Uykusuzluk - Eluned Summers-Bremner - Uykusuzluk Kitap Özet
Kitap Özet
Parlak ışıkların geceyi gündüze çevirdiği, küreselleşmenin zaman ve mekândaki sınırları kaldırdığı, iletişim araçlarının çeşitliliği ve yaygınlığından dolayı hiç bağlantımızı koparamadığımız dünyada, fazla uyarılan beyinlerimizin kapatma düğmesine basıp biraz uyumak artık hepimize daha zor geliyor. Bir uykusuzlar toplumuna dönüşüyoruz. Aslında bu yaygın uykusuzluk durumu binyıllardır insanlar için bir sorun. Eluned Summers-Bremner'in çalışması da Homeros'un İlyada ve Odysseia'sıyla ve Mezopotamya destanı Gılgamış'la başlıyor, Çin, Hindistan, Japonya ve Avrupa edebiyatlarında uykusuzluğu ve uykusuzları inceleyerek devam ediyor.
Uykusuzluğun kökeni ve insan hayatına etkileri karmaşıktır; dünyadaki farklı kültürler bu sorunu anlamak, tanımlamak ve çözmek için hem sanatı hem bilimi kullanarak pek çok şey denediler. Tıp bilimi uykusuzluğu her zaman daha derin bir psikolojik ya da fiziksel hastalığın belirtisi olarak gördü. Ortaçağ ve Rönesans hekimleri ve düşünürleri bunu karasevdanın, hüznün, hatta deliliğin göstergesi olarak tanımladılar. Günümüz tıbbı ise uykusuzluğu akıl hastalığına ve travma sonrası stres bozukluğuna bağlıyor. Bugün sunulan çözümler sıklıkla reçeteli ilaçları da içeriyor ancak bunlar kısa vadeli çözümler; yazar ilaç endüstrisinin bu konudaki rolünü ve tedavilerin etkinliğini de tartışmaya açıyor.
Uykusuzluk gece yatmadan önce okuduğunuzda uykuya dalmanıza yardımcı olmayabilir ama uykusuzluğu ve bunun şaşırtıcı derecede zengin kültürel arkaplanını anlamak konusunda doğru bir başlangıç noktası olacak.
Kitap Kapak
Uykusuzluk
Kültürel Bir Tarih
Eluned Summers-Bremner
Yapı Kredi Yayınları
Baskı Tarihi: Temmuz 2009
ISBN: 9789750816406
Sayfa: 208
Ayberk Atilla, (d. 1946, İstanbul) tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olan sanatçı, sanat hayatına 1967 yılında Lale Oraloğlu Tiyatrosu'nda başladı. Sırasıyla Münir Özkul Tiyatrosu, Altan Karındaş Tiyatrosu, Devekuşu Kabare, Üç Maymun Kabare, Enis Fosforoğlu Tiyatrosu, Tiyatro İstanbul gibi topluluklarda çalıştı. Sinema ve dizi filmlerde de rol alan Atilla, bir süre aranın ardından yeniden tiyatroya dönerek, BKM Oyuncuları kadrosuna katıldı.
Filmografisi
* Sevgili Düşmanım - 2008
* Kabadayı - 2007
* Kötüler Konağı - 2007
* Pardon Yani - 2006
* Kiralık Oda - 2006
* Rüya Gibi - 2006
* Bir Demet Tiyatro - 2006
* Tadımız Kaçmasın - 2005
* Organize İşler - 2005
* Hürrem Sultan - 2003
* Güneş Yanıkları - 2000
* 5 Maymun Çetesi - 1999
* Dış Kapının Mandalları - 1998
* Bir Demet Tiyatro - 1997
* Baskül Ailesi - 1997
* Hastane - 1993
Malazgirt'ten Dumlupınar'a - Mustafa Barış Özkök Rüknü Özkök - Malazgirt'ten Dumlupınar'a Kitap Özet
Malazgirt'ten Dumlupınar'a, bir "tarih ders kitabı" değil; tarihin, "hayatın öğretmeni" olduğuna inananlar için kaleme alınmış, renkli mi renkli bir anlatımın egemen olduğu, öğretici bir çalışma.
Anadolu Selçuklu Devleti'nden İstanbul'un fethine, Oğuz Türklerinden Lale Devri'ne, Kılıç Arslan ve Haçlı Seferleri'nden Islahat Fermanı'na, Kanuni Sultan Süleyman'dan Mustafa Kemal Atatürk'e kadar açılan yelpazede, Anadolu Türk tarihinden sayfalar çevirecek, tarihimizde iz bırakan olayları ve tarihimize damga vuran kişilikleri takip edeceksiniz.
Tarihin nasıl yapıldığını, nasıl yazıldığını ve nasıl okunması gerektiğini daha iyi anlamanıza yardımcı olacak bir kitap
Kitap Kapak
Malazgirt'ten Dumlupınar'a
Anadolu Türk Tarihinden Sayfalar
Mustafa Barış Özkök, Rüknü Özkök
Doğan Kitapçılık
Baskı Tarihi: Temmuz 2009
ISBN: 9786051112527
Sayfa: 360
Yılmaz Büyükerşen Zamanı Durduran Saat - Cemalettin N. Taşçı - Yılmaz Büyükerşen Zamanı Durduran Saat Kitap Özet
Kitap Özet
"Siyah Kuğu adlı kitabında N. N. Taleb, Poincaré fotoğrafının altına, 'Nasıl yaptılarsa, bu tür düşünürlerin imalatını durdurdular' diye yazmıştı, hayıflandığı apaçık belli olacak şekilde. Türkiye'de benzer bir resimaltını, belki ufak bir rötuşla, hak eden nadir insanlardan biri herhalde Yılmaz Büyükerşen'dir.
Nasıl yaptılarsa, Türkiye'de Büyükerşen türünden eylem adamlarının imalatını durdurdular.
Bu kitap, küçücük bir bozkır şehrinde, şehrin ölçüleriyle orantısız hayaller biriktirerek büyüyen, sonra da o devasa hayalleri birer birer hayata geçiren yılmaz bir adamın, kendi ağzından hikayesidir. Bu hikayeyi okurken, imalatı çoktan durdurulmuş insanlardan birinin nasıl büyüdüğüne adım adım tanıklık edeceksiniz. Bozkırın ortasında önce imrenilecek bir üniversitenin, dev bir açıköğretim sisteminin yaratılmasına, Türkiye'de 'yapılamaz' denilen işlere soyunma maceralarına, sonra da imrenilen bir şehrin inşasını sağlayan hayal gücüne, kararlılığa, gözü karalığa şahit olmakla kalmayacak, aynı zamanda yakın tarihin pek bilinmeyen birçok olayını da öğreneceksiniz."
Kitap Kapak
Yılmaz Büyükerşen Zamanı Durduran Saat
Cemalettin N. Taşçı
Doğan Kitapçılık
Baskı Tarihi: Temmuz 2009
ISBN: 9786051112459
Sayfa: 512
Claude Debussy - Claude Debussy Kimdir - Claude Debussy Biyografisi
Claude Debussy (d. 22 Ağustos 1862- 25 Mart 1918) 20. yüzyılın en önemli Fransız bestecilerinden birisidir. Frederic Chopin'den bu yana piyano müziğinin en önemli bestecisi sayılır.
Paris yakınlarında doğan Claude Debussy'nin anne ve babası porselen eşya satan bir dükkân işletmekteydi. Müzikal yeteneği ilk defa Chopin'in bir öğrencisi olan piyano öğretmeni Bayan Maut de Fleurville tarafından keşfedilmiştir. Bayan Maut, onu Paris Konservatuarı'na gönderdi ve Debussy orada 1872'den itibaren 10 yıl eğitim gördü. Debussy, başlangıçta piyano virtüözü olmak istiyordu fakat 1878 ve 1879'daki piyano sınavlarında kalınca bu fikirden vazgeçti; Ernest Guiraud'un kompozisyon derslerin devam etti ve bu sayede 1884'te Roma Ödülü'nü alarak Roma'da 3 yıl eğitim görme şansına erişti.
Claude Debussy, piyano öğretmeni Marmontel'in kendisini tavsiye etmesi üzerine 1879-1882 yılları arasında Bayan Nadezhda Filaretovna von Meck'i evinde özel piyanist olarak çalışma şansına erişmişti. Bir Rus mühendisin zengin dul eşi olan Bayan von Meck, evinde daima bir piyanist, bir kemancı ve bir çellocu bulundururdu. Tchaivkosky'nin finansal destekçisi idi ve iletişimini yıllar boyu sadece mektuplarla sürdürdüğü Tchaivkosky'e hayrandı. Debussy, onun evinde bol bol Tchaivosky'nin oda müziği eserlerini ve patronunun istekleri doğrultusunda doğaçlama eserler çaldı; çocuklara piyano dersi verdi ve bir yaz Bayan von Meck ile birlikte Floransa, Venedik, Viyana ve Moskova'yı gezdi. Bu gezi sırasında Viyana'da Wagner'in Tristan und Isolde operasını dinleyerek çok etkilendi. 1888-1889'da Bayreuth Festivali'ne giderek Wagner'in müziğini dinleyen ve etkisinde kalan Debussy, daha sonra Wagner'in müzik yaklaşımını reddetmiştir.
1890'lar Debussy'nin kariyerindeki en verimli dönemdir. Bu dönemin en önemli eseri Pell as et M lisande opeasıdır. Bu eserin 1902'de seslendirilişi uluslar arası bir başarı oldu. Pell as'dan sonra ünlenen Debussy, Avrupa başkentlerini gezerek eserlerini piyanist veya orkestra şefi olarak seslendirdi. Bu dönemde yazdığı makalelerle esprili bir eleştirmen olarak da tanındı.
1887'den itibaren kendisini bir besteci olarak gören Debussy, kendi eserlerini çaldığı bazı zamanlar hariç sahneye piyanist veya orkestra şefi olarak çıkmadı. Arkadaş çevresi müzisyenlerden değil, şair Stéphane Mallarmé'nin evinde empresyonist şairler ve ressamlardan oluşuyordu. Bu çevrenin etkisi ilk önemli orkestra eseri L'aprésmidi d'un Faune (Bir tabiat ilahının öğleden sonrası) adlı senfonik şiirinde kendisini gösterir. Bu eserin 1894'te sahnelenmesi, empresyonist müziğin doğuşuna işaret eder ve Debussy'nin 20 yıl sürecek en verimli dönemini başlatır. Bu dönemde Noktürnler, Deniz, Tablolar adlı orkestra eserlerini, çok sayıda piyano eserini, çeşitli şarkılar ve oda müziği eserleri, bale müziği ve tek operasını yazdı.
Debussy'nin çok sayıda kadınla ilişkisi olmuştu. Bu kadınlardan metresi Gabrielle Dupont intihara teşebbüs etmiştir. Ayrıca Debussy de sanatçılara özgü bir tutku yoğunluğuyla sürekli intihar düşüncesi taşımaktaydı. 1899'da bir terzi olan Rosalie Texier ile evlendi. 1904'te eşini, bir bankasının eşi olan amatör şarkıcı Emma Bardac için terketti. Emma ile bir apartman dairesine taşındı ve ömrünün geri kalanını orada geçirdi. 1905'te Claude-Emma adlı kızı doğdu ve 1908'de Bayan Bardac ile evlendi. Children's Corner (Çocukların Köşesi) adlı eserini kızına adadı.
Kansere yakalanan ve bu hastalık yüzünden enerjisi tükenen Debussy, her şeye rağmen beste yapmayı sürdürmeye çalıştı ancak 1914'te I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi üzerine müziğe olan ilgisini kaybetti. "Bu kadar insan kahramanca ölümle yüzleşirken ne gülebildiğini ne de gözyaşı dökebildiğini" söyledi ve 1 yıl süren bir sessizliğe gömüldü. Ancak daha sonra besteleriyle mücadeleye katılması gerektiğini düşünerek en son eserlerini verdi. Son eseri olan piyano ve keman için sonatı 1917'de seslendirildi ve Debussy, piyanoyu kendisi çaldı. 1918'in Mart ayında Paris bombardımanında hayatını kaybetti.
Debussy, en önemli eserlerini piyano için bestelemiştir. Eserleriyle piyano çalma tekniklerinde devrim yaratmıştır. 20. yüzyıl başında, çağdaşları üzerinde Debussy kadar etki yaratan Schönberg dışında kimse yoktur. Debussy adı yaşadığı dönemde empresyonizm ile özdeşlemişti.Bunun yanı sıra piyano eserleri de büyük ilgi görür.
Debussy Clair De Lune Parçasını Dinlemek İsterseniz..
En eski çocuk oyunlarından biridir. Bilye denen küçük, sert küre biçiminde toplarla oynanır. Roma İmparatoru Augustus Caesar'ın da çocukluğunda bilye oynadığı bilinmektedir. Eskiden yuvarlak çakıllar ya da meyve çekirdekleri bilye olarak kullanılırken, 18. yüzyılda mermer bilyeler yapıldı. Bilye oyunlarının adı ve kuralları oynandığı ülkeye göre değişiklik gösterir. Türkiye'de renkli cam bilyelere "misket" denir. En çok oynanan bilye oyunları ise "tumba", "kuyu" ve "Üçgen"dir.Bilye oyunlarında ortak nokta, bilyeyi yuvarlayarak başka bir bilyeye çarptırmak ve onu kazanmaktır. Bilye, kıvrılan işaret parmağının içine oturtulur ve başparmakla itilerek atılır. "Kaptan Oyunu"nda, bilyeler yerde açılan belirli sayıda çukura önceden saptanmış bir sıraya göre sokulmaya çalışılır. Bunu başaran oyuncu, rakibinin bilyesine atış yapma hakkı kazanır
Birçok konuda erkeklerden daha iradeli olan kadınların iradelerine laf geçiremedikleri konu ortaya çıktı..
Erkeklerin, bir tabak dolusu lezzetli yiyeceğe kadınlardan daha fazla karşı koyabildiği ortaya çıktı.
Amerikalı bilim adamlarının yaptığı, sonuçları "Proceedings of the National Academy of Sciences" dergisinde yayımlanan araştırma çerçevesinde, New York'ta 23 kişiye bir gün boyunca hiçbir şey yedirilmedi, daha sonra bu kişilerden açlıklarını ve iştah açıcı yiyeceklerle ilgili düşüncelerini bastırmaya çalışmaları istendi.
Araştırmada, erkeklerin bu işi daha iyi yaptıkları ve bu sırada beyinlerinde yiyeceğe karşı istekle bağlantılı amigdal, hipokampüs, orbito-frontal korteks ve striyatum bölümlerinde çok daha az hareketlilik olduğu gözlendi.
Erkekler, kadınlara oranla, açlıktan daha az ıstırap çektiklerini ve midelerinin daha az kazındığını söylediler.
Kadınlar ise iradelerine laf geçirmekte çok zorlandılar. Ayrıca aç bir kadının, bir tabak dolusu lezzetli yiyeceğe dayanamadığı gözlendi.
Türkülerimiz Türkülerimiz 2009 - Türkülerimiz 2009 - Türkülerimiz Yeni Albüm - Çeşitli Sanatçılar
SANATÇI ADI: Çeşitli Sanatçılar
ALBÜM ADI: Türkülerimiz
ALBÜM YILI: 2009
COVER:
ALBÜMDEKİ PARÇALAR:
CD 1:
1. Geçti Dost Kervanı / Gülay
2. Bu Yıl Bu Dağların Karı Erimez / Yusuf Hayaloğlu
3. Yürü Bre Hızır Paşa / Emre Saltık
4. Dostum Dostum / Arzu
5. Derdim Çoktur / Ali Ekber Çiçek
6. Şu Yalan Dünyaya / Güler Duman
7. Ne Fayda / Yusuf Hayaloğlu
8. Ilgıt Ilgıt Esen / Kıvırcık Ali
9. Ben Aliyim Ali Benim / Gülcihan Koç
10. Sivas Ellerinde / Hüseyin Turan
CD 2:
1. Kanlı Zalim / Oğuz Boran
2. Hudey Hudey / Türkü
3. Yola Boyun Veren Gelsin / Hakan Yeşilyurt
4. Nasıl Yar Diyeyim / Yıldız Tilbe
5. Dönen Dönsün Ben Dönmezem / Uğur KArataş
6. Gafil Gezme Şaşkın / Grup Halimiz Ahvalimiz
7. Geçti Dost Kervanı / Aynur Haşhaş
8. Açılın Kapılar Şaha Gidelim / Oğuz Boran
9. Çeke Çeke / Nazlı Öksüz
10. Gurbet Elde Bir Hal Geldi Başıma / Mustafa Özarslan
11. Bir Güzelin Aşığıyım Erenler / Belkis Akkale
Scarlet Witch - Wanda Maximoff - Çizgi Film Kahramanı
Güçleri: Wanda enerji güçlerini kullanabilen bir mutanttır. Bu sayede Chthon adlı bir iblis tarafından kendisine verilmiş büyü yeteneklerini kullanabilir. Kaos-büyüsü adlı bu yetenekler sayesinde bir çeşit kara büyü güçlerinden psişik güçlere kadar çeşitli etkiler oluşturabilir. Bu gücü kullanmak için ne kadar zaman harcarsa etkisi de o denli büyük olur.
Biyografi: Wanda ve erkek kardeşi Pietro Manyetizmanın Efendisi olan mutant Magneto'nun çocuklarıdır. Bir çingene olan anneleri Magda hamileliği sırasında kocasının açığa çıkan mutant güçlerinden dehşete düşünce Balkanlardaki dağlarda yer alan Wundagore adlı yere kaçtı. Burada ikiz bebekler doğurarak onlara Wanda ve Pietro adlarını verdi. Kocasının peşinden gelip onları yakalayacağı korkusuyla soğuk dağlara kaçtı ve burada öldü.
İkizlere bakmakta olan Bova onları yakındaki çingene kampındaki evli bir çift olan ve kendi ikiz çocuklarını kaybetmiş Django ve Marya Maximoff'a evlatlık olarak verdi. Maximoff ailesi bu ikizlere kendi öz çocukları gibi baktılar. Wanda ve Pietro ergenlik dönemlerinde mutant güçlerini keşfetmeye başladılar. Django aç ailesini doyurmak için hırsızlık yapınca öfkeli köylüler çingene kampına saldırdılar. Pietro süper-hız yeteneğini kullanarak kız kardeşi Wanda ile birlikte oradan kaçtı. Gençlerin ailelerinden ayrı düşmeleri öyle travmatik oldu ki çocukluklarına ait çok az şey hatırlayabildiler. Bu olaydan sonraki birkaç yıl boyunca Wanda ve Pietro Avrupa'da dolandılar.
Küçük bir köyü ziyaretleri sırasında Wanda kontrol edemediği güçleri yüzünden yanlışlıkla bir evin yanmasına sebep oldu. Köylüler onu bir cadı sandılar. Pietro kız kardeşini savunmaya çalıştı ama kısa sürede köylüler sayıca onlardan çok üstün bir duruma geldiler. Tam öldürülmek üzerelerken yardımlarına Magneto geldi. Magneto onları kurtarıp kurmuş olduğu Brotherhood of Evil Mutants adlı gruba dahil etti. İkizler burada Scarlet Witch ve Quicksilver adları ile Magneto'nun emrinde çalışmaya başladılar. Magneto'nun insanlara karşı giriştiği terörist eylemlerine ve eski dostu Profesör Charles Xavier'ın kurmuş olduğu X-Men'e karşı savaşına yardım ettiler. Bu süre boyunca Magneto onların kendi çocukları olduğunu ve Wanda ile Pietro da onun babaları olduğunu bilmiyorlardı.
Brotherhood'un Stranger adlı bir uzaylıya yenilmesinin ardından Scarlet Witch ve Quicksilver kendileri gibi eski bir suçlu olan Hawkeye ile birlikte Avengers'a katılarak bu ekipten ayrılan üyelerin yerlerini aldılar. Gene de insanların mutantlara karşı olan öfke ve nefretinden aşırı rahatsız olan Quicksilver bir kere daha Magneto'ya katıldı ve kız kardeşinden de onunla birlikte gelmesini istedi. Sonunda ikizler yeteneklerini birleştirerek Avengers ve X-Men'in Magneto'yu yenmelerine yardım ettiler.
Tekrar Avengers'a katılan Scarlet Witch güçlerini kontrol altına alma yolunda önemli ilerleme kaydetti. Kendine Agatha Harkness adlı bir öğretmen buldu. Wanda'nın kod adında yeralan cadı (witch) kelimesi sadece bir yakıştırmaydı, fakat Agatha gerçekten de bir cadıydı. Wanda güçlerini kullanma yolunda uzmanlaşmaya başladı. Erkek kardeşi Pietro'nun karşı çıkmasına rağmen çok gelişmiş bir tür cyborg olan Vision'la yakınlaşmaya başladı. Avengers'ın bu android üyesi ile evlendi. Çift bir süre Avengers'dan ayrılıp New Jersey'e yerleşti. Kısa süre sonra Magneto ile karşılaştılar. Magneto Wanda ve Pietro'nun kendi çocukları olduğunu öğrenmişti. Wanda gerçek babasının kim olduğunu öğrenmiş olmaya sevinmesine rağmen bu onun Brotherhood'un bir üyesiyken yaptıklarından duyduğu pişmanlık duygusunu hafifletmedi.
Isaac adlı çok ileri bir zekaya sahip androidle birleşen Vision kontrolden çıkıp büyük bir tehdit oluşturduktan sonra hükümet tarafından ele geçirilip devre dışı bırakıldı. Vision'ın kalıntıları Avengers tarafından bulunup tekrar biraraya getirildi, fakat artık geçmişte yaptığı evlilikle ilgili hiçbir anıya sahip değildi. Wanda onun hafızasını yerine getirmek için başka bir Avengers üyesi olan Simon Williams/Wonder Man'den yardım istedi. Simon bunu reddetti, çünkü Vision'dan hoşlanmıyordu ve Wanda'ya ilgi duyuyordu. Hayal kırıklığına uğrayan Wanda büyük bir bunalıma girdi.
Wanda sonunda Vision'ın eskiden ona karşı olan aşkını artık hissetmemesini kabullendi ve kendisine yardım etmeyen Simon'ı affetti. Wanda ve Simon bir süre sevgili oldular. Wanda Avengers'da ayrılıp Force Works adlı bir ekip kurdu. Wonder Man dünyayı kurtarmak için kendi hayatını feda edince ve Force Works dağılınca Wanda tekrar Avengers'a geri döndü. Bir savaş sırasında Scarlet Witch ihtiyaç duyduğu zaman ölmüş olan Wonder Man'i yardıma çağırabildiğini farketti. Öğretmeni Agatha Harkness'dan hayatını kaybetmiş kahramana karşı beslediği yoğun sevgi yüzünden bunu yapabildiğini öğrendi. Scarlet Witch sevgisi sayesinde Wonder Man'i ölüler diyarından tamamen çekerek diriltebilmeyi başardı ve böylece iki sevgili tekrar birlikte oldular.
Sıkı Kas Dengeli Duruş - Sıkı Kas Dengeli Duruş Önemi - Sıkı Kas Ve Dengeli Duruş
Özellikle sıkı kaslar ve düzgün bir duruş için geliştirilen Süpermen, menteşe, ölü böcek ve köprü egzersiz hareketleri ile görünüşünüzdeki hızlı değişimi hemen farkedeceksiniz.
Süpermen: Eller zemin üzerinde, dizleriniz de köpük üzerine gelecek sekide emekleme pozisyonuna geçin. Dizler kalça açıklığında, koöar omuz açıklığında olmalı ve yandan bakıldığında avuçlar tam omuz. dizler de tam kalça izdüşümüne gelmeli. Boynunuzu doğal halinde tutmaya gayret edin. kann kastanneı hissedin ve aynı anda birbirine ters kol ve bocağrıca kakJnn ve yere paralel konuma gelmelerini sağlayın. 10 saniye kadar bekledikten sonra, hareketi diğer tarafta da uygulayın. Her iki tarafta da 6 ia 18 arası tekrar yapn.
Menteşe: Bir önceki egzersizde olduğu gibi. eller omuz açıklığında ve zemin üstünde, dizler de kalça genişliğinde köpük üstünde olacak şekilde emekleme vaziyetine geçin. Kam kaslarınızı hissederek, bu kez aynı taraftaki kol ve bacağınızı yavaşça yerden kaldırın, bir menteşenin açiması gibi vücudunuzu yan pozisyona getirin.
Bu esnada dizinizin 90 derecelik bükülü pozisyonu değişmeli, belinizin natürel kavisi bozulmamalı ve boynunuz vücudunuzla aynı doğrultuda olmalı. Bu pozisyonda 10 saniye bekledikten sonra diğer taraf Çin de uygulayın. Toplam 6 8a 18 arası bir tekrarda çakşrı. NOT: Egzersiz 6 ve 7'de ayak uçların n yerde olup olmaması, kişinin denge kuvvetine ve seviyesine bağlıdır Yeni başlayanlar ayak burunlarını yerde tutarak hareketleri kolaylaştırabilirler.
Ölü böcek: Köpük üzerine, uzunlamasına sut üstü yatın. Başme ve kuyruk sokumunuz köpüğün üzerine denk gelmeli. Ellerinizi kalçanızın yanına rahat bir şekilde yerleştirin. Kann kastanneı hissederek zıt kol ve zıt bacağı yerden kaldırın. Bu sekide 10 saniye kadar bekledikten sonra hareketi diğer tarafa da uygutayn. 6 ia 18 arası bir tekrar yapın
Köprü: Zemine sırtüstü yatın ve bacaklarınızı dizlerden bükerek köpük üzen ne kalça genişliğinde yerleştirin Kann kaslannızın gerin ve yavaşça kalçanızı yerden kakjınn Vücut ağırlığı mümkün olduğunca topuktannea yakın bir bölgede olmalı, deler birbinne çok yaklaşmamalı ve kalçana diz ite omuz araş doğrultunun ne altında ne de üstünde kalmalı... Bu şekilde 10 saniye bekledikten sonra, seviyenize göre 6 ila 18 arasında tekrar yapın.
Mustafa Sandal Karizma 2009 - Mustafa Sandal Karizma - Mustafa Sandal - Karizma Yeni Albüm - Mustafa Sandal 2009 - Karizma 2009
Ateş Edip 'Karizma' Yapacak!
Musti, 'Karizma'sıyla Geri Döndü!..
Sandal, 12 şarkıdan oluşan albümde beş farklı aranjörle çalıştı. Britney Spears, Jennifer Lopez, Sting ve 50 Cent'in birçok şarkısının aranjesini yapan Bojan Dugic, Sandal'ın 'Ateş Et ve Unut' ile 'Karizma' adlı şarkılarının düzenlemelerine imzasını attı.
'Baba olarak çıkardığım ilk albüm olan Karizma benim için milat olacak' diyen ünlü sanatçının albümü, oğlu Yaman'ın kahkahalarıyla başlıyor. Emina Sandal ise, bir şarkıda eşine vokal yaptı. 'Karizma'nın kapağı, Türkiye'de ilk kez HDR fotoğraf tekniğiyle oluşturulan kartonet olma özelliğine sahip.
Mustafa Sandal, "Hiç bu kadar iddialı konuşmamıştım ama Karizma'nın 2009 yılının albümü olacağından eminim. Ateş Et ve Unut ise, tıpkı İsyankar gibi Türk pop müziğine yön verecek şarkılar arasına girecek. Albümde hem batıyı yakaladık, hem de Türk ve Arap ezgileriyle insanların ruhlarına dokunduk" dedi. Sandal'ın 'Karzima'sında, Ayman Bahgat ve Amr Moustafa gibi ünlü Arap müzisyenlerin besteleri de yer alıyor.
Albümün ilk klibi; sözü Mustafa Sandal'a, müziği Mustafa Sandal ve Bojan Dugic'e ait olan 'Ateş Et ve Unut' adlı şarkıya çekilecek. 'Ateş Et ve Unut', farklı alt yapısı ve sıradışı sözleriyle dikkat çekiyor. Bu şarkı, Dugic'in Jennifer Lopez'e vermekten vazgeçip Musti'nin albümüne dahil ettiği şarkının 'bif melodilerini' de içinde bulunduruyor. Lopez'e kısmet olmayan diğer şarkı ise 'Karizma' oldu.
Albümün ismi son anda değiştirildi!
Mustafa Sandal, albümünün isminin baş harflerini A.Y.S. olarak açıklamıştı. Sandal, 'AYS' adında sahte albümlerin çıkması ve sözkonusu albümün internette 380 Bin kişi tarafından download edilmesi üzerine isim değişikliği yapmak zorunda kaldı. Musti, böylelikle 'Alışkanlık Yapmadığı Sürece' ismi yerine 'Karizma'yı kullandı.
Çocuklarda beyin gelişimi gebelik döneminde başlar ve 7 yaşa kadar şekillenir. Zekanın %70-80 lik bölümü bu yaş aralığında oluşur.
Doğumdan sonraki dönemde genetik ve çevresel faktörler dışında beslenmenin etkisi büyüktür. Yapılan araştırmalar sosyo ekonomik seviyesi düşük, yetersiz beslenen çocukların zekalarının da düşük olduğunu göstermektedir. Bu geri dönüşü olmayan bir süreçtir, bu nedenle anne ve babalar çocuklarının beslenmesine dikkat etmelidirler.
Anne sütü
Bebek doğar doğmaz ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmelidir. Genel olarak anne sütü beyin gelişimi için ilk 6 ay için ideal bir besin kaynağıdır fakat 6 aydan sonra ek gıdalara başlanması gerekir. Anne sütü ile beslenen çocukların, mama ile beslenen çocuklara göre zeka seviyeleri daha yüksek olduğu bilinmektedir.
B vitamini
Beyin fonksiyonlarının düzenli çalışması ve öğrenme yeteneğinin gelişmesi için B vitamini içeren et, balık, süt-yoğurt, yumurta, soya fasulyesi, mercimek, yulaf, pirinç, yeşil yapraklı sebzeler yeterli miktarda tüketilmelidir.
Omega-3
Omega-3 yağ asidi zeka, hafıza gelişimi için özellikle 1 yaşa kadar mutlaka alınmalıdır. Bu dönemde bebeğin alabileceği en güzel omega-3 kaynağı ise anne sütüdür. Daha sonraki dönemlerde ise beslenmesinde haftada en az 2 kez balık tüketmelidir. Balığın yanı sıra ceviz, badem, kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, mısır, mısır unu, keten tohumu yağı, marul, lahana, brokoli ve yeşil yapraklı sebzelerde omega-3 ten zengin besinlerdir.
Demir
Demir eksikliğine bağlı kansızlık çocuklarda hem büyümeyi hem de zeka gelişimini önlemektedir. Çocuları demir eksikliğinden korumak için yine ilk 6 ay anne sütüyle beslenmesi gerekir. Yumurta sarısı, et, balık, ciğer, yeşil yapraklı sebzeler, fasulye, fındık ta bulunur.
İyot
İyot vücut tarafından çok az ihtiyaç duyulan ama yetersizliğinde büyüme ve gelişmeyi , beynin normal çalışmasını negatif etkileyen bir mineraldir. Çocuklarda zeka geriliğinin nedenlerinden biri de iyot yetersizliğidir. Yemeklere iyotlu tuz kullanımı bu durumu önleyecektir.
Fosfor
Vücuttaki bütün hücrelerde bulunan fosfor, kemik, diş, kalp ve böbrek fonksiyonlarının yanı sıra beyin gelişimi için oldukça önemlidir. Gebeliğin son 3 ayı ve doğumdan sonraki ilk 3 ayda etkisi büyüktür. Balık, süt ürünleri, et ve kurubaklagillerde bulunur.
Çinko
Proteinlerin enerjiye dönüştürülmesi için ve özellikle zihinsel gelişimde önemli yere sahiptir. Deniz ürünleri, et, karaciğer, fındık, ay çekirdeği, süt ve yumurtada bulunur.
Çocuğunuzun okul çağında öğrenme problemleri yaşamaması, yaşıtları ile ilişkilerinin sağlıklı olması, fizyolojik ve psikolojik gelişiminin tam olması için beyin gelişimi önemlidir. Beslenmelerine dikkat etmenin yanı sıra onlarla ilgilenmek, sevdiği şeyleri yaparken yanında olmak, oyun oynamak, gezmek, hatta beraber alışveriş yapmak bile bilişsel gelişimlerini daha sağlıklı kılacaktır.
Mustafa Sandal Karizma 2009 - Mustafa Sandal Karizma - Mustafa Sandal - Karizma Yeni Albüm - Mustafa Sandal 2009 - Karizma 2009
SANATÇI ADI: Mustafa Sandal
ALBÜM ADI: Karizma
ALBÜM YILI: 2009
COVER:
ALBÜMDEKİ PARÇALAR:
1. Karizma
2. Demo
3. En Büyük Hikaye
4. Ateş Et Ve Unut
5. Sörf
6. Deli Yangın
7. Çocuksun
8. Adı İntikamdı
9. Var Mısın Yok Musun - ft. Elif Kaya
10. Tash
11. Bin Parça
12. Alışkanlık Yapmadığı Sürece
Müzik Yazısında Nispet Ölçüsü - Müzik Yazısında Kıymet Ölçüsü
Müzik sanatı kulağa ses unsurlarıyla çizilebilen bir ölçüm sistemi gibidir. Müzik, kalbin atışı gibi düzenli ve ölçülü çalışacak bir işleyiştir. Ölçü, zaman ve hareket, laboratuar kıvam ve dozları kadar incelikle işleyen bir tartı hassasiyeti gösterirler. Tabiattan esasın bir denklik ve armoni dairesinde doğan sesler daimi bir dirilik ve disiplin içinde akıp gideceklerdir. Böylesine ince ve hassas ölçülerle düzenleyici bir varlık olan müzik sanatının yazısı da göz için mümkün olduğu kadar bir sismograf hassasiyetiyle işleyerek süre derecelerini berraklık içinde gösterebilmelidir.
Nota kıymetleri şeklen gerçi benzeşmezlerse de portede adlandırdıkları zamandaki sesleri tam kendi kıymetleri miktarında sürmelidir. Yani, her nota taşıdığı kıymet kadar uzar. Kıymetler, parça içinde, usûle göre en muntazam bölüntülerle ölçülür. Ölçülü parçalar ölçülü hareket ve tempolarla icra edilirler. Müzik yazısındaki işte bu tartıları muayyen birer ölçüm nispeti dairesinde belirtmeye çalışacağız.
Nota kıymetlerine göre mesafelendirmede dikkat edilecek oranlar şöyle olur (Şekil 21).
Bu mesafelendirme işinde gerçi kesin birer uzunluk ve ölçüm bahis konusu olamazsa da, bir ikilik açısı eğer "a" misalindeki kadarsa, öbür kıymetler şemada noktalarla gösterilen farklar kadar olmalıdır. İkilik mesafesi veya aynı satırdaki en küçük kıymet açıklığı biraz büyük veya kısa alındığı zaman, öbür kıymetler arasındaki farklarda şekildeki nispetler manzumesine uygun ölçülerde olmalıdır.
Yalnız, bir müzik parçasının her satırında hep aynı notalar bulunmaz. Bunun için, yazıdaki nispetler düşünülürken (eseri baştan sona her zaman aynı nispetlerle yazmak mümkün olamayacağından) müziğin her satırı için cüzi farklarla baştan birer oran tahmin etmek gerekir. Parçanın baştan sona kadar aynı nispetlerle yazılması mümkün olacaksa, o taktirde en uygun şekil pek tabiidir ki zaten mevcut demektir.
Yukarıdaki "a" şeması görüldükten sonra şöyle bir soru akla gelebilir. şeması görüldükten sonra şöyle bir soru akla gelebilir. İkilik bir nota dörtlüğün bir misli fazlası olduğuna göre, uzaklıkta neden aynı mesafenin yarısıyla gösterilmesin? Gerçi bu yerinde bir düşüncedir ama o hesabı kabul edecek olursak pek küçük kıymetleri taksime imkân kalmaz. Küçük kıymetlerin arası o kadar daralacaktır ki, notaların git gide adeta üst üste yığılışacakları görülür Noktalı notalarda mesafeler, kıymetler arasındaki açıklıklara uygun düşmek suretiyle, noktasız hallerinden biraz daha uzun olmalıdır Trioleler hangi kıymetlerle yazılı olursa olsunlar, notaları arasındaki mesafe, trioleli olmadıkları zamandaki kadar olmalıdır. Meselâ, iki sekizlik arasında ne kadar mesafe varsa, sekizlik triolelerin notaları arasındaki uzaklıkta o kadar olmalıdır. Diğer kıymetlerle yapılan üçlemelerde aynı kurala uymalıdır
3-6 Yaş Çocuklarda İştahsızlık - 3-6 Yaş - Çocuklarda İştahsızlık
Bu yaş grubunda hemen her çocuk, sıvı-yarı katı ve katı besinleri sorunsuz tüketebilir hale gelmiştir. Ancak yine de pek çok çocukta söz konusu beslenme becerilerinin...
En önemli özelliği daha önceki ve sonraki yaş gruplarına oranla büyümenin nispeten daha yavaş olmasıdır. Adeta geçici bir durgunluk dönemi denilebilir. Çocuk boy uzunluğu ve vücut ağırlığı artışı göstermeye devam eder ancak hızı azalmıştır. Bu nedenle de, bu dönemde yeterli ve dengeli beslenemeyen çocuk anne-babanın dikkatinden kaçabilir. Yetersiz kilo artışı ve boy uzaması gerçekleştiği durumda bile dikkati çekmeyebilir. Ancak unutulmamalıdır ki, bu yaş grubu çocuklar da büyümeye devam ederler, etmelidirler
Beslenme becerileri büyük ölçüde gelişmiştir. Bu yaş grubunda hemen her çocuk, sıvı-yarı katı ve katı besinleri sorunsuz tüketebilir hale gelmiştir. Ancak yine de pek çok çocukta söz konusu beslenme becerilerinin hala geliştirilmeye ihtiyacı vardır. Bunun için uygun besinlerle becerilerin geliştirilmesi desteklenmelidir.
Çocuğun bağımsızlığını ilan etmesi, kendi iradesini yaşamak arzusu çok dikkat çekicidir. Bu amaçla sevdiği-sevmediği yiyecekleri belirleme ve kabul ettirme dönemidir. Anne-baba çocuğun tercihlerine saygı duymakla birlikte, uygun zaman aralıklarıyla yeni besinleri teklif etmeli, çocuğun yeni besinleri denemesini sağlamalıdır. Burada baskı yapılmamalı, bu süreç doğal ortamlarda gerçekleştirilmelidir.
Bu yaş grubu çocukların bir diğer özelliği de öğrenmeye çok yatkın oluşlarıdır. Ancak, bu istek genellikle başkalarının davranışlarını izleme ve taklit etme özelliği taşır. Bu nedenle, çocuk olumlu etkilere açık olduğu kadar olumsuz etkilere de açıktır.
Erişkinlerin beslenme davranışlarını kopya etmeyi sever. Bu özellik olumlu yönde kullanılmalıdır.
Beslenme becerileri gelişmiş olsa da, sofra adabının öğrenilmesi ve sofra düzenin benimsetilebilmesi de bu yaş grubunun özelliğidir. Bu nedenle öğün saatlerinde aile ile birlikte sofraya oturmalı, beslenmenin sosyal ve kültürel niteliklerini öğrenmesi için gayret edilmelidir.
Yapılan bir araştırmada okul öncesi yaş grubu çocuklarının beslenme davranışları incelenmiş, aşağıdaki sonuçlar ortaya çıkmıştır.
* Büyük bir kısmı günde üç öğün beslenmeyi sürdürebilmektedir. Boy uzunlukları ve vücut ağırlıkları normal sınırlarda ise sakınca yoktur.
* Bir kısmı öğün aralarında da ara öğün olarak bazı yiyecekleri tüketebilir. Eğer ara öğünde yedikleri ana öğünde besin tüketimini olumsuz etkiliyorsa kaldırılabilir.
* Bir kısmı süte aşırı düşkünlük gösterirken bir kısmı da süt ve süt ürünlerini yemeği reddeder. Bu durumda süt grubunda yer alan yiyeceklerden daha kolay tükettiği tercih edilmelidir. Bir diğer yaklaşım da sütü başka yiyeceklerin içinde tüketmesini sağlamaktır. Sütlü çorbalar ve sütlü tatlılar, dondurma bu amaçla kullanılabilir.
* Ekmek yeme oranı oldukça düşüktür. Pilav, makarna, börek gibi ekmek değişimleri veya hamburger, pizza ve pide gibi ekmek içeren yiyeceklerin önerilmesi söz konusu olabilir.
* Abur-cubur adı verilen yiyecek gruplarıyla tanışmışlardır ve tercih ederler. Belirli disiplin içinde ve özellikle de yemek sonrasında az miktarda yiyebilirler.
* Fast-food grubuyla da bu yaş grubunda tanışırlar. Belirli disiplin içinde yemelerinde sakınca yoktur.
* Tek yönlü şeker tüketimi eğilimleri çok belirgindir. Gerek besin değeri gerek diş sağlığı açısından tercih edilmez.
Anne-babalara öneriler
1. Her öğün için uygun-makul bir süre belirleyin
2. Öğün kuralları oluşturun
3. Daima az-makul miktarda porsiyonlar verin
4. Sofradaki sohbet edin ve buna çocuğunuzu da dahil edin.
5. Masadaki davranışlarını sık sık övün.
6. Belirlenen kuralların üçüncü defa bozulması durumunda kuralları tekrar belirleyin.
7. Süre bitiminde yemeği sonlandırın.
8.Son yemeğini bitirmezse, tatlı veya kola vermeyin. Bunu cezalandırmak amacıyla yapmayın. "Tatlı yemekten sonra yenir" gibi bir açıklama en uygun olanıdır. Yemek yenmediğine göre tatlı da doğal olarak yenemiyordur. Mesaj verilmiş ama cezalandırılma söz konusu olmamıştır.
9. "Abur-cubur" alımını kurala bağlayın ve sınırlayın.
10.Daima, masada yemek yedirin.
Pratik yaklaşımlar
* Daima morali iyi iken yemek verin.
* Hangi öğünde daha iştahlı ise, bu öğünü dikkatli değerlendirin.
* Öğünlerden önce yürüyüşe çıkarın. Açık hava acıktırır ve iştahı açar. Bağırsak hareketliliğini arttırır.
* Yemek ortamı temiz ve düzenli olmalıdır.
* Tabaklarların renkli ve sevimli olması tercih edilmelidir.
* Küçük tabak kullanın. Eğer daha fazla yemek yemek isterse ikinci tabağı verin. Çocuğun tabağına çok fazla besin koymayın. Gözünü korkutmayın. Bitirmesi onın da moralini yüksektecek, kendini hisstmesini sağlayacaktır.
* Yavaş ve çok çiğnemesini destekleyin.
* Yemeği ılık tutun..
* Gece yatarken bir şeyler yemek istiyorsa, kaloriden zengin besinleri tercih edin.
* Düşük kalorili yiyecekleri kısıtlayın. İştahı kapatabilirler.
* Boş kalori kaynaklarını azaltın.