyağı
    Cildi pürüzsüz, nemli ve esnek bir hale getirir. Ciltteki kızarıklığı ve doku bozulmasını önlerken, cilt kurumasına ve sertleşmesine karşı savaş açar.

    Orman meyveleri
    Dut, böğürtlen, ahududu, çilek gibi orman meyveleri kırışıklıklara iyi gelir. Yaşlanmayı geciktirme konusunda ümit veren, antioksidan içerir. Ayrıca kısa zamanlı hafıza ve denge için de yararlıdırlar.

    Esmer pirinç
    Yüksek oranda B vitamini ve protein içeren pirinç, cildin vaktinden önce yaşlanmasını önlemeye yardımcı olur. Ayrıca hücresel metabolizma ve sindirime etkili bir şekilde yardımcı olarak cildin yapısını destekler.

    Yoğurt
    Cilde parlaklık kazandıran yoğurttaki faydalı laktobasiller, doğal florayı korur.

    Yulaf
    Toksinlerin dışarı atılmasını sağlayan yulafın ağır ağır pişerek hazırlanması gerekir. Yulafın içerdiği lifler, vücut tarafından toksinleri filtre etmekte kullanılır. Ayrıca B vitaminleri açısından da son derece zengindir.
#23.12.2009 10:58 0 0 0
  • iştahsız çocuğa nasıl yemek yedirilir - iştahsız çocuğa ne yapmalı - çocuğum yemek yemiyor ne yapmalıyım - yemek yemeyen çocuğa ne yapmalı
    noimage
    "Çocuğum yemek yemiyor" diye üzülmeyi bir kenara bırakın ve uzmanların önerilerini hemen uygulayın.

    Anneleri en çok üzen ve telaşlandıran konulardan bir tanesi çocuklarının yemek yememesidir. Çocuklarında iştahsızlık problemi yaşayan; "Çocuğumu doyuramıyorum, aç kalıyor" düşüncesiyle ne yapacaklarını şaşıran anneler bu konuda çok dikkatli ve özenli davranmalılar. Çünkü doğru sandıkları birçok yanlış yaparak yemek yemeyi çocukları için işkence haline dönüştürebilir veya kendileri için büyük bir tehdit unsuru oluşturabilirler. Amerikan Hastanesi'nden Diyetisyen Ayşe Korkmaz ve Ayça Ilıca anlatıyor

    Çocuklarda iştahı etkileyen en büyük etkenlerden birisi öğün aralarında abur cuburla karnını doyurmalarıdır. Buna bağlı olarak doygunluk hissi hisseden çocuk ana öğünlerde yemek yemeği reddedecektir.

    Oyalamak için ana yemek öncesi çocuğunuzun eline tutuşturduğunuz bir gofret veya bir dilim kek onu tıkayacak ve sofrada yiyecekleri reddetmesine neden olacaktır. Bu tip durumlarda çocuğun sofra düzenine alışık olması çok önemlidir. Çocuğunuz bir yaşına geldiğinde artık aile sofranıza oturur hale gelmeli ve yemek zamanının aile ile bir araya gelinen, herkesin yemek yediği eğlenceli bir vakit olduğunu öğrenmelidir. Bunun yanı sıra çocuğunuz gereksinimlerini karşılayacak küçük ara kahvaltılar ya da meyveler, kahvaltı ile öğle yemeği arasında, öğle yemeği ile akşam yemeği arasında verilebilir ancak bu ara öğünler iştahı kapatacak miktarda ve ana öğün saatine çok yakın olmamalıdır.

    Ayrıca yemek tabaklarının çocuğunuzun ilgisini çekecek tarzda renkli ve eğlenceli olması, tabağına yiyebileceği kadar yemek konması çocuğunuzun çok daha istekli yemek yemesini sağlayacaktır.

    Bunların dışında çocuğunuzla beraber alışveriş yapmanız, sofra hazırlanırken yardım istemeniz; hatta onun da yemek hazırlanmasına katkıda bunmasına fırsat tanımanız çocuğunuzun yemek yeme isteğini artırıcı yönde olumlu etkiler oluşturacaktır.

    Yemek öncesi çocuğunuzun hem temizlik hem de kendisini daha zinde hissetmesi için elini yüzünü yıkaması faydalı olacaktır. Çocuğunuz çok yorgun ve uykusuzsa yemek yemesi konusunda ısrarcı olmayın.

    Eğer çocuğunuz yemek yemeyi reddediyorsa bunun birçok nedeni olabilir. Bunlardan bir tanesi genellikle çocuğun dikkatleri üzerine çekerek herkesin kendisiyle ilgilenmesini sağlama çabasıdır. Böyle bir durum içerisindeyseniz yemek yemeği reddeden çocuğunuza, tabağındakileri bitirmesi konusunda ısrarlı ve tepkili davranmak yerine, 'peki' diyerek, onunla ilgilenmemeli, bu konudan ne kadar endişe duyduğunuzu ona hissettirmemelisiniz. Aksi takdirde çocuğunuz bunu bir koz olarak görecek ve yapılmasını istediği bir şeyi yaptırmak için sizin endişe duyduğunuzu fark ettiği yemeği reddetme yoluna gidecektir.

    Çocuğunuzun yemek yemeyi istemediğinde tabağındakilerin hepsini bitirmek zorunda olmadığını, açlık hissetmiyorsa daha sonra da yiyebileceğini söyleyip, tabağını yarım saatten fazla önünde tutmamalısınız. Ancak bu tavrınızda tutarlı olmalısınız. Tabaktakileri bitirmesi için ödüller koymak ya da baskıcı, ters tavırlar içerisine girmek, zorlamak, kandırmak çocuk üzerinde yemek ve yemek zamanı ile ilgili kötü çağrışımlara yol açabilir hatta ilerleyen zamanlarda daha da büyük sorunlara neden olabilir.

    Çocuğunuzun yemeyi reddetmesindeki diğer en önemli etmen ise aynı biz yetişkinlerde olduğu gibi iştahsız olmasıdır. Özellikle hasta ve ateşi yükselmişse, diş çıkartıyorsa, yorgun yada uykusuzsa, alışmış olduğu düzen değişmişse çocuğun iştahında azalma gözlenebilir. Bu dönemde de telaşlanmadan hacmi küçük ama içeriği çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılayacak, normalde de yemekten hoşlandığı yiyecekleri görsel açıdan da ona hitap edecek eğlenceli tabak süslemesiyle yine ısrarcı olmadan yemesini sağlayabilirsiniz. Tüm bunlara rağmen çocuğuz da kilo kaybı gözlemliyorsanız, yemek yemeği şiddetle reddediyor ve yediklerini çıkartıyorsa mutlaka vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız faydalı olacaktır.
#23.12.2009 10:52 0 0 0
#23.12.2009 10:44 0 0 0
  • gelinlik taçları - taç modelleri - gelin tacı modelleri - gelin saçları - taçlı gelinbaşı - taçlı gelin saç modelleri
    noimagenoimage
    noimagenoimage
    noimagenoimage
    noimagenoimage
#23.12.2009 09:45 0 0 0
  • gelinlik duvak modelleri - gelinlik duvakları - 2010 duvak modelleri
    noimagenoimage
    noimagenoimage
    noimagenoimage
    noimagenoimage
    noimagenoimage
#23.12.2009 09:34 0 0 0
#23.12.2009 09:13 0 0 0
  • noimage

    Ölmeden önce gidin!
    Independent gazetesinin yazarı Ian Herbert, Beşiktaşlı taraftarlara övgü yağdırdı.



    Herbert, "Beşiktaşlı taraftarlarla İnönü Stadı'nda maç izlemek, her futbolseverin ölmeden önce yapması gereken bir zorunluluk" ifadesini kullandı.
    İNÖNÜ'DEN BÜYÜĞÜ YOK
    "İnönü'de maç izlemek, her futbolseverin mutlaka ölmeden yapması gereken bir futbol zorunluluğudur".
    Beşiktaş İnönü Stadı ve siyah-beyazlı taraftarların müthiş coşkusu, İngilizler tarafından bir kez daha tescillendi. İngiliz Independent gazetesinin yazarı Ian Herbert, pazar günkü tam sayfalık köşe yazısını Türk taraftarlara ayırdı. Herbert, İnönü'deki Liverpool maçında 132 desibelle gürültü rekoru kıran Beşiktaş taraftarıyla bu muhteşem statta maç izlemeden ölen bir insanın, hiçbir zaman futboldan gerçek zevki alamayacağını belirtti.
    PELE BU STADI GÖRMEMİŞ
    Avrupa'da maç izlerken bir yandan da Asya kıtasının görüneceği yer olan İnönü'de maç izlemenin her futbolseverin ölmeden önce yapması gereken bir futbol zorunluluğu olduğundan bahseden Herbert, İnönü'deki F.Bahçe derbisinin beklenmesini tavsiye etti. Pele'nin bir değerlendirme yaptığını ve dünyanın maç izlenecek en güzel statlarını anlattığı anısına dikkat çeken Herbert, Pele'yi İnönü'ye maç izlemeye davet etti.
    (FOTOMAÇ)
    ************

    Böyle mükemmel bir taraftar..mükemmel bir stat,önce bursa sonra manisa
    yenilgisi ..beşiktaş'ım yakışmadı

#23.12.2009 08:57 0 0 0
#23.12.2009 01:30 0 0 0