hakan2230

hakan2230

Üye
14.08.2006
Astsubay
7.666
Hakkında

  • Konu: Pencereci
    Pencere İmalatı Yapan Kişi

#17.09.2008 15:34 0 0 0
  • Konu: Patolog
    TANIM

    Doku ve vücut sıvılarının mikroskobik incelemesini yapan kişidir.

    GÖREVLER

    - Su banyosunu kesit işlemi için hazırlar,
    - Otomatik veya manuel doku takibini yapar,
    - Farklı özellikte dokuları bloklayarak kesit alır,
    - Doku bloklarından elde edilen kesitlere boyama işlemi yapar,
    - Doku örneklerini mikroskopta inceleyerek, normal ve normal dışı hücrelerin ayrımını yapar,
    - Deney, test ve analiz bulgularını rapor eder,
    - Laboratuar araç gereçlerini dezenfekte ederek temizler,
    - Lam ve blok arşivi yapar.

    KULLANILAN ALET VE MALZEMELER

    - Bilgisayar,
    - Cihazlar; mikroskop kan sayım cihazı, santrifuj, yarı otomize sistemler, otoanalizörler, elektronik terazi, eküv, mikrodalga fırın,
    - Otomatik doku takip cihazı, mikrogam,
    - Cam ve porselen malzemeler; Deney tüpü, pipet, buret, desikatör, mezur, erlent, balon, baget, joje, lam, lamem, parafin, alkol ve oksilen gibi kimyasal maddeler,

    MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER

    Patoloji Laboratuar Teknikeri olmak isteyenlerin;
    - İnsan biyolojisi ve kimya ile ilgili ve bu alanda başarılı,
    - Göz ve el koordinasyonunu rahat sağlayan,
    - Sağ elini rahat kullanabilen,
    - Renkleri ayırt edebilen,
    - Reaktif hava yolları hastalığı ve kokulara karşı alerjisi olmayan,
    - Dikkatli ve sorumlu,
    - Ekip çalışmasına uygun,
    - Kapalı yerlerde çalışmaktan hoşlanan
    kimseler olması gerekir.

    ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI

    Kapalı bir ortamda çalışırlar. Kimyasal madde buharlaşması ve enfeksiyon tehlikesi olasılık dahilindedir. Çalışırken laborantlarla, meslektaşları ve diğer çalışanlarla iletişim halindedirler.

    ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI

    - Üniversite, devlet ve özel hastanelerin patoloji laboratuarları, özel patoloji laboratuarları, Adli Tıp Kurumu Patoloji Laboratuarları, Tıp Fakültesi Histoloji Laboratuarları, Moleküler Patoloji Laboratuarlarında çalışabilmektedirler.
    - Patoloji yeni gelişmekte olan bir bilim dalıdır. Günümüzde hastalıkların tanısında patolojik tanı önemli bir yer tutmaktadır. Ülkemizde patolojik alanında tıpta uzmanlık yapmak isteyen öğrenci adaylarının tercihlerinde daha fazla yer vermektedirler. Yetişen uzman doktorların sayısı ile orantılı tekniker ihtiyacı artış gösterecektir.

    MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER

    Mesleğin eğitimi, Marmara Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Patoloji Laboratuvarı bölümünde verilmektedir.

    MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
    - Meslek liselerinin Ebelik, Ebelik-Hemşirelik, Hemşirelik, Laborant, Laboratuar, Laboratuar Teknisyenliği, Sağlık Memurluğu, Veteriner -Laboratuvar bölümlerinden mezun olanlar "Patoloji Laboratuar" ön lisans programına sınavsız geçiş için başvurabilirler. Gereken koşullara sahip oldukları takdirde yerleştirilebilirler.
    - Meslek liselerinin sınavsız geçiş için belirlenen bölümleri dışındaki bölümlerden ya da liselerden mezun olanlar/olacaklar ise sınavsız yerleştirme sonunda, kontenjan kalırsa ek yerleştirme ile açık olan programlara, isteklerine ve ÖSS puanlarına göre yerleştirilebileceklerdir. Bunun için bu kişilerin ÖSYM Başkanlığınca yapılan Öğrenci Seçme Sınavına (ÖSS) girmeleri ve yeterli "Sayısal (SAY)" puanı almaları gerekir.

    EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ

    Mesleğin eğitim süresi 2 yıldır.
    Eğitim süresince öğrenciler; Türk Dili , Yabancı dil, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi gibi genel kültür derslerinin yanı sıra Anatomi, Fizyoloji, Kimya, Histoloji, Genel Patolojide Temel Kavramlar, Genel Histoteknoloji, Özel Histokimya Teknikleri, İmmüno Histokimya Teknikleri, Moleküler Patoloji Teknikleri, Genel Sitoteknoloji, Patoloji Laboratuvar Teknikleri Uygulamaları, Sağlık Kurumlarının işleyişi ve Yönetimi, Kişilerarası İlişkiler, İlk Yardım, Meslek İngilizcesi gibi dersleri teorik ve uygulamalı olarak alırlar.

    MESLEKTE İLERLEME

    "Patoloji Laboratuar" önlisans programını başarı ile bitirenler, ÖSYM tarafından yapılan Dikey Geçiş Sınavı'nda (DGS) başarılı oldukları takdirde, Sağlık Eğitimi, Biyokimya, Biyoloji, Sağlık Memurluğu, Tıbbi Biyolojik Bilimler lisans programlarına dikey geçiş yapabilirler.

    BENZER MESLEKLER: Laborant, Laboratuar Teknisyeni.

    BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU

    - Şartları uygun olan öğrenciler eğitim süresince Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun vermiş olduğu öğrenci kredisinden yararlanabilirler. Ayrıca başarılı öğrencilere, bazı kuruluşlarca burs verilir.
    - Kamu sektöründe göreve başlayanlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun Sağlık Hizmetleri Sınıfında çalışanların aldığı zam ve tazminatlardan yararlanırlar. Özel sektörde ilk işe girişte alınan ücret asgari ücretin 2-3 katı olmaktadır. Kazanç özel ve kamu sektörü arasında farklılıklar göstermektedir.

    DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER

    - İlgili Eğitim Kurumları,
    - Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Meslek Danışma Merkezi,
    - Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi bulunan Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İl ve Şube Müdürlükleri.
#17.09.2008 15:29 0 0 0
  • Konu: Pastörizör
    Pastörizasyon usulüyle çiğ süt veya diğer süthane/mandıra mamullerindeki zararlı bakterileri yok eden kişi
#17.09.2008 15:28 0 0 0
#17.09.2008 15:26 0 0 0
  • Konu: Papaz
    Papaz veya Rahip bazı Hıristiyan kiliselerinde piskopos ile diyakoz arasında yer alan din adamıdır. Papazlar tanrı ile insanlar arasında aracıdırlar ve temel gorevleri sakramentleri idare etmektir.

    Papaz kelimesinin diğer dillerdeki koku Yunanca büyük, ileri gelen manasindaki presbus'dan gelir.

    Roma Katolik Kilisesi'nde papazlar 6-7 yillik bir egitimden sonra piskopos tarafindan bu rutbeye cikarilirlar. Papazliga adim atma ayini ile beraber bu kisi vaaz etme ve sakramentleri yonetme yetkisini alir. En onemli gorevlerden birisi ayin sirasinda kurban ibadetini yerine getirmektir. Kurban ibadeti hiristiyanlik inancinda kansiz bir sunumdur. Burada kan yerine Hz.Isa'nin ekmegi bolerek bu benim vucudumdur ve de sarabi gosterip bu benim kanimdir diyerek kendisini kurban edisi temel alinir ve kurbanin vucudu yerine ekmek ve kani yerine sarap sunulur.
    Tipik ayin giysileri (atkı ve kolluk) ile bir Doğu Ortodoks Kilisesi papazı
    Tipik ayin giysileri (atkı ve kolluk) ile bir Doğu Ortodoks Kilisesi papazı

    Papazligin Son Yemek sirasinda İsa'nin Kutsal Evharistya'yi yerine getirmesi ile basladigi kabul edilir. 3'lu ruhbaniyet Yeni Ahit'te yer almasina karsin bunun tamamiyle ifade bulmasi 2. yuzyili bulmustur. O zamana kadar butun cemaatler bir piskopos veya presbiter (ileri gelen, rahip) tarafindan yonlendirilmistir. Cemaatler buyuyup daha cok ruhbana ihtiyac duyunca piskoposlar daha yuksek seviyeli ruhbanlar haline gelerek yanlarina her sehirde birden fazla cemaatle yapilan Evharistya sirasinda yardim eden yardimci rahipler (papazlar) almislardir. Diyakonluk(hizmetlilik) da kiliselere ait varliklari ve yoksullara yardim islerini idare eden kisiler olarak zaman icinde bu sekilde ortaya cikmistir.
#17.09.2008 15:21 0 0 0
  • Konu: Papa
    Papa, Roma Başpiskoposu, Roma Katolik Kilisesi'nin başı, Katolik Hristiyanların dini lideri. Katoliklere göre Havari Petrus'un halefidir.

    İlk zamanlar tüm piskoposlara verilen papa unvanı, sonraları yalnız Ayın Sapancalısı için kullanılmaya başlandı. Katolik kilisesi, kilise çerçevesinde Petrus ve haleflerinin temsil ettiği en yüce makam olan papalığın tanrısal bir kurum olduğunu iddia eder: İsa, papalık görevini Petrus'a devretmiş ve Petrus da Uruc'dan itibaren bu görevi fiilen yapmıştır. Kilisede yerleşmiş bir geleneğe göre Petrus, Roma'da din kurbanı olarak ölmüştür, dolayısıyle de en tabiî halefleri Romalı piskoposlardır.

#17.09.2008 15:17 0 0 0
  • Konu: Pandomimci
    Pandomim (Pandomima) en basit anlatımıyla; sözsüz tiyatro oyunudur. Kısaca "mim" olarak ifade edilir.

    Pandomimde sanatçı, yüz mimiklerini, el, kol ve beden hareketlerini kullanarak temayı anlatmaya çalışır. Bir anlamda pandomim, evrensel bir tiyatro dili olarak kabul edilir. Milattan önceki dönemlerde Mim sanatının uygulandığı görülmüştür. Mim sözcüğü "taklit etmek" veya "temsil etmek" anlamına gelen Grekçe "mimeisthai" sözcüğünden gelir. Fransızca pantomime kökenli bir sözcük olan pandomim sanatı, Türk Dil Kurumu tarafından şöyle açıklanmaktadır:

    "Düşünce ve duyguları müzik veya türlü eşyalar eşliğinde bazen dansla, bazen de gövde ve yüz hareketleriyle yansıtmayı amaçlayan oyun, sözsüz oyun."

    En ünlü pandomim sanatçılarına örnek olarak Marcel Marceau gösterilebilir. Charlie Chaplin, Laurel ve Hardy, sessiz sinema döneminde bu türün ilk temsilcilerinden olmuşlardır. Ülkemizde de Taner Barlas Mim Tiyatrosu bu konuda etkinlik göstermiştir.

    "Sessiz dil" pandomim, 17. yüzyıldan sonra, bale içinde de yer almaya başlamıştır. Oyunlar Yeni Çağ ve yeni tiyatroyla beraber mistik konulardan uzaklaşıp gerçekçi dünyaya geçer. Realist akımlar ve Akılcılık ta bunu etkiler.


    Örnek bazı pandomim ifadeleri

    * Bir elin yürek üzerine konması "aşk" duygusunu ifade eder.
    * Gözler üzerine yerleştirilen ellerin aşağıya dogru çekilmesi "gözyaşı" izlenimi verir.
    * Sıkılmış yumrukların baş üzerinde sallanması "öfke"yi anlatır; kolların çapraz olarak aşağıda tutulması "arzu"yu dile getirir.
    * Ağzını ve gözünü kocaman açmak şaşkınlığı belirtir.
    * Pantomim Sanatının Türkiye'de ki en Büyük Temsilcilerinden biriside Ulvi Arı'dır.
    * 1970'lerde mim sanatçısı Erdinç Dinçer, o zamanlar bir tane olan televizyon kanalında, ana haberler öncesi kısa pandomim gösterileriyle mim sanatının Türkiye'de tanınmasına büyük katkı yapmıştır. Bu çalışmalarını Ankara'daki ilkokullarda gosteriler yaparak devam ettirmiştir
#17.09.2008 15:09 0 0 0
  • Konu: Palyaço
    Kocaman kırmızı burunları, rengarenk giysileri, parlak ayakkabıları, yaşamdaki ciddi oyunları incecikten yorumlayarak büyük-küçük herkesin dudaklarında tebessüm bırakan palyoçalar... Bazen bir tiyatro sahnesi, bazen televizyonda çocuk oyunu, bazen bir huzurevi, bazen bir hastane odası, bazen de bir doğum günü partisi, tek kişilik bir oyun oynar gibi açılır onlar için perde. Başlayınca muzipliğe, kimseler anlamaz hallerini, gizlerler yüzlerindeki boyalarla. Buğulu bakan gözlerle hep güler ve neşe saçar palyaçolar. Palyoçoluk, bilindiğinin aksine çok ciddi bir meslek. Çünkü küçücük çocuklar onların hayal gücüne teslim edilir karşılaşınca...

    1993 yılında Turgut Özakman'ın ''Ah Şu Gençler'' isimli tiyatro oyununda ilk kez sahneye çıktığını ve sahne sanatlarına duyduğu ilgi ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro bölümünden mezun, Türkiye'de mesleğini profesyonel olarak yapan az sayıda palyaçodan biri 30 yaşındaki Teoman Tenikeci... Tenikeci, palyaçoluk mesleğini bir raslantı sonrası seçtiğini ifade ediyor ve mesleğe başlamasının hikayesini şöyle anlatıyor:

    ''Ankara Tiyatro Çatı'da bir arkadaşımı ziyarete gittiğimde büroda bir telaş gördüm. Bir palyaçoluk işi varmış ama palyaço gelmemiş. Acil bir palyaço gerekiyormuş. Bana söylediler ben de kabul ettim. O gün palyaçoluk ile tanıştık, şimdi kopamıyoruz birbirimizden. Ama o bir günlük şovun ardından bu işi gerçekten öğrenebilmek yıllarımı aldı. Grotesk oyunculuğu inceledim. Yabancı kaynaklardan palyaçoluğu araştırdım. Alman bir palyaço ile çalıştım, bana yabancıların palyaçoya bakışını gösterdi. Tek tekerlekli bisiklet kullanmayı, ilizyonu, vantrologluğu öğrendim. En önemlisi çocuk psikolojisi üzerine uzun süre çalıştım, hala çalışıyorum. Palyaçonun en büyük öğretmeni, bitmek tükenmek bilmeyen hayal güçleri ile çocuklar... Bugün Ankara Tiyatro Çatı Kültür Merkezinin hem ortağı, hem yöneticisi, hem de palyaçosuyum.'' Genellikle festivallerde ve özel günlerde palyaço istendiğini belirten Tenikeci, ''Hayatta gülmeye gerçekten ihtiyacı olanlar da var ama palyaçoya ayıracak paraları yok. Hastanelerdeki çocuklar veya huzurevindeki yaşlılar... Ben ayda en az iki günümü de onlara ayırıyorum'' dedi.

    Zor meslek

    Palyaçoluğun dışarıdan öyle görünmese de ciddi bir meslek olduğunu belirten Tenikeci, ''Palyaço pedagoji bilmeli, ilizyon, akrobasi ve vantrologluk yapabilmeli, sesini kontrol etmeli, düzgün konuşmalı. Bu bir oyunculuk ama oynanan zor bir oyun'' dedi. Tenikeci, Türkiye'de gerçekten bu işi meslek olarak yapanların sayısının bir elin parmaklarını geçmediğii belirtti ve palyaçoluk mesleğinin gereklerini şu sözlerle anlattı: ''Bir palyaço ilk önce pedagoji bilmeli. Palyaço, ciddi bulunmaz, küçümsenir, onunla gülüp eğlenilir yalnızca. Büyükler için palyaço bu kadar basit. Oysa çocuklar palyaçoya aşıktır. Onların gözünde ben kutsal bir varlık gibiyim. Palyaçonun ağzınızdan çıkan her harf, yaptığı her hareket bir anlam taşır onlar için. Yaptıkları taklit edilir, sözleri tekrarlanır. Bu yüzden çocuğa nasıl yaklaşılması gerektiğini bilmeli palyaço. Annesinin sözünü dinlemeyen çocuk benim söylediklerimi dinler. Örneğin ben eğer çocuktan dişini fırçalamasını istediysem o çocuk eve gider gitmez söylediğimi yapar. Çünkü ben o kılıkta onun inandığı biriyim. Bu iş çok sevimli ve güzel görünse de yüklediği sorumluluk çok ama çok büyük.

    Çocuk çok küçükse palyaçodan ilk başta korkabilir. Çünkü onun için sıradışı bir yüz. Çocuğun korkutulması ileride dil tutulmasından tutun da kendine olan güvenini kaybetmesine kadar bir çok sorunu doğurabilir. Küçük bir bebeğe de nasıl yaklaşması gerektiğini bilmek zorunda palyaço.''

    'Soytarı değildir'

    Türkiye'de tiyatro ile uğraşan, bu konuda eğitim almış insanların İstanbul'da dizi peşinde koştuğunu ya da devlet tiyatrolarında oyunculuk yapmak hevesinde olduğunu ifade eden Tenikeci, ''Ülkemizde palyaço oyunculuğu üzerine çalışan kimse yok. Yurt dışında ise palyaço okulları var. Bu boşluk beni bu alana itti. Çoğu zaman çocuklarlayım ama büyüklere de gösteri yapıyorum. Her ikisinde de yakaladığınız nokta aynı. Bir insan ne kadar yetişkin olursa olsun içinde bir yerlerde çocukluk kalıyor'' diye konuştu.

    Palyaçoluğun bir oyunculuk olduğunu ve bu işi yapan insanın kişiliğine yansıyacak kadar etkili olduğuna da dikkat çeken Tenikeci, yaptığı işe ''Soytarılık'' gözüyle bakılmasından rahatsız olduğunu söyledi. İnsanların bu oyuna bakış açısı ile oyundan beklentilerinin statüleri, yaşadıkları yer ve bulundukları topluluğa göre farklılık gösterdiğini dile getiren Tenikeci, şunları kaydetti: ''Herkesin ilk düşüncesi, 'bu adam beni eğlendirmek için var...' Bu, her iki taraf için de bir sözsüz anlaşma. Çocuk palyaçoya her konuda merak ettiği soruları sorar ya da oyun oynar. Yetişkin ise hayatta ezilmiş ya da mutluluktan uzak olabilir. Örneğin müdüründen fırça yiyordur ya da komşusu daha fazla para kazanıyordur, arkadaşının lüks bir arabası vardır onun yoktur. Birçok alanda alt sıralarda yer alan kişi, palyaçoyu kendinden alçakta görür ve garip sözler söyleyerek aşağılamaya çalışır. 'Ne haber lan soytarı' gibi... Eğer yetişkin kişinin hayata bakışı daha olgun, hayatında mutluysa, palyaçoya espri ile yaklaşır, aşağılamaya çalışmaz.''

    Tenikeci, Ankara Tiyatro Çatı Kültür Merkezinin animasyon biriminde palyaçoluk üzerine eğitimler verdiğini, gelecekte Türkiye'de grotesk bir gösteri hazırlamak istediğini söyleyerek, hayallerini açıkladı.
    Teoman Tenikeci, ''Palyaçonun hüzünlü bir havası da vardır. Genel olarak iş dışında palyaçonun mutsuz olduğu sanılır. Oysa hayattan zevk almayan, hayata eğlence gözü ile bakmayan biri bu işi yapamaz. Bilmiyorum belki de bu işi yaptığım için hayattan zevk almaya başladım ve hayata eğlence gözü ile bakıyorum. Zaten artık karıştırır oldum. Palyaço mu Teoman, Teoman mı palyaço?...''


    Rıza Özel

    evrensel



#17.09.2008 15:00 0 0 0
#16.09.2008 22:57 0 0 0
  • Konu: New York
    New York, (İngilizce resmi adı:The City of New York)) Amerika Birleşik Devletleri'nin nüfus bakımından en büyük kenti. Aynı isimli New York eyaleti'nde yer alır. Yüzyıldan fazladır dünyanın en önemli ticaret ve finans merkezlerinden biridir. Şehir, medya, politika, eğitim, eğlence ve modadaki küresel etkilerinden dolayı bir dünya şehri olarak kabul edilmektedir. Birleşmiş Milletler Genel Konseyi binasına ev sahipliği yaptığından dış ilişkiler için de çok önemli bir merkez durumundadır. Fakir semtlerinde ise çok sayıda işsiz ve evsiz yaşar.

    Kent beş bölüme ayrılmıştır: Manhattan, Brooklyn (Kings Country), Queens (Queens Country), Bronx ve Staten Island (Richmond). 830 km²'lik bir alanda yaşayan 8,2 milyon nüfusuyla New York, Amerika'da nüfus yoğunluğu en büyük olan şehirdir. Çevre banliyöleriyle birlikte New York metropolitan bölgesi 21 milyonluk nufusa sahiptir ve dünyanın en kalabalık yerleşim bölgelerinden birini oluşturur.

    noimage

    1: Manhattan
    2: Brooklyn
    3: Queens
    4: The Bronx
    5: Staten Island


    New York, bir göçmen kentidir. Kentte yaklaşık 170 ayrı dil konuşulmaktadır ve her üç kişiden biri ABD dışında bir ülke doğumludur. İngilizce çeşitli aksanlarla konuşulur. İngilizce'nin yanı sıra İspanyolca, Little Italy (Küçük İtalya) semtinde İtalyanca, China Town'da (Çin mahallesi) Çince konuşulur.

    New York birçok Amerikan kültürel hareketinin de doğum yeridir. Edebiyat ve görsel sanatlarda Harlem Rönesansı, resimde soyut ekspresyonizm (New York Ekolü), müzikte hip hop, punk, salsa ve Tin Pan Alley bu hareketlerden bazılarıdır. 24 saat açık olan metrosu ve yoğun trafiğiyle Hiç Uyumayan Şehir adını almıştır.

    Özgürlük heykeli, Empire State Binası, Central Park ve Times Meydanı, Modern Sanat Müzesi, Guggenheim Müzesi ve Modern Tarih Müzeleri şehrin ilgi çekici mekanlarıdır. Gökdelenleri, caddeleri, lokantaları, alışveriş merkezleri ve insanlarıyla, New York turistleri cezbetmektedir.
    noimage
    Tarihçesi


    New York kenti 1613 yılında Hollandalılar tarafından New Amsterdam adı altında kuruldu. Kent 1664 yılında Birleşik Krallığa geçti ve New York adını aldı. 1778 yılında kent 2 yıl süreyle yeni kurulan Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti oldu. Başkent Washington'a taşındıktan sonra da kentin önemi büyümeye devam etti.

    11 Eylül 2001 tarihinde kent Amerika tarihinin en büyük terör olayına tanık oldu. 11 Eylül 2001 Saldırısı olarak bilinen bu olay sırasında, kaçırdıkları uçaklarla New York'un en yüksek gökdelenleri olan Dünya Ticaret Merkezi binalarına (İkiz Kuleler) çarpan teröristler 3000'e yakın insanın ölümüne neden oldular.


    Kentin önemi


    Finans dünyasinin kalbinin attığı Wall Street caddesi, New York'un Manhattan bölümünde yer alır. New York borsası (New York Stock Exchange) burada bulunmaktadır. Ünlü Özgürlük Heykeli (Statue of Liberty) New York limanındaki küçük bir adadadır. Tiyatro ve müzikaller Broadway caddesinin etrafında toplanmıştır. John F. Kennedy Uluslararası Havaalanı dünyanın en çok yolcu trafiği taşıyan havaalanlarından biridir. Metropolitan Museum of Art, Modern Sanat Müzesi, Guggenheim Müzesi gibi müzeleri dünyanın en değerli sanat kolleksiyonlarına sahiptir. Şehrin ünlü gazetesi New York Times dünyanın en saygın gazetelerinden biridir. Amerika'nın üç büyük televizyon kanalı olan ABC, CBS ve NBC'nin merkezleri New York'ta yer alır.


    Turizm

    Kenti yılda yaklaşık 40 milyon turist ziyaret eder. Genellikle gidilen yerler Empire State Building, Times Square, Brooklyn Köprüsü, Broadway, Metropolitan Museum of Art, MoMa, Bronx Hayvanat Bahçesi ve Madison Avenue'da bulunan alışveriş merkezleridir. Ayrıca Halloween Parade ve Tribeca Film Festivali turistlerin ve Amerikalıların ilgisini çeken kültür olaylarıdır. Central Park, ABD'nin en çok ziyaret edilen parkıdır. New York'un yemek kültürü çok geniştir. Özellikle bagel ve New York stili pizza en ünlü yiyecekleridir. Orta Doğu yemeklerini bulmak da oldukça kolaydır.


    Bölgeler

    New York, her birine "borough" denilen beş bölgeden oluşur. Bunlardan Manhattan kendi başına bir adadır ve şehrin merkezini oluşturur. Manhattan'dan East River (Doğu Nehri) ile ayrılan Brooklyn ve Queens bölgeleri Long Island adasının batı ucunu oluşturur. Harlem nehri, Manhattan ve Bronx bölgelerini ayırır. Bronx, bir ada üzerinde bulunmayan tek bölgedir ve Kuzey Amerika anakarası üzerindedir. Şehrin beşinci ve son bölgesi New York koyunun karşı tarafında, yine yekpare bir adadan oluşan Staten Island'dır. Manhattan, Brooklyn'e üç köprüyle (Brooklyn, Manhattan ve Williamsburg köprüleri); Queens'e bir köprü (59.uncu cadde köprüsü) ve bir tünelle (Midtown-Ortaşehir tüneli) bağlıdır. Bronx ve Manhattan arasında Harlem nehrini geçen köprüler bağlantı kurar. Manhattan'ın doğrudan bağlantısı olmayan tek bölge olan Staten Island, Brooklyn'e Verrazano asma köprüsü ile bağlanır.

    noimage

    1660 yılında bugunki New York olan New Amsterdam şehri

    noimage

    1932 yılında New York

    noimage

    1900 Yılında New York

    noimage

    2001 Yılında New York

    noimage

    New York'dan Bir Görünüm

    noimage


    New York'dan Bir Görünüm-2

    noimage

    noimage

    noimage
    noimage
#16.09.2008 16:59 0 0 0
  • Oyun, eski zamanlarda Çin-Avrupa arasında geçen savaşı anlatıyor. Kendi karakterinizi oluşturabilir, geliştirebilirsiniz. Oyunda 3 meslek bulunmaktadır. Bunlar:

    Thief (Hırsız, tüccarların kervan eşyalarını çalmaya çalışır, çaldığı eşyaları satarak para kazanır [oyunda hemen anında satabileceğiniz bir yer vardır]. Soyduğu kervan ve öldürdüğü avcılar karşılığı haftalık maaş alır.)
    Hunter (Avcı, tüccarlara kervan sırasında yardımcı olur, kervana saldıran hırsızları öldürür, kervanı korur, hizmeti karşılığında ototmatik olarak kervan tamamlandığında eşyalar satıldığında para kazanır. Ayrıca, öldürdüğü hırsızlar karşılığı haftalık maaş alır.)
    Trader (Tüccar, bir şehirden başka bir şehire eşya götürür, bundan para kazanır)

    Oyunda; avcılar ve tüccarlar hırsızlara saldırabilmekte, hırsızlar da aynı biçimde avcı ve tüccarlara saldırabilmektedir.

    PvM (Oyuncuya karşı yaratık) Sistemi

    Yaratık Hiyearşisi :
    General (Normal)
    Champion (Şampiyon)
    Giant (Dev)
    General (Normal Parti)
    Giant(Party) (Dev Parti)

    Parti sistemi :
    8 Kişilik (Yardımcı olma, tecrübe puanı dağıtımlı)
    4 Kişilik (Konuşma, daha fazla tecrübe puanı, tecrübe puanı dağıtımsız olarak işler)

    Oyun incelikleri, araç gereçleri

    Oyunda "Alchemy(Simya)" sistemi bulunmaktadır. Bu sistemle, oyundaki element ve tabletleri birleştirerek "Magic Stone (Sihirli Taş)" oluşturup, bunları giysi ve silahlarınıza entegre edebilirsiniz. Bu entegre, Giysi veya silahlarınıza + Özellik katar. Ayrıca, oyunda "Elixir" larla silah veya giysinize entegre edebilir, güçlerini arttırabilirsiniz.

    Şehir sistemi :
    Weapon Shop (Silah dükkanı)
    Protector Shop (Giysi dükkanı, armor en güçlü fiziksel defansa, garment en güçlü sihirsel defansa, protector ise orta düzey fiziksel ve sihirsel defansa sahip giysilerdir.)
    Grocery Shop (Aksesuar, şehre dönme kağıdı ve simya için gerekli maddelerin satışdığı dükkan.)
    Stable (Ahır, buradan kervan hayvanı, binek hayvan veya yardımcı hayvan (kurt) alabilirsiniz. Ayrıca onların canı düştüğünde kullanılabilecek olan enerji iksirleri de bu dükkanda satılır)
    Potion Shop (İksir dükkanı. Enerjiniz ve Gücünüz düştüğünde ayrıca zehirlendiğinizde kullanabileceğiniz iksirleri satar)
    Storage (Kasa. Eşyalarınızı ve paranızı belirli bir ücret karşılığı burada depo edersiniz. Yan karakterlerinizde de aynı depoyu kullanırsınız)

    Önemli Notlar : Oyuna kayıt olmak için, buradaki adresi kullanabilirsiniz. Sitede sağ taraftaki menüden yeni bir hesap kaydederek çevrimiçi oyununuza hemen başlayabilirsiniz.

    Oyuna girişte veya oyunda bazı problemler yaşayabilirsiniz. Bunlardan başlıcaları :

    Disconnect From Server (Sunucudan düştüğünüz anlamına gelir)
    Cannot Connect Due To Server Traffic (Sunucudaki oyuncu sayısının fazla olduğunu, sunucunun dolu olduğunu dösterir)
    Her harf yerine ? yazan hata (Bu ekran kartı sürücülerinizin doğru yüklenmediğinin veya son sürüm olmadığının göstergesidir. En kısa zamanda güncellemenizi öneriyoruz)

    En düşük sistem gereksinimleri :

    - P4 2.8 Dengi veya Üstü bir işlemci
    - 512MB Geçici Hafıza veya üstü
    - 128MB 3D Ekran Kartı veya üstü
    - 4GB Boş sabit disk alanı


    Download
#16.09.2008 16:33 0 0 0
  • Fanatik'in de üyesi olduğu ESM (European Sports Magazinez) tarafından İngiltere'de attığı 31 golle 'Altın Ayakkabı'nın sahibi olan Ronaldo, muhteşem röportajıyla karşınızda... Ödülünü Manchester ya da Monaco'da almak istemeyen Manchester United'lı Ronaldo, doğduğu yer Funchal'da bu gururu yaşamak istedi. Fanatik Gazetesi'nin Yazı işleri Müdürü Mehmet Demircan, Ronaldo ile buluşmak için Madeira Adası'na gitti ve özel olarak görüştü. 23 yaşındaki yıldız, samimi ve kendinden emin olarak 'Futbolun Kralı benim' edasıyla sorularımızı yanıtladı. 'Altın Ayakkabı'dan sonra 'Altın Top' ve 'FİFA Yılın Futbolcusu' ödülleri için de en güçlü adaysın. Bu konuda ne düşünüyorsun?

    Beni çok ilgilendirmiyor. Genelde bu ödülleri golcüler veya 10 numara giyenler kazanıyor. Ancak bir kanat oyuncusu olarak 'Altın Ayakkabı'yı kazanmak gurur verici. Altın Top ve yılın futbolcusu ödüllerini de kazanırsam ne mutlu bana.

    Hedeflerin nedir. Daha neler kazanmak istiyorsun?

    Manchester ile ligi ve Şampiyonlar Ligi'ni kazandım. Her sezon kupalar kazanmak istiyorum. Benim için 'ödül canavarı' diyorlar. Tarihe geçmek istiyorum. Portekizle hem Avrupa hem de Dünya Kupası'nı kazanmak istiyorum. Dünya beni yazsın istiyorum. Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu olarak anılmak istiyorum. Biliyorum çok şey istiyorum ama bu benim. Karakterimde kazanmak var.

    Çocuk yaşında ailenden ayrıldın, bu başarıyı tek başına nasıl yakaladın?

    12 yaşında Madeira'dan ayrıldım. Sporting'e gittim. Hayallerim vardı ama inanın Manchester United forması giyeceğim aklıma bile gelmedi. Gençtim ve çok çalışmam gerektiğini biliyorum. Aslında yeni maceralar da istiyorum. Bakacağız önümüzdeki yıllarda ne olacak.
    Çocukken ne olmak istiyordun. Hayalini gerçekleştirdin mi?
    Kuşkusuz futbolcu olmak istiyordum. Topla yatıp topla kalkardım. Rüyamda top vardı, her şeyim futbol üzerine kuruluydu. Hayalime kavuşmak için basamakları birer birer çıktım. Bunun için de çok çalıştım. Savaştım ve sonunda zirveye geldim. Ama bunun da ötesi var diye düşünüyorum.

    Şu an bir yıldızsın, herkesin idolü oldun. Bu senin karakterini değiştirdi mi?

    Çok şeyi değiştirdi ama karakterimi asla. Ben çok fakir bir ailenin çocuğuydum. Geldiğim yeri çok iyi biliyorum. Şu an çok daha lüks ve büyük bir evde oturuyorum. Daha fazla param var. Daha çok para harcıyorum ama asla nereden geldiğimi unutmuyorum. Bu nedenle de sık sık ailemin yanına gelip eski günleri düşünüyorum. Geçmişimi asla inkar etmem.

    Futbolcu olmasaydın ne olurdun?

    Ben futbolcu olarak doğdum. (Gülerek) Başka bir şey düşünmedim. Annemden babamdan hep top istedim. Hediye olarak toptan başka bir şeyi kabul etmedim. Bu sorunun cevabını inanın bilmiyorum. Aslında çok yetenekliyim. Belki bir filmde oynarım. Gülmeyin, hayal bile edemeyeceğiniz gizli yeteneklerim var.

    Zor günler de geçirdiğiniz oldu mu hiç?

    Her futbolcu gibi benim de zor günlerim oldu. Ama ailem bana sürekli destek verdi. Özellikle Lizbon'a geldiğimde daha çocuktum. 12 yaşındaydım ve ailemden uzak kaldım. Onlar bana gitmemi söyledi ve Lizbon'da inanın uzun süre her gece ağladım. Fakat hiç pes etmedim. Zirveye çıkmak için tek başıma çalıştım.

    Bir yabancı oyuncu, İngiltere'de nasıl başarılı olabilir?

    Buranın çok kaliteli bir lig olduğunu herkes kabul ediyor. Çok yetenekli oyuncular var. Önemli olan onlarla kısa sürede aynı dili konuşabilmeniz. Anlaştığınızda az sorun yaşarsınız. İyi bir takıma gelmeniz de önemli. Sonuçta daha iyi sonuçlar alırsınız. Fakat çalışmazsanız hemen yok olursunuz. Her yıl performansınıza bir şeyler eklemeniz gerekiyor.

    Özel hayatınızla da gündemdesiniz. Neler düşünüyorsunuz?

    Aslında bu kadar göz önünde olmam benim hoşuma gidiyor. Herkes peşimde. Fakat bir yandan da dikkatli olmamız gerekiyor. Ben elimden geldiği kadar dikkatli olmaya çalışıyorum ancak benim için yazılan ve çizileni de umursamıyorum. İnsanların benim hakkımda düşünceleri ilgimi fazla çekmiyor. Ben işime bakıyorum. Benim işim futbol. Antrenmanlarda çok çalışıp maçlarda hep kazanmak istiyorum. Bu görevimi iyi yaptığımı düşünüyorum.

    Sahada inanılmaz hareketler yapıyorsunuz. Rakibi bazen komik duruma düşürüyorsunuz?

    Benim futbol yapım bu. Çalım atmayı, rakibi geçmeyi, topla hızla ilerlemeyi seviyorum. Gol atmaya bayılıyorum. Evet rakibi komik duruma düşürdüğümün farkındayım ama yapacak bir şey yok. Eminim o anda beni öldürmek istiyorlar. Çünkü beni durduramanın ezikliği içinde oluyorlar. Bu hareketleri yapmak için doğmuşum galiba.

    Sanki futbol topuyla bir bütünsün. Topsuz yaşayabilir misin?


    Topu yanımdan hiç ayırmam. Ciddi söylüyorum. Ben her yerde top oynarım. Maç biter, benim topla işim bitmez. Eve gidince de oynarım. Tatile çıktığımda bile topsuz günüm geçmiyor. Onsuz yapamıyorum.

    Geçen sezon attığın en güzel gol hangisiydi?


    Bu çok zor. Ligde 31, toplamda 45 gol attım. Ama bana göre Roma'ya attığım gol benim için büyük zevkti. Bu arada ikinci sırada Portsmouth'a attığım golü gösterebilirim. Üçüncü sırada ise Bolton'a attığı müthiş frikik. Aslında hepsi güzel...

    Real Madrid işi olmadı, Manchester City olabilir mi?

    Ayrılmak istediğimi söyledim. Yeni bir macera olabilir diye düşünmüştüm. Hiç de üzülmedim. Her şeyi dürüstçe konuştuğum için taraftarlar beni hala seviyor. Giydiğim formanın hakkını veririm. City'ye gelince. Futbola önemli ve büyük yatırımların yapılması iyi bir şey. Abramovich Chelsea'ye geldi ve birde hava değişti. Takım uzun bir aradan sonra kupalar kazandı. City'den teklif gelmedi henüz, gelince bakarız.

    Türkiye'den yıllar önce teklif aldığınız söyleniyor.

    Yıllar önce böyle bir şey duymuştum. Ama hatırlamıyorum. Küçüktüm. Bence en iyisi menacerim Jorge Mendez'e sorun. O bu işleri iyi biliyor.

    Türk Futbolu, Türk Milli Takımı, Türk futbolcusu hakkındaki düşüncen nedir?

    Türk insanının futbol tutkusu beni şoke etti. Portekizliler'den daha çok seviyorlar. Genç Milli ve Ümit Milli Takımlar'da oynarken Türkiye'de forma giydim. Taraftarın futbola bakış açısı beni etkiledi. Çocuklar bizi tanımıyordu ancak herkes imza almak için sıraya girmişti. Euro 2008'de büyük iş başardınız. Seyirciniz şampiyonaya renk kattı. Nihat en beğendiğim oyuncu. İspanya'da harikalar yaratıyor. EURO 2008'de Fatih Terim ile görüştüm. Onu çok beğeniyorum. Konuşmasıyla beni çok etkiledi. Karizmatik biri. Lütfen ona selamlarımı iletin.

    İngiltere'de oynayan Tugay hakkında görüşleriniz?

    Tugay Kerimoğlu inanılmaz bir oyuncu. Biz zaten zaman zaman görüşüyoruz. Çünkü evlerimiz aynı bölgede. Yaşı ilerlemesine rağmen hâlâ çok istekli. Blackburn'un bence en önemli oyuncularından. Oyun zekası mükemmel.

    Sürekli savaşıyor

    "Avrupa'nın en iyi futbolcusu benim. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum. Manchester United'da çok iyi bir sezon geçirdim. Elimden gelenin en iyisini yapıyorum. Çok ödüller kazandım. Kazanmaya da devam etmek istiyorum. En iyisi olmak için savaşıyorum. Biraz kendimi övmüş olacağım ama ben böyle düşünüyorum. Aslında çoğu futbol adamı böyle düşünüyor."
    Garanti verdi...
    "Sakatlığım nedeniyle oynamadığım şu dönemde hem Portekiz hem de M.United kaybetti. Ben oynamış olsaydım belki iyi şeyler yapardım ama futbolda kazanmak da var kaybetmek de. Kimsenin şüphesi olmasın, tekrar forma giydiğimde her şey güzel olacak. Portekiz Dünya Kupası Finalleri'ne gidecek, Manchester ligi ve Şampiyonlar Ligi'ni kazanacak."
    En yakın arkadaşının eşi, hizmetçisi
    1985'te Madeira Adası'nın Funchal bölgesinde doğdu. Ailesi fakir olduğu için annesi Dolores, onu evinde doğurdu. 6 yaşında futbola başladı ve ilk lisansını 10 yaşında Andorinha'da çıkarttı. Babası Dinis Aveira burada malzemecilik yapıyordu. 12 yaşında Nacional Madeira'ya transfer oldu. Sporting'in scoutı Aurelio, onu keşfetti ve 1 yıl Mareida'da oynadıktan sonra 13 yaşında ailesinden ayrılıp Başkent Lizbon'a taşındı. Hızlı bir şekilde A Takıma kadar yükseldi. Ardından da henüz 18 yaşında Manchester United'a gitti. Çocukluğundan beri 'top' dedi başka bir şey demedi. Bu durumu annesi şöyle açıklıyor... "Okula giderken ayağında hep top vardı. Top sektirerek okula giderdi. Okumak istemedi ve babasıyla birlikte futbolcu olmasına izin verdik. Çünkü ona inanmıştık." Komşuları Fatima Alves ise Ronaldo için, "Onun meziyetleri çoktu. Oğlum onun yakın arkadaşıydı ve Manchester'da şu an çatı tamiri yapıyor. Gelinim ise ona çok yakın. Ronaldo'nun hizmetçisi!"



    16.09.2008
    Kaynak : Fanatik
#16.09.2008 16:15 0 0 0
  • Tanıtım:
    Bu program bilgisayarlara yüklenen ve yaptığınız her işlemi tek tek kaydeden programları devre dışı bırakan bir uygulamadır. Anti-Virüs programlarının mantığında çalışır. Bilgisayarda yaptığınız tüm hareketlerin sizden habersizce ve gizlice kaydedilmesini, kişisel bilgilerinizin kötü niyetli kişilerin eline geçmesini engeller. Kullanması basit, faydalı bir yazılım.


    Download

#16.09.2008 16:03 0 0 0
  • Tanıtım:
    Üretici Açıklaması:
    Thunderbird size daha hızlı, daha güvenli ve daha verimli bir e-posta deneyimi sunuyor. Siz postalarınızı okurken, Thunderbird de virüsleri ve istenmeyen postaları gelen kutunuzdan uzakta tutar. Thunderbird'ü e-posta istemcisi ve besleme okuyucu olarak kullanmanızın size sağlayacağı kolaylıklar aşağıda sıralanıyor.

    İstenmeyen Postaları Durdurmada Birebir
    Thunderbird en etkili istenmeyen posta süzme özelliğiyle işinizi kolaylaştırır. E-postalarınız hesabınıza ulaşır ulaşmaz incelenir ve istenmeyen postalar diğerlerinden ayrılır. Böylece size gerçekten okumak istediklerinize gözatmak için zaman kalır. İstenmeyen postaları doğrudan silmeyi seçebileceğiniz gibi, istediğiniz bir dizine de yönlendirebilirsiniz.

    Sizin Postanız, Sizin Kurallarınız
    E-postalarınıza istediğiniz biçimde bakın. Thunderbird'ün yeni üç sütunlu görünümüyle e-posta yönetimini işkence olmaktan çıkarın. Araç çubuğunda istediğiniz gibi oynama yapın, programın görünümünü seçtiğiniz tema ile dilediğiniz biçimde değiştirin.

    Güvenli ve Sağlam
    S/MIME, sayısal imzalama, ileti şifreleme ve güvenlik aygıtı sertifikalarıyla yazılanları sadece siz ve istedikleriniz okusun.

    Yararlı Özelliklerle Dopdolu
    Thunderbird'ün sunduğu özellikler ve kolaylıklar arasında IMAP/POP desteği, besleme (ör. RSS, Atom) okuyucu, HTML ile biçimlendirilmiş e-posta desteği, hızlı arama, gelişmiş ileti süzme, alındı onayı, etiketleme, akıllı adres defteri ve LDAP bütünleşmesi, aktarma araçları ve e-posta ve haber grubu hesaplarını yönetebilme yer alır.

    Eklentilerle Sınırsız Özellik ve Esneklik
    Thunderbird size eklentiler aracılığıyla yeni özellikler ve işlevler ekleme olanağı tanır. Sizi dar kalıpların dışına taşıyan eklentiler sayesinde özel gereksinimlerinizi çok basit ve zahmetsiz bir biçimde karşılayabilirsiniz.

    Özellikler :
    "Araç Çubukları"nı isteğe göre her türlü şekilde düzenleyebilme
    UI eklentilerine tam destek
    Yeni görünüm özelliği (yeni tema desteği)
    Outlook benzeri adres listesi ekranı
    Çevrimiçi yardım
    Yenilenmiş seçenekler ve menüler
    Performans ve izleri gizleme yenilikleri
    POP hesabı kullananlar için geliştirilmiş seçenekler
    Tüm e-posta programlarındaki dosyaları ve ayarları alabilme özelliği
    Gelişmiş e-posta şifrelemesi

    Uyarı : Bu sürümün eski sürümler ile çakışmaması ve eski hataların tekrar etmemesi için bu yeni sürümü kurmadan önce eskisini sisteminizden kaldırmanız ve klasörünü tamamen silmeniz önerilmektedir.

    Son Sürümde Neler Yeni?
    Yazdığınız iletide yazım denetimi yapma
    İletiden dosya silme
    Güvenlik geliştirildi.
    RSS geliştirildi.
    İleti süzgeçleme için yönlendir ve yanıtla hareketleri eklendi.
    Spam engelleme sunucuyla bütünleştirildi.
    Güncelleme servisi artık Thunderbird'in tamamını değil de gerekli olan dosyaları innDirip kuracak.


    Download
#16.09.2008 16:01 0 0 0
#15.09.2008 22:30 0 0 0
#15.09.2008 22:26 0 0 0
  • Bu Sayıda En İlginç Şey Görünmezlik Pelerini Diye Başlayan Makale Olmuş Eğer Proje Büyürse Güzel Şeyler Ortaya Çıkar..
#15.09.2008 16:47 0 0 0
  • İlk İki Kitabına Biraz Göz Gezdirmiştim De G.A.G. İzlemiş Olanlar İçin Söylüyorum Orda Anlattıklarını Toplamış Bir Nevi :)
#15.09.2008 16:45 0 0 0
  • Avrupa Ligleri'nin heyecanı milli maç arasından sonra tekrar başladı. İtalya, İspanya ve İngiltere liglerinde oynanan maçlar nefesleri keserken, Barcelona, Milan ve Manchester United gibi takımların aldığı sonuçlar Galatasaray ve Fenerbahçe'yi aratmadı.

    Turkcell Süper Lig'de sezona yeni teknik direktörlerle başlayan Fenerbahçe ve Galatasaray'ın durumları ortada, iki takımda büyük krizlere gebe, ancak Avrupa'nın büyük takımlarının da bu 2 takımdan farkı yok. Mesela sezona belki de en önemli transferleri yaparak giren Milan, 2 haftada 2 mağlubiyet aldı, sezona Guardiola ile başlayan Barcelona'nın 2 haftada galibiyeti yok, geçen sezon hem Avrupa'da ve hem de İngiltere Ligi'nde fırtına gibi esen Manchseter United, 3 maçta sadece 1 galibiyet alabildi. Bu sonuçlarla hem ülkemizde hem de Avrupa'da büyük takımların bir süre acı çekeceğini gösteriyor.

    Öncelikle Milan'dan söz etmek istiyorum. Bu sezona Ronaldinho ve Flamini gibi çok önemli 2 transferle giren, bunun yanı sıra İtalya'nın en önemli beklerinden biri olan Zambrotta ve eski göz ağrıları Shevchenko'yu kadrosuna katan "Şeytanlar", şampiyonluk için ne kadar iddialı olduklarını gösterdi. Ancak işler hiç Milan'ın beklediği gibi gitmedi, ilk maçta kendi sahalarında Bologna'ya 2-1 yenilen ekip, 2. maçlarında çok etkisiz bir oyun sonunda Genoa'ya 2-0 yenildi. Bu sonuçla 2 sezondur tartışılan Ancelotti'nin koltuğu iyice sallanmaya başladı. Yaşlı bir kadroyla mücadele eden Milan'ın, bütün yıldızlarına rağmen bu sezon şampiyonluğu kazanması zor gibi gözüküyor.

    Barcelona'ya gelirsek. Ronaldinho ile yolları ayıran, takıma geldiği günden beri oynattığı hücum futbolu ile herkesin gönlünde taht kuran Frank Rijkaard'ın görevine son veren Katalan ekibi, sezona Josep Guardiola ile başladı. 10 numaralı formasını Messi'ye veren ve takımın liderinin Arjantinli yıldız oyuncu olacağını söyleyen Guardiola, Eto'o'yu affederek, yıldız golcüye ilk 11'de şans vereceğini açıkladı. Kamerunlu golcünün ilk 11'de çıktığı 2 maçta gol problemi çeken Katalan ekibi, 1 beraberlik 1 yenilgi alarak, taraftarlarını üzdü. Yine de Barcelona taraftarları, Guardiola'yı eleştirmek yerine, kendi içlerinden yetişen teknik direktöre destek vermeye devam ediyor.

    Geçen sezon Avrupa'nın en flaş takımı olan hem İngiltere Ligi'ni hem de Şampiyonlar Ligi'ni kazanan Manchester United, bu sezona kadrosu ve teknik adamı aynı olmasına rağmen çok kötü başladı. 3 maçta sadece 1 galibiyet alabilen "Kırmızı Şeytanlar", oynadığı futbolla da ümit vermedi. Cristiano Ronaldo'nun yokluğunda her maçında zorlanan Manchester United'ın, Ronaldo'nun dönüşüne kadar sıkıntı çekeceği açıkça gözüküyor.

    Bu sezon büyük takımların işleri oldukça zor. Ancak İspanya'da Guardiola'ya gösterilen sabrın bence ülkemizde çalışan teknik adamlara da gösterilmesi gerekiyor. Hem Galatasaray hem de Fenerbahçe sezon başından beri bir türlü takım olarak çalışamadı. Sakatlar ve milli oyuncuların çokluğu takımlarımızı çok etkiliyor. Milan, Barcelona ve Manchester United maçlarını izledikten sonra takımlarımıza ve teknik direktörlere haksızlık ettiğimizi gördüm. Hem Skibbe'ye hem de Aragones'e biraz daha zaman vermek gerekiyor. Umarım 2 teknik direktör de takımlarına gereken katkıyı sağlayıp, Türk futbolunu ileriye taşırlar!



    Enis Berki-HABERTÜRK
#15.09.2008 16:39 0 0 0