MaktüL

MaktüL

Üye
13.04.2007
Astsubay
9.883
Hakkında

  • WiNDOWS 98 GENEL TUS KOMBiNASYONLARI
    F1 Yardm.
    SHIFT + F10 secili simgenin menüsü.
    ALT + F4 Uygulamann kapatlmas.
    ALT + EsC Bir sonraki uygulamaya gecis.
    ALT + TAB Farkl uygulamalara gecis.
    CTRL + A Tum simgelerin secilmesi.
    CTRL + C Kopyala.
    CTRL + V Yapstr.
    CTRL + X Kes.
    CTRL + Z Geri Al
    CTRL + EsC Baslat menusunun aclmas
    WINDOWs TUsU + M Tum uygulamalarn simge durumunda kücültülmesi.
    WINDOWs TUsU + PAUsE BREAK sYsTEM Ozelliklerine direk giris.

    WiNDOWS 98 MASAÜSTÜ TUS KOMBiNASYONLARI F2 Ad degistirme.
    F3 Dosyalarn ve dizinlerin aranmas.
    F5 Masaustunun yada pencerenin iceriginin yenilenmesi.
    sHIFT + DELETE Dosyalarn tam olarak silinmesi.
    ALT + ENTER Bir dosya ya da ksa yolun ozellikleri.

    WiNDOWS GEZGiNi TUS KOMBiNASYONLARI
    BACKSPACE Bir üstü dizine gecis.
    F5 Pencere iceriginin yenilenmesi.
    F6 Pencereler arasnda gecis.
    SHIFT + DELETE Dosyalarn tam olarak silinmesi.
    CTRL + G Belli bir dizine gecilmesi.
    + secili dizinin ilk alt dizininin gosterilmesi.
    * secili dizinin tüm alt dizinlerinin gosterilmesi.
    - secili dizinin alt dizinlerinin gizlenmesi.


    WINDOWS 'UN ÇiFT TIKLANILARAK YADA BiR TUSA BASILARAK KAPATILMASI
    Masaustunde sag tklayarak yeni bir ksayol olusturun.Command Line (Komut satr) ksmna "RUNDLL32.EXE user*ExitWindows"yaznz.Daha sonra NEXT e tklayp ksayola bir isim verin.Finish(son) secenegini tkladgnzda masaustunde yeni bir ksa yol olusur.Bu ksayola tkladgnzda windows hemen kapanr.Ayrca bu ksayolu bir tus ile calstrmanzda mumkun.Ksayola sag tus ile tklayp ozellikleri seciniz.Daha sonrada tus secimini yapnz.Ornegin bu tusun "F11" olmas durumunda direk "F11" ile bilgisayarnz kapatabilirsiniz.

    WINDOWS 98 AÇILIS LOGOSUNU NASIL KALDIRIRSINIZ? Windows 98 acls logosunun görünmesini istemiyorsanz (cünkü arka planda yüklenen sürücüleri kapatr) bunu yapmak mümkün. C:\MsDOs.sYs dosyasn bulun. Üzerine sag fare tusu ile tklayn. Özellikler komutunu calstrn. Öznitelikler bölümünde salt okunur seceneginin isaretli oldugunu göreceksiniz. Bu isareti kaldrarak MsDOs.sYs dosyasn üzerinde degisiklik yaplabilir hale getirin: sonra* Windows 98'in Not Defteri ile MsDOs.sYs dosyasn acn* [Options] bölümünün altnda Logo=1 satr varsa bunu Logo=0 olarak degistirin; bu satr yoksa Logo=0 satrn kendiniz ekleyin. Dosyay kaydedin; tekrar salt okunur hale getirmek istiyorsanz tekrar sag fare ile aclan menüden Özellikler komutunu calstrn ve salt Okunur secenegini isaretleyin. Artk Windows 98 acls logosu görünmeyecek ve ilgili sürücüler yüklendikten sonra dogrudan Windows 98 arabirimi karsnza gelecek.


    AÇILIS LOGOSUNU ATLATMAK iÇiN Bilgisayarnz aclrken Windows 98'in logosunun görüntülenmesini istemiyorsanz "Windows 98 Baslyor..." yazs cktgnda EsC tusuna basnz.

    LOGOLARI DEisTiRMEK
    640 * 480 ebatlarnda herhangi bir BMP dosyas windows'un acls* kapans veya "simdi bilgisayarnz kapatabilirsiniz" ekrannn yerini tutabilir. Windows 98 bu ekranlar karsnza getirmek icin sabit diskinizde logo.sys*logow.sys ve logos.sys isimli üc dosya tutar. Tek yapacagnz 640 * 480 ebatlarnda bir BMP dosyasn bu isimlerden herhangi birine kaydetmek. Bunun yaptgnzda Windows 98 kendi logosu yerine sizin üzerine yazdgnz BMP dosyasn kullanr. BMP dosyalarn olustururken dikkat etmeniz gereken iki önemli husus var: Bunlardan birisi resmin 256 renkte olmas* ikincisi ise 640*480'lik resmin boyutlarnn 320*400 olacak seklilde yeniden boyutlandrlmas.


    DAHA AZ BEKLEMEK iÇiN Windows 98'in aclma hzn arttrmak icin elinizde iyi bir secenek var. Bu püf noktamz uygulayarak "Windows 98 baslyor..." mesajndan sonra gelen 2 saniye aray kaldrabilirsiniz. Öncelikle C: klasörünü acn ve MsDOs.sYs dosyasn bulup "salt-okunur" özelligini kaldrn. Dosyay Not Defteri ile acn [Options] bölümünde gidin ve BootDelay=0 satrn ekleyin. Bilgisayarnz kapatp actgnzda Windows'a 2 saniye erken gireceksiniz.


    YARIM SANiYELERi KAZANIN Baslat tusuna basp Programlar menü seceneginin üzerine gittiginizde bu secenegin alt secenekleri aclana kadar yarm saniye beklersiniz. Bu zaman aralg her alt menü aclana kadar verilir. Eger isterseniz bu zaman aralgn ksaltabilir veya tamamen yok edebilirsiniz.
    Tek yapmanz gereken her zamanki gibi Registry editöründe bir degisiklik yapmak. (Registryde yaplan yanls degisikliklerden sorumluluk kabul etmiyoruz.)
    Baslat menüsünden calstr secin ve regedit yazp Enter tusuna basn. HKEY_CURRENT_UsER\Control Panel\Desktop bölümüne gelin
    sag paneldeki bir bosluga sag tklayn ve Yeni*Dize Degeri secenegini secin. Buraya MenushowDelay yazdktan sonra yazdgnz metnin üzerine gidin ve buraya sag tklayn. Degistir secenegini secin ve 0a yakn bir deger koyun. (Default deger 400dür). Tamama tklayn ve Registry editörünü kapatn. Windows 98i acp kapadgnzda alt menülerin aclmas icin gereken zamann ksaldgn göreceksiniz.


    BASLAT MENUSUNE DENETiM MASASINI EKLEYiN
    Denetim Masas Windows 98 kullanrken sk sk girip ckacagnz baslca programlardan biridir. Denetim Masasnn elemanlarna teker teker Baslat menüsünden erismek mümkündür. Windows 98 gizli bir özelligini kullanarak Baslat menünüzden direkt olarak Denetim Masas ögelerine erismek istiyorsanz asagdaki admlar takip edin:
    1) Baslat * Ayarlar * Görev Çubugu komutunu calstrn.

    2) Baslat Menüsü Programlar sekmesine gelin ve Gelismis dügmesine basn. Ekrana Gezgin gelecek ve Baslat menüsünün bulundugu klasör aclacak.

    3) Dosya * Yeni * Klasör komutunu calstrn. Ekranda "yeni klasör" isminde yeni bir klasör olusturulacak. Bu klasörün ismini

    Denetim Masas.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}
#11.05.2007 04:00 0 0 0
  • ADO : ActiveX Data Objecs Microsoft'un bütün verilere erişimde geliştirmiş olduğu bir üst düzey arabirimdir. ADO verilere hızlı biçimde erişim sağlar. Uç database uygulamaları (front-end) ve client/server database uygulamaları geliştirmek için kullanılır.

    AEP : Asynchronous Event Package (Zaman uyumsuz olay paketi). Bir olayın oluşumunu bir alt düzeye bildiren ve dosyalama sisteminde kullanılan bir veri yapısı.

    ANSI (American National Standards Institute) : Bilgisayar dünyasında standartlarını belirleyen örgüt. ANSI. American National Standards Instute. ANSI karakter seti; 8-bitlik bir karakter seti sağlar. 0-255 arasında toplam 256 karakteri temsil eder. İlk 128 karakter alfabetik karakterleri* ikinci 128 karakter ise özel karakterleri temsil eder.

    API : Application Programming Interface (Uygulama Programı Arabirimi). İşletim sistemi tarafından uygulama programına sunulan fonksiyonlar kütüphanesi.

    ASCII : American Standard Cod for Information Interchange. metin (text) karakterlerin temsili için geliştirilmiş bir kodlama yöntemi. 256 tane tanımlı karakterden oluşan dosya tipi.

    BIND : Berkeley Internet Name Domain. UNIX işletim sistemlerideki Domain Name System (DNS) standardı.

    BIOS : Basic Input and Output System. Bir sistemin en alt düzey düzenlemelerin (saat* görüntü* sabit disk vb.) yapan program.

    BDC : Backup Domain Controller. NT Server'ın ana domain kontrol biriminin yedeği olarak kurulduğu bilgisayar. Domain ana kontrol biriminde yer alan kullanıcı veritabanını yedeğini zaman uyumlu olarak taşır. Kullanıcılar BDC'ye logon olabilirler.

    CDFS : CD-ROM dosyalama sistemi.

    COM : Component Object Model. Kod birimlerinin birbirini çağırması ile ilgili Windows'un bileşenler teknolojisi.

    DBCC : Database Consistency Checker. Bir database'in mantıksal ve fiziksel tutarlılığını kontrol etmek için kullanılan bir deyim.

    DBMS : Database Management System. Verilerin saklandığı* üzerinde işlemlerin yapıldığı bir dosya saklama sistemi.

    DCL : Data Control Language. Database nesneleri üzerindeki izinleri düzenlemeyi sağlayan SQL deyimleri.

    DDE : Dynamic Data Exchange (Dinamik Veri Alışverişi). İki uygulama (program) arasında veri alışverişi. Örneğin: ACCESS'in bir EXCEL tablosunu doğrudan kendi içine alabilmesi.

    DDL : Data Definition Language. Bir database yapısını modellemek için kullanılan SQL deyimleri. DDL ile uzak database'ler yaratılır* değiştirilir ve silinebilirler.

    Dfs : Distributed File System. Windows 2000'de şirket içinde paylaşılan dizinlerin merkezi olarak yönetilmesini sağlayan yeni bir disk yönetim aracı.

    DLL : Dynamic Link Library. Çalışma zamanında kullanılan fonksiyon kütüphanesi.

    DML : Data Manipulation Language. Bir veritanına erişim ve işlem yapmak için kullanılan dil.

    DNS : Domain Name System. Domain adlarının karşılığın IP adresini bulmayı sağlayan bir servis. Örneğin sirket.com domain adına karşılık 151.122.12.1 IP adresinin çözülmesini sağlar.

    DOS : Disk Operating System (Disk İşletim Sistemi). Kişisel bilgisayarların işletim sistemini ifade eder. Genellikle MS-DOS ya da diğer firmaların kişisel bilgisayar işletim sistemleri için kullanılır.

    DSN : Data Source Name. Bir ODBC veritabanının adı.

    EGA : Enhanced Graphics Adapter. Görüntü kartı teknolojisi. (Windows 95 'te desteklenmiyor).

    EISA : Extended Industry Standard Architecture. 32-bit veri yolunu ve otomatik tanımayı destekleyen bir veri yolu tasarımı.

    FAT : File Al******** Table. MS-DOS dosyalama sistemi.

    GDI : Graphical Device Interface. Windows'un çizim* renk gibi grafik fonksiyonlarını düzenleyen ve DLL'lerden oluşan özel program kütüphanesi.

    GUI : Graphical User Interface. Kullanıcı ile işletim sistemi arasındaki arabirim.

    GUID : Globally unique identifier . Tek olarak üretilen 16-bayt bir değer. Zamanı ve bir sıra numarasını içerir ve belli bir aygıtı ya da nesneyi tanımlamak için kullanılır.

    HAL : Hardware Abstraction Layer. NT işletim sistemini (çekirdeğini) diğer sürücülerden korumak için geliştirilmiş bir katman yazılım.

    HTML (Hyper Text Markup Language) : ise bir işaretleme dilidir. Web dokümanları HTML dili ile yazılırlar.

    HTTP (HyperText Transport Protocol) : HTML dokümanlarının taşınmasını ve gösterimini sağlayan protokol.

    IFS : Installable File System. Windows 95 ve Windows NT tarafından desteklenen dosyalama sistemi. Windows 95 * yüklenebilir dosyalama sisteminin dinamik olarak kullanılmasını sağlar.

    IPX/SPX : Novell firmasının ağ protokolü.

    IRQ : Interrupt Request Level. İşlemcinin donanım birimlerine ayırdığı servis numaraları (1-15).

    ISA : Industry Standard Architecture. IBM PC AT uyumlu bilgisayarların ortak mimarisi.

    ISO : International Standards Organizations. Veri iletişimi standartlarını belirleyen örgüt.

    ISP : (Internet Service Provider). Internet Servis Sağlayıcı kuruluş. Çok sayıda yerel kullanıcıya Internet hizmeti veren özel kuruluşlar.

    LAN : Local Area Network. Sınırlı sayıda bilgisayardan oluşan yerel bilgisayar ağı.

    LRU : Least Recently Used Technique. Kullanılan bilgilerin en eskisinin bellekte tutulması ile ilgili bir bellek yönetim tekniği.

    MAC : Media Access Control. Network kartının Ethernet adresi.

    MAPI : Messaging API. (Bkz. API). Uygulamaların mesaj-ilişkili olarak iletişim kurmalarını sağlayan kütüphane.

    MDI : Multiple Document Interface (Çok Dokümanlı Arabirim). Bir uygulamanın çok sayıda dokümanla birlikte çalışabilmesi tekniği.

    MIDI : Musical Instrumental Digital Interface (Müzikal Enstrümantel Sayısal Arabirim). Müzik aletleri ile bilgisayar arasında iletişimde kullanılan standart yöntem.

    Mutex : Mutual Exclusion Service. Bir komut sürecinde sadece bir işlemin (thread) çalışmasını sağlayan bir yazılım tasarım tekniği.

    NDIS : Network Driver Interface Specification. Ağdaki iletişimi sağlayan yazılımın özellikleri.

    NETBEUI : NetBIOS Extended User Interface. Microsoft ağlarında kullanılan bir protokol.

    NTFS : New Technology File System. NT işletim sisteminde kullanıcı ve dosya bazında güvenlik tanımlamalarının yapıldığı dosya sistemi.

    ODBC : Open Data Base Connectivity (Açık Veri Tabanı Bağlanabilirliği). Bir veri tabanı ile onu kullanan programlar arasında kalan standart bir katmandır. Bu standart sayesinde programlar diğer veri tabanlarıyla ilişki kurabilirler.

    OLAP : Online Analytical Processing. Karar destek sistemlerini tasarlamak için kullanılan bir database yönetim sistemi.

    OLE : Object Linking and Embedding (Nesne Bağlama ve Gömme). Bir programdan diğerine ses* grafik ya da metin parçası olan bir nesnenin aktarımı. Nesnenin taşınması iki yöntemle olur. Nesne bağlanırsa* o nesne kaynağı ile her zaman bağlantılı olur. Nesne gömülürse asıl kaynağı olan bağlantısı kopar. Nesne tümüyle yeni uygulamanın malı olur.

    OLE DB : Verilere erişim sağlayan bir COM ortamı. OLE DB Provider ile oluşturulan OLE DB arabirimi aracılığıyla client uygulamalar server üzerindeki verilere erişirler.

    OLTP : Online Transaction Processing. Uçlarda aynı anca çok sayıda işlemin (transaction) yapıldığı veritabanı uygulamaları. Özellikle ticari alanlarda kullanılır.

    PCI : Peripheral Component Interconnect. 32-bit ve 64-bit olarak kullanılabilen ve özellikle görüntü birimleri için tasarlanmış veri yolu.

    PCMCIA : Personal Computer Memory Card International Association. Özellikle eklenen kartlar için kullanılan özel bir veri yolu.

    PDC : Primary Domain Controller. NT Server'ın bir domain'inde merkezi yönetim amaçlı kurulması. Ana domain kontrol birimi kullanıcı veritabanına sahiptir. Domain kullanıcılarının sisteme girişi ana kontrol birimi üzerinden kontrol edilir.

    PIF : Program Information File (Program Bilgi Dosyası). Windows dışı bir uygulamanın* Windows'ta çalışmasını denetleyen özel bir dosya.

    PPP : Point-to-Point Protocol. RAS iletişimde kullanılan bir protokoldür. TCP/IP* IPX* NetBEUI* AppleTalk gibi çok sayıda protokolü destekler.

    PPTP : Point-to-Point Protocol. Internet üzerinden RAS server'a erişimi sağlayan protokoldür.

    RAM : Random Access Memory (Rastgele Erişimli Bellek). Bilgi ve programların geçici olarak saklandığı ve işlediği bilgisayarın ana belleği.

    RAS : Remote Network Access. Telefonla iletişimi sağlayan fonksiyonlar.

    RDBMS : Relational Database Management System. İlişkisel olarak kurulmuş bir veritabanı yönetim sistemi.

    RNA : Remote Network Access. Uzak kaynaklara ağ üzerinden erişim.

    RPC : Remote Procedure Call. Bir fonksiyon aracılığı ile ağ üzerindeki programın çalıştırılması tekniği.

    SAM : Security Accounts Manager. Kullanıcıcı
#11.05.2007 03:59 0 0 0
  • hiçbir zaman güvende olamayacığımız sanal ortamda mümkün olduğu kadar
    maksimum derece güvende olmanızı sağlayacağınız açıklamalar yapacağım

    1)Muhakkak Anti-Virüs Programı Kullanıp Update Edin.[Tavsiyem Kaspery]

    2)Firewall Kullanın [Zone Alarm Veya sygate]

    3)Spy ve Ad Silici Programlar Kullanın Spysweeper Tarzında

    4)Mecbur Kalmadığınız Durumlarda Halka Açık Yerlerde İnternet CAfe vb Yerlerde Mail Adreslerinize banka Hesaplarınıza Giriş YAPMAYIN Keylogger Tarzı Programla Şifreleriniz Kolaylıkla Çalınır

    Aynı Zamanda Pc den Kalkarken
    a)msn messenger için Başlat>çalıştır>control keymgr.dll yaparek kendi accountuzunu
    siliniz

    b)ctrl+shift+alt+g ye basın (yaygın bir keylogger çıkarsa herşeyi silin)

    c)araçlar>internet seçenekleri>içerik>otomatik tanımlama>form Parolalarını Silin

    d)ctrl+shift+del ile çalışan programları gözleyin

    e)banka hesaplarının girişi mouse ile tıklanarak doğrulanarak çalınmaz demeyin bal gibi çalınır nasıl mı ekran recorder la gayet basit çalınır

    5)Konuşma ortamında hiçbir kredi kartı vb. gibi bilgilerinizi vermeyin neden trojan yediysen alınan bir screen shotta herşeyiniz gözükebilir

    6)hiç kimseye ne şartta olursa olsun mail şifrenizi vermeyin

    7)maillerinizin güvenlik sorularını adam akıllı tahmin edilmeyecek bir şey yapın Aman Bir yere Yazın Kendiniz Unutmayın Maillerinize 2. Mail Adreside Koyun Yani şifreniz Oraya Gelir unutursanız

    9)Online msn de vb. daha tanımadığınız Kişilerden Kız Tavlayacam Diye virüs trojan yemeyin Hiçbir Dosyayı kabul etmeyin

    10)mailinize giriş yaptıysanız kolay kolay siz sign out demeden çıkmazsınız inbox a gelebilircek mailler daima dikkatli olun Gözünüz Herzaman ADres Çubuğunda Olsun Son Anda Yırtarsınz

    11)internet çektiğiniz dosyaları virüs taramasından geçiriniz sonra Çalıştırınız

    12)mümkünse sp2 krun ne kadar sisteminiz yavaşlıyor desenizde eğer kurmayacaksınız

    13)nuke Saldırıları için özellikle firewall kullanmam diyenler limitleyici kullansınlar

    15)olabildiğince ipinizi gizleyin proxy kullanın Araçlar>İnternet Seçenekleri>bağlantılar>yerel Ağ Bağlantılarında
    Hızlı Bir Proxy Kullanın onunla Uğraşamam Diyenler steganos internet anonimity adlı programı kullanarak devamlı ip değiştirerek sörf yapabilirler
#11.05.2007 03:58 0 0 0
  • 4.2.3. fdisk kullanımı

    Sabit diskinizde Linux bolümü yaratmak için "fdisk" programının Linux sürümünü kullanaca[ız. Root olarak bağlandıktan sonra şu komutu kullanın.

    fdisk <sürücü>

    Burada <sürücü>* Linux bölümünü yaratmak istediğiniz sürücünün adıdır.
    Sabit sürücü adları şunlardır:

    * /dev/hda Birinci IDE sürücüsü

    * /dev/hdb İkinci IDE sürücüsü

    * /dev/sda Birinci SCSI sürücüsü

    * /dev/sdb İkinci SCSI sürücüsü

    Örneğin birinci SCSI sürücüsünde Linux bölümü yaratmak istiyorsanız şu
    komutu kullanın.

    fdisk /dev/sda

    Eğer "fdisk" 'i herhangi bir seçenekle beraber kullanmışsaanız "fdisk /dev/hda" yazmış sayılırsınız.

    Linux bölümünü sisteminizdeki ikinci sürücüde yaratmak istiyorsanız fdiski çalıştırırken seçenek olarak sadece* IDE sürücüler için /dev/hdb* SCSI sürücüler için de /dev/sdb belirtin.

    Linux bölümlerinizin hepsi aynı sürücü üzerinde olmak zorunda değildir. Örneğin kök dosyasistemi (filesystem) bölümünü /dev/hda üzerinde* takas (swap) bölümünü de /dev/hdb üzerinde yaratmak isteyebilirsiniz. Bunu gerçekleştirmek için fdisk'i her bir sürücü için birer defa çalıştırmanız yeterli olacaktır.

    Fdisk'in kulanımı gayet kolaydır. "p" komutu sabit diskinizin şu andaki bölümlenme tablosunu gösterir. "n" komutu yeni bir bölüm yaratır ve "d" komutu da bir bölümü siler.

    Linux'ta bölümler ait oldukları sürücünün adı taban olarak adlandırılmıştır. Örneğin /dev/hda sürücüsündeki ilk bölüm /dev/hda1* ikinci bölüm /dev/hda2 gibi. Eğer herhangi bir mantıksal bölümünüz varsa onlar da /dev/hda5'ten başlayarak /dev/hda6* /dev/hda7 gibi artarak adlandırılmıştır.

    NOT: Linux dışındaki işletim sistemlerinin bölümlerini Linux'un fdisk sürümünü kullanarak yaratmamalı veya silmemelisiniz. Yani MS-DOS sistemine ait bölümlerı Linux'un fdisk sürümüyle yaratmamalı veya silmemelisiniz; bunun yerine MS-DOS'un FDISK sürümünü kullanmalısınız. Eğer MS-DOS bölümünü Linux'un fdisk sürümüyle yaratmaya çalışırsanız* küçük bir ihtimalle de olsa MS-DOS bu bölümü tanımayabilir ya da sistem açılmayabilir.

    Fdisk'in kullanımına bir örnek verelim. 61693 blok kullanarak yarattığımız tek bir MS-DOS bölümü var ve diskin geri kalanı Linux için boş durmakta. (Linux altında bir blok 1024 bayttır. Dolayısıyla 61693 bayt 61 megabayt civarındadır). Biri takas bölümüne* diğeri ise kök dosyasistemi'ne ait olmak üzere iki Linux bölümü yaratacağız.

    İlk olarak şu andaki bölümlenme tablosunu görmek için "p" komutunu kullanacağız. Görülebileceği üzere /dev/hda1'de (/dev/hda daki ilk bölüm) 61693 blokluk bir DOS bölümü.

    ----------------------------------------------------------------------
    Command (m for help): p
    Disk /dev/hda: 16 heads* 38 sectors* 683 cylinders
    Units = cylinders of 608 * 512 bytes

    Device Boot Begin Start End Blocks Id System
    /dev/hda1 * 1 1 203 61693 6 DOS 16-bit >=32M

    Command (m for help):
    ----------------------------------------------------------------------

    Bu adımdan sonra yeni bir bölüm yaratmak için "n" komutunu kullanacağız.
    Linux kök bölümü 80 megabayt boyutunda olacak.

    ----------------------------------------------------------------------
    Command (m for help): n
    Command action
    e extended
    p primary partition (1-4)
    p
    ----------------------------------------------------------------------

    Burada bize genişletilmiş mi yoksa birincil bir bölüm mü yaratacağımız soruldu. Bir çok durumda eğer ki dört bölümden fazla kullanmayacaksanız birincil bölüm kullanmak isteyeceksiniz. Daha fazla bilgi için yukarıdaki "tekrar bölümlendirme" konusuna bakınız.

    ----------------------------------------------------------------------
    Partition number (1-4): 2
    First cylinder (204-683): 204
    Last cylinder or +size or +sizeM or +sizeK (204-683): +80M
    ----------------------------------------------------------------------

    İlk silindir bir önceki bölümün bittiği yerden sonra başlamalıdır. Bu durumda* /dev/hda1 203'üncü silindirde bitti. Dolayısıyla yeni bölümümüz 204'üncü silindirden başlamalıdır.

    Görülebileceği gibi eğer "+80M" yazım şekli kulanılırsa* bu 80 megabaytlık bir bölümü simgeler. Benzer biçimde "+80K" da 80 kilobaytlık bir bir bölümü ve "+80" de 80 baytlık bir bölümü simgeleyecektir.

    ----------------------------------------------------------------------
    Warning: Linux cannot currently use 33090 sectors of this partition
    ----------------------------------------------------------------------

    Eğer bu uyarıyı görürseniz* gözardı edebilirsiniz. Bu uyarının nedeni eski Linux dosyasistemlerinin 64 megabaytla sınırlı olmasıdır. Ancak yani dosyasistemlerinde bu yoktur. Dört terabayt genisliginde bölüm yaratmak olanaklıdır.

    Bundan sonra /dev/hda3'te 10 megabaytlık bir değiş-tokuş bölümü yaratacağız.

    ----------------------------------------------------------------------
    Command (m for help): n
    Command action
    e geni
    p primary partition (1-4)
    p

    Partition number (1-4): 3
    First cylinder (474-683): 474
    Last cylinder or +size or +sizeM or +sizeK (474-683): +10M
    ----------------------------------------------------------------------

    Bölümlenme tablosunu tekrar görüntüleyelim. Bu bilgileri* özellikle her bölümün genişliğini bir yere kaydetmeyi unutmayın. Bu bilgilere daha sonra ihtiyacınız olacak.

    ----------------------------------------------------------------------
    Command (m for help): p
    Disk /dev/hda: 16 heads* 38 sectors* 683 cylinders
    Units = cylinders of 608 * 512 bytes

    Device Boot Begin Start End Blocks Id System
    /dev/hda1 * 1 1 203 61693 6 DOS 16-bit >=32M
    /dev/hda2 204 204 473 82080 83 Linux native
    /dev/hda3 474 474 507 10336 83 Linux native
    ----------------------------------------------------------------------

    Dikkat ederseniz takas için ayırdığımız yerde "Linux native" yazmakta. Bu bölümün tipini "Linux swap" yapacağız ve bu sayede kurma programı da bu bölümü doğru tanımış olacak. Bunu gerçekleştirmek içinfdiskin "t" komutunu kullanacağız.

    ----------------------------------------------------------------------
    Command (m for help): t
    Partition number (1-4): 3
    Hex code (type L to list codes): 82
    ----------------------------------------------------------------------

    Eğer kod tiplerini listelemek için "L" komutunu kullanırsanız* göreceksiniz ki 82 Linux takas bölümünün kodudur.

    Değişiklikleri kaydedip fdiskten çıkmak için "w" komutunu kullanın. Değişiklikleri KAYDETMEDEN fdiski terketmek için de "q" komutunu kullanın.

    Fdiskten çıktıktan sonra değişikliklerin etkin hale geçmesi için sistem sizden* sistemi baştan yüklemenizi isteyebilir. Ancak genelde fdiski kullandıktan sonra sistemi baştan yüklemeye hiç gerek yoktur çünkü "Slackware" dağıtımındaki fdisk sürümü değişiklikleri sistem tekrar yüklenmeden etkin hale geçirecek kadar akıllıdır.

    4.3 Takas bölümünün hazırlanması

    4Mb veya daha az ana hafızanız varsa* fdisk yardımıyla takas bölümü ayırın
    ve kurulumdan önce aktif hale getirin. Eğer 4Mb'dan fazla ana hafızası olan bir bilgisayar üzerinde çalışıyorsanız takas bölümünü sadece ayırın* formatlama ve aktif hale getirme işlemlerine gerek yoktur. Kurulum esnasında 'out of memory' hatası ile karşılaşırsanız bir takas bölümünü aktif hale getirip tekrar aşlamalısınız.

    Bir takas bölümünü oluşturmak için aşağıdaki komutu kullanabilirsiniz:

    # mkswap -c <bölüm> <boyut>

    Yukarıda "bölüm"* herhangi bir disk bölümünü (örneğin /dev/hda3)* "boyut"
    ise sözkonusu disk bölümünün blok cinsinden büyüklüğüdür. Örneğin* /dev/hda3 disk bölümü üzerinde 10336 blokluk bir takas alanı bırakmak
    için*

    # mkswap -c /dev/hda3 10336

    yazılır. -c seçeneği yardımıyla disk üzerindeki bozuk blokların tespiti ve bir daha kullanılmamak üzere işaretlenmesi mümkün olur. Disk bölümü üzerinde takas işlemini başlatmak için şu komut kullanılır:

    # swapon <bölüm>

    Örnek olarak* takas alanımız /dev/hda3 bölümü üzerinde ise *

    # swapon /dev/hda3

    yazılır. Şu andan itibaren 10Mb büyüklüğünde ek takas hafızamız vardır.

    4.4 Yazılımın yüklenmesi

    Slackware dağıtımının yükleme işi gayet kolaydır. Setup komutu yardımıyla
    linux yüklemek için tüm işlemler yapılabilir.

    fdisk (gerekiyorsa mkswap ve fdisk) komutlarının ardından şu komutu ekrana
    yazın :

    # setup

    Bu andan itibaren ekrana renkli bir menü gelecek . Ok tuşları yardımıyla
    menüdeki sırayı takip edebilirsiniz.

    1. Addswap : fdisk ile ayırdığınız takas bölümünü uygun şekilde formatlar ve bu bölümü kullanıma açar. Setup yazılımı hangi disk bölümünün takas bölümü olarak kullanıldığını otomatik olarak bulacaktır. Daha sonra (eğer
    daha önce formatlamamışsanız) sözkonusu alanı formatlayacak ve bu takas
    alanını sistem belleğine ekleyecektir.

    2. Source : Bu menü linux dağıtımının nerede aranması gerektiğini
    belirler. Burada birden çok seçim karşınız çıkacaktır. Disketten kuracaksanız* hangi disket sürücü kullanacağınız sorulacaktır. Sabit disk üzerinden kurmayı planlıyorsanız* linux dağıtımının hangi disk bölümünde olduğunu yazmalısınız. CDROM yardımıyla kurulum esnasında* dağıtıcı firmanın verdiği dokümanlardan yararlanın.

    3. Target : LINUX'un hangi bölüme yükleneceğini belirler. Bu menüye
    girildiği zaman LINUX'un disk formatına (ext2) sahip tüm disk bölümleri
    gösterilecek ve içlerinden hangisine LINUX kurulması isteneceği sorulacaktır. Bu aşamadan sonra o disk bölümü* kullanıcı isterse formatlanacaktır. Burada iki format seceneği vardır. Bu seçeneklerin ikincisinde disk önce hatalar için tarancak daha sonra formatlanacaktır. Eğer LINUX disk formatında başka bölümler varsa bu bölümlerin kullanılmasının istenip istenmediği sorulacaktır. Bu sayede diskhiyerarşisinin herhangi bir kısmını bu ek disk bölümleri üzerine kurmak mümkündür. Son olarak LINUX tarafından desteklenen başka disk bölümleri varsa (Örneğin DOS) bu bölümlere LINUX altından erişim yapılmasının
    istenip istenmediği sorulacak ve bu bölümler için hiyerarşi içerisinde bir dizin atanması istenecektir.

    4. Disksets : Yukarıdaki seçenekleri girdikten sonra sırada yüklemeniz
    gereken disket serileri vardır. Setup* ne tür bir kurulum metodu izleyeceğinizi sorar. Eğer profesyonel bir kullanıcı değilseniz 'normal' metodu seçin.

    Sistem* her disk serisini tarayacak ve yazılımı kuracaktır. Her paket için ekranda bir pencere açılacak ve paket hakkında bilgi verilecektir. Sistem için gerekli tüm paketler kurulacak ve gerekli olmayanlar için kullanıcıdan onay istenecektir.

    Kurulum esnasında oluşabilecek hata mesajlarına karşın uyanık olun. En çok karşılaşacağınız hata mesajı 'device full' mesajı olup sabit diskte yer kalmadığını belirtir. Bu gibi durumlarda setup komutundan çıkın (control-c yardımıyla) ve daha az paket seçerek kuruluma tekrar başlayın. Diğer bir seçenek te fdisk yardımıyla sabit disk bölümlerinizi tekrar yapılandırmak.

    4.5 Kurulum Sonrası

    Herşey yolunda gittiyse* bilgisayar sizden 'standart açılış disketi' yaratmak için izin isteyecektir. Bununla yeni linuxunuzu açabileceksiniz. Açılış disketini oluşturabilmek için temiz yüksek yoğunluklu MS-DOS formatlı bir diskete ihtiyacınız vardır. Bilgisayar istediği zaman disketi sürücüye yerleştirin ve bir tuşa basın.

    Ardından bilgisayar sabit diske LILO (linux yükleyici) kurmak isteyecektir. LILO* linux sisteminizi ve diğer işletim sistemlerini sabit disk üzerinden açmanızı sağlar. Bunun için menüdeki seçenekleri takip edin.

    Eğer "OS/2 Boot Manager" (OS/2 sistemi ile gelen önyükleyici) kullanıyorsanız * LILO bu önyükleyici ile uyumlu çalışmak üzere yeniden yapılandırılabilir. Böylece OS/2 yükleyici üzerinden linux çalıştırabilirsiniz.

    LILO kurmadan önce her türlü güvenlik önleminizi alın. LILO'nun çalışmadığı durumlarda MS-DOS* linux veya diğer sistemlerini disketten disketten açabilmek için mutlaka açılış disketleri yaratın. Böylece LILO hata verip sistem açılmazsa disketi kullanarak hatayı düzeltme şansınız olacaktır.

    Bu adımdan sonra modem* fare ve diğer bazı konfigürasyonlar yapılacaktır.

    4.6 Sistemin yeniden yüklenmesi

    Makinayı kapatın ve LILO kurmuşsanız LILO üzerinden* yoksa disket üzerinden sistemi açın. Herşey yolunda giderse sisteme root olarak girin. Artık bir Linux'unuz var!

    Sistemi LILO kullanarak açıyorsanız* makinanın açılması sırasında shift veya control tuşlarına basılı tutun. Burada bir açılış istemiyle karşılaşacaksınız. Tab tuşuna basarak hangi işletim sistemiyle (MS-DOS* linux vs) devam edeceğinize karar verebilirsiniz.

    Sistemin açıldıktan ve root olarak girdikten sonra ilk yapmanız gereken işlem kendinize bir kullanıcı hesabı açmanız. Bunun için 'adduser' komutu kullanılır:

    # adduser

    Adding a new user. The username should not exceed 8 characters in length* or you may run into problems later.

    Enter login name for new account (^C to quit): gorkem

    Editing information for new user [gorkem]

    Full Name: Gorkem Cetin
    GID [100]: 100
    Group 'users'* GID 100
    First unused uid is 511

    UID [511]: 511

    Home Directory [/home/gorkem]: /home/gorkem

    Shell [/bin/bash]: /bin/bash

    Password [yeni-sifre]:

    Information for new user [gorkem]:
    Home directory: [/home/gorkem] Shell: [/bin/bash]
    uid: [511] gid: [100]

    Is this correct? [y/N]: y

    Adding login [gorkem] and making directory [/home/gorkem]

    Adding the files from the /etc/skel directory:
    ./.less -> /home/gorkem/./.less
    ./.lessrc -> /home/gorkem/./.lessrc
    ./.bash_logout -> /home/gorkem/./.bash_logout

    Yeni kullanıcı hesabı açmak için kullanılan 'adduser' komutu * kullanıcı ismi* isim ve soyad* GID (grup kimliği)* UID (kullanıcı kimliği) gibi birtakım sorular soracaktır. Bu konularda deneyimli değilseniz* UNIX sistem yönetimi hakkında bir kitap edinin.

    Şimdi yeni hesabınızla sisteme girebilirsiniz. Alt F1 'den Alt F8 'e kadar olan tuşlarla birden çok ekranda (sanal ekranlar) aynı anda çalışabilirsiniz. Yeni hesapların ve root kullanıcısının şifresi 'passwd' komutu yardımıyla eğiştirilebilir.

    Açılış esnasında makinanızın ismi /etc/rc.d/rc.M dosyasında belirlenir. Bu dosyayı uygun şekilde değiştirerek makinanızın ismini de yeniden tanımlayabilirsiniz. Makinanızın ilk ismi 'darkstar' olacaktır. Eğer TCP/IP ağ üzerinde çalışıyorsanız* /etc/HOSTNAME dosyasının içeriğini değiştirerek makina ismi de değiştirilebilir.

    Bunların dışında konfigürasyon gerektiren birçok durum vardır. Bunlar için
    NET-2-NASIL dosyasını iyice okumanızı öneririm.

    5. LILO konfigürasyonu

    Eğer linux ve OS/2 ile birlikte aynı disk üzerinde çalışmayacaksanız* LILO'yu öncelikli yükleyici olarak diskinizdeki diğer işletim sistemlerinin açılışında rahatlıkla kullanabilirsiniz. OS/2'nin kendine özgü önyükleyicisi olduğundan birincil önyükleyici olarak bunu kullanın* LILO'yu ise linux açmak için çalıştırın.

    Slackware LILO kurulum işlemi* bazı özel durumlar için yetersiz kalmaktadır. Bu gibi durumlarda dosyanın el yardımıyla konfigürasyonu gereklidir.

    LILO'yu değiştirmek için /etc/lilo.conf dosyası üzerinde değişiklikler yapmalısınız. Aşağıda bir LILO konfigürasyon örneği görülüyor. Burada linux bölümü /dev/hda2 'de * MS-DOS bölümü ise /dev/hdb1'de (ikinci sabit diskin ilk bölümü) bulunuyor.

    # LILO* /dev/hda üzerinde kurulacak.
    boot = /dev/hda

    # Linux yüklemek için
    image = /vmlinuz # Çekirdeğin diskteki ismi /vmlinuzl
    abel = linux # Buna "linux" ismini ver. (açılış anında
    # ekranda "linux" yazısı görnür)
    root = /dev/hda2 # Kök dosya sistemi olarak /dev/hda2 kullan.
    vga = ask # VGA ekran modu için kullanıcıdan komut bekle.
    append = "aha152x=0x340*11*7*1" # SCSI denetleyici için bunu ekleyin

    # MS-DOS yüklemek için
    other = /dev/hdb1 # MS-DOS bölümü
    abel = msdos # "msdos" ismini ver.
    table = /dev/hdb # ikinci sürücü için bölümlendirme tablosu

    Yukarıda bir örneği görülen /etc/lilo.conf dosyasında gerekli değişiklik veya düzeltmeleri yaptıktan sonra /sbin/lilo dosyasını root olarak çalıştırın. Bu komut LILO önyükleyicisini sabit diske kuracaktır. Bundan sonra her yeni çekirdek derlemenin ardından dosyada uygun değişiklikleri yapıp aynı komutu çalıştırmalısınız.

    Şimdi sistemi sabit disten tekrar açabilirsiniz. LILO* /etc/lilo.conf dosyasındaki ilk işletim sistemini yükleyecektir. Başka bir sistemle açmak için önyükleme menüsünü ekrana getirmelisiniz. Bunun için makina açılırken shift veya kontrol tuşlarına basın. Ekrana bir açılış istemcisi gelecektir:

    Boot :

    Burada ya açılmasını istediğiniz işletim sisteminin ismini yazın (ilk kurulum sırasında MS-DOS veya linux)* ya da tab tuşuna basarak listeyi ekrana getirin.

    OS/2 kullanabilmek için linux önyükleyicisini ikincil kullanmanız gerekecektir. Linux'u OS/2 önyükleyicisinden açmalısınız. Bunu yapmak için linux sabit disk bölümünü OS/2 fdisk kullanarak yaratın. Ardından sözkonusu bölümü FAT veya HPFS olarak formatlayın ki OS/2 tanıyabilsin.

    Bundan sonra LILO'yu linux dosya sisteminin olduğu bölüme kurun. (yukarıdaki örnekte /dev/hda2). /etc/lilo.conf dosyasının linux için kullanılan satırlarının son durumu şu şekilde olacaktır:

    boot = /dev/hda2

    image = /vmlinuz
    label = linux
    root = /dev/hda2

    /sbin/lilo dosyasının çalıştırılmasının ardından OS/2 önyükleyicisine linux bölümünü tanıtın. Benzer yordamları* sorun çıkaran işletim sistemleri için de kullanabilirsiniz.

    6. Son söz

    Diğer NASIL dokümanlarına uygulanan tescil haklarının tamamı bu dosya için de geçerlidir
#11.05.2007 03:53 0 0 0
  • Bu belge Linux yazılımını popüler Slackware dağıtımı ile (sürüm 2.0.x) nasıl elde edip kurabileceğinizi anlatır.

    1. Giriş

    Linux* UNIX'in 80x86 makineleri için tamamen ücretsiz olarak dağıtımı yapılan bir türevidir. Şu an için çok geniş bir program yelpazesine* ki bunlara X Window* Emacs* TCP/IP baglantıları da dahil* sahiptir. Bu belge sizin daha önceden Linux hakkında bilgi sahibi olduğunuz düşünülerek hazırlanmıştır.

    1.1 Ek bilgi kaynakları

    Linux hakkındaki temel bilgi kaynaklarından birisi Linux CSS belgesidir. Bu belge

    ftp://ftp.metu.edu.tr/pub/linux/sunsite/docs/FAQ

    adresinde tutulmaktadır. Bu belgede yeni kullanıcılar için mutlaka bilinmesi gereken* soru-cevap şeklinde bilgiler vardır. Ayrıca

    ftp://ftp.metu.edu.tr/pub/linux/sunsite/docs

    adresinde diğer birçok belge* ki bunlara INFO-SHEET ve ****-FAQ da dahil
    bulabilirsiniz. Haber gruplarından

    comp.os.linux.help
    comp.os.linux.announce

    bakmanız yararlı olabilir.Linux NASIL arşiv belgelerini

    ftp://compclup.ceng.metu.edu.tr/pub/tr-ldp/NASIL

    adresinde bulabilirsiniz. Linux Doküman Projesi dağıtımı tamamen ücretsiz belgelerden oluşmaktadır.
    ftp://ftp.metu.edu.tr/pub/linux/sunsite/docs/LDP adresinde bunların ingilizce güncel sürümlerini bulabilirsiniz.

    Ayrıca bu belgeler hakkındaki diğer düşünce ve yorumlarınızı [EMAIL]tr-ldp@metu.edu.tr[/EMAIL] listesine yazabilirsiniz. Listeye üye olabilmek için mesaj kısmında *
    subscribe tr-ldp isim soyisim yazılı bir e-postayı [EMAIL]listserv@metu.edu.tr[/EMAIL] adresine göndermeniz yeterlidir.

    2. Donanım Gereksinimleri

    Bu konuda geniş bilgiyi yukarıda verilen adreslerden alabileceğiniz Linux
    Donanım-NASIL belgesinde bulabilirsiniz. Donanım ihtiyacı kısaca söyle
    özetlenebilir: Bir 386SX den Pentium'a kadar herhangi 80x86 uyumlu ISA*
    EISA veya VESA yerel veri yolunun kullanan bir makine (şimdilik) işinizi
    yapar. Şu an için IBM PS/2 bilgisayarlarda kullanılan Microchannel (MCA)
    mimarisi desteklenmiyor. Birçok PCI veri yolu desteklenmektedir (daha
    fazla bilgi için Linux PCI NASIL belgesine bakınız). Matematik işlemcisine
    ihtiyaç duyulmamakla beraber sisteminizde matematik işlemci olması
    işlerinizi (örneğin X-term) hızlandıracaktır.

    REB (Rasgele Erişimli Bellek*RAM) konusunda ise şunlar söylenebilir:En az
    4MB'a ihtiyacınız olacaktır. Teknik açıdan Linux 2MB bellek ile de çalışabilir ancak çoğu program (kurulum aşamasında dahi) 4MB isteyecektir. Tabii ne kadar çok belleğiniz olursa o kadar da rahat işleyeceğinizi de unutmayın. Özellikle de X-Window kullanmayı düşünüyorsanız sisteminizde en az 8* ideal (şimdilik) olarak da 12MB bellek bulunması iyi olacaktır.

    Birçok Linux uygulamasını çalıştırabilmek için AT-standart denetleyicisi ile bir sabit diske ihtiyacınız olacaktır. Şu anda tüm MFM* RLL ve IDE sürücu ve denetleyicileri desteklenmektedir. Ayrıca birçok SCSI sürücü ve bağdaştırıcı (adapter) da desteklenmektedir. Bu konuda daha fazla bilgiyi Linux SCSI-NASIL belgesinde bulabilirsiniz.

    Disket sürücu olarak 5.25" kullanabilirsiniz ama bugün çoğu programların
    kurulum ve işleme aşamasında 3.5" disket sürücüsü gerekmektedir. 5.25"
    disket sürücüler sadece Linux'un kurulumu ve de bakımı için yeterli olabilir.

    Ayrıca sabit diskinizde bol miktarda boş alan da gereklidir. Bu rakam kullanmayı düşündüğünüz programlara değişiklik gösterir. Birçok programlar kurulum aşamasında 40 ile 80MB arası bir sabit disk boşluğu gerektirir. Bu alan program* takas dosyası* kullanıcılar için gerekli boşluğu ve diğer gerekli dosyalari içermektedir.

    Linux'u 10MB bir disk boşluğu ile çalıştırabilirsiniz ama 100MB'lık bir disk boşluğu Linux'u hakkını vererek kullanmanız için yeterlidir. İleride bu konuya tekrar değinilecektir.

    Linux diğer işletim sistemleri ile de çalişacaktır; hatta Linux'ten DOS dosyalarına erişip bazı programlarını çalıştırabilirsiniz. Kısaca diskinizi bölümlerseniz Linux diğer işletim sistemleri ile bağımsız bir şekilde çalışabilir. Linux*Windows 3.1 gibi başka bir işletim sistemine ihtiyaç duymaksızın çalışabilir. Bu konulara daha sonra detaylı olarak değinilecektir.

    Monitör için de Hercules* CGA* EGA* VGA* veya SVGA ekran kartlarından
    birini kullanabilirsiniz. Başka bir deyişle DOS altında işleyen bir ekran kartı Linux altında da mutlaka işler. Ancak X-Window çalıştırmayı düşünüyorsanız bazı kısıtlamalarla karşılaşacaksınız. Bu konu Linux XFree86-NASIL belgesinde ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.

    Başka bir deyişler Linux'un minumum kurulum gereksinimleri herhangi bir
    MS-DOS veya MS-Windows sisteminden fazla olmayacaktır (özellikle de
    Windows-95'ten). 386 veya 486*4MB'lık bir sistem ile Linux'unuzu rahatça
    çalıştırabilirsiniz. Bugüne kadar edinilen deneyimlere göre Linux 386/16
    MHz hızda bile rahatça çalıştırılabilmektedir. Tabii X-Window veya yoğun
    işlem gerektiren işlerinizde bu rakamlar yetersiz kalacaktır.

    Yine de ne kadar güçlü bir sisteminiz olursa o kadar rahat çalışabilirsiniz.

    3. Linux'un temini

    Bu bölümde Linux'un hangi kaynaklardan elde edilebileceği üzerinde durulacaktır.

    3.1. Linux dağıtımı hakkında

    Linux'u kurmadan önce erişilebilenler arasında hangi sürümü kullanacağınıza karar vermeniz gerekecektir. Linux tek bir kurum tarafında geliştirilmediği için birçok farklı sürümü bulunmaktadır. Bunların herbirinin kendine has özellikleri için ayrı belgeleri bulunmaktadır.

    Linux'un farklı sürümleri çeşitli FTP servislerinde bulunmakla beraber posta aracılığı ile de disket* kaset ve CD-ROM halinde elde edilebilir. Linux Dağıtım-NASIL belgesinde Linux sisteminin hangi FTP adreslerinden* ve posta ile nasıl elde edilebileceği hakkında gerekli bilgiler bulunmaktadır.

    Bu NASIL belgesinde bahsedilen Linux sürümü Patrick J. Volkerding
    (volkerdi@mhd1.moorhead.msus.edu) tarafından düzenlenmiştir. Bu sürüm
    (tabii bu NASIL belgesi hazırlanırken) en güncel olanlardan birisidir. Bu
    sürüm X-Window* TeX ve diğer uygulama programlarını içermektedir.
    Slackware dağıtımı disk setlerinden oluşmaktadır. Bu takımlardan herbiri
    farklı bir program grubu içermektedir. Örneğin 'd' seti derleyici ve diğer
    uygulama geliştirme araçlarını içermektedir. Bu ayrım ile ilgilendiğiniz
    alandaki programları sisteminize (sonra da) kurabilirsiniz.

    Diğer Linux sürümleri hakkında daha detaylı bilgi LDP (Linux Belgeleme
    Projesi)* Linux Installation and Getting Started dokümanlarında bulunabilir. Ayrıca Dünya üstündeki çeşitli ülkelerde bu konu ile ilgili FTP sitelerinde bulunabilir. Türkiye'de bu esas olarak ftp://compclup.ceng.metu.edu.tr/pub/tr-ldp/NASIL adresinde Dağıtım-NASIL dosyasından alınabilir.

    3.2. Slackware Disk Alani Gereksinimleri

    Ne yazık ki* Slackware hangi setinin tam olarak ne kadar disk gereksinimi
    olduğunu içermiyor ancak kısaca şu örnek verilebilir: A disket setini tamamen kurmak için en az 7MB disk boşluğuna ihtiyacınız olacaktır. Ayrıca (tahmini) herbir disket setinin 2-2.5MB disk boşluğuna ihtiyacı olacağını söyleyebiliriz.

    Disket serilerini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

    A Temel Sistem: Bu set 1.0.9 Linux çekirdeği (Kernel) üzerinde
    yapılandırılmış olan bazı temel programları çalıştırmamızı sağlar.
    Bu çekirdek yeni bir dosyalama sistemi kullanmaktadır (FSSTND).

    Slackware'ın sadece bu bölümü 1.2MB'lık disketlere
    sığabilecek şekilde hazırlanmıştır. Ancak Slackware'ın diğer bölümleri
    böyle değildir. Yine de Linux'unuzu kurup çalıştırabilirsiniz.

    AP Term* joe* jove* ghostscript* sc* bc* ispell ve yardım dosyalarını
    içeren uygulama ve metin dosyası.


    D Program geliştirme. GCC/G++/Objective C 2.5.8* make(GNU ve BSD)*
    byacc* GNU bison* flex* 4.5.26 C kütüphaneleri* gdb* sürüm 1.0.9'ın
    çekirdek kaynak kodu* SVGAlib* ncurses* clisp* f2c* p2c* m4* perl ve
    diğer birçok programı içermektedir.

    E GNU Emacs 19.25

    F Çokca Sorulan Sorular-FAQ ve diğer yardımcı belgeler.

    I GNU yazılımı için yardım dosyaları. Emacs ve info ile okunabilecek
    biçimde hazırlanan ve birçok program hakkında bilgi içeren dosyalar.

    N Ağ Yönetimi. TCP/IP protokolleri (iletişim kuralları) *UUCP* mailx*
    dip* deliver* elm* pine* smail* cnews* nn* tin* trn ve diğer
    haberleşme araçları içeren set.

    OOP Nesneye Yönelik Programlama. GNU Smalltalk 1.1.1* Smalltalk'ın X
    arabirimi (STIX)

    Q Alpha çekirdek kaynak kodu (sürüm 1.1.18)

    TCL Tcl* Tk* TclX* blt* itcl.

    X Sürüm 2.1.1'in libXpm* fvwm1.20 ve xclock eklenmiş XFree86 taban
    sistemi.

    Y Çeşitli oyunlar. BSD oyun koleksiyonu ve metin tabanlı terminaller
    için Tetris

    Bu disk setlerinden sadece 'a' Linux için zorunludur. Fakat en azından a*
    ap ve d setlerini yüklemeniz önerilir. X-Window çalıştırmayı düşünüyorsanız 'x' disketini de kurmalısınız.

    3.3 Slackware'ın Posta ile Temini

    Slackware'ı Internet yanında posta yolu ile de elde etmek mümkündür. Bu bölüm Internet üzerinden Slackware'ın elde edilişini anlatmaktadır.

    Posta ile temin için gerekli adresler ftp://ftp.metu.edu.tr FTP sitesinde /pub/linux/sunsite/docs/HOWTO dizininde bulunabilir.

    3.4 Slackware'ın Internet Üzerinden Temini

    Slackware'ın Linux sürümü Dünya üstünde birçok FTP sitesinde tutulmaktadır. Linux ****-ÇSS listesi Linux'un FTP sitelerinin adreslerini vermektedir. Türkiye'de ODTÜ FTP sitesinde bu dosyalar tutulmaktadır.

    Türkiye FTP yansısı:
    ftp://ftp.metu.edu.tr/pub/linux/suns...ions/slackwareftp://ftp.metu.edu.tr/pub/linux/tsx/packages/slackware

    Ayrıca ABD'deki yansıları :
    ftp://sunsite.unc.edu/pub/Linux/distributions/slackware
    ftp://tsx-11.mit.edu/pub/linux/packages/slackware
    ftp://ftp.cdrom.com/pub/linux/slackware

    Burda verilen ftp.cdrom.com adresi Slackware'ın resmi yansısıdır. Yine de
    ODTÜ yansısı sürekli olarak güncellenmektedir (birkaç günlük aralıklarla).
    Internet üzerindeki trafiği azaltılması* maliyet ve zaman kaybı gibi konulardan dolayı Türkiye'deki yansıları kullanmanız önerilir.

    3.4.1 Dosyalari indirme

    Dosyaları aşağıda listenen ftp servislerinden indirmelisiniz. Dosyaları çekerken ikili modda almayı unutmayın.

    ftp://ftp.metu.edu.tr/pub/linux/suns...kware/slakware

    * Çeşitli BENIOKU dosyalarını ve SLACKWARE.SSS (Sıkça Sorulan
    Sorular) gibi dosyalari herşeyden önce bir kez okuyunuz. Biliyorsanız bile degişiklikleri oğrenmeniz gerekebilir. Bir şeyler yapmaya uğraşıp yapamayıp yine dokumanı okumak zorunda kalabilirsiniz.

    * Bootdisk: Bir açılış disketi dosyasına ihtiyacınız olacak. Bunu bir
    diskete yazdırarak açılış disketini (bootdisk) oluşturacaksınız. Eğer 1.44 megabayt'lık (3.5'luk) disket sürücünüz varsa bootdsks.144 dizini altındaki dosyalardan kullanmanız gerecektir. Eğer 1.2 magabayt'lık sürücünüz varsa (5.25'lik) bootdsks.12 dizini altındakilerden seçmeniz gerekecektir. Hangi açılış disketini kullanacağınızı README (varsa BENIOKU) dosyasının klavuzluğunda seçmeniz gerekecektir.

    Aşağıdakilerden dosyalardan birine ihtiyacınız olacak.(Bu dizinlerde bulunan READ.ME dosyasında* bootdisk imajlarının en güncel hallerinin listesi vardır.)

    bare.gz Bu açılış dosyasında sadece IDE disk sürücüleri vardır. (SCSI * CD-ROM ve network desteği bunda yoktur.) Bunu sadece IDE diskiniz varsa ve CD ya da ağ üzerinden kurmayacaksanız kullanın.

    xt.gz Bu açılış disketinde sadece IDE ve XT sabit disk sürücüleri vardır.

    cd.gz IDE diskler ve SCSI olmayan CD'ler içindir. Bununla SCSI olmayan CD üzerinden kurmak için kullanın.

    cdscsi.gz IDE diskler* SCSI sabit diskler ve SCSI olmayan CD sürücülerini içerir.

    scsi.gz IDE diskler* SCSI sabit disk ve SCSI CD sürücülerini içerir.

    net.gzIDE sabit disk ve TCP/IP network desteği vardır. Bunu sadece yükleme işini network üzerinden NFS ile yapacaksanız kullanın.

    scsinet.gz IDE ve SCSI sabit diskler* SCSI CD-ROM'lar ve ağ desteği içerir. Bunu bare.gz yada diğerleri size göre değilse ilk olarak denemelisiniz.

    Makinanızın yapısına göre üsteki bootdisk imajlarından sadece birine ihtayacınız olacak.

    Makinazın üzerindeki donanıma göre bazı çakışmalar mümkün olduğundan en
    başta donanım çakışmalarını bulup düzenlemek yerine sadece önemli sürücülerin olduğu bare.gz yada scsi.gz dosyalarını* eğer başka sürücülere
    mutlaka ihtiyacınız yoksa kullanmanızı tavsiye ederim.

    * Rootdisk : Buda yine yükleme sırasında gerek olacak bir disket. Tıpkı
    bootdisketinde olduğu gibi 1.44 MB lik yada 1.2 MB'lik sürücü tipine göre
    rootdsks.144 ve rootdsks.12 dizinleri (directory'leri ) altında bulacaksınız.

    Aşağıdaki root disk görüntülerinden sadece birine ihtiyacınız olacak.

    color144.gz : Renkli menülü bir kurulum diskidir. Pek çok kullanıcı bunu kullanır.

    umsds144.gz : Bununla diskinizi yeniden ayırmaya gerek duymadan zaten bulunmakta olan MS-DOS dosya sisteminin üzerinde olan bir dizinin üzerine UMSDOS dosya sistemini kurmanızı saglayacaktır. Bunun ne olduğu yada nasıl yapılacağı bu bölümde anlatılmayacak ama daha sonra değinilecek.

    tty144.gz : 1.44 disket sürücüsü olan bilgisayarlar için bir yükleme disketidir. Tavsiye edilen color144.gz'i kullanmanızdır ama sorunla karşılaştığınız takdirde bunu kullanabilirsiniz.

    umsds12.gz : Adından tahmin edilebildiği gibi 1.2'lik disket sürücüler için UMSDOS dosya sistemini içeren kurulum disketidir.

    tty12.gz : Yine adından anlaşıldığı 1.2 sürücüler için terminal görünüşlü kurum disketidir. tty144.gz için önerilenler 1.2 için de geçerlidir.

    RAWRITE.EXE : Bu DOS programı bir dosyanın içerisindeki doğrudan diskete yazar. Bunu yine bootdisk ve rootdisk görüntülerini diskete kaydetmekte kullanacaksınız. Bu programın da install dizini altında yada util dizini altında olması muhtemeldir.

    rawrite.exe : Bu programı DOS üzerinden bootdisk ve rootdisk oluşturmak için kullanmanız gerekecektir. Eğer yakınınızda disket sürücüsü olan bir linux varsa dd komutunu kullanarak görüntü dosyalarını diskete kaydedebilirsiniz. Nasıl yapılacağını dokümanlara (man) bakarak ya da bilen birine sorarak
    öğrenebilirisiniz.

    slakware/a1* slakware/a2* slakware/a3 ve slakware/a4 dizinleri altındaki
    dosyalar Slackware dağıtımında``a'' setinin dosyalarıdır ve kurulum için
    gereklidir. Daha sonra bunları yükleme için disketlere kopyalayacaksınız.
    (yada sabit diskinizden de kurabilirsiniz) Unutmamanız gereken bir şey var
    ki o da ; dosyaları ait oldukları dizinlerde tutmalısınız.

    Bu dosyaları ftp ile çekerken eksik almamaya dikkat edin. ``mget *.*''
    şeklinde almak yerine ``mget * '' almak gerekir.

    3.4.2 Kurulum Metodu

    Slackware dağıtımı size çok çeşitli yükleme alternatifi sunar. En popüler
    yükeleme sistemi sabit disk üzerinden yüklemedir. Yine popüler olan diğer
    bir yükleme şekli ise disketlerle yüklemedir.

    Ayrıca Slackware'i; TCP/IP networku altında NFS ile bindirerek (mount) de
    yapabilirsiniz. Bunun nasıl yapılabileceği bu dokümanının kapsamı dışında
    tutulmaktadır. Bu nedenle bir başka ``NASIL''dokümanında kapsamlı anlatılmaktadır.

    Şimdi ilk olarak nasıl boot ve root disketlerinin hazırlanacağı anlatılacak. Ardında sabit diskten yada disketten yükleme için neleri hazır etmeniz gerekeceğini anlatacağız.

    3.4.2.1 Boot ve Root Disketlerini Hazırlama

    Ne tür yükleme yaparaksanız yapın (Disketlerden* sabit diskten* NFS üzerinden) ilk olarak indirdiğiniz rootdisk ve bootdisk görüntülerinden rootdisk ve bootdisk oluşturmanız gerekecek. Bunun için RAWRITE.exe dosyasını kullanacaksınız.

    RAWRITE.EXE ile görüntü programlarını diskete yazmak için formatlı 2 diskete ihtiyacınız olacak. Disketler üzerinde hatalı sektörlerin olmaması için yeni disketler kullanmanız iyi olur. Her şey hazır olunca;

    C:>RAWRITE

    komutunu verin. Size yazılacak dosyayı ve nereye yazılacagını soracaktır.
    Burada yazılacak dosyanın ismini (örnek olarak BARE.GZ) ve sürücünüzün
    ismini (örneğin A gireceksiniz. Bundan sonra seçtiğiniz dosya blok blok
    diskete yazılacak. Bu işlemi bootdisk'i oluşturduktan sonra rootdisk (örnek color.gz) için de tekrarlıyacaksınız. Bir de unutmanız gereken bir konu var - rawrite işleminden sonra bu iki disket DOS tarafından okunamayacaktır. DOS'ta böyle bir hatayla karşılaşırsaız şaşırıp panik yapmayın.

    3.4.2.2 Harddiskten Yükeleme İçin Yapılması Gerekenler

    Eğer sabit üzerinden kurulumu düşünüyorsanız (ki diskete göre çok daha
    hızlı ve güvenilir olacaktır) diskinizde bir MS-DOS bölümü olmalıdır. (Yani makinanızda MSDOS işletim sistemi olmalı)

    Not: Eğer slackware'i MSDOS bölümünden yüklemeyi düşünüyorsanız*
    disk bölümünüzün DoubleSpace* Stacker yada bunlara benzer bir disk
    sıkıştırma programı ile sıkıştırılmış olmaması gereklidir. Şu an için Linux sıkıştırılmış MS-DOS bölümlerini okuyamıyor.

    Dosyaları sabit diske kopyalamak için bir dizin yaratın.

    C:>MKDIR SLACKWAR

    Bu dizin altında A1* A2 gibi kuracağınız setler için altdizinler açmanız gerekiyor. Bu altdizinlerin altına o dizinde bulunması gereken dosyaları kopyalamalı* ya da ftp ile indirmelisiniz.

    Şimdi dosyaları yükleme için hazırsınız. ``Dosyaları Yükleme'' bölümüne atlayabilirsiniz.

    3.4.2.3 Disketlerden Yükleme

    Eğer Slackware'i sabit disk yerine disketlerden yüklemek istiyorsanız indirdiğiniz her Slackware disketi için bir boş* formatlı* high-density diskete ihityacınız olacak.

    A seti (A1 den A4) hem 3.5'luk hem de 5.25'lik disketelere konabilmesine rağmen diğer setleri 3.5'luk disketler üzerinde olmak zorundadır. Eğer sadece 5.25 disket sürücünüz varsa ya birinden 3.5'luk sürücü ödünç alın ya da bir önceki bölümde anlatılan sabit diskten yüklemeyi uygulayın.

    Diskeleri oluşturmak için yapmanız gereken sadece Slackware dizininden
    disketlere kopyalama yapmak. Bunu dos'taki copy komutu ile

    C:>COPY A1* A:

    şeklinde yapabilirsiniz. Bu komutla A1 altında bulunan tüm dosyaları diskete kopyalamış oldunuz. Bu işlemi yüklenmesi gereken ya da yüklenmesini istediğiniz tüm setler için tekrarlamanız gerekecek.

    Bu dosyalar üzerinde değişiklik ya da herhangi bir işlem yapmanız gerekmiyor. Sadece yapmanız gereken onları DOS disketlerine kopyalamanız. Slackware kurulumu sırasında bunlar sizin kullanacağınız şekle otamatik olarak getirilecektir.

    4. Yazılımı Kurmak

    Bu bölümde sisteminizi Slackware kurmak için nasıl hazırlayacağınız ve nasıl kurulum yapacağınızı anlatacağız.

    4.1. Yeniden Bölmeleme (Repartitioning)

    Birçok sistemde* sabit sürücü MS-DOS* OS/2* vb. için önceden bölümlere
    adanmıştır. Bu bölümleri Linux'a yer açmak için yeniden boyutlandırmalısınız.

    NOT: Eğer umsdos rootdisklerinden birisini kullanıyorsanız* Slackware'i
    MS-DOS bölümünüzde bir dizine kurabilirsiz. (Bu MS-DOS bölümünden kurulum
    yapmaktan farklıdır.) Bu durumda* MS-DOS bölümünde bir dizinin Linux
    dosyasistemi gibi davranmasını sağlayan "UMSDOS dosyasistemi"'ni kullanırsınız. Böylece* sürücünüzü yeniden bölmelemeniz gerekmez.

    Bu metodu kullanmayı sadece* sürücünüzde dört bölme varsa ve yeniden
    bölmeleme dert yaratıyorsa öneriyorum. Ya da Slackware'i* yeniden bölmelemeden önce denemek istiyorsanız bu iyi bir yöntemdir. Ancak birçok
    durumda burada anlatıldığı gibi yeniden bölümlemelisiniz. Eğer UMSDOS
    kullanmayı planlıyorsanız* tek başınasınız - burada detayıyla anlatılmayacaktır. Şu andan itibaren UMSDOS kullanmadığınızı ve yeniden bölümlendirme yapacağınızı varsayıyoruz.

    Bölme* sabit sürücünüzün bir işletim sisteminin kullanımı için ayrılmış bölümüdür. Eğer sadece MS-DOS kuruluysa* sabit sürücünüzde büyük ihtimalle
    tek bölme* tamamiyle MS-DOS* vardır. Bunula birlikte Linux kullanmak için
    sürücünüzü yeniden bölümle meniz gerekecek* öyleki MS-DOS için bir * Linux
    için bir (veya daha fazla) bölümünüz olsun.

    Bölmeler üç çeşittir: birincil* genişletilmiş* ve mantıksal. Kısaca açıklarsak* birincil bölmeler sürücünüzdeki dört ana bölmeden biridir. Eğer bir sürücüde dörtten fazla bölmeye sahip olmak istiyorsanız birçok mantıksal bölme içerebilen geni bölme yaratmanız gerekiyor. Verileri doğrudan genişletilmiş bölme üzerinde saklayamazsınız---sadece mantıksal bölmeler için kutu olarak kullanılırlar. Bilgi sadece birincil ve mantıksal bölmeler üzerinde saklanabilir.

    Başka bir şekilde açıklarsak* birçok kişi sadece birincil bölmeler kullanır. Bununla birlikte eğer sürücü üzerinde dörtten fazla bölmeye ihtiyacınız varsa geni bölme yaratırsınız. Logical bölmeler daha sonra genişletilmiş bölmenin üzerinde yaratılır ve böylece her sürücü için dörtten fazla bölmeniz olur.

    Bu arada Linux'u sisteminizdeki ikinci bir sürcüye kolaylıkla kurabilirsiniz. Sadece* Linux bölmeleri yaratırken aşağıda detaylı şekilde anlatıldığı gibi uygun aygıt ismini belirtmeniz yeterlidir.

    Sürücünüzü yeniden bölmelemeye dönersek: Bölmeleri yeniden boyutlandırmayla ilgili sorun bölmelerdeki verileri silmeden bu işi kolayca yapmanın bir yolu olmayışıdır. Bu sebeple sisteminizin tümden yedeğini almanız gerekecek. Bir bölmeyi yeniden bo yutlandırmak için basitce bölmeyi (veya bölmeleri) siler ver daha küçük boyutlarla yeniden yaratırız.

    NOT: MS-DOS için FIPS isimli* diskteki bilgilere zarar vermeyen bir disk yeniden bölmeleyicisi mevcut. sunsite.unc.edu'da /pub/Linux/system/Install dizininde bulabilirsiniz. FIPS* bir disk optimizer (Norton Speed Disk vb.) ve biraz şansla MS-DOS bölmelerinizi üzeri ndeki verileri yoketmeden boyutlandırabilmelisiniz. Yine de bunu denemeden önce sisteminizin tümden yedeğini almanız önerilir.

    Eğer FIPS kullanmıyorsanız* bölmeleri değiştirmenin klasik yolu FDISK programıdır. Örneğin* MS-DOS'a adanmış 80 meg sabit sürücünüz olduğunu
    varsayalım. bunu ikiye bölmek istiyorsunuz---40 meg MS-DOS* 40 meg Linux
    için. Bunu yapmak için* MS-DOS altında FDISK'i çalıştırır* 80 meg MS-DOS
    bölmesini siler ve onun yerine 40 meg MS-DOS bölmesi yaratırsınız. Daha
    sonra yeni bölmeyi formatlayabilir* yedeklerden MS-DOS yazılımlarını yeniden kurarsınız. Sürücü üzerinde 40 meg boş kaldı. Daha sonra Linux bölümünü sürücünün kullanılmayan alanında yaratırsınız.

    Kısaca MS-DOS bölmelerini FDISK ile yeniden boyutlandırmak için :

    1. Sisteminizin tümden yedeğimi alın.

    2. FORMAT /S A:

    komutunu kullanarak MS-DOS açılış disketi yaratın.

    3. FDISK.EXE* FORMAT.COM ve diğer işinize yarayacak dosyaları (Örneğin sisteminizi yedekten eski haline getirecek yardımcı programlar) bu diskete kopyalayın.

    4. Sisteminizi bu disketten açın.

    5. FDISK'i değiştirmek istediğiniz sürücüyü belirterek (mesela C: veya D çalıştırın.

    6. FDISK menü seçeneklerini kullanarak boyutlandırmak istediğiniz bölmeleri silin. Bu etkilenen bölmeler üzerindeki tüm verileri yok edecektir.

    7. FDISK menü seçeneklerini kullanarak bu bölmeleri daha küçük boyutlarla yeniden yaratın.

    8. FDISK'den çıkın ve yeni bölmeleri FORMAT komutunu kullanrak yeniden formatlatın.

    9. Orjinal dosyaları yedekten geri yükleyin.

    MS-DOS FDISK size "mantıksal DOS sürücüsü" yaratma seçeneği verecektir.
    Logical DOS sürücüsü yalnızca sabit sürücünüz üzerinde bir mantıksal bölmedir. Linux'ı mantıksal bölme üzerine kurabilirsiniz ama o mantıksal bölmeyi MS-DOS FDISk ile yaratmak istemiyorsunuz. O zaman* eğer şu an için bir mantıksal DOS sürücüsü kullanıyor* ve onun yerine Linux kurmak istiyorsanız* mantıksal sürücüyü MS-DOS FDISK ile silmeli ve (daha sonra) yerine Linux için mantıksal partition yaratmalısınız.

    OS/2 ve diğer işletim sistemleri için kullnılan mekanizmada benzerdir. Detaylar için o işletim sistemleriyle ilgili dökümanlara bakınız.

    4.2. Linux için bölmeler yaratmak

    Sürücünüzü yeniden bölmelendirdikten sonra Linux için bölmeler yaratmanız
    gerekir. Bunun nasıl yapılacağını açıklamadan once* Linux altında bölmeler ve dosyasistemleri hakkında konuşacağız.

    4.2.1. Dosyasistemleri ve takas alanı (swap space)

    Linux* Linux yazılımının kendisini tutacak olan kök dosyasistemi için* en az bir bölme ister.

    Dosyasistemini Linux için formatlanmış bir bölme olarak düşünebilirsiniz. Dosya sistemleri dosyalrı tutmak için kullanılır. Her sistem en azından kök dosyasistemine sahip olmalıdır. Ancak birçok kullanıcı birden fazla dosyasistemi kullanmayı tercih eder - dizin ağacının her önemli bölümü için bir tane. Örneğin* /usr dizini altındaki dosyaları tutmak için ayrı bir dosyasistemi yaratmak isteyebilirsiniz. (UNIX sistemlerinde dizinleri belirtmek için MS-DOS'da kullanılan ters bölü "\" yerine bölü "/" kullanılır) Bu durumda hem root dosyasistemi hem de /usr dosyasisteminiz olur.

    Her dosyasistemi kendine ait bir bölme ister. Bundan dolayı* root ve /usr
    dosyasistemlerinin ikisinide kullanıyorsanız* iki Linux bölmesi yaratmanız gerekecek.

    Ek olarak birçok kullanıcı sanal hafıza olarak kullanılan takas bölmesi yaratır. EĞer makinanızda 4 megabyte hafıza ve 10 megabyte takas bölmesi varsa Linux söz konusu olduğunda 14 megabyte sanal hafızanız vardır.

    Takas alanı kullanırken* bir seferde daha fazla uygulama çalışmanızı sağlayacak şekilde Linux kullanılmayan sayfaları hafızadan diske taşır. Ancak* takas işlemi genelde yavaş olduğundan gerçek fiziksel hafızanın yerini dolduramaz. Ama çok fazla hafıza isteyen uygulamalar (X Window System gibi) eğer yeteri kadar fiziksel hafızanız yoksa takas alanına bel bağlar.

    Neredeyse tüm Linux kullanıcıları takas bölmesi kullanır. Eğer 4 megabyte veya daha az hafızanız varsa* takas alanı yazılımı kurmak için gereklidir. Çok miktarda fiziksel hafızanız olmadığı sürece takas bölmesi yaratmanızı şiddetle öneriyoruz.

    Takas bölmenizin boyutu ne kadar sanal belleğe ihtiyacınız olduğuna bağlıdır. Genelde toplam olarak 16 megabyte sanal belleğiniz olması önerilir. Bundan dolayı* eğer 8 meg fiziksel hafızanız varsa 8 megabyte takas bölmesi yaratmak isteyebilirsiniz. Ancak takas bölmeleri 128 megabytedan daha büyük olamaz. Eğer 128 megabytadan daha büyük takas alanı gerekiyorsa birden fazla takas bölmesi yaratmalısınız. Toplam 16 tane takas bölmeniz olabilir.

    4.2.2. Kurulum disketinden açılış

    4.2.2.1 Donanım parametrelerini belirtme

    İlk adım Slackware bootdiskden açılış yapmaktır. Sistem açıldıktan sonra şu mesajı göreceksiniz:


    Welcome to the Slackware Linux 2.0.0 Bootkernel disk!
    Burada Linux çekirdeğini yüklemeden önce* SCSI denetleyicinizin IRQ * hafıza adresi veya sürücü özellikleri gibi çeşitli donanım parametrelerini belirtme hakkına sahipsiniz. Bu Linux'ın SCSI denetleyicinizi veya sabit sürücü özelliklerini tanıyamaması gibi durumlarda gereklidir.

    Gerçekte* birçok BIOS-suz SCSI denetleyici yükleme sırasında port adresini
    ve IRQ'yu belirtmenizi ister. Benzer şekilde IBM PS/1* ThinkPad ve ValuePoint makinaları sürücü özelliklerini CMOS'da saklamaz Bunu yükleme esnasında belirtmelisiniz.

    Çekirdeği özel parametre girmede yüklemeyi denemek isterseniz açılış isteminde (boot prompt) sadece enter tuşuna basın.

    Sistem boot ederken mesajları izleyin. Eğer bir SCSI denetleyiciniz varsa*
    bulunan SCSI host listesini görmelisiniz. Eğer*

    SCSI: 0 hosts

    mesajını görürseniz SCSI denetleyiciniz bulunamamış demektir ve bu durumda
    aşağıdaki işlemleri uygulamalısınız.

    Diğer yandan* herşey yolunda giderse ve donanımınız tanınmış gözüküyorsa
    "Rootdisk'i yükleme" bölümüme geçebilirsiniz.

    Donanım bulmaya zorlamak için uygun parametreleri aşağıdaki sözdizimini
    kullanarak açılış isteminde girmelisiniz:

    ramdisk <parameters...>

    Mevcut olan parametrelerden en yaygın olan birkaçı söyle:

    * silindir* kafa* sektör sürücü özelliklerini belirtin. IBM PS/1* ValuePoint ve ThinkPad gibi sistemler için gereklidir. Örneğin* eğer sürücünüzde 683 silindir* 16 kafa ve her iz için 32 sektör varsa

    ramdisk hd=3D683*16*32

    * memddr*irq BIOS-suz Future Domain TMC-8xx SCSI denetleyici için adres ve IRQ belirtin. Örneğin*

    ramdisk tmc8xx=3D0xca000*5

    16'lık sistemde verilen değerler için 0x öneki kullanılmalıdır. Bu sonraki
    tüm seçenekler için geçerlidir.

    * memaddr*irq BIOS-suz Seagate ST0-2 denetleyici için adres ve IRQ belirtin.

    * memaddr*irq BIOS-suz Trantor T128B denetleyici için adres ve IRQ belirtin.

    * port*irq*dma Genel NCR5380 denetleyici için port*IRQ ve DMA belirtin.

    * port*irq*scsi_id*1 BIOS-suz AIC-6260 denetleyici için port* IRQ ve SCCI ID belirtin. Bu Adapted 1510* 152x ve SoundBlaster-SCSI denetleyicilerini kapsar.

    Bunların tümü için* "ramdisk" ve ardından kullanmak istediğiniz parametreleri girmelisiniz.

    Eğer bu yükleme seçenekleri hakkında sorularınız varsa lütfen herhangi bir Linux FTP arşivinde (veya bu dokumanı aldığınız yerde) yer alan Linux
    SCSI-Nasıl dosyasını okuyunuz. SCSI Nasıl'da Linux SCSI uyumluluğu çok
    daha detaylı şekilde açıklanmıştır.

    4.2.2.2. Rootdisk'i yükleme

    Kernel'i boot ettikten sonra* Slackware root disk'ini girmeniz istenecek:

    Please remove the boot kernel disk fropm your floppy drive*
    insert a disk to be loaded into ramdisk* and press
    [enter] to continue.

    Bu noktada bootdiski sürücüden çıkarmalı ve rootdiski yerleştirmelisiniz. Devam etmek için enter tuşuna basın.

    Rootdisk hafizaya yuklenecek ve sisteme giriş istemcisiyle karşılaşacaksınız. "root" olarak sisteme girin.

    slackware login: root
    #

    .
#11.05.2007 03:52 0 0 0
  • Linux şimdiye kadar önemli bir marka tarafından tüketiciye satılan bir akım haline gelememişti. Ama Dell ve Canonical* bugün Ubuntu Linux yüklü PC'ler konusunda işbirliği açıkladılar. Linux daha önce sunucu ve iş istasyonlarında kullanılmıştı ama son kullanıcıya yönelik masa üstülerinde ilk defa yaygın satışa geçiliyor.

    Dell ve Canonical bugün yaptıkları açıklamada* Ubuntu Linux yüklü PC satılmaya başlanacağını bildirdiler. Bu gelişmeye* Dell müşterilerinin Linux desteği ve özellikle de Ubuntu Linux talebi yapan tüketicilerin isteklerinin neden olduğu bildiriliyor.

    Canonical Operasyon Direktörü jane Silber* "Çok heyecanlıyız. Bu Ubuntu için çok iyi bir referans. Son bir kaç yıldan beri oluşturmakta olduğumuz momentumun da kabul edildiği anlamına geliyor. Bundan sonrasında da Linux'un ve özelde Ubuntu'nın masaüstlerine yayılması ve kabulü açısından çok doğru bir yöntem" dedi.

    Daha önce Dell ve diğer donanım satıcıları* işdünyasına yönelik sunucu ve işistasyonlarında Linux satıyorlardı ama tüketicilere yönelik masaüstlerinde Linux ilk defa bu ölçekte satılacak.

    Ubuntu Linux yüklü Dell bilgisayarlar önce sadece ABD'de ve Dell'in web sitesi üzerinden satılacak. Dell mühendisleri* PC'lere halen Ubuntu 7.04 Feisty Fawn yüklüyorlar.

    Dell* bu PC'lere Dell için özel yapılmış versiyonu değil* heryerde bulunan versiyonu yükleyecek.

    Canonical* Dell'in isteyebileceği herhangi bir miktarı karşılayabileceklerini de bildirdi. Ubuntu güncellemeleri makul sürelerde ve düzenli olarak yapılıyor.
#11.05.2007 03:50 0 0 0
  • Linux Distrolarina bir yenisi daha Eklendi*aslinda Fedora pekte o kadar yeni sayilmaz yaklasik 3 Senedir Linux Sahnesinde var ama simdi bu kadar Popüler olmasi nerden geliyor diye soracaksiniz?

    Gecen sene RedHat Inc. artik Masa Üstü ve Gelistirme Platformundan cekilme karari alarak kendilerinin sadece Büyük Sirketlere hizmet vereceklerini bunun tek Server bazinda olacagini ilan etti. Anlayacaginiz Big Buissnes ve Big Money*RedHat bu karari almak ile Desktop Kullanicilarini epey Üzdü bu yüzden Fedora onlar icin tam bicilmis Kaftan olarak ortaya cikti. Fedora tamamen RedHat bazi bir Sistem*Alt Yapisi Konzepti tamamen Redhat tek farki Gelistirme Platformuna acik olmasi. RedHatin Sponsorlugu ve Linux Camia destegi ile Fedora ilerki Yillarda bilhassa Masa Üstü PC ve Client Platformunda cok büyük ilerlemeler kayit edecegi tüm Otoriteler tarafindan simdiden Müjdeleniyor*bence Fedoraya bu Platformada tek rakip Gentoo olacaktir.

    Niye Suse degilde Fedora?...Diye soranlar kulaklarimi çınlatıyor.* gecen gün bir Arkadasimiz bu soruyu bana PM olarak iletmisti cevapim söyle oldu*Suse su anda Linux Distro aralarinda en MÜKEMMELI*All in One hepsi icinde. Windows da SIKILIP bıkanlar Linuxa gecmek isteyenler icin Suse en iyi bir secim*bu yüzden Suse icin yapilacak pek bir sey kalmadi bu proje benim icin tamamlanmis sayiliyor zaten Novell'in satin alisindan sonra Suse belki ayni RedHat gibi Desktop Platformundan cekilebilir. Fedora ise insanı yeni Ufuklara tasiyabilecek*Linux üzerinde gelistirme sagliyacak cok güzel bir ortam yaratiyor.


    Fedora Core Download ve installation

    Fedorayi Download etmek icin bu Linke giriyorsunuz: http://fedora.redhat.com/_404.html iki türlü iso 'lar var sizin indireceginiz i386-iso'lari. Download ettikten sonra kesinlikle bu Indirdiginiz Dosyaları winrar gibi Programlar ile acmaya kalkmayin cünkü bozarsiniz ve Bootable CD olusmaz. Eger Windows üzerine Download yaptıysaniz Nero Programi ile iso image Brennen yazan yerden Kopyalayabilirsiniz*hic sasirmayin windoZda Dosyalar winrar Formati olarak gözükebilir ama siz o dosyalari öyle birakin ve KESİNLİKLE winrar ile acmayin!!!
    Linux üzerinde Download yaptiysaniz k3b programi ile Kopyalayabilirsiniz* >Tools>CD>Burn CD iso image* Bu işlemi root olarak yapiyorsunuz yoksa kopyalama olmuyor!!!



    Islemler bittikten sonra BIOS'dan Donanim siralamasini degistiriyoruz ve CD-ROM'u ilk siraya aliyoruz*CD1 ile boot yapiyoruz ve Kurma islemi basliyor. Kurma iki türlü yapilabiliyor 1.Grafikal 2. Text modunda oluyor. Ilk secenegi sectiginizden yola cikarak Kurma söyle devam ediyor:

    *Bastan belirteyim RedHat kullanlar icin kurma islemi ayni hic degismiyor.

    Önce size CD-ROM Media Test yaptirmak icin öneri sunuyor bu tamamen size kalmis atlayabilirsiniz hic sorunu yok. Sira Dil secenegine geldi devami Klavya ve Mouse ve HDD'Partition ayirma*Formatlama. Burasi Ilk Linux kuranlar icin biraz zor onlara tavsiyem WindoZdan Partition Magic Programi ile bir Linux Partitionu ayarlamalari. Linuxda Usta olanlar Kullaniciya ayit secenekleri seciyorlar( Benutzerdefiniert*User Define) ve Fedora icin gereken Partition ve Swap'i seciyorlar. Swap kullandiginiz RAM'dan yüksek tutmaya bakin yoksa Fedorada bazi performans düsüklügü yasayabilirsiniz Misal 256Mb RAM varsa 512MB Swap kullanmanizi tavsiye ederim.

    Bu islemlerden sonra Rootpassworrtunuzu ayarliyorsunz*Network ayarlarini öylece birakabilirsiniz cünkü bu ayarlari Fedorayi kurduktan sonra yapmaniz daha saglikli*sonra Software Secenegine sira geliyor. Secenekler yine size birakiyorum.
    Linuxu ilk kuranlar ilk secenegi seciyor*zaten burasi Standart olarak isaretlidir. Hepsini Kurmak istiyorsaniz en son secenege gidiyorsunuz ve kullanmak ve size gerekli olan Software isaretliyorsunz. Tüm Software aliyorsaniz yaklasik 5*5GB büyüklügünde bu yüzden Fedoraya gereken yaklasik 6GB'lik HD.
    Kurma basliyor yaklasik 45 Dakika sürüyor ve 3 CD'yide hazir bulundurmaniz gerekiyor.
    Bütün kurma islemi bittikten sonra yeniden reboot yapiyor. Sira geldi Kullanici ismi ve Sifresini vermeye bunlarida yaptikmi Fedoraya login yapib giriyoruz.


    NOT ::: Fedora`da NTFS Support varmi?

    Burada NTFS Kernel Modules var onlari kurun
    http://linux-ntfs.sourceforge.net/rpm/fedora1.html
    Istersen Kernel update yapabilirsin.

    Fedorada ve diger Linux Distrolarda Mozilla Tarayicisinda Java Problemi oluyor*Java kurulu oldugu halde size Java ile calisan Sitelerde hata veriyor Misal bunlar Oyun sitelerinde cok oluyor.

    Mozilla ve Mozilla-Firebird tarayicilari icin Javayi sonradan Plugins klasörüne bir Link olusturarak calistirir hale getirmeniz gerekiyor.

    BU SİTEDE İNGİLİZCE AÇIKLAMASI VARDIR==> http://plugindoc.mozdev.org/f**s/java.html#Linux

    ingilizce bilmeyen Arkadaslar icin Türkce aciklama:

    Yukarida Java nerden Download edilir ve nasil kuruldugunu anlatmistim*simdi yapacaginiz konsoleyi açip root oluyorsunuz sonra ve Mozilla yada Mozilla-Firebird klasörüne geciyorsunuz "cd /usr/lib/mozilla/plugins ve su komutlari yaziyor: ln -s /usr/java/j2re1.5.0/plugin/i386/ns7/libjavaplugin_oji.so

    böylece plugins klasöründe bir Link olusturuyorsunuz. Tarayicinizla simdi Java sitelerine girdiginizde artik hata vermeyecektir.
#11.05.2007 03:49 0 0 0
  • Eger IE düzgün çalismiyorsa bazi kisiler* sistem dosyalarinin bozuldugunu ve win. Yeniden kurulmasi gerektigi söyle ama buna gerek yoktur. Bu neden sadece IE kurulabilir bunun yolu da sudur. XP CD sini sürücüye koyun ve çalistir bölümüne " rundll32.exe.setupapi*InstallH inf Section.DefaultInstall.132% windir%infie.inf " sonra tamam diyin. Geçmis olsun


    MSN Messenger'i XP den kaldirmak için çalistir bölümünü sunu yaziniz. " RunDll32 advpack.dll*LaunchINFSection %windir%INFmsmsgs.inf*BLC.Remo ve " böylelikle msn kaldirilmis olur


    Resim öngösterimi bellegini kapamak* Windows gezgini içerisinde bulunan resimler küçük simgeler halinde " thumbs.db " adli dosyada kaydedilir. Buda yer ve zaman yönünden önemli bir durum teskil eder. Bunu kaldirmak için " HKEY_CURRENT_USERSoftwareMicro softWindowsCurre ntVersionExplorerAdvanced " ta bulunan " DisableThumbnailCache " anahtarinin degerini 1 yapin geçmis olsun



    Windows'un Zip özelligini kaldirmak için komut bölümüne"" regsvr32 /u zipfldr.dll " yazin ve XP'nin zip özelligi kalkti geri yüklemek içinse " regsvr32 zipfldr.dll " yazmaniz yeterli olacaktir


    Çöp kutusunu masaüstünden kaldirmak için komut dizinine gelin ve regedit diyin ardindan HKEY_LOCAL_MACHINESOFTWAREMicr osoftWindowsCurr entVersiyonExplorerDesktopName Space klasörüne gidin ve 645ff040-5081-101b-9f08-00aa002f954e degerini kaldirin hepsi bu kadar


    Kaldirilamayan Windows ögelerini kaldirmak içinse Windows/Inf klasöründe bulunan sysoc.inf dosyalarini açarak HIDE ifadelerini kaldirin ve ekle-kaldir menüsünde Windows bilesenleri gözüksün


    Çalistira gelin ve eudcedit yazin Kendinize ait bir logonuz varsa bu karakteri çizebilir ve degisiklikler yapabilir ve kaydedebilirsiniz


    Windows un eski ayarlarina dönmek için bazi programlari yüklediginizde sizin istemedigini bir durum çikabilir bunun sonucu yeniden windows kurmaniz gerekebilir ama buna gerek yok windows u yeniden kurgunuzda eski bilgilerinizi koruyabilirsiniz. XP cd sini cd rom'a koyun ve çalistir a su komutu yazin <CD sürücü ismi >:i386winnt32./unattend bunun sonucu kurulum islemi baslayacak ve tüm önemli dosyalari onaracaktir


    IE biraz hizlandiralim degimli ? bunu XP de yapiyoruz ama unutmayin

    HKEY_LOCAL_MACHINESoftwareMicr osoftCurrentVersi onExplorerRemoteComputerNameSp ace içinde bulunan [ D6277990-4C6A-11CF-8D87-00A-A0060F5BF ] satirini korkmadan silin hade kolay kelsin


    ACTIVATE.EXE Windows'un aktive olmasi için gerekli anahtar.
    APMSTAT.EXE Güç yönetimi hata tespit araci
    BINDIFF.EXE iki tane binary dosyanin içerigini karsilastirir.
    BROWSTAT.EXE Ag tarayicisinin geçerli konumunu bildirir.
    CABARC.EXE Yeni bir CAB arsivi olusturur ve dosyalarina buna ekler.
    CMD.EXE Bildigimiz MS-DOS iste anlayin
    DDESHARE.EXE DDE paylasimini kontrol eder.
    DRWATSN.EXE Bizim ise yaramayan doktoru çalistirir. Yahu Allah askina ben bunu hiç denemedim siz kullandiniz mi hiç ? J
    DRWTSN32.EXE Eger doktor hastalanirsa birde siz ona ayar çekin J
    DSASTAT.EXE Iki domain içerisindeki klasörleri karsilastirir.
    DUPFINDER.EXE Bir sürücüde ayni dosyada 2 tane olanlari bulur.
    DXDIAG.EXE Bu arkadasta DirectX'i tanir.
    EXTRACT.EXE CAB arsivinden bir veya daha fazla dosya çikartir.
    IPSECCMD.EXE IP güvenlik sinirlarini belirler.
    KILL.EXE Adindan da anlasilacagi gibi tüm programlari kontrol ederek kapatabiliyor. Ama harici geliyor.
    KSETUP.EXE Windows'un keyberos güvenlik sunucusunu ayarlar.
    KTPASS.EXE Kerberos anahtar dosyalarini olusturur.
    NTFRSUTIL.EXE Active Directory de bulunan File Replication'u kontrol eder.
    PERFMON.EXE Sistemin performansini ölçer.
    PROGMAN.EXE Windows'un program yöneticinin temelidir kendileri.
    PVIEWER.EXE Bilgisayarin çalisan sistemlerini görüntüler.
    REMOTE.EXE Baska PC'lerin komut satirlarini kullanarak uzaktan çalistirabilir.
    RSDIAG.EXE Remote Storage veri tabanlarini kontrol eder.
    SETSPN.EXE Service Principal Names'i kontrol eder.
    SHRPUBW.EXE Bu arkadas paylasilacak dosya için kolayliklar sunuyor bize.
    SYSEDIT.EXE Sistem konfigürasyon editörü görevini alir. ( WIN.INI* SYSTEM.INI* CONFIG.SYS* AUTOEXEC.BAT ) gibi dedeleri düzenleyebilir.
    TIMEONE.EXE Hani yaz saati uygulamasi var ya onu belirler J
    TRACELOG.EXE Bir trace oturumunun logunu tutar.
    TRACEFMT.EXE Trace oturumunun kayit defterini okunabilir hale getirir.
    TRACEPDB.EXE Bir trace format message file hazirlar.
    VERIFIER.EXE Sürücü dogrulamaya imkan saglar.
    VFI.EXE Dosyalarin bilgilerini görsel bir biçimde ekrana getirir.
    WHOAMI.EXE Kayitli kullanicinin ismini ve bilgilerini verir.
    WINVER.EXE Sistem versiyonlarini ve build bilgilerini gösterir.
    WSREMOTE.EXE Winsock üzerindeki uzak baglanti baslatir. Remote benzeridir.
    WINCHAT.EXE Windows baska araç duymadan kendi arasinda Chat ortami kurabilir


    Ekran Koruyucunun Sifresinin Silinmesi
    HKEY_USERS.DefaultControl PanelDesktop'da sagda Screensave_Data'ye sag tiklayin ve Sil'i seçin.



    WinAmp'de MP3'leri WAV Yapin
    WinAmp Programi'nda CTRL+P'ye basin. Preferences'de AudioI/O(Output) bölümüne gelin. Output Plug-Ins(Output Device) seçenegini Nullsoft Disk Writer Plug-In v1.0(Wav File Output) olarak degistirin. Tamam'a basin. L2ye basin. WAV yapmak istediginiz MP3 dosyasini yükleyin. Configure tusuna basinca veya daha basmadan bir diyalog kutusu açilacak. Burada istediginiz klasör ve dosya ismini belirleyin. Save'e tiklayin. Islem bitince CTRL+P'ye basin. Preferences'de AudioI/O(Output) bölümüne gelin. Output Plug-Ins(Output Device)'i eski durumuna(Wave Mapper) getirin. Yoksa MP3'ler hep WAV'a dönüstürülür


    Bat Dosyasi ile Daha Hizli Bir Sekilde Windows'u Açip Kapatma
    Not Defteri'ne @EXIT yazin* dosyayi kaydetma kutusunda Dosya Türü:Tüm Dosyalar(*.*) iken Dosya Adi:reboot.bat olsun. Dosyayi C:WindowsCommand altina kopyaladiktan sonra sag fare dügmesiyle Masaüstü'ne sürükleyip kisayol yaratin. Kisayola sag tiklayin Özellikler'i seçip Çalistir Kutusu'ndan Normal Pencere ve Çikista Kapat'i seçin. Gelismis dügmesine tiklayip "MS-Dos Kipini Gerekli Gerkli Olarak Öner" seçenegindeki isareti kaldirip* "Ms-Dos Kipi" seçenegini isaretleyin ve Tamam'a basin.





    alıntıdır....
#11.05.2007 03:45 0 0 0
  • noimage

    Nokia Nseries* en yeni modeli olan Nokia N95 ile Avrupa'nın en büyük fotoğraf ve baskı derneği TIPA (Technical Image Press Association - Teknik Görüntü Baskı Derneği) tarafından ödüle layık görüldü. Nokia N95* "Avrupa'da 2007 Yılının En İyi Mobil Görüntüleme Cihazı" (Best Mobile Imaging Device in Europe 2007) seçildi.

    "Küçük bir mobil mucize ve aynı zamanda bir kamera" olarak tanımlanan Nokia N95 multimedya bilgisayarı* fotoğraf makineleriyle karşılaştırıldığında çarpıcı görüntüleme özelliği ile dikkat çekiyor. TIPA jürisi* Nokia N95'in* geniş ebatlı ve net baskı olanağı sunan otofokuslu mercek* merceği koruyan mekanik objektif kapağı* yakın mesafe çekimlere özel Tessar mercekli Carl Zeiss optik desteği ve uzak mesafedeki objeleri görüntülemek için 20x dijital zoom gibi özelliklerini ödüle layık buldu. Cihazın ses* görüntü ve web yetenekleri ile GPS gibi işlevleri de jüri heyetini etkileyen diğer unsurlar oldu.
#11.05.2007 03:03 0 0 0
#11.05.2007 03:01 0 0 0

  • Sümer Dini:

    İ.Ö. IV. binyılda Aşağı Mezapotamya'da yaşayan halkların inançları. Sümer dünyası XIX. yüzyılda keşfedilinceye inanç alanının temel bilgilerinde bir hayli değişiklikler olmuştur. Türkistan bozkırlarından Dicle'yle Fırat deltasına inen bu çok becerikli ve bilgili ulus* bölgelerinin kuzeyinde yaşayan Akad'larıda etkileyerek* olağan üstü bir uygarlık geliştirmiştir. Patesi ya da Ensi adını verdikleri rahip-krallarla yönetiliyorlardı. Bugün için onlardan daha öncesi bulunmadığına ve bilinmediğine göre* keşfedildikleri tarihe kadar başka uluslara maledilen birçok uygarsal ve inançsal buluşların onların ürünü olduğu kabul edilmektedir. Onlardan kalan Gılgamış Destanı'yla Enuma Eliş(Gökyüzünde) adlı yaratılış efsanesi* başka uluslara maledilen birçok inançların Sümer kaynaklı olduklarını kesin olarak meydana çıkarmıştır. Örneğin artık bilinmektedir ki Yahudilerin sanılan Tufan tasarımı onlarındır* Suriyelilerin Adonis'e dönüştürdükleri Babillilerin Tammuz'u onalrın Dumu-zid'idir* Samilerin Anu ve daha sonra Yunanlıların Uranus'a dönüştürdükleri tanrıların babası onların An'ıdır* Akdeniz'in ünlü Kybelesi onların Ki (Toprak ana)'sidir* Samilerin ilkin İştar ve Asarte'ye dönüştürdükleri onların İnanna'sıdır. Samilerin Sin'i onların Nanna (Ay-tanrı) ve Şamaş'ı onların Utu(Güneş-tanrı)'sudur Samilerin Ea'sı onların Enkisi'dir. Yunanlıların Hades'i onların Kur(Ölüler ülkesi)'u ve Elysion'u onların Dilmun(Cennet)'udur* Yunanlıların Persephone'si onların Ereşkigal'idir* Yunanlıların ünlü yedi bilge'si Mezapotamya'nın en eski yedi kentine uygarlığı getiren Sümer bilgeleridir. Bu örnekler daha da çoğaltılabilir. Sümer uzmanlarından N.K. Sandars şöyle demektedir: "Gılgamış* elbette bir İskender* bir Odysseus* bir Herakles* bir Samson* bir Dermot ya da Gawain değildir. Ama Gılgamış'ın öyküsü anlatılmamış olsaydı bu kahramanların hiçbiri şimdiki ölçüde hatırlanmazdı." Çünkü çeşitli tasarımların ortaya koyduğu bu kahramanlar Sümer'li Gılgamış'tan pek çok şey almışlardır. Sandars'ın da belirttiği gibi örneğin "ortaçağın İskender'inde Gılgamış'ın birçok özelliğini bulabiliriz". Dermot'la dövüşen vahşi adam* Gılgamış'la dövüşen Enkidu'nun tıpkısı denilebilir. Birçok tanrıları Anadolu'ya maleden Halikarnas Balıkçısı(Cevat Şakir Kabaağaçlı) bile "Büyük ana tanrıçanın sevgilisi Attis'in menşeini bulmak için Sümer'lere gitmeli"(Anadolu Tanrıları* İstanbul 1962* s. 89) der ve onu Sümer'lerin Dumu-zid'ine bağlar. Samiler* Mezapotamya'yı istila edince Sümer tanrılarını benimsemişler* ne var ki onların adlarını ve özelliklerin çoğunu değiştirmişlerdir. Kaldı ki Mezapotamya'nın çeşitli kentlerinde de ortak tanrılar aynı adla anılmazlardı. Ayrıca* her kentin koruyucu özel bir tanrısı da vardı. Kimi kaynaklarda bu adlar birbirlerine karıştırılmış ve Sümer tanrıları çoğunlukla Sami dilindeki adlarıyla tanıtılmıştır. Sümer tanrılarının adlarını yeniden düzenleyen Prof. Kramer'e göre önce su vardı. Tanrı An (Gök. An-sar: Tüm gök)'la tanrı Ki(Toprak. Ki-sar: Tüm dünya) bu sudan doğdular. Onların birleşmesinden Enlil(Hava) meydana geldi* gökle toprağın arasını doldurdu. Enlil* karanlık göğü aydınlatmak için Nanya (Ay)'yı yarattı. Nanna da Utu (Güneş)'yla İnanna (Aşk ve savaş)'yı yarattı. Samilerde bu tanrılar Sin (Nanna)* Şamaş(Utu) ve İştar(İnanna) adlarıyla anılırlar. Enlil ilkin An (Samilerde Anu)'ın buyrukalrını yerine getiriyordu* sonra dünyayı Ki'nin elinden alarak yönetmeye başladı* daha sonrada An'ın yerine geçti ve bütün evrenin egemeni oldu* aynı zamanda Nippur kentinin koruyucusuydu. An'la Ki'den doğan bir başka tanrıda tatlı suların ve bilgeliğin tanrısı Enki (Samilerde Ea. Prof. Kramer "An'ın çocuğu olduğu söylenebilir" demekle yetiniyor* Enuma Eliş'de ileri sürülen bu doğumu kesin bulmuyor)'dir* sanatı koruyor ve derinde yaşıyordu. Enlil toprağın egemenliğini eline geçirdiği sırada İnanna'nın ablası gök-tanrılaçalardan Ereşkigal'i Kur(Yeraltı ülkesi)'a kaçırmıştı. Bu yeraltı ülkesinde Annunaki (yargıçık yapan ve An'ı soyundan gelen yeraltı tanrıları)'ler vardı* ülkenin kapısını Neti(Samilerde Nedu) bekliyordu. Gılgamış Destanı'nda bunlardan başka şu tanrıların adları anılmaktadır: Adad (Fırtına yağmur tanrısı)* Antum (An'ın karısı)* Absu (Tanrıları meydana getiren su)* Aruru (Yaratıcı tanrıça. Endiku'yu kilden yarattı)* Aya (Utu'nun şafağı ve gelini)* Belit-Şeri (Yeraltı yargıçlarının zabıt katibi)* Dilmun (Cennet. Sadece tanrılar gidebiliyor* bir de tufan'dan kurtulup ölümsüzleştirilen Utnapiştim ya da başka bir anlatımdaki adıyla Ziusudra orada yaşıyor)* Dumuzi (Ya da Dumu-zid. Samilerde Tammuz ya da Temmu. Verimlilik tanrısı. Çoban demek. İnanna'nın da kocası)* Endukugga ve Nindukugga (Yeraltı tanrı ve tanrıçası. Enlil'in ana-babası)* Enkidu (Aruru'nun yarattığı yabanıl yaratık. Daha sonra hayvanların koruyucu tanrısı oluyor)* Enugi (Sulama tanrısı)* Haniş (Kötü havayı haber veren göksel varlık)* Humbaba ya da Huvava (Sedir ormanı bekçisi canava* Anadolu'lu bir tanrı olduğu sanılıyor)* İgigi (Gök tanrılarının ortak adı)* İnsan-akrep (Tanrıların karşıtı. Su tarafından tanrılarla savaşmak için birçokları yaratılmış. Güneşin battığı yerde nöbetçi)* İrkalla ( Ereşkigalin bir başka adı)* İşullana (An'ın bahçivanı. Aşkına karşılık vermediğinden ötürü İnanna tarafından köstebeğe dönüştürüldü)* Lugabanda (Çoban-tanrı. Aynı zamanda kral. Gılgamış'ın babası ya da koruyucusu)* Mammetum (Alınyazısı-tanrısı)* Namtar (Uğursuzluk şeytanı* hastalık getirici. Yeraltı ülkesinin başpapazı)* Nergal (Yeraltı tanrı.Ereşkigal'in kocası)* Ningal (Ay tanrısının karısı* güneşin annesi)* Ningirsu (Ninurta'nın eski adı. Verimlilik tanrısı)* Nirnurta (Ningirsu'nun yeni adı. Savaş ve bereket tanrısı)* Gizzida ya da Ningizzida (Bereket tanrısı. Hayat ağacının efendisi olarak niteleniyor. Büyü de yapıyor. Daha sonra Dumu-zid'le birlikte göğün kapısını bekliyor)* Ninhursag (Ana tanrıça. Ki'nin başka adı. Enki'nin karısı)*Ninki (Ninhursag ya da Ki'nin bir başka adı olduğu sanılıyor. Destanda Enlil'in annesi)* Ninsun( Bilgelik tanrıçası. Lugulbanda'nın karısı ve Gılgamış'ın annesi)* Nisaba (Tahıl-tanrıça)* Puzur-Amurri (Utnapiştim'in dümencisi)* Samukan (Sığırların tanrısı)* Siduri ya da Sabit (Şarap yapımcı kadın. İnanna'nın bir başka adı olabileceği öne sürülüyor)* Silili (Göksel kırsak* göksel aygırın da annesi)* Şullat (kötü hava habercisi. Haniş'in bir başka biçimi) Şulpay (Şölen yöneticisi tanrısı) Ubara-Tutu (Utnapiştim'in babası* mitolojik kral)* Utnapiştim (Sümerlilerin Ziusudra'sına Samilerin verdiği ad. Ünlü tufan kahramanı)* Urşanabi (Utnapiştimin'in kayıkçısı. Dilmun'a gitmek için ölümcül suları hergün geçiyor)* Yedi bilge (Yedi kente uygarlık getiren getiren Sümer bilgeleri)



    Tiamat* the Dragon Goddess of Chaos and Darkness* is battled by Marduk* God of Justice and Light.This might indicate the change from a matriarchal to a patriarchal system that obviously took place.

    Asur-Babil Dini:

    Mezapotamya çoktanrıcılığı. Mezapotamya* Dicle'yle Fırat nehirleri arasındaki bölgenin adıdır. İ.Ö. XI. yüzyıla doğru Türkistan bozkırlarından ve Elam dağlarından inen Sümerler bu bölgeye egemen olarak büyük bir uygarlık kurmuşlardı. İlkel totemleriyle canlıcılık inançlarını geliştirerek çoktanrıcılığın özel bir biçimi olarak kent-tanrıcılığı oluşturdular* Kent-tanrıcılığı* bütünüyle* canlıcılık anlayışıyla geliştirilmiş bir totemcilik uzantısıdır. İlkel kabilelerde nasıl her kabilenin koruyucu bir totemi varsa öylece her kentin koruyucu tanrısı olmuştur. Bu tanrı* kendilerine korku veren ya da yarar sağlayan hayvan* yıldız* güneş* toprak* deniz dağ vb gibi doğa varlık ya da olayların canlılık anlayışıyla kişileştirilmiş biçimidir. Örneğin Mezapotamya'da hem denizci* hem tarımcı bir ulus haline gelen Sümerler* denizi kişileştirip adına Tiamat demişlerdir. Kentlerin bu totem-tanrıları* ülke çapında bir çoktanrıcılık meydana getirmiştir. Kent-tanrılarının gücü * kentlerinin gücüyle artmış ya da azalmıştır. İ.Ö. XXV. Yüzyıldan ihtiabaren Asurlular ve Babilliler bu bölgeye egemen olunca Sümer çoktanrıcılığı buldular ve
    ve kendi kent-tanrılarıyla Sümer tanrılarını birleştirdiler. Asur-Babilonya uygarlığı* Sümer uygarlığının üstüne kurulmuş ve kültürünü ondan alan bir uygarlıktır. Bu uygarlık* özellikle Hamurabi(2003-1961) çağında doruğuna yükselmiştir. 282 maddelik ünlü Hamurabi yasasını Hamurabi'ye tanrı Şamaş (Marduk)'ın yazdırdığına inanılır.

    Derleyen: - Arch Fiend
#11.05.2007 02:29 0 0 0
  • Yaratılış Efsanesi:

    Babil'in yaratılış destanı Enuma Eliş* tanrıların düşüşünü ve aralarındaki ilk yabancılaşmayı* diğer pek çok dinde rastlanan büyük tanrılarla genç tanrılar arasındaki savaşları anlatan hikayelere benzer bir öyküyle aktarır. Evrensel boşlukta ilkin erkek dev Absu'yla dişi dev Tiamat varmış* bunların birleşmesinden erkek yılan Lakamu meydana gelmiş* yılanların birleşmesinden de gökyüzü tanrısı Anşar'la yeryüzü tanrısı Kişar doğmuş* yeryüzüyle gökyüzü birleşerek Anum* Enlil ve Ea'yı doğurmuşlar. Böylelikle sessizlik bozulmuş ve evrende gürültü başlamış. Sessizliğe alışık olan Absu'yla Tiamat bu gürültüden tedirgin olmuşlar. Absu* bütün yarattıklarını yoketmeye karar vermiş* çocuklarının yok olmasını istemeyen Tiamat her ne kadar ona karşı koymuşsa da dinletememiş. Ne var ki büyükbabasının bu kararını sezgileyen Ea bir büyüyle onu yoketmiş. Kocasının yokoluşuna çok üzülen ve o oranda da çok kızan Tiamat bir canavarlar ordusu kurarak öcalmak ve bütün tanrıları yok etmek istemiş. Tiamat dehşet verici yaratıklardan -akrep adamlar* kentaurlar ve başka korkunç yaratıklar- oluşan bir demon ordusunun başına komutan olarak konkunç dev Kingu'yu getirmiş ve kader ipleri'ni de onun eline vermiş. Tanrılar önce korkudan titremişler* sonra çaresizlik içinde kendilerini savunmaya karar vermişler. Önce Anum ve sonra Ea savaşı yönetmeyi denemişlerse de becerememişler ve korkup kaçmışlar. Tiamat'la başa çıkamayacaklarını anlayan tanrılar sonunda Marduk'a başvurmak zorunda kalmışlar. Marduk* kendisini bütün tanrıların başkanı yapmaları ve kaderin iplerinide kendisine vermeleri şartıyla başkomutanlığı kabul etmiş. Anum'un diplomasi yolunu denemesine karşın Marduk güç kullanmayı seçer ve kadın ceddine alevler* fırtınalar ve şimşeklerle saldırır. Tiamat onu yutmak üzere ağzını açar(kaos* her şeyi silip süpüren dişi* düzen ilkesini yutarak* yeniden soğurarak* onu ilk çıktığı yer olan ana rahmine geri göndererek yok etmeye çalışmaktadır)* ancak Marduk* fırtınanın rüzgarını onun ağzından içeri sokarak midesine gönderir ve bedeninin acılar içinde şişmesine neden olur. Tiamat gücünü kaybettiği bir anda Marduk okunu çeker ve onu öldürür. Kozmosu meydana getiren* hayat veren su aynı zamanda yok edilmesi gereken kaos* yani Tiamat'tır.
    Kingu ve ordularını fazla zorlanmadan alt eden Marduk* Tiamat'ı ikiye böler(yani Kozmos'u ayırır)* bir yarısını gökyüzüne yerleştirir ve kendisi ve diğer tanrılar için bir saray inşa eder. Marduk şimdi evrenin örgütlenmesini* kozmosun yaratılışını tamamlar ve fiziksel dünyayı meydana getirdikten sonra* insanı yaratmaya koyulur. İnsanı tek bir amaç* kendisine ve diğer tanrılara hizmet etmesi için yaratmıştır: Bu nedenle* insanın başlıca görevi* tanrılara kurban sunmak ve tapınaklarda çalışmaktır. Tuhaf olan şudur ki* Marduk insanları Kingu'nun kanından yapmıştır. Bu konuyla ilgili insanın düşmüş doğasının* atalarından* Tiamat'ın oğlu olan bu kötü prensten kaynaklandığı söylenebilir.
    Babil'in yeraltı tanrıları* en iyi durumda "müphem" sayılabilecek özellikler sergiler. "Karanlıkların kraliçesi" Ereşkigal'dir. Önceden bir gökyüzü tanrıçasıyken* canavar Kur tarafından zorla kaçırılarak ölüler diyarına indirilmiştir ve orda Kur'un eşi olarak tahta çıkmıştır. Tahtını* Enlil'in oğlu ve aslında bir güneş tanrısı olan Nergal ile paylaşır. Nergal* silah olarak sıcağı ve yıldırımları kullanarak ölüler diyarına(yeraltı dünyasına) iner ve Ereşkigal'i yok etmekle tehdit eder. Ereşkigal yok olmaktan kurtulabilmek için onunla evlenmeye razı olur. Bu karanlık ilahlar yıkım* salgın hastalık* savaş ve ölüm tanrılarıdır; bununla birlikte* her ikiside ikircikli özelliklerini gerek işlerinde (Nergal aynı zamanda iyileştirici tanrıdır) gerekse ölüler diyarına düşen gök tanrılar olarak kökenlerinde göstermektedirler. Yıldızların tanrıçası İştar (Sümer-İnanna) kız kardeşi olan Ereşkigal* onun kökteşidir ve İştar'ın ölüler alemine inişiyle ilgili ünlü mit bu ilişkiyi doğrulamaktadır. İştar tam olarak bilinmeyen nedenlerden dolayı ölüler alemine iner -olasıki yeraltı dünyasını yönetmeyi arzulamıştır. Ancak* anlaşılabilir nedenlerden dolayı kız kardeşi Ereşkigal'in* bu cesareti yüzünden ona kızacağından ve onu yokedeceğinden korkar. Yedi kapıdan geçmesi gerekir ve geçtiği her kapıda onu bir demon karşılayarak giysilerinden bir parça soyar. En sonunda "Çırılçıplak ve dizlerinin üzerinde* Ereşkigal'le* Alt Dünya'nın en korkulan yedi yargıcı Annunaki'nin huzuruna getirilir. Ölüm dolu bakışlarını onun üzerinde toparlar ve o an bedeni bir cesete dönüşür; cesedi bir direğe asılır. İştar öldüğünde* yukarıda tüm yeryüzünün dölü kesilir. Enki'nin yardımıyla İştar yeniden canlanır* ancak ölüler aleminin kuralı odur ki* kendi yerine bir kurban bırakmadan hiç kimse yaşama geri dönmeyecektir. İştar yukarıya geri döndüğünde* kocası çoban Tammuz'un yaşadığı Kullab'a gider. Temmuz(Sümerlilerde Dumuzi)* onun yokluğuna yaz tutmak bir yana* hükümdar olmanın zevkini çıkarmaktadır. İştar ona "ölümün gözü"yle bakar ve onu hiç bir zaman dönmeyeceği ölüler aleminin demonlarına teslim eder. Cehennem burada yanlızca ölümün hüküm sürdüğü bir bölge değil* aşk ve doğurganlık tanrıçasını tutsak ettiğinde* dünyada kuraklık ve kısırlığada yol açabilen bir güçtür.
    Mezapotamya demonları genellikle tanrılardan daha az saygınlığa ve güce sahip ikincil derece düşman ruhlardı. Zaman zaman Tiamat'ın zürriyetinden oldukları kabul edilse de* daha sık olarak üst-tanrı Anum'un çocukları olarak düşünülürlerdi. Dehşet verici Anunnaki'ler ise cehennemdeki ölülerin gardiyanlarıydı. Etimmu mutsuz ölenlerin hayaletleriydi. Utukku çöllerde ya da mezarlarda yaşardı. Diğer kötü ruhlar* salgın hastalıkların demonları* karabasanların demonları* baş ağrılarının demonları* fırtınaların demonları(Pazuzu) gibi ve çeşitli hastalıkların demonlarıydı. Bu demonların en korkunçlarından biri de Lilitu'dur. Lilitu geceleri dolaşıp "succubus" olarak erkeklere saldıran ya da onların kanını içen frijit* kara kuru* kocasız "umutsuzluk bakiresi"ydi. Labartu* iki elinde birer yılan taşırdı ve genellikle bir köpek ya da bir domuz eşliğinde dolaşarak* çocuklara* annelere ve dadılara saldırırdı. İnsanlar bunlardan korunmak amacıyla muskalardan* efsunlardan* demon kovma dualarından ve diğer büyülerden yararlanırlar* ancak özellikle de kendi koruyucu tanrılarına özenle ibadet ibadet edip onların sevgisini kazanmaya çalışırlardı.


    Tanrılar ve Tanrıçalar:

    Ab-zu: (Sümer) Yeraltı tanrısı. Apsu(ya da Absu)'da denir. İlk insanlar* yaşamın sarmal gelişimini mevsimlerde izlemişler* doğum-ölüm döngüsünü yeraltı sularına bağlamışlardır. Yeraltı suları* ilkbaharda bütün doğaya canlılık verirler* yazın göklere doğru yükselirler* sonbaharda yağmurlarla yeniden insanın yaşadığı toprağa düşerler* kışın da toprağın altındaki yerlerine dönerler. Bu döngü her yıl böylece tekrarlanır. Su mevsimi gelince* her yl doğayı yeniden canlandırır. Bu yüzden Ab-zu* canlandırıcı bir tanrıdır.

    Adad: (Mezapotamya) Hava ve gökgürültüsü tanrısı. Bu tanrı* Ramman adıylada anılırdı. Mezapotamya çoktanrıcılığı* Sümer* Asur* Babil* Hitit ve Fenikeliler'in ufak tefek farklarla benimsedikleri oratk inançlardır.

    Adapa: (Babil) Ölümsüzlük fırsatını kaçıran insan. Mısır'da Tel-el-Amarna mahsenlerinde çivi yazısıyla yazılmış tabletler halinde bulunan Adapa efsanesi* insanın bir zamanlar ölümsüz olma fırsatını yakaladığı halde nasıl elinden kaçırdığını anlatmaktadır. Efsaneye göre* Adapa adında bir bilgin* tanrılık bilgiye eriştiği halde halde* tanrılık ölümsüzlüğe erişemediğine yakınırmış. Bir gün kayığının devrilmesine kızarak Güney yeli tanrısının kanatlarını kırıvermiş. Tanrı Anum'un başkanlığında tanrılar* onu yargılamak için toplanmışlar. Yargının sonunda Adapa'ya ölüm ekmeği yedirileceğini bilen insanların koruyucusu tanrısı Ea* onun kulağına bu ekmeği yememesini fısıldamış. Oysa* Adapa'nın bilgisini çok beğenen tanrılar* ona ölüm ekmeği yerine ölümsüzlük ekmeği vermişler. Adapa* tanrı Ea'nın öğüdüne uyarak bu ekmeği yememiş ve böylelikle insanoğluna bir daha asla bağışlanmayacak olan ölümsüzlük fırsatını kaçırmış.

    Akrep İnsanlar: (Sümer)Akrep insanlar ülkesi. Tufan varsayımının ilk biçimi Sümerler'in Gılgamış öyküsünde anlatılır. Tufandan kurtularak ölümsüzlüğe kavuşan Utnapiştim'in oturduğu yer* Akrep ülkesini aştıktan sonra varılan yerdir. Gılgamış* ölümsüzlüğe ulaşmanın çaresini öğrenmek için büyük dedesi Utnapiştim'e gitmek için bu ülkeden geçer.

    An: (Sümer) Gök-tanrı. Anum da denir. Savaş tanrısı İştar'ın kocasıdır. Yunanlıların Zeus'uyla eşdeğerlidir* tanrılar tanrısıdır. Sümer inançlarında Enlil(toprak) vr Enki(okyanus) ya da Ea'yla birlikte büyük tanrılar üçlüsünü kurarlar.

    Anşar: (Sümer) Gökyüzü tanrısı. Yeryüzü tanrısı tanrısı Kişar'la birlikte dişi yılan Lakamu'yla erkek yılan Lakmu'nun çocuklarıdır.

    Annunaki'ler: (Sümer) İkinci derece tanrılar. Bunlar baştanrı Marduk'tan kendilerine bir hizmetçi vermesini istemişler* o da insanı yaratmış.

    Arallu: (Sümer) Cehennem ülkesi. Sümer inançlarına göre* cehennem ülkesini yöneten önce tanrıça Ereşkigal'miş* sonra çok güçlü bir tanrı olan Nergal onunla evlenerek cehennem ülkesinin kralı olmuş.

    Aruru: (Sümer) Sümer tanrıçası. Sümerlerin ünlü Gılgamış destanında adı geçen* A-Ru-Ru biçiminde de yazılıyor. Uruk kentinin genç kızları* nişanlılarını sabahtan akşama kadar çalıştıran kral Gılgamış'ı ona şikayet ederler. O da Gılgamış'ı başka konularda oyalasın diye Enkidu'yu yaratır.

    Aya: (Babil)Güneş-tanrı Şamaş'ın karısı tanrıça.

    Babbar: (Mezapotamya) Güneş-tanrı. İ.Ö. III. binyılda tapılmıştır. Asur ve Hititlerde Şamaş adını taşır. Adaletle ilgili bir tanrıdır* haksızlık yapanları cezalandırırmış.

    Bel: (Babil) Tanrı. Baal deyiminin başka bir söyleyiş biçimidir. Nippul tanrısı Enlil* Babil tanrısı Marduk bu adla anılırdı. Dişili Beltu'dur* Yunanlılar Beltis'de derler. Daha çok Babillilerin kullandıkları Bel deyimi* İbranice ve Fenikecedeki kullanımından farklı olarak* en büyük kutsal tanrıyı dile getirir. Arami inançlarındaki tanrılar üçlüsü Yarhibol ve Aglibol'daki bol deyiminin de bel deyiminin başka bir biçimi olduğu açıktır.

    Belit: (Babil) Tanrı Bel'in karısı. Tanrı Bel* büyük tanrı Enlil'in adıdır.

    Boğa: (Sümer) Bolluk ve güçlülük simgesi. Hayvan tapımının en önemli tanrılık hayvanlarından biri olan boğa'ya ilkin Sümer inanaçlarında rastlamakla birlikte boğanın kutsallığı inancının hemen bütün ilkel inançlarda yer aldığı görülür. Bütün mitolojilerde boğa* dölleme ve kuvvet olarak erkek gücünü simgeler. Sümerlerde boğa* erkek insan başlı olarak tasarımlanmıştır. Boğa tapımı* bütün sami dinlerinde süregelerek Antikçağ Yunan ve Roma inançlarına kadar gelmiştir. Boğa eski Yunan'da Zeus'ün* Roma'da Jüpiter'in simgesidir.

    Ea: (Sümer) Su-tanrı. Enki adıylada anılır. Sümer-Akad inançlarında evrenin ana öğesi su'dur. Daha açık bir deyişle Sümer evreni gök (An)* toprak (Enlil)ve su (Enki) olmak üzere üçe ayırmakla beraber bunların temel ve tümünün yaratıcı öğesi olarak su'ya tapmışlardır. Bu bakımdan* Ea büyük yaratıcı tanrıdır* göğü ve toprağı o yaratnıştır* aynı zamanda tüm bilgeliktir ve bundan ötürüde büyüsel etkiler onun yardımıyla elde edilir* yaşam kaynağı olduğundan ötürü bolluğuda simgeler. Sümer tapınaklarında Ea'nın kendisi olarak bir kap içinde kutsal su bulundurulurdu* bu sudan içen hastaların iyileşeceğine ve güçsüzlerin güçleneceğine inanılırdı. Tapınak rahipleri de balık biçiminde giysiler giyerlerdi. Hıritiyanların İsa'ya tasarladıkları balık niteliğinin de kaynağı Sümerlerin bu inancı olsa gerektir. Sümer inançlarında Ea'dan önce* bir su ilkesi olan Ab-zu(ya da Ab-su) inancı alır.

    Enkidu: (Sümer) Gılgamış'ın arkadışı. Engidu biçimindede yazılmaktadır. Kimi incelemeciler onun bir insan olmadığını* belki de bir aslan olduğunu ileri sürmektedirler.(Örneğin* Bkz. Challaye* Dinler Tarihi* İstanbul 1960* s. 116). Vücudu kıllarla kaplı* çok bilgeli bir varlıkmış. Bir başka anlatıma göre de kralı olduğu kenti kalkındırmak isteyen Gılgamış* ülkesinin bütün erkeklerini işe koşarmış. Kadınlar kocalarını* genç kızlar nişanlılarını göremez olmuşlar. Bu yüzden kralı* tanrı Aruru'ya şikayet etmişler. Kadınları haklı bulan tanrı da krala bir arkadaş yaratarak onu başka serüvenlere yöneltmek istemiş ve tanrı Anum'a benzeyen toprak vücutlu* çok iri ve vahşi Enkidu'yu yaratmış. Bu yaratık Gılgamış'ın yaşamında büyük çapta etken olanlardan biridir ve sonunda da onun uğrunda ölür. Öyküye göre tanrıça İştar* krala aşık olmuş. Ama onun bütün sevgililerini öldürdüğünü bilen Gılgamış* tanrıçaya yüz vermemiş. İştar da ondan öç almak için üstüne azgın bir boğayı saldırtmış. Gılgamış ancak Enkidu'nun yardımıyla boğayı altedebilmiş. Buna çok kızan İştar da Enkidu'nun canını almış. Enkidu'nun ölümü* Gılgamış'ın ölümden korkup ölümsüzlüğü aramasının nedenidir. Bir başka anlatıma göre de Gılgamış* ölüler ükesinde arkadaşıyla görüşür. Enkidu'nun ona ölümün ne denli kötü olduğunu anlatması* Gılgamış destanı'nın en şiirli bölümüdür.

    Enlil: (Sümer) Yeryüzü-tanrı. Bel ya da Belum adıyla da anılır. Baal'le birlikte bütün bu adlar* Mezapotamya'nın en büyük tanrısını dile getiren tanrı anlamındadır. Enlil* tanrı Anum'un oğluydu* zamanla babasının yerine geçerek baştanrı yerine yükseldi. Yeryüzüne hakim olan* onu yöneten odur. Sümer inançlarında bir tufan meydana getirerek insanları cezalandıran da odur. Atmosfer güçlerini de o yönetir; şimşekler fırtınalar* onun buyruğundadır. Karısı Ninlil ya da Belit'le birlikte Elam dağlarında oturur. Nippur sunağı ona adanmıştır. Özellikle sümerler en çok onu saymışlar ve en çok ondan korkmuşlar. Ne var ki Mezapotamya'nın çok uzun tarihinde tanrılar zamanla yer değiştirmekte* oğullar babalarının yerini almaktadır. Belli bir zamanda hangi tanrı sayılıyorsa* bütün tanrıların onun tarafından yaratıldığına inanılmaktadır.

    Enzu: (Mezapotmaya) Av tanrısı Sin'in öbür adı. Mezapotamya'nın ünlü ay tanrısı Sin'e Enzu'da denir.

    Ereşkigal: (Sümer) Yeraltı ülkesi tanrıçası. Yeraltı ülkesi tanrısı Nergal'in karısıdır. Sümer inançlarına göre* ilkin cehennemi (Arallu) tek başına Ereşkigal yönetirmiş* tanrıların bir şölenine çağrılınca cehennemden ayrılmadığı için kendi yerine bir temsilci göndermiş* bütün tanrılar bu temsilciyi ayağa kalkıp selamlamışlar* sadece tanrı Nergal yerinden kıpırdamamış* bunu duyan ve çok kızan Ereşkigal* tanrı Nergal'i yakalatıp cehenneme getirmiş* ama Nergal* cehennemin için altüst ederek Ereşkigal'i tahtından indirmiş* cehennemin kralı olmuş ve Ereşkigal'le evlenmiş.

    İşkur: (Mezapotamya) Tanrı Adad'ın Mezapotamya Samilerinde kullanılan adı. Akkad'ların Adad ve Fenike'lilerin Baal adıyla taptıkları bu atmosfer tanrısı* Hitit'lerin Teşup ya da Tarhut adlı tanrılarıyla bir tutulmuştur.

    İştar: (Mezapotamya) Savaş ve aşk tanrıça. Mezapotmaya'nın en ünlü tanrıçasıdır* eski çağlarda onun adı tanrı anlamında kullanılırdı. Bir çok ulusların dillerinde çeşitli adlar almıştır. Sümerler ona İnnina ya da Nana derlerdi* kimi metinlerde Nina ya da Nane ve kimi yerde İnnanas olarak anılmaktadır. Babiller ona Annimitu adıyla taparlar. İranlılar onu Anahita adıyla benimsediler. Fenikeliler ona Aştar ya da Aşoret dediler. Yunanlılar Astarte adıyla anarlar. Ona Aştart adıyla Asurlular da tapmışlardır. Birçok metinlerde adı tanrıların kraliçesi olarak anılır. Yahudi peygamberleri Museviliğin karşısında en büyük tehlike olarak İştar tapımını bulmuştur ve onunla yüzyıllar boyunca savaşmıştır. Kimi metinlerde tanrı Sin'in kızı ve Şamaş'ın kız kardeşi olarak gösterilmiştir. Cehennem tanrıçası Ereşkigal'in de kardeşidir. Kimi metinlerde de tanrı Temmuz'un annesi* ya da karısı* ya da sevgilisidir. Gılgamış destanında genç krala aşık olduğu ve yüz bulamadığı için ondan öc almaya çalıştığı anlatılır. Kimi yerlerde zevk düşkünü ve hafif meşrep* kimi yerlerde ana-tanrıça olarak anılır. Cehennemliklere acıyarak cehenneme inişi ve Anu'yla evlenerek göğe çıkışı öyküleri ünlüdür.

    Kingu: (Sümer) Devler ve canavarlar ordusunun komutanı. Torunlarına kızan Tiamat* devlerden ve canavarlardan bir ordu kurarak tanrılara saldırır* bu ordunun başına getirdiği korkunç dev Kingu'ya kaderin iplerini verir. Tanrılarda kendilerini savunmak için tanrı Marduk'u başkomutan yaparlar. Marduk devleri yakalayıp cehenneme gönderir* kaderin iplerini de Kingu'dan alarak kendi boynuna takar. Marduk'un büyük ve evrensel eğemenliği böylece başlar.

    Kişar: (Sümer) Yeryüzü tanrı. Ünlü Sümer tanrıları Anum* Enlil ve Ea* onun gökyüzü-tanrı Anşar'la birleşmesinden doğmuş ya da oluşmuştur. Kişar dişi* Anşar erkektir.

    Lakmu: (Sümer) Erkek-yılan. Dişi-yılan Lakamu'yle birlikte dünyaya gelmiş. Sümerlerin yaratılış tasarımlarını anlatan Enuma Eliş (Gökyüzünde) adlı yapıta göre (bu yapıtın İ.Ö. VII. yüzyılda yazıldığı sanılıyor) bu iki yılan Apsu'yla Tiamat'ın birleşmesinden olmuşlar. Bu iki yılanın birleşmesinden de Aşar ile Kişar dünyaya gelmiş. Yeryüzüyle gökyüzü böylece oluşmuş.

    Lilitu: (Babil) Dişi gece demonu. Rüzgarla gelen felaketler* hastalıklar* veba ve ölümden sorumlu görülmekle birlikte* belkide daha fazla insanların cinsel yaşamlarına müdahalede uzmanlaştıklarına inanılır.

    Marduk: (Babil) Mezapotamya dininde Babil'in büyük koruyucu tanrısıdır.Bu özelliğiyle sonunda Bel'le özdeşleştirilmiştir. Eskiçağ çok tanrılıcığında Marduk özel bir yeri olan en büyük tanrılardan biridir. İlkin tarım tanrısıydı* sonra İ.Ö.XX. yüzyılda kral Hamurabi tarafındanen yüce tanrı derecesine yükseltildi* daha sonra İ.Ö.XVI. yüzyılda kral Buhtunnasr (Nabuhodonosor) tarafından tektanrı sayıldı.Bu açıdan bakınca Marduk tektanrıların ilkidir* Mısır'lı Amenotep IV.'ün tektanrısı Aton (İ.Ö.XII. yüzyıl) ve Musa'nın tektanrısı Yehova (İ.Ö. XII. yüzyıl) tarihsel süreçte onu izlemektedirler. Ne var ki Buhtunnasr* Marduk'un tektanrı olduğu inancını sadece kendi taşımış* ulusuna yaymak gücünü gösterememiştir. Marduk'un büyük önemi* bugün dünya uluslarını etkileyen üç büyük dine (Yahudilik* Hristiyanlık* Müslümanlık) kaynaklık etmiş olmasıdadır. İnançsal tarihi İ.Ö.IV. binyıla kadar iner. Eski mezapotamya inançlarında o* özdeğe biçim veren ve detayı yaratan tanrı sayılmaktadır. Balçıktan insanı yaratan odur. Tarım tanrısı olduğundan ötürüde marru (bel küreği)'yla simgelenmiştir. Sümerler Amoritlere yenilince Marduk tanrı Enlil'in de yerini almış ve bütün tanrıların en büyüğü sayılmıştır. Sümerlerin Enuma Eliş (Gökyüzünde) sözcükleriyle başlayan ve bundan ötürü bu adla anılan uzun yaratılış şiiri* Marduk'un baştanrılığını şöle anlatır (Kimi incelemeciler Marduk'un bu şiire sonradan sokulduğunu ileri sürmüşlerdir): İlk kaosun canavarı Tiamat'ı(tuzlu suların kişileşmesi) yendikten sonra "yeryüzünün ve göğün tanrılarının efendisi" olur. İnsanlarla birlikte bütün doğa* varlığını ona borçludur. Krallıkların ve uyruklarının yazgısı onun elindedir. Yeryüzünü de Kingu'nun kanıyla yoğurup elde ettiği balçıktan ilk insanı meydana getirmiş. Babil Kralı Hamurabi ünlü yasalarını kendisine dikke ettirenin Marduk olduğunu söyler* Marduk burada adelet tanrısı Şamaş kişiliğindedir. İncelemeci Samuel Reinach* Hamurabi yazılarıyla Yahudi yasaları arasındaki benzerliğe işaret ederek* Marduk'u Yehova'yla aynılaştırır.
    Babil'deki en önemli Marduk tapınakları* Esagila ve tepesinde bir Marduk tapınağı bulunan Etemenanki adlı ziggurattı. Esagila'da her yeni yıl şenliğinde Enuma eliş şiiri okunurdu. Marduk'un karısı olarak en sık anılan tanrıça Zarpanit ya da Zarbanit'ti (Zarpan Kentinin Kadını). Marduk'un yıldızı Jüpiter* kutsal hayvanları ise at* köpek ve özellikle çatal dilli canavardı. Marduk en eski anıtlarda* elinde üçgen bir kürek çapayla betimlenir; bunun bereketi ve birlikteliği simgelediği düşünülür. Yürürken ya da savaş arabasına binmiş durumda da betimlenir. Giysisi yıldızlarla süslüdür. Elinde bir asa vardır; ayrıca yay* mızrak* ağ ya da yıldırım taşır. Asur ve Pers kralları da yazıtlarda Marduk ve Zarpanit'i saygıyla anmışlar* ikisinin birçok tapınağını yeniden yaptırmışlardır.

    Moummou: (Sümer) Sonsuzuk-tanrı. Kimi metinlerde Apsu'yla Tiamat'ın oğlu* kimi metinlerde de Apsu'nun veziri olarak gösterilmektedir. Mummu biçiminde de yazılıyor.

    Nana: (Sümer)Ana-tanrıça Kybele'nin adlarından biri. Nina ve İnnina da denir. Akad'lar kendi dillerinde onu aynı anlamda İştar sözcüğüyle çevirmişlerdir. Ana ve Anna sözcükleri de bu kökten türemedir. Mezapotamya mitolojisinde Nane adıyla tanrı Enzu'nun ve kimi yerde de tanrı An'ın kızı olarak gösterilir* aşk ve savaş tanrıçası sayılır. İ.Ö. V.I. yüzyılda Babil'de Annumitu adıyla anılmıştır.

    Nergal: (Babil) Güneş-tanrı. Aynı zamanda savaş* ateş ötedünya ve doğa olaylarınıda simgeler. Mezopotamya uluslarının çoğunca tapılmıştır.

    Ningirsu: (Sümer) Savaş-tanrı. Urningirsu da denir. Tanrı Enlil'in oğludur. Anu'nun kızı olan tanrıça Bo'yla evlidir. Tanrıça Bo* tanrıça İştar'dan önce Lagaş bölgesinin toprak-ana'sıydı. Savaş tanrının yirmi dört çeşit silahı varmış ki bunlardan herbiri bir devi simgelermiş. Ningirsu'nun annesi de Ninlil adını taşır ki Enlil'in karısıdır.

    Ninhur Sag: (Sümer) Kış bölgesi tanrıçası. İ.Ö.III. b.nyılda tapılmıştır. Ninlil ile kardeş çocuklarıdır.

    Ninlil: (Sümer) Tanrı Enlil'in karısı. Nirginsu'nunda annesidir.

    Pazuzu: (Babil) Ateş-peri. Kuş ayaklı* kanatlı ve insan ellidir. Hastalıkları iyi ettiğine inanılır. Hastaların boynuna onun resmini taşıyan muskalar asılırmış. İkircikli özelliği olarak güneydoğudan estirdiği rüzgarlarla vebayıda beraberinde getirdiğine inanılan demon.

    Sin: (Sümer) Ay-tanrı. Sümerlilerin en büyük kozmik tanrısıdır. Güneş-tanrı Şamaş'la yıldız-tanrı İştarın babasıdır. Evren-tanrı Enlil'le evren-tanrıça Ninhil'in oğludur. Akad'lar* eski Araplar ve Hitit'lerce tapılmıştır. Tevrat'ta da onun sözü edilir ve peygamber İbrahim'in çıktığı kent olan Ur'da onun egemen olduğu anlatılır. Sin* Sümer inançlarında birinci büyük tanrı üçlüsündendir. Kimi incelemeceiler bunu Mezapotamya'ya göçeden Sami ulusların etkisiyle bağlarlar.

    Şamaş: (Babil) Güneş-tanrı. Aslı Sümer'lilerin Utu tanrısıdır. Samiler onu Şamaş adıyla anarlar. Sümer'lerde yargıç ve yasa koruyucu* Samilerde savaş ve bilgelik tanrısıdır. Sin'in oğlu* İştar'ın erkek kardeşi hem kocasıdır. Elam* Mitanni* Asur* Hitit gibi uluslarca da tapılmışdır. Hamurabi çağında Şamaş'da* öteki tanrılar gibi* Babil kentinin koruyucu tanrısı Marduk'un bir görünümü* bir belirimi (hipostas'ı) sayılmıştır. Özellikle kral Nabulhonosor (Buhtınnasr) tek tanrı saydığı Marduk'un kişiliğinde Sin* Enlil ve Şamaş'ı birleştirmiştir. Ona göre Marduk karanlıkları aydınlattığı için Sin* egemenlik tanrısı olduğu için Enlil ve adalet dağıttığı için Şamaş'tır. Hamurabi'ye 282 maddelik bir yasa dikte ettiren de işte bu Şamaş(Marduk)'tur.

    Şullat: (Sümer) Fırtına ve kötü hava habercisi tanrıça.

    Tiamat: (Sümer) Tuzlu su-tanrıçası. Tatlı su-tanrı Apsu (ya da Ab-zu)'yla birlikte evrenin ilk varlıklarıdır. Sümer'lerin Enuma Eniş (Gökyüzünde) adlı yaratılış efsanelerinde evrenin bomboş olduğu bir ön zamanda bu iki varlığın bulunduğu belirtir. Evren* bütün tanrılar ve insanlar bu iki varlıktan* eşdeyişle su'dan meydana gelmiştir. Tatlı ve tuzlu suların birleşmesinden ilkin erkek yılan Lakmu (Lagma biçiminde de yazılıyor)'yla dişi yılan Lakamu (Lagama biçimindede yazılıyor) doğuyor.Bunların birleşmesinden de Anşar (Gök. An-sar biçiminde de yazılıyor) ve Kişar (Toprak. Ki-sar biçiminde de yazılıyor) meydana geliyor. Tanrılar ve insanlar işte bu gökle yerin birleşmesinden doğuyorlar.

    Temmuz: (Sümer) Sümer'lerin Dumuzi'sinin Sami'lerdeki adı. Tamuz ve Tammuz biçimlerindede yazılır ve söylenir. Kaynağı Sümer tanrısı Dummuzi olan Temmuz giderek Anadolu'da Attis ve Adonis'e dönüşmüştür. Bütün bunlar bitkilerin ölen ve yeniden dirilen tanrısı'dırlar. Bu tasarım* doğanın sonbaharda ölüp ilkbaharda yeniden canlanışını simgeler. Bu tanrılarda doğa gibi* sonbaharda ölüp ilkbaharda yeniden dirilerek aşk ve bereket getirirler. Sonbaharda ölümleri aşk yüzündendir* kışı yeraltı ölüler ülkesinde geçirişleri aşk yüzündendir* ikbaharda yeryüzüne dönüşleri aşk yüzündendir. Sümerlerden Yunanlılara kadar çeşitli bölgelere ad değiştirerek süregelen bu temel efsanede aşk ve şehvet doğurganlığın* bereketin* bolluğun simgesi sayılmıştır. Doğal yılın en verimli ayı sayılan Temmuz ayı da adını burdan alır. Bu tanrının sevgili ya da karısı da Sümerlerde İanna ya da İnanas* Samilerde İştar ya da Aştart ya da Aştoret'tir. Kimi anlatımlarda yeraltı ülkesine giden Temmuz değil* Aştart'dır. Orada tutuklanmış* bu yüzdende yeryüzünde aşk ve bereket kalmamıştır. İnsanların ve hayvanların üremesi durmuş* bitkiler açmaz ve tohum vermez olmuştur. Tanrılar bunu önlemek için kadınsı bir erkeği yeraltına göndererek Aştar'ın yeniden yeryüzüne dönmesini sağlamıştır. Akad anlatımlarındaysa İştar* genç kocası Temmuz'u aramak için yeraltı evrenine iner. Sümer anlatımlarında İnanna* yeraltı evlerinden çıkabilmek için* kocası Dumuzi'yi rehin bırakır. Ama bütün bu anlatımlarda tanrı ve tanrıçalar kış aylarını yeraltında* yaz aylarını yeryüzünde geçirirler; ölür ve yine dirilirler* ölmekle doğadaki canlılığa son verir ve dirilmekle doğayı canlandırırlar.

    Utu: (Sümer) Güneş-tanrı. Ud ya da Ut da denir. Mezapotamya metinlerde Babbar* Asur ve Hitit metinlerinde Şamaş adıyla anılır. Adalet-tanrı Kittu ve hak-tanrı Meşarru onun çocuklarıdır. Sümer zincirinde ilkin var bulunan su'dan An(Gök) doğuyor* sonra Ki(Toprak) ve bunalrın birleşmesinden Enlil(Hava) doğuyor* işte Nana(Ay)-Utu* (Güneş)-İnanna (Aşk ve savaş) onun çocuklarıdır.

    Utnapiştim: (Sümer) Sümer'lerin Nuh'u. Babil diliyle yazılan tabletlerde bu adla anılan tufan kahramanına Sümer'lerin Ziusudra dedikleri sonradan anlaşılmıştır. Utnapiştim'e Sümer'lerin
    Nuh'u demekten daha iyisi Nuh'a Yahudilerin Ziusudra'sı demektir* çünkü bu öbüründen onbeş yüzyıl öncedir. Şurrupak kentinde kralmış* bilgeymiş ve rahipmiş. Adının sözcük anlamı "hayatı gören"dir. Ubara-Tutu'nun oğluymuş. Tufan'ı atlattıktan sonra ölümsüzlüğe kavuşan ve tanrılarca Dilmun(Cennet)'da yaşamasına izin verilen Utnapiştim aynı zamanda atası bulunduğu Gılgamış'a ünlü su baskınını şöle anlatır: İnsanlar çoğalıp gürültü yapmaya başlamışlar. Tanrıların gözüne uyku girmez olmuş. Bunun üzerine insanları yok etmeyi planlamışlar. Tanrı Ea "önceden verdiği sözü tutarak" bu karardan Utnapiştim'i haberdar etmiş ve bir gemi yapmasını sağlamış. Geminin yapımı bitince tufan patlamış. Öğlesine korkunç bir kasırga başlamışki "tanrılar bile korkularından göğün en yüksek katına kaçmışlar* orada sokak köpekleri gibi titreyerek duvar dibine sinmişler". Altı gün ve altı gün gece boyunca gök ve yer birbirine karışmış. Öyle ki " cennetin ve cehennemin tanrıları ağlayışıp durmuşlar". Yedinci gün başladığında tufan yatışmış* Utnapiştim'in gemisi de Nisir dağının tepesine oturmuş. Orada gemiden inip adak kurbanını kesmişler. "Tanrılar tatlı kokuyu alınca dağın başına sinekler gibi üşüşmüşler". Tufan'ın düzenleyen tanrı Enlil çok kızmış* tanrı Ea'ysa kendisinin haber veridiği yadsımış ve "bilge kral Utnapiştim olacakları düşünde görmüş" deyip işin içinden sıyrılmış. Çaresiz kalan tanrılar toplanmışlar ve Utnapiştim'le karısına ölümsüzlük bağışlayıp "çok uzakta" yaşaması için Dilmun'a yerleştirmişler. Bu yüzden Sümer'ler ona Uzaktaki de derler.

    -
#11.05.2007 02:28 0 0 0
  • Ayasofya'nın mucizeleri


    Kalp hastalığını iyileştiren su* unutkanlıkları iyi eden yer* türlü hastalığa deva delikli direk* paskalya geceleri ortaya çıkan yumurta kabukları* geceleri içeride dolaşan ışıklar* Nuh'un gemisinin tahtalarıyla yapıldığı söylenen kapılar ve daha birçok açıklanamayan olay...


    921 YIL KİLİSE* 481 yıl da cami olarak hizmet gören Ayasofya* gerçekten çok etkin bir bina. İçeri girildiğinde insan ister istemez yüzyılların ağırlığını hissediyor. Bu dev yapı büyüklük yönünden Dünya'da dördüncü* kubbe yüksekliği yönündense beşincidir.
    Yüzyıllarca Hıristiyan Ortodoks Kilisesi' nin yönetim merkezi olan Ayasofya'ya Osmanlılarda çok önem verdiler. Bu önem onun maddi ve manevi varlığını büyüttü. Çeşitli mitler* öyküler* inançlar üst üste yığıldı.
    Gerçi* Dünya'nın birçok yerindeki ünlü ibadethanelerin kendilerine göre mitleri vardır. Yapım zamanlarının eskiliğine göre* çeşitli garip inançların hedefi olmuşlardır. Fakat Ayasofya'nın bu alandaki ünü çok fazla. Onun her yanı garip öykülerle dolu...


    Hem Hıristiyanlarca* hem de Müslümanlarca benimsenen ibadet yerlerinin en ünlüsü* Ayasofya'nın dışından (üstte) ve içinden bir görünümü (altda).




    Maketini arılar yaptı

    Ayasofya birçok kereler yapıldı ve yıkıldı. En son yıkılışı da Bizans tarihinde geçen Nika isyanı sırasında oldu. M.S. 532 yılındaki bu isyan sırasında Ayasofya tamamen yandı.
    Bizans İmparatoru Justinyanus kiliseyi yeniden yaptırmaya karar verdi. Yapacak mimarı bir türlü bulamadı. O günlerde çok ilginç bir olay oldu. Bir dini ayin sırasında elindeki kutsal ekmekçiği bir arı kapıp kaçtı. İmparator arının saklandığı peteği bulup getirene ödüller vaat etti. Sonunda birisi bulup getirdi. Hayretle gördüler ki* petek mabet maketi şeklindeydi. Mabedin mihrap yerinde de kutsal ekmek duruyordu.


    Beyazlı delikanlının getirdiği altın

    Sonra yapım başladı. Sıra kubbeye geldiğinde para bitmişti ve durmak zorunda kaldılar. İşte tam bu sırada* beyazlar giymiş bir delikanlı ortaya çıktı. Beraberinde çuvallarla yüklü katırlar da getirmişti. Delikanlıyı* İmparator Justinyanus'un huzuruna çıkardılar. İmparator çuvalların içindeki altını görünce* şaşkınlığını gizleyemedi.
    Justinyanus buna çok sevindi. Olayı yakınlarına anlattı. Fakat tılsım bozuldu. Beyazlı delikanlı bir daha görünmedi





    Mimar kaçıyor
    Duvarlar kubbe seviyesine gelince bu defa* mimarbaşı ortadan yok oldu. Roma'ya kaçtığını öğrendiler. 7 yıl sonra mimar* Roma'daki işini de yarım bırakıp tekrar İstanbul'a döndü. İmparator* mimarbaşını görünce çok kızdı. Fakat mimarbaşı ona şöyle dedi:"Bu koca yapının temelinin çok sağlam olması gerekir* eğer kalsaydım acele ettirecektiniz ve yapının sağlamlığı tehlikeye düşecekti."
    Ayasofya'nın yapımı* 40 yıl sürdü. Büyük kubbenin üzerine altın bir haç takıldı. Bu haç o zamanlar öyle parlaktı ki* güneş vurunca* ışığı Alemdağ'dan*hatta Istranca Dağlanrından dahi görülüyordu.

    Yılanlar imparatoriçenin cesedini yiyorlar
    Justinyanus'un karısı İmparatoriçe Thedora*
    güzelliğinden başka bir şey düşünmeyen çok günahkâr bir kadındı. Ölünce yılanların kendisini yiyeceklerinden çok korkuyordu. Bu nedenle kurşun bir lahit yaptırdı ve kilisenin büyük kapısı üzerine gömülmesini emretti.
    Ancak efsaneye göre iki yılan* lahitte delikler açarak içeri girdiler ve cesedi yediler. Şimdi Ayasofya'nın giriş kapısı üzerinde görülen delikler yılanların açtığı delikler olarak kabul edilir.

    Terleyen direk
    Ayasofya'nın kıble tarafındaki kapılarından soldan sayılınca sonuncusunun iç tarafında bir mermer sütun var. Bu sütunun en büyük özelliği kış ve yaz nemli olması. Bu yüzden bu sütuna "terleyen direk" deniyor. Sütunun zemininden başlayarak bir buçuk metrelik bir kısmı bakır plakalarla kaplı.
    İnanca göre sürekli baş ağrısı çekenleri* sindirim sistemi hastalıkları olanları ve sıtmaya tutulanları bu direk tedavi ediyor. Önce iki rekât namaz kılınıyor* sonra hasta avuçlarını önce bakır plakalara sonra da yüzüne sürüyor. Bu hareket üç kez tekrarlanınca hastalıklar iyi oluyor...
    Ayrıca elleri çok terleyen kimselerin* direğin üzerinde bulunan deliğe parmaklarını soktukları ve artık ellerinin terlemediği birçok defalar görülmüş...

    Terlemenin nedeni...
    İnanca göre* Ayasofya'nın büyük bir kubbesi bir depremde yıkılınca* 300 rahip Mekke'ye gitmişler ve orada zemzem suyundan almışlar* bunu Mekke toprağı ile karıştırıp*bu sütunun altına harç olarak koymuşlar. Sütunun bu yüzden "terlediğine"inanılıyor.
    Bir başka inanca göre de Hızır Peygamber* parmağım Ayasofya'daki deliğe sokmuş ve binayı Mekke'ye yöneltmiş yani kıbleye çevirmiş.
    Terleyen direğin ya da diğer adıyla ağlayan direğin öyküsü* görüldüğü kadarıyla Osmanlı döneminde ortaya çıkmış. İslam inançlarıyla beslenmiş.
    Sütunun yapısının gözenekli olduğu ve kılcal damarlar yoluyla temeldeki suyıK emdiği ve bu yü zden terlediği* en geçerli bilimsel açıklamalardan biri. Ama acaba neden sadece bu direği gözenekli taştan yapmışlar? Bu soru cevapsız kalıyor...

    Kuyudaki şifalı su
    Ayasofya'nın içinde büyük salonun ortasında bir kuyu var. Eskiden bu kuyu kalp hastalığına tutulanların sık sık geldikleri bir yerdi. Bunlar üç cumartesi art arda aç karnına buraya geli}* sabah namazını kılar ve bu sudan içerlerdi.
    Bu gelenek cami müze haline getirilene kadar sürdü. Kuyunun üzerinde yaklaşık 50 santim çapında* demir bir kapak var. 7 metrelik bir çubuk sarkıtıldığında dibine ulaşılamıyor. Su hâlâ mevcut* tadı tatlımsı ve mineralli.
    Bu suyun ne tür bir bir bileşim taşıdığının* incelenmesi gerekir. Yüzyıllardır orada durduğuna göre acaba bozulmuş mudur? Sonra niçin kalp hastalığına iyi geliyor? Bu da düşündürüyor. Yoksa suyun bir özelliği mi var? Bu soruların cevaplarını* devletin yetkili kurumlarına bırakıyoruz.
    Geçenlerde bilim dünyası çikolatanın içinde bulunan bir maddenin hormonal etki yaptığını açıkladı. Ama bu etki özellikle* aşk yüzünden kalbi kırılanların üzerinde görülüyormuş. Demek ki* bu madde*beyinde aşırı üzüntü yaratan merkezi etkiliyor. Ayasofya' daki kuyunun şifalı suyunun da böyle bir özelliği neden olmasın!



    Ayasofya'nın içinde büyük salonun ortasındaki kuyunun ağzı (üstde). Eskiden kalp hastaları* gelip bu kuyudan su içerler ve iyileşirlermiş. Ayasofya'nın ihtişamlı kubbesinin içeriden görünümü (altta).





    "Tabuta dokunursanız* Ayasofya yıkılır"
    Ayasofya'nın orta kıble kapısı üzerinde bir tabut var. Sarı pirinçten yapılmış bu tabutta Kraliçe Sofya yatıyor.
    Yalnız bir tehlike var* "Bu tabuta sakın dokunmayın" deniyor. Çünkü tabuta el sürü-lürse-jbüyük bir gürültü başlıyor ve tüm bina sallanmaya başlıyormuş.
    Kubbenin dört tarafında birer melek resmi var. Bunlar Cebrail* Mikail* İsrafil ve Azrail'dir. Bu melekler kanatlarını açmış bir biçimde çizilmişler. İnanca göre Azrail* imparatorların ölümlerini* Mikail düşman saldırılarını* Cebrail ve İsrafil ise olacak olayları haber veriyor.
    İnananlar* tabut ile bu melekler arasında bir ilişki kuruyorlar... Tabutun koruyuculuğunu da üstlenen melekler* ona dokunulmasına izin vermiyorlarmış.

    Esrarengiz kapılar
    Ayasofya'nın güney tarafında ufak ve dar bir koridorun ucunda örülmüş bir kapı var. Buna "açılmaz kapı" deniyor. Anlatılanlara göre Fatih Sultan Mehmet İstanbul'a girdiğinde Rum Ortodoks Patriği yanındakilerle bu kapının önünde dua ediyormuş.
    Osmanlı ordusu kiliseye girince* Patrik bu kapıdan kaçıp kaybolmuş ve kapı bir daha açılmamış. Her paskalyada bu kapının önünde" kırmızı yumurta kabukları" ortaya çıkarmış...
    Bir de "Kapanmaz Kapı" miti var. Fetih günü* Fatih'in ordusundan biri bu kapıya öyle bir vuruş vurmuş ki* kapı yere gömülmüş ve bir daha asla açılmamış





    İmparatoriçe Thedora'nın gömüldüğü lahit (üstte). Deliklerden 2 yılanın girip* Thedora'nın cesedini yediği kabul ediliyor. Ayasofya'nın içinden bir başka görünüm (altta)





    Pençe nişanı
    Binanın güneydoğusundaki kubbeyi tutan fil ayağının bir yüzünde 6 metre yükseklikte ele benzeyen bir iz var. Kuşaktan kuşağa anlatılanlara göre* fetih günü* Fatih Sultan Mehmet'in atı ürkmüş* Sultan eliyle bu kemere tutunmuş. Atı ise sütunun kaidesini zedelemiş. Buraya kadar bir şey yok. Ama pençe izinin yerden 6 metre yükseklikte olduğu ve bu yüksekliğe* hiçbir atın erişemeyeceği düşünülürse* olayın esrarı bir anda ortaya çıkıveriyor


    Gizli ayin
    Bir başka olay Kanuni Sultan Süleyman döneminden. Gece bir derviş grubu camiye ibadet etmek için geliyormuş. Uzaktan Ayasofya' nın bütün ışıklarının yandığını görmüşler* içeriden ilahi sesleri geliyormuş.
    Dervişler korkup içeri girmemişler* olay padişaha iletilmiş. Kanuni adamlarıyla bizzat gelmiş ve dışarıdan olayı aynen görmüş. Sonra içeri girilmesini emretmiş ama içeri girenler kimseyi bulamamışlar. Her yer kapkaranlıkmış. Bu da Ayasofya'nın* halk deyişiyle* pek tekin bir yer olmadığına işaret eden bir efsane...


    Ayasofya'nın mucizelerinin sonu gelmiyor
    Büyük kıble kapısının kanatlarının Nuh'un gemisinin tahtalarından yapıldığı bir diğer inanç. Eskiden deniz seferine çıkılmadan önce* yolcular bu kapıya gelir* dua eder ve Hz. Nuh'tan yardım dilerlermiş...
    Ayasofya'nın hikâyesi bundan ibaret değil. Birçok defa yıkılıp* sonra yeniden yapılan bu güzel yapının tarihi* insanoğlunun Dünya'daki serüveninin küçük bir parçası sanki
    (Konu için Desperedoya teşekkürler)
#11.05.2007 02:27 1 0 0
  • noimage


    Açıklama: Exe Password 2004*
    .exe biçimindeki program dosyalarınızı şifrelemeye yarayan güzel bir program. Exe dosyalarınızı şifrelemek için tek yapmanız gereken* farenizin sağ tuşunu tıklamak ve çıkan menüde password protection yazan bölümü seçmek. Zaten sonra sizi program yönlendiriyor. Gerçekten kullanımı oldukça kolay. Program özel olarak sadece exe dosyalarını şifrelemek için yapılmış* demo olmasına rağmen oldukça başarılı sayılır.
    Exe Password 2004 v1.114.0
#11.05.2007 02:19 0 0 0
  • noimage

    Açıklama: Bu program* Windows 98 ve üzerindeki tüm işletim sistemlerinde sorunsuz bir şekilde çalışan harika bir şifreleme programıdır. Program ile bilgisayarınızda bulunan tüm klasörlere kıralamayan ve bulunamayan şifreler koyabilir ve başka insanların görmesini engelleyebilirsiniz. NTFS ve FAT32 dosya formatlarını destekler.

    http://www.protect-folders.com/download/protect-folders.exe
#11.05.2007 02:18 0 0 0
#11.05.2007 01:23 0 0 0
#11.05.2007 01:03 0 0 0
#11.05.2007 00:16 0 0 0
  • Yalnızlık kımı zamn kocamn bı adada sadece kendının ayak ızlerının olması gıbıdır :
    noimage
    yalnızlık kımı zamn ınsana utanc verır* ne yapacaını sasırır:
    noimage
    yalnızlık kımı zamn bı pencere onunde pencere olarak konaklamaktr :
    noimage
    yalnızlık kımı zamn dunyadan uzaklasmaktır:
    noimage
    yalnızlık kımı zamn 4duvar arasında tıkılmaktır :
    noimage
    yalnızlık kımı zamn ınsana ıstemedıgı dostlar verır :
    noimage
    yalnızlık kımı zaman dusunceylede olabılır:
    noimage
    yalnızlık kımı zaman kısılerı ısyana goturebılır :
    noimage
    yalnızlık kımı zaman ınsanı bogar :
    noimage
    yalnızlığın tek bı rengı vardır :
    noimage
    yalnızlık kendıne dandıkte olsa bı ısık aramaktır:
    noimage
    yalnızlık ınsana yapılmaması gereken seylerı yaptırabılır :
    noimage
    yalnızlık caresızce dılemektır :
    noimage
#11.05.2007 00:07 0 0 0