Ben mi çıkmazlardayım..
Yoksa sen mi çıkmaz bir sokaksın
Derinlerine indikçe kayboluyor benliğim..
Baktıkça gözlerine düğümleri çözülüyor hayatın tek tek
Sonra fark ettirmeden daha güçlü
...
düğümler atıyor sana gelen yollarıma
Bilinmezliklerde yol alırmışçasına bitkinim
Göz kapaklarım; sanki o koca ömrün
yükünü artık taşıyamayacak gibi
Çöktü çökecek
Bir kapanırsa açılmayacak sanki tekrardan
Hayatımın maviliği siyaha dönmüş gibi
İs tutmuş bütün geleceğim
Dumanlar sarmış geçmişimi
yok olmuş senden kalan tüm hatıralar
Bir ben kalmış senden geriye
Gülüşleri eksik bir ben
Ruhunu kaybetmiş bir beden
Farkında değil misin neden sana "gel" diyemeyişimin?
Ben içten içe, gizli gizli koşuyorum sana
Ellerini tutuyorum fark ettirmeden
Gözlerinin harelerinde buluyorum benliğimi
Sonra usul usul bırakıyorum seni başka kollara..
Nasıl acıtıyor canımı bilemezsin
Ben içten içe yaşıyorum seni
Farkında değil misin neden sana "gel" diyemeyişimin?
Sana "gel" diyecek kadar gücüm yok!
Gece başlamışsa ve uyumak için acele etmiyorsa yüreğin; hala düşünecek hala yapılacak bir sürü işin ve bir sürü planın olduğunu söylüyorsa beynin; buna karşılık günün bütün yorgunluğunu belki de hiçbir şey yapmamana rağmen sana hissettiriyo...rsa bedenin; konuşmak istiyorsa bir şeylere ulaşmak istiyorsa kalbin ama sadece yalnızlığın o ağır o derin sesiyse hissettiğin
Üşüyorsan ama soğuktan değil. Susuyorsan ama korkundan değil. Gidiyorsan ama istediğin için değil ve arıyorsan ama bulmak için değil. Her dakika daha ağır geçiyorsa ve geçen her dakika seni daha fazla yoruyorsa... Gelecek seni güldürmüyorsa aksine geçmiş özletiyorsa kendini. En masum anında lanetlenmişse bedenin ve yanıyorsa ateşler içinde belki de kutuplarda yürürken. Ve sadece yalnızlığın sesiyse duyabildiğin
Vazgeçmek istemediklerinin senden kaçarcasına uzaklaştığını görüyorsan ama koşamıyorsan artık ve her bağırmak istediğinde düğümleniyorsa sözcükler boğazına ve canını acıtıyorsa içinde kalan her bir harf. En çok yardıma ihtiyacın olduğu anda aslında kimsenin sana yardım edemeyeceğini biliyorsan buna rağmen medet umuyorsan sana yabancı gözlerden. Yaptıkların hep yapman gerekenlerden farklı oluyorsa ve bunu anlayamıyorsan bir türlü...
Her sabah uyandığında uyumak istiyorsan, geceyi istemiyorsan yalnızlığın sesini ve yine bitmeyecek bir geceyi. Buna rağmen günler hep kısalıyorsa sana inat ve geceler alay edermiş gibi üşütüyorsa seni. Buna rağmen yanıyorsan o soğukta ve anlıyorsan kimsenin bunu bilmediğini. Özlüyorsan her geçen saniye bir önceki geceyi. Ve yalnızlıksa tek duyabildiğin...
Eski fotoğrafları gördüğün zaman tesadüfen; içini garip bir mutluluk kaplıyorsa. Ve son resim elinden düşerken anlıyorsan ne kadar özlediğini ve çözemiyorsan bir türlü neden her şeyin değiştiğini. Susuyorsan... Ve yalnızlığın sesiyse tek duyabildiğin
Eski şarkılar daha çok dokunur olduysa bedenine ve en çok yardıma ihtiyacın olduğu halde anlamaya başlamışsan yalnızlığını ve gece hala ilerlemiyorsa bu gürültüde. Ve uyuyamıyorsan bir türlü. Her şey bir telefon kadar yakınsa ama korkudan ayrı bir şeyse seni uzaklaştıran ve anlatamıyorsan bir türlü anlayamadıklarını. Binlerce defa anlatılan bir masalı. Ve yüzü aklından hiç çıkmıyor olsa da çıkaramıyorsan adını. O müthiş masal kahramanını...
Hiçbir çıkış yoksa ve yapayalnızsa bedenin. Bembeyaz duvarlar içinde. Bir resim. Siyah beyaz İçin yanıyorsa ve su içmek bile gereksiz geliyorsa. Sigaranın dumanı içindeki ateşi belli ediyorsa dışarıya. Ama anlamıyorlarsa. Söndürmeye bile çalışmıyorlarsa. Sormuyorlarsa. Yoldan geçen herkesi tanıdığını düşünüyorsan ve belki de yanında yürüyeni bile bilmiyorken selam veriyorsa herkes sana sırf sen onları tanıdığını düşünüyorsun diye. Ve oysa tek bir yüz görüyorsan her zaman ama adını hatırlayamıyorsan bir türlü...
Sokaklarda insanlar azalıyorsa birer birer. Aklındaki düşünceler gibi. Yürüyorsan yine de yapayalnızsan senin onları tanıdıklarını sananların arasında. Ve dumanın hiç sönmüyorsa...
Aynı masalda ne yapacağını bilmeyensen. Isırılmış elma gibi düşüvermişsen yere. Masal devam ediyorsa ve kimse seni düşünmüyorsa artık...
Yirmi senedir üzerinde uyuduğun yastıkları bir bir atıyorsan yataktan ve bulamıyorsan kafanı rahatlatacak hiçbir şey o karanlıkta. Işıkları açmak dağınıklığı görmek kadar dayanılmazsa
Uyuyamıyorsan ve katlanamıyorsan yalnızlığa. Kendinle beraber yaşayamıyorsan yalnız kalamıyorsan kendi başınayken. Sayfalar sıra sıra bitiyorsa; kitaplar devriliyorsa raflardan ve sen okurken dakikalar geçmiyorsa hayatından; yaşadığın bir masalsa artık ve başkalarının uyumaları için yazılmışsa bütün bunlar
Gökten düşen üç elmadan biriysen başkalarının mutluluğu için. Masal bitmişse ve unutulmuşsan bir köşede;
Bir fidan yeşerir umudun bittiği yerde,bir fidan tutunacak dal olur uçurumun kenarında!yeşerir solmuş yaşamın gölgesinde,umutsuzluğa inat umut dalları büyütür insanın içinde!her yaprak farklı bir umudu simgeler,yeşe...rdikçe dallanıp budaklandıkça hayatın yaşamaya değer olduğunu hissederiz.Hani yalanlar içinde gerçek oluşturmaya çalışırız ya kimi zaman,ya da fırtınalı yüreğimizde sığınacak liman ararız,işte yoklukta varlığa tutunmak için yalancı fidan büyütürüz içimizde ve de umudumuzun yapraklarıyla bezeriz!
Fakat kaçınılmaz bir kader vardır;YAPRAĞIN KADERİ!
Her güzde yok olmaya mahkum,her fırtınada da savrulmaya!
Bir fidan yeşerir umudun bittiği yerde,bir fidan tutunacak dal olur uçurumun kenarında!yeşerir solmuş yaşamın gölgesinde,umutsuzluğa inat umut dalları büyütür insanın içinde!her yaprak farklı bir umudu simgeler,yeşerdikçe dallanıp budaklandıkça hayatın yaşamaya değer olduğunu hissederiz.Hani yalanlar içinde gerçek oluşturmaya çalışırız ya kimi zaman,ya da fırtınalı yüreğimizde sığınacak liman ararız,işte yoklukta varlığa tutunmak için yalancı fidan büyütürüz içimizde ve de umudumuzun yapraklarıyla bezeriz!
Fakat kaçınılmaz bir kader vardır;YAPRAĞIN KADERİ!
Her güzde yok olmaya mahkum,her fırtınada da savrulmaya!
YAPRAĞIN KADERİ DÜŞMEKTİR,insanın kaderi de yazılanı yaşamak,çizilen yolda yürümek!
Düşmekten kokmadan,yaşamaktan korkmadan yürümek...Sevmekten ve sevilmekten korkmadan yürümek....hayat sadece güzelliklerden ibaret değil bunu kabul ediyoruz,fakat ne kadarımız yaşadığımız olumsuzluklar içinde bir güzellik arıyoruz!
Bunu bilmiyorum,fakat bildiğim tek şey korkmayışım!korkmuyorum düşmekten,korkmuyorum sevmekten ve sevilmekten,korkmuyorum içimdeki yaprak demetinin kaderinden!
Ben baharı bekliyorum,içimdeki baharı!Gelmeyecek belki,belki de yalancı bir bahar var içimde,fakat umudumu yitirmiyorum umutsuzluk şehrinde!
Fani dünyanın getireceklerinede götüreceklerinede hazırım ben,çünki karanlığın ardındaki aydınlığı biliyorum!Yağan yağmura inat,içimdeki ateşi koruyorum!
Aslında ben fani bedenimdeki yüreğimde sevgiyi taşıyorum.
,insanın kaderi de yazılanı yaşamak,çizilen yolda yürümek!
Düşmekten kokmadan,yaşamaktan korkmadan yürümek...Sevmekten ve sevilmekten korkmadan yürümek....hayat sadece güzelliklerden ibaret değil bunu kabul ediyoruz,fakat ne kadarımız yaşadığımız olumsuzluklar içinde bir güzellik arıyoruz!
Bunu bilmiyorum,fakat bildiğim tek şey korkmayışım!korkmuyorum düşmekten,korkmuyorum sevmekten ve sevilmekten,korkmuyorum içimdeki yaprak demetinin kaderinden!
Ben baharı bekliyorum,içimdeki baharı!Gelmeyecek belki,belki de yalancı bir bahar var içimde,fakat umudumu yitirmiyorum umutsuzluk şehrinde!
Fani dünyanın getireceklerinede götüreceklerinede hazırım ben,çünki karanlığın ardındaki aydınlığı biliyorum!Yağan yağmura inat,içimdeki ateşi koruyorum!
Aslında ben fani bedenimdeki yüreğimde sevgiyi taşıyorum.
Bir parcanın bir bütünü gibi salmısım kendimi, Bütünde bir parca olmak istemiyorum Tıpkı zamanda "an" olmak istemedigim gibi, Sök bütün baglayıcı vidalarımı ey yalnızlıgım! Vakit ne erken ne de gec, Düstügüm cukur ne dipsiz ne ne dipli Yorgunum hepsi bu !.
Sen yine sükûtu giyin yâr! Dilersen hiç konuşma. Ben kelamlarımı çürüttüm
yolunda. Çarpsa da bir tokat gibi yüzüme, her harfi yoluna heceledim. Ve
bilesin üstüne aşkı giydirdiğim; söz verdim ben bu yüreğe, hiçbir harfi
sensiz bir cümleye kurban etmedim..
Bu gece bana bir yıldız carptı...
Salladı tüm benliğimi...
Artık son vurusları kalbimin...
"An" biter icimde...
Senli günler belleğimde...
...Neye geldigini bilmeden gelir an...
Gelir yapışır yüreğime...
Dağladıkça dağlar, ses cıkmaz hıckırıklarımdan...
Ağla...
Ağlaki ses olsun düşüme göz yaşının ritmi...
Ağrıyan,sancıyan yanlarımı intihar ediyorum...
Yer değiştirdi korkularım tebessümlerimle...
Tanıştırdım yüregimi ölümle
Sana adıyorum bunu
Şimdi gözyaşların yağar yüzüme...
Sürüyorum yüreğimi yüreğine...
En gizlisini
En olmazını
En senlisini
En durgununu adıyorum, tanıştırıyorum gözlerinle...
Gece sırdasım...
Yanına artısıyla seni ekledim...
Eşitlik hüzünle birleşti...
Ve yağdı
Şimdi ıslak bir tebessümle gidiyorum...
Ayağım bir ayrılığa takılı...
Üstünden geçemiyorum...
Kaldıgım bir "hiç" var içimde asılı...
Sıralıyorum bir bir ömrümü çıkmaza...
Sözlerin en gizlisi bana...
Duydugum bir şarkı sözünde rastladım yine sana...
Şimdi kilitli yüreğim...
Acma anılarımı,düşlerimi...
İçeri alamam seni...
Ben giderken Sen kaldin ya...!
Nasilda üsür icimin hücreleri
Gece sırdasım...
Yanına artısıyla seni ekledim...
Eşitlik hüzünle birleşti...
Ve yağdı
Bitiriyorum...
Kapat gözlerini...
Üç nokta bıraktım senli günceme...
Anlamı saklı bende...
Unutma ,"gözyaşım sende".
Yorgunum...
Yaşamaktan değil ama yaşatmaktan...
Didinmekten,gözümde canlanmasa bile yaptıklarım...
Zayıflığımın tepesinde şovalye rengine bürünmekten...
Nerede olduğumu bilsem bile...
...
Yoruldum...
Yorgunum...
Yaptıklarımdan değil yapamadıklarımdan...
Yaşamadıklarımdan, yaşatamadıklarımdan...
Yıprandım, kırıldım, eğildim...
Kestirip atamadıklarımdan ve attıklarımı toplayamamaktan...
Yoruldum...
Yorgunum...
Hissetiklerinden değil hissetmediklerinden...
Kafesleri kırmak zorunda olduğumdan,,,
İstemesem de gerildim, kızdım...
Sıkıldım sevgimi kanıtlamaktan...
Yoruldum...
Yorgunum...
Anlatmaktan seni, onu, diğerini...
Anlatamadım, dinletemedim...
Kimim ? Neyim ben ?
Beklemekten sıkıldım...
Ne zaman sıra bana gelecek dinleneceğim diye...
Yoruldum...
Yorgunum...
Yürümekten karıncanın ağırlığıyla...
Mutsuzum...
Gösteremediğim için geçtiğimiz yerleri...
Ben her adımını yaşasam bile yolculuğun...
Farkında olamamandan...
Yoruldum...
Yorgunum sevmekten...
Sığmadığı için tek bir yüreğe...
Tutulamadığı için bir çift elle...
İki kişilik yoruldum...
Denizde kararti var bu gelen kayik midur, Ben ozledum yarumi ağlasam ayip midur, Oy dumanlar dumanlar hep dağlari sardunuz, Yureğumun derdini bilsenuz ağlardunuz, Karardi Karadeniz taşti bu yana taşti, Haber verun yarume gozlerum doldi taşti, Gemi mil ilen olur sevda dil ilen olur, Guzeller çok var ama meyil birine olur...
insanın hayalleri olmalı bir de hayallerini yaşayacağı dünyası,
insanın sevdası olmalı bir de içinde demleneceği mangal gibi yüreği
insanın duyusu olmalı ,Aşk-ım dediği zaman ağzından çıkanı kulağı duymalı
insanın bir yüzü olmalı ki,sevdiği onu milyonlar arasında ilk bakışta tanımalı
insanın değerleri olmalı ne olursa olsun ödün vermediği
insanın geri de bıraktığı bir izi olmalı ,Kahretsinin yerine.ahh çektireceği
insan-insan olabilmeli her şeyden önce
Hayvani dürtülerini ve iç güdülerini yok ettiği....