"Sonra bunun arkasından yine kalbleriniz katılaştı, şimdi de taş gibi, ya da taştan da beter hale geldi. Çünkü taşlardan öylesi var ki; içinden nehirler kaynıyor, yine öylesi var ki, çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor, öylesi de var ki, Allah korkusundan yerlerde yuvarlanıyor... Ve sizin neler yaptığınızdan Allah gafil değildir". (Bakara Suresi-74)
Kaliforniya'nın güneydoğusunda bulunan Ölü Vadi dünya üzerindeki çözülemeyen birkaç gizemden birini barındırıyor. Kurumuş bir tuz gölü üzerinde koca düzlükte küçük tepecikler gibi duran kayalar kendi kendilerine! kayarak hareket ediyorlar yada şu ana kadar anlaşılamayan bir etki kayaların kaymasına neden oluyor. Bilim adamlarının araştırmaları sonucunda bu olayla ilgili birkaç tahmin yürütülmüş ama hala bir sır olarak kalmaya devam ediyor.
Hareket eden kayaların ağırlığı bazen 300 kiloyu geçebiliyor ki bu bile insanı şaşırtabiliyor. Gözlemler kayaların hareketini doğruluyor ama hangi etkiden dolayı olduğu hala bilinmiyor.
Bu olayın nedenleriyle ilgili bilim adamları 4 tahmin yürütmüş:
1- Uzunluğu 4 kilometre, genişliği 2 kilometre olan kurumuş tuz gölünde yüzey silt ve kilden oluşuyor. İklim ise bölgede kurak. Yağmur yılda sadece 5 cm civarında yağıyor. Yağmur yüzeyi kaygan hale getiriyor ve kayalar bu yüzey üzerinde kayıyor. Bana saçma geldi çünkü 300 kiloluk bir kayayı sel olsa yerinden kaldıramaz.
2- En favori cevaplardan biri rüzgarla hareket ettikleri. Yörede esen rüzgar güneybatıdan kuzeydoğuya doğru esiyor. Birçok kayan kayanın yönüde bu doğrultuda. Yağmur yağdığında zemin ıslakken, sert rüzgar kayaları yavaş yavaş hareket ettiriyor deniyor.
3- Hayvanlar veya insanlar tarafından hareket ettirildikleri. Çölün ortasında her sabah erkenden kalkıp "bugünkü hedefim kayaları 1 metre sürüklemek" gibi kimsenin bir misyon yüklenecek olduğunu sanmıyorum.
4- Buz yardımıyla hareket ediyorlar. Bazı yıllarda gölün tabanı ince bir buz tabakasıyla kaplanıyor. Kuvvetli rüzgar buz tabakasını kayalarla birlikte hareket ettiriyor. Bu sav fazla tutarlı bulunmuyor çünkü hareket eden buz tabakası yüzeyde bir iz bırakması gerekirken bu izlere yüzeyde rastlanmıyor.
Burada en favori açıklama kayaların rüzgarla hareket ettiği. Bana kalırsa bu bile tutarlı bir tahmin değil. Kayaların rüzgarla bir çalı gibi sürüklenmesi bana pek mantıklı gelmiyor. Bu haberi ilk okuduğumda rahmetli Barış Manço'nun programı aklıma geldi. Programın bir bölümünde sürücüsüz bir arabayı tepenin en alçak noktasında çalışmadan boş viteste bırakıp tepenin en yüksek noktasına kadar arabanın kendi kendine çıkmasını seyretmiştim. Bu olayın o zamanlar insanın görüş açısıyla ilgili olduğu, aslında arabanın yüksek noktadan alçak noktaya indiğini açıkladılar. Sanki burada da aynı mantık varmış gibi geldi bana, ne dersiniz?
**M.Kutsi Çil** demiş ki ; "Kurtulanlardan biri Üsteğmen Hüseyin Yumuk değil,Hasan Yumuktu,kendisi beni,Kadıköy Osmanağa ilkokuluna yazdıran velim idi."
Sayın değerli ve çok kıymetli **M.Kutsi Çil**; evet çok haklısınız !..
Üsteğmen Hüseyin değil,Üsteğmen Hasan olmalı idi...
Bu uyarınız için size çok teşekkür ederim.İsim tarafımdan sehven yazılmıştır.Çok çok özür dilerim.Bu uyarınız ile gerekli düzeltmeyi yaptım.Tekrar sizlere bu dikkatinizden ve uyarınızdan dolayı çok teşekkür ederim.
Saygılarımla...
Kitap okurken biraz dikkat etsek, bunca eksiğimiz kalmaz değil mi ! Okuduğumuz herşeyin anlamına yoğunlaşmaktayız ve noktalamayı öğrenemiyoruz. Okullar zaten yetmemiş oluyor. Bu nedenle, birşeyler yazarken elimiz ayağımıza dolaşıyor... Bir virgülü bile koyup koymamamız gerektiği konusunda çoğu zaman kuşkuya düşüyoruz.
Bu düşünceyle noktalama işaretlerine ilişkin olan bu bilgiyi buraya alma gereksinimi duydum.
Elbette ilgilenenlere ...
Nokta ( . )
1- Cümle sonlarında kullanılır. Belli bir duraklama yapılacağını gösterir.(Cümle yazdırıldı.)
2- Şiir, kitap, gazete, dergi, yazı başlıklarından sonra nokta kullanılmaz. Bölüm başlıklarından sonra da kullanılmaz.
Büyük Nutuk Gün Eksilmesin Penceremden Giriş V. Bölüm
Başlıklardan sonra satır başı yapılmamış, söze açıklamayla devam edilmişse nokta kullanılır. (Zamir çeşitleri: Kişi zamiri, işaret zamiri, soru zamiri)
3- Kurum ve kuruluş isimlerinden sonra nokta kullanılmaz. Sait Çiftçi Dispanseri Müdür Yıldız Sineması)
4- Sık geçen kısaltmalarda nokta kullanılır. (Prof. Dr. T.C.) Ancak kimi kısaltmalarda nokta kullanılmaz. TBMM AET NATO TDK cm kg l fe
5- Sıra bildirmek için sayılardan sonra konur. II. Mehmet III. Selim 5. Cadde XX. yüzyıl Sıra bildiren sayılarda l'nci (birinci) biçimindeki yazılışlar kısaltma sayılmaz.
6- Tarihleri yazmada gün, ay ve yılı ayırmak için aralarına konur. 9.X1I.1986, 1.3.1967. Tarihlerde ay adları yazıyla
olursa ay adlarından önce ve sonra nokta kullanılmaz. 23 Nisan 1920
7. Saat ve dakikaları ayırmak için kullanılır.
Okul saat 8.30′da başlar.
8- Kelimelerin bir veya birkaç harfi alınarak yapılan kısaltmalarda kullanılır. Psikol. şok. sos. sp. snt.
9- Sıra göstermek için satır başlarına konan harflerden ve sayılardan sonra kullanılır. a, b. 1.1. A. B.
10-Üçlü gruplara ayrılarak yazılan büyük sayılarda gruplar arasına konur. 8.375.562, 27.870.197. Gruplara ayrılan sayılarda nokta kullanılmayabilir.
Virgül ( , )
1-Yazıda arka arkaya gelen eş görevli kelimeler arasına konur. Ali, Mahmut ve Veli samimi arkadaştırlar.
2- Eş görevli cümleler arasına konur. Hızla içeri girdi, çantasını aldı.
3- Cümle içindeki ara sözleri ayırmak için kullanılır. Bütün okullar, İstanbul Lisesi hariç, eylül sonunda açılıyor.
4- Cümle içinde özel olarak vurgu yapılması gereken kelimeden sonra kullanılır. Böylece, her istediğini almış oldu.
5- Sayılarda ondalık bölümleri ayırmak için kullanılır. 45,9 999,9 13,5 587,3
6- Çok uzun cümlelerde özneden sonra kullanılır. 7.Tekrarlanan kelimeler arasına konur.Akşam,yine akşam.-A.Haşim.Ancak, ikilemelerde kelimeler arasına virgül konmaz. Akşam akşam, bata çıka.
8- Hitap kelimelerinden sonra konur. Sayın Başkan, Sevgili kardeşim,
9- Ve, veya bağlaçlarından önce ve sonra virgül kullanılmaz.Oradan buraya gelen ve gidenlerin arkası kesilmiyordu.
10-Bir düşünceyi kabul veya kabul etmeme sözlerinden sonra kullanılır.Hayır, sizin gibi düşünmüyorum. Evet, sizi dinliyorum.'
11-Yazışmalarda yer isimlerini tarihlerden ayırmak için kullanılır.
Beşiktaş, 9 Aralık 1986, Ankara, 3 Mayıs 1960.
12-Ünlem grubu oluşturmak için cümlede ünlem gibi kullanılan kelimeden sonra konur, ünlem ise cümle sonuna alınır.
Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın!
13- Sayıların yazılışında, kesirleri ayırmak için konur. 38, 6 19,5 0,25
14- Biyografik künyelerde yazar, eser, basım evi vb. maddelerden sonra konur.
Noktalı virgül ( ; )
1-Şekil ve anlamca bağları bulunan cümleleri ayırmak için kullanılır.
At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.
2- Cümle içinde aynı değerde olup virgül ile ayrılmış türleri, grupları ayırmak için kullanılır.
Sınıfın öğrencilerinden Ali, Hasan ve Veli 3-A sınıfına;
Murat, Mehmet, Onur da 3-B sınıfına gönderildiler. Olan oldu, iş işten geçti; gelmese de olur.
3- Virgülle ayrılmış örnekleri farklı örneklerden ayırmak için konur.
İtalya, İngiltere, Fransa; Roma, Londra, Paris.
İki nokta ( : )
1- Bir cümlenin sonunda açıklama yapılacaksa, örnek verilecekse konur.
Başarmanız için bir tek şart vardır: Çalışmak. İnce sesli harflerimiz şunlardır: e, i, ü, ö.
2- İki noktadan sonra gelen açıklama bağımsız bir cümle ile başlıyorsa, cümlenin ilk kelimesi büyük yazılır. Annesi merak ederek sordu: Bu çalışmadan kırık mı aldin?
3- İki nokta işaretinden sonra örnekler sıralanacaksa ilk kelimenin birinci harfi küçük yazılır. Sınıfın hali şöyleydi: kırık iki masa, yerde sandalyeler.
4- Kataloglarda yazar adları ile eser adları arasına konur. (Yahya Kemal Beyatlı: Eski Şiirin Rüzgarıyla, Kendi Gök Kubbemiz).
Üç nokta ( . . . )
1- Bir sebeple bitirilmemiş cümlelerin sonuna konur. Burada kırlar o kadar güzel ki
2- Açıkça yazılması istenmeyen kişi ve yer adları yerine kullanılır. Onun A geldiğini kimse bilmiyordu.
3- Kaba sayılan, yazılması istenmeyen sözlerin yerine konur. Yaptığı kötülüğünü sonradan anladım diyordu.
4- Bir konuda birtakım örnekler verilirken başkalarının da bulunduğunu belirtmek için kullanılır. Bu gezide her öğrenci bir yemek getirmişti: köfte, dolma, helva
5- Alıntılarda; başta ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümlerin yerine konur.
Türkçenin çekilmediği yerler vatandır, ancak çekildiği yerler vatanlıktan çıkar Yahya Kemal
Soru işareti ( ? )
1- Soru bildiren cümlelerin sonuna konur. Nereden geliyorsunuz?'
2- Soru bildiren kelimelerden sonra da konur. Kimsin? Parola nedir? '
3- İçinde soru eki olduğu halde soru anlamı vermeyen cümlelerde bu işaret kullanılmaz.
Buradan bir çıktım mı doğru sendeyim. Buldum mu kaçırmam.
4- Bazı kelimeler ve cümlelerde soru bildiren kelime olmadığı halde soru anlamı vardır. O zaman kullanılır. Adınız? Doğduğunuz yer?
5- Bir söze inanılmadığını, sözün şüphe ile karşılandığım bildirmek için sözden sonra veya cümle sonunda soru işareti parantez içinde konur.
Öğrenci çok çalıştığını(?) söylüyordu. Çok yoruldum de-' di(?).
6- Bilinmeyen yer, tarih vb. durumlar için kullanılır. Yunus Emre (1240?-1320), (Doğum yeri: ?)
Ünlem işareti ( ! )
1-Sevinç, acı, korku, hayret, nefret, bunalma duygularım anlatan cümlelerin sonuna konur.
Ne mutlu Türküm diyene! - Atatürk. Hey, baksanıza! Dur yolcu! Aferin! Alçak! Zalim! Öf! Çok karışmasana be!
2- Ünlem niteliğinde yapılan seslenmelerden sonra da ünlem işareti konur.
Arkadaş! Simitçi!
3- Söylevlerde kullanılır.
Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!
4- Ünlemden, ünlem niteliğinde kullanılan kelimeden sonra gelen cümle duygu bildiren bir cümle olmazsa, o zaman ünlem bildiren kelimeden sonra virgül konur. Cümle sonunda ise ünlem işareti kullanılmaz. Başka işaretler, nokta, soru vb. kullanılır.
Arkadaş, sana uğurlar olsun. Oh, hava nihayet serinledi.
5- Ünlem işareti parantez içinde bir kelimeden veya cümleden sonra kullanılırsa, küçümseme, alay, dikkat çekme anlamı verir.
Gençliğinde büyük bir atıcı olduğunu söyledi (!). Fizik sınavının birincisi (!) olduğunu söylüyordu.
Çizgi ( - )
1- Konuşmaları göstermek için kullanılır.
- Kimsin?
- Parola nedir?
- Benim, çavuşun.
2- Çizgiden önce konuşan kişinin isimleri de yazılabilir. Nöbetçi - Kimsin? Nöbetçi - Parola nedir? Çavuş - Senin çavuşun.
3- Karşılıklı konuşma şeklinde olmayan sözler de konuşma cizgisi ile verilebilir. Öğretmeninin yanına sokuldu.
- Bana izin veriniz gideceğim, dedi.
Birleştirme çizgisi ( - )
1- Satır sonuna sığmayan kelimeleri birleştirmek için kullanılır.
(Sana dar gelmeyecek mak-beri kimler kazsın. M. Akif)
2- Dil bilgisi derslerinde kökleri ve ekleri ayırmak için kullanılır. (Al-mak, ver-mek, taşı-mak)
3- Kelimeleri hecelere bölmek için kullanılır. (İs-tan-bul, yem-ye-şil, li-se-si)
4- Cümle içinde ara sözleri belli etmek için kullanılır.
Bunu anlatmamdaki maksat -açıklamak gereksiz ya- sizi uyarmaktır.
5- Eski Arapça ve Farsça sözlerde kök ve ekleri ayırmak için kullanılır.
Kelam-ı kibar^ Servet-i Fünün, Cemiyet-i Akvam, Ateş-perest
6- iki soyadını birleştirmede, yabancı yer adlarında kullanılır. Joliot-Curie, Aiscae-Lorraine, Jean-Jacaues Rousseau, Saint-Simon
7- Kelimeler arasında "-den a, ve, ile, arasında" anlamları-nı vermek üzere kullanılır. Türk-Alman işbirliği, Türkçe-ingilizce sözlük
8- iki veya daha fazla özel kişi ve yer adı arasına konur. (İstanbul-Ankara yolu, Koç-Sabancı anlaşmazlığı)
Tırnak işareti ( " " )
1-Bir yazıda başkasından söz alınıp kullanılacaksa olduğu gibi aktarılan başkasının sözünün basma ve sonuna konur.
Atatürk, "Ne Mutlu Türk'üm Diyene" sözünü bizzat söylemiştir.
2- Söylendiği şekilde yazıya aktarılmayan kişilerin sözleri tırnak içine alınmaz.
Atatürk Türk olmanın mutluluğunu belirtmiştir.
3- Cümle içinde özellikle belirtilmek istenen sözler tırnak içine alınır.
Çok kullandığımız "bay" kelimesi aslında zengin demektir.
4- Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem) tırnak içinde kalır. "İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!" diyorlar.
Yahya Kemal Beyatlı
5- Parça içinde geçen edebî eser isimleri, bilimsel yayınların isimleri de özellikle birkaç kelimeden oluşuyorlarsa tırnak içinde gösterilirler.
"Çalıkuşu" "Babanız Atatürk" "Otuz Beş Yaş"
6- Tırnak içinde yazılan başlıklardan sonra kesme işareti kullanılmaz.
"Han Duvarlarım okudunuz mu?
7- Gazetelerin, dergilerin başlıkları tırnak içinde yazılmaz. Hürriyet Varlık 8- Tırnak içinde aktarılan sözün de içinde başka bir aktarma varsa o zaman söz içindeki aktarma tek tırnak içinde yazılır. Annesi oğluna, "Babana git, sana 'Neden gelmedin' diye
sorarsa,annem göndermedi dersin," dedi.
Parantez ( ( ) )
1- Cümle içinde açıklayıcı bilgiler verilecekse kullanılır.
O kitabın çıkış tarihinde (1968) sen okuma yazma bilmiyordun.
2- Cümle içinde kullanılan ara sözlerin veya cümlelerin başına sonuna konur. Bugünkü medeniyet yolunda ilerleyişimiz (Daha önceki Müslüman Türk medeniyetleri düşünülürse) pek de büyük bir ilerleme olmasa gerek.)
3- Parantez içinde yazılan tam anlamlı bir cümle ise cümlenin sonundaki nokta, soru veya ünlem işareti parantezi kapamadan konur. Bugünkü medeniyet yolunda ilerleyişimiz(Daha önceki müslüman Türk medeniyetleri düşünülürse) pek de büyük bir ilerleme olmasa gerek)
Kesme işareti ( ' )
1- Özel isimlere getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. Ali'den, Asya'da, Atatürk'üm, Türk'e, Venüs'ü
Ancak kurum ve kuruluş adlarından sonra kesme işareti kullanılmaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumuna.
Ayrıca kişi adlarından sonra kullanılan unvanlara gelen ekler de ayrılmaz.
Sevinç Hanıma, Ender Beyden, Ali Efendinin.
2- Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. TBMM'nin ABD'nin
3- Sayılardan sonra getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. Cumhuriyet 1923′de ilan edildi.
4- Bir harf veya ekten sonra gelen ekleri ayırmak için kullanılır.
n'nin m olması şekli. Türkçede -daş'la yapılmış kelimeler şunlardır.
5- Metre (m), litre (l), kilometre (km) şeklindeki kısaltmalardan sonra kesme işareti kullanılır.
Ankara-İstanbul yolunun 300 km'lik kısminin yapımı bitmişti.
6- Basım sırasında bazı harfler değişik şekilde dizilse bile (italik, çok belirgin siyah) kesme işareti yine de kullanılır. Faruk Nafiz'in Han Duvarları'nı okudunuz mu?
7- Gazete ve dergi başlıklarına ek getirilmişse kesme işareti ile ayrılır.
Anayasa'yı, Resmi Gazete'de
8- Özel isimlerden türetilmiş kelimeler (isim, mastar şeklinde fiil ve sıfatlarda) kesme işareti kullanılmaz.
Türklük, Türkleşmek, Türkçülük, İstanbullu, Ankaralı,
Araplaşmak, Romalı, Londralı, Parisli, Türkçenin, Hristiyanlığın. Aydınlıdan.
9- Yabancı özel adların sonundaki çokluk ve yapım ekleri kesme işaretiyle ayrılır.
Bordo'lu
10-Özel isim satır sonunda bitmiş, aldığı eki yazacak yer kalmamışsa o zaman kesme işareti özel ismin sonundaki yerine konur, ismin sonuna gelen ek diğer satırın basına yazılır, ancak birleştirme işareti özel ismin bulunduğu satırın sonuna konmaz. Kesme işaretinin konması yeterlidir.
(Dün İstanbul' dan geldi.)
Eskiden acaba hangimizin annesi-babası, uzun ve boş zamanlarını internet-msn karşısında geçirirdi !..Mum ışığında-gaz-yağlı kandiller ile hoş ve güzel sohbetler ile ailesi ve yakınları ile geçirirdi değil mi !..Eskiden ne güzel uzun-uzun mektuplar,atlı araba ve deve kervanları vardı !..
Ne gerek var uçağa-mesaja-bıçağa-çatala-kaşığa ve tıraşa...
Bırakın bu işleri arkadaşlar ileriye değil geriye dönelim !..
Aklını-fikrini kullanan zeki ve uyumlu insanoğlu; herşeyin yerini-zamanını ve teknolojiyi en iyi şekilde kullanandır.Aile bağları kuvvetli-sağlam-saygın insanoğlu,eş ve dost yakın ziyaretlerini aksatmadan elbet yerine getiren ve kalan zamanında en iyi şekilde kıymetlendirendir.
Aklın yolu bir !..
Sayın **MİSS-FENER** >>"Bu Dosyayı İndirip Sunarsanız Daha İyi Olur.. " >>> özür dilerim ama inanınız ifadenizi anlamadım.Açık ve net anlaşır ifade ile izah ederseniz sevinirim.
Lütfen bende hatamı elbet öğrenmek isterim.
Özen ve itina ile hazırlamış olduğum bu sunumu-slaytı çok beğeneceğinizi umuyorum.
İzleyen asla pişman olmayacak ve defalarca zevkle izlemeye doyamayacak !..
Herkesin düşüncesine saygı duymak gerek !..Sizin yorumlarınızı dikkatlice okudum.Elbet kendi pencerinizden haklı olabilirsiniz ? Ve son derecede düşünce ve fikirlerinizede saygı duyuyorum.Ama size katılıyorum diyemem !..Bu yazı da, benim bakış açıma göre hiçbir art niyet yok !..Sığınma ise asla olmamaz !..Acı ama gerçekler !..Aynı zamanda mizah açısından hoş ve güzel vurgular mevcut !..Herkes duygu ve düşüncelerini farklı yansıtabilir !..Çok hoşuma giden bir paylaşım olduğu içinde seve-seve, paylaşmak istedim.Ve yazının sahibi kim ise de kendisini tebrik ederim.
Beni anlatan bir film yapmışsın...
Kızgınım, utanç içindeyim.
Sana değildir kızgınlığım... Filmdeki Mustafa'dan da utanmış değilim !..
Başaramamışım, bundandır utancım...
Komutam altında, bu Vatan için kanını akıtan Türk Askerlerinden utandım...
"Özgürlük" demiştim, benim karakterimdir...
"Bilim" demiştim, tek yol göstericidir.
Sen, "Karanlıktan korkardı" demişsin benim için...
Korkar dım evet !.. Bu Ulusu boğmak isteyen karanlıklardan çok korktum !..
Ama insaf bee çocuk, korkup da kaçmadım ya...
Söküp atmadım mı o karanlığı bu Ülkenin üzerinden ?
Diktatör demiş sin bir de... Hiç okumadın mı çocuk ?
Nerde !.. Benim nesilleri emanet ettiğim Öğretmenler ?
Anlatmadılar mı sana hiç ?
Başkomutan olarak cepheden cepheye koşarken, ve bütün kararları tek başıma alabilecek ken neden bir Meclis kurdum ben be çocuk ? Böyle diktatör olur mu ?
Ah beee çocuğum...
Neden ? Nasıl düşman ettiler seni bana ?
Baktım aşktan, sevgiden, aileden bahseden güzel şeyler yazmışsın bugüne kadar... Belli ki, Çalışkansın, zekisin !.. Kara cüppeleri ile Milletin ümüğüne çökmüş olan yobazları çok iyi anlarım da çocuk, seni anlayamıyorum !.. Onlar zaten hiç sevmedi beni...Yüzyıllardır süren iktidarlarını çekip almıştım ellerinden...
Sevmeyecekler beni elbette...
Peki sen çocuk !..Sen neden kol kola girdin bu kara kalplilerle ?
Dedim ya, sana değil kızgınlığım...
Başaramamışım. Anlatamamışım demek ki özgürlüğün kıymetini, bağımsız bir Ulusun, onurlu özgür bireyi olmanın ne büyük bir nimet olduğunu...
Yazık olmuş, onca Vatan evladının kanına...Onca ananın göz yaşına... Veremem ki şimdi hesabı, ne "O" gencecik bedenlere, ne de gözü yaşlı analara...
"Bu muydu uğruna bizi ölüme gönderdiğin Vatan ?" derlerse !..
"Bu nesiller miydi,ölen evlatlarımızın kanıyla kurduğun ülkeyi emanet ettiğin ?" diye sorarlarsa...
Ne derim ben onlara be çocuk ?
Olmadı bee çocuk... Olmadı !..
Kesinle İmleç-mause ve el-cetvel gibi yardım almayınız.
Sadece ekranı görebileceğiniz mesafeden, göz ucuyla takip ederek bulunuz ?
Bu gerçek Nöroloji testi olup, sağlığınız hakkında size ip ucu verecektir.
Sevdikleriniz ile zaman tutarak kendinizi kıyaslayabilirsiniz ?
Anketimize Katılarak Ölçme ve Değerlendirmeye Yardımcı Olurmusunuz ?
This is a REAL neurological test. Seat comfortably and feel calm.
Bu GERÇEK bir Nöroloji testidir. Rahatça oturun ve sakinleşin !..
1- Find the C below. Do not use any cursor help.
Aşağıda C'yi bulun. İmleç yardımı almayın.
This is NOT a joke. If you were able to pass this 3 tests,
you can cancel your annual visit to your neurologist.
Your brain is great and you're far from having Alzheimer Disease...
Congratulations!
Bu bir şaka değildir. Üç testi de geçebildiyseniz,
Nöroloğunuza yıllık ziyaretinizi iptal edebilirsiniz !..
Beyniniz muhteşem çalışıyor ve Alzehimer hastalığından uzaktasınız...
Tebrikler !..