MiSS-FENER

MiSS-FENER

Üye
18.05.2006
Genel Kurmay Başkanı
461.942
Hakkında

  • Chamonix Mont Blanc - Chamonix Mont Blanc Nerededir - Chamonix Mont Blanc Kayak Merkezi - Chamonix Mont Blanc Resimleri

    Chamonix-Mont-Blanc (okunuşu: şamoni-mon-blan) Fransa'nın Rhône-Alpes bölgesinde, Haute-Savoie ilinde ilçe. İlçe merkezine günlük konuşmada kısaca Chamonix denir.

    Mont Blanc eteklerinde yer alan Chamonix kasabası, dünya çapında bir dağ sporları merkezidir. Kozmopolit bir yapısı vardır. Fransa, İtalya ve İsviçre sınırlarının kesişim noktasına yakındır. 245 km²'lik alanıyla kıta Fransa'sının dördüncü geniş ilçesidir.

    noimage
#01.11.2011 12:16 0 0 0
  • Konu: Chacaltaya
    Chacaltaya Nerededir - Chacaltaya Kayak Merkezi - Chacaltaya Resimleri - Chacaltaya Hakkında

    Chacaltaya (Aymaraca'da "soğuk yol"), Bolivya And dağlarının Cordillera Real dağlarında bir sıradağı. Bolivya'nın de facto başkenti La Paz'ın 15 kilometre kuzeyinde yer almaktadır. 5.421 metre yüksekliğine sahip olup zirvesinden Titicaca Gölü görünebilir. Jeoloji bilimdalında granit ve greisen (skarnlaşmış granit) ile bilinir.

    18.000 yıllık buzul 1940 yılında 0.22 km² iken 2007'de 0.01km² 'e kadar azaldı. Eriyiklerin yarısı 1980 yılından önce yaşandı.

    Yağışın eksik olması ve El Niño'nun ısınma aşamasından kaynaklanan 1980 yılından sonraki eriyiş 2009'da buzulun kayboluşu ile sonuçlandı. La Paz'ın 30 kilometre uzaklığında Huayna Potosí dağının yakınında yer alan buzul Güney Amerika'nın en yüksek buzullarından biriydi. İklim değişikliğinden dolayı belirgin bir şekilde azalmanın yaşandığı buzul aralıklarından biri olduğu ileri sürüldü.[3] Eriyişin küresel ısınmadan mı yoksa Chacaltaya etrafındaki bölgesel iklim değişikliğinden mi kaynaklandığı hâlâ tartışma konusudur.

    Kayak merkezi

    Chacaltaya'daki buzul Bolivya'nın tek kayak merkezi olarak kullanıldı. Bu kayak merkezi dünyanın en yüksek asansörlü kayak bölgesiydi ve Güney Amerika'daki en kuzeyde bulunan ve dünya çapında ekvatora en yakın kayak alanıydı. 1939 yılında Güney Amerika'da ilk rope tow inşa edildi. Otomobilin motoru kullanılarak çalıştırıldı. Hızlı ve zor olmasından kötü ünle anıldı ve artık çalıştırılmamaktadır. Üssün 200 metre kadar aşağısına kadar, 1930'lu yıllarda inşa edilen dar bir yol ile ulaşılır. Kışın kayak için çok soğuk olur ve asansör Kasım ile Mart ayları arasında sadece haftasonlarında çalıştırılır. Dağın zirvesi yol üzerindeki durağın sadece 200 metre yukarısında bulunduğundan amatör dağcılar için popülerdir.

    Rasathane

    Dağın 5.220 metrelik noktasında dünya çapındaki üniversiteler ile işbirliğiyle işlenen, Chacaltaya Rasathanesi (Observatorio de Física Cósmica) bulunmaktadır. Bu rasathane gama ışını araştırmaları için önemli bir sitedir.

    noimage


    Chacaltaya'daki buzulun görünümü (2002).


    noimage


    The Chacaltaya Ski Resort, 2007


    noimage


    Particle detector at Chacaltaya observatory, 2007

#01.11.2011 12:14 0 0 0
  • Bergiselschanze Kayak Merkezi - Bergiselschanze Nerededir - Bergiselschanze Hakkında

    Bergiselschanze, Bergisel, Avusturya'da bir kayakla atlama rampası(tepesi)dır. FIS Kayakla Atlama Dünya Kupası için önemli spor mekanlarından biridir ki aynı zamanda Four Hills Tournament (Dört Teperler Turnuvası)'ın üçüncü ayağına her yıl ev sahipliği yapar.

    Bergiselschanze'de ilk yarışma 1920'lerde düzenlenmiştir. O yıllarda basit ağaç yapılı rampalar kullanılmaktayken 1930'lardan sonra rampa ciddi anlamda inşa edilmiş ve 1964 Kış Olimpiyatlar için tekrar gözden geçirilmiştir. Son hali ise 2003 yılında mimar Zaha Hadid tarafından tasarlanmıştır.

    Bergiselschanze'de yapılan yarışlardaki rekor Sven Hannawald'e aittir. 2002 yılındaki 134.5 m lik atlayışıyla bu rekora sahip olmuştur.

    Bergiselschanze, 1964 ve 1976 Kış Olimpiyatlarına ev sahipliği yapmıştır.

    noimage

    noimage


    İnnsbruck, kış sporları ile bütünleşmiş bir kenttir. Bergiselschanze olarak bilinen kayakla atlama rampasından kentin panoramik görünümü.

#01.11.2011 12:11 0 0 0
  • Konu: Besbaye
    Besbaye Hangi Hastalıklarda Kullanılır - Besbaye Hakkında - Besbaye Faydaları - Besbaye Yetiştiriciliği

    (Polyopodium vulgare)
    Polypodiaceae familyasındandır.Diğer adları kaya eğreltisi,bafayiç,pespaye.Kayalar ve duvarlar üzerinde yaşayan çiçeksiz otsu bir bitkidir.Derimsi yaprakları 20-40 parçacıktan oluşur.Ülkemizde daha çok karadeniz bölgemizde orman altlarında yetişir.

    Bitkinin kök ve kök saplarında tanen saponin ve uçucu yağ bulunur.
    Kurutulmuş kök ve kök sapların kabızlık giderici balgam ve safra söktürücü kurt düşürücü özellikleri vardır.
    Bunun için 20 -50 gram kök 1 litre suda kaynatlır soğutularak süzülür ve balla tatlandırılarak günde bir bardak içilir.
#01.11.2011 12:10 0 0 0
  • Konu: Bergamot Otu
    Bergamot Otu Hangi Hastalıklarda Kullanılır - Bergamot Otu Hakkında - Bergamot Otu Faydaları - Bergamot Otu Yetiştiriciliği

    (Monardo didyma)
    Ballıbabagiller familyasındandır.60-100 cm boylarında dört köşe kesitli tüylü sert genel olarak yeşil yaprakların bağlantı noktalarında kırmızı renkli dallara ayrılan gövdesi olan ,çok yıllık,otsu bir bitkidir.Gövdeye karşılıklı ikişerli dizilmiş yapraklar uzunca sivri uçlu kırmızı damarlıdır;tazeleri kolanya kokusu yayar.Kızıl-kırmızı renkli karışık görünüşlü çiçeklerini tek tek yaz aylarında açar.

    Anayurdu Kuzey Amerika olan bitki Avrupaya buradan gelmiş dünyaya buradan yayılmıştır.Monardo adı 1569da Amerikada bitkiler üzerinde çalışmalar yapan İspanyol bitkibilimci Dr.Nicholas Monardes dan gelir.Bu bitkibilimci bitkiye Bergamot otu" adını yapraklarındaki kokuyu bergamota benzettiği için vermiş olmalıdır.

    Bitkinin taze ve kurutulmuş çiçekleri çeşitli çiçek düzenlemelerinde yer alır.Çiçek ve yaprakları odalara güzel bir koku ve görüntü sunması için hazırlanan potpuri tabaklarına konur.Çay ve ıhlamur gibi içeceklerin oluşumuna ;bunun yanında salatalara yemeklere katılır.

    Mide bulantısına gazlara aybaşı rahatsızlıklarına uykusuzluğa iyi gelir.

    Bunun için bitkinin yapraklarından demlenen çay içilir.
#01.11.2011 12:09 0 0 0
  • Konu: Bergamot
    Bergamot Hangi Hastalıklarda Kullanılır - Bergamot Hakkında - Bergamot Faydaları - Bergamot Yetiştiriciliği

    (Citrus bergamia)
    Turunçgiller familyasındandır.
    (Bergamot sözcüğünün Türçe "beğ armudu" sözcüklerinden geldiğini söyleyen pek çok kaynak bulunmakta.)

    5 metre boylarında bol dallı bazıları dikenli uzunca yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır.Mart -mayıs aylarında açan hoş kokulu beyaz çiçeklerinin ancak yüzde 1 inden orta boy armut biçimli meyveler oluşur.Meyvenin kaygan düz kalın bir kabuğu vardır, önce yeşilken olgunlaşınca sararır.Etli kısım da yeşilimsi sarı ve asitlidir.

    Yayılımı fazla geniş olmayan bir ağaçtır.Asyanın tropikal bölgelerinden dağılmış olmasına karşın Akdeniz havasında ama en çok Güney İtalyada yetişir.
    İtalyanın dışında Gine ve fildişi sahilinde ;Türkiyede biraz akdeniz ve ege bölgelerinde özellikle Antalyada yetiştirilir.Dünyada sadece 5 bin hektarlık bir alanda bergomot üretimi yapılır.Turunçla limonun yada acı limonun melezidir.

    Yertiştirilme nedeni meyvenin kabuğundan elde edilen yeşilimsi sarı renkli uçucu yağdır.Bu yağ reçel ve pasta yapımlarında , şekerlemelerde, likörlerde yer alır.
    Meyvenin bileşiminde yağ terpenler, fürokumarinler, başta C vitamini olmak üzere çeşitli vitaminler, yağın içinde bergaptanin bulunur.
    Mikrop öldürücü,spazm çözücü, güçlendirici, solucan düşürücü, depresyon giderici, yara kapatıcı etkiler gösterir.İştah yitimine, sindirim bozukluklarına, bogaz ağrılarına, yaralara, sivilcelere karşı kullanılır.
    Dikkat bergamot yağı ağızdan alınmamalıdır.
#01.11.2011 12:07 0 0 0
  • Benekli Yılan Yastığı Hangi Hastalıklarda Kullanılır - Benekli Yılan Yastığı Hakkında - Benekli Yılan Yastığı Faydaları - Benekli Yılan Yastığı Yetiştiriciliği

    (Arum maculatum)
    Yılanyastığıgiller familyasındandır.Dana ayağı da denir.

    30 cm boylarında yumrulu ve çok yıllık otsu bir bitkidir.Köksap etli ve yumurtamsıdır.Yumrulardan mızrak yada ok şeklinde yapraklar yapraklardan sonra dik bir sap çıkar.Sapın ucunda ilkbaharda açan soluk sarı-yeşil çiçekleri sonbaharda mısır koçanını andıran turuncu-kırmızı renkli meyve demeti izler.
    Avrupada Asya da ülkemizde 1800 metre yüksekliğe kadar nemli gölge ve serin yerlerde yetişir.
    Mart -mayıs ağustos -ekim aylarında topraktan çıkarılan etli köksapları kullanılır.Topraktan çıkarılıp temizlendikten, uzunluğuna, kesildikten sonra havadar gölgelik bir yerde yere serilir yada iplere dizilerek kurutulur.40 derecelik fırında kurutmak daha iyi sonuç verir.
    Bitki zehirli olduğundan köksaplar toplanırken ve üzerinde işlem yapılırken dikkat edilmeli ,elleri yüze ve göze sürmemelidir.
    Köksapın bileşiminde nişasta alkolit içerikli uçucu bir madde bazorin katı yağ saponinler bulunur.

    Karın ağrılarına böbrek kum ve taşlarına basura karşı etkilidir.

    Bunun için iyice kıyılmış taze köksaptan bir çay kaşığı dolusu bir bardağa yakın soğuk suya konur 8 saat bekletildikten sonra günde birkaç seferde tamamı içilir.
    Bitkinin köksapları zehirlidir,ancak kaynatıldıktan yada kurutulduktan sonra zehir etkisi ortadan kalkar.
    Kimi bölgelerde hayvan yemi olarak kullanılır ayrıca dekoratif bir bitkidir.
#01.11.2011 12:06 0 0 0
  • Konu: Beladur
    Beladur Hangi Hastalıklarda Kullanılır - Beladur Hakkında - Beladur Faydaları - Beladur Yetiştiriciliği

    (Semecarpus anacardium)
    Anacardiaceae familyasındandır.
    Diğer adları keşu ağacı, mavun.5 metre boylarında yuvarlak ve yumurtamsı yapraklı haziran -eylül aylarında yeşilimsi sarı çiçekler açan şemsiyemsi bir ağaçtır.Kasım aralık aylarında hoş ve asitli kokulu siyahımsı meyveler verir.Bunlar kuşburnuna ,hatta minik bir kalbe benzer.

    Meyveden çıkan siyahımsı özsu pamuklu kumaşlara desen boyalamada ve romatizmaya karşı ilaç yapımında kullanılır.
    Yedi adet meyveyi bir bardak suyla kaynatıp soğutup süzdükten sonra günde bir kez akşamları içmek gerekir.
    Meyveden çıkarılan yağ günde iki kez yaranın burkulan yada ağrıyan yerin üzerine sürülür.

    Aynı yağ hayvan yaralarına da sürülür.
    Ancak dikkat zehirlidir!Günlük doz 2 gramın üzerine çıkmamalıdır.
#01.11.2011 12:04 0 0 0
  • Konu: Aias
    Aias Kimdir - Aias Hakkında - Mitolojide Aias

    Aias (Ajax) Yunan mitolojisinedeki önemli kahramanlardan biridir. Telamon ve Periboea'nın oğlu ve Salamis'in kralıdır. Homeros'un İlyada'sında önemli bir rolü vardır. Onu Oileus'un oğlu Aias'tan ayırmak için ona Büyük Aias denmiştir. İri yapılı bir savaşçıydı ve Lokris kralıydı. Truva savaşında Akhalar uğruna savaşmıstır. Akhilleus'tan Odysseus'dan sonra Akha ordusunun en güçlü askeri olarak geçer, bu sayede Akha ordusunun başta gelen komutanlarından biri olmuştur. İliada destanında haksızlığa itiraz edebilen tek karakterdir. Sofokles'in trajedyalarına da konu olmuştur.
#01.11.2011 12:03 0 0 0
  • Konu: Agenor
    Agenor Nedir - Agenor Hakkında - Mitolojide Agenor

    Agenor, Yunan mitolojisinde Antenor'la Theano'nun oğludur, Truva'nın en kahraman savunucularından biridir. Gemilerin yakınında başarılı çarpışmalar yaparak Elephenor'la Klonios'u öldürmeyi başarır. Apollon'un kışkırtmasıyla Akhilleus'a karşı çarpışmış fakat Apollon,Agenor'un öleceğini anlayınca onun savaş alanından kaçırmıştır.

    Homeros; İlyada (5.70,11.56-60,12.93,20.474,21.544,21.595)
#01.11.2011 11:35 0 0 0
#01.11.2011 11:25 0 0 0
  • Elveda Diyemem Şiir - Elveda Diyemem Şiiri Dinle - Alıntı Şiirler

    Aşk mucizeler yaratırmış be güzelim,
    Bilmediğin ellerde ne yürekler yanarmış,
    Beklemediğin yollardan ne aşıklar dönermiş,
    Ben yaşanmamış o mucizelerde buldum seni.

    Ilık ılık içine akan sabah güneşleri vardır,
    Bir anda soğutur ayaz keser bütün bedenini,
    Beklersin hep uzak yollardan gelmeyecek birini,
    Ben umutsuz ayazlarımda buldum seni, hoşgeldin.

    noimage

    Güneşin batışında bulursun yalnızlığını en çok,
    İçindeki sessiz ürpertiyi büyütür karanlık,
    Sıcaklığına sarılmak istersin cananın ama yoktur,
    Ben geldiğinde tükettim karanlık yalnızlığımı.

    Gökyüzünde bana kalan o son yıldızımdın,
    O gece sen parlamıştın en çok diğerlerinden,
    Aydınlanmıştı seninle karanlık yalnızlığım,
    Aydınlığı böylesine bilmemişti gözlerim.

    Soframda aşımın tuzuymuşsun katamadığım,
    Kahvaltımda çayımın şekeriymişsin atamadığım,
    Yokluğunda sensiz yaşamadığım hayatımın,
    Sen her bir anının hem tadı hem de tuzuymuşsun.

    Verdiğin sonsuzluk ötesi bir lütuftur bilemezsin,
    Ölmem gayri bunca sevgiyle düşleyemezsin.
    Paramparça köz köz olsa her bir hücrem,
    Artık ölmezliktir kalbim asla anlayamazsın.

    Şimdi tam deminde vaktin, gitme zamanıdır diyorsan,
    En ışıltılısında gecemin, aydınlıkları alıp gideceksen,
    Yüreğime yine yalnızlık ekip umursamayacaksan,
    Ben beklerim eskiyen yıllar gibi, elveda diyemem.


    Sedat Bayraktar
#31.10.2011 23:03 0 0 0
  • Deniz Sevgisi Şiir - Deniz Sevgisi Şiiri Dinle - Alıntı Şiirler

    Deniz'e düşmüşse bir kimse,
    Rüzgarın insafına kalmıştır.
    Onu ancak Deniz sevgisi kurtarır.
    Yani ne gemi, ne balık, ne de yosun...

    Durup düşünmeye gerek yoktur,
    İlle de Deniz olmalı.
    Varsa yüreğinde Deniz sevgisi,
    Kendini Deniz'e atmaktır tek çaresi.

    noimage

    Sen uzak bir Deniz'din,
    Ben hüzünlü bir ırmak.
    Usulca gelir sana karışırdım her gün.
    Benim ırmaklığım sende son bulurdu.

    Sen derinliği bilirdin,
    Sınırsız düzlükleri.
    Ama ben de sevdalı tepeleri,
    Mağrur dağları anlatırdım sana.

    Şimdi hırçın yalnız bir dalgaysam
    Sanma ki senden uzağa düşerim.
    Birileri dalga adını buldu diye
    Sanmasınlar Deniz'den ayrılırım.
    Ne kadar yükselirsem dönüşüm köpüklerce olur.


    Sedat Bayraktar
#31.10.2011 23:03 0 0 0
  • Bağışla Suçumu Tut Ellerimden Yazısı - Bağışla Suçumu Tut Ellerimden Ayşe Sönmez Bulut - Ayşe Sönmez Bulut Yazıları

    Ellerimde kelepçeler, ayaklarımda prangalar. Tutukluyum. Suçum çok büyük. Çok sevmekten hüküm giydim. Boynumda aşk şiirlerimden bir yafta asılı. Gelen geçen okuyup gülüyor. Ayıplıyor, kınıyor, hor görüyor. Suçum büyük, bu kötülüklerin hüküm sürdüğü dünyaya rağmen sevmek, baş kaldırmak sevgisizliğe.

    Kirpiklerin parmaklık, ellerin gardiyan. Gözlerin, karanlık hücreme vuran sokak lambası. Her gün bir çentik atacağım duvara, tutukluluk günlerimi sayarken ama yok gözlerinin kömür karası. Güneş neden parlak değil? Kim almış, sarılarını, kırmızılarını. Bir parça renk versen gamzelerindeki gül bahçesinden. Aydınlanır belki taş duvarlı hücrem. Hatta ısınıverir bu tutan parmak uçlarım da gözlerinin resmini çizerim duvarlara.
    Ziyaretime sakın gelme. Unuturum prangaları koşmaya kalkarım ardından. Yüreğime oturur ayrılık, dağlar gibi. Kanatır kelepçeler, söz dinlemeyen ellerimi, saçlarını okşamaya kalkar da, çaresiz.

    Zulamda bir parça umut var. Gün gelir içime çöreklenirse yokluğun direnme gücüm olur, umut. Birkaç dize şiir var. Unutursam sevgi sözcüklerini, aşkın büyüklüğünü umudum olur şiirlerim. Zulam da bir parça sevgi de var, yemeden içmeden beslediğim. Yetmezse sana sevgim, az bulursan bir gün üstünü doldururum. Yüreğim güç bulur yeniden.

    Adli tatile girmiş yargı. Uzun sürecek tutukluluğum. Avukatım yüreğimin sesi. Savunmuyor beni.Kabullenmiş çoktan suçlu olduğumu.Şimdi çaresiz bir af dilekçesi hazırlamakta yüreğim. Suçunu itiraf edip, af dilenmekte gözlerinden, yüreğinden. Bağışlar mısın? Ya da çıkarıp prangaları, çözüp kelepçeleri tutup ellerimden yarınlar koşar mısın?

    Sevgi tohumları eker misin gelip geçtiğin sokaklara? Söküp bir bir kötülüklere, karanlıklara dair her şeyi, akçıl düşünceler serper misin yeryüzüne?

    Şimdi yüreğim bir yolculuğa çıkmak üzere, sana doğru. Geçebilirsem geçit vermez dağları zulamdaki umudu çıkarıp tutanacağım sıkı sıkı. Yolumu keserse eşkiyalar, aşkımı haykırırım dağlara taşlara. Şahit olur yükseklerden uçan kartallar.

    Bağışla suçumu ya da sen de katıl bu suça. Tut ellerimden, kini nefreti sökelim sevgisiz yüreklerden. Sevgi ve barış tohumları ekelim. Sevmeyi öğretelim, bilmeyenlere. Bil ki böyle güzelleşir dünya...

    Ayşe Sönmez Bulut
#31.10.2011 23:02 0 0 0
  • Sevgi Istırap Yazısı - Sevgi Istırap Ayşe Sönmez Bulut - Ayşe Sönmez Bulut Yazıları

    Bu sabah kızım, bir şarkı mırıldanarak çıktı odasından. Biz de kendimizi o şarkının içinde bulduk. Hep birlikte söyledik bu kez: 'Bu ne sevgi ah, bu ne ıstırap'
    Ülkemde her aşk böyle yaşanır.
    Ülkemde işte böyle sevilir.

    Her mutluluğun içine acının zehirli iksiri katık edilir. Onun içindir ki Nazım Hikmet, Türk insanını anlatırken 'Hoca Nasreddin gibi ağlayan, Bayburtlu zihni gibi gülendir bizim insanımız' der.
    Güldüren Nasreddin Hocanın aslında yüreği kanarken, ağlatan Bayburtlu Zihni, ha bire gülümser.
    Büyük sır orada yatar. Ülkemin insanları her acıyı mutluluğun içine sindirirken, her bayram sevincini kederin dizginleriyle dengeler.
    Bir yüzü gülerken ülkemin bir yüzü ağlar.Gülerken erkekliği elden bırakmaz, ağlarken teslimiyete pabuç bırakmaz.
    Üstad Bedri Rahmi, boşuna söylememiştir: 'gülen ayva, ağlayan nar'
    Yani bizim bahçede başka yaşanır mutluluklar. Gözümüzden yaş gelene kadar güleriz.İçimiz ağlarken de hayat asılmanın baltasını bileriz.
    'Gülen ayva, ağlayan nar'
    Bizim ülkemizde yaşanır en büyük aşklar.
    Yan yana durur, acı ile neşe. Hiçbir dilde olmayan şarkının, o meşhur mısrasında olduğu gibi : 'Bu ne sevgi ah, bu ne ıstırap.'
    Bakarsınız ekonomi batar. İşçisinden işverenine felaket tam tamları vurur. Ama tuhaf bir vurdumduymazlıkla direnir ölüme, hayatın şahdamarı. Atar da atar. Mantık aramayın boşuna, biz böyle yaşıyoruz hayatı ve aşkı.
    Gülen ayva, ağlayan narın yanyana yeşerdiği memleket bahçesinde, acının ve mutluluğun ortak paydasıyla direniyoruz karabasanlara.
    Kızımın söylediği bir şarkıdan ta buraya kadar geldik.
    Evet, ülkemizi yoğun bir kederle seviyoruz.
    'Bu ne sevgi ah, bu ne ıstırap."

    Ayşe Sönmez Bulut
#31.10.2011 23:02 0 0 0
  • İnsan Dilden Yeter Dilden Biter Kitap Özet - Yüksel Pazarkaya Kitapları - İnsan Dilden Yeter Dilden Biter Kitap Tanıtım - İnsan Dilden Yeter Dilden Biter Kitap Fiyatı - İnsan Dilden Yeter Dilden Biter Ön Okuma

    Kitap Özet

    Söyleyeni ve söylenme zamanı belli olmayan uzun deneyimler sonucu ortaya çıkmış, toplumca kabul görmüş ve anonimleşmiş kısa öğütlerdir atasözleri. İleri sürülen ve savunulan düşüncenin temelini oluşturduğu için "Sav" veyahut fikri iletişimde hikmetli sözlerin kullanılması "irsal-i mesel" olarak da tanımlanabilir.

    Düşünce, inanç ve kültür yapımızın temelini oluşturduğu ve yüzyılların değişen düşünce ve mantığı karşısında dinamizmini koruduğu hatta tanık misyonu üstlendiği düşünülünce; dilimizi süsleyen bu sanat unsurunun, dil felsefesi açısından da incelenme gereksinimi doğmuştur.

    Yazar, yılların birikimi yanında inceleme ve araştırmalarıyla, pek çok kaynaktan yararlanarak, dil san'atı yanında dil felsefesinin de temelini oluşturan atasözlerini, bu kitapta bir araya getirmiş, kaynak eser niteliğinde Türkçe ve Almanca olarak okuyucuya sunmuştur.


    noimage

    İnsan Dilden Yeter Dilden Biter
    Yüksel Pazarkaya
    Kanes Yayınları
    Fiyatı : 10,00 TL
    Ekim 2011
    112 sayfa
    ISBN: 9786054478156
#31.10.2011 23:02 0 0 0
  • Kanlı Bilmece Kitap Özet - Celal Başlangıç Kitapları - Kanlı Bilmece Kitap Tanıtım - Kanlı Bilmece Kitap Fiyatı - Kanlı Bilmece Ön Okuma

    Kitap Özet

    Gazeteci Celal Başlangıç, PKK'nın "ilk kurşun"u attığı 1984 yılından bu yana Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu'sundaki gelişmeleri, çatışmaları, insan hakkı ihlallerini çok yakından izledi. Van'dan, Hakkâri'den Bekaa Vadisi'ne; Dersim'den, Munzur'dan Irak Kürdistan'ına uzanan bir coğrafyada yaşayanları haberleriyle, röportajlarıyla, makaleleriyle tüm Türkiye'ye duyurdu. Hatta Başlangıç'ın bölgeden ilettiği haberlerin etkisi yalnızca Türkiye'yle sınırlı kalmadı, tüm dünyanın ilgisini çekti. Cizre'nin Yeşilyurt köyünde insanlara güvenlik güçlerinin dışkı yedirmesiyle ilgili haberinde olduğu gibi.

    Yalnızca bölgeye gidip gelerek değil, yıllarca bölgede yaşayarak da izledi gelişmeleri. İşte Kanlı Bilmece bu gazetecilik çabasının, tarihin müsveddesini yazma uğraşının ilk ürünü. Başlangıç, bu kitabı PKK'nın silahlı eylemlere başladığı 1984'ten üç yıl sonar, "düşük yoğunluklu savaş"ın hâlâ sürdüğü bugünlerden 24 yıl önce yazdı. Ancak o gün yaptığı saptamalar, öngördüğü tehlikeler günümüzde nasıl bir sorunla karşılaşacağımızın altını çok belirgin bir biçimde çiziyordu.

    Başlangıç, "Kürt Sorunu"nun o zamandan bugüne göz göre göre "büyütülmesine" ve günümüzde içinden çıkılmaz bir açmaza dönüşmesine tanıklık etti. Bu kitap yazıldığında Kürt'e "Kürt" demek yasaktı. Dilleri, şarkıları yasaklıydı. Yani T.C.'ye göre Kürt yoktu.

    O yıllardan bu yana Türkiye'yi yöneten asker ve sivil kadroların nasıl bir beceriksizlik, nasıl bir basiretsizlik, nasıl bir öngörü yoksunluğu içinde olduklarının da bir kanıtıdır Başlangıç'ın yazdığı Kanlı Bilmece ve o günden bu yana değerinden hiçbir şey yitirmemiştir.


    noimage

    Kanlı Bilmece
    Celal Başlangıç
    Everest Yayınları
    Fiyatı : 14,00 TL
    Ekim 2011
    230 sayfa
    ISBN: 9789752899308
#31.10.2011 23:02 0 0 0
  • Bilinmeyen Türkler Kitap Özet - Heath W. Lowry Kitapları - Bilinmeyen Türkler Kitap Tanıtım - Bilinmeyen Türkler Kitap Fiyatı - Bilinmeyen Türkler Ön Okuma

    Kitap Özet

    Ben 1983'te, Washington D.C.'de yaşarken, o sıralarda Türk Büyükelçiliğinde Üçüncü Sekreter olan eski öğrencim Uğur Doğan'dan bir telefon geldi. Bana kısa süre önce çok ilginç bir adamla tanıştığını söyledi. Sadece 1921'de Ankara'ya seyahat etmek ve Mustafa Kemal Paşa [Atatürk] ile görüşmekle kalmayıp, o senenin Anadolu kışında geçirdiği yedi hafta hakkında hala yayımlanmamış bir kitap yazdığını söyledi. Bahsettiği kişi, Kurtuluş Savaşı'nın en hareketli zamanlarında Ankara'yı ziyaret eden ilk yabancı gazetecilerden ve Mustafa Kemal Paşa'yla Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildikten sonra şahsen mülakat yapan ilk yabancı muhabir olan Clarence K. Streit'tı.

    Streit'ın Türkiye'yle bağlantısı 1921 ziyaretiyle sona ermedi. Ertesi yıl, İsviçre'deki Lozan Antlaşması müzakereleri hakkında yazdıktan sonra, Public Ledger Yakın Doğu ve Balkanlar muhabiri olarak İstanbul'a döndü. Bu görevini iki yıl daha, yani 1923-1925 arasında sürdürecekti.

    (Tanıtım Bülteninden)


    noimage

    Bilinmeyen Türkler
    Heath W. Lowry
    Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları
    Fiyatı : 65,00 TL
    Ekim 2011
    268 sayfa
    ISBN: 9786055461072
#31.10.2011 23:02 0 0 0
  • Osmanlı'da Ermeni Aristokrasisi Kitap Özet - Saro Dadyan Kitapları - Osmanlı'da Ermeni Aristokrasisi Kitap Tanıtım - Osmanlı'da Ermeni Aristokrasisi Kitap Fiyatı - Osmanlı'da Ermeni Aristokrasisi Ön Okuma

    Kitap Özet

    Osmanlı imparatorluğu'nda aristokrat bir zümre var mıdır? Bu soru bir yanıyla kolay yanıtlanabilir görülüyorsa da özellikle Fenerli Beyler ve Ermeni Amiralar düşünüldüğünde yanıt biraz bulanıklaşıyor. Elinizdeki kitap bu bulanıklığı bir nebze de olsa kaldırmak için Amiralar tarihine yoğunlaşıyor. Ermeni cemaati içindeki etkinlikleri doğrultusunda imparatorluk idaresinde de önemli görevlere getirilmiş olan Amiralar, kilise, okul ve hastane yaptırarak, sosyal hayatı doğrudan etkiliyorlardı ve gerekli gördüklerinde Ermeni patriklerini görevden alacak kadar güçlüydüler.

    Tanzimat Fermanı'nın ilanıyla imparatorluktaki tüm unsurlar gibi Ermeni cemaatinde de değişimler yaşanmış ve Avrupa'da eğitim gören Ermeni gençlerinin sayısının artmasıyla birlikte Genç Ermeniler Amiralarm cemaat içindeki iktidarlarına son vermeye çalışmış ve bunda da başarılı olmuşlardır.

    Saro Dadyan tarafından kaleme alınmış olan Osmanlı da Ermeni Aristokrasisi, Amiralar ve Genç Ermeniler'in geçirdikleri süreç üzerinden hem imparatorluğun ve hem de Ermeni cemaatinin dönüşümünü biyografilere ağırlık vererek incelemektedir.


    noimage

    Osmanlı'da Ermeni Aristokrasisi
    Saro Dadyan
    Everest Yayınları
    Fiyatı : 25,00 TL
    Ekim 2011
    474 sayfa
    ISBN: 9789752899384
#31.10.2011 23:02 0 0 0