CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Ben
de sayın Başbakanın sözünü tutum, adrese baktım, Sivas Davası'na baktım, karşıma
Hayati Yazıcı çıktı. Hayati Yazıcı kim? Herhalde Başbakan biliyordur, mesai
arkadaşı, kimin davalarını üstlenmiş Hayati Yazıcı?" dedi.
Kılıçdaroğlu, Ahmet Taner Kışlalı Salonu'nda düzenlenen köy ve mahalle
muhtarları istişare toplantısına gelişinde, gazetecilerin, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın, kendisine yönelik sözlerine ilişkin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, "Başbakan Erdoğan, sizin 'Ergenekon terör örgütü
neredeyse gidip üye olacağım' sözlerinize yanıt verdi ve Danıştay İkinci
Dairesi'ni adres olarak gösterdi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki sorusu
üzerine, Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
"İnsafsızlık etmeyin, sadece Danıştay 2. Dairesi değil, Kahramanmaraş,
Sivas'ı diğer yerleri de adres gösterdi. Ben de Sayın Başbakanın sözünü tuttum,
adrese baktım, Sivas Davası'na baktım, karşıma Hayati Yazıcı çıktı. Hayati Yazıcı
kim? Herhalde Başbakan biliyordur, mesai arkadaşı, kimin davalarını üstlenmiş
Hayati Yazıcı? Bana adres soran kişiye şunu söylüyorum. Sen demokratsan, ülkeni
seviyorsan, demokrasi, özgürlükleri istiyorsan, sana muhtıra verenden hesap
sormaktan niye korkuyorsun? Korkan adam bunları yapar mı? Çık hesabını sor
bakalım yürekliysen? Benim kadar yürekliysen çık hesabını sor? Yürekli değil."
gamlı araştırmama gerek yok çünkü ekonomistleri dinliyorum,yeri geliyor okuyorum hepsi cari açık tehlikesinin 10 yılda nasıl defalarca katlandıgından bahsediyorlar ve bunun ne derece tehlikeli oldugundan bahsediyorlar zaten...
doğru ihracaat arttı 10 yıldır,,ama ithalatta ona paralel olarak rekor üstüne rekor kırıyor,yani ihracaatın artıyor olması birşeyi değiştirmiyor.
sana cari açığın ne oldugunu yazdım,geyik yapmadım cari açık dediğim şey aynen o dediğim şey.
madem öyle diyorsun,sende şu ekonomistlerin dediğim konu hakkındaki düşüncelerini bir araştır,belki yanılıyorumdur-yanlış aktarmışımdır diye cari açığıda öğren,veya belkide biliyorsun orasını bilmem.
sende beni anlıyorsun ama dediğim gibi AKP yi gözü kapalı savunmayı görev edinmişsiniz...
sen bana diyorsunki " ben sana şundan bundan bahsediyorum " ...
bende sana başka birşeyden bahsediyorum ama sende o dediğimden kaçıp değinmiyorsun hiç olaya ...
neyse bendende bu kadar madem öyle
nooldu bitirdim dedin ama şahlanmışsın yine,,,bu ne sinir yaaa
sizlerde öyle bir doğru görüyorsunuzki herşeyi,,bayılıyoruz sizlere yani
öyle değil işte;
10 yıl önce insanlar en azından ekmeklerini peşin para ile alabiliyorlardı ama artık çoğu insan onu bile borca alıyor
bu dediğin paranın ALIM GÜCÜNÜN eridiği demektir,cari açık değil... bu ülkede artık yemeğin yanına soğan bile yiyemiyoruz çünkü 3-5 sene öncesine kadar yüzüne kimsenin bakmadıgı,3-4 kilosu 1 lira filan olan soğan artık 1 kilosu 2 liradan aşağı değil
cari açık ise;
bir ülkedeki ithalat-ihracaat farkıdır,yani bizler üretmiyoruz,bu ülkede AKP hükümeti çiftçiyi bitirmiş,hayvancılıgı bitirmiş demek oluyor,
YANİ üretim yapıp dışarıya satmıyoruz,,devamlı dışardan ALIM yapıyoruz ve 10 yıldır dışarıya bağımlığımız artmış ve aynı hız artmaya devam ediyor demektir
bunları sizlerde çok iyi biliyorsunuz ama AKP ye toz kondurmamaya çalışıyorsunuz
ya sen neyden bahsediyorsun bu kadar şey yazmışsın,,millet kırılıyor işsizlikten,pahalılıktan sanal rakamlarla milleti uyutuyorlar
bütün ekonomistler çıkmış cari açık rekor üstüne rekor kırıyor diyor,siz pembe tablo çiziyorsunuz her defasında,
fakir birey sAYISI patlamış,zengin daha zengin,fakir daha fakir olmuş,millet kömüre-makarnaya tav hale getirilmiş,sizler hala çıkmış diyorsunuzki hazine para dolu ...
yahu nasıl dolu,madem dolu vatandaşa neden yansımıyor bu avantaj ???
Ak parti iktidarı sayesinde dolan hazine mi Kılıçdaroğlunun kaynağı..
senin söylediğin şeyi kulağın duyuyormu
nerde bu dediğin dolu hazine,,???
hazine nasıl doluymuşki;
-asgari ücret 629 lira olmuş
-ülke vergi cenneti olmuş,vergi alınmayan tek şey belkide tuvalet ihtiyacımız kalmış
-ülkede satılmayan birşey bırakılmamış,,ona rağmen ne açlık nede işsizlik bitmeyi bırakın,azalmamış bile
-cari açık her açıklandığında yeni bir rekor kırmış
-ve yine son 11 ayda cari açığın %277 arttığı açıklanmış bile ....
siz hangi hazinenin doldugundan bahsediyorsunuz???
ve CARİ AÇIK nedir biliyormusunuz ???
ABD, bu ülkede her defasında ferdi-düşünce ve basın özgürlüğünden bahseden, ama nedense bunları sadece kendi işine geldiği gibi kullanan vede gören AKP yi eleştirmiş ayıpmı etmiş yani..
bu ülkede artık AKP yi eleştiren,ergenekoncu diye hapsi boyluyor,bir gazeteci nasıl darbe yapar???
bu ülkede hükümet eleştirmek artık TABU haline gelmişse NERDE BU DEMOKRASİ???
kömür-makarna-ıvır veya zıvırla oy istemiyor adam.
çıkmış defalarca sordugunuz KAYNAK NERDE sorusuna cevap vermiş,vede her yoksula maaş bağlama sözü veriyor,AKP nin halkı alıştırmış oldugu SADAKA KÜLTÜRÜYLE alakası hiç yokki bunun ...
Kılıçdaroğlu, İstanbul'da Mustafa Kemal Kültür Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, partisinin ''Aile Sigortası Projesi''ni ilk kez ayrıntılarıyla anlattı...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Eğer biz 21. yüzyılın uygar bir ülkesi, demokrasisi gelişmiş bir ülkesi olmak istiyorsak 'aile sigortası'nı mutlaka yaşama geçireceğiz. Demokrasiyi derinleştirmek, özgürlüğümüzü güçlendirmek için bunu yapmalıyız" dedi.
Kılıçdaroğlu, İstanbul'da Mustafa Kemal Kültür Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, partisinin "Aile Sigortası Projesi"ni anlattı.
CHP'ye hep "projeleri olmadığı" şeklinde eleştirilerde bulunulduğunu, son kurultayda 41 projeyi açıkladıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, birinci proje olan aile sigortası ve diğer projelerin teminatının CHP olduğunu vurguladı.
AK Parti iktidarı döneminde Türkiye'de yoksul sayısının 1 yılda 818 bin artarak 12 milyon 715 bine ulaştığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Yoksulluk Türkiye'de yönetiliyor. Yoksulluğu yönetenler, yoksulluğu sona erdirmek için çalışmıyorlar. 'Yoksulların sayısını nasıl artırırız, nasıl onları kendimize bağımlı hale getiririz' düşüncesiyle yönetiyorlar" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, her yurttaşın bu ülkenin onurlu bir bireyi olduğunu ve yoksulluğun kader olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek, CHP'nin her yurttaşa aş ve iş götüreceğini söyledi.
Aile sigortasının kaynağıyla ilgili olarak da Kılıçdaroğlu, belediyeler ve sivil toplum kuruluşları hariç devlette 14 kuruluşun sosyal yardım yaptığını, bu kuruluşlarda yüzlerce memurun çalıştığını ve hepsinin de bütçesi olduğunu anlattı.
Kılıçdaroğlu, hakkı olmayanlara da yardım yapılabildiğini, bazen mükerrer yardımlarda bulunulabildiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"14 kuruluşun yaptığı harcamaları çıkardık, 4 milyar lira. Tüm ailelere en az 600 lira, en fazla değil. Çocuk sayısı fazlaysa, engelli varsa, yaşlı anne baba varsa onlara 600 değil, 1250 lira da verebileceğiz. Hesabımızı kitabımızı yaptık. Gelen yük ne kadar? Sadece 7 milyar lira. 4 milyar zaten harcanıyor. 7 milyar lira ilave ettiğimizde yaklaşık 12 milyar lira civarında bir para. Bütçenin büyüklüğü içinde son derece küçük bir rakam. Bütün kamu harcamaları içinde yüzde 1.7. Eğer iktidarsanız, halktan yana iseniz, yoksulluğu kader olmaktan çıkaracaksanız, eğer iktidarda halkın gücünü temsil ediyorsanız yüzde 1.7'lik bir bütçe kaynağını halk için kullanacaksınız. Bunun için eğer bize kaynak soruyorsanız insan önce dönüp utanır. Bu ülkenin insanlarına yüzde 1.7'lik kaynağı fazla mı görüyorsunuz?"
Aile Sigortası Projesi kapsamında ayda 600 lirayı yoksul hanedeki kadının banka hesabına yatıracaklarını, kadının, işçi, memur veya emekli gibi her ay bankaya giderek parayı çekeceğini, bunu devletten başka kimsenin bilmeyeceğini anlatan Kılıçdaroğlu, böylece o kadının da kendisine dayatılan yardımı kabullenmek yerine markete giderek, istediği ve ihtiyacı olan ürünü alabileceğini belirtti.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bunun gerçekleştirilmesi için gerekli kaynağın ve olanağın bulunduğunu ifade ederek, yoksul ailelerin sadece gıda ihtiyaçlarını değil, çocuklarının eğitim harcamalarını da karşılayacaklarını, ayrıca evde doğalgaz kullananlara da doğalgazın belli bir metreküpünü bedava vereceklerini söyledi.
-YOKSULLUK ENVANTERİ ÇIKARILACAK-
Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'de önce bir yoksulluk envanteri çıkarılıp, yoksulların belirleneceğini, ondan sonra da o ailelere düzenli yardımlara başlayacaklarını vurgulayarak, devletin ya da belediyenin işçi alımı sırasında yoksul ailelerin bireylerine öncelik tanınacağını da bildirdi.
Yeşil kartın iptal edilmeyeceğini, bu uygulamanın aynen devam edeceğini de aktaran Kılıçdaroğlu, o ailelerin sağlık güvencesinin de yine aile sigortası tarafından sağlanacağını söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Bunlar sadakadan anlamaz"' dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Biz sadakadan anlarız. Bizim amacımız, bu toplumda hiç kimsenin sadakaya muhtaç olmadığı refah düzenini yaratmaktır. Diyarbakır'ın Bağlar semtinde bir kamyonun üzerinden ekmek kapmak için, o ekmeğe ulaşmak için onlarca kadın çamurun içinde mücadele ediyorsa bu tablo 21. yüzyılın, AKP iktidarının ayıbıdır. '50 lira, 100 lira yardım yapacağım' diye, 'ekmek, bulgur dağıtacağım' diye yoksul insanları kuyruğa dizip teşhir etmek hangi inançta vardır?"
Kılıçdaroğlu, bu projenin hayata geçirilmesinden sonra hakkı olmayanlara ödeme yapıldığının tespiti durumunda, söz konusu rakamın o yanlışı yapan kamu görevlisinin aylığından kesileceğini belirtti.
Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu ülkede çocukların yatağa aç girmemesi için çaba harcayan bir siyasal anlayışın sahibiyiz. Aile sigortası onun için çok önemli" dedi.
Aile sigortasının yeni ortaya çıkmadığını, Uluslararası Çalışma Örgütünün 102 sayılı "Sosyal Güvenliğin Asgari Normları" adlı sözleşmesine göre, 1971 yılında sosyal güvenliğin asgari normlarının Türkiye'de uygulanacağına dair parlamentodan yasa çıkarıldığını anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"40 yıllık hasreti halkın iktidarında biz bitireceğiz. 40 yıldır aile sigortası çıkmıyor. Taahhüt etmişsiniz, parlamentodan yasa çıkarmışsınız hiçbir siyasi iktidar buna cesaret edememiş. Çünkü yoksulları kendi arka bahçesi haline getirmek istiyorlar, yoksulları siyasal sömürü alanı haline getirmek istiyorlar. Aile sigortasını getireceğiz. Uluslararası Çalışma Örgütüne 40 yıl önce verdiğimiz sözü yerine getireceğiz."
AK Parti iktidarının yoksulları idare ettiğini, yoksulluğu sürdürülebilir kılmanın yollarını aradığını öne süren Kılıçdaroğlu, kömür yardımı sırasında bile yolsuzluk yapıldığını iddia etti.
Tek bir çocuğun bile yatağa aç girmemesinin hesabını yaptıklarını aktaran Kılıçdaroğlu, "Eğer Sayın Başbakan, 'Bu aile sigortası ne menem bir şeydir? Benim bu konuda kafamda sorular var' diyorsa söz veriyorum onunla arzu ettiği yere çıkarız ve bu konuyu tartışırız. Başka bir şeyi değil, yoksulluğu tartışırız, yoksulluğu nasıl yeneceğimizi tartışırız" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Eğer biz 21. yüzyılın uygar bir ülkesi, demokrasisi gelişmiş bir ülkesi olmak istiyorsak aile sigortasını mutlaka yaşama geçireceğiz. Demokrasiyi derinleştirmek, özgürlüğümüzü güçlendirmek için bunu yapmalıyız" dedi.
Aile sigortası kapsamında paranın kadının hesabına yatırılmasının da kadının daha güçlendirilmesi, evinde otorite olması anlamına geldiğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Yaşlıların, yoksulların, özürlülerin dramını aile sigortası ile bitireceğiz. Topluma güven, huzur ve barış getireceğiz. O açıdan çok önemli bir proje. Bu projeyi halkın, yoksulların desteğiyle hayata geçirmek istiyorum. Yoksullar oy versin, sahip çıksın istiyorum. Yoksullar, 'Sosyal devlette artık bizim de sesimiz olmalı. Biz de sandıklarda bizi düşünen siyasi partiye oy vermeliyiz' diyebilmeli. Demokrasi budur. Yoksul ailelerin, gelecek kaygısı taşıyan bütün ailelerin desteğini bekliyorum."
bu haberi yapanda ancak taraf gazetesiyle bir bağlantısı olan birisi olabilir..
yalan-dolan-iftira ve PROVAKETÖR lük hususunda süper bir kariyer yapmış bir yayın organı vede kadrosu