eSm[e]rim

eSm[e]rim

Üye
02.02.2007
Çavuş
1.700
Hakkında

#19.05.2008 18:12 0 0 0
#19.05.2008 13:52 0 0 0
  • Konu: Ask
    sevincLe/guLerek basLar

    agLamakLa biter
#19.05.2008 11:06 0 0 0
#18.05.2008 21:09 0 0 0
#18.05.2008 19:06 0 0 0
  • Kız iki dil biliyormuş, Fransa'da doğup büyümüş. Türkiye'ye ilk geldiğinde âşık olmuş bir adama. Ama adam lise mezunuymuş. "Olsun, ne önemi var?" demiş kız. Evlenmişler. Adam ticaretle uğraşıyormuş ve işler yolundaymış. Arada bir yapüğı hırçınlıklara ve artığı tokatlara göz yumuyormuş genç kız. Çünkü seviyormuş kocasını. Bir de oğlu olmuş.

    Zaman içinde yediği dayakların şiddeti artinca evi terk etmiş kız. Fransa'ya ailesinin yanına dönmek istemiş. Ama adam engel olmuş. Tekrar biraraya gelmişler. Adamın işleri bozulmuş o ara. Kız da çalışmaya başlamış, iki dil bilen, Fransa'da ekonomi okumuş biri olarak iyi de bir iş bulmuş.

    Ama mutsuzluk o kadar büyükmüş ki kız çocuğunu da alıp evden ayrilmış. Kendine küçük bir ev tutmuş. Adam önce yalvararak, sonra ağlayarak, sonra da döve döve kızı kendi evine geri döndürmüş. Kız bir daha denemeyi mecburen kabul etmiş.

    Derken hikaye burada çatırdamaya başlamış çünkü kız bir gün çalıştığı şirketin müdür yardımcısının ne güzel güldüğünü fark etmiş.

    Sonra gazete bile okumayan, bütün günü dışarıda "para kovalayarak" geçirdiğini söyleyen, eve 22.00'den önce dönmeyen, bütün gece sabah kadar salonda yayılıp film seyreden, seyrederken tükettiği fındık fıstığın kabuğunu halıya, içtiği sigaraların izmaritini su bardağına bırakan; asla dişini fırçalamayan, ayda yılda bir uğradığı yatakta aceleci ve başansız olan, tembel, amaçsız, uykucu kocasını düşünmüş..

    Onu neden sevdiğini, ne zaman böyle bir adama dönüştüğünü, bu çocuğu niye doğurduğunu düşünmüş ardından..

    Kendi geleceğinin ne kadar karanlık olduğu da görünüyormuş bu düşüncelerin arasında...

    Korkmuş.
    Olabileceklerden yani...
    Korktuğu başına gelmiş.

    Kız ve şirketin müdürü âşık olmuşlar birbirlerine..

    Öğlen yemekleri uzun olsun dilemişler. Mesajlaşmaya başlamışlar. Adam da mutsuzmuş zaten. Boşanmak işitiyor ama bir türlü karısına anlatamıyormuş bunu. Oysa dürüst davranıyormuş karısına. "Seni sevmiyorum. Başkasına ilgi duyuyorum. Bırak gideyim" diyormuş. Ama karısı "Nasılsa döneceksin bu eve, ben göz yumarım başkasıyla gönül eğlendirmene" diyormuş.. Adam bunu arkadaşlarına anlattığında "Süper" diyormuş arkadaşları "keşke bizim de böyle bir karımız olsa"

    Sonunda adam ikna etmiş karısını. Karısına bir ev tutulmuş ve boşanma davası açılmış.

    Hikayenin diğer kahramanı kızımız ise bu evliliği nasıl bitireceğini düşünüyormuş kara kara.

    Derken bir gece..

    Şirketin müdürü karısının evi boşalttığı gün erkenden eve gelmiş. Kapıdan girmeden önce de mesaj atmış sevdiği kadına. "Her şey güzel olacak söz veriyorum" diye. Sonra banyoya girmiş. Oysa kansı ışıklan kapalı olan mutfakta oturuyormuş. Adam banyodayken cep telefonundan mesajın hangi numaraya gittiğini öğrenmiş. O gece numaranın kime ait olduğunu öğrenen eş ev telefonunu ve adresini bulmakta da zorlanmamış. Sabaha karşı evi aramış ve kızımızın kocasını istemiş telefona. Sonra da "kocam senin ... karın yüzünden boşuyor beni" diye başlamış anlatmaya. Adam kızı bir sandalyeye bağlamış. Uyumakta olan oğlunu uyandırmış.

    Karşısına oturtmuş ve "senin annen bir .... oğlum" diyerek oğlunun gözleri önünde dövmeye başlamış annesini. Ertesi sabah karısının çalıştığı şirkete gidip herkese bağıra çağıra anlatmış hikayeyi.

    Sonra ne mi olmuş?

    Karısı tarafından aldatıldığını herkese ilan eden koca kızın elinden çocuğu, parasını, eşyalarını, elbiselerini almış ve herkese hikayesini anlatmaya devam ediyormuş.

    Müdür şirkette kalmış ve karısı ile barışmış.

    Kız çalıştığı şirketin Mersin şubesine tayin edilmiş. Beş parasız, çocuğundan uzakta, çeşitli yöntemlerle defalarca cezalandırılmış..

    Şimdi eğer bu hikayede kız bir başkasını sevmeseydi yediği dayaklar ve sonsuz mutsuzluğu yüzünden hep acınan kişi olacakti ve muhtemelen bir gün yaşamına bir şekilde son verecekti.

    Oysa hâlâ ölmedi kız..
    Bu sebeplerden dolayı (umarım) ölmeyecek de... Devam edecek yaşamaya. Bana bunu anlatan arkadaşım "Para topluyoruz aramızda çünkü oraya gittiğinde bir ev tutacak. Ama bazıları buna yanaşmıyor. Bedeli neyse ödesin diyor" dedi..

    Bedeli neyse ödesin!..
    Sizce kadınlar daha ne kadar bedel ödeyecek..
    Sevdikleri için yani..
    Çünkü severseniz kötü kadın olursunuz..

    ALintidir,.
#18.05.2008 19:05 0 0 0
#17.05.2008 07:16 0 0 0
#16.05.2008 20:32 0 0 0
#16.05.2008 10:40 0 0 0

  • Biliyorum bu hikayeyi birgün herkes okuyacak. Hikaye diyorum çünkü kimse bunun gerçek olduğuna inanmayacak. 1. dereceden yakınlarım haric...
    Hayatımı değişteren herşey son 3 yılda gizlidir. Sonumu getiren dönem ise son 1 yıldır...
    İnternette ilk tanıştığım insandı o. İsimini değiştiriyorum kahramanların. Nede kahraman, benim sonumu getiren kahramanlar... Çok samimiydik Burakla hatta sanal kardeşlikte diyebiliriz buna. Kötü bir durum olduğunda sürekli yanında olurdum, o da benim yanımda olurdu. 2 yıl pirussuz giden dostluk yavaş yavaş bozulmaya başladı.
    Herzaman takıldığımız sohbet kanalında farklı biri olduğunu gördüm ve o anda anlamıştım farklı birşeyler olacağını. Arada bir konuşuyorduk ama ona varlığımı hissettiremiyordum. Çekingenlik mi yoksa daha başka birşey yüzündenmi çözememiştim. Halende çözemedim ama neyse... Biz 3-5 konuşmadan sonra birbirimize iletişim adresimizi vermiştik onu ilk gördüğüm andı bu. Neye uğradığımı şaşırmıştım. Bu duygu o kadar yoğunduki sanalın yıldırım aşkı gibi birşey. Eminim bu yazıları okuyan çoğu insan ya gülüyordur yada olayın olmasına imkan vermiyordur. Ben olsam bende imkan vermezdim. Ama olabiliyormuş...
    Sonra... Sonrası hiçte iç açıcı değil. Ertesi gün kardeşim Burak sohbet yerimize geldiğini gördüm. Buseyle konuşmaya başladı. Bende konuşuyordum ama varlığımı hissettiremiyordum. Bu da beni kahrediyordu. İkiside konuşmaları ilerletmişlerdi. Ben bu duruma dayanamadım sinirli ve üzüntülü bir şekilde iletişim adresimde oyalanıyordum. Kendimi sabaha doğru iletişim adresimi titretilerek buldum. Titreten oydu, bu buseydi o kadar sevinmiştim ki benimle konuşacak diye. Ama bana söylediği ilk şey "burakla çıkma kararı aldık" oldu. Dünyam başıma yıkılmıştı. Bu da yetmedi bana cam açma teklifi gönderdi. Üzüntülü bir şekilde ne yapacağamı düşünürken elim bir anda teklifi kabul etti. Beklemeye başladım. Aman tanrım resimdekinden daha güzeldi. Ben bir kez daha aşık olmuştum. Yanlız bu olamazdı. Çünkü artık buse kardeşim burakla çıkmaya başladı. Bir süre onu izledikten sonra daha fazla dayanamadım tek bir ileti göndererek çıktım. " Çıkmanıza sevindim, allah daim etsin. Benim şuan çıkmam lazım bye..."
    Bilgisayar başından kalkmıştım ama, bu olanlar içimi kemiriyordu. Ne yapacağım diye düşünürken, yapmacık oyun oynamaya kadar verdim. Bu oyunda ne busenin nede burağın haberi olmamalıydı. Böylelikle ikiside zarar görmicekti. Görmiceklerdi ama bu oyunda bende vardım ve kendimi hesaba katmadım. Zarar görecekmiydim görmeyecekmiydim. Kimin umrunda Sonuçta bir tarafta kardeşim burak diğer tarafta çok sevdiğim busem...
    Günler ilerledi onların ilişkisi tüm hızıyla devam ederken ben kahroluyordum. Hergün ölüyordum sonra birşey tekrar diriltiyordu. O da buseydi. Onun benimle konuşması acımı dindiriyordu. Fakat tekrar burakla konuşmaya başladığında herşey eski haline dönüyor ben ölü baykuşa dönüşüyordum...
    Her giden gün berbat, arkasından gelen gün dahada berbattı. Birgün burağın başka kızlarla ilgilendiğini gördüm ve ne yapmaya çalışıtığını sordum. Cevap sıradan kız için takılan erkeklerin cevaplarındandı. Bu beni çok üzdü ama sesimi çıkartmadım. Bunlar yetmezmiş gibi buseyi malı gibi kullanıyordu. Buse = robot olmuştu.
    Burağın buseyi aldattığı yetmezmiş gibi onunla kavga edip kötü sözler söyliyordu. Bu duruma buse çok üzülüyordu. Ama bilmiyordu ki ben daha çok üzülüyordum. Ne yapmalıydım da busenin üzülmesini engellemeliydim. Düşün... Düşün... Düşün...
    Aklıma tek birşey geldi ama bu durum beni dahada beter yapacaktı. Olsun buse için değerdi ve buseyle konuşmaya başladım burağın iyi yönlerini anlattım. Burağın onu ne kadar sevdiğini anlattım. Tabi bunlar palavradan başka birşey değildi. Burak asla sevmemişti buseyi. Sonra gittim burakla konuştum. Aynı cümlelerimi onun içinde kurdum. Ama haysiyetsiz bunları hak etmemesine rağmen tafra yapıyor buse hakkında kötü söz söylemeye devam ediyordu. En sonunda istemeyerekte olsa bunları barıştırmayı başarmıştım. Lakin bu son değildi. Bunun gibi en az on kez buseye aynı şeyleri yaptı ve her defasında barış güvercini rolü üstlenmiştim. Hergün kahroluyordum ama busem için değerdi...
    Günler böyle devam ediyor bende aynı şekilde kahrolmaya devam ediyorum. 1 yıl boyunca bu acıyı çekmiştim. Bazı zamanlar dayanamayıp, hastalığımı bahane ederek ortadan kayboluyordum. Onlar hastalığımın kötüye gittiğini düşünerek üzülüyordu. Bense gizli gizli girip onların durumuna bakıyor. Her defasında kendimi dahada kahrediyordum. Öyle bir zaman geldi ki buse vve burak yine tartıştı. ama bu tartışma başkaydı. Burak ağzına geleni söylüyor bunlar yetmiyormuş gibi herkesin duyabileceği bir şekilde küfür etmeyi planlıyordu. Radyoda küfür edecekti. Ben ona radyoda dj olması için elimden geleni yapmıştım. O ise o radyoda buseye küfür etmeyi planlıyordu. Busede bu duruma çok üzülmüştü. Burağa engel olmalıydım ve o an anladım ki burak aslında benim dostum değilmiş. Ben ona dünyada en çok önem verdiğim birini ona teslim ettim. O ise o değer verdiğim insanı rezil edecekti.
    Sonunda engel oldum ama aralarını düzeltemeyeceğim kadar bozuktu. Buse bana ne kadar üzgün olduğunu hayattan bezdiğini anlatıyordu. Biraz iyi olması için ona bir hikayeymiş gibi yaşadığım olayı anlattım. Nerden bilebilirdim ki busenin bu hikayeyi bizim hikaye olduğunu anlayacağını. Ben hikayeyi bitirmeye çalışırken o dahada çok istiyordu anlatmamı. Hatta sorular sorarak beni sıkıştırmaya çalışıyordu. Bende olanca kaçamak cevaplar veriyordum. Ama artık yeter dedim zaten burak buseye etmediğini bırakmadı. Hem onu sevmediğinide anlamıştım. Tekrar birleşemeyecek kadarda bozuktu araları. En önemlisi burağın gerçek dost olmadığını onunda internette kız için gelen sıradan erkeklerden olduğunu anladım ve buseye açılmaya başladım...
    Ben kahin değildim nerden bilirdim bunların benim sonum olabilceğini Ben anlattıkce herşey açığa çıkıyordu. Busede onu ne kadar sevdiğimi anlıyordu. Bütün bunlar güzel birşekilde ilerlerken. BUse burağa herşeyi anlatıyor burak hem bana hem buseye hemde alakası olmayan 3ümüzünde ortak arkadaşına düşman kesildi. O kişiye saldırı yapıyor küfürler ediyordu. Bunlar yetmiyormuş gibi buseye benim hakkımda yalanlar söylüyormuş. Hatta buseyi tanımadan önce başlayıp biten ilişkilerimi bile yalana alet etmiş. Buse bunları duyunca burağa inanmaya başladı ve benden uzaklaştıkca uzaklaştı...
    Bütün bunlara engel olmalıydım. ve çok çok eskilere dayanan burak ve benim en yakın arkadaşım olan biriyle irtibata geçtim ve olanları tek tek anlatarak buseye açıkalama yapmasını istedim. Ondan öğrendiğim bilgi beni şok etmişti. Daha önce burakla o arkadaşım çıkıyorlardı ve 1,5 yıl önce ayrılmışlardı. Buseyle çıkarken o arkadaşımın oturduğu şehire giderek arkadaşımla buluşmuş. Anladığım kadarıyla tekrar ilişki yaşamak istiyordu burak... Bu kadar haysiyetsiz bir insan olamaz ben nasıl bu insana kardeşim, dostum demiştim. O arkadaşımın buseye herşeyi anlatmasıyla herşey düzelir gibi oldu. Herşeye tekrar başladık. Benimle hiç olmadığı kadar samimi oluyordu ve bana "aşkım" diyordu. Sanki dünyalar benim oluyordu. Ama bu mutluluğum uzun sürmedi Sadece 1 hafta...
    Tekrar burak çıkmıştı ortaya ve esrar kullanarak intihar edeceğini söyleyip buseyi benden kopardı. Bir süre buse ne benim nede haysiyetsiz, insanlıktan yoksun burağın olmuştu. Günler ilerliyordu buse bana çok soğuk davranıyordu. Hayattan bezmiş gibi davranıyordu. Onun öyle üzgün olmasına dayanamadım tamam sen bilirsin artık benim olmayacaksın gibi anlamlar yüklü konuşmalar yapıyordum. Dahada ileri gittim ben ona soğuk davranmaya başladım. Çok üzülüyordu bu duruma ama yapacağım başka birşey yoktu. Böyle 1 kaç hafta devam etti. "Birgün bana gidiyorum artık nete girmeyeceğim" dedi.Ne durumda olduğumu tahmin edebiliyorsunuz söylememe gerek yok. Ama onun gidişi uzun sürmedi. 1 kaç gün sonra tekrar geldi. 1 haffta boyunca birbirimize soğuk davrandık. "Sana birşeyler söylemek istiyorum" dedi. "Buyur" dedim. "Ben burakla tekrar çıkmaya başladım ve bu 1 ay oldu" dedi... Beynimden vurulmuşa döndüm. Bu nasıl olurdu. Beni kandırmıştı. Bana söylediği o güzel sözler yalanmıydı. Hayır olamazdı. Bu gerçek olamazdıııı..Ama gerçek olduğunu, söylediği diğer cümlelerden anlaşılıyordu. Hayatta en çok sevdiğim insan bana hazmedemeyeceğim kötülüğü yaptı ve ben bu durumda yaşayamazdım. Ona veda ettim şuan bu yazıları yazıyorum.
    Düşünecek halde değilim. Hayat benim için anlamsız, boş ve değersiz... Sizler bu yapacağım şeyi gereksiz, bu insanlar için yaşamımı hiçe saymamı çok mantıksız buluyorsunuz. Ama ben hayatımı sanalda tanığdığım buseye adamıştım. Her anımda o var. O şimdi ciğeri 5 para etmez biriyle beraberken ben yaşayamam. Şu dakikalar benim son nefes alışlarım ve son göz yaşlarım. Ben öleceğim. Bu yazının üstündeki gözyaşı damlaları kuruyacak. Ama yazı silinmeyecek. Ailem ve yakın akrabalarımdan isteğim, bu yazıların internette yayınlanmasını sağlamalarıdır. Biliyorum benim gibi nice insan var hayatını sanalda tanıdığı insanlara bağlayan. Onlara bu yazımı okutun. Okusunlar ve hayatlarını sakın ama sakın sanalda tanıdıkları insana bağlamasınlar. Yoksa sonları benim gibi olur.
    Unutmayınız, benim gibi insanların bu dünyada değeri yoktur. Yazımı ve hayatımı bitirmeden önce çok sevdiğim bir dörtlüğü yazmak istiyorum.
    "Kaderindir seni yer yer gezdiren
    Yere girsen yer yinede seni
    Onun için yerin adı olmuş yer
    Yer insanı kendi besler kendi yer"

    21 yıllık hayat buraya kadar. Unutulmasın, bu yazı internette yayınlansın. Eğer olurda bu yazımı o iki değersiz insanda okuyorsa sanmasınlarki onlar için ölüyorum. Ben kendim için ölüyorum.
    Mutluluklar dilerim sana busem
    ...Seninle Sensiz...

    Off Off

    Alintidir,.
#13.05.2008 20:43 0 0 0
#12.05.2008 14:07 0 0 0
#11.05.2008 21:00 0 0 0
#11.05.2008 20:06 0 0 0
#09.05.2008 14:04 0 0 0
#09.05.2008 08:37 0 0 0
#08.05.2008 22:24 0 0 0
  • Konu: CİN
    paylasim icin tskler :)
#08.05.2008 09:55 0 0 0