Yapılan bir araştırmaya göre, 2012 yılında dünya genelinde milyonlarca insan işlerini mobil cihazlardan takip edecek.
Dünyanın önde gelen araştırma şirketi Gartner, 2012 yılında küresel anlamda en çok kullanılacak mobil uygulamalara yönelik raporunu açıkladı.
Rapordan derlenen bilgilere göre, pazarda ön plana çıkmak isteyen cihaz üreticileri, her yeni modelde akıllı cep telefonlarına (smart phones) yeni özellikler eklerken, yazılım endüstrisi de boş durmuyor ve bu cihazlara yönelik uygulamaları geliştiriyor. Şüphesiz rekabetten en çok tüketiciler ya da son kullanıcılar yararlanıyor.
Rapora göre, 3 yıl sonra, yüz milyonlarca kişi tarafından kullanılacak en popüler 10 mobil uygulama şöyle sıralandı:
"1- Para transferi: Bu hizmetle kullanıcılar sadece bir SMS ile para transferi gerçekleştirebilecek.
2- LBS: Bilgi ve eğlence gibi uygulamalardan oluşan LBS (Location Based Services) hizmetleri daha da yayılacak. 2012 yılında 500 milyondan fazla kişi bu hizmetlerden yararlanacak.
3- Mobil Arama: Kullanıcılar, cihazları üzerinden birden fazla arama sağlayıcıya ulaşarak ihtiyaç duydukları bilgiye mobil ortamda ulaşacaklar.
4- Mobil Tarama: Bugün piyasaya sürülen mobil cihazların yüzde 60'ından fazlasında internet tarayıcısı bulunuyor. 2013 yılına gelindiğinde bu oranın yüzde 80'e ulaşacağı tahmin ediliyor. Bununla birlikte mobil tarama iş-tüketici (business-to-consumer B2C) stratejisinin en önemli parçası olacak.
5- Mobil Sağlık: Bilgi teknolojileri ve mobil iletişim sayesinde hastaların sağlık durumları hükümetler ve sağlık kuruluşları tarafından henüz "emekleme" aşamasında olan bu amaca yönelik mobil cihazlar ve uygulamalar sayesinde uzaktan takip edilebilecek. Bu teknoloji bakım maliyetlerini de düşürerek önemli bir tasarruf kalemi sağlayacak.
6- Mobil Ödeme: Artık cüzdan yerine de geçen cep telefonları, A'dan Z'ye bir çok ürünün alınıp satılmasında kullanılabilecek. Mobil ödeme sistemi sayesinde vergi kaçağının da bir anlamda önü kesilmiş olacak.
7- Yakın Alan İletişim: Near Field Communication (NFC) teknoloji sayesinde elektronik cihazları birbirine herhangi bir kablo olmadan sadece 10 santimetre uzaklıktan bağlayabilmek ve veri transferi yapmak mümkün. NFC ile örneğin bir saniyede kimlik sorgulaması yapılabilecek.
8- Mobil Reklam: Smartphones ve kablosuz internet sayesinde her geçen gün yaygınlaşan mobil internet uygulamaları, 2008 yılında 530 milyon dolarlık bir ciro yarattı. Gartner'a göre 2012 yılında bu rakam 7,5 milyar dolara yükselecek. Hatta kullanıcılar, cep telefonlarına gelen reklam içeriklerini izleyerek çeşitli hediyeler kazanabilecek.
9- Mobil Hazır Mesaj/Sohbet: Mobil hazır mesajlar ya da sohbet uygulamaları, Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlara paralel olarak artacak bu alana yönelik yazılım uygulamalarında da artış yaşanacak.
10- Mobil Müzik: Sadece cep telefonu melodileri değil beğenilen sanatçıların albümleri de mobil cihazlarda daha çok yere alacak. Kullanıcılar isterlerse cep telefonları üzerinden albüm satın alabilecek.
Apple'dan sigara içen kullanıcılarına garip bir uygulama... Ve hayır, konu parlak Mac kasaları değil.
Consumerist'in raporuna göre sigara içen bazı Mac kullanıcıları AppleCare garantisinden mahrum bırakıldı.
Bu garanti mahrumiyetinin sebebinin, sigara dumanının Mac'e zarar vermesi değil; OSHA yönetmelikleri olduğu açıklandı. Farklı raporlara göre Apple 2008 yılında iki kullanıcıya AppleCare garantisi sunmayı reddetti.
OSHA sigara dumanını zararlı olarak listelediği için iki teknik servis de Mac ile ilgilenmeyi reddetti. Sigara dumanı Mac'e zarar verdiği için değil, ilgilenen teknik servis elemanının zararlı sayılan maddelerin bulaştığı ürünlerle ilgilenmesinin sağlık tehdidi oluşturacağına yönelik yönetmelik yüzünden.
İki kullanıcı da Steve Jobs'a kadar çıkarak olayı çözmeye ve destek almaya çalıştı, ancak başarılı olamadı.
Bu ikisinin münferit olaylar olduğu ve başka sigara tiryakilerinin Apple'dan bilgisayarlarına teknik servis desteği almakta zorluk çekmediği bildiriliyor. Anlaşılan bu durumdan duruma değişiklik gösteriyor. Apple teknik servis çalışanlarının sigara içip içmediği ise bilinmiyor.
"Etrafımda ne var?" sorusunun yanıtı artık Vodafone ile çok kolay.
Dünya mobil iletişim lideri Vodafone'un sunduğu "Etrafımda Ne Var?" uygulaması sayesinde artık tüm iPhone kullanıcıları; istedikleri anda en yakın eczane, akaryakıt istasyonu, ATM, kafe ve sinemaların yerini öğreniyor, harita üzerinde görebiliyor ve telefon numarasından aradıkları noktaya ulaşabiliyor.
Dünyada 3G lideri Vodafone; iPhone kullanıcılarına, bulundukları bölgedeki en yakından en uzağa, tüm önemli noktaları kategorilerine ayırarak sıralayabilen, adres ve telefon bilgisini veren, haritada göstererek konumlandırma imkânı sunan lokasyon bazlı bilgi servisi "Vodafone Etrafımda Ne Var?" uygulamasını hizmete soktu.
iTunes Store üzerinden ücretsiz olarak indirilebilen "Vodafone Etrafımda Ne Var?", tüm iPhone kullanıcılarına en yakın akaryakıt istasyonu, eczane, ATM, kafe, restoran, hastane, alışveriş merkezi ve sinema gibi önemli noktaların mesafesini, iletişim bilgilerini ve yerini harita üzerinde gösteriyor. Böylelikle kullanıcı en yakın noktayla ilgili aradığı tüm bilgilere tek bir dokunuşla anında ulaşabiliyor.
Uygulamayı kullanmak için telefon üzerinde özel bir ayar yapılmasına gerek olmayan ve operatör ayrımı olmaksızın kullanılabilen "Vodafone Etrafımda Ne Var?" ile harita üzerinde konumu görüntülemek ve rota özelliği ile aranılan noktaya nasıl ulaşılabileceğini görmek de mümkün.
350 bin nokta ile hizmete sunulan "Vodafone Etrafımda Ne Var?", iTunes Store üzerinden aşağıdaki linkten indirilebilir. http://itunes.apple.com/WebObjects/MZStore.woa/wa/viewSoftware?id=336924814&mt=8
"Balistika 2010 Projesi", ile silahı tespit edilemeyen olayların aydınlatılmasında yardımcı olacak.
TÜBİTAK UZAY ile Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları iş birliği ile geliştirilecek "Balistika 2010 Projesi", silahı tespit edilemeyen olayların aydınlatılmasında yardımcı olacak.
TÜBİTAK'tan yapılan açıklamada, "Balistika 2010 Projesi" ile geliştirilecek Balistik Görüntü Analiz ve Tanıma Sistemi'nin silahlardan alınan mukayese kovan ve çekirdekler ile arşivlerde bulunan silahı tespit edilemeyen olaylarda toplanmış kovan ve çekirdekleri karşılaştırarak uygun sınıflamalar yapacağı kaydedildi.
Tabanca, tüfek gibi silahların kovan ve çekirdek üzerinde bıraktığı izleri inceleyen balistik uzmanlarının bu izleri karşılaştırarak çekirdek ve kovanların aynı silahtan atılıp atılmadığına karar verebildiği, ancak bu işlemlerin uzun sürdüğü belirtilen açıklamada, süreyi kısaltabilmek amacıyla TÜBİTAK ile Emniyet Genel Müdürlüğü arasında imzalanan sözleşme ile "Balistika 2010 Projesi"nin hayata geçirilmesinin planlandığı vurgulandı.
Açıklamaya göre, prototip üretimi ve saha testlerinin gelecek yıl, tamamlanmasının ise 2011 yılında planlandığı proje yerli kaynak kullanılarak Türk mühendislerinin bilgi birikimi ile yapılacak.
Ar-Ge çalışmaları TÜBİTAK tarafından gerçekleştirilecek proje daha önce yine Türk mühendisleri tarafından geliştirilen ve dünyada ilk kez kovan ve mermi çekirdeklerinin üç boyutlu verisini kullanmak suretiyle karşılaştırma yapan Balistika sisteminin gelişmiş versiyonu olacak. Üç boyutlu veri alma ve gönderme yeteneğine sahip sistemde, sınıflandırılmış veriler ile eşlik eden veriler bir arada saklanarak sorgulanabilecek, kovan ve çekirdekler birbirleri ile karşılaştırılarak kardeş çekirdek ve kovanları bulmak amacıyla benzerlik sırasına dizilebilecek. Olaya karışmış silah ve faillerin hızla tespit edilmesinde büyük destek sağlayacak sistem, silahı tespit edilemeyen olayların ve terör olaylarının aydınlatılmasında yardımcı olacak.
Kovan ve çekirdeklerin karşılaştırılmasının ağ üzerindeki bilgisayarlar aracılığıyla yapılmasına imkan tanıyan sistem ile veri girişleri Ankara başta olmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki bütün Kriminal Polis Laboratuvarları tarafından yapılabilecek.
200 metrelik 100'den fazla buz kütlesi, Yeni Zelanda'ya doğru sürükleniyor.
Antarktika'dan kopan 100'den fazla buzulun, Yeni Zelanda'ya doğru sürüklendiği anlaşıldı.
Yetkililerin açıklamasına göre, bazılarının boyu 200 metreyi aşan buzul parçalarının, Yeni Zelanda'nın güney kıyılarına 450 kilometre kadar yaklaştığı uydu gözlemleriyle tespit edildi.
Antarktika'dan kopan muhtemelen 30 kilometrekarelik devasa bir buzulun parçalarının, tek küme halinde hareket ettiği belirlendi.
Yeni Zelanda'nın güney sahillerinin açıklarında nadiren buzul görülür. Son olarak 2006 senesinde, bazı buzul parçaları sahile 25 kilometre kadar sokulabilmişti. Uzmanlara göre, küresel ısınma artarsa, bölgede daha çok buzul görmek mümkün hale gelecek.
Tarayıcı dünyasının yıldızı Firefox'un kötü bir yanı var: Ateş tilkisi gereğinden fazla ateşli çıktı.
Firefox kullanıcıları, internet tarayıcılarının RAM kullanımını abartmasına alıştı. Ancak bu soruna bir yenisi eklendi: Firefox'un bir CPU kullanımı sorunu var ve bu sorun ısınma sorunlarına da sebep oluyor. Bu soruna özellikle bazı dizüstü bilgisayarlarda ve netbooklarda rastlanıyor.
Mozilla destek sayfalarında konuyla ilgili "Firefox consumes a lot of CPU Resources" başlığı da yer alıyor. Bu sorunu yaşayanların şikayetleri gün geçtikçe artıyor. Firefox dosya indirirken, işlerken ve gösterirken işlemci gücünü abartı bir şekilde kullanabiliyor. Farklı dizüstü modelleri için şikayetleri görmek mümkün.
Mozilla destek sayfasında tavsiye edilen Flashblock eklentisiyle internet sayfalarındaki flash içeriğin seçilerek engellenmesi oluyor. Ancak flash internette önemli bir miktar içeriğin sergilenmesinde kullanılıyor ve bu tatmin edici bir çözüm değil...
Yüklü sayfalarda artan yük
Diğer tarayıcılardan daha fazla kaynak kullanan Firefox, özellikle zengin multimedya içerikle yüklü sayfalarda kaynak kullanımını daha da arttırıyor. İşlemci kullanımı devamlı olmasa da anlık zıplamalar yapıyor. Durum hem PC'lerde, hem Mac'lerde böyle.
Güçlü dizüstü bilgisayarlarda, özellikle de masaüstü bilgisayarlarda pek fark edilmese de bu durum işlemcileri nispeten zayıf olduğu için netbooklarda daha fark edilir bir hal alıyor. Özellikle de ince netbook modellerinde işlemci kullanımı zıplamaları kendisini ısınma olarak gösteriyor. Bir dizüstü bilgisayar olan Apple'ın inceliğiyle meşhur MacBook Air modelinde fark ediliyor.
Bu yüksek işlemci kullanımı ve ısınma yüzünden ultra ince dizüstü bilgisayarlarda ve netbooklarda Firefox yerine başka bir tarayıcı kullanmak daha iyi bir seçim olabilir. Siz de bu konudaki tecrübe ve görüşlerinizi, yaşadığınız sorunları veya bu tür bilgisayarlarda Firefox'ta sorun yaşamıyorsanız bunu forumda bizlerle paylaşın.
Yoluna basit netbook'larla başlayan Asus Eee PC'nin son harikası göz kamaştırıyor.
Asus, EeeTop PC ET2202T ile oturma odalarında kullanım için bir hepsi-bir-arada cihazı tanıttı. Cihazın filmleri, resimleri ve videoları Full HD kalitesinde gösterebilen 21,6 inçlik dokunmatik ekranı var.
Cihazın iç dünyası ise Pentium Dual Core T4300 işlemci (2,1 GHz), ATI HD 4570 ekran kartı ve 4 GB RAM'den oluşuyor. Depolama birimi olarak 320 GB'lık bir sabit disk sunuluyor.
Bağlantı arabirimleri arasında Ethernet, altı USB girişi, HDMI girişi, kulalık ve mikrofon bağlantıları var. Cihaz 802.11 b/g/n kablosuz ağ standartlarını destekliyor. Ayrıca bir DVD sürücüsü de mevcut.
İşletim sistemi olarak Windows 7 Home Premium devreye giriyor. EeeTop PC ET2203T şu andan itibaren satışa sunuldu; fiyatı yaklaşık 800 Euro (yurtdışı).
Ezici başarı: iPhone Google'ı 400'e katladı!
iPhone, cep telefonu pazarında Google'ı öyle bir ezdi ki... İşte şaşırtıcı rakamlar.
Fransız oyun yapımcısı Gameloft oldukça kötümser bir şekilde artık yeni Android oyunları yapmaya pek hevesli olmadıklarını açıkladı.
Henüz olgunlaşmamış olmasına karşın, akıllı cep telefonları piyasasının farklı segmentlerinde, iPhone, Windows Mobile ve PalmOS ile oldukça güçlü bir şekilde rekabet eden Google'ın Android işletim sistemi pek çok telefon üreticisinin favorisi haline geldi. Çok güçlü uygulamaları çalıştırma ve esnek programlanabilirlik özelliğine sahip bu işletim sistemi, ne yazık ki aynı başarıyı oyun konusunda gösteremedi.
Aslında sorun Android işletim sisteminin kendisinde değil; mesele pazarlama. Android pazarı, Apple'ın iPhone için uygulamaları sattığı ve yazılım üreticilerinin çok iyi para kazanabildiği App Store ile başa çıkamıyor. Gameloft'un finans direktörü Alexandre de Rochefort açıklamasında Android yazılımlarından kimsenin para kazanamadığını söyledi. Bunu takip eden açıklamada Gameloft'un Android yazılım geliştirmedeki yatırımlarını azaltacağını ve başka pazarlara ağırlık vereceğini belirtti.
iPhone yazılımları Gameloft'un geçtiğimiz bütçe dönemindeki gelirlerinin yüzde 13'ünü oluşturuyordu. Rochefort'un açıklamasına göre, Gemeloft'un iPhone oyunları, Android oyunlarından 400 kat daha fazla satmış.
Dünyanın nüfusu artıkça masraflarda artıyor..boşunamı bilim adamlar hastalık cıkardı..çıkardı ki insanlar ölsün nüfus azalsın.çünkü artık kaynaklar yetişmiyor...
Eğer Microsoft sadece Windows 7 için yetinmezse 2012 yılında Windows 8 kod adlı yükseltme sürümünü çıkaracak.
Haber Microsoft'un amiral gemisi işletim sisteminin yeni versiyonunun 2012 yılında geleneğine dair mutlak bir yol haritasının çizildiği Redmond'un dev planları arasında fan sitesinde belirtildi.
Windows Server ?
Görünüşe göre Windows 8 Microsoft'un planlarında önemli OS tutuyor. Önceki büyük sürüm olan Windows 7'nin olmayacağı Windows Server 2008 olacağı görülüyor.
Microsoft'un son işletim sistemi Windows 7 hakkında şoke eden iddia...
Microsoft'un yeni işletim sistemi Windows 7'nin, kullanıcı bilgilerini, Amerikan Ulusal İstihbarat Servisi'ne (NSA) açtığı iddia ediliyor.
ComputerWorld dergisinde yayınlanan iddiaya göre, Microsoft ile NSA, Windows 7'yi hazırlarken Güvenlik Yönetmeliğine Uyum Kiti adlı bir proje geliştirdi.
Sözkonusu projenin, Amerikan istihbarat servislerinin gerektiğinde bilgisayarlara kullanıcının ruhu bile duymadan girme ve istediği bilgiyi alma imkanı verdiği iddia ediliyor.
Hem kamu hem de özel sektörde, Windows'un yaygın olarak kullanıldığı dikkate alındığında, Türkiye'nin ulusal güvenliğinin ne derece tehlike altında olduğu daha iyi anlaşılabilir.
İnternet'te Microsoft'la arasını açan Google, rakibine karşı yeni bir cephe daha açıyor.
Google, Chrome OS adını verdiği işletim sistemiyle Microsoft'a en önemli faaliyet alanında bir darbe daha indirmeyi hedefliyor. Google, 2010 yılının sonunda piyasaya çıkarmayı planladığı Chrome OS işletim sistemiyle ilgili ayrıntıları kamuoyuna açıkladı. Google'ın işletim sistemi internet bazlı çalışıyor. Uzmanlar Chrome OS'u "işletim sistemi özelliklerine de sahip bir browser" olarak tanımlıyor.
Google, Chrome OS ile işletim sistemlerinde yeni bir dönem noktası olmayı hedefliyor.
Chrome OS geliştirme ekibinin lideri Sundar Pichai, "Chrome OS ile bilgisayarla çalışmak daha hızlı, daha basit ve daha güvenli hale gelecek" diyor.
BİLGİSAYRALAR 7 SANİYEDEN KISA SÜREDE AÇILACAK
Chrome OS işletim sisteminin 7 saniyeden daha kısa bir sürede açılacağı belirtiliyor. Vaktinin büyük kısmını online geçirenlere hitap edecek. Chrome OS geliştirme ekibi, Windows, Mac OS ve Linux gibi işletim sistemlerinin henüz internet emekleme safhasındayken geliştirilmeye başladığına dikkat çekiyor. Chrome ekibi, "bir işletim sisteminin öncelikli hedefinin internet kullanımını temel alması gerektiğini" vurguluyor.
Chrome OS, Google'ın aynı adı taşıyan Chrome tarayıcısıyla benzerlik gösteriyor. Google yazılımcıları, "Zaten hedef de sadelik. Hiçbir şey kullanıcıya engel olmamalı" diyor.
Chrome'un sadeliği, işletim sisteminin donanım talebini azaltıyor. Bunun da bilgisayar fiyatlarını önemli ölçüde azaltması bekleniyor.
İlk aşamada Chrome OS'un son dönemde kullanıcıların büyük ilgisini toplayan netbooklara yüklenmesi bekleniyor. Ancak Google, Chrome'un istisnasız bütün bilgisayarlarda çalışmasını öngörüyor.
GOOGLE'DAN ÜÇÜNCÜ DEVRİM
Google, Android ve Wave'in ardından bu yıl içinde önemli bir yeniliği daha duyurmuş oldu. Android, Google'ın mobil cihazlar için ürettiği Linux tabanlı bir işletim sistemi.
Google'un bu yıl gün ışığına çıkardığı bir başka devrim niteliğindeki uygulama ise Wave oldu. Wave, elektronik posta ile anında mesajlaşmayı (instant messaging) birleştiriyor.
Kullanıcıların tarayıcı üzerinden ortak belgeler üzerinde yaptıkları çalışmalar, Wave'in sunduğu çeşitli araçlarla daha da kolaylaşıyor. Diğer kullanıcıların belge üzerinde yaptıkları değişikliklerin protokolü eş zamanlı olarak görülebiliyor.
ABD'de bulunan "Medical College of Georgia" uzmanları, bir farenin genlerine müdahale ederek dünyanın en zeki faresini yaratmayı başardı.
Bir Çin çizgifilm karakterinden esinlenilerek Hobbie-J adı verilen fareye, henüz embriyo halindeyken hafızayı kontrol eden NR2B geninin etkinliğini artıran genetik bir materyal enjekte edildi. Sağlıklı bir biçimde dünyaya gelen Hobbie-J, artık objeleri diğer farelere oranla üç kat daha uzun süre hatırlıyor, deney labirentlerinde yönünü daha rahat buluyor. Dr. Joe Z. Tsien'e göre bu, insanın bir telefon numarasını bir saat boyunca hatırlayabilmesiyle eşdeğer bir durum.
Uygulanan yöntemin gelecekte bunama tedavisinde de kullanılabileceği öngörülüyor. Ancak bazı nörobilim uzmanları, bu tekniğin Alzheimer hastalarına bir yardımı olmayacağı görüşünde.
Depresyon tanısıyla işinden ayrılan Kanadalı bir kadın facebook'a eğlenirken çekilen fotoğraflarını koyunca sigorta şirketi 'Mutlusunuz' deyip aylık ödemeleri kesti
AYLIK GELİRİ KESİLDİ
KANADA'DA majör depresyon teşhisi konulan, bu nedenle IBM firmasındaki işinden ayrılmak zorunda kalan bir kadın, facebook'taki fotoğrafları yüzünden aylık gelirinden oldu. Nathalie Blanchard isimli kadın sigorta devi Manulife'ın aylık gelirini "facebook fotoğraflarında neşeli göründüğü" ve artık "çalışabilir" durumda olduğu gerekçesiyle kestiğini belirtti.
DOKTORUN TAVSİYESİYMİŞ
SİGORTA şirketinin, kendisinin artık depresyonda olmadığına dair bir kanıtı olmadığını savunan Blanchard, hakkını almak için savaşacağını vurguladı. Blanchard, doktorunun tavsiyesine uyarak arkadaşlarıyla barlara ve güneşli yerlere ufak kaçamaklar yaptığını, sorunlarını unutmaya çalıştığını belirtti. Manulife ise herhangi bir açıklamada bulunmadı.