Facebook'a katılımda ABD ve İngiltere'den sonra üçüncü olduk.
2004 yılının Şubat ayında, Mark Zuckerberg(25), Dustin Moskovitz, Chris Hughes ve Eduardo Saverin tarafından Harvard Üniversitesideki bir yurt odasında kurulan Facebook geçtiğimiz Eylül ayında 300 milyon kullanıcıya ulaştı. Dünyadaki en büyük sosyal medya olan Facebook'ta Türkler'de kullanıcı sayısı olarak 16 milyon'la Facebook'ta 3.'lüğü yakaladılar.
'Pazarlama İletişiminde Yeni Nesil Yaratıcılık' ana temasıyla düzenlenen MediaCat Marketing Forum 2009'da konuşan Facebook Stratejik Planlama Başkanı Trevor Johnson, Türklerin Facebook Platformu'nda A.B.D ve İngiltere'den sonra 16 milyon kullanıcıyla 3.'lüğü eriştiklerini belirtti. Trevor Johnson, "Türkiye'den her gün 7,5 milyon aktif kullanıcı Facebook'a giriş yapıyor" dedi. Türkiye'de 13 yaşın altında 19.3 milyon genç nüfus olduğunu ve Türkiye'nin geleceğinin çok parlak olduğunu belirtti.
Trevor Johnson, dünyadaki hızlı gelişme karşısında şirketlerin güncel pazara nasıl adapte edileceğini ve bunun düşünce biçimlerinde yol açtığı değişiklikleri katılımcılara aktardı. İnovasyona olan bakış açısını ve inovasyon gerçekleştirmenin sırlarını da paylaşan Johnson, "Bugün Türkiye'de günlük kullanıcı sayısı 7,5 milyondur ve bu rakama bir de Facebook'tan dolaylı olarak etkilenmekte olan 20 milyon kişinin de eklenmesi gerekir," dedi. Johnson, Facebook'u bu kadar güçlü ve etkin yapan özelliklerini Facebook reklamları (standart ya da katılımda bulunulan reklamlar), Facebook sayfaları (marka merkezleri, sosyal faaliyet noktaları) ve inovasyonlar (uygulamalar ve Facebook Connect) başlıkları altında toplayarak, sosyal ağların gücünün yeni fikirler iletmek ve kar elde etmek için başarıyla kullanılabildiğine değindi.
Konuşmasında inovatif yöntemlerle başarı elde eden markaların Facebook'u nasıl kullandıklarına da değinen Trevor Johnson, online toplulukların gücünü, tüketicilerin yeni medyaya bakışını, onunla iletişime geçme biçimlerini ve şirketlerin bu güçten faydalanarak kültürlerine, karar verme mekanizmalarına, planlamalarına ve iş modellerine inovasyonu nasıl yerleştireceklerini tüm hatlarıyla ortaya döktü.
Yanlış düşünüyorsunuz..
Bi kere ALLAH arapçadır..Tanrı ise Türkçe dir..Dikkat ederseniz yabancilar bile ALLAH i kendi dillerinde betimliyorlar...ingilizce de god olan tanrı türkçe cevirilince tanrı olarak çıktıgı için herkes tanrinin yabanci bi kelime oldugunu hristiyanlarin kullanabileceğini saniyor..oysa Tanri demek sakıncalı degildir..ALLAH da diyebilirsiniz tabi ama ALLAH arapçadır...sanmayınki Tanrı diyince günah işlicez...
Joker kardeşimede sabrından dolayı teşekkür ederim.Her ne kadar fikirlerimiz uyuşmasada çok mert bir arkadaşımdır, ileride muhakkak buluşabileceğimiz ortak noktalar olacaktır.
Allah razı olsun abicim..bi mukabele...
Biz buraya insan olmaya geldik insanlıgımızı göstermeye aile ortamında hakaret yesemde bukadar düşük seviye vermem..burda en büyügüm olarak sana saygısızlık etmek istemedim hiç kimseye etmek istemedim..elhamdüllilah allah bana akıl vermis terbiye vermis seviyemi bilyorum cok sükür..
Köpeklerin Günü - Dog Day Afternoon - Nostaljik Filmler - Konusu
Tür : Dram / Gerilim
Yönetmen : Sidney Lumet
Senaryo : Frank Pierson
Görüntü Yönetmeni : Victor J. Kemper
Yapım : 1975, ABD , 124 dk.
Oyuncular
Al Pacino (Sonny Wortzik) , John Cazale (Sal) , Charles Durning (Dedektif Moretti) , James Broderick (Ajan Sheldon) , Beulah Garrick (Margaret) , Chris Sarandon (Leon Shermer) , Sully Boyar (Müdür Mulvaney) , Sandra Kazan (Deborah)
Gerçek bir kaybeden olan Sonny ve pek zeki olmayan yancısı Sal, güzel bir yaz akşamüstü Brooklyn'deki bir bankayı soymaya girişirler. Küçük ve basit hırsızlıkları, bankada hiç para olmamasıyla başlayan bir seri talihsizlik sonucu, gerçek bir fiyaskoya dönüşür. Kısa süre sonra Sonny ve Sal, kendilerini büyük bir seyirci topluluğunun huzurunda bir rehin alma operasyonu düzenleyen teröristler olarak bulurlar.
Medyanın çıkardığı gürültü ve Vietnam savaşının kamuoyunda yarattığı sivil itaatsizlik dalgası sağolsun, birdenbire New Yorkluların sevgilisi oluveren Sonny'nin kaderi, olay yerine gelip kontrolü polis dedektifi Moretti'den devralan ukala FBI ajanı Sheldon'un da müdahalesiyle değişmeye başlar. Özellikle de Sonny'nin cinsel tercihi ve soygunun arkasındaki gerçek neden ortaya çıkmaya başladığında...
1970'lerin en çok iz bırakan Amerikan filmlerinden biri olan Köpeklerin Günü, gerçek bir olaya ışık tutan bir gazete makalesinden yola çıkılarak senaryolaştırılmış. 1975 yılının en iyi erkek oyuncu Oscar'ını kılpayı Jack Nicholson'a (Guguk Kuşu) kaptıran Al Pacino'nun kestiği role ise laf yok!
Tür : Macera / Komedi / Savaş
Yönetmen : Woody Allen
Senaryo : Woody Allen
Görüntü Yönetmeni : Ghislain Cloquet
Yapım : 1975, Fransa / ABD , 85 dk.
Oyuncular
Woody Allen (Boris Grushenko) , Diane Keaton (Sonja) , Georges Adet (Nehamkin) , Féodor Atkine (Mikhail Grushenko)
Napolyon, Çarlık Rusya'sını işgal etmek isterken, Boris Grushenko adlı korkak bir Rus ülkesini korumaya ve ülkesi icin savaşmaya zorlanır. Fransız ordusu, sayıca çok daha fazla ve daha güçlü olduğu için Rusya savaşı kaybeder. Napolyon artık Moskova'ya ulaşmıştır.
Boris, savaşmanın bile saçma olduğunu düşünürken, yeni evlendiği genç karısı tek çarelerinin Napolyon'u öldürmek olduğunu söyler.
Rusya'nın tarihini komik bir dille anlatan Woody Allen; aşk ve ölüm üzerine de derin bir felsefe yapıyor.
Monty Python and the Holy Grail - Nostaljik Filmler - Film Konusu
Tür : Fantastik / Macera / Komedi
Yönetmen : Terry Gilliam Terry Jones
Senaryo : Graham Chapman , John Cleese , Eric Idle , Terry Gilliam , Terry Jones , Terry Jones , Michael Palin
Görüntü Yönetmeni : Terry Bedford
Müzik : DeWolfe , Neil Innes
Yapım : 1975, İngiltere , 91 dk.
Oyuncular
Graham Chapman (Kral Arthur/Tanrı'nın sesi) , John Cleese (Sir Lancelot/Kara Şövalye) , Eric Idle (Sir Robin) , Terry Gilliam (Patsy/Yeşil Şövalye) , Terry Jones (Sir Bedevere) , Michael Palin (Sir Galahad) , Connie Booth (Cadı) , Carol Cleveland (Zoot and Dingo) , Neil Innes (Keşiş)
Ortaçağ İngilteresi'nde, Efsane Kral Arthur ve şövalyeleri ile karşı karşıyayız. Ancak, bu kez zihinlerdeki katı ortaçağ betimlemelerinden uzakta fantastik bir absürd komedinin içinde. Öykü, kral ve şövalyelerinin Tanrı'nın emri ile İsa'nın kaybettiği kutsal kaseyi bulmak için görevlendirilmeleri üzerine gelişiyor...
Filmin yaratıcıları 70ler'de İngiltere'de komediye damgasını vurmuş altı kişilik bir ekip: Monty Python.. İngiliz espri üslubunu benimseyip canlandıran ekip, bu filmle ilk uzun metrajlı Monty Python denemeleri ile karşımızdalar. Farklı anlatım tekniklerine yer veren filmde, animasyon destekli görüntüler de yer alıyor. Şüphesiz, bu denemede yönetmenlerden Terry Gilliam'ın animatör kimliği etkili olmuş durumda
YouTube izleyicileri yasaklar yetmiyormuş gibi bu sefer de YouTube'un kendisi tarafından engellendi!
Youtube, 2008 Temmuz'unda aldığı kararla siteyi API kullanarak tv üzerinden izleyen kullanıcılara kısıtlama getireceğini açıklamıştı. 2 Aralık itibarıyla bahsedilen bu kısıtlama başlayacak. Bunun anlamı ise şu, Popcorn ve benzeri ürünler ile televizyonlarından Youtube izleyenler artık bu özelliği kullanamayacak.
2 Aralık tarihi ilk olarak Popcorn Hour blogunda bahsedildi. Blogda, 2 Aralık tarihinden itibaren Popcorn Hour kullanıcılarının Youtube'dan yararlanamayacağı ve bunun teknik bir aksaklık yüzünden değil Youtube'un aldığı kısıtlama kararı nedeniyle olduğu açıklandı.
Youtube ise yaptığı açıklamada, üreticilerle Youtube'un televizyonlar üzerinde kullanımı ile ilgili görüşmeler yaptıklarını ve bazı firmalarla anlaşmaya vardıklarını; TiVo, Sony, Panasonic ve PS3 cihazlarının bu kısıtlamalardan etkilenmeyeceğini belirtti.
Youtube şimdilik bu kısıtlamaya gitse de gelecekte aldığı bu kararla ilgili değişiklik yapma hakkına da sahip olduğunu belirtti.
"Google'ı bitireceğim" diyerek ilgi odağı olan medya devine ilk tepkiler geldi...
Murdoch daha önce "Google ve Yahoo hırsız" ve "Google'ı bitireceğim!" sözileriyle gündeme gelmişti.
Twitter'ın kurucularından olan Biz Stone, Londra'da düzenlenen bir etkinlikte dünya çapında bir medya devi olan Rupert Murdoch'un Google'a karşı planının başarısız olacağını söyledi.
20th Century Fox, Sky Network, MySpace, Sunday Times ve The Times gibi 100'ü aşkın farklı mecrada yayın yapan medya imparatorluğunun sahibi Rupert Murdoch'un planı kendi sitelerini Google endekslemesinden çıkartmak, böylece Google'ın haberlerini ücretsiz olarak kullanmasının önüne geçmekti. Biz Stone internetteki değişimin göz önüne alındığında bu planın kötü bir fikir olduğunu ve "hızla başarısız olacağını" söyledi.
"Cini şişeye geri sokmaya çalışmak" ve kapalı bir modele dönmeye çalışmak yerine Murdoch'un ve şirketinin kaybettikleri gelirleri yepyeni ve geleceğe dönük bir strateji ile yeniden kazanması gerektiğini belirtti.
LinkedIn kurucularından Reid Hoffman da bu görüşe katıldı. Hoffman 'Eminim ki atlardan otomobillere geçiş sırasında da birileri atlı taşımacılık alanındaki kayıplardan yakınmıştı" dedi.
ABD'de geliştirilen bu piller değiştirilmeye gerek kalmadan uzun yıllar çalışabiliyor.
İzotopların nükleer ayrışmasından sağladığı enerjiyle çalışan piller, düşük seviyede akım üretebiliyor ve değiştirmeye gerek kalmadan uzun yıllar boyunca çalışabiliyor. 'Betavoltaics' adı verilen pillerin New York merkezli bir şirket olan Ithaca tarafından geliştirilen yeni versiyonu, güvenlik teknolojileri şirketi Lockheed Martin tarafından bir süredir test ediliyor.
Piller, askeri uçak ve füzelere dışarıdan bir müdahale olması durumunda sistemlerinde saklanan bilgilerin yok edilmesini ya da üsse uyarı sinyali gönderilmesini sağlayan elektrik devrelerinin güç ihtiyacını karşılıyor. Pillerin 25 yıl boyunca dayanması öngörülüyor. Mikroelektronik cihazlar için uzun ömürlü piller geliştiren Widetronix ise kalp pili gibi vücuda yerleştirilebilen medikal cihazlar konusunda tıbbi cihaz üreticileriyle işbirliği yapıyor.
Widetronix'in pilleri, enerji ihtiyaçlarını yüksek enerji elektronlarının içine trityum denilen hidrojen izotopunun ayrışmasıyla karşılıyor. Güneş enerjisiyle çalışan piller, güneş ışığındaki fotonları yakalamak için silikon gibi yarı iletkenleri kullanırken, betavoltaik piller izotopların nükleer ayrışması sırasında elektronlarda üretilen enerjiyi yakalamak için yarı iletkenleri kullanıyor.
Uzmanlar bu pillerin çok güçlü olmadıklarını, telefon ya da dizüstünü çalıştırabilecek güce sahip bulunmadıklarını belirtiyorlar.
Rus hacker'lar, küresel iklim değişikliği konusunda dünyanın önde gelen kurumlarından birine sızıp ünlü bilim adamlarının kişisel yazışmalarını ele geçirdi. İnternete sızan bu belgelere dayanılarak, bazı uzmanların, bilimsel verileri siyasi amaçlarla tahrif ettiği iddia ediliyor.
KÜRESEL ısınma konusunda dünyanın en önemli merkezlerinden olan İngiltere'deki East Anglia Üniversitesi İklim Araştırma Birimi'nin bilgisayarları, hafta içinde Rusya'dan bağlanan bilgisayar korsanlarının saldırısına uğradı. Doğal ve insan kaynaklı iklim değişikliği konusunda uzman bilimadamlarına ait 1000'i aşkın e-posta mesajı ve 100 kadar belge internet üstünden çalındı.
Önceki gün "The Air Vent" adlı bir blogda yayınlanan bazıları 15 yıllık belgeler, dün de Washington Post'tan The Guardian'a dek birçok saygın gazeteye haber oldu. Sanal hırsızlık üniversite tarafından da doğrulandı. Belgelere eşlik eden ve imza içermeyen açıklamada şöyle deniyor: "Mevcut haliyle iklim biliminin gizlenemeyecek kadar önemli bir konu olduğunu düşündük. Bu yüzden, e-posta
ve belgelerden oluşan ve rastgele seçilen bu belgeleri size sunuyoruz.
Umarız bu bilim ve arkasındaki insanlar hakkında bir fikir edinirsiniz."
'İklimgate' mi petrol lobisi mi
OLAYI "iklimgate skandalı" diye tanımlayanlar da var; ancak çoğu bilimadamı, insan kaynaklı iklim değişikliğinin bir "vaka" olduğuna dair genel bir konsensüs bulunduğunu ve bunun onlarca araştırmayla kanıtlandığını söylüyor. Sızan yazışmalarda geçen ifadelere, kendi bağlamları dışında anlamlar atfedildiği belirtiliyor.
Şüphecilere göre, siyasi ve ekonomik çıkar peşinde koşan çevreler, küresel ısınma "terörü" yaratmakla meşgul. Ancak bu gruba dahil olan birçok "aktivistin" de, petrol şirketleriyle bağlantısı var.
Küresel ölçekte alınması planlanan önlemler arasında, petrol gibi karbon bazlı enerji kaynaklarının terkedilip, yenilenebilir enerjiye geçilmesi de var.
Sıcaklığı artıran 'sahtekarlık'
Belgelerde isimleri de verilen bilimadamlarının, Birleşmiş Milletler'e bağlı İklim Değişikliği Paneli'nin yayınladığı araştırmaları manipule etmeye çalıştığı, küresel ısınmayı "abartılı" ve "tamamen insan kaynaklı" göstermeye çabaladığı öne sürülüyor. Profesör Phil Jones ve Keith Briffa gibi ünlü uzmanlara ait yazışmalardan bazı örnekler şöyle:
* "Sonra 20 yılın gerçek sıcaklık değerlerini artırmanın bir hilesini (trick) buldum. Sıcaklık düşüşünü saklayacağım."
* (İklim değişikliğine şüpheyle bakan ünlü bir uzmanın ölümünden bahsederken) "Aslında bu mutlu
bir haber."
* "Şimdiye kadar daha çok ısınma tespit etmeliydik, ama olmuyor. Herhalde eldeki veriler yanlış. Gözlem sistemlerimiz yetersiz olabilir."
RTÜK Başkanı Davut Dursun, internette karmaşa olduğunu iddia etti.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, "İnternet konusunda bir karmaşa var. Bu karmaşanın giderilebilmesi için kişisel kanaatim, RTÜK'ün yetki alanına verilmesi gerekir internet konusunun" dedi.
Dursun, bazı ülkelerde internetin RTÜK benzeri kuruluşların bünyesine verildiğini, fakat Türkiye'de internet konusunun Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun bünyesinde yer aldığını ifade etti.
RTÜK olarak internetin yayıncılık boyutuyla ilgilendiklerini, bu bakımdan Türkiye'de bir yetki karmaşasının yaşandığını dile getiren Dursun, ''İki üç kurum arasında yetki dağıtılmış olduğundan dolayı, internet konusunda bir karmaşa var. Bu karmaşanın giderilebilmesi için kişisel kanaatim, RTÜK'ün yetki alanına verilmesi gerekir internet konusunun. Çünkü internet, veri akışının ötesinde bir yayıncılık teknolojisine dönüşüyor'' diye konuştu.