TANIM
Kol, cep, pano, meydan, duvar, masa saati gibi her türlü mekanik, elektrikli ve elektronik saatlerin bakım ve tamirini yapan kişidir.
GÖREVLER
-Onarılmak üzere getirilen bozuk saati, çeşitli aletler kullanarak parçalarına ayırır, -Kırık ya da bozuk parçayı belirler ve düzeltir, gerekirse yenisini takar, -Saatin parçalarını temizler, yağlar, -Parçaları birleştirir ve saati ayarlar, -Yaptığı onarım işleminin maliyetini belirler.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
-Büyüteç (Lup), Saat yıkama makinesi, Saat ayar makinesi, Tornavida takımları, Zımba takımları, Çeşitli ölçme aletleri, Havya (elektrikli ısıtıcı), Yan kesici, Kargaburun, Cımbız, -Mercek, Çekiç, Pense, Çeşitli temizlik maddeleri, Sıvı madeni yağ, Saat yedek parçaları gibi araç-gereç ve malzemeleri kullanır.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Saat tamircisi olmak isteyenlerin; -Ayrıntıları algılayabilen, -Göz-el koordinasyonu ile şekil ve uzay ilişkilerini görebilme yeteneğine ve mekanik yeteneğe sahip, -Göz, el ve parmakları sağlam, -El ve parmaklarını ustalıkla kullanabilen, -Dikkatli, sabırlı kimseler olmaları gerekir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Saat tamircisi kendine ait işyerinde atölye ortamında çalışır. İşini genellikle tek başına ve oturarak yürütür. Müşterilerle, yedek parça satıcılarıyla, çırak ve kalfalarla iletişimde bulunur.
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Saat tamircileri, saat tamiri yapılan işyerlerinde çalışırlar. Elektronik saatlerin hızla piyasaya sürülmesi ve fiyatlarının çok ucuz olması, pahalı ve iyi saatlerin ise fazla arıza yapmamasından dolayı saat tamirciliği ile ilgili işyerlerinin sayısı her geçen gün biraz daha azalmaktadır. Yetişmiş meslek elemanları gelir kayıplarını önlemek için de ek iş alanlarına (saat ve gözlük satıcılığı gibi) yönelmektedirler. Meslekte çalışma alanının giderek azaldığı söylenebilir.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
-Mesleğin eğitimi yeterli müracaat olması durumunda tüm mesleki eğitim merkezlerinde verilmektedir.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Çıraklık eğitimine başlayabilmek için; ·En az ilköğretim okulu mezunu olmak, ·14 yaşını doldurmuş 19 yaşından gün almamış olmak, ancak 19 yaşından gün almış olanlardan daha önce çıraklık eğitiminden geçmemiş olanlar, yaşlarına ve eğitim seviyelerine uygun olarak düzenlenecek mesleki eğitim programlarına göre çıraklık eğitimine alınabilir. · Bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak, · Eğitim görmek istediği meslekte bir işyeri sahibi ile çıraklık sözleşmesi imzalamak gereklidir.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
Mesleki eğitim merkezlerinde eğitim süresi lise ve daha üst düzeyde genel eğitim almış olanlarda 1 yıl, ilköğretim mezunu olanlarda ise 2 yıldır. Eğitim süresince; -Müşteri ve usta ilişkileri, -Kullanılan alet ve makinelerin tanınması ve bakımı, -Arıza tespit yöntemlerinin öğrenilmesi, -Saatler ve saat çeşitlerinin tanınması, -Sökülen parçaların temizlenmesi ve yağlanması, -Masa saatlerinin sökülüp takılması, arızalarının tespit edilerek gönderilmesi ve bakımı, -Kurmalı kol saatlerinin sökülüp takılması, arızalarının tespit edilip giderilmesi ve bakımı, -Otomatik saatlerin sökülüp takılması, arızalarının tespit edilerek giderilmesi vb. konular öğretilmektedir. Ayrıca çırak öğrenciler teorik eğitimde Türkçe, Matematik, Meslek Matematiği, İşletme Bilgisi ve Kooperatifçilik, Toplam Kalite Yönetimi, gibi genel bilgi derslerinin yanında Teknik Resim, İş Güvenliği, Mekanik Meslek Bilgisi, Elektronik Meslek Bilgisi, Bilgisayar, Meslek Resmi gibi meslek dersleri alırlar.
MESLEKTE İLERLEME
-Meslekte usta ve usta öğretici unvanlarına yükselmek mümkündür. Mesleki eğitim merkezlerinden kalfa olarak mezun olanlar bir işyerinde çalışıp aynı zamanda teorik eğitimlerine de devam edebilirler. Saat tamirciliği mesleğinde ustalık eğitimi çalışma süresi 2 yıldır. -Ustalık belgesine sahip olanlar veya bunları işyerlerinde çalıştıranlar bağımsız işyeri açabilirler. Ayrıca, işyerinde çırak çalıştırması için de "Usta Öğretici" belgesine sahip çalışanın olması zorunludur.
BENZER MESLEKLER:
Saat yapımcılığı
EĞİTİM SÜRESİNCE VE EĞİTİM SONRASI KAZANÇ
Mesleki eğitim merkezlerine devam edenlere işyerlerince pratik eğitimleri süresince brüt asgari ücretin %30'ndan az olmamak üzere ücret ödenir, iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı sigorta primleri devletçe karşılanır. Eğitim sonrası ise kişiler genellikle kendi işini kurar, gelirleri işyerinin bulunduğu konuma, ustanın yeteneğine, tamirden başka iş yapılıp yapılmadığına göre değişmekle birlikte asgari ücretin 2-3 katı arasında değişen oranlarda bir gelir temin edilebilmektedir.
DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER
-İlgili Eğitim Kurumları, -Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi, -Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi Bulunan Türkiye İş Kurumu İl Müdürlükleri.
Resim, Yüzey üzerine renklerle, zihinsel eylemin ifadesi estetik bir görünüm oluşturmaktır. Bugüne kadar bulunmuş ilk resimler, mağara duvarlarına çizilmiş hayvan resimleri, av sahneleri ve gene mağara duvarlarına basılmış el izleridir. Bunlar, insanoğlunun soyut düşünme yeteneğini bu dönemlerde bile geliştirmiş olduğunu ispatladıkları için ayrıca değer taşırlar.Teknoloji geliştikçe resim yapmakta kullanılan malzemeler de gelişmiş, bitki yağlarıyla elde edilen ve öylece kullanılan pigmentlerin yerini sentetik pigmentlerle yapılmış, sağlığa daha az zararlı, daha kalıcı, kullanımı daha kolay boyalar almıştır. Tarih boyunca duvarlara, taşa, tahtaya, deriye, metallere, kumaşlara, kanvasa, kağıda (ve çeşitlerine), cama, sentetik malzemelere Resim yapılmıştır.Perception algı algılama welcome back tekrar hoş geldiniz
İçerik açısından bilinen ilk resim örneklerinin kötü ruhları uzak tutmak, bereket getirmek gibi dini inançlarla yapılmış oldukları tahmin edilir. Mısır, Çin ve Hindistan'da M.Ö. yapılmış resimler, gündelik hayatı betimlerler, hikayeler anlatırlar ve kılavuz nitelikleri taşırlar.
Mona Lisa, Leonardo Da Vinci
Batı resmi, milattan sonra dinî konuları sembolik bir şekilde resmetmeye odaklanmıştır ancak figürler hareketsiz, kompozisyonlar ise kuralcıdır. Rönesanstan sonra dini konuların dışına çıkılmaya başlanmış, ressamlar eserlerine vermek istedikleri anlamlara göre nüanslar katmaya başlamışlardır. Rönesans ile canlanan ve doğayı inceleyerek, detaylı şekilde, olduğu gibi resmetme arzusu perspektif tekniğinin geliştirilmesine yol açmıştır. Leonardo da Vinci'nin anatomi analizleri eşsizdir.
İslam dini, Allah yaratılarını taklit etmeyi insanoğluna yasakladığı için İslami resimler 18. Yüzyılın ortalarına kadar, daha çok soyut desenler ve yazının şekillendirilmesi Hat sanatı, Ebru ve minyatür ile sınırlı kalmıştır.
1860-1869 döneminde, Paris'te Gérôme'un öğrencisi olan Osman Hamdi Bey, ülkesine döndükten sonra gerçekleştirdiği yapıtlar ve Sanayii Nefise Mektebi'ni kurmasıyla birlikte, resim sanatı Doğu toplumlarında yaygınlaşmaya başlamıştır. Günümüzde, dünya resim tarihinin önemli bir parçası olarak kabul edilen pek çok Türk ressam bulunmaktadır.
1880'lerde, kimine göre Tonalizm, kimine göre Sembolizm akımlarıyla başlayan modern resim, konusunu avam insanda, onun gündelik yaşamında, psikolojisinde bulur. Kompozisyon, ışık, renk, çizgi, perspektif konularında konmus kurallari yıkma, özgürleşme arzusu öne çıkar.
1945'lerde ortaya çıkan Soyut Ekspresyonizm akımı ile resim sanatı, tamamen insanın iç dünyasına inerek somut dünyadan, kurallardan ve kalıplardan uzaklaşır; mutlak gerçeği arar, böyle bir şey olmadığına karar verir ve Fluxus akımından sonra kendini kavramsal sanata bırakır. Artık resim, sadece bir soru haline gelmiştir ve hemen hemen daima daha büyük bir bütünün ufak bir parçasını oluşturmaktadır (bkz. Enstalasyon).Resim sanatı bilinen en eski ve köklü sanatıdır bu sebeple diğer sanatların odak noktasında bulunmaktadır.Diğer sanatlar fikir üslüp vb. açılardan genellikle resim sanatına benzerlik gösterirler sebebi gelişiminin ileri seviyede ve erken dönemde gelişmesidir günümüzde ilgi olarak azalsa da resim sanatı gücünü kaybetmemiştir.
Bugün, resmin (ve sanatın) öldüğü iddialarına rağmen günümüz yaşam şekline uygun bir "çok kültürlülük" egemenlik sürmektedir.
Remayözcü, remayöz makinesini kullanarak, dikime hazırlanmış örgü ürünlerin yaka, bant, pat, cep, yan dikiş ve lastik dikim işlemlerini yapan kişidir.
GÖREVLER
- İş talimatını inceler, - Örgü kumaş ve malzemeyi kontrol eder, - Makine ve oturma alanını ayarlar, - Mayları kontrol eder, - İğneyi ve çavanozu kontrol eder, - Makineye iğne takar, değiştirir, - İpliği iğneye takar, - İlmekleri maylara takar, - Zincir dikiş yapar, - Yapılan işi belirli aralıklarla kontrol eder., - Arızaları yetkiliye bildirir, - Çalışma alanının temizlik ve düzenini sağlar - Kullandığı makinenin temizliğini yapar
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
- Remayöz makinesi - Allien anahtarı - Cımbız, El fırçası - Hava kompresörü - İğneler, İplik bobini, Kontrol kalemi - Makas, may düzeltici, maylar, mezura - Tornavida, yıldız tornavida - Çizgi taşı, Ekstrafor, Etiket, İplik - Temizleme bezi
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Remayözcü olmak isteyenlerin; - El ve parmak becerisi gelişmiş - Renkleri ayırdedebilen, - Ayrıntılara özen gösteren - Dikkatli, titiz, sabırlı, - Ekip çalışmasına yatkın, kimseler olmaları gerekir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Remayözcüler fabrika veya atölye gibi kapalı ortamlarda görev yaparlar. Çalışma ortamı aydınlık, gürültülü ve tozludur. Çalışırken tekstil mühendisi, teknikeri veya teknisyenin verdiği yönergeler doğrultusunda, ustalar ve diğer çalışanlarla iletişim halindedirler.
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Remayözcüler, özel sektöre ait tekstil konfeksiyon, örme, trikotaj hazır giyim fabrikalarında ve atölyelerinde çalışabilirler. Modern makinelerin kullanımı ile özellikle son yıllarda önemli ölçüde gelişen remayözcülük meslek alanında mekanik makinelerin yerine, zaman ve kalite açısından çok daha etkili olan elektronik makinelerin kullanımı yaygınlaşmaktadır. Elektronik makinelerin kullanımının giderek yaygınlaşmasına paralel olarak sözkonusu makineleri kullanabilecek nitelikli elemana ihtiyaç duyulmaktadır. Meslekte iyi yetişmiş elemanların iş bulma sorununun olmadığı söylenebilir.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Bu meslek; İhtiyaç duyulduğunda Milli Eğitim Bakanlığı yaygın eğitim kurumlarında (pratik kız sanat okulları, halk eğitim merkezleri, mesleki eğitim merkezleri, kız teknik öğretim olgunlaşma enstitüleri) düzenlenen meslek kurslarında, İhtiyaç duyulduğunda Türkiye İş Kurumu'nun düzenlediği işgücü yetiştirme kurslarında, Tekstil sektörü bünyesinde bulunan eğitim birimlerinde ve işyerlerinde usta çırak ilişkisi içerisinde öğrenilir.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Yaygın eğitim kurumlarında genel olarak örgün eğitim dışında kalan kişilerin eğitimi amaçlanmaktadır. Bu nedenle herhangi bir yaş ve eğitim sınırlaması yapılmamaktadır.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
İşbaşında eğitim veren kuruluşlarda 1,5- 3 ay arasında değişmektedir. Pratik kız sanat okulları, mesleki eğitim merkezleri ve kız teknik öğretim olgunlaşma enstitülerinde yılın her ayında kurs gurupları oluşturularak mesai saatleri içinde ve dışında (hafta sonu, yarıyıl ve yaz tatili) öğretim yapılmaktadır. Halk eğitim merkezlerinde eğitim süresi, kursun hafta sonları, akşamları veya hafta içi olmasına göre değişmektedir. Eğitim süresince; - Kullanılacak alet ve makinelerin tanınması, - Remayöz makinesinin kullanımı, bakımı ve onarımı, - İlmekleri maylara takma, - Zincir dikişi yapma,
MESLEKTE İLERLEME
Yeterli tecrübe ve bilgi birikimine ulaşan remayözcüler grup şefliği ve atölye şefliği gibi üst pozisyonlara geçebilmektedirler.
Meslek elemanları ek bir eğitimle konfeksiyon alanında yer alan ilik, dikiş, düğme, overlok, etek baskı (reçme) makinelerini de kullanabilirler.
BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
Meslek eğitimi gören kursiyerlerin kurs süresince iş kazasına uğramaları veya meslek hastalığına yakalanmaları halinde sağlık kuruluşlarınca tedavilerinin yapılması için sağlık yardımı ödeneği ayrılır. İşyerlerinin düzenledikleri eğitimde ise genellikle asgari ücret düzeyinde kazanç söz konusundur. Pratik kız sanat okulları ve kız teknik öğretim olgunlaşma enstitüleri ile halk eğitim merkezlerinde kursa katılan kişiler masraflarını kendileri karşılarlar. - Meslek eğitimi sonrasında kendini yetiştirme durumuna ve işyerinin ücret politikasına bağlı olarak ücretlerde farklılık olmaktadır. Başlangıçta asgari ücretle çalışılabildiği gibi asgari ücretin iki katına kadar ücret alanlar da mevcuttur.
DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER
- İlgili eğitim kurumları, - Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi, - Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi bulunan Türkiye İş Kurumu İl ve Şube Müdürlükleri.
Rektör, bir üniversitenin akademik ve idari olarak en üst düzey yetkilisidir. Latince kökenlidir ve bu dilde 'yöneten' anlamına gelir. Kelime, Hristiyanlık dininde kilisedeki idarecilerden birinden türetilmiştir. Özellikle Anglikan ve Katolik kiliselerinin bazılarında rektörler vardır.
İngilizcesi 'rectorate' olarak geçer. Almanca, Norveçce, İsveçce ve Lehçe'de 'Rektor' olarak geçer. İtalyancası: Rettore. Fincesi: Rehtori.
Türk yükseköğretim sistemine göre devlet üniversitelerinde rektör, üniversitenin öğretim görevlileri tarafından yapılan oylama sonuçlarının YÖK tarafından yapılacak sıralamanın Cumhurbaşkanı'na sunulmasından sonra cumhurbaşkanı tarafından değerlendirilip adaylardan birinin atanması sonucu göreve başlar. Görev süresi dört yıldır ve en fazla iki dönem bu görevde kalabilir.
Vakıf üniversitelerinde ise rektör, mütevelli heyeti tarafından seçilir ve YÖK'ün onayıyla göreve başlar. Görev dönem süresi dört yıldır, ancak dönem sınırlaması yoktur.
Rektör Seçimlerinin Demokratikliği
Ülkemizde rektörlük ile ilgili hayati tartışmalardan biri de bu seçimlerin demokratikliği olmuştur. Bir çok örnekte en çok oy alan adaylar yerine sonuncu olmuş, hatta birkaç oy alabilmiş kişiler rektör olarak atanmışlardır. Bu nedenle seçimlerin gerçek anlamda seçim olmadığı ve göstermelik olarak yapıldığı iddia edilmiştir.
Ülkemizde rektörlük seçimleri siyasi çekişmelerin bir uzantısı olarak görülmüştür. Oysa Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'da rektörlük makamı daha profesyonel bir konuma sahiptir ve ortak mutabakatı temsil eder. Rektörler bu ülkelerde daha çok üniversitenin bilimsel ve finansal gelişmesine odaklanmışlardır ve başarıları bu konulardaki katkıları ile ölçülür.
Diğer Ülkelerde Rektörlük
İngiltere hariç birçok ülkede yaygın olarak üniversitenin başındaki kişi veya ikinci idareci olarak kullanılır.
İngiltere'de rektör kelimesinin yaygın bir kullanımı yoktur. Oxford, CambridgeLondra üniversitelerinin başında 'chancellor'lar vardır. Bu üniversitelerin üzerinde ayrıca kraliyet ailesinden sembolik bir hami de bulunur. Bir çok üniversite kolejinin başında ise 'master'lar bulunur. Az sayıda üniversitede 'president' veya müdür 'warden' vardır. Oxford'un iki kolejinin başında (Lincoln College ve Exeter College) rektör vardır. Londra Üniversitesi'nde de Imperial College of Science, Technology and Medicine'ın başındaki kişiye rektör denilmektedir. ve
Herhangi bir mal veya hizmeti çeşitli özellikleri ile tanıtarak kişilerin etkilenmelerine ve satın almaya istekli hale gelmelerine çalışan kişidir.
GÖREVLER
- Satılması istenen mal veya hizmetin niteliklerini belirler, - Bu mal veya hizmete kimlerin ihtiyaç duyabileceği konusunda ön araştırma yapar, - Bu gruplara malı tanıtmak için etkileyici tanıtım malzemelerinin tasarımlarını hazırlar (gazete, dergi, ilan metinleri, grafik tasarımları, afiş, yol panosu, TV sinema filmi, senaryo, görüntü ve sözler, radyo spotları), - Reklama yönelik olarak hazırlanan kompozisyonların basımı, çekimi, yayını ve benzeri çalışmaları kontrol eder ve çalışmaların hedef kitleye ulaşmasını sağlar, - Kitaplar, dergiler, afişler, grafikler, broşürler ve benzeri reklam araçlarında kullanılmak üzere çizim tasarıları yapar veya yapılmasını sağlar, - Mal veya hizmetin içeriğine uygun olarak reklam faaliyetlerini, konferans ve seminerler gibi halkla ilişkiler faaliyetleri ile destekler, - Açık hava reklam sunumlarını (stadyum, pano, toplu taşıt araçları) gerçekleştirmek üzere çalışmalarda bulunur, - Yürütülen reklam kampanyaları ve maliyet hakkında müşterileri bilgilendirir.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
Grafik tasarım ve uygulamaya özgü özel amaçlı bilgisayar, tepegöz, dia projeksiyon makinesi, fotoğraf makinesi, karanlık oda malzemeleri, fotokopi makinesi, telefon, teyp, kaset, video, TV, kırtasiye malzemeleri, suluboya, guaş boya, fırça vb. boya malzemeleri, kitap, broşür, dergi, afiş gibi basılı yayınlar, araştırma anketleri, çizim masası vb.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Reklamcı olmak isteyenlerin; - Üst düzeyde genel yeteneğe sahip, - Genel kültür seviyesi yüksek, - Sosyoloji, psikoloji ve sanata ilgili, bu alanlarda başarılı, - Yaratıcı, hayal gücü fazla, mizah anlayışı olan, - Düşüncelerini söz ve yazı ile başkalarına etkili bir biçimde aktarabilen, - Dışa dönük, girişimci, - Yeniliklere açık ve başkaları ile işbirliği yapabilen kimseler olmaları gerekir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Reklamcılar kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarına ait reklam, tanıtım, halkla ilişkiler bölümlerinde, medya kuruluşlarında ve reklam ajanslarında çalışırlar. Çalışma ortamı çok hareketlidir. İşyeri genellikle ileri teknoloji iletişim araçları, reklam ve grafik tasarımına özgü bilgisayarlar ile donatılmış, iyi aydınlatılmış, rahat ve temizdir. Reklamcı çalışırken reklamı yapılacak mal ve hizmeti üreten firma sahipleri ve ilgili ünite yöneticileriyle, reklam ajansı sahip ve yöneticileriyle, araştırmacılar, senaristler, matbaacılarla, basın yayın kuruluşları, grafikerler, fotoğrafçılar, çekimlerde stüdyo şefleri ve meslektaşlarıyla iletişimde bulunur.
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
- Reklamcılar, kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarının ''Halkla İlişkiler'' bölümlerinde ve reklam ajanslarında çalışabilirler. - Mal ve hizmetlerin çeşitlenmesi sonucu rekabetin artması, reklamcılık sektörüne büyük ölçüde gereksinim duyulmasına neden olmuştur. Bu nedenle, reklamcıların iş bulma olanakları ve bayanların bu meslekte çalışma oranları yüksektir.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Bu mesleğin eğitimi aşağıdaki üniversitelere bağlı fakültelerin "Reklamcılık" bölümlerinde verilmektedir.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Öğrenci Seçme Sınavında (ÖSS) "Reklamcılık" lisans programlarından biri için yeterli "Eşit Ağırlıklı (EA)" puan almak.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
- İletişim fakültelerinde eğitim, liseden sonra 4 yıl, - Eğitim süresince: Türk Dili ve Edebiyatı, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Yabancı Dil, Kişiler Arası İletişim, Reklam Teorisi, Temel Fotoğrafcılık, Grafik Resim, Sosyal Yapı Analizleri, İletişim ve Toplum, Sayfa Düzenlemesi, Tanıtım, Metin Yazarlığı, Fotoğraf, Radyo- Televizyon, Medya Planlaması, Grafik Tasarımı, Piyasa Araştırması, Reklam Kampanyaları, Reklam Filmi Yapım ve Yönetimi, Kamuoyu Araştırmaları, Grafik Resim ve Uygulama gibi meslek derslerine yer verilmektedir.
MESLEKTE İLERLEME
Lisans eğitiminden sonra alanlarında mastır (yüksek lisans) ve doktora eğitimi alarak akademik kariyer yapabilirler, yüksek öğretim kurumlarında araştırma görevlisi, doçent, profesör gibi unvanlarla öğretim üyesi olarak görev yapabilirler.
Reklamcılar; radyo, televizyon gibi yayın araçlarıyla veya basılı kaynakları tanıtım çalışmalarında uzmanlaşabilir, sadece konferans ve seminer düzenleme çalışmalarına ağırlık verebilir veya giyim, gıda gibi tek bir sektöre ait reklam kampanyaları hazırlama çalışmalarına yönelebilirler.
Anadolu İletişim Meslek Lisesi mezunları, reklamcılık alanında üniversite eğitimine yönelmek isterlerse ek puandan yararlanabilirler.
Reklamcılık alanında düzenlenen seminerlere katılarak mesleki gelişim sağlanabilmektedir.
BENZER MESLEKLER: Halkla ilişkiler uzmanı, pazarlamacı.
BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
- Öğrenciler eğitimleri süresince çeşitli kurum ve kuruluşlardan sağlanan kredi ve burslardan faydalanabilirler. - Reklamcı olarak işe ilk başlamada aylık asgari ücretin 2-3 katı civarında bir ücret alınabilmektedir. Deneyim arttıkça, uzmanlık alanları ve kampanya başarıları doğrultusunda ücrette 3-4 kat artış olabilmektedir.
DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER
- İlgili Eğitim Kurumları, - Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi, - Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi Bulunan Türkiye İş Kurumu İl Müdürlükleri.
Yerli ve yabancı turistleri Türkiye'nin görülmeye değer yerlerine götüren, onlara bu yörelerin tarihi, kültürel, doğal ve diğer güzellikleri hakkında ayrıntılı bilgi veren, turistlerin sorunlarının çözümüne yardımcı olan kişidir.
GÖREVLER
- Yabancı turistlerin yurda girişleri sırasında, Türk turistlerin yurtdışı gezilerinde vize, pasaport, gümrük vb. işlemlerinde yardımcı olur, - Turistlerin sağlık belgeleri, kambiyo ve döviz işlemleri, kredi kartları, haberleşme gibi işlemlerine yardım eder, - Hastalık, yaralanma, ölüm vb. her türlü sağlık sorununun çözümünde ilgili yerlerle bağlantı kurar, - Turistleri gezi programında yer alan müzeler, tarihi binalar, antik kentler, doğal güzelliği olan yerlere götürür ve bu yerlerin özelliklerini tanıtır, - Turistleri ülkemize özgü yemek, halkoyunları, müzik gibi kültür ürünlerini tanıyabilecekleri yerlere götürür, - Gezi sırasında ihtiyaç duyulduğunda ilk yardım yapar.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
- Haritalar (bölgesel, genel), - Turistik ve tarihi yerleri tanıtıcı broşür, dergi ve kartpostallar, - Sözlük, kalem, not defteri, hesap makinesi vb., - Megafon, mikrofon ve diğer iletişim araçları, - İlk yardım malzemeleri.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Turist rehberi olmak isteyen kimselerin; - Dış görünümüne dikkat eden, temiz ve bakımlı bir kimse olması, - Bir yabancı dili çok iyi konuşabilmesi, - Yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanması, - Gezmeyi sevmesi, değişiklikten hoşlanması, - İnsanlarla kolay iletişim kurabilmesi, - Saygılı, nazik, güvenilir ve güler yüzlü olması, - Bir grubun sorumluluğunu üstlenebilecek güven ve cesarete sahip olması, - Konuşması düzgün, anlaşılır ve ses tonunun yumuşak olması gerekmektedir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Turist rehberleri, otel, motel, müze, restoran, tapınak gibi kapalı ortamlarda, ören yerleri, sit alanları, antik yerleşim merkezleri, dağlık bölgeler gibi açık havada çalışırlar. Meslek seyahat etmeyi gerektirmektedir. Çalışma zamanı belli değildir, tam zamanlı, yarı zamanlı, gece, hafta sonu, mevsimlik çalışabilirler. Yerli ve yabancı turistlerle, otel, motel, restoran personeliyle, tur operatörleriyle, enformasyon memurlarıyla ve çok değişik meslek elemanlarıyla iletişimde bulunurlar.
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Turist rehberleri Turizm Bakanlığı ve bağlı birimlerinde, özel turizm şirketlerinde, seyahat acentelerinde iş bulabilirler.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
- Meslek eğitimi çeşitli üniversitelere bağlı fakültelerin "Turist Rehberliği", "Turizm ve Rehberlik", "Seyahat İşletmeciliği", "Turizm Rehberliği" bölümlerinde verilmektedir. - Ayrıca Turizm Bakanlığı'nın "Ülke Çapında" ve "Bölge Çapında" olmak üzere iki türde açtığı "Profesyonel Turist Rehberliği" kursları ile öğretilmektedir. Ülke çapındaki kursları başarı ile bitirenler Türkiye'nin tüm bölgelerinde rehberlik yapabilirler. Bölge Çapı'ndaki kursları bitirenler ise ülkenin yedi coğrafi bölgesinden herhangi bir bölgesi için yetiştirilirler ve sadece bu bölgede rehberlik yapabilirler.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Turist Rehberliği, Turizm ve Rehberlik bölümlerine girebilmek için Öğrenci Seçme Sınavında (ÖSS) yeterli "Dil Puanı", Seyahat İşletmeciliği ve Turizm Rehberliği bölümüne girebilmek için yeterli "Eşit Ağırlıklı (EA)" puan almak gerekmektedir. Kurslarla bu mesleği öğrenmek isteyenlerin ise lise veya dengi okul mezunu olması ve en az bir yabancı dili iyi derecede bilmesi gerekmektedir.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
- Ülke çapındaki kursların süresi en az 6 ay, bölge çapındaki kursların süresi ise en az 3 aydır. Ülke çapındaki kurslarda 6 aylık sürede toplam 240 saat, bölge çapındaki kurslarda 3 aylık sürede 120 saat teorik ders verilir. Dersler resmi tatil günleri dışında o ilde uygulanan mesai saatlerinden sonra uygulanır. - Ülke çapındaki ve bölge çapındaki kurslarda; Genel Turizm Mevzuatı, Turist Rehberliği Meslek Dersi, Türkiye'nin Turizm Coğrafyası, Arkeolojik Bilgiler, Sanat Tarihi, Mitoloji, Din, Folklor, Sosyoloji, Türk Tarihi, Edebiyat, İlk Yardım dersleri okutulmaktadır.
MESLEKTE İLERLEME
- 2 yıl bölge çapında turist rehberi olarak çalıştıktan sonra ülke çapında turist rehberliği kurslarının bitirme sınavlarına katılarak başarılı olunduğu takdirde "Ülke Çapında Turist Rehberliği" yapılabilir. - Herhangi bir dilde Turist Rehberliği Kimlik Kartına sahip olup, ikinci bir dilde de rehberlik yapmak istenildiğinde, rehberlik kursları sonucunda uygulanan yabancı dil sınavına katılarak başarılı olmak gerekir. Bu durumda, öğrenilen yabancı dil rehberlik kimlik kartına işlenir ve ikinci bir dilde rehberlik yapma hakkına sahip olunur.
BENZER MESLEKLER: Tur operatörlüğü, enformasyon memurluğu.
BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
- Turizm Bakanlığı'nın açtığı bürolarda eğitim giderleri, kurs süresince Turizm Bakanlığı tarafından karşılanır. - Üniversitedeki turizm rehberliği bölümünü seçen öğrencilerin masrafları kendilerine aittir. - Rehber olarak verilen hizmetin seviyesi, tecrübe, hizmetin yapıldığı yer, mevsim ve iklim şartları, yorucu programlar, özel beceri isteyen rehberlik gibi durumlara göre ücretler değişmektedir.
DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER
- İlgili Eğitim Kurumları, - Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi, - Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi Bulunan Türkiye İş Kurumu İl Müdürlükleri.
haber spikeri nasıl olunur - haber spikerliği - haber spikeri olmak için aranan şartlarTANIM
Önceden hazırlanan haber bültenlerini ve diğer duyuruları radyo veya televizyon kanalıyla izleyici veya dinleyicilere aktaran kişidir.
GÖREVLER
Spikerleri, radyoda ve televizyonda görev yapanlar olarak iki gruba ayırabiliriz. Genel olarak görevleri şunlardır; - Hazırlanmış haber bültenlerini sunuştan önce inceler, - Sunacağı metinde bulunan yabancı sözcüklerin doğru okunuşlarını öğrenir, - Metni sunmadan önce birkaç kere okur ve vurguların nerede, hangi sözcüklerde olacağını belirler, - Metni (haber, magazin, kültür vb.) banttan ya da canlı olarak herkesin anlayabileceği şekilde sunar.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
- Mikrofon, - Seslendirilecek metin, - Otog (konuşma metninin yer aldığı ışıklı pano), - Kamera, - Plak okuyucu, - Bant okuyucu, - Disk okuyucu.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Spiker olmak isteyenlerin; - Üst düzeyde genel yeteneğe, - Çeşitli uyarıları aynı anda algılama gücüne ve belleğe, - Düzgün bir fiziksel görünüşe, - Mikrofonik bir sese sahip, - Türkçeyi doğru, etkin ve güzel konuşabilen, - Kendine güvenen ve soğukkanlı kişiler olmaları gerekir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Radyoda çalışanlar, kapalı, sessiz ve ses geçirmeyen odalarda, televizyonda çalışanlar ışıklandırma nedeniyle fazla aydınlık ve sıcak olan kapalı ortamlarda oturarak çalışırlar. Bazen de yayınlanacak programların konusuyla ilgili açık havada çalıştıkları olur. Spiker çalışırken programcı, yönetmen, kameraman, teknisyen, ses sanatçıları, oyuncular, dinleyiciler ve izleyicilerle iletişim halindedir.
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Meslek elemanları Türkiye Radyo Televizyon Kurumunun çeşitli kanallarında, özel radyo ve televizyon kuruluşlarında çalışabilirler.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Ülkemizde spikerlik eğitimi veren herhangi bir eğitim kurumu yoktur. Ancak; Spikerlik için açılan sınavı kazanmış olmak şartı ile TRT' de hizmet öncesi eğitim yapılmaktadır. Tespit edilen ücreti ödemek şartı ile 17 yaşından büyük olan herkesin katılabileceği özel spikerlik kursları ve seminerleri düzenlenmektedir.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
- En az lise veya dengi okul mezunu kişiler özel spikerlik kurslarına katılabilirler. Ancak TRT ve özel Radyo ve Televizyon kuruluşları açısından yüksekokul mezunu olmak va yabancı dil bilmek tercih sebebidir. - 3 ay süren özel kurslara, belirlenen ücreti ödemek şartı ile 17 yaşın üzerinde olan herkes katılabilir. Kurs sonunda sertifika verilmektedir.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
TRT bu meslekte çalışacak elemanlar için, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimler düzenlemektedir. TRT ' nin açtığı spikerlik sınavlarına giren adaylar yazılı ve sözlü sınavı kazandıktan sonra üç ay süren hizmet öncesi eğitime katılırlar. Eğitimden sonra yapılacak olan sınavda başarılı olanlar spiker olarak göreve alınırlar. Eğitimde; Dilbilgisi, Fonetik, Diksiyon, Artikülasyon, Vurgulama, Tonlama, Metin Değerlendirme Dersleri, Spikerliğe İlişkin Kurallar ve Yayın Estetiği ile ilgili bilgi verilir.
MESLEKTE İLERLEME
Meslekte başarılı ve tecrübeli olanlar idari kadrolarda görev alabilirler. Yabancı dil bilenler dış ülkelerde göreve atanabilirler. TRT 'de spiker olarak en az beş yıl çalışmış, fakülte ya da yüksekokul mezunu olan spikerler kurum içi yeterlilik sınavını kazanmaları halinde redaktör spiker olabilirler. Redaktör spikerlerin görevi haber metinlerini dil ve anlatım bütünlüğü sağlayacak şekilde yazmak, düzenlemek, haber program metinlerini okumak, gerektiğinde habercilik (muhabirlik) hizmetleri yapmaktır.
BENZER MESLEKLER: Habercilik (muhabirlik).
BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
- TRT 'de hizmet öncesi eğitime katılan kursiyerlere herhangi bir işyerinde çalışmamaları halinde yönetim kurulu tarafından belirlenen harçlık ödenir. - TRT 'de spikerler hizmet sürelerine göre değişen ücretler almaktadırlar. Tecrübeli bir spikerin aldığı ücret asgari ücretin 8-10 katı civarındadır. - Özel radyo ve televizyonlarda ise ücretler karşılıklı anlaşmayla, tecrübeye ve başarıya göre belirlenir.
DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER
- İlgili Eğitim Kurumları, - Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi, - Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi Bulunan Türkiye İş Kurumu İl Müdürlükleri.
Hekimlerin verdiği yönergeye göre, hastanın vücudunun belirli kısımlarının, filmini röntgen denen cihazla çeken kişidir.
GÖREVLER
- Film çekilecek hastayı hazırlayarak röntgen masasında uygun pozisyonda durmasını sağlar ve yapılacak işlemle ilgili bilgiler verir, - Hastayı ve röntgen tüpünü film çekilecek bölgenin hizasına getirip kumanda düğmelerine basarak röntgen filmi çeker, - Çekilen filmin banyosunu yapar, dosyalara yerleştirir ve üzerine hastanın künyesini yazar. Filmin ilgili servis veya polikliniklere teslim edilmesini sağlar. - Röntgen arşivinin düzenli olarak çalışmasını sağlar, laboratuar istatistikleri hazırlar.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
- Röntgen cihazları, filmler, film kasetleri, enjektör ve çeşitli ilaçlar, - Kurşun gözlük, kurşun paravana, - Banyo tankları, kurutma dolapları, - Çeşitli kırtasiye malzemeleri ve röntgen havale kartları vb.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Radyoloji (röntgen) teknisyeni olmak isteyenlerin; - Göz-el koordinasyonu gelişmiş, - Fen alanına özellikle fizik ve biyoloji konularına ilgili, - İnsanlarla işbirliği içinde çalışmayı seven, - Söylenen veya yazılan talimatları anlayan ve bunları uygulayabilen, - Bedence güçlü ve dayanıklı, - Gözleri sağlam, dikkatli, sorumlu ve tedbirli, - Güler yüzlü ve sabırlı kimseler olmaları gerekir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Röntgen teknisyenleri, hastane ve dispanserlerde, karanlık odalarda görev yaparlar. Görevleri sırasında cihaz kullandıkları için birinci derecede makinelerle ilgili görünürler, ancak insan ilişkileri bu meslekte çok önemlidir. Sürekli X ışınları altında çalışmak bazı hastalıklara yol açabileceği için röntgen teknisyenleri ya ek tazminat alırlar ya da erken emekli olabilirler
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Ülkemizde yatılı olarak eğitim veren sağlık meslek liseleri kademeli olarak üniversitelere bağlandığından gündüzlü olarak eğitim yapan sağlık meslek liselerinden mezun olan öğrenciler Sağlık Bakanlığı'nın yatılı ve yatısız tedavi kurumları ile koruyucu sağlık hizmetleri veren kuruluşlarında kadro imkanlarına göre atama sonucu görev almaktadırlar. Ayrıca SSK, üniversite ve çeşitli kuruluşlara bağlı hastanelerde, klinik ve polikliniklerde ve özel sektörde görev alabilmektedirler.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Radyoloji teknisyenliği mesleğinin eğitimi Sağlık Bakanlığı'na bağlı sağlık meslek liseleri "Radyoloji Teknisyenliği" bölümünde verilmektedir.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Sağlık Bakanlığına bağlı Sağlık meslek liselerine girebilmek için, ilköğretim okulu mezunu olmak gerekmektedir. Eğitim kurumuna kayıt için diploma notu başarısı dikkate alınarak yapılmaktadır.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
Öğrenciler eğitimleri süresince; Diğer liselerde uygulanan genel kültür dersleri; Eğitimin 1. yılında pratik eğitim ile teorik eğitim bir arada okullarda verilmektedir. 2, 3 ve 4. yıllarda pratik eğitim sağlık kuruluşlarında ağırlıklı olarak, teorik eğitim ise yine okulda verilmektedir.
MESLEKTE İLERLEME
Sağlık meslek liselerinin Radyoloji Teknisyenliği bölümünden mezun olanlar istedikleri takdirde Radyoloji, Radyoterapi, Sağlık kurumları işletmeciliği Elektronörofizyoloji, Fizik Tedavi ön lisans programlarına sınavsız geçiş için başvurabilirler. Gereken koşullara sahip oldukları takdirde yerleştirilebilirler.
Ayrıca, sağlık meslek liselerinin "radyoloji teknisyenliği" bölümünden mezun olanlar üniversitelerin Fizik tedavi ve rehabilitasyon Sağlık Yüksekokuluna başvurduklarında ek puan almaları nedeniyle diğer bölümlerden mezun olanlara göre öncelikle yerleştirilmektedir.
Meslek mensupları hizmet verdikleri kurumların bünyesinde yapılan hizmet-içi eğitim programıyla mesleki bilgilerini geliştirebilirler.
BENZER MESLEKLER: Radyoloji Teknikeri, Radyolog (Tıp doktorluğu uzmanlık alanı).
BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
Sağlık meslek liselerinde okuyan öğrenciler için herhangi bir maddi kazanç söz konusu değildir. Radyoloji teknisyenleri Ücretleri asgari ücret baz alındığında bunun 2-3 katı civarındadır. Özel klinik veya polikliniklerde ise ücret işteki pozisyonlarına göre değişmektedir.
DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER
- İlgili Eğitim Kurumları, - Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Meslek Danışma Merkezi, - Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi bulunan Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İl ve Şube Müdürlükleri.
Radyoloji Programının Bulunduğu Üniversite ve Fakülteleri :
TRAKYA SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
ANKARA DİKİMEVİ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
EGE ATATÜRK SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
GAZİ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
MARMARA SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
DOKUZ EYLÜL SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
OSMANGAZİ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
İSTANBUL SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
ULUDAĞ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
ERCİYES HALİL BAYRAKTAR SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
ÇUKUROVA SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
HACETTEPE SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
ONDOKUZ MAYIS SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
KARADENİZ TEKNİK SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
CUMHURİYET SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
İNÖNÜ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
FIRAT SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
AFYON KOCATEPE ATATÜRK SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
ATATÜRK SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
HARRAN ŞANLIURFA SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
YÜZÜNCÜ YIL VAN SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
KADİR HAS SAĞLIK BİLİMLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
AKDENİZ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
SELÇUK SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU
İnsan ve hayvan davranışlarının yapı ve süreçlerini, gözlem ve deney gibi bilimsel yöntemleri kullanarak inceleyen, davranış bozukluklarının ve gelişim sorunlarının teşhis ve tedavisi yönünde faaliyetlerde bulunan kişidir.
GÖREVLER
- İnsanlarda görülen normal ve normal dışı davranışları; düşünme, öğrenme, duygu ve heyecan gibi insanın psikolojik süreçlerini inceler, - İnsan ve hayvan davranışlarının fizyolojik nedenleri konusunda araştırmalar yapar, - İleri derecede davranış bozukluklarının tanı ve tedavisine yönelik çalışmalarda (psikoterapi) bulunur. Hafif uyum sorunlarının çözümlenmesine yönelik danışmanlık yapar, - Genel olarak psikolojik gereksinimleri ve sorunları saptar. Çözüm yollarını araştırır, - Bireylerin mesleki uyumlarının, kişiler arası iletişim becerilerinin geliştirilmesine çalışır.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
Çeşitli tipte zeka, yetenek, kişilik testleri, ilgi envanterleri, tutum ölçekleri, görüşme, kayıt tutanakları ve formlar, istatistik tabloları ve anketler.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Psikolog olmak isteyenlerin; - Üst düzeyde genel ve sözel yeteneğe, - Aritmetik akıl yürütebilme, - Mantıksal bağlantıları kurabilme, - Soyut düşünebilme ve düşünceleri söz ve yazı ile ifade edebilme yeteneğine sahip, - Başkalarının duygularını anlayabilen, başkaları ile iyi iletişim kurabilen, - Tutarlı, sabırlı, hoşgörülü, - İşbirliğine açık kimseler olmaları gerekir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Psikologlar büro, hastane, okul gibi kapalı ortamlarda çalışırlar. Çalışırken öncelikle danışanla (hasta, sorunlu kimseler, öğrenci, işçi, işveren vb.) ve bu kimselerin yakınlarıyla iletişimde bulunurlar. İletişimde bulundukları diğer meslek elemanları çalıştıkları kuruma göre değişir.
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Ayrıca, "Psikoloji Bölümü" bölümü mezunları Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans Programını veya Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) işbirliği ile açılan /açılacak pedagojik Formasyon programını başarı ile tamamlayanlar, lise ve dengi okullarda Psikoloji Öğretmeni olabilirler.
Psikologlar; hastane, poliklinik ve ruh sağlığı merkezlerinde, çocuk yuvalarında, kreş ve huzurevlerinde, okullarda ve ıslahevlerinde, kitle iletişimi ile ilgili kurum ve kuruluşlarda, propaganda ve kamuoyu araştırma merkezlerinde çalışabilirler. Psikoloji Bölümünü bitirenlerden "Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans Programı"nı veya "Pedagojik Formasyon Programı"nı başarı ile tamamlayanlar öğretmenlik yapabilirler. öğretmenliği yapabilirler.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Mesleğin eğitimi; çeşitli üniversitelere bağlı edebiyat, fen-edebiyat fakülteleri ve benzeri fakültelerin "Psikoloji" bölümlerinde verilmektedir.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
İlgili bölüme lise ve dengi okul mezunlarının katılabildiği, Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) "Eşit Ağırlık (EA)" puanı ile öğrenci alınmaktadır.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
- Eğitim süresi 4 yıldır. - Eğitim süresince; İstatistiğe Giriş, Çağdaş Psikoloji Akımları, Ruh Sağlığına Giriş, Eğitim Psikolojisi, Motivasyon ve Heyecan, Gelişim Psikolojisi, Sosyal Psikolojiye Giriş, Ruh Sağlığı, Hafıza ve Dikkat, Öğrenme Psikolojisi, Araştırma Yöntem ve Teknikleri ve Psikosomatik Hastalıklar gibi dersler verilmektedir.
MESLEKTE İLERLEME
- Psikologlar, eğitimlerine devam ederek akademik kariyer edinmeye yönelebilirler, - Psikologlar, lisansüstü eğitim yaparak klinik veya deneysel danışmanlık, eğitimsel, endüstriyel psikoloji vb.alanlardan birinde uzmanlaşabilirler, - Çalıştıkları kurum ve kuruluşlarda, uzmanlık alanları, tecrübeleri, kurum ve kuruluşların hizmet içerikleri doğrultusunda yönetim kademelerinde yer alabilirler.
BENZER MESLEKLER: Psikiyatristlik (ruh tıp doktorluğu), psikolojik danışmanlık.
BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
- Öğrenciler eğitimleri süresince çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından sağlanan kredi ve burslardan faydalanma olanaklarına sahiptirler. - Psikologlar, işe ilk başladıklarında kamu sektörüne ait kurum ve kuruluşlarda 8.dereceden göreve başlarlar ve sağlık hizmetleri sınıfından ücret alırlar. Tecrübeleri, uzmanlık alanları, işteki pozisyonları ve işletmelerin yapısına göre bu ücrette artış olabilmektedir.
DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER
- İlgili Eğitim Kurumları, - Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi, - Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi Bulunan Türkiye İş Kurumu İl Müdürlükleri.
Psikiyatri (Ruh Hekimliği), Psikiyatr (Ruh Hekimi) sözcüklerinin başka mesleklerin adlarıyla karışması sık karşılaştığımız bir olgudur. Mesleğimizin bazı kişilerce kötüye kullanılması ile de karşılaşmaktayız.
Psikiyatri bir tıp dalıdır. Başlıca ilgi alanı beyin hastalıklarıdır. Bu alanda günlük dilde akıl hastalığı, ruh hastalığı, sinirlilik halleri, ... denilen durumlar yer alır. Bu hastalıklar düşünce, davranış, duygu değişiklikleri ile kendini gösterir. Psikiyatri bu hastalıkların tanı ve tedavileriyle uğraşır.
Ruh-zihin gibi kavramların bedenin işlevlerinden bağımsız olduğu düşüncesi yaygındır. Bizler mesleğimize adını da veren "ruh kavramı" ile beynin duygu, düşünce, davranışlarla ilgili işlevlerini anlıyoruz.
Bütün işlevler gibi insan varlığını biçimlendiren işlevler de hem bedensel hem dış koşullardan etkilenir. Psikiyatrik hastalıkların ortaya çıkışında bedende ve dış ortamda oluşan değişikliklerin etki derecesi hastalıktan hastalığa değişebilir. Örneğin beyin urlarına bağlı ruhsal hastalıklarda bedensel etmenlerin etkisi en yüksek iken, yaşanılan olağan dışı yaşantılara tepki olarak ortaya çıkan ruhsal travmalarda dış etmenler belirleyicidir.
Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde, hastalıkların özelliklerine göre farklı yöntemler uygulanır. Doğrudan bedene uygulananlar (ilaç, elektrokonvulzif tedavi vb) olduğu gibi, insanın duygusal, düşünsel özelliklerini veya ilişkilerindeki değişkenleri hedef alan yöntemler (psikoterapi) de meslek alanımızda yer alır. Bu yöntemler ancak eğitimini almış kişilerce uygulanabilir.
Psikiyatrik bilgi ve uygulamalar bilimsel veriye dayalı olmak zorundadır. Son dönemde beyne ilişkin bilgi birikiminde artış olmuştur. Bu durum tedavi yöntemlerinde de eskisine göre daha hızlı değişiklikler ortaya çıkarmıştır. Ancak yeni bir tedavi yönteminin ya da ilacın deneysel çalışmalardan uygulama alanına girmesi için bilimsel ve etik olarak tanımlanmış süreçlerden geçmesi, etkili olduğunun kanıtlanması ve meslek topluluğunca kabul edilmesi zorunludur.
Bu bağlamda henüz deneysel aşamada olan bedene uygulanan tedavilerin günlük tedavide kullanılması da, belirli bir yöntem olmadan "sohbet" etmenin de "psikoterapi" adı altında uygulanması da meslek ilkelerine aykırıdır.
Kalın barsak, rektum, anüs ve o bölge hastalıkları ile ilgilenen, bunun özel eğitimini almış, anoskopundan kolonoskopuna kadar özel araç ve gerecini tedarik etmiş genel cerrahi uzmanı.
Profesör , 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununa göre en yüksek düzeydeki akademik unvana sahip kişilere verilen unvandır.
Sözcük , "bir sanat ya da bilim dalında en yüksek düzeyde uzman" anlamına gelen Latince professor'ün karşılığı olarak dilimize girmiştir. Uzun yazım biçimi "profesör" ile bir unvan olarak ilk kez 1706 yılında , kısa yazım biçimi "prof." ile ise 1838 yılında kullanılmaya başlanmıştır.
Ülkemizde konu ; 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun , "Profesörlüğe yükselme ve atama" başlıklı 26. maddesi ile düzenlenmiştir.
Madde 0026: Profesörlüğe yükselme ve atama
a. Profesörlüğe yükseltilmede;
1. (17.08.1983 tarih ve 2880 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle değişen şekli.) Doçentlik unvanını aldıktan sonra en az beş yıl, açık bulunan profesörlük kadrosu ile ilgili bilim alanında çalışmış olmak,
2. İlgili bilim alanında uygulamaya yönelik çalışmalar ve uluslararası düzeyde orijinal yayınlar yapmış olmak,
3. Bir profesörlük kadrosuna atanmış olmak,
Gerekir.
Yukarıda (2) nci bentteki yayınlardan birisi başlıca araştırma eseri olarak belirtilir.
b. (29.05.1991 tarih ve 3747 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle değişen şekli.) Profesörlük kadrosuna atama,
1. Açık profesörlük kadrosuna yukarıdaki şartları haiz doçentlerle, başka üniversitelerde en az 2 yıl hizmet etmiş profesörler atanabilirler.
2. Üniversitelerde veya yüksek teknoloji enstitülerinde profesörlük kadroları boşaldığında, rektörler boşalan kadroları ve o kadro ile ilgili olarak adaylarda aranacak nitelikleri, kadronun devamlı veya kısmi statüde olduğunu da belirterek ilan ederler.
3. Profesörlük kadrosuna başvuran adayların durumlarını ve bilimsel niteliklerini tespit etmek için üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunca en az üçü başka üniversitelerden veya yüksek teknoloji enstitülerinden olmak üzere ilan edilen kadronun bilim alanıyla ilgili en az beş profesör seçilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları gözönünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar.
Polis sözcüğünün günümüz Türkçesinde genel olarak ifade ettiği mana Emniyet Genel Müdürlüğü personeli olup, kısaca görevli olduğu saha içerisinde vatandaşların huzur ve güvenini temin ile suç ve suçluyla mücadele eden kişi olarak ifade edilebilir.
Kuruluş
Türk Polis Teşkilatının kuruluş tarihi olarak Osmanlı Devleti tarafından kurulmuş olan ilk polis biriminin kuruluş tarihi olan 10 nisan 1845 tarihi kabul edilmekte ve her yıl teşkilat tarafından kutlanmaktadır.
Görev alanı
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, belediye teşkilatlanması tamamlanmış olan il, ilçe ve beldelerde güvenlik, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından sağlanmakta; daha küçük birimlerin ve yapılaşmaya açılmamış alanların güvenliği ise Jandarma Genel Komutanlığı tarafından sağlanmaktadır.
Eğitimi
Türk Polisinin Hizmetiçi Eğitimleri Emniyet Genel Müdürlüğü Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından, Hizmetöncesi eğitimi ise Polis Akademisi ve Polis Meslek Yüksek Okulları tarafından verilmektedir. Polis Akademisinde eğitim lisans seviyesinde olup mezunlar komiser yardımcısı rütbesi ile göreve başlar. Polis Meslek Yüksek Okullarında eğitim 2 yıllık önlisans seviyesinde olup mezunlar polis memuru rütbesiyle göreve başlamaktadır.
Gerekçe
İnsanların hak ve özgürlüklerinin güven altında bulundurulması gereklidir. Günümüzde devletler, toplumda huzuru ve düzeni sağlama, insanların can ve mal güvenliğini koruma, yasa hakimiyetini sağlamak istemektedirler. Bunun için yasalara ve yasaları uygulayacak bir kuvvete gerek vardır.
İşte Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bu görevi yürüten teşkilatlardan biri, Polis Teşkilatıdır.
Polis; güvenlik hizmetlerini sunan, kamu düzenini ve yurttaşların can ve malı ile temel hak ve özgürlüklerini koruyan, yasa uygulayıcı bir kamu görevlisidir.
Görevleri
Genel emniyet ve asayişin sağlanmasına yönelik hizmetlerin ilgili mevzuata uygun olarak yürütülmesini sağlamak,
Asayiş suçundan toplumun nasıl korunacağı hakkında halkın bilgilendirilmesi, çocukların ve gençlerin suça yönelmelerini ve suçta kullanılmalarını önleyici tedbirlerin alınması hizmetlerini yürütmek,
Asayiş suçları hakkındaki bilgi ve istatistikleri değerlendirmek, suç analizi yapmak veya yaptırmak ve bunları değerlendirerek asayiş suçlarının önlenmesi için suçla mücadele yöntemlerini belirlemek ve taşra teşkilatının çalışmalarına yön vermek,
Motosikletli Polis
İki çeşittir Yunuslar ve Şahinler. Yunuslar daha çok asayişle ilgili konulara müdahil olmakla birlikte, genelde toplu gezerler ve bir motosiklete iki kişi binerler. Öndeki sürücü, arkada oturan artçı diye adlandırılır. Kıyafetleri kırmızı siyah ve beyaz renklerden oluşmaktadır. Armalarında başında kep bulunan bir yunus balığı figürü yer alır. Şahinler ise Yunusların aksine motosiklete genelde tek binerler ve tek motor halinde devriye gezerler. Bölgelerindeki trafik aksamalarına ve yoğunluklarına ayrıca trafik kazalarına bakarlar. Bu görevlerinin yanısıra normal polislik görevlerini de (asayiş) sağlamakla yükümlüdürler. Şahinler genelde eskort ve yol açma hizmetlerinde kullanılmakla birlikte olaylara hızlı müdahaleleri ve sempatik polis tavırlarıyla yunuslar insanlara daha yakın görünmektedirler. Şahinlerin kıyafeti fosforlu sarıdan yeşile dönmüş ayrıca lacivert ve beyaz da bulunmaktadır. Armalarında bir pençesinde şimşek gagasında da zeytin dalı bulunan şahin figürü yer almaktadır.
Hava Polisi
Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi Başkanlığı 19 Ekim 1981 tarihinde, Fransız yapımı 18 adet SA-318C Alouette marka, keşif ve gözetleme helikopterleriyle kurulmuştur.
Havacılık Daire Başkanlığının görevleri asayiş ve kaçakçılıkla mücadele hizmetlerinde yardımcı olmanın dışında, terör örgütlerinin ve bölücü eşkıyanın yakalanması için özel harekat timlerinin ve malzemelerinin havadan nakli ve bu amaçla da özel hareket timleriyle müşterek eğitim yapılması, ayrıca karayolları üzerinde trafik kontrolü, V.I.P.'nin havadan taşınması, hasta ve yaralıların havadan nakli, belli noktalar arası kurye hizmeti gibi hizmetleri yapmakla birlikte, personelinin uçuş ve bakım konularında eğitimi ve tabii afetlerde de halkımıza havadan yardım malzemesi taşınmasıdır. Havacılık Dairesi Başkanlığı kuruluşundan bu yana geçen zaman içinde bir çok konuda önemli mesafe kaydetmiştir. Kuruluş yıllarında bünyesinde emniyet hizmetleri sınıfı uçucu pilot yok iken, günümüzde emniyet hizmetleri sınıfı pilot sayısı 43, Emniyet hizmetleri sınıfı bakım yöneticisi ve uçuş ekibi sayısı 49'a ulaşmıştır. 18 adet SA-318C Alouette marka helikopteri ile kurulan Havacılık Dairesi Başkanlığı, 1989 yılında Fransa'dan satın alınan 4 adet 1981 model Puma ve 1991 yılında ABD'den satın alınan biri V.I.P. dizaynlı 5 adet UH-60 Blackhawk helikopterleri ile mevcut helikopter filosunu güçlendirerek, Başbakanlık V.I.P. ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde teşkilatımızın hizmetlerinin daha aktif olmasını sağlamıştır.
Çocuk Polisi
Polisin çocuklara yönelik olarak yürüteceği hizmetler konusunda ve ayrıca 0-18 yaş grubu çocukların gelişim özellikleri, davranış bilimleri, mülakat teknikleri, iletişim becerisi ve en önemlisi topluma kazandırma gibi konularda özel eğitim almış bir polis birimidir.
Terörle Mücadele
1924 yılında Emniyet Umumiye Müdür Muavinliğine bağlı olarak devletin genel güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve yıkıcı faaliyetlerle mücadeleyi yürütmek üzere kurulmuş olan 1.Şube ile başlamıştır.
Birinci Şube, 04.06.1937 tarihinde yürürlüğe giren 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 9'uncu maddesiyle Güvenlik Dairesi Başkanlığı bünyesinde Yıkıcı Faaliyetler Şubesine dönüştürülmüştür.
Ülke güvenliğini tehdit eden yıkıcı faaliyetlerin 1970'li yıllardan itibaren silahlı eylemlere dönüşmesi ve terörün yoğunlaşması üzerine, terörle mücadelenin etkili şekilde sürdürülebilmesi ve koordine edilmesi amacıyla, Güvenlik Dairesi Başkanlığı bünyesinde bulunan Yıkıcı Faaliyetler Şubesi, 1986 yılında "Terörle Mücadele Ve Harekat Dairesi Başkanlığı" adıyla yeni bir yapıya kavuşturulur.
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele
Küreselleşen sorunlar sadece bir ulus-devletin sınırları içinde güvenlik sağlamayı imkansız hale getirmiştir. Suçlular sınır aşan suçlar işlemekte, bir ülkede suç işleyip, diğer ülkelere kaçmaktadırlar. Bazen de suçun kaynağı başka bir ülke olabilmektedir. Suçun uluslararasılaşması polisliğin de uluslararasılaşmasını kaçınılmaz hale getirmektedir.
İstenilen düzeyde olmasa da İnterpol ve Europol uluslararası polislikte işbirliğine iyi birer örnektir.
Dünya polisliği ile karıştırılmamalıdır. Dünya polisliği ulusları aşan bir yapılanma idealini ifade eder.
Çevik Kuvvet
Çevik Kuvvet, kanunlar çerçevesinde yapılan toplantı, gösteri ve yürüyüşlerde düzeni sağlaması, katılımcıları koruması ve gerektiğinde toplumsal olaylara müdahale etmesi amacıyla Emniyet Teşkilatı bünyesinde oluşturulan polis birimidir.
Kara ordusundaki temel muharip sınıftır. Muharebede en önde bulunan, gerektiğinde düşmanla göğüs göğüse muharebe edecek olan askerlerden oluşur. Piyadeler, timden tabura kadar müstakil kuruluş içinde görev yaparlar. TSK'da piyade sınıfı yakalarındaki yeşil zemin üzerine çapraz tüfekten ayırt edilebilir. Piyadenin temel silahı piyade tüfeğidir. Piyadenin muharebede vazifesi: Ateş ve manevra ile düşmana yaklaşmak,onu esir almak,imha etmek veya ateş, yakın muharebe ve karşı darbe ile düşmanın taarruzunu durdurmak ve püskürtmektir.Bir bölgenin tam olarak ele geçirilebilmesi ve kontrol altına alınabilmesi, ancak Piyade birliklerinin mevcudiyeti ile mümkündür.
Piskopos, bazı hristiyan kiliselerinde, birkaç cemaatten oluşan bir bölgenin başpapaz
Kökenbilim
Piskopos sözcüğü Yunanca episkopos sözcüğünden gelir. Epi (yukarıdan) ve -skopos (bakmak) sözcüklerinin birleşiminden oluşur ve "yukarıdan izleyen, gözeten" anlamlarına gelir.[1] 2. yy'da kurumlaşmıştır.
Tarihçe
Piskoposlar İsa'nın Havarileri'nin ardılları sayılır ve ruhbanlık yetkilerini kesintisiz biçimde onlardan kaynaklandığına inanılır[kaynak belirtilmeli].
2. yüzyılda, piskopos kilise ayinlerinin başlıca yöneticisiydi; ayrıca kilisenin mali işlerini yönetir, tartışmalı sorunları çözüme bağlardı. 4. yüzyılda hristiyanlığın devletçe tanınmasından sonra, piskoposlar kilise dışı yönetim işlerinde de sorumluluk almaya başladı. Piskoposların görevleri arttıkça ve cemaatler genişledikçe, bazı görevlerini papazlara aktarmaları kaçınılmaz oldu. Ama konfirmasyon ayinlerini yönetmek, papazları atamak ve öteki piskoposları kutsamak gibi yetkiler gene piskoposların elinde kaldı
Ortaçağ'da psikoposluk
Ortaçağ'da kilisede sorumluluk dağılımı daha örgütlü bir biçim aldı ve bir kilise bürokrasisi doğdu. Piskopos adına davranan karmaşık bir alt görevliler hiyerarşisi gelişti. 16. yüzyılda Reform hareketi sırasında birçok Protestan kilisesi, bir ölçüde yozlaştığı, bir ölçüde de Yeni Ahit'te böyle bir kurum olmadığı gerekçesiyle piskoposluk kurumuna karşı çıktı. Günümüzde Katolik, Ortodoks, Anglikan, Eski Katolik ve İsveç Lutherci kiliselerinde piskoposluk temeline dayalı kilise örgütlenmesi geçerlidir. Katolik Kilisesi'nde tarihsel nedenlerle belirli bir ülke ya da bölgenin başlıca piskoposu sayılan din adamları primas unvanını taşır; ama bunların kendi bölgeleri dışında yargı yetkileri yoktur. Hristiyanların çoğu, kilisede episkoposun sözcük anlamına uygun bir gözetim görevinin gerekli olduğu görüşündedir. Ama bu gözetim konusunda görüş ayrılıkları vardır. Katolik Kilisesi, Ortodoks piskoposların yetkilerinin Havariler'e dayandığını kabul etmekle birlikte Anglikan din adamlarının yetkilerini tanımaz. Anglikanlar ise piskoposluğu kilisenin varlığı için değil, yalnızca esenliği için zorunlu saydıklarından, hem öteki kiliselerin din adamlarının yetkilerini tanırlar, hem de Havariler ardıllığı kuramına karşı çıkan Protestan gruplarıyla yakın ilişkiyi sürdürürler