Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ...
Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin...
"Unut onu, unut onu, unut onu, unut ya da öl!" İçinizdeki o durmak bilmeyen yangının acısını bastırsın diye kanatıncaya kadar bileklerinizi ısırdınız mı? Gözyaşları içinde yastığınıza gömülüp, her Tanrı'ya sığınmak istediğinizde, artık başka bir yüreğe sevdalı olan aşkınızı ondan geri istemekten utanıp, dua etmekten vazgeçtiğiniz oldu mu hiç? Siz hiç yana yana sevdiğiniz bir sevgilinin yoluna gençliğinizi serip, Yoluna kalbinizi serip, yoluna ölümünüzü serip güle güle bir başka aşka uğurladınız mı?
Aşk mahkemesinde yargılanırsan, Çok sevmişti öldürdüm dersin, Savunmak için sebep
ararsan, Çok yanmıştı söndürdüm dersin, Ederse yüreğim seni şikayet, Dünyanı tersine döndürdüm dersin, Gözlerim çok ağlattı derseki şayet, Sizide birkaç gün güldürdüm dersin...
Gönül ile Aklı Koydum Kafese..Biri "Ümit" Diyor, Biri "Kes" Diyor.. Çırpındıkça Kaldım Nefes Nefese, Biri "Dayan" Diyor, Biri "Pes" Diyor.. Yüreğim Döndükçe Döndüm Ak Kora.. Sabrım Demir Aldı, Yelkenler Fora..!! Gitmek istiyorum Çok Uzaklara, Biri "Aman" Diyor, Biri "Es"diyor...
Fırtınalar esiyor yüreğimde..Yanlış zamanlar..Yanlış insanlar ve yanlış
sevdalar..Ben bi yanlışa inandım ve tüm hayatımı bi yanlışa adadım,
şimdi çok acıyor yüreğim..Aklım iflas etmiş, söylenecek kelimeler bitmiş
fırtınlar esiyor yüreğimde..Güneşi beklerken gece olmuş yine anladım
artık sevmek çook eskilerde..Sen gündüzken ben gece, ben geceyken sen gündüz sen mutluyken ben mutsuz ve sen SENken ben BENsizim.
Artık kullanmıyorum adının "ilk" harfini, onsuz da yaşanıyor bir nefeslik bu hayat. O harf olmadan da yazılıyor kelimeler. Fazla bir fark yok, sadece artık seni yazarken "CANIM" değil de acılı bir "ANIM" olarak yazıyor kalemim...
Hayır...Küsmüyorum hayata! Sandığınız gibi değil...Biraz canım sıkkın hepsi bu...Topacı
elinden alınmış çocuk gibiyim, özlüyorum sadece kaybettiğim oyunu...Umutluyum ama! İsterseniz bakın gözlerime, ışıl ışıl...Hep güzel şeyler düşünüyorum...Aydınlık yakın...Biri tutuyor elimden, diyor ki "Sabret!" Bende var olan şey mutsuzluk değil, bir parça sükunet...
Senin için küçük görünen sorunlar benim kalbimde öyle yaralar açıyor ki.. bunu hiç bi zaman anlamayacaksın...
Bugün görmezden geldiğin gerçekler çıkacak birbir karsına.
Pişman olacaksın ve yine anlamayacaksın.. neden diye soracaksın..
...
çok geç olacak o zaman.. bu kez keşkleri sen yaşayacaksın... zamana bırakmak diye bi seçeneğinde olmayacak yanında.. çünkü artık zaman da ilaç olmayacak bendeki açtığın yaralara...
Sonra farkına varacaksın : aslında sen bensiz bi hiçsin ve ben bunun için bırakmışım herşeyi zamana..ben bunun için adamışım kendimi sana..
O zaman anlayacaksın sana olan sevgimi vesadakatimi.. amaçsız yaşama sebebimi.. keşke diyeceksin ve zamandan bi ilaç isteyeceksin ama o kadar geç kalacaksn ki ne keşkelerin faydası olacak sana, ne de zamanın çünkü onlar da tanıyorlar zamanın bana keşklerle öğrettiği SENİ.
Ve ben son sözümü söyledim onlara... " tek başına yaşadığın hayatını sana bağışlamaktan çok yoruldum. ve dönüş yok artık.. acısada yüreğim sen bendeki herşeyi tükettin ! BİTTİ ARTIK YAŞADIĞIN BU RÜYA..."
Tek başına yaşadığın hayatını sana bağışlamaktan çok yoruldum, Ve dönüş yok artık... Acısada yüreğim sen bendeki herşeyi tükettin ! BİTTİ ARTIK YAŞADIĞIN BU RÜYA...
Farklı bir suluetim ben,
Gün doğdukça izleri belirgenleşir yaralarımın.
Güneşe ramak kala çığ düşer düşüme, senden.
Tebessüm edilesidir yüreğimdeki sen,
Sende yokluğumun anlamsızlığından anlamlar kazanırken ben,
Şairi olmadığın duyguların şiirini dinlerim _rüyalarımdaki_ senden...
Çiçeklerini vazolarım topladığın bahçemden,
Kokun siler odamı oysa ki sadece bir yoklukken sen,
Görünmezliğinden mi, imkansızlığından mı bilmem ki neden?
Sana gelirim adım adım, yol yol,
Yol iz bilmezken ben...
Seni bilirim oysa!
Yaktım ışıklarını şehrimin, yokluğuna inat!
Avunayım!
Avutayım!
Ne de olsa,
Kendi yazdığım hikayem, yokluğuna aşina,
Düşümse varlığına...
Biraz dertleşelim be gönlüm, inan bu aralar çoook yorgunum...Öyle kırılganım ki anlatamam, bu yüzdendir çoğu kez suskunum...Yaşadıkça gördüklerim yetmiyor gibi, gördükçe yaşadıklarıma yanıyorum...Bir garip geliyor hayat artık, gün geçtikçe insanlardan
soğuyorum !!
Baktim ki, halin yalandı, sözlerin yalandı, bakışların yalandı, sevmelerin yalandı, bir hikayen vardı yalandı, gidişinde yalandı, sen gittin yalanların kaldı, önemli değil be yalancı...! zaten hersey yalandı...
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum.
Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim..
...Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi
Ağladım.
* * *
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatin bitmeye başladığı an olduğunu;
aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
* * *
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını,
zamanla öğrendim
* * *
İnsani öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu
Sonra da her insanin içinde iyilik ve kötülük
bulunduğunu öğrendim.
* * *
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı
olduğunu,
sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu
öğrendim.
* * *
İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu
öğrendim.
* * *
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni
aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
* * *
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
* * *
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana
* * *
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi
* * *
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asil yürüyüşün
kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.
* * *
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin
kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
* * *
Namusun önemini öğrendim evde
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu
öğrendim.
* * *
Gerçeği öğrendim bir gün
Ve gerçeğin acı olduğunu
Sonra dozunda acının,
yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
* * *
Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayatı tadacağını
öğrendim.
Hayatta verdiğimiz kararlar veya hayat şartları yüzünden çoğu defa hırpalanırız, canımız acıtılır,küçük insanların hedef noktası oluruz, yerden yere vuruluruz, kendimizi kötü hissederiz ,ama hiçbir zaman değerimizi kaybetmeyiz. Temiz ya da pis, hırpalanmış ya da kırılmış bunların hiçbiri önemli değildir. Seni sevenler senin ne kadar değerli olduğunu her zaman bileceklerdir. ALTIN ÇAMURA DÜŞSE DE GENE ALTINDIR.
Neye Yarar ? Bu kadar yürekten sevdikten sonra! Sevda için candan geçtikten
sonra! Biz sevdik eller aldıktan sonra! Zalim dünya eline düştükten sonra! Daldan dala savrulduktan sonra! Yüzümüz hiç gülmedikten sonra! Hep dert, hep keder çektikten sonra! Dertler denizinde yüzdükten sonra! Sevsek neye yarar?...
Neye Yarar ?
Bu kadar yürekten sevdikten sonra!
Sevda için candan geçtikten sonra!
Biz sevdik eller aldıktan sonra!
Zalim dünya eline düştükten sonra!
...Daldan dala savrulduktan sonra!
Yüzümüz hiç gülmedikten sonra!
Hep dert, hep keder çektikten sonra!
Dertler denizinde yüzdükten sonra!
Sevsek neye yarar?
Aşka inanan kalmadıktan sonra!
Aşk neye yarar?
Canan ellerin olduktan sonra!
Aşk neye yarar? Sevda neye yarar?
Huzurumuz kalmadıktan sonra!
Yaşamak neye yarar?
Neye Yarar ? Güzelim neye yarar?
Dünya bana zindan olduktan sonra!
Neye yarar ?
Yaşamak neye yarar?
Çocukluğumu yaşamadıktan sonra!
Çocukluğum neye yarar?
Sen elin olduktan sonra!
Bu savaşlar neye yarar? Bu çirpinişlar neye yarar!
Şimdi Azrail gelse,
dünyanın sonuna kadar canını almam derse!
Neye yarar? Kavuşamadıktan sonra!
Dünyanın en zengini olsam şimdi!
Neye yarar? Sen elin olduktan sonra!
Altindan evim olsa, neye yarar?
bana bir faydasi olmadıktan sonra!
Sevenler hiç kavuşamazmış,
Sevmek neye yarar?
Aşıklar; Sevip ayri kaldıktan sonra!
Aşk neye yarar ?
Mecnun Leylasi için kör olmuş.
Mecnun Leylasini görmedikten sonra!
Kör olması neye yarar?
Leyla deli Olmuş, Mecnunu için.
Leyla Mecnuna Kavuşamadıktan sonra!
Deli olması neye yarar?
Herşey boş, herşey yalan,
O zaman bu uğraşlar neye yarar?
Neye Yarar?
Siz söyleyin!
Neye yarar?!