MiSS-FENER

MiSS-FENER

Üye
18.05.2006
Genel Kurmay Başkanı
461.942
Hakkında

  • Konu: Duygular
    SU GİBİ OL: TEMİZ VE TEMİZLEYEN !!!

    Yüreğine Sağlık Arkadaşım..
#08.07.2009 08:47 0 0 0
  • Kladistik Analiz - Kladistik Analiz Hakkında - Kladistik Analiz Nedir

    Benzer iki kladogram örneği

    noimage

    Kladistik canlılar arasında kalıtsal benzerliklere dayalı evrimsel ilişkileri belirleyen bir biyoloji dalıdır. Canlılar arasında evrimsel ilişkileri inceleyen çok sayıda filogenetik sistematik öğretilerinden en ünlüsüdür. Kladistik, inceleme konusu yapılan canlıların sinapomorflar olarak da adlandırılan ortak kalıtsal özellikleri kullanılarak yürütülen, çok titiz bir analiz yöntemidir. Kladistik analiz, canlıları evrimsel ilişkilerine göre gruplamayı amaçlayan, birçok çağdaş biyolojik sınıflandırma düzenlemeleri için temel oluşturmaktadır. Buna karşılık, fenetik canlıları dış benzerliklerine göre gruplamaktadır, ancak geleneksel olarak bu yöntemin benimsenmesi kısıtlı sayıda anahtar karakterlere bağlı kalma eğilimini doğurmaktadır. Kladistik terimi eski Yunanca κλάδος, klados, "dal" sözcüğünden türetilmiştir.
    Kladistik bir analizin sonucu olarak, canlı gruplar arasındaki kalıtsal bağlara ilişkin farklı kuramları gösteren kladogramlar çizilir. Kladistik analizde kullanılacak veri miktarı ve niteliği araştırmacının isteğine bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Günümüz sistematik çalışmalarında, morfoloji, biyokimya, moleküler biyoloji alanlarına ait konuları içine alan çok çeşitli bilgilere yer verilmektedir.
#07.07.2009 23:48 0 0 0
  • Osman İşmen Orkestrası Diskomatik Katibim 2009 - Osman İşmen Orkestrası - Diskomatik Katibim Yeni Albüm

    ''1978 yılı HEY Müzik Oscar'ı kazanan plak''

    ''Diskomatik Katibim'' Osman İşmen Orkestrası

    noimage

    Kırk yılı aşkın bir süre müzik dünyasında hakimiyetini sürdürmüş plaklar ve o plaklarda kalan yüzlerce unutulmaz şarkı Ossi Müzik marifetiyle bugünlere taşınmaya devam ediyor. İşte Türk popunun en önemli albümlerinden biri olan ''DİSKOMATİK KATİBİM'' orijinal plak kayıtlarından hazırlanan Cd'si piyasada.

    Yapmış olduğu düzenlemelerle Müzik dünyamıza muhteşem eserler kazandıran Osman İşmen 1978 yılında hazırladığı ''DİSKOMATİK KATİBİM'' Long playi ile aynı yıl HEY dergisi ödülü almakla kalmayıp Türk pop müziğine yeni bir sound anlayışı getirmişti. O yıl ''Diskomatik'' soundu diye adlandırdığımız bir çok plak yapıldı.

    HEY dergisi tarafından şu satırlarla okuyucularına duyurulan albüm gerçek bir başyapıt.

    Bu long-play'in bir Türk aranjörü (Osman İşmen) tarafından yapıldığına dünyada kimse inanmaz! Şimdiye kadar pek çok fasıl plağı dinledik ama bu albümü diğerlerinden ayrılan unsur, Avrupa içinde geçerli olması. Şarkıların başarılı bir biçimde sıralandığı albümde ritm aletleri ve vurgulu sazlar tam anlamıyla batılı. Dışarda da bu long playi dinleyen biri Türk ezgilerinden zevk alabilir. Eğer albüm sesini yurt dışına duyurursa bunda en büyük pay , prodüktör Yeşil Giresunlu'nun olacaktır. ''

    Albümün yapımcısı Hakan Eren. Albümde yer alan şarkıları digital ortama Bora Ebeoğlu aktardı. Kapak tasarımı Şeref İnce tarafından yapıldı.


    Albüm İçerik

    https://www.main-board.com/album-kapaklari/242398-osman-ismen-orkestrasi-diskomatik-katibim-2009-a.html
#07.07.2009 23:46 0 0 0
  • DNA İkileşmesi - DNA İkileşmesi Nedir - DNA İkileşmesi Hakkında

    DNA ikileşmesi, Replikasyon, DNA çoğalması ya da DNA sentezi, hücre bölünmesi öncesinde çift sarmallı DNA'nın kendini kopyalanması işlemidir.
    Günümüzde yapılan araştırmalar sonucu, aynı tip hücrelerde DNA'nın kimyasal özelliğinin ve toplam mktarının nesilden nesile değişmeden aktarıldığı bilinmektedir. Buna göre DNA'nın tüm özellikleri aynı ata hücreden gelen benzer hücrelerde aynı kalmak zorundadır. Bu yüzden ister prokaryotik ister ökaryotik olsun her bir hücre mitoz bölünmeye hazırlanırken, DNA'lar kural olarak tüm uzunlukları boyunca bir ucundan diğer ucuna doğru kendilerini ikiler.
    Watson ve Crick'in 1953'de yayımladıkları makaleleri, ikili sarmalın nasıl kendini eşleyeceği konusunda fikir vermektedir. "Yarı-saklı (semikonservatif) çoğaltma" olarak bilinen bu modelin geçerliliği o zamandan buyana değişmemiştir.

    noimage

    Çoğalmanın genel tarzı açıklık kazandıktan sonra araştırmalar, DNA sentezinin tüm ayrıntıları üzerine yoğunluk kazanmıştır. Günümüzde bilinen, DNA'nın kendini eşlemesi için sayısız enzim ve birçok proteine gerek duyduğudur. Sentez sırasındaki olayların karmaşıklığı bu araştırma alanının son derece aktif kalmasını sağlamıştır.

    DNA kendini yarı-saklı eşlemeyle çoğaltır
    Watson ve Crick, sarmal açlıldığı takdirde, iki atasal zincir boyunca sıralanan bazların eşlenebilecekleri proteinleri kendilerine çekebileceklerini önermişlerdir. Buna göre, bazlar hidrojen bağlarıyla kendine uygun olan (örn. Adenin-Timinle, Guanin-Sitozinle) bazı çeker ve eşleşir. Her iki kalıp boyunca bu nükleotitler kovalent bağlarla polinükleotit oluşturdukça, birbiriyle özdeş iki DNA zinciri oluşacaktır. Kopyalanan her bir DNA molekülünde bir "eski" bir "yeni" zincir bulunacağından, bu tip bir çoğalma "yarı-saklı (semikonservatif) replikasyon" olarak tanımlanır.
    DNA kopyalanması için, yine atasal zincirlerin kalıp olarak görev görmesine dayanan iki ayrı yol daha düşünülmüştür. Bunlar;

    * Saklı (konservatif) replikasyon; tamamlayıcı polinükleotit zincirleri yine aynı şekilde sentezlenir, ancak burada iki yeni zincir biraraya gelirken, atasal eski zincirler tekrar birleşir. Orjinal sarmal bu şeklide "korunur".
    * Parçalı (dispersif) replikasyonda; atasal zincirler kopyalama sırasında kırılır ve kırılan DNA parçaları iki yeni çift sarmal içinde dağılır. Böylece her bir zincirde hem yeni hem eski DNA bulunur. Üç olasılık içinde en karmaşık olan yol bu olduğu için, gerçekleşme ihtimali en zayıf olandır. Ancak, deneysel olarak teoride olması mümkündür. Her üç modelde baz eşlenikliğine dayandığı halde, yarı-saklı çoğalma en doğru olanıdır.

    Tarihte
    1958'de Meselson ve Stahl E.Coli 'de yeni sentezlenen bir DNA'nın bir yeni bir de eski zincir içerdiğini göstererek yarı-saklı çoğalma konusundaki sorunu çözmüşlerdir. Taylor, Woods ve Hughes, baklanın kök uçlarıyla yaptıkları deneyde ökaryotlarda da yarı-saklı çoğalma olduğunu göstermişlerdir. Aynı dönemde Kornberg, E.Coli 'den DNA Polimeraz I'i saflaştırmıştır. Kalıp ve öncü nükleozit trifosfatların bulunduğu ortamda, bu enzimin in vitro DNA sentezi yapabileceğini göstermiştir. Daha sonra DNA Polimeraz II ve III izole edilmiş ve polimeraz III, in vivo DNA kopyalanmasından sorumlu enzim olarak tanınmıştır.

    DNA'nın Yapısı
    DNA, tüm hücrelerde bulunan, nesilden nesile aktarılabilen çift bir moleküldür. Bu çift molekül, bir sarmaşığın dalları gibi birbiri çevresinde dönerek bir sarmal oluşturur. Sarmaşık dalına benzer her molekül, bir DNA "ipliği"dir. Bu iplikler birbirlerine kimyasal olarak bağlanmış nükleotitlerden oluşur. Nükleotitler ise bir şeker, bir fosfat ve bir de dört çeşit azotlu bazlardan birisinden oluşur. Bu dört çeşit baz, Adenin, Timin, Sitozin ve Guanindir. Sırası ile A, T, C ve G harfleri ile kısaltılırlar. Her baz diğer bazların yalnızca bir çeşidi ile hidrojen bağları kurabilir, kural olarak; A ile T, C ile ise G bağ kurabilir.

    DNA Replikasyonu
    DNA molekülünün ikileşmesinde, sarmalın kollarnı birbirine bağlayan zayıf hidrojen bağları fermuar gibi açılır; her iki kolda, eşlerinden ayrılan pürin ve pirimidin uçlarını açıkta bırakır. Hücrenin sitoplazmasında bulunan çeşitli nükleotitlerin iki kol açıldıkça, kollarda bulunan uygun bazların karşılarına gelmeleriyle kendini eşleme başlamış olur. DNA'nın ikili sarmalı birbirinden ayrıldığı zaman, kural olarak Adenin grubu Timin grubuyla, Guanin grubuysa Sitozin grbuyla birleşerek yerlerini alırlar. Diğerleri uymadıkları için geri çevrilirler. Yine aynı şekilde, eski zincirdeki Adeninler Timinlerle, Sitozinler Guanin gruplarıyla ikili sırayı tamamlamak için birleşirler. Bütün nükleotitler eşlendiğinde ise, yeni zincir oluşturulmuş, DNA kendini eşlemiştir. Kopyalanan yeni DNA iplikleri tamamen aynıdır, ancak nadiren çoğalmadaki hatalar nedeniyle kopyalama mükemmel olmaz (bkz. mutasyon).

    İkileşme Orijini ve Çatalı
    Kromozom üzerinde replikasyonun başladığı bölge "replikasyon orjini" olarak adlandırılır. Kromozom üzerinde replikasyonun olduğu noktada sarmala ait zincirlerin açılmasıyla meydana gelen çatala "replikasyon çatalı" denir. Bu çatal, önce sentezin orjin noktasında meydana gelir ve replikasyon devam ettikçe ilerler. Replikasyon çift yönlü ise, orjinden itibaren zıt yöne doğru ilerleyen iki replikasyon çatalı oluşur. Replikasyonun orjini ve yönü ile ilgili kanıtlar açıktır.

    Prokaryotlarda DNA ikileşmesi
    DNA replikasyonunda, ikili sarmal açılır ve sentezin başladığı yer olan replikasyon çatalı oluşur. Proteinler açılan sarmalı kararlı kılar ve replikasyon çatalının önünde oluşan sarılma gerilimini hafifletirler. Sentez, kalıp boyunca belirli bölgelerden RNA Primazın, DNA Polimeraz III'ün polimerizasyonu başlatabileceği serbest 3'-OH ucunu sağlayan kısa bir RNA parçasını sentezlemesiyle başlar. İkili sarmalın antiparalel yapısından dolayı polimeraz III, kesintili zincirde 5'-3' yönünde sürekli DNA sentezi yapar. Kesintili zincir denen karşı zincirde kısa Okazaki fragmanları sentezlenir ve bu fragmanlar daha sonra DNA Ligaz ile birleştirilir. DNA Polimeraz I, RNA primerini uzaklaştırır ve yerine DNA sentezler, ortaya çıkan polinükleotidler (DNA parçaları) DNA Ligaz ile birleştirilir. DNA replikasyonunda yer alan birçok molekülü etkileyen pekçok mutant bakteri ve faj genlerinin izole edilmesi, tüm replikasyon işleminin karmaşık genetik kontrolünün aydınlanmasına yardımcı olmuştur.
    - Replikon, oriC ve ter
    Cairns, izotoplar kullanarak, otoradyografi yöntemiyle replikasyonu izlemiş ve E.Coli'de replikasyonun tek bir noktadan (orjinden) başladığını göstermiştir. Bu özgül bölgeye oriC denilmiştir. Bu bölgenin konumu E.Coli üzerinde haritalanmış ve 245 baz içerdiği saptanmştır. Bu konuda yapılan başka araştırmalarda da, replikasyonun iki yönlü olduğu ve oriC'nin her iki yönünde hareket ettiği gösterilmiştir. Bu durumda replikasyon ilerledikçe ayrı yönlere doğru birbirinden uzaklaşan iki replikasyon çatalı oluşturur. Bu çatallar tüm kromozom yarı-saklı eşleştikten sonra, "ter" olarak adlandırılan sonlanma bölgesinde birbiriyle birleşir. Bir orjinden replikasyon başladıktan sonra eşleşen DNA'nın uzunluğunun bir birim olduğunu belirten terim "replikon"dur. Buna göre, bakteriyofaj ve bakterilerde DNA sentezi bir noktadan (oriC), başlayıp bir noktada (ter) biter. Bakteriler, tek ve büyük bir kromozoma sahip oldukları için, kromozomun tümü bir "replikon"dur.
    - DNA Polimeraz I, II ve III
    Replikasyonun yarı-saklı ve iki yönlü olduğu anlaşıldıktan sonra, birçok moleküler çalışma DNA kalıbı üzerinden tamamlayıcı uzun polinükleotit zincirlerinin gerçek sentezinin nasıl olduğunu anlamaya yönelmiştir. Bu çalışmalarda kullanılan mikroorganizmalarda, sentezde gerekli olan, DNA Polimeraz I, II ve III olarak bilinen enzimlerin varlığı görülmüştür.

    Ökaryotlarda DNA ikileşmesi
    J.H. Taylor, P.Woods ve W.Hughes; 1957'de ökaryotlarda da replikasyonun yarı-saklı olduğunu gösteren kanıtı sunmuşlardır. Vicia faba (bakla) bitkisinin kök uçlarıyla yaptıkları deneyde DNA'yı 3H-timidin ile işaretleyip, otoradyografisini çekmişler ve replikasyonu izlemeyi başarmışlardır. Buradaki replikasyonun yarı-saklı olduğunu kanıtlamışlardır.
    Ökaryotlardaki DNA replikasyonu prokaryotlardakine benzer ancak daha karmaşıktır. Her iki sistemde de DNA ikili sarmalı "replikasyon orjini"nden açılarak iki "replikasyon çatalı" meydana gelir. DNA polimerazın yönlendirdiği sentez, kesintisiz zincirde ve kesintili zincirde çift yönlü olarak devam eder. Prokaryotlardan en önemli fark olarak, ökaryotlada birçok "replikasyon orjini" ve sentezi yönlendiren daha farklı DNA Polimerazlar bulunmasıdır. Bunun nedenleri şöyle açıklanır:

    1. Ökaryotlarda, prokaryotlara göre daha fazla gen vardır.
    2. Ökaryotik polimerazın saniyede 50 nükleotit olan okuma hızı, prokaryotik polimeraza göre 20 kat yavaştır.

    Çoklu replikasyon orjini ile ilk bulguların çoğu bir maya olan Saccharomyces cerevisiae'den elde edilmiştir. Mayadan elde edilen bu repliksyon orjinlerine "özerk replike olan diziler" (ARS) denir. Hücre döngüsünün G1 fazı sırasında bütün ARS dizilerine bazı protein grupları bağlanır ve "orjin tanıma kompleksi" (ORC) meydana gelir. Bu tanıma kompleksleri G1 fazında oluştuğu ve S fazından önce sentez başlamadığı için, sentezin gerçek başlama sinyalinde yer alan daha başka pronteinler de bulunmaktadır. Bu proteinlerin en önemlileri özgül kinazlardır. Kinazlar, hücre döngüsünün ayrılmaz bir parçası olan fosforilasyonun kilit enzimleridir. Kinazlar, ORC'ye bağlandıklarında, DNA polimerazın bağlanmasına açık olan bir "ön tanıma kompleksi" (pre-RC) oluşur. pre-RC'ye bağlanacak DNA polimerazlar, ökaryotik replikasyonun en karmaşık yönüdür. Buna göre, 6 farklı tipte DNA polimeraz formu saflaştırılıp, çalışılmıştır:

    * Polimeraz α (alfa), β (beta), γ (gamma), δ (delta), ε (epsilon) ve ζ (zeta) (bkz. DNA polimeraz)

    Ökaryotlarda doğrusal kromozom uçlarının (telomerler) replikasyonda ortaya çıkan özel sorun, RNA içeren özgün bir enzim olan telomeraz enzimiyle çözülür.
    Genetik moleküller arasındaki rekombinasyon, DNAlglfrglelglergleplgperogpeorogrep zincirlerini kesen, tekrar sıraya koyan ve tekrar birleştiren bir dizi enzim varlığına dayanır. Gen dönüşümü olayı, bu değiş-tokuşlar sırasında yanlış eşleşme onarımı ile gerçekleştirilen sentez ile en iyi şekilde açıklanabilir.
#07.07.2009 23:46 0 0 0
  • Osman İşmen Orkestrası Diskomatik Katibim 2009 - Osman İşmen Orkestrası - Diskomatik Katibim Yeni Albüm

    SANATÇI ADI: Osman İşmen Orkestrası

    ALBÜM ADI: Diskomatik Katibim

    ALBÜM YILI: 2009


    COVER:

    noimage


    ALBÜMDEKİ PARÇALAR:

    1. Üsküdardan Diskoteğe Giderken
    2. Nihavend Longa
    3. Mevlana
    4. Döktürü
    5. Süt İçtim Diskotekte
    6. Konyalı
    7. Ceddin Dede (Mehter Marşı)
    8. Rast Dısko Methal
    9. Hekimoğlu
    10. Kasap Disko Havası
    11. Azize Diskotekte


    MAIN-BOARD FARKI FARK EDENLERİN DİYARI
#07.07.2009 23:45 0 0 0
  • Konu: Irmak Atuk
    Irmak Atuk - Irmak Atuk Kimdir - Irmak Atuk Biyografisi

    Irmak Atuk (d. 1985, İzmir, Türkiye), Türk dizi oyuncusu ve model.

    noimage

    İzmir doğumlu olan Irmak Atuk, 2002 yılında yapılan Best Model of Turkey (Türkiye'nin en iyi modeli) yarışmasında birinci olmuş; ardından aynı yıl katıldığı Best Model of the World (Dünyanın en iyi modeli) yarışmasında da ikinci olmuştur.

    Daha sonra oyunculuk kariyerine başlayan Atuk, 2003 yılından başlayarak Gurbet Kadını, Lise Defteri, Ölümüne Sevdalar ve Doktorlar dizilerinde oynamıştır.[1] Irmak Atuk oyunculuğun yanı sıra, modellik yaşamını da sürdürmektedir.

    Oynadığı diziler

    2003 - Gurbet Kadını - Lise Defteri
    2005 - Ölümüne Sevdalar
    2006-2007-2008 - Doktorlar
#07.07.2009 23:39 0 0 0
  • İndirgenemez Kompleks - Irreducible Complexity

    İndirgenemez karmaşıklık (İng: Irreducible complexity), içindeki parçaların herhangi birinin kaldırılması durumunda işlevini yitiren sistemleri tanımlamakta kullanılan bir terimdir. Akıllı tasarım iddiaların temel taşlarından biridir. Organizmalardaki bazı sistemlerin, daha küçük işlevsel birimlere ayrılamayacağını, bu nedenle evrilmiş olamayacaklarını iddia eder.
    Doğadaki bazı canlı yapılarında indirgenemez karmaşıklık örneklerine rastlanıldığı iddia edilir. Bu iddiaya göre kompleks bir organ daha basit yapılara başka parçalar eklenmesiyle oluşamaz. Kompleks bir yapının birbirinden bağımsız pek çok yapının bir arada son derece uyumlu bir şekilde çalışması bu iddiaya tartışmalı bir şekilde kanıt olarak gösterilir.
    Biyokimya Prof. Michael J. Behe indirgenemez karmaşıklığı bir makalesinde şöyle tanımlamıştır:

    İndirgenemez karmaşıklıkla söylemek istediğim birçok etkileşimli parçadan oluşan, temel bir görevi yerine getiren ya da katkıda bulunan tek bir sistemdir. Bu tür bir sistem, tedricen, küçük, başarılı öncü değişikliklerle üretilemez. Çünkü doğal seçilim işleyen bir görevi seçmeye dayanır. Bir indirgenemez karmaşık sistemin, eğer böyle bir şey varsa, doğal seçilim için tam bir bütün olarak çalışır halde aniden oluşması gereklidir.

    Kompleks yapıya sahip pek çok organ vardır. Akıllı tasarım savunucularının iddiası şöyledir:

    İnsan gözü, 40 kadar küçük dokunun uyum içinde çalışması sayesinde işlev yapar. Gözü dış etkilerden koruyan göz kapakları, gözü nemlendiren ve yağlayan özel salgı bezleri, ışığın kırılarak içeri alınmasını sağlayan mercek, bu merceği odaklayan küçük kaslar, göze girecek ışık miktarını ayarlayan iris, antibakteriyal göz sıvısı ya da ışığı "yorumlayan" retina tabakası, bu 40 ayrı parçanın bazılarıdır. Önemli olan gözün tüm parçalarının doğru yerde, doğru büyüklükte, doğru işlevde olmasıdır. Eğer bu parçaların biri bile olmasa, ya da işlev göremese, insan kör olur. Gözün bu özelliği, bilimsel literatürde "indirgenemez komplekslik" denen özelliktir. Bu göruse göre gözü daha basite indirgeyemez, daha ilkel hale getiremezsiniz; tek bir eksiklik, körlükle sonuçlanır. Bilim insanları bu tarz bir argümanın yanlış olduğunu, belirli bir yapının baska fonksiyonları olamıyacağı varsayımına dayandığını söyler.

    Akıllı tasarımı savunanlar gözün birbirini takip eden küçük tesadüfi değişiklerle oluşamayacağını iddia ederler. Ama bu görüş bilim insanlarının büyük bir bölümü tarafından kabul edilmez. Gözün nasıl adım adım evrimleşebileceğiyle ilgili bilimsel açıklamaları yaptıklarını iddia ederler.
    İndirgenemez karmaşıklık, savunucuları tarafından Akıllı Tasarım (A.T.)'ın önemli delillerinden biri olarak kabul edilir.
    İndirgenemez karmaşıklık, bugün kabul edilen temel bilimsel kriterlerden hiçbirisini karşılamadığı gerekçesi ile bilim insanlarının çok büyük bir bölümü tarafından çöp bilim (junk-science/pseudo-science) olarak sınıflandırılmıştır. Çeşitli bilim insanları İndirgenemez Karmışıklık argümanının bilimsel olmadığını ve çürütüldüğünü iddia eder ve üzerine herhangi bir bilimsel araştırma programının bina edilemiyeceğini söyler. İndirgenemez karmaşıklık konusunda, hakemli (peer-reviewed) bir dergide yayınlanmış herhangi bir bilimsel makale bulunmamaktadır, hiçbir araştırma programına konu edilmemiştir.
#07.07.2009 23:36 0 0 0
  • Aslı İçözü - Aslı İçözü Kimdir - Aslı İçözü Biyografisi

    Aslı İçözü, (d. 27 Eylül 1964, İstanbul) tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, eğitmen, yönetmen yardımcısı.

    noimage

    Mimar Sinan Üniversitesi, Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü mezunu olan Aslı İçözü Kasapoğlu 1992 yılında Şehir Tiyatroları kadrosuna girdi. Semaver Kumpanya topluluğunun kurucuları arasında yer aldı. Akademi İstanbul'da, Semaver Kumpanya'da, İstanbul Koleji'nde, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi'nde ve Oyun Atölyesi'nde eğiticilik yapıp dersler verdi. Sinema ve dizi filmlerde rol aldı.

    Rol aldığı bazı oyunlar

    * 2005, Savaş ve Kadın
    * 2003, Trendeki Yolcu
    * 2002 - 2001, Suç ve Ceza
    * 2001 - 2000, Troilus ve Cressida
    * 2000 -1999, Nasreddin Hoca
    * 1999, Antigone
    * 1998, Atları da Vururlar
    * 1998, Ölüm ve Oyun
    * 1998 - 1997, Ayrılık
    * 1997- 1996, Sahibinin Sesi
    * 1996 - 1995, Peynirli Yumurta
    * 1995 - 1994, Sular Aydınlanıyordu
    * 1994 - 1993, Viens On S'en Va
    * 1991, Bay Hiç ve Sonsuzluk Kitabevi
    * 1991 - 1990, Mavi Masal
    * 1991 - 1990, Bir Garip Oyun
    * 1989, Evlilik İlanı
    * 1988, Fareli Köyün Kavalcısı
    * 1988, Kuşlar
    * 1984, Külkedisi
    * 1984, Caligula
    * 1983, Hansel ile Gratel
    * 1983, Hırçın Kız
    * 1983, 3. Selim

    Yönetmen yardımcılığı yaptığı oyunlar

    * 2002, 8 Kadın
    * 1992, Les Rustres
    * 1992, Rusalka
    * 1990, Bir Garip Oyun
    * 1990, Bir Kadın
    * 1989, Sarah Bernhard
    * 1983, Hırçın Kız

    Filmografisi

    * Düğün Şarkıcısı - 2008
    * Taş - 2006
#07.07.2009 23:31 0 0 0
  • Aslıhan Kandemir - Aslıhan Kandemir Kimdir - Aslıhan Kandemir Biyografisi

    Aslıhan Kandemir, (d. 19 Mayıs 1972 İstanbul) Türk Tiyatro oyuncusu.

    noimage

    1995 yılında Bilkent Üniversitesi Tiyatro bölümü'nden mezun olduktan sonra, aynı bölümde yüksek lisans yaptı. 1993-1994 Cüneyt Gökçer'in yönetmenliğinde Ankara Devlet Opera ve Balesi'ndeki Damdaki Kemancı adlı oyunda oynadı. 1994'de Boston "The Hungtinton Theatre"'da staj, 1995'de Roxbury Outreach Shakespeare Experience Company'de oyuncu olarak görev aldı. 1995'de Massachusetts Institute of Technology'de drama dersleri aldı.

    Ankara Devlet Tiyatrosu'nda yönetmen Mustafa Uğurlu'nun "Nikah Kağıdı" ve Sinan Pekin'in yönetmenliğinde "Özel Hayatlar adlı oyunlarda oynadı. 1997 - 2003 yılları arasında oyunlarında rol aldı. 1994-1995 yıllarında Ferhunde Hanımlar adlı TV dizisinde oynadı. Ayrıca TV için bazı programlarda sunuculuk yaptı.

    Rol aldığı tiyatro oyunları

    * Kırmızı Pazartesi (oyun)
    * Tozlu Çizmeler
    * Kiralık Konak
    * Yaprak Dökümü
    * Sweyk II. Dünya Savaşında
    * Düşler Sirki Başlıyor
    * Sarıpınar 1914
    * Medea
    * Othello
    * Bir Adam Yaratmak
    * III.Richard
    * Hürrem Sultan (oyun)
    * Düşlere Sobe
    * Mankurt
    * Kabus Yiyen
    * Aşk Hastası
    * Troyalı Kadınlar
    * Nikah Kağıdı
    * Özel Hayatlar
    * Damdaki Kemancı
#07.07.2009 23:22 0 0 0
  • Isıl İletkenlik - Termal İletkenlik

    https://www.main-board.com/fizik/337528-isil-iletkenlik.html

    Malzemelerin Isıl İletkenlikleri
    Çoğu malzemenin ısıl iletkenliği ile elektrik iletkenliği arasında bir bağ yoktur. Örneğin, çok yüksek elektriksel iletkenliği olan gümüşün ısıl iletkenliği, elektriksel yönden bir yarı-iletken olan elmasdan daha düşüktür. Bunun sebebi elektronlar değil, fononlardır. Fonon kristal yapıdaki titreşim düzeni ile ilgilidir. Metallerde, ısıl iletkenlik, yaklaşık olarak elektriksel iletkenliği izler, metallerde serbest hareketli elektronlar yalnızca elektriği değil, ısı enerjisini de iletir.
    Isıl iletkenlik, basit bir özellik olmayıp detaylı olarak maddenin yapısına ve sıcaklığa bağlıdır.
#07.07.2009 23:20 0 0 0
  • Alev Oraloğlu - Alev Oraloğlu Kimdir - Alev Oraloğlu Biyografisi

    Alev Oraloğlu, (d. 21 Haziran 1954 - İstanbul) tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.

    noimage

    Sanatçı Lale Oraloğlu'nun kızı olan Alev Oraloğlu, çocuk yaşlarda annesiyle birlikte başladığı sanat hayatına, Galatasaray Lisesi'nde mezun olduktan sonra, İstanbul Şehir Tiyatroları kadrosunda devam etti. Oyunculuk yeteneğini tiyatro ile sınırlandrımayan sanatçı, kamera karşısına da geçerek, sinema ve dizi filmlerde rol aldı. İlk oynadığı filmin yönetmeni annesi Lale Oraloğlu'dur.


    Rol aldığı bazı oyunlar

    * Savaş ve Barış
    * Aşk-ı Memnu
    * Size Öyle Geliyorsa Öyledir


    Filmografisi

    * Evimin Erkeği - 2007
    * Aşkın Dansı - Sevgi Emektir - 2006
    * Arka Sokaklar - 2006
    * Ayva Sarı Nar Kırmızı - 2004
    * Şubat Soğuğu - 2004
    * Aslı ile Kerem - 2002
    * İki Arkadaş - 1998
    * Böyle mi Olacaktı - 1997
    * Şehnaz Tango - 1996
    * Çiçek Taksi - 1995
    * Hamuş - 1993
    * Saygılar Bizden - 1993
    * Keloğlan'la Can Kız - 1972
    * Bir Kadın Tuzağı - 1971
    * Kötü Tohum - 1963
#07.07.2009 22:47 0 0 0
  • Yalıtkan - Dielektrik - Yalıtkan Dielektrik Hakkında - Yalıtkan Sınıflandırma - Dielektrik Nedir

    Yalıtkan (dielektrik), bir elektrik akımı taşıyabilecek serbest elektronları olmayan, bir elektrik alanıyla kutuplanma özelliği taşıyan, elektrik iletkenliği sıfır veya çok zayıf olan cisim veya maddedir. Özdirençleri çok yüksek olduğundan, elektrik akımlarını ancak güçlükle geçirebilen maddeler için kullanılır.
    Yalıtkanlarda elektronlar, bir molekülden öbürüne güçlükle geçer; eğer bir yalıtkanın atomlarından biri bir elektronu yakalarsa, bu elektron atoma bağlı kalır; oysa iletken bir cisimde, bütün kütle içinde dolaşır.

    Sınıflandırma
    Yalıtkanlar şöyle sınıflandırılabilir:

    * Tabiî yalıtkanlar
    * Tabiî organik yalıtkanlar
    * Katı sentetik yalıtkanlar
    * Sıvı yalıtkanlar
    * Gaz yalıtkanlar
    * Ekolastik yalıtkanlar

    Katı sentetik yalıtkanlar, tabiî reçine, sentetik reçine, kauçuk, selüloz veya silisli olabilir. Teknik elektrik birliği, elektrik makinelerinin yapımında kullanılan yalıtkanların sınıflandırılmasını standartlaştırmıştır.

    * O sınıfı: Ne yağ emdirilmiş ne de yağa daldırılmış pamuk, ipek kâğıt ve benzeri organik maddeleri kapsar.
    * A sınıfı: Yağ emdirilmiş veya yağa batırılmış pamuk, ipek, kâğıt ve buna benzer organik maddeleri, ayrıca emaye telin kaplamasını içerir.
    * B sınıfı: İçine bir miktar topaklaştırıcı madde katılmış mika, amyant veya buna benzer organik maddeli yalıtkanları kapsar.
    * C sınıfı: Topraklaştırıcı madde katılmamış mika, porselen, cam, kuvars ve benzeri maddeleri içerir.

    Plastik Maddeler
    Yalıtkan plastik maddeler, oda sıcaklığında katı halde bulunan ve plastik şekil değişimiyle istenen biçime getirilebilen organik maddeler veya kısmen organik madde karışımlarıdır.
    Isıyla sertleşen plastik maddeler şunlardır; fenoplastlar (bir fenol ile bir aldehitin yoğunlaşmasından meydana gelen sentetik reçineler) ve aminoplastlar (bir, iki veya daha çok amin veya amin fonksiyonu kapsayan organik bir bileşikle bir aldehitin yoğunlaşmasından meydana gelen sentetik reçineler üre-formol ve anilin formol reçineleri).
    Isıyla yumuşayan plastik maddeler arasında da şunlar sayılabilir; selüloz esterleri (nitroselüloz ve selüloz asetat); kimyasal sentezle elde edilen etilen türevi reçineler (akrilik ve metakrilik reçineler, vinilik ve polivinilik reçineler, polistirol reçineler).

    Uluslararası Terminoloji
    "Yalıtkan" kavramının uluslararası terminolojideki karşılığı "dielektrik" veya "izolatör" (İngilizce'de insulator) şeklindedir. "İzolasyon" kavramı ısı ve diğer dış faktörler için de yaygın olarak kullanıldığından, elektrik, manyetik ve elektromanyetik alanında genelde genelde ilk tanım tercih edilir. İngilizce'de elektrik akımını geçirmeme anlamında "non-conductor" terimi de kullanılabilmektedir. Ayrıca elektrik akımı ile yalıtkan madde arasındaki mesafeye bağlı elektrostatik fonksiyonlar 1991'de Solmajer ve Mehler tarafından incelenmiştir.
#07.07.2009 22:45 0 0 0
  • Konu: Alev Gürzap
    Alev Gürzap - Alev Gürzap Kimdir - Alev Gürzap Biyografisi

    Alev Gürzap (d. 1936 - İstanbul) Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, seslendirme sanatçısı.

    noimage

    İstanbul Şehir Tiyatroları sanatçısı olan Gürzap, yaş haddi nedeniyle emekli olmasının ardından, özel tiyatrolarda çalışmalarına devam etti. Tiyatro İstanbul bünyesinde çalıştı. Çeşitli sinema ve dizi filmlerde rol aldı. 1946 yılında Shakespeare'in çocuk oyunu "Fırtına" ile tiyatroya adım atan Gürzap, 17 yıl süreyle Lüküs Hayat'ta "Mısırlı Afet"i oynadı. 1999 yılında Afife Tiyatro Ödülleri'ne İlkay Saran'la birlikte aynı oyundaki aynı rolden aday gösterildiler. Gürzap, 1997 yılında değişimli olarak oynadıkları "Oyun Karıştı" oyunundaki baş kadın rolüyle o yılın en başarılı komedi oyuncusu dalında aday oldu.

    Rol aldığı bazı oyunlar

    * Krallar da Ölür
    * Lüküs Hayat
    * Altı Derece Uzak
    * Deli Bal
    * Bir Sabah Gülerek Uyan


    Filmografisi

    * Dicle - 2007
    * Son Yaprak - 2004
    * Yıldızların Altında - 2002
    * Baykuşların Saltanatı - 2000
    * Affet Bizi Hocam - 1998
    * Geyikler, Annem ve Almanya - 1987
    * Nasıl İsyan Etmem - 1982
    * Alişan - 1982
    * Yasak Aşk - 1981
    * Sabıkalı - 1974
    * Ana Kucağı - 1959
    * Zeynebin Aşkı / Güllü Fatma - 1957
#07.07.2009 22:42 0 0 0
  • Akasya Asıltürkmen - Akasya Asıltürkmen Kimdir - Akasya Asıltürkmen Biyografisi

    1977 İstanbul doğumlu, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü Mezunu Türk sinema ve dizi oyuncusu.

    noimage

    Oynadığı sinema filmi ve diziler:

    1. Araf (2006) > Eda

    2. Felek ne demek (2006) (Dizi) > Zekiye

    3. Keloğlan kara prens'e karşı (2006) > Taskiz

    4. Pamuk Prenses 2 (2005) > Fusun

    5. Saklambaç (2005) (Dizi) > Bağdegül

    6. Çınaraltı (2004) (Dizi) > Esin

    7. Dayı (2004) (Dizi) > Müge

    8. Vaka-i Zaptiye (2002) (Dizi) > Lebibe

    9. Nasıl evde kaldım (2001) (Dizi)

    10. İstanbul kanatlarımın altında (1996)

    11. İpsiz Recep (2009) > Marika
#07.07.2009 22:40 0 0 0
  • Carnot Çevrimi - Carnot Çevrimi Hakkında - Carnot Çevrimi Nedir

    Carnot çevrimi, Sadi Carnot tarafından 1820'lerde ortaya konmuş özel bir termodinamik çevrimdir ve Emile Clapeyron tarafından 1830 ve 1840'lı yıllarda geliştirilmiştir.
    Her termodinamik sistem özel bir durum içinde varolmuştur. Sistem, farklı durumları sırası ile takip ediyor ve en sonunda önceki haline geri dönüyorsa termodinamik bir çevrim oluşur. Bu çevrim boyunca işlem içinde, sistem çevresine iş yapabilir, bu yolla bir ısı makinesi olarak rol oynayabilir.
    Bir ısı makinesi enerjinin sıcak bölgeden, soğuk bölgeye aktarılmasını sağlar, bu işlem içinde enerjinin bir kısmı mekanik işe dönüşür. Çevrim tersinirdir (yani tersine de gerçekleşebilir). Sistem bir dış kuvvet ile çalışabilir ve işlem içinde soğuk sistemden, sıcak sisteme ısı aktarılabilir, bu şekilde bir ısı makinesinden çok bir soğutucu olarak çalışır.
    Carnot çevrimi, termodinamik çevrimin özel bir tipidir. Özeldir çünkü, verilen ısı enerjisinin işe çevrilme miktarı ya da tersi için (verilen işin soğutma amaçları için kullanımı) mümkün olan en verimli çevrimdir.
    Carnot çevrimi ısı makinesi olarak şu adımları takip eder:

    Bir ısı makinesi olarak çalışan bir Carnot çevrimi, sıcaklık - entropi diyagramı üzerinde gösterilmiştir. Çevrim TH ve TC sıcaklıkları arasında yer alır. Dikey eksen sıcaklık, yatay eksen entropidir.

    noimage

    1. TH sıcaklığındaki ''sıcak'' gazın tersinir izotermal genişlemesi (İzotermal ısı ilavesi): Bu adım esnasında, genişleyen (hacmi artan) gaz pistonun iş yapmasına neden olur. Gaz genişlemesi, yüksek sıcaklıktan ısının emilmesi ile ilerler. (A-B arası)
    2. Gazın tersinir adyabatik genişlemesi: Bu adımda piston ve silindirin ısıl olarak yalıtılmış olduğu kabul edilir, bu nedenle ısı kaybı yoktur. Gaz genişlemeye ve iş yapmaya devam eder. Gaz genişleme nedeni ile TC sıcaklığına soğur. (B-C arası)
    3. TC sıcaklığındaki ''soğuk'' gazın tersinir izotermal sıkıştırılması (İzotermal ısı atılması): Bu anda çevresine iş vermiş durumdaki gaz, düşük sıcaklığa doğru ısı çıkışına neden olur. (C-D arası)
    4. Gazın tersinir adyabatik olarak sıkıştırılması: Yine piston ve silindir ısıl olarak yalıtılmış kabul edilir. Bu adımda yapılan iş gaz üzerinde sıkıştırılmaya ve sıcaklığının TH sıcaklığına yükselmesine sebep olur. Bu noktada gaz ilk basamaktaki başlangıç haline dönmüştür. (D-A arası)

    Carnot çevriminin mümkün olan en verimli çevrim olmasının sebebi, tamamen tersinir adımlardan oluşmasıdır. Adımların hiçbirinde, aralarında sıcaklık farkı bulunan iki sistem arasında ısı alış-verişi gerçekleşmez. Dolayısıyla, her adımdaki ve toplamdaki entropi değişimi sıfırdır.
#07.07.2009 22:39 0 0 0
  • Ahmet Yenilmez - Ahmet Yenilmez Kimdir - Ahmet Yenilmez Biyografisi

    Ahmet Yenilmez (d. 1966,Ordu) Türk tiyatro sanatçısı.

    noimage

    Tiyatroya 1978 yılında Karadeniz Tiyatrosu Deneme Sahnesinde başladı. Ayrıca Seyrü Sefer isimli kitabı bulunmaktadır.1966 tarihinde Ordu ili Karaağaç Köyü doğan Ahmet Yenilmez, ilkokulu köyde, orta ve lise tahsilini Ordu'da tamamladı. Yüksek tahsilini Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nde yaptı.Halen Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Çalışma Ekonomisi Bölümü Yüksek Lisans öğrenciliği devam etmektedir. 1978 yılında Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu Deneme Sahnesinde Tiyatroya başlayan Yenilmez 1983 yılında Karadeniz Bölgesi tiyatro festivalinde Cevat Fehmi Başkut'un "ölen hangisi" adlı oyunuyla en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı.Üniversite çalışmalarına devam eden Yenilmez 1985 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tiyatro kolunu kurdu, 1987 yılında Hasret Sahnesi bünyesine girerek burada profesyonel oldu ve bu ekip bünyesinde "Yusuf Yüzlüler" isimli oyunu yönetip oynadı,1992 yılında Kültür Bakanlığı bünyesinde "Bir Ben Vardır Bende Benden İçeri" isimli tek kişilik oyunu yönetip oynadı, 1996'da "Medeniyetinizden İstifa Ediyorum" isimli oyunu yönetip oynadı. Yenilmez 1996 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gösteri Sanatları Merkezinde Genel Sanat Yönetmen Yardımcılığı görevine yürüttü.1997 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Muammer Karaca Tiyatrosu Müdürlüğü görevine bulundu. 1998 yılında Sarıyer Belediye Tiyatrosu'nu kurdu. 1999-2000'de kendi yazıp oynadığı "Milenyum Eşiğinde Türkiye" isimli tek kişilik oyununu sahnelemektedir. 1998 yılında Deli Yürek adlı dizi film'de "Sabri" tiplemesiyle adından sıkça söz ettirmeye başladı.3 Kasım 2002 tarihinde yapılacak olan milletvekili seçimlerinde BBP'den İzmir ikinci bölge, birinci sıradan milletvekili adaylığını koydu. Son olarak "Ekmek Teknesi" adlı dizide "Celal" tiplemesiyle sevenlerinin kalbindeki yerini sağlamlaştırdı.


    Filmografisi

    * Dur Yolcu
    * Kınalı Kuzular
    * Acı Hayat "Hasan"
    * Kale İçi "Kasap Ali"
    * Aynalar
    * Esir Şehrin İnsanları "Zekeriya"
    * Ekmek Teknesi "Celal"
    * Deli Yürek "Sabri"
#07.07.2009 22:37 0 0 0
  • Planck Sabiti - Planck Sabiti Hakkında - Planck Sabiti Değeri

    Değeri
    Planck sabiti, kuantum mekaniğinde aksiyonun temel birimi (kuantumu) olarak düşünülebilecek bir sabittir. Adını fizikçi Max Planck'tan alır. Değeri Jul x saniye cinsinden,

    noimage

    değerindedir. Ayrıca,

    noimage

    sabitine de indirgenmiş Planck sabiti denir.

    Parçacığın Enerjisi ve 'hc' İfadesi

    Frekansı ν olan bir fotonun enerjisi,

    noimage

    formülüyle hesaplanabilir. Fotonun hızı c olduğu için frekansı,

    noimage

    şeklinde yazılabilir. Bu sayede enerji ifadesi,

    noimage

    haline dönüşür. Böylece dalga boyu bilinen bir ışığın enerjisinin hızlıca hesaplanabilmesi için hc ifadesinin hesaplanmış büyüklüğü,

    noimage

    veya

    noimage

    kullanılır.

    Örnek
    Kırmızı ışık 650 nanometre dalga boyuna sahiptir. Kırmızı ışığın bir fotonunun enerjisi,

    noimage

    olarak hesaplanır.

    Kuantum Mekaniği
    Planck sabiti kuantum mekaniğinde etki edilen en küçük birimi temsil eder, diğer bir deyişle süreksizliğin birimidir. Kuantum mekaniğinde açısal momentumun x, y ve z bileşen operatörlerinin komutatörleri döndürme grubu SO3 ve ona homomorfik olan SU2 gruplarının Lie cebrini sağlar. Planck sabitinin en küçük etki birimi olduğu buradan da görülebilir.

    noimage

    En genelinden,

    noimage

    permütasyon sembolü olmak üzere

    noimage 'dir.
#07.07.2009 22:35 0 0 0
  • Ahmet Arıman - Ahmet Arıman Kimdir - Ahmet Arıman Biyografisi

    1955 doğumlu müzisyen ve sineması oyuncusudur. Hababam Sınıfı'nda Hayta ismail rolündedir.

    noimage

    Halen İstanbul'da çeşitli lokallerde müzisyenlik yapmaktadır.

    Filmografi

    * Hababam Sınıfı - 1975
    * Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı - 1975
    * Bizim Aile - 1975
    * Hababam Sınıfı Uyanıyor - 1976
    * Hababam Sınıfı Tatilde - 1977
    * Gülen Gözler - 1977
    * Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor - 1978
    * Neşeli Günler - 1978
    * Sultan - 1978
    * Hababam Sınıfı Merhaba - 2003

    Diziler

    * İkinci Bahar - 1998
#07.07.2009 22:30 0 0 0
  • İpekli Boğan Kuşu - İpekli Boğan

    İpekli boğan (Hypocolius ampelinus), ipekli boğangiller familyasına ait bir kuş türüdür.

    Özellikler

    Tırtılyiyenlerin tüyleri de ipekkuyruklar gibi pürüzsüzdür. Tür, genellikle gri renklidir, erkekler göz çevrelerinde üçgen bir çerçeveye sahiptirler. Kuyruk ve kanatlarda uzanan siyah tüyler görülür.

    abdi düşünülse de bazı araştırmacılar grubu Arapbülbülleri ile akraba sayarlar.

    Dağılımı

    Orta Doğu, Irak, İran, Pakistan, Türkmenistan'da yayılış gösterir. Kışları Kızıldeniz yakınları ve Basra Körfezine ve Arap yarımadasına göç eder. Çalılar ve fundalıklar içinde yerleşir, palmiye ağaçları ve bahçelerde de görülürler.


    noimage
#07.07.2009 22:25 0 0 0