Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en kolay ve etkili yolu el yıkamak.
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar, ellerin temiz gibi göründüğü durumlarda bile bir santimetrekarelik alanında 2-6 bin arasında bakteri bulunduğunu söyledi.
Prof. Dr. Mustafa Tayar, günlük hayatta en sık gerçekleştirilen eylemlerden biri olan el yıkamanın basit gibi görünen, ancak çok önemli olduğunu bildirdi. Çevrede olduğu kadar insan vücudunda da milyonlarca mikroorganizmanın yaşadığını belirten Prof. Dr. Tayar, “Normal erişkin bir insanın elinin temiz gibi göründüğü durumlarda bile, elin bir santimetrekarelik alanında, el sırtında 2 bin, avuç içinde 4 bin, bileklerde ise 6 bin adet bakteri bulunur” dedi.
Tayar, bilimadamlarının, ABD’de her yıl 76 milyon gıda zehirlenmesi vakası olduğunu, zehirlenmelere neden olan gıdaların yüzde 70’inin hazırlanma sırasında bozulduğunu, bozulan gıdaların yüzde 40’ına da ellerin neden olduğunu saptadıklarını ifade etti. Bu oranın, el temizliğinin basite alınmaması gerektiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Tayar, Türk toplumunda da sık el yıkama alışkanlığının olmadığından yakındı.
Tayar, şöyle devam etti: “Temizliği ile övünen bir toplum olarak nasıl olup da genel tuvaletlerimizi bu kadar kirli bırakıyoruz! Üstelik bu tuvaletleri kullanan birçok kişinin elini yıkamadan çıktığını, elini yıkayanların da çoğunlukla sabun kullanmadığını gözlemliyoruz. Tuvaletlerden bulaşabilecek mikroplara karşı uygun tekniklerle el yıkamak son derece etkili olduğu gibi üst solunum yolu enfeksiyonları, grip gibi hastalıklara neden olabilen virüslerden de korunmanın en basit yolu el temizliğidir. Öksürürken mendil kullanmak yerine ağzımızı elimizle kapatır ve avcumuzun içine hapşırırız. Aynı havayı soluduğumuz diğer kişilerin hastalanmaması için yaptığımız bu davranış sonrasında da elimizi yıkamadan aynı insanlarla tokalaşarak ayrılırız. Sonuçta elimizi bir hastalık bulaştırma aracı olarak kullanmış oluruz. Son yıllarda ortaya çıkan SARS virüsünden sonra doğru el yıkamanın önemi daha çok gündeme geldi. Bu virüs ellerde saatlerce canlı kalabilir. Bu nedenle el yıkama ayrı bir önem kazanmaktadır.”
2002 verilerine göre, Türkiye’de yılda kişi başına ortalama 800 gram temizlik kağıdı tüketildiğini, bu oranın ABD’de 24 kilogram olduğunu anlatan Tayar, yılda kişi başına tüketilen ortalama tuvalet kağıdı miktarının dört, kağıt havlu miktarının ise bir rulo olduğundan, 100 konuttan sadece 24’ünde tuvalet kağıdı kullanıldığından yakındı.
EL YIKAMANIN ÖNEMİ
“Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en kolay ve etkili yolu el yıkamadan geçmektedir” diyen Tayar, ellerin tuvaleti kullandıktan, öksürüp hapşırdıktan, burun temizliğinden sonra doğru şekilde yıkanması gerektiğini, temizlikte sıvı sabun kullanılmasının daha sağlıklı olduğunu belirtti.
Tayyar, katı el sabunu ile sıvı sabun arasında etkileri bakımından farklılık olmamakla birlikte, kişilerin kullanımdan sonra temizlemeden yerine koymaları nedeniyle, katı sabunun kendisinin kirlilik nedeni olabildiğini vurgulayarak, şunları söyledi: “Bu yüzden özellikle toplu yaşanan yerlerde sıvı sabunların kullanımı tercih edilmelidir. Kendi sağlığımız ve toplum sağlığı açısından doğru el yıkama alışkanlığını kazanır, çevremize de bu alışkanlığı aşılayabilirsek gıda zehirlenmeleri ve bulaşıcı hastalıkların önüne geçebilmek adına büyük bir adım atmış oluruz.”
ya kerne yaklaştı ben sağlam kaynak fen okulu olmasın orda yanlış çıkıyor bana hem sağlam kaynak taktir teşekkür hasaplama yeri hemde 7.snıf sbs puan hesaplama lzm
Hayat; acı yüzünü göstermekten zevk alan bir bencilliktir Hayat, sadece gereksiz bir kavramdır Hayat denilen kavramın anlamı kişiliği biz insanların yaptığı yorumlarla kılıktan kılığa girer Onu iyi yapan da, kötü yapan da tek bir kiş var insan
İnsanla ARMUT PİŞ, AĞZIMA DÜŞ deyimini uygulamaktan büyük zevk alırlar Çaba göstermek, acı çekmek, üzülmek, olumsuz birşey ile karşılaşmak, ağlamak, dert çekmek, kısacası onları bitirip tüketecek hiç birşeyi istemezler Neden mi ? Çünkü bunlar olunca kendileri hayat Pamuk İpliği ile bağlanmış zannederler Halbuki;
Hiç bilmezler ki ; Çaba göstermeden bir yere ulaşırlarsa ondan zevk almayacaklarını, acı çekmeden mutlu olurlarsa mutluluğun ne olduğunu anlamayacaklarını, üzülmezlerse sevincin ne olduğunu anlamayacaklarını, ağlamazlarsa nasıl nasıl içten gülüneceğini bilmezler daha doğrusu bilemezler
Hayat Çatlak Bir Bardakta ki Suya Benzer; Siz O suyu içsenizde Biter İçmesenizde Siz Hayatı Yaşasanız da Biter Yaşamasanız da
Hayat, doğruları ile yanlışları ile bize sunulmuş bir armağandır hayatı Dün olarak yada Yarın olarak hatta Bugün olarak görmeyin Hayat sizin her saniyenizdir Yanlış yada doğru yaşayın yanlışlarınızı azaltarak yaşayın çünkü sizde biliyorsunuz ki Yanlış yapınca size konuşacak kişi çoktur ama doğru yapınca sizi destekleyecek kişi azdır yeri gelince üzülün kırılın gerekirse kırın ama yapıcı olmaktan asla vazgeçmeyin yanlış yapmadan doğruyu bulmanız zordur imkansız demiyorum ama zordur zoru başarmakta büyüklüktür şunu asla unutmayın hayat felsefeniz de bu sözde yer alsın ;
İyiliğe iyilik her kişinin ; Kötülüğe iyilik Er kişinin hakkıdır
hayatı size sunulmuş bir armağan olarak görmekten asla vazgeçmeyin o, sizin hediyeniz ona sahip çıkın