Küratör, (Latince curatus = bakımcı anlamından İngilizceye geçen curator kelimesinden) klasik anlamıyla bir müze, galeri, arşiv veya kütüphane koleksiyonunun yöneticisine denir.
Çağdaş sanat bağlamında küratör, sergi düzenleyicisi anlamında kullanılır. Bu anlamda küratörler, bir koleksiyonu arzuladıkları bir etkiyi yaratmak amacıyla düzenlerler. Serbest küratörler (freelance curator) ise herhangi bir galeri veya müze adına çalışmayan, çağdaş sanatta nispeten yeni ortaya çıkmış kişilerdir. İsviçreli Harald Szeemann bu tür küratörlere verilebilecek örneklerdendir.
Günümüzde, sanat kurumları, karşılarına çıkan finansal konulardan teknolojiyle ilgili uygulamalara kadar birçok sorun karşısında küratörlerin rolünü tekrar gözden geçirmek durumunda kalmışlardır. Bunun sonuçlarından birisi ABD ve İngiltere gibi ülkelerdeki üniversitelerde verilen küratörlük uygulamaları dersleridir. Bağımsız küratörler kendi özel yöntemleriyle sergiler oluşturmaları için veya ortak çalışma amacıyla galeri ve müzelerce davet edilebilmektedirler.
Yedi Özgür Sanat - Yedi Özgür Sanatı -Yedi Özgür Sanat Nedir
Merkezinde felsefenin yeraldığı Yedi Özgür Sanat -Tablo; Herrad von Landsberg'in Hortus deliciarum'dan, (12. yüzyıl)
Yedi özgür sanat (Septem artes liberates), antikçağ okul ve eğitim dünyasında öğretilen çeşitli bilim ve sanat alanlarını belirtir. Bunlar daha sonra ortaçağ felsefesinde de Skolastik okullarda öğretilen bölümler olmuştur.
Bahsedilen yedi özgür sanat ve bilim alanları şunlardır:
* İlk olarak Trivium denilen Üçlü Grup, yani;
o Gramer
o Diyalektik
o Retorik
gelmektedir.
* İkinci olarak da Quadrium denilen Dörtlü Grup gelmektedir. Bunlar da;
o Aritmetik
o Geometri
o Müzik
o Gökbilim
'den meydana gelmektedir.
Bu sanat ve bilim dalları sözkonusu dönem içinde özgür insana yakışmadığı ya da uygun olmadığı düşünülen el zanaatlarından kesin bir şekilde ayrştırılır ve onların karşısına konulur. Bunların öğretilmesini amaçlayan okullar, düşünce tarihinde etkili olan akımlara ve düşünsel gelişmelere etki etmişlerdir.
EUROPE - The Final Countdown - The Best Of Europe - EUROPE The Final Countdown - The Best Of Europe 2009
SANATÇI ADI: EUROPE
ALBÜM ADI: The Final Countdown The Best Of Europe
ALBÜM YILI: 2009
COVER:
ALBÜMDEKİ PARÇALAR:
CD1
1. The Final Countdown
2. Carrie
3. Rock The Night
4. Superstitious
5. Love Chaser
6. Cherokee
7. Open Your Heart
8. Let The Good Times Rock
9. Sign Of The Times
10. More Than Meets The Eye
11. Tomorrow
12. Prisoners In Paradise (Single Edit)
13. I'll Cry For You
14. Halfway To Heaven
15. Sweet Love Child
16. The Final Countdown 2000
17. Time Has Come
18. Heart Of Stone
CD2
1. On Broken Wings
2. In The Future To Come
3. Seven Doors Hotel
4. Stormwind
5. Scream Of Anger
6. Dreamer
7. Ninja
8. Coast To Coast
9. Ready Or Not
10. Seventh Sign
11. Got Your Mind In The Gutter
12. Aphasia
13. A Long Time Comin'
14. Girl From Lebanon
15. Wings Of Tomorrow
16. Danger On The Track
17. Never Say Die
18. Lights And Shadows
Toto Africa: The Best Of Toto 2009 - Toto Africa - The Best Of Toto - Toto Africa: The Best Of Toto Yeni Albüm
SANATÇI ADI: Toto
ALBÜM ADI: Africa: The Best Of Toto
ALBÜM YILI: 2009
COVER:
ALBÜMDEKİ PARÇALAR:
CD1
1. Africa
2. Rosanna
3. Hold The Line
4. I Won't Hold You back
5. Make Believe
6. 99
7. I'll Supply The Love
8. Stranger In Town
9. Georgy Porgy
10. St. George And The Dragon
11. All Us Boys
12. Goodbye Elenore
13. Live For Today
14. Angel Don't Cry
15. Rockmaker
16. TurnBack
CD2
1. I'll Be Over You
2. Pamela
3. I Will Remember
4. You Got Me
5. Anna
6. Stop Loving You
7. Endless
8. Holyanna
9. How Does It Feel
10. Without Your Love
11. If You Belong To Me
12. Goin' Home
13. Out Of Love
14. Don't Chain My Heart
15. Mushanga
Söz ver sevgilim
Söz ver ki bileyim
Söz ver...
Dünyamdan geçip
Taparcasına seveyim
Bu sefer buldum deyip
Ömrümü sana vereyim
Ben artık:
Sen'im
Sen'inim
Seninleyim
Sen iste sadece
Canımı yoluna sereyim
Söz ver yeter ki bana
Sana muhtaç bu adama
Sözünle bir hayatı
Varlığınla kainatı bağışla
Sen sadece söz ver
İnan ki o bana yeter...
Hollandalı sanatçı teorisyen, De Stijl ve Elemanterizm hareketinin kurucusu Theo Van Doesburg, Art Concret'in Nisan 1930 tarihli yazısında çıkan "Somut Sanat'ın Temeli" manifestosunda Somut Sanat'ı şöyle tanımlıyordu:
İlan ediyoruz ki:
1) Sanat evrenseldir.
2) Sanat eseri, uygulanmadan önce zihin tarafından tamamen üstüne düşünülerek kavranmış olmalı ve öyle oluşturulmalıdır. Doğanın formel özelliklerinden, bedensel zevklerden ya da duygusallıktan başka hiçbir şeyi içermemelidir. Bir lirizmi, dramatizmi, sembolizmi, vb. dışlamaktan yanayız.
3) Resim bütünüyle saf plastik öğelerden, yani düzlemler ve renklerden kurulmalıdır. Resimsel bir öğenin "kendisi"nden başak bir önemi yoktur ve bu yüzden resmin "kendisi"nden başka anlamı olmamalıdır.
4) Resmin -ve öğelerinin- kuruluşu basit ve görsel açıdan denetlenebilir olmalıdır.
5) Teknik mekanik, yani kesin, anti izlenimci olmalıdır 6) Mutlak berraklık için çaba harcanmalıdır.
Manifestoda ana hatlarıyla konduğu üzere soyut sanat anlayışı, 1930'lardan 1950'lere kadar çalışmalarını "Somut" olarak isimlendiren çeşitli sanatçıların ana çıkış noktasıydı.
Manifesto, Somut Sanat'ı geniş bir yelpazedeki yeni figüratif üsluplardan, soyut sanatın Vasily Kandisky'nin anlatımcı soyutlaması ve doğadan soyutlanmış eserler, ya da soyutlanmış doğa gibi belli formlardan başarıyla ayırmaktaydı.
Somut Sanat'ta duygusal milliyetçi ya da romantik hiçbir öğeye yer yoktu. Kökleri Süprematizm, Konstrüktivizm, De Stijl ve Van Doesburg'un elementerizminde yatarken, amacı evrensel düzeyde berrak, sürrelistlerin iddia ettiği gibi irrasyonel zihnin değil, illüzyonizmden ya da sembolizmden kurtulmuş bir sanatçının bilinçli, rasyonel zihninin ürünlerini ortaya koymaktı. Sanat, tinsel ya da siyasal fikirlerin aracı olmaktan ziyade kendisi için bir varlık olacaktı. Pratikte bu terim hem resim hem de heykeldeki geometrik soyutlamacılıkta eşanlamlıydı. Sanat eserlerinde gerçek malzemelerle gerçek mekân ızgaralara geometrik şekillere ve düz yüzeylere duyulan sevgi vurgulanıyordu. Sanatçıların esin kaynaklarıysa genellikle bilimsel kavramlar ya da matematik formülleriydi.
Somut sanat, Van Doesburg'un 1931'de ölümüne rağmen önemli bir ivme kazandı. Birincisi onu Soyutlama-Yaratma grubu destekledi; 1936'da dağılışına kadar da İsviçre'li sanatçı ve mimar, eski Bauhaus öğrencilerinden Max Bill (1908-1994) tarafından geliştirildi.
1930'lu yıllarda geometrik bakımdan soyut üsluplarla çalışan sanatçılar arasında Fransız Jean Gorin (1899-1981), Jean Hélion (1904-1987) ve Auguste Herbin (1882-1960), İtalyan Alberto Magnelli (1888-1971), Hollandalı César Domela (1900-1992), İngiliz Ben Nicholson (1894-1982) ve Barbara Hepworth (1903- 1975) Amerikalı Ilya Bolotowsky (1907-1981) ve Ad Reinhardt (1913-1967) ile Rus Anton Pevsner (1886-1962) ve Naum Gabo (1890- 1977) bulunuyordu.
2. Dünya savaşı'nın ardından somut sanatın en önemli merkezi Paris'ti. 1944'de Denise René somut sanat, Kinetik Sanat ve Op Art'ı desteklemek üzere kendi galerisini açtı. Ertesi yıl Nelly Van Doesburg'un (Theo'nun dul karısı) yardımıyla toparlanan "Somut Sanat" sergisi Paris'te galeri René Drouin'de yapılırken, 1946'da geometrik sergilere yer açacak olan Salon des Réalités Nouvelles kuruldu. Somut sanat Arjantin, Brezilya, İtalya ve İsveç'te oturan gruplarla uluslararası taraftarlar toplamaya 1940'ların sonlarıyla 1950'lerde de devam etti. Geometrik soyutlamanın başka yerlerdeki uygulayıcıları arasında da İngiltere Mary Martin (1907-1969) Kenneth Martin (1905-1984) Ve Victor Pasmore (1908- 1998), ABD'deyse José de RiveraKenneth Snelson (1927 -) gibi heykeltıraşlar bulunmaktaydı. (1904-1985) ve
Soyut sanatla ilgili savaş sonrası tartışmalar soğuk (geometrik) ve sıcak (jestle) soyutlamanın göreli faydaları üzerinde yoğunlaşmıştı; 1950'lerde Soyut Ekspresyonizm ve İnformel Sanat biçiminde "sıcak" soyutlama eğilimi hakimdi. Somut Sanat yine kendini anaakıma karşı olarak tanımlamıştı; yeni 'Varoluşsal' madde ve hareket anlayışının karşısında ütopyacı geometrik soyutlamanın mirasını savunuyordu. Bu anlamıyla serinkanlı, gayrişahsi ve titiz bir yerdeydi. Yeni bir somut sanatçılar kuşağı bu konumdan çıktı ve nihayetinde Geç Resimsel Soyutlama, Minimalizm ve Op Art'a varacak olan çalışmalarında formlarını ve imanlarını genişletmeye devam ettiler.
Modern Çağda Sanat, Amy Dempsey, Çeviri: Osman Akınhay, Akbank Yayınları
Elinizdeki İsli Çıralar adını taşıyan yedinci albümümde yıllardır okumak istediğim halde içimde ukte olarak kalmış kimi türküleri gönlümce seslendirme olanağı buldum. Hatta bu türküler arasında hayatımda seslendirdiğim ilk türkü de yer alıyor (eser 11). Albüme aynı zamanda klasikleşmiş güzel türkülerimizle uyumlu, kimi türkü formundaki besteleri de alarak iyi bir denge oluşturmaya çalıştım. ANADOLU MÜZİK YAPIM'DAN çıkıcak olan albümü bakalım, bu şekilde oluşturduğum derlemeyi sizler de beğenecek misiniz?
Beyhan Aksoy