Namo

Namo

Üye
02.03.2004
Çavuş
1.589
Hakkında

  • Ünlü sanatcilarimizin gercek Isimleri bakin nelermis


    Ahmet Özhan - Ahmet Katigöz

    Aytaç Arman - Veysel Ince

    Ayten Gökçer - Ayten Kaçmaz

    Aziz Nesin - Mehmet Nusret

    Banu Alkan - Remka Atik

    Bülent Ersoy - Bülent Erkoç

    Cemal Süreya - Cemalettin Seber

    Cüneyt Arkin - Fahrettin Cüreklibatur

    Ekrem Bora - Ekrem Sefik Uçak

    Engin Çaglar - Çaglan Övet

    Esmeray - Esmeray Diriker

    Ferdi Tayfur - Turan Bayburt

    Figen Han - Nevval Karpuz

    Fikret Hakan - Bumin Gaffar Çitanak

    Filiz Akin - Suna Akin

    Gökhan Güney - Mehmet Yüceler

    Gönül Yazar - Gönül Özye iner

    Harika Avci - Nermin Ocak

    Ibrahim Tatlises - Ibrahim Tatli

    Kenan Pars - Kirkor Cezveciyan

    Kibariye - Bahriye Tokmak

    Muhterem Nur - Aysel Kisa

    Murat Soydan - Rüçhan Tercan

    Müjde Ar - Kamile Suat Ebrem

    Neco - Nejat Tahir Özyilmaz

    Nedret Güvenç - Mükerrem Bilgütay

    Neriman Köksal - Hatice Kökçü

    Nuri Sesigüzel - Nuri Kaçtas

    Perihan Savas - Serife Perihan

    Perran Kutman - Perran Kanat

    Serpil Çakmakli - Sener Dönmez

    Sibel Can - Sibel Can Güre

    Tarik Akan - Tarik Üregül

    Tarik Dursun - K. Tarik Dursun Kakinç

    Toto Karaca - Irma Toto

    Vedat Türkali - Abdülkadir Pirhasan

    Yasar Kemal - Kemal Sadik Gögçeli

    Yahya Kemal Beyatli - Mehmet Agah
#08.04.2004 14:47 2 0 0
  • *GÜZEL SÖZLER*
    *" Insan rastlantilarin yarattigi birsey degildir, rastlantilar insanin yarattigi seylerdir."
    -Benjamin DISRAELI-

    *"Tüm inisiyatif ve yaratma eylemleriyle ilgili bir tek basit gerçek vardir - kisi kendini gerçekten adadigi anda, "Kader" de harekete geçmektedir."
    -Johann Wolfgang Von GOETHE-

    *"Ya bir yol bulacagiz, ya da bir yol açacagiz."
    -Anibal-

    *"Sonunda aci getirecek zevklerden kaçinilabilecegini, sonunda zevk getirecek acilara da dayanilabilecegini düsünüyorum."
    -Michel De MONTAIGNE-

    *"Kisi zengin olsun, yoksul olsun, hastaligi iyilestirende, mutsuzlugu mutlu kilan da zihindir."
    -Benjamin DISRAELI-

    *"Ne düsünürsek oyuz. Biz herneysek düsüncelerimizden dogar. Düsüncelerimizle biz dünyamizi yapariz."
    -BUDA-

    *"Bir aliskanligin baslangici görünmez bir iplik gibidir, ama o hareketi her tekrarlayisimizda ipligi saglamlastiririz, ona bir elyaf daha ekleriz, sonunda kapkalin bir kablo olur, düsünce ve hareketlerimizi geri dönülmez biçimde baglar."
    -Orison Swett MARDEN-

    *"Okçu nasil oklarini dümdüz atarsa, usta da daginik düsüncelerini dümdüz toplayip yönlendirir."
    -BUDA-

    *"Tecrübe, insanin basina gelen sey degildir, o insanin o basina gelenle ne yaptigidir."
    -Aldous HUXLEY-

    *"Yüksek tepelerde yilanlara ve kuslara rastlarsiniz. Ancak tepeye biri sürünerek gelmistir, biri uçarak."
#14.03.2004 13:40 2 0 0
  • Bundan sonra burada vergi, sigorta, evsahibi, kiraci, isveren, kanunlarla vs. vs. olan sorunlariniza cözüm yolu bulunmaya calisilir.

    Saygilarla
#03.03.2004 22:56 2 0 0
  • -Berlin [EMAIL]turk.genkon.berlin@t-online.de[/EMAIL]
    -Düsseldorf [EMAIL]101567.2556@compuserve.de[/EMAIL]
    -Essen [EMAIL]tcbk.essen@t-online.de[/EMAIL]
    -Frankfurt [EMAIL]tgk-ffm@t-online.de[/EMAIL]
    -Hamburg [EMAIL]tgk.hh@t-online.de[/EMAIL]
    -Hannover [EMAIL]tgk.hannover@t-online.de[/EMAIL]
    -Karlsruhe [EMAIL]karlsruhegenkon@t-online.de[/EMAIL]
    -Köln [EMAIL]turk.genkon.koeln@t-online.de[/EMAIL]
    -Mainz [EMAIL]tgk@tap.de[/EMAIL]
    -Münih [EMAIL]trkonmunc@aol.com[/EMAIL]
    -Münster [EMAIL]munstertgk@t-online.de[/EMAIL]
    -Nürnberg [EMAIL]tcnur@t-online.de[/EMAIL]
    -Stuttgart [EMAIL]tcstuk.mkon@t-online.de[/EMAIL]
    -T.C. Berlin Büyükelçiligi e-mail: [EMAIL]turk.em.berlin@t-online.de[/EMAIL] Rungestr. 9, 10179 Berlin Tel: (49-30) 27 58 50 Faks : (49-30) 27 59 09 15
#03.03.2004 22:04 2 0 0
  • noimage

    SARS (siddetli Akut Solunum Sendromu) hakkinda merak edilenler...
    Saglik Bakanligi, internet sitesinde SARS ile ilgili olarak Dünya Saglik Örgütü tarafindan yayinlanan güncellenmis bilgileri türkçelestirerek yayinlamaya basladi. Süpheli Vaka olarak kabul edilen kriterler sunlar:

    1.Yüksek ates (38 derece'nin üzeri ates)
    2.Bas agrisi, kas güçsüzlügü, kas agrisi, istah kaybi, titreme, diyare
    3.Kuru öksürük (balgamsiz), kisa araliklarla soluk alip verme yada solunum zorlugu semptomlarindan bir yada birkaçinin olmasi
    4.SARS tanisi konan bir kisi ile yakin temas (semptomlarin ortaya çiktigi 10 gün içinde)
    5.SARS vakalarinin yayildigi rapor edildigi bölgeye yolculuk hikayesi

    Açiklanamayan respiratuar hastaliklar sebebiyle sonuçlanan ve otopsinin yapilmamis oldugu ölüm vakasi,
    VE semptomlarin baslangicindan itibaren asagidaki durumlardan biri veya daha fazlasi;

    -Süpheli veya olasi SARS vakasi ile yakin temas,
    -SARS ile etkilenmis bir bölgeye ziyaret hikayesi,
    -SARS ile etkilenmis bir bölgede yasiyor olmak.
#03.03.2004 12:37 2 0 0
  • Arkadaslar,

    bu belgeselde yaklasan kiyamet günü ve alametleri konu ediliyor ve kaynak olarak yüce kitabimiz Kur'an-i Kerim ayetleri ve sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammet'in (S.A.V) hadisleri aliniyor. Gercekten izlemeye deger bir film. Isterseniz Bilgisayariniza kayit edebilirsiniz


    sol tikla seyret - sag tikla indir
#27.07.2004 10:48 1 0 0
  • 1.GÜN

    - Kahvalti
    sekersiz bitki çayi, iki adet izgara sosis, bir dilim light ekmek, birer adet domates ve salatalik
    - Ara ögün
    150 gram meyve
    - Ögle
    Bir adet yagsiz karniyarik, üç yemek kasigi pilav, bir kase cacik, salata
    - Ara ögün
    Iki top istediginiz çesit dondurma
    - Aksam yemegi
    200 gram derisiz tavuk eti, bes kasik bezelye havuç garni, bir dilim light ekmek ve salata
    - Gece
    150 gram meyve

    2.GÜN

    - Kahvalti
    sekersiz çay, bir adet yumurta ve 30 gram sucuklu hazirlanmis yumurta, bir dilim light ekmek ve salata
    - Ara ögün
    150 gram meyve
    - Ögle
    Iki dilim kavun veya karpuz, 80 gram beyazpeynir ve bir tabak yesil salata
    - Ara ögün
    Bir avuç findik veya ceviz
    - Aksam
    iki adet yumurta, iki adet haslanmis patatesle hazirlanmis patates salatasi, 150 gram light yogurt
    - Gece
    150 gram meyve

    3.GÜN

    - Kahvalti
    Bir bardak sekersiz süt, iki yemek kasigi müsli, 300 gram taze meyve veya salata
    - Ara ögün
    150 gram meyve
    - Ögle
    120 gram izgara köfte, dört kasik fasulye piyazi, bir dilim light ekmek ve tursu
    - Ara ögün
    Üç adet kuru kayisi veya kuru erik
    - Aksam
    iki adet biber dolma, iki kibrit kutusu büyüklügünde peynirli börek, 150 gram light yogurt ve salata
    - Gece
    150 gram meyve

    4.GÜN

    - Kahvalt1
    sekersiz bitki çayi, menemen (bir yumurtayla yapilmis), bir dilim light ekmek, birer adet domates ve salatalik
    - Ara ögün
    150 gram meyve
    - Ögle
    0ki adet hamburger köfte, üç - dört dilim kizarmis patates, bir bardak ayran ve salata
    - Ara ögün
    150 gram meyve
    - Aksam
    Istenilen çesit balik, bir kibrit kutusu büyüklügünde helva ve salata
    - Gece
    150 gram meyve

    5.GÜN

    - Kahvalti
    sekersiz bitki çayi, 30 gram beyazpeynir, iki ince dilim light ekmek, bir domates ve bir adet salatalik
    - Ara ögün
    150 gram meyve
    - Ögle
    300 gram light yogurt, bir tabak az yagli patlican salatasi, bir dilim light ekmek ve salata
    - Ara ögün
    Bir dilim light ekmek, 20 gram kasarpeyniri
    - Aksam
    190 gram izgara köfte, yarim haslanmis patates ve salata
    - Gece
    150 gram meyve

    6.GÜN

    - Kahvalti
    sekersiz kusburnu çayi, bir porsiyon peynirli omlet (bir yumurtayla yapilmis), bir dilim light ekmek ve salata
    - Ara ögün
    Bir bardak sekersiz limonata, dört adet diyet bisküvi
    - Ögle
    iki adet karisik tost (yagsiz), bir adet portakal ve salata
    - Ara ögün
    Yarim haslanmis misir
    - Aksam
    100 gram izgara biftek, dört yemek kasigi zeytinyagli taze fasulye, bir dilim light ekmek ve salata
    - Gece
    150 gram meyve

    7.GÜN

    - Kahvalti
    Bir bardak portakal suyu, bir adet yagsiz tost ve salata
    - Ara ögün
    150 gram meyve
    - Ögle
    Bir kase mercimek çorbasi, bir porsiyon tavuk sis, bir tabak az yagli salata
    - Ara ögün
    150 gram meyve
    - Aksam
    Bir tabak kiymali ispanak yemegi (100 gram kiymayla hazirlanmis), iki kibrit kutusu büyüklügünde peynirli börek, bir kase cacik ve salata
    - Gece
    150 gram meyve
#30.04.2004 15:14 1 0 0
  • Konu: Monster
    noimage













    Drama, USA 2003, 111 Min
    Für die schauspielerische Leistung des Jahres gewann Charlize Theron einen Oscar, einen Golden Globe und einen Silbernen Bären. Ihr Portrait einer siebenfachen Mörderin ist unvergesslich

    Mit fettigen Haaren, billigen Jeans und einem Portemonnaie, in dem ständig Ebbe herrscht, schleppt sich Aileen Wuornos (Charlize Theron) durchs Leben. Eine feste Bleibe hat die junge Frau nicht. 20, maximal 30 Dollar verdient sie, wenn sie zu einem Freier ins Auto steigt. Es ist eine fürchterlich trostlose Existenz, von der sie weiß: Raus kommst du da nie. Irgendwann tötet sie einen Kunden - aus Notwehr, er hatte sie brutalst vergewaltigt, mit Benzin übergossen und wollte sie anzünden. Sechs Morde später geht sie in die Kriminalgeschichte ein: als erste US-Serienmörderin. Denn es ist eine wahre Geschichte, die Regisseurin Patty Jenkins mit "Monster" erzählt.
    Die Geschichte einer Frau, der das Leben - oder das, was wir uns gemeinhin darunter vorstellen - abhanden gekommen ist, eine, die an den ausgefransten Rändern trister Kaffs irgendwo in Florida ihr Dasein fristet. Als Kind hatte Aileen, wie sie aus dem Off erzählt, hochfliegende Träume; in einen einzigen qualvollen Sturz haben sie sich verwandelt. Und die blauen Flecken, die sie sich dabei an Leib und Seele holt, macht Aileen-Darstellerin Charlize Theron auf so unglaublich authentische Art erfahrbar, wie es wohl kaum jemand von dem Ex-Model erwartet hätte.

    30 Pfund futterte sich die 28-jährige Südafrikanerin ("The Italian Job") für diese Rolle an, saß jeden Morgen stundenlang in der Maske, wo man ihr falsche Zähne einsetzte und eine fleckige, teigige Haut verpasste. Doch Charlize Therons Auftritt ist mehr als ein Spezialeffekte-Stunt. So wie Theron ungelenk durch die Gegend trampelt, als wäre sie in ihrem Körper nicht zu Hause, wie sie die Mundwinkel verkrampft nach unten zieht, wenn sie zu lächeln versucht, wie ihr Blick keine Ruhe findet - da lässt sich die ganze Qual und Bürde eines Lebens an ihrer Körpersprache ablesen, all die widerstreitenden Gefühle zwischen Frust, Sehnsucht, Hass und, jawohl, so etwas wie Liebe.

    In einer Lesben-Bar lernt Aileen die jüngere Selby (Christina Ricci) kennen. Sie ziehen zusammen, zwei Frauen, die weniger Liebhaberinnen sind als ein bizarres Mutter-Tochter-Gespann. Doch ihre Beziehung, in der es kurz so scheint, als würde der viel beschworene American Dream für dieses tragisch naive Duo wahr, beschleunigt nur Aileens Niedergang. "Monster" nervt weder durch frauenbewegte Betroffenheit, noch will der Film, den Charlize Theron selbst produzierte, Mitleid für seine Antiheldin schinden. Mit ihrem beklemmenden Portrait glückt Jenkins und Theron der Versuch, Aileen Wuornos in ihrer ganzen monströsen Zerrissenheit zu zeigen. "Monster!", das sagt sich so leicht, wenn man mit dem Finger auf einen abartigen Menschen zeigt. Nach diesem Film vielleicht nicht mehr.

    Fazit: Vom Opfer zur Täterin: verstörendes Psychogramm einer Serienmörderin ohne Gnade
#15.04.2004 16:07 1 0 0
  • Konu: Alisamadim
    GS bakiyorum sende siircilerin arasina karismissin. Pascalmi bulastirdi sana yoksa?? :D
#13.04.2004 22:43 1 0 0
  • Evet benim cocukluk zamaninin en sevilen dizilerinden bir tanesiydi. Birde o kirmizi arabalari yokmu yanda beyaz seriti olan.......harika.
    Biz oynadigimiz Match Box arabalarinida o renge boyardik :D
    Mutlaka izlemem gerekli :oki:
#25.03.2004 20:54 1 0 0
  • noimage




    Vizyona Giris Tarihi
    27.02.2004

    Türü
    Dram


    Ülke
    Türkiye


    Süresi ve Yapim Yili
    92 dakika - 2003


    Yönetmeni
    Zeki Demirkubuz


    Oyuncular
    Zeki Demirkubuz
    Nilüfer Açikalin
    Serdar Orçin
    Nuhayat Kavrak


    Senaryo
    Zeki Demirkubuz


    Görüntü Yönetmeni
    Zeki Demirkubuz




    Disaridan bakilinca idealist, ilkeleri için yasayan biri gibi görünse de, kendisini inançsiz ve kibirli bir insan olarak gören yönetmen Ahmet, Dostoyevski'nin "Suç ve Ceza"sini filme çekmek istemektedir. Ama hem filmine, hem de sevgilisi Serap'a ve yasadigi hayata karsi içinde bulundugu nedensiz kayitsizliktan kurtulamamaktadir.

    Kendini evine kapatmis, adeta bir yabanci gibi yasamini sürdürmektedir. Sevgilisi sonunda onun bu yikici ruh halini, yasaminda baska bir kadin oldugu seklinde yorumlar. Uzun ve sancili bir sorgu gecesinin ardindan Ahmet sikilip hayatinda biri oldugu yalanini söyleyince Serap evi terkeder.

    Bütün bunlar olurken, Ahmet'in asistani Elif filmle ilgili hazirliklarini sürdürmekte, romanin kahramani Roskolnikof'u canlandiracak oyuncuyu aramaktadir. Ama Ahmet deneme çekimlerine gelenlerin hiçbirisinden memnun kalmaz. Sonuçta rolü, bir süre önce evine girerken yakaladigi, ama polise teslim etmeden saliverdigi genç hirsiza vermeye karar verir. Ama hirsizi nasil bulacagini bilmemektedir...


    Yönetmen kendine bakiyor&
    "C Blok", "Masumiyet", "Üçüncü Sayfa", "Yazgi" ve "Itiraf" adli bes filmiyle sinemaseverlerin begenisini toplayan, ülkemizde ve yurt disinda pek çok festivale katilan ve çesitli ödüllere layik görülen Zeki Demirkubuz, son filmi "Bekleme Odasi"nda yönetmenlikle yetinmeyerek filmin senaryosunu, görüntü yönetimini ve basrolünü de üstlenmis. Filmde Demirkubuz'a Nilüfer Açikalin, Serdar Orçin, Nuhayat Kavrak ve Ufuk Bayraktar eslik ediyor.
#25.03.2004 11:16 1 0 0
  • noimage







    Vizyona Giris Tarihi
    20.02.2004

    Türü
    Komedi


    Ülke
    Türkiye


    Süresi ve Yapim Yili
    120 dakika - 2003


    Yönetmeni
    EZOP


    Oyuncular
    Haluk Bilginer
    Özcan Deniz
    Demet Akbag
    Cem Özer


    Senaryo
    Levent Kazak


    Müzik
    Sunay Özgür, Ender Akay


    Görüntü Yönetmeni
    Hayk Kirakosyan


    Ünlü oyuncu kadrosuyla öne çikan Neredesin Firuze, Türk popüler müzik dünyasini ya da Türkiye eglence sektörünü komedi türünde anlatan bir film.
    Plak yapimcisi rolünde Haluk Bilginer var. Onun söhret sözü verdigi genç ve naif sarkici adayi rolünü ise Özcan Deniz canlandiriyor. Bir kasetle para, san ve söhrete kavusmayi bekleyen ikilinin basi derde girdiginde ise aniden adeta bir 'melek' gibi ortaya çikarak onlara yardim eli uzatan Firuze'nin (Demet Akbag) varligi maceraya yeni bir boyut katiyor.

    Filmdeki adiyla 'Plakçilar Çarsisi' dekoruyla aslinda Unkapani manifaturacilar çarsisina söhret olmak ümidiyle gelen insanlar ve müzik yapimcilari arasindaki iliskiler Neredesin Firuze'de adeta 'gerçeküstü' bir yaklasimla anlatiliyor.
    Dokuz gün içinde yasanan olaylari anlatan filmde her günün öyküsü, ünlü olmak için son derece dandik bir ses yarismasina katilan genç sarkici-müzisyen adaylari tarafindan söylenen sarkilarla birbirinden ayrilmis. Türk popüler tarihinden alinmis bu sarkilarla kahramanlarimizin traji komik maceralarini izliyor ve onlari bekleyen süpriz sona dogru ilerliyoruz.
#25.03.2004 10:42 1 0 0
  • Geçen arabanin gölgesi olmaz.

    Gel bana bir ayak, gelim sana iki ayak.

    Gelise göre varis, tarhanaya bulgur salis.

    Gençligin kiymeti ihtiyarlikta anlasilir.

    Gençligin degeri bilinse,ihtiyarligin sikayeti azalir.

    Gençligin güzel bir yüzü,ihtiyarligin güzel bir ruhu vardir.

    Görünen köy uzak olmaz

    Gözler kendilerine, kulaklar baskalarina inanirlar.

    Güçlü ol. Atik ol. Pratik ol; Dönek olma.

    Günes balçikla sivanmaz

    Günlerini say,servetini say,büyüklerini say; yerinde sayma.

    Güzel gören güzel düsünür. Güzel düsünen hayattan lezzet alir.
#23.03.2004 14:40 1 0 0
  • A cele ise, seytan karisir.

    Acindirirsan arsiz, aciktirirsan hirsiz olur.

    Adam eseginden, kari döseginden belli olur.

    Agaca dayanma çürür,insana dayanma ölür.

    Agaç ne kadar meyve verirse ,dali o kadar yere egilir.

    Agaç yas iken egilir.

    Agir kazan geç kaynar.

    Agir tas batman döver.

    Agiz yemeyince yüz utanmaz.

    Aglamayan çocuga meme vermezler.

    Ak akçe kara gün içindir.

    Ak koyunun kara kuzusu da olur.

    Akilli olup dünyanin kahrini çekmektense,deli ol dünya senin kahrini çeksin.

    Al yakisirken, el bakisirken.

    Alismadik kiçta don durmaz.

    Allahim bana deistirebilecegim seyleri degistirmek için cesaret,
    deistiremeyecegim seylere katlanmak için güç,
    bu ikisini ayirt edebilmek için akil ver.

    Altin eli biçak kesmez.

    Anasina bak kizini al, kiyisina bak bezini al.

    Arpa ekip bugday bekleme.

    Arsizin yüzüne tükürmüsler, yagmur yagiyor sanmis.

    Asil azmaz ,bal kokmaz.

    Asilan,hirsiz degil yakalanandir.

    Ask bakislarla baslasaydi, öküz çoktan trene asik olurdu.

    Ates düstügü yeri yakar.

    Ates olmayan yerden duman çikmaz.

    Atilan ok geri dönmez.

    Ayagini yorganina göre uzat.

    Azmet,cezmet,gayret et; ihmal etme.
#23.03.2004 14:35 1 0 0
  • Ahhh ah. Durumlar vahim. Onu yapma, bunu yapma cocuk yapamazsiniz.
    Bu gidisle diyecegim, balta girmemis ormanlarda yasayalim diye ama balta girmemis ormanda kalmadiki. ah ah durumlar gercekten cok vahim.
#14.03.2004 13:15 1 0 0
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar yalnız ‘diğer’ insanların hastalığı değildir. Böyle düşünürsek, yakalanma ihtimalimiz daha da artar. Bu hastalıklar kadın ve erkekleri, doğacak çocuklarını ve yakın çevrelerini etkiler. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan uzak durmak için bu hastalıkların neler olduğunu, nasıl korunulacağını ve belirtilerini bilmek gereklidir.

    Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kadınlara erkeklerden daha fazla etki yapar. Bu hastalıkların çoğu tedavi edilebilir. Tedavi edilmediklerinde ise, kısırlıktan ölüme dek pek çok olumsuz sonuca yol açabilirler. Anne karnındaki bebekler ya da yeni doğmuş çocuklar için de tehlike oluştururlar.Cinsel yolla bulaşan hastalıklar nelerdir?

    Sık görülen cinsel yolla bulaşan hastalıklar :

    Gonore (Bel soğukluğu) :

    Erkeklerde sık ve yanmalı idrar yapma ve akıntı; kadınlarda akıntı, adet düzensizliği, sık ve yanmalı idrara çıkma belirtileriyle tanınır.

    Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en sık rastlanılanıdır. Karın içi iltihaplarına, kısırlığa ve üreme organlarında apselere neden olur. Gebe kadında, doğum kanalından bebeğe bulaşabilir. Yeni doğan bebekte körlük, zatürre gibi hastalıklara yol açar. Hastalık bulaştıktan 2-3 hafta sonra belirtiler başlar. Tedavisi kolay bir hastalıktır.



    Sifiliz (Frengi) :

    Bütün vücudu etkileyen bir hastalıktır. Erken fark edildiğinde tedavi edilebilir. Annede varsa bebeğe de geçebilir. Hastalığı yapan etkenin vücuda giriş yerinde şişkin ve ağrsız bir yara ile kendini belli eder. Tedavi edilmeyip ilerlerse,sinir sistemine zarar vererek körlüğe ya da sağırlığa yol açar. Kalp kasına zarar vererek kalp hastalıklarına neden olur. Vücudun çeşitli yerlerinde tümör oluşumuna ve ölüme neden olabilir.

    Şankroid (Yumuşak Çıban) :

    Üreme organlarında ağrılı yaralarla kendini belli eder. Genellikle yaraya yakın kasıkta oluşan şişlikler zamanla büyür ve içindeki iltihap akar. Tedavisi kolaydır.

    Klamidya :

    Kadınlarda sarı köpüklü bir akıntı ile kendini belli eder. Erkeklerde yanmalı idrara çıkma ve sarı akıntı ile belli olur. Kadınlarda karın içinde yaygın iltihaplanmalara yol açar. Bu durum kısırlığa, üreme organlarında apselere neden olur. Gebe kadınlarda yüksek ateş, düşük ve ölü doğuma yol açar. Doğum sırasında bebek, annenin doğum kanalından mikrobu alabilir ve akciğerlerinde ya da gözlerinde iltihaplar oluşabilir. Tedavisi kolaydır.

    Trichomonas :

    Yeşil ve kötü kokulu bir akıntı ile belli olan bir hastalıktır. Kadında tüplerde iltihaplanmaya neden olarak geçici kısırlığa yol açabilir. Tedavisi kolaydır.

    Herpes (Genital uçuk) :

    Üreme organlarında kaşıntılı ve ağrılı, uçuk şeklinde sivilceler görülür ve bunlar çok ağrılı yaralara dönüşür. Kendiliğinden iyileşir, ancak tekrarlar. Tedavisi zordur. İdrar yollarında hastalıklara, menenjite, kadınlarda rahim ağzı kanseri ve düşüklere neden olur. Bebek doğarken, doğum kanalından hastalığı alabilir. Gözleri, deriyi ve sinir sistemini etkiler, bebek ölümüne yol açabilir.



    Üreme organı siğilleri ve deri kabarıklıkları :

    Dış üreme organlarında, haznede, makat ve idrar kanalının dışa yakın kısımlarında görülen, ağrısız, karnıbahar görünümünde et kümeleri belirtisi taşır. Tedavisi mümkün, ancak zordur. Tedavisi edilmezse kümeler büyüyerek çevre organlara zarar verir. Doğum yolunu, idrar kanalını, makatı tıkayabilir. Doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabilir ve bebeğin solunum yolunda siğiller oluşarak solunum sıkıntısına yol açabilir.



    Hepatit – B

    Su ve besinlerle bulaşan sarılık tipleri olduğu gibi kan ürünleriyle ve cinsel temasla geçen sarılık türleri de vardır. Hepatit B bunlardan biridir. Karaciğerde büyüme ve hassaslık, idrar renginde koyulaşma ve sarılık, ateş, kusma gibi belirtileri vardır. Hastalığın salgın olduğu yerlerde aşı yapılabilir. Karaciğer iltihabı,siroz, karaciğerde kanser ve ölüme neden olabilir. Kesin tedavisi yoktur. Vücudu güçlendirici tedavi, hastalığın zararını azaltır.



    HIV-AİDS :

    Cinsel yolla bulaşan virüslerden biridir. HIV taşıyan kanla veya kana temas etmiş araçlar yoluyla da bir insandan diğerine geçebilir. Anneden bebeğe, hamilelik döneminde, doğum sırasında ya da sütle bulaşabilir. HIV vücuda girdikten 3 ay sonra ‘ELISA’ testi ile saptanır. İnsana bulaşan HIV virüsü bazen hiç hastalık yapmayabilir. Ancak virüsü taşıyanlar başkalarına bulaştırabilir.



    HIV’in neden olduğu hastalığa AIDS denmektedir. AIDS, tedavisi olmayan bir hastalıktır. Vücudun mikroplara karşı korunma sistemini bozarak bütün vücudu etkiler ve başka hastalıkların oluşmasına neden olur. HIV vücuda girdikten 5-10 yıl sonra ortaya çıkabilir. Hastalığın çıkma belirtileri arasında sürekli halsizlik, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, kilo kaybı, gece terlemeleri, cinsel organlarda uzun süreli yaralar ve tedavi ile geçmeyen mantarlar, zatürre sayılabilir. Vücudu güçlendiren tedavilerle hastanın yaşamı uzatılır.

    HIV, virüsü taşıyan kişinin kullandığı klozet, bardak ya da çatıl, kaşık ile bulaşmaz. Virüs, tokalaşma, kucaklaşma, öpme ile bulaşmaz. Ancak ağzı ağıza öpüşmede kanamaya yol açacak sert öpüşmeler, ağızdaki yaralar, diş fırçalanması sırasında diş etlerinin kanamış olması bulaşmaya neden olabilir.

    HIV virüsü sivrisinek ya da böcekler vasıtası ile insanlara bulaşamaz. HIV virüsü, tükürük, gözyaşı, ter aksırık, öksürük, idrar ve dışkıyla bulaşmaz.Bulaşma yolları

    En sık görülen bulaşma yolu, korunmasız cinsel ilişkilerdir.

    Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunabilmek için,

    Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunabilmek için, ne şekillerde bulaştıklarını ve güvenli cinselliğin ne olduğunu bilmek gerekir. Cinsel ilişki sırasında, erkeğin penisinin veya kadının salgısının (hazne sıvısının) diğer eşin ağzı, vaginası veya anüsüyle teması, bulaşmaya neden olabilir. Kucaklaşma, sarılıp yatma, öpüşme, masaj, elle okşama ve mastürbasyon güvenli yollardır. En güvenli yol vaginal (penis-hazne ilişkisi), anal (arkadan ilişki) ve oral (ağızla) cinsel ilişki sırasında kondom (prezervatif) kullanmaktır.

    Penis vagina (hazne) ile temas ettiğinde, cinsel yolla bulaşan hastalıklar meniden vagina dokusuna veya vagina salgısından penisteki idrar deliğinin uç kısmına bulaşabilir. Vaginada veya peniste yara varsa, bulaşma kan ile vagina dokusuna veya penisteki idrar deliğinin uç kısmına olabilir.

    Penisten akan sıvı veya meni ağızla temas ettiğinde, cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma ihtimali vardır. Ağızda kanama veya yara varsa, bulaşma ihtimali artar. Aynı şekilde ağız, vagina salgısı ile temas ettiğinde de bulaşma olabilir. Ayrıca ağzın, cinsel organlar ve anüs çevresindeki deri ile temasında parazitler bulaşabilir.

    Anal (arkadan) cinsel ilişkide, cinsel yolla bulaşan hastalıklar meniden anüs dokusuna veya anüs dokusundaki kandan penisteki idrar deliğinin uç kısmına geçebilir.

    Frengi, Hepatit B ve HIV için diğer bir bulaşma şekli , kan yoluyla bulaşmadır. Hasta kişiden kan nakli, hastayla aynı iğnenin veya aynı traş bıçağının kullanılması mikrobun bulaşmasına neden olur. İyi temizlenmemiş manikür-pedikür araçları, diş ve kadın doğum muayenesi araçları da bulaşmaya yol açar.Korunma Yolları

    Cinsel ilişki sırasında cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmayı sağlayacak tek yöntem kondom (prezervatif) kullanmaktır. Sperm öldürücü krem, köpük ve fitillerin (spermisitler) de bazı mikroplara karşı KISMEN koruyuculuğu vardır. Ancak bu maddeler tek başına korunmayı sağlamaz. Eğer spermisitler ve kondom birlikte kullanılırsa korunma oranı artar.

    Cinsel ilişkide bulunmamak da bir korunma yolu sayılır.
    Frengi, Hepatit B ve HIV için, kanla bulaşma yoluna dikkat edilmeli ve gerek kuaför ve berber salonlarındaki araç gerecin, gerekse eczane ve sağlık kuruluşlarındaki hizmet amaçlı araç gerecin temizliğinden emin olunmalıdır.
    Özellikle üreme organlarında meydana gelen yara, bere, sivilce ya da kaşıntıyla oluşan tahrişlerin hemen tedavi edilmesi, bulaşma tehlikesini azaltır.
    Korunma yollarından bir diğeri, aşağıdaki belirtileri tanımak ve kişide ya da eşinde görüldüğü taktirde, derhal bir sağlık kuruluşun başvurmaktır. CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIĞI OLANLARIN EŞLERİNİN DE MUTLAKA TEDAVİ EDİLMESİ GEREKİR.



    Belirtiler :

    Erkeklerde ;

    Sık idrara çıkma ve idrarda yanma, ağrı
    Penisten idrar sonrası veya sürekli akıntı
    Penis yüzeyinde ağrılı ülserler ve kasıklarda elle hissedilen sertlikler

    Kadınlarda ;

    İdrara çıkmada ağrı ve yanma, sık idrara çıkma
    Hazneden koyu renkli ve kötü kokulu akıntı

    Her iki cinste ;

    Cinsel birleş sırasında ya da cinsel organlarda sürekli ağrı
    Sık ölü doğumlar
    Üreme organlarında siğiller
    Üreme organlarında uçuğa benzer döküntüler, şiddetli ağrı
    Makat veya perine (bacakların arasında kalan ve üreme organlarını örten kas dokusu) bölgesinde apseler

    Düzenli aralıklarla tekrarlanan kanser taramaları (kadınlarda pap smear testi), erken teşhis için önemlidir.

    Yine çok bulaşıcı olan ve ölüme yol açan Hepatit-B virüsüne karşı aşılanma önemlidir. Her iki cinste de akıntılara dikkat etmek ve görüldüğünde hekime başvurmak gerekir. Erkekte ve kadında koyu renkli ve kokulu akıntılar cinsel yolla bulaşan hastalıkların belirtisidir. Beyaz ve kaşıntılı akıntılar ya da sırf kaşıntı, mantarların belirtisidir.

    f) Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşma tehlikesi, eş sayısında artışla birlikte artar. Paralı cinsel ilişkiye girenler, korunmak için daima kondom (prezervatif) kullanmalı ve bulaşmaya yol açacak davranışlardan kaçınmalıdır.
#11.03.2004 16:56 1 0 0
  • Cinselligin yasi var mi?


    Öncelikle cinselligin kaynagindan baslamak gerek:
    Libido adi verilen cinsellik dürtüsü insani cinsel eylem arayisina iten ve aynen açlik, susuzluk, kendini koruma dürtüleri gibi çalisan bir "itici güçtür". Açlik, insani gida aramaya ve yemek yemeye yöneltir ve amaci bedenin yasami devam ettirmek için ihtiyaç duydugu maddeleri almasini saglamaktir. Iste libido da canlinin ait oldugu neslin devamini saglamaya yönelik olarak onu karsi cinsten biriyle yeni bir canli dünyaya getirmeye yöneltir.

    Cinselligin tarifi elbette bu kadar basit degildir. Zira "libidonun" baska kaynaklari da vardir: Cinsellik, kendini tatmin, gevseme ihtiyaci, zafer kazanma ihtiyaci, ait olma ihtiyaci, begenilme ihtiyaci, hayran olunma ihtiyaci, karsi tarafi fethetmis olma duygusu yasamak amacina yönelik olarak baslatilabilecegi gibi çok ileri durumlarda sadizm ve mazosizm gibi egilimlerin eyleme dönüstürülmesine yönelik de çalisabilir.

    Simdi konumuza dönebiliriz:
    Saglikli bir eriskin 30-40 yaslari arasinda haftada ortalama 1-4 kez iliskide bulunur. Yas ilerledikçe siklik azalir. Bu iliski sikligini belirleyen, kiside cinsellik dürtüsünün doyurulma ihtiyacidir. Siklik azalmasina ragmen, cinsellik arzusunu doguran kaynagin gücü aynidir, ancak ihtiyaç duyma sikligi azalir.

    Kadinda cinsellik:

    Libido kadinda 35 yasina kadar artar, 45 yasina kadar sabit kalir ve çok ileri yaslara kadar gücünü korumaya devam eder. Kadin saglikli oldugu sürece yine çok ileri yaslara kadar orgazm olabilme kabiliyetini korur. Hatta menopoza yaklasmakta olan bir kadinda gebelik olusma ihtimalinin giderek azalmasiyla birlikte azalan gebe kalma korkusu, çocuklarin büyümesiyle birlikte ev is yükünün azalmasi gibi etkenler kadinda bu dönemlerde libidonun artmasina bile neden olabilir.

    Gebelikte ise kadinda gebeligin farkli dönemlerinde libidoda önemli degisiklikler ortaya çikar. Bunlari özetlemek gerekirse gebeligin ilk üç ayinda gebelige henüz adaptasyonun saglanilmaya çalisilidigi dönemlerde kadinlarin önemli bir kisminda libidoda ve cinsel iliski sikliginda azalma gözlenir. Ikinci üç aylik dönem genellikle kadinin gebelige iyice adapte oldugu, erken gebelikte görülen bulanti, kusma, halsizlik gibi sikayetlerinin azaldigi ve genel olarak anne adayinin kendini en iyi hissetigi dönem oldugundan libido geri döner, hatta artar. Son üç aylik dönemde ise büyüyen uterusun yarattigi mekanik etkiye bagli olarak ortaya çikan çesitli rahatsizliklar, yaklasan dogumun özellikle ilk defa anne olacak kadinda yarattigi endise gibi etkenler libidonun tekrar azalmasina neden olur.

    Kadin menopoza girdigi andan itibaren kanda östrojen hormonunun azalmasiyla birlikte kadin genital organlarinda atrofi dedigimiz degisiklikler meydana gelir. Vajina dokusu "incelir", elastikiyetini kaybeder, kadin uyarilsa da genital bölgenin salgilarinin artarak iliskiye hazir hale gelmesi daha uzun sürer. Genital bölgedeki bu degisiklikler ve "kuruluk" kadinda iliski esnasinda agriya, iliski sirasinda ve sonrasinda idrar yaparken yanma gibi sikayetlere neden olabileceginden bu dönemde kadinda libidoda azalma görülebilir ve bu dogaldir. Ancak bu sorunu yasayan kadinlarda sistemik (haplar ya da flasterlerle) ya da lokal (krem, fitil) östrojen tedavisinin bu sorunlari etkili bir sekilde ortadan kaldirabilecegi unutulmamalidir.

    Erkekte cinsellik:

    Erkekte ise libido 20-30 yaslar arasinda doruga çikmistir. Erkek de saglikli oldugu sürece ileri yaslara kadar ereksiyon ve orgazm olabilme özelliklerini koruyabilir. Ancak yas ilerledikçe (burada bahsettigim yas, 70 ve üstüdür) dogal olarak ortaya çikan degisiklikler ereksiyonun etkinliginin azalmasina neden olabilir.

    Erkegin esinin gebe oldugu dönemlerde libidosunda genellikle bir degisiklik gözlenmez ve bu durum anlayissiz baba adayi ile eisi arasinda zaman zaman sürtüsmelere neden olabilir. Her baba adayinin gebelik döneminde esinde ortaya çikabilecek degisiklikleri iyi bilmesi ve esine daha anlayisli davranmasi bu sorunlarin minimal yasanmasini saglar.

    Özet olarak söylemek gerekirse kadinin menopoza girdiginde cinsel yasaminin bittigi dogru degildir. Hem erkek hem de kadinda libido her ne kadar yasa bagli olarak azalma gösterse de, çiftler saglikli olduklari sürece çok ileri yaslara kadar hiçbir tedaviye gereksinim olmadan cinselliklerini yasamaya devam edebilirler. Yani Sex yas tanimaz!!!!!!!!!
#05.03.2004 14:21 1 0 0
  • Konu: Sigara!!!!!
    Sigara tarihi

    Tütün Amerikadan gelmistir. Amerika yerlileri tütün yetistirip, kurutup içerlerdi..
    Avrupalilar bu bitkinin her derda derman oldugunu inanirlardi. Ondan tütün çok popüler oldu.
    Simdi biliyoruz tütünün sagliga zararli oldugunu. Yinede sigara içen çok insan var. Artik saglik için degil ama imaj için sigara popüler.


    Neden insanlar sigara içiyor?

    Sigara sagliga zararlidir. Bunu herkes biliyor. Ama neden dahale sigara kulanan insan var? Çesitli nedenler var. En önemlisi imaj. Herkes baskalarina kim oldugunu (veya olmak istedigini) göstermek ister. Ondan çesitli esya kulaniriz, mesala araba, mücever, giyim, vs ve tabii sigara. Bunu en iyisi sinemada görüyoruz.



    Image is everything ...
    1- Ben bu dünyaya alisamadim...
    En ünlü imaj: kuralara karsi yasamak, korkusuz (ayni Marlboro kovboylari gibi cesaretli). Ölümden ve hastaliktan korkmadan, kendi kaderini kendi eline alarak.
    Kendisinin ve baskalarinin arasina dumandan bir dugar çeker: dumanin içinde durmak istmeyenler, gidebilir. Böyle baskalari yaklasmalar. Korkusuz ve duygusuz birisidir.
    Ama yaklasirsan ve gözlerinin içine bakarsan, duygulu birisi oldugunu görüsün. Sosyal iliskilerden korkar ve duman sayesinde kimse yaklasmaz onun yanina, çünkü dünyaya alisamamis ve tehlikeli birisi gibidir.
    Evet sigara tehlikelidir, ama sadece kendi hayatinla oynamiyorsun: sana yaklasmak isteyen herkesi dumanlara boyuyorsun ve onlarda senin yüzünden hastalaniyorlar (passif sigara içmek). Bunu hiç düsündünmü?
    Esim bana aptalarin ve cesaretlilerin arasinda küçük bir fark oldugunu söyledi bana ve bence çok hakli.
    Söylesene: aptalmi yoksa cesaretlimi olmak istersin?
    Sadece kendi hayatini degil baskalarin hayatinida tehlikeye atan birisi cesaretlimidir?


    2- Süper adam
    Süper adam çok cesaretli (veya aptal?) birisidir. Ne kadar güçlü oldugunu göstermek ister herkese. Sadece baskalari hastalanir. Süper adam istedigi kadar sigara içer ve hastalanmaz. Gerçek erkekler sigara içerler (ve cesaretli kadinlarda tabii). Sigaradan hasta olanlar kuvvetsiz insanlardir.
    Süper adamlarin vucutlarina inançlari sonsuzdur. Sanki ölüm sadece baskalarina gelir...
    Süper adam cesarlimidir yoksa aptalmi.... Cevabi siz verin.


    3- Filozof
    Filozofun kalbi yaralarla kapalidir. Dünyaya üzgün ve suskan gözlerle bakar. Yalniz bir kösede elinde "cigara". Hayati sirlarla dolu ve kimsenin yaklasmasini istemez, çünkü hayatinda çok aci çekmistir ve tükenmistir. Kimliyi bir sirdir ve böyle kalmasini ister.
    Tavsiyem: at su sigaralari ve sorumlarina cevap bul. Yardim ara. Sorumlarindan kaçmak çözüm degildir. Bende bir zamanlari dumandan duvar kurardim çevremdeki insanlari uzak tutmak için.
    Istedigin yalniz kalmakmidir? Kimsenin seni anlamamazi? Bu sagligindan daha önemlimidir?


    4- Sair (sanatçi)
    Sanatçilar baska bir dünyada yasarlar. Gözleri sirlarla ve hayellerle doludur. Sigara sayesinde dünyaya baskalarindan baska oldugunu gösteriyor. Ayni filozof gibi sirli birisidir.
    Baskalarindan baska olmak iyi birseydir, ama baska bir yön yokmudur? Mesala saglikli bir yasam?


    5- Seksi ve sensuvel
    Neden bazileri sigara içenleri seksi bularlar? Sensuvelite sakli, tehlikeli ve yasaktir. Tehlikeli kisiler çekicidir, çünkü risklerden korkmazlar ve asklari için herseye hazirlardir.
    Duman çok sensuvel ve çekicidir. Hersey sanki bir düs gibi bulanik ve mavidir. Dansöz gibi dans eder ve birdenbire kaybolur.
    Ama nekadar güzel olsada, sigara çok zararlidir!
    Seksi olmak i&¸in sari disler, bronsit, pis agiz kokusu, vs lagzim degil. En ö,emlisi kendin ve duygularin.

    6- Hayat severleri
    Iyi sofralardan, sert kahve veya çaydan hoslanan bazi insanlar yemekten sonra hemen sigara yakarlar. Neden? Nikotin sayesinde hayatan daha çok hoslaniyorlar, evet. Ama aslinda sigara sayesinde herseyin tadi daha az oldugunu biliyormuydun? Çünkü sigara sayesinde herseyin kokusu daha az geliyor ve herseyin tadida azaliyor.
    Insanlar için koku çok önemlidir: koku olmasa tadda olmaz. Insanlar arasindaki iliskilerdede koku çok önemlidir. Sadece hayvanlar koklasa koklasa anlasmazlar.
    Kisacasi: hayattan hoslanmak istiyorsan birak sigarayi!


    Merak
    Çogu gençler neden bazileri sigara içtigini bilmek isterler. Nesi varki bu sigaranin bazileri hiç birakamazlar?
    Birinci sigaranin tadi çogumuzu hasta eder, ama yinede birtane daha yakariz ve birtane daha... ve fark etmeden nikotine alisiriz ve sigarayi birakamayiz.
    Merak sagliklidir ama saglimiz merakimizdan dahada önemlidir.


    Freude göre
    Sigmund Freuda göre sigara içenler çocukluk çaginda kalmis insanlardir.
    Freuda göre bir insanin hayatinda 5 çag vardir: agiz çagi (1 yasina kadar), anal çagi (3 yasina kadar), cinsel çagi (4 yasina kadar), sosyal gelisme çagi (gençlige kadar) ve cinsel yasanti çagi.
    Bu konu hakinda daha çok okumak isterseniz Interneti arayin.


    Güvensizlik
    Elinde birsey oldumu kendini daha güvenli hissetirsin. Ama elinde bir tespih, veya anahtarlarin olursa bazileri sinirlenebilir. Elinde sigara olursa degil. Sigara içen insanlarin güvensiz olabilicegi hiç aklimiza gelmez.
    Ama bence sigara sayesinde dahada güvensizsin çünkü elindeki sigara sadece seni kandirir ve sigara içme yasak oldugu yerlerde kendini kaybetmis gibisindir.
    Güvensizligini gizlemenin baska yönleride var. Bu konu hakinda kitap veya Internete sayfa ara ve sigarayi birak.
    Sagligin baskalarinin düsüncelerinden dahada önemlidir!


    Intahar
    Kendi hayatina son vermek en büyük yasaklardan birisidir. Ama hayatini yavas yavas sigara içerek maf etmek intahar degildir.
    Bazi sigara kulanan insanlar hayatlarina son vermek isterler. Hayatlari annamsiz gelir ve kendi kaderlerini kendileri yazmak isterler. Hepimiz bir gün öbür dünyaya göçecegiz, neden hayatan hoslanarak gitmeyelim?
    Bence intahahar hiç bir zaman çözüm degildir!
    Ve kanser vs hastaliklar hiç hos degildir!
    Hayatinda anlam bulamiyorsan baska bir çözüm bul, yardim ara.

    Baskalari kulandigi için
    Sigara sagliga zararliysa neden bu kadar çok insan sigara içiyor. Hadi bakalim, karisma benim hayatima. Sigara sagliga zararli olsaydi hiç kimse sigara içmezdi. Bu kadar aptalmiyiz...
    Çogunlugun inandigi herzaman dogru degildir! Ne kadar sigara içen olsada, yinede sagliga zararlidir. Baskalarinin dediklerini beginsizce inanma. Önce bir düsün: haklilarmi haksizlarmi. Sen mantikli birisisin. Dogruyu biliyorsun.
    Neden baskalarinin dediklerini yutuyorsun?


    --------------------------------------------------------------------------------


    Pasif sigara içmek

    Sigara içmeyenler bile sigara dumanindan hastalanabilir. Ne kadar saglikli yasamak istesende, yaninda birisi sigara içdimi kanser vs hastaliklar gelisterebilirsin.
    Nedense sigara içmeyenler sigara içenlerin dumaninda oturmak sarttir. Bunu istemezlerse sosyal gruplardan dislanirlar.
    Bu konuda söyleyecegim bir tek sey var: baskalarinin sagliginla oynama hakini kim verdi onlara?




    Zararsiz sigara

    Zararsiz sigara yoktur, ama yinede sirketler milyonlar harciyorlar zararsiz sigara bulmak için, çünkü sigarayi birakan çogu insanlar sagliksiz oldugu için birakiyorlar. Sagliga zarar vermeyen sigarayi birakmanin hiç bir sebebi yoktur.



    --------------------------------------------------------------------------------


    Sigarayi nasil birakabilirim?

    Benim gibi: Kesin karar ver burakacam diye. Piskolojik acidan al bir yardimci arac (ben Zyban kullandim) ve hayatina anlam ver.

    Baska tavsiyeler: Bir sürü cesitli metot lar var. Sigara yazin ve isterseniz Google ile bir aratin bakin neler gelecek. :D
#05.03.2004 14:06 1 0 0
  • Amerikali bir hükümet yetkilisi Sili'deki darbenin hemen sonrasinda ülke hapishanelerini incelemek için Sili'ye gitmis. Herhangi bir hapishanede bir süre inceleme yapan yetkili infaz yerlerini merak etmis ve hep birlikte hapishanenin mahzenine inmisler. Iner inmez çigliklar duyan misafir yetkili görevlilere bunun nedenini sormus. Görevliler de ölüm cezalarini uyguladiklarini söylemis. Amerikali yetkili, kendi ülkelerinde elektrikli sandalye kullandiklarini ve bu konuyu daha kolay hallettiklerini söylemis, ayni uygulamayi yapabileceklerini uyarici bir dille ifade etmis. Hapishane görevlisi "efendim, biz de elektrik kullaniyoruz ama elektrikler kesik oldugu için simdilik mumla idare ediyoruz" demis.
#03.03.2004 09:29 1 0 0