Namo

Namo

Üye
02.03.2004
Çavuş
1.589
Hakkında

  • Orijinalin yazar1 LEVIS-501
    Orijinalin yazar1 Namo
    Tamam Prenses. Ben uygun adr. E-mail'le yollarim. ;)

    Namo emlak isinede girdin bakiyorum on parmaginda on marifet :D :tokmak:


    Yaw, ben talebeyken üc bes kurus kazanayim diye bir Immobilien (Emlak) sirketinde yaklasik 1 seneye yakin calistim :D
#06.03.2004 20:56 0 0 0
#06.03.2004 04:43 0 0 0
#06.03.2004 04:11 0 0 0
#06.03.2004 04:09 0 0 0
  • Konu: Baris Manco
    Unutmaki dünya fani, veren Allah alir cani................
    O 41 muzik yilina damgasini vurmus unutulmaz bir sanatci!

    noimage
    noimagenoimage



    2 Ocak 1943'te Istanbul'da dogan Baris Manço, 1958'de ilk kez sahneye çikti.Ismi, Baris Manço ile özdeslesmis olan Kurtalan Ekspres ile birlikte Türkiye'de ve birçok yabanci ülkede konserler verdiler. Özellikle Japonya'da büyük ilgi gören ve bu ülkede iki CD'si yayinlanan Baris Manço, Türkiye ve Japonya arasinda sicak bir köprü kurmayi basardi.
    Hayati boyunca besteledigi ve hem kendisinin hem de baska sanatçilarin yorumladigi ikiyüzden fazla sarki, Baris Manço'ya 12 altin ve 1 platin albüm/kaset ödülü kazandirdi.Birçok sarkisi, Yunanca, Bulgarca, Arapça, Ibranice, Japonca, Farsça ve Kürtçe'ye çevrildi ve yerel sarkicilar tarafindan da seslendirildi.

    1988 yilinda TRT Televizyonu için hazirlamaya basladigi ve 1996 yilinda 300. programa ulasarak bir rekor kiran "Baris Manço ile 7'den 77'ye" Türkiye'de ve uydu araciligi ile neredeyse tüm dünyada milyonlarca insanin izledigi bir program haline geldi. Baris Manço ve "7'den 77'ye" ekibi, programlarini hazirlamak için 150 farkli ülkeyi ziyaret edip 500.000 km.'den fazla bir yol katetti.

    Evli ve iki çocuk babasi olan ve çok iyi derecede Ingilizce ve Fransizca konusan Baris Manço, 31.01.1999 günü aksam 23:00 sularinda geçirdigi bir kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu.

    Baris Manço, 41 yili askin sanat yasaminda kendisine layik görülen 300'un üzerindeki ödülün disinda, asagidaki ünvanlara da sahipti:

    Türkiye Cumhuriyeti: Devlet Sanatcisi Ankara (1991) (1991)
    Hacettepe Universitesi: Onursal Doktora Ankara (1991)

    Soka Universitesi: Uluslararasi Kültür ve Baris Ödülü Tokyo, Japonya (1991)

    Belçika Kralligi: Leopold II sövalyesi nisani Brüksel, Belçika (1992)

    Fransiz Kültür Bakanligi: Edebiyat ve Sanat Sövalyesi Nisani Paris, Fransa (1992)

    Türkmenistan Cumhurbaskanligi: Türkmen Vatandasligi Askabat, Türkmenistan (1995)

    Pamukkale Universitesi: Onursal Doktora Denizli (1995)

    Min-On Vakfi : Yüksek Seref Madalyasi Tokyo, Japonya (1995)
#05.03.2004 23:48 0 0 0
  • Iste cok degerli sanatcilarimizdan bir tanesi.


    noimage



    Sezen Aksu, 13 Temmuz 1954 Denizli'nin Sarayköy ilçesinde dünyaya geldi. Anne ve babasi ögretmenlik yapmaktaydi. 3 yasinda Izmir'e tasindilar. Ziraat fakültesindeki ögrenimini yarida birakti. Profesyonel olarak müzikle ilgilenmeye ba$ladi.

    Ilk 45'ligi "Haydi sansim/ Gel Bana" 1975 yilinda çikti. Ayni yil içerisinde "Yasanmamis Yillar/ Kusura Bakma" isimli ikinci 45'lik plagi yayinlandi. Sezen Aksu bir dergiye verdigi röportajda, iki plagini amatör buldugunu ve gerçek çiki$ini üçüncü plagi "Olmaz Olsun/ Vurdumduymaz" ile yapacagini söyledi, dedigi gibi de oldu. "Olmaz Olsun/ Vurdumduymaz", 1976 yilinin müzik listelerinde uzun süre bir numaradaki yerini korudu. Yorumculugu kadar besteci ve söz yazari kimlikleriyle dikkatleri üzerinde toplayan Sezen Aksu'nun 1976'da çikan diger 45'likleri "Kaç Yil Geçti Aradan" ve "Kaybolan Yillar" oldu.


    1978'de Hursid Yenigün'ün iki bestesine söz yazan sanatçi, "Gölge Etme/ Ask" isimli 45'ligini piyasaya sundu. Artik Sezen Aksu'nun müzik listelerinde haftalarca bir numarada kalmasi kimseyi sasirtmiyordu. Yine bu yil içerisinde, su anda piyasada bulunan en eski Sezen Aksu yapiti olma özelligini koruyan "Serçe" kaseti piyasaya çikti. Bir yil sonra "Serçe"yi "Aglamak Güzeldir" izledi. Ilk kez 1979'da sinema oyunculugu denedi.

    1982'nin ilk haftasi san Müzikholü'nde "Sezen Aksu Aile Gazinosu" adli müzikali sahneledi. Müzikalde yedi ayri tipi canlandiran sanatçi, Adile Nasit, Sener sen, Aysen Gruda, Altan Erbulak gibi usta tiyatro oyunculari ile ayni sahneyi paylasti. 1984 yilinda yayinlanan "Sen Aglama" çalismasi, TRT denetiminden ancak bir sonra geçtiginde sarkilari genis kitlelere ulasti. Bu sirada Minik Serçe, oyunculuk yetenegiyle de önplandaydi. 1986'da sahnelenen "Bin Yil Önce Bin Yil Sonra" müzikalinde oynadi. Ayni yil çikan "Git" albümü piyasaya çikar çikmaz büyük bir ilgi gördü ve albümün hemen hemen bütün sarkilari hit oldu. Daha sonra yayinlanan "Sezen Aksu'88" isimli çalismasini "Sezen Aksu Söylüyor" takip etti. 1991 yilinda "Gülümse" de, diger albümleri gibi büyük ilgi uyandirdi. Hatta albümdeki sarkilardan "Hadi Bakalim"in single'i Avrupa'da yayinlandiginda, klibi olmamasina ragmen iyi bir satis grafigi yakaladi.

    Sezen Aksu, yoluna müzikalite açisindan kusursuz albümler yapmak üzere devam etti. "Deli Kizin Türküsü" (1993) farkli tarzdaki Sezen Aksu albümlerinin ilki oldu. "Küçügüm", "Masum Degiliz", "Kalbim Ege'de Kaldi" gibi sarkilar bu çalismada yer aldi.

    Çogunlukla aski anlatan Sarkilar yazan, besteleyen ve söyleyen Sezen Aksu, özellikle "Isik Dogudan Yükselir" (1995) isimli albümüyle müzigindeki farklilasmayi sürdürdü. Sanatçi bu kez Anadolu'nun dört bir yanindaki ezgilerle kendi müzigini sentezledi.

    1996 yilinda vefat eden Onno Tunç'a ithafen, ayni yilin yaz ayinda "Düs Bahçeleri"ni çikardi. Bu albümde, alti yil süresince vokalistlerine albümleri için verdigi sarkilarini yeniden yorumladi.

    1997'de Goran Bregovic ile birlikte çalistigi ve Balkan ritminde sarkilardan olusan "Dügün ve Cenaze" yayinlandi. Farklilasan müzikal çizgisine karsilik "eski Sezen sarkilari" isteyen hayranlarini kirmayarak 1998'de "Adi Bende Sakli" isimli albümünü yapti. Sanatçinin en son yayinlanan çalismalari ise "Deliveren" '00 ve sarki söylemek lazim '02 oldu.

    Bugüne kadar 16 albüm ve 500'den fazla $arki yapan "Minik Serçe" ve "Ana Kraliçe" gibi unvanlara sahip sanatçi, Türk pop müziginin en güçlü seslerinden biri. Ayrica, bir zamanlar vokalistligini yapan Askin Nur Yengi, Harun Kolçak, Levent Yüksel, Sertab Erener gibi isimleri de pop müzigimize kazandirdi.
#05.03.2004 23:36 0 0 0
#05.03.2004 23:13 0 0 0
  • 1958-1959 Metin OKTAY Galatasaray 11

    1959-1960 Metin OKTAY Galatasaray 33

    1960-1961 Metin OKTAY Galatasaray 36

    1961-1962 Fikri ELMA Ankara Demirspor 21

    1962-1963 Metin OKTAY Galatasaray 38

    1963-1964 Güven ÖGÜT Besiktas 19

    1964-1965 Metin OKTAY Galatasaray 17

    1965-1966 Ertan ADATEPE Ankaragucu 20

    1966-1967 Ertan ADATEPE Ankaragucu 18

    1967-1968 Fevzi ZEMZEM Göztepe 19

    1968-1969 Metin OKTAY Galatasaray 17

    1969-1970 Fethi HEPER Eskisehirspor 13

    1970-1971 Ogun ALTIPARMAK Fenerbahce 16

    1971-1972 Fethi HEPER Eskisehirspor 20

    1972-1973 Osman ARPACIOGLU Fenerbahce 16

    1974-1975 Ömer KANER Eskisehirspor 14

    1975-1976 Cemil TURAN Fenerbahce 14

    1977-1978 Cemil TURAN / A.OSMAN Fenerbahce/Ankaragucu 17

    1978-1979 Özer UMDU Adanaspor 15

    1979-1980 M.DENIZLI / B.YORULMAZ Altay / Bursaspor 12

    1980-1981 Bora ÖZTÜRK Adanaspor 15

    1981-1982 Selcuk YULA Fenerbahce 16

    1982-1983 Selcuk YULA Fenerbahce 19

    1983-1984 Tar1k HOÇ0C Galatasaray 16

    1984-1985 Aykut YIGIT Sakaryaspor 20

    1985-1986 Tanju COLAK Samsunspor 33

    1986-1987 Tanju COLAK Samsunspor 25

    1987-1988 Tanju COLAK Galatasaray 39

    1988-1989 Aykut KOCAMAN Fenerbahce 29

    1989-1990 Feyyaz UCAR Besiktas 28

    1990-1991 Tanju COLAK Galatasaray 31

    1991-1992 Aykut KOCAMAN Fenerbahce 25

    1992-1993 Tanju COLAK Fenerbahce 27

    1993-1994 Bülent UYGUN Fenerbahce 22

    1994-1995 Aykut KOCAMAN Fenerbahce 27

    1995-1996 Sota Arveladze Trabzonspor 25

    1996-1997 Hakan SÜKÜR Galatasaray 38

    1997-1998 Hakan SÜKÜR Galatasaray 32

    1998-1999 Hakan SÜKÜR Galatasaray 19

    1999-2000 Serkan AYKUT Samsunspor 30

    2000-2001 Okan Bursaspor 23

    2001-2002 Arif Erdem Galatasaray 21

    Ilhan Mansiz Besiktas 21

    2002-2003 Okan Bursaspor 24
#05.03.2004 23:11 0 0 0
  • · Türkiye 1. ligindeki ilk gol 21 Subat 1959 tarihinde 0zmirsporlu Özcan Altug tarafindan atildi. (0zmirspor: 2 -Beykoz:1)

    · En gollü beraberlikler 4 - 4 lük sonuçlarla 1967/68 de Besiktas - Galatasaray, 1982/83 de Fenerbahçe - Galatasaray 1995/96 da Samsunspor - 0stanbulspor maçlari oldu.

    · Üç puanli sisteme geçilen 1997/98 sezonuna kadar 8 kez, ikinci ya da üçüncüler sampiyondan daha fazla kazanan taraf olmuslar.

    · (Galibiyet %100, beraberlik %50 basari kabul edilerek.) Lig tarihinin en iyi performansi %88,9 ile 1988/89 sezonunda Fenerbahçe'ye, en kötüsü ise 1996/97 sezonunda %13,2 ile Zeytinburnuspor'a ait.

    · Bir sezonda en az kazanan, en çok yenilen, en çok gol yiyen takim ve en kötü averaja sahip takim; 1996/97 sezonunda 34 maçta 2 galibiyet, 27 yenilgi alip, 86 gol yiyen ve -60 averajli Zeytinburnuspor.

    · Lig tarihinin en dengeli sonucunu alan takim 1969/70 sezonundaki 30 maçta,10 galibiyet, 10 beraberlik, 10 yenilgi alip, attigi 26 gole karsilik kalesinde de 26 gol gören Besiktas.

    · 1969/70 sezonunda 30 maçta kalesinde sadece 6 gol gören Fenerbahçe, bir sezonda en az gol yiyen takim.

    · 1992/93'de Konyaspor'u 8-0 yenerek sezonun en farkli skorunu yakalayan Ankaragücü'nün son hafta Galatasaray karsisinda ayni hezimete ugramas.

    · Dört büyükler arasinda ligi eksi averajla bitiren tek takim 1975/76 sezonunu -7 (25-32) averajla kapatan Besiktas.

    · 1988/89 sezonunda Fenerbahçe 93 puanla sampiyon olarak bir rekor daha kirarken, 1979/80 ve 1980/81 sezonlar1nda Trabzonspor'un 39'ar puanla en kisir sampiyonluklari elde etti..

    · 1979/80 sezonunda yalnizca 25 gol atarak mutlu sona ulasan Trabzonspor, en az gol atan sampiyon ünvanina da sahip.

    · Trabzonspor 1980/81 7 yenilgi ile en çok kaybeden sampiyon oldu.

    · Galatasaray 1987/88'de 35 golle en çok gol yiyen sampiyon oldu.

    · 1979/80 de Trabzonspor sadece 12 galibiyet alarak sampiyon olurken 1989/90 da Malatyaspor ayni sayida galibiyet alarak küme düstü.

    · Malatyaspor 1. ligde oynadigi 6 sezon içinde 10 galibiyetin alt1na hiç düsmezken, dört büyükler disinda bir sezonda 20 galibiyet sinirina ulasan tek takim ise 1988/89 sezonunda 21 galibiyet alan Sariyer.

    · Rakiplerine en büyük puan farkini, 1987/88 sezonunda Besiktas'in 12 puan önünde sampiyon olan Galatasaray yaparken, 1984/85'te Fenerbahçe Besiktas'tan, 1985/86'da Besiktas Galatasaray'dan, 1992/93'te de Galatasaray Besiktas'tan sampiyonlugu averaj ile koparabildi.

    · 42 sezonun sadece 8'inde küme düsen takim averajla belirlenirken, 1980/81 sezonunda 29 puanli Fenerbahçe, Altay, Adanademirspor ve Boluspor averajla kümede kalip, ayni puanla Rizespor 2. Lige düsen takim oldu..

    · 1980/81 sezonunda lig ikincisi Adanaspor 34 puan toplarken, küme düsen Rizespor ligi 29 puanla tamamladi..

    · Fenerbahçe 26, Besiktas 22, Galatasaray 21, Trabzonspor da 11 kez ilk ikiye girmi_ler. Dört büyükler disinda bu basariyi yakalayan diger iki takim ise, 3 kez Eskisehirspor, bir kez de Adanaspor.

    · 0lk üçte dört büyükler 109 kez yer alirlarken bu dereceye sadece 17 kez girebilen digerleri ise söyle; Eskisehirspor 5, Samsunspor ve Altay 2, Adanaspor, Vefa, Gençlerbirlgi, Göztepe, Boluspor, Zonguldakspor, Malatyaspor ve Gaziantepspor da birer kez.

    · 1987/88 sezonundan bu yana dört büyükler disinda ilk üçe giren tek takim; 1999/2000 sezonunda Gaziantepspor.

    · Dört büyükler disinda küme düsmeyen tek takim 33 sezondur 1. Ligde mücadele eden Bursaspor.

    · Altay üçüncü kez küme düsmesine karsin 40 sezon, Ankaragücü 37, Gençlerbirligi ise 28 sezon ile 1. Ligde en fazla yer alan takimlar.

    · 16 sezon 1. Ligde oynayan Karsiyaka, 6 kez ile en çok küme düsen takim.

    · Dört büyüklerden, sampiyonluk özlemini 16 sezon ile Trabzonspor yasarken, Besiktas 14, Galatasaray 13, Fenerbahçe ise 6 sezon bu özlemi yasamis.

    · Galatasaray 4, Besiktas ve Trabzonspor ise üç sezon üst üste sampiyon olurken, Fenerbahçe en fazla iki sezon üst üste sampiyon olabilmis.

    · 1975/76 ve 1983/84 yillari aras1nda 6 sampiyonluk 3 ikincilik yasayan Trabzonspor'un bu 9 sezonda gösterdigi performansa kimse ulasamamis.

    · 1977/78 sezonunda Trabzonspor, Fenerbahçe'nin bir puan gerisinde kalarak sampiyonlugu kaçirmasa, 6 sezon üst üste sampiyon olarak erisilmesi çok güç bir ekor kiracakt1.

    · 1968/69 ve 1974/75 sezonlari arasinda sampiyonluga oldukça yaklasan Eskisehirspor bu 7 sezonda üç kez 2., iki kez 3., iki kez de 4. olmasiyla 4 büyüklere en fazla kafa tutan takim olma özelligini tasiyor.

    · 1980/81 sezonunda Besiktas karsisinda sahadan çekilince hükmen yenik sayilip ayrica iki puani da silinen Mersin 0dman Yurdu, lig tarihinde puani silinen tek takim oldu.

    · Liglerin seyirci rekonunun kirildigi maç 66200 biletli seyircinin izledigi 30 Ocak 1989 tarihinde 0zmir Atatürk stadinda oynanan Altay - Fenerbahçe (0-3) maçi oldu.

    · 1967/68 sezonunda Fenerbahçe, 1976/77'de Trabzonspor, 1992/93'te de Galatasaray üç büyük kupayi birden (Lig, Federasyon, Cumhurbaskanligi) kazanan takimlar.

    · 1. Ligde sadece bir kez yer alan takimlar Balikesirspor, Kahramanmarasspor, Kirikkalespor ve Petrolofisi.

    · Bes kez yer aldigi 1. Ligde en iyi derecesi 10.'luk olan Zeytinburnuspor, 9 kez yer alip en iyi derecesi 11.'lik olan Kayserispor ve 6 kez katilip bir kez 17, bir kez 14. , digerlerinde ise 15. olabilen Sekerspor ise ligin en etkisiz takimlari.

    · Fenerbahçe 1.Lig'deki ilk yenilgisini Galatasaray'dan, Galatasaray Ankara Demirspor'dan, Besiktas, Beykoz'dan, Trabzonspor ise Fenerbahçe'den almis.

    · 0lk yabanci ''Gol Krali'': 1983-84 sezonunda Galatasaray'da oynayan Yugoslav Tarik Hociç (16 Gol)

    · Besiktas'in, kazandigi 9 sampiyonluktan 6'sinda turu deplasmanda atmak zorunda kalmis.

    · Bir sezonda en fazla gol atan futbolcu 1987-88 sezonunda 39 gol atan Galatasaray'liTanju Çolak oldu.

    · En az golle gol krali olan futbolcu 1959 sezonunda 11 golle Galatasaray'li Metin Oktay oldu.

    · Bir sezonda en fazla gol atan yabanci futbolcu 1995-96 sezonunda 25 gol atan Sota Arvaledze oldu.

    · Bir maçta en fazla gol atan futbolcu, 1992-993 sezonunda Fenerbahçe'nin Kasiyaka'yi 7-1 yendigi maçta 6 gol atan Tanju Çolak oldu.

    · Bir maçta en fazla penalti atan takim 1986-87 sezonunda Eskisehirspor'a 4 penalti atan Fenerbahçe oldu.

    · Bir maçta en fazla penalti atan futbolcu 4 atisida gole çeviren Fenerbahçe'li Zafer Tüzün oldu.

    · Bir maçta en fazla gol atan yabanci oyuncu, 2000-01 sezonunda Erzurumspor'a 5 gol atan Galatasaray'li Jardel oldu.

    · En gollü maç 1991-92 sezonunda 8-4 sona eren Fenerbahçe-Gaziantepspor maçi oldu.

    · Lig tarihinin en farkli galibiyetini 1989-90 sezonunda Adnademirspor'u 10-0 maglup eden Besiktas elde etti.

    · En farkli skorlu deplasman galibiyetleri 1959-60 Hacettepe-Besiktas (1-9), 1992-93 Ankaragücü-Galatasaray (0-8) maçlari oldu.

    · En uzun süre yenilmeyen takim, 48 maç boyunca yenilmeden ilerleyen Besiktas oldu.

    · En çok ''Gol Krali'i çikaran takimlar 12'ser kez ile Fenerbahçe ve Galatasaray oldu.

    · En çok ''Gol Krali'' olan futbolcu 6 kez bu ünvani elde eden Metin Oktay oldu.

    · En uzun süre gol yemeyen kaleci, 1978-79 sezonunda kalesinde 1112 dakika gol görmeyen Trabzonsporlu Senol Günes oldu.

    · En uzun sezonu 42 hafta oynanan 1962-63 sezonu oldu.

    · Üst üste en çok kazanan takim, 1959-60 sezonunda 10.-22. haftalar arasi 13 maç kazanan Besiktas oldu.

    · En uzun süre kazanamayan takim 1996-97 sezonunda 1-17. haftalar arasi 18 maç galip gelemeyen Zeytinburnuspor oldu.

    · En uzun süre yenilen takim, 1996-1997 sezonunda 25.hafta-34 hafta arasinda 10 maç üstüste kaybeden Zeytinburnu oldu.

    · Deplasmanda en uzun süre yenilmeyen takim:40 maç ile Galatasaray oldu.

    · En çok sampiyonluk gören futbolcu 7 kez bu sevinci tadan Galatasarayli Bülent Korkmaz oldu.

    · Yenilgisiz sampiyon olan takim, 1991-92 sezonunda namaglup sampiyon olan Besiktas .

    · En az gol yiyen sampiyon, 1969-70 sezonunda 6 gol yiyen Fenerbahçe.

    · En iyi averaja sahip takim, 1988-89 sezonunda +76 ile Fenerbahçe oldu.

    · En çok sampiyon olan teknik direktör, Ahmet Suat Özyazici (4 kez-Trabzonspor), Fatih Terim (4 kez-Galatasaray)

    · En istikrarli teknik direktör, 6,5 yil Besiktas'ta görev yapan Gordon Milne.

    - Ligde kendi sahasinda üstüste en fazla maç kazanan takim 24 maçla Fenerbahçe. Sari lacivertliler 2000-2001 ve 2001-2002 sezonlarinda kendi sahalarinda oynadiklari üstüste 24 maçi kazanip 25. maçta Besiktas'a 2-1 maglup oldular.
#05.03.2004 22:49 0 0 0
  • Gercekten ruhun gidasi ama uykum geldi :D :kalp:


    Orijinalin yazar1 MertTurk
    evet guzel muzik ama uykum geldi


    Babababa sunlara bak. Romantik hainleri sizi. demek uykunuzu getirdi ha :tokmak: Iyi dinleyin. Boardda calisirken aslinda harika olur, cünkü fevkalade sakinlestiriyor :D
#05.03.2004 21:59 0 0 0
  • Evet Prenses. Aslinda mutluluk cok yakinda, bazen körebe oynaniyor.

#05.03.2004 21:56 0 0 0
  • Konu: Sigara!!!!!
    Orijinalin yazar1 sefamelih
    Orijinalin yazar1 GS2004
    Usta allah ne bilirse öyle etsin sigariyi icat edeni sigaranin zararini benden baska kimse bilemez her halde.... Rahmetli Babami Yiyip Bitiren O nalet Sey Malesef Bütün Gencleri Yavas Yavas Bitiriyor...


    15.09.2003 dede ben biraktim insallah baslamam saygilar

    Üc sene oldu benimde birakali Allah herkeze nasib etsin

    Sizi gercekten tebrik ederim. Ve bende 20 sene sonra Haziran 1992 buraktim. ;)
#05.03.2004 21:46 0 0 0
  • toplaya toplaya yüz olur derler ya. al iste bir neden daha kisir olmak icin.

    bilgilerin icin cok tesekkür sefa
#05.03.2004 21:41 0 0 0
  • Cinselligin yasi var mi?


    Öncelikle cinselligin kaynagindan baslamak gerek:
    Libido adi verilen cinsellik dürtüsü insani cinsel eylem arayisina iten ve aynen açlik, susuzluk, kendini koruma dürtüleri gibi çalisan bir "itici güçtür". Açlik, insani gida aramaya ve yemek yemeye yöneltir ve amaci bedenin yasami devam ettirmek için ihtiyaç duydugu maddeleri almasini saglamaktir. Iste libido da canlinin ait oldugu neslin devamini saglamaya yönelik olarak onu karsi cinsten biriyle yeni bir canli dünyaya getirmeye yöneltir.

    Cinselligin tarifi elbette bu kadar basit degildir. Zira "libidonun" baska kaynaklari da vardir: Cinsellik, kendini tatmin, gevseme ihtiyaci, zafer kazanma ihtiyaci, ait olma ihtiyaci, begenilme ihtiyaci, hayran olunma ihtiyaci, karsi tarafi fethetmis olma duygusu yasamak amacina yönelik olarak baslatilabilecegi gibi çok ileri durumlarda sadizm ve mazosizm gibi egilimlerin eyleme dönüstürülmesine yönelik de çalisabilir.

    Simdi konumuza dönebiliriz:
    Saglikli bir eriskin 30-40 yaslari arasinda haftada ortalama 1-4 kez iliskide bulunur. Yas ilerledikçe siklik azalir. Bu iliski sikligini belirleyen, kiside cinsellik dürtüsünün doyurulma ihtiyacidir. Siklik azalmasina ragmen, cinsellik arzusunu doguran kaynagin gücü aynidir, ancak ihtiyaç duyma sikligi azalir.

    Kadinda cinsellik:

    Libido kadinda 35 yasina kadar artar, 45 yasina kadar sabit kalir ve çok ileri yaslara kadar gücünü korumaya devam eder. Kadin saglikli oldugu sürece yine çok ileri yaslara kadar orgazm olabilme kabiliyetini korur. Hatta menopoza yaklasmakta olan bir kadinda gebelik olusma ihtimalinin giderek azalmasiyla birlikte azalan gebe kalma korkusu, çocuklarin büyümesiyle birlikte ev is yükünün azalmasi gibi etkenler kadinda bu dönemlerde libidonun artmasina bile neden olabilir.

    Gebelikte ise kadinda gebeligin farkli dönemlerinde libidoda önemli degisiklikler ortaya çikar. Bunlari özetlemek gerekirse gebeligin ilk üç ayinda gebelige henüz adaptasyonun saglanilmaya çalisilidigi dönemlerde kadinlarin önemli bir kisminda libidoda ve cinsel iliski sikliginda azalma gözlenir. Ikinci üç aylik dönem genellikle kadinin gebelige iyice adapte oldugu, erken gebelikte görülen bulanti, kusma, halsizlik gibi sikayetlerinin azaldigi ve genel olarak anne adayinin kendini en iyi hissetigi dönem oldugundan libido geri döner, hatta artar. Son üç aylik dönemde ise büyüyen uterusun yarattigi mekanik etkiye bagli olarak ortaya çikan çesitli rahatsizliklar, yaklasan dogumun özellikle ilk defa anne olacak kadinda yarattigi endise gibi etkenler libidonun tekrar azalmasina neden olur.

    Kadin menopoza girdigi andan itibaren kanda östrojen hormonunun azalmasiyla birlikte kadin genital organlarinda atrofi dedigimiz degisiklikler meydana gelir. Vajina dokusu "incelir", elastikiyetini kaybeder, kadin uyarilsa da genital bölgenin salgilarinin artarak iliskiye hazir hale gelmesi daha uzun sürer. Genital bölgedeki bu degisiklikler ve "kuruluk" kadinda iliski esnasinda agriya, iliski sirasinda ve sonrasinda idrar yaparken yanma gibi sikayetlere neden olabileceginden bu dönemde kadinda libidoda azalma görülebilir ve bu dogaldir. Ancak bu sorunu yasayan kadinlarda sistemik (haplar ya da flasterlerle) ya da lokal (krem, fitil) östrojen tedavisinin bu sorunlari etkili bir sekilde ortadan kaldirabilecegi unutulmamalidir.

    Erkekte cinsellik:

    Erkekte ise libido 20-30 yaslar arasinda doruga çikmistir. Erkek de saglikli oldugu sürece ileri yaslara kadar ereksiyon ve orgazm olabilme özelliklerini koruyabilir. Ancak yas ilerledikçe (burada bahsettigim yas, 70 ve üstüdür) dogal olarak ortaya çikan degisiklikler ereksiyonun etkinliginin azalmasina neden olabilir.

    Erkegin esinin gebe oldugu dönemlerde libidosunda genellikle bir degisiklik gözlenmez ve bu durum anlayissiz baba adayi ile eisi arasinda zaman zaman sürtüsmelere neden olabilir. Her baba adayinin gebelik döneminde esinde ortaya çikabilecek degisiklikleri iyi bilmesi ve esine daha anlayisli davranmasi bu sorunlarin minimal yasanmasini saglar.

    Özet olarak söylemek gerekirse kadinin menopoza girdiginde cinsel yasaminin bittigi dogru degildir. Hem erkek hem de kadinda libido her ne kadar yasa bagli olarak azalma gösterse de, çiftler saglikli olduklari sürece çok ileri yaslara kadar hiçbir tedaviye gereksinim olmadan cinselliklerini yasamaya devam edebilirler. Yani Sex yas tanimaz!!!!!!!!!
#05.03.2004 14:21 1 0 0
  • Konu: Sigara!!!!!
    Sigara tarihi

    Tütün Amerikadan gelmistir. Amerika yerlileri tütün yetistirip, kurutup içerlerdi..
    Avrupalilar bu bitkinin her derda derman oldugunu inanirlardi. Ondan tütün çok popüler oldu.
    Simdi biliyoruz tütünün sagliga zararli oldugunu. Yinede sigara içen çok insan var. Artik saglik için degil ama imaj için sigara popüler.


    Neden insanlar sigara içiyor?

    Sigara sagliga zararlidir. Bunu herkes biliyor. Ama neden dahale sigara kulanan insan var? Çesitli nedenler var. En önemlisi imaj. Herkes baskalarina kim oldugunu (veya olmak istedigini) göstermek ister. Ondan çesitli esya kulaniriz, mesala araba, mücever, giyim, vs ve tabii sigara. Bunu en iyisi sinemada görüyoruz.



    Image is everything ...
    1- Ben bu dünyaya alisamadim...
    En ünlü imaj: kuralara karsi yasamak, korkusuz (ayni Marlboro kovboylari gibi cesaretli). Ölümden ve hastaliktan korkmadan, kendi kaderini kendi eline alarak.
    Kendisinin ve baskalarinin arasina dumandan bir dugar çeker: dumanin içinde durmak istmeyenler, gidebilir. Böyle baskalari yaklasmalar. Korkusuz ve duygusuz birisidir.
    Ama yaklasirsan ve gözlerinin içine bakarsan, duygulu birisi oldugunu görüsün. Sosyal iliskilerden korkar ve duman sayesinde kimse yaklasmaz onun yanina, çünkü dünyaya alisamamis ve tehlikeli birisi gibidir.
    Evet sigara tehlikelidir, ama sadece kendi hayatinla oynamiyorsun: sana yaklasmak isteyen herkesi dumanlara boyuyorsun ve onlarda senin yüzünden hastalaniyorlar (passif sigara içmek). Bunu hiç düsündünmü?
    Esim bana aptalarin ve cesaretlilerin arasinda küçük bir fark oldugunu söyledi bana ve bence çok hakli.
    Söylesene: aptalmi yoksa cesaretlimi olmak istersin?
    Sadece kendi hayatini degil baskalarin hayatinida tehlikeye atan birisi cesaretlimidir?


    2- Süper adam
    Süper adam çok cesaretli (veya aptal?) birisidir. Ne kadar güçlü oldugunu göstermek ister herkese. Sadece baskalari hastalanir. Süper adam istedigi kadar sigara içer ve hastalanmaz. Gerçek erkekler sigara içerler (ve cesaretli kadinlarda tabii). Sigaradan hasta olanlar kuvvetsiz insanlardir.
    Süper adamlarin vucutlarina inançlari sonsuzdur. Sanki ölüm sadece baskalarina gelir...
    Süper adam cesarlimidir yoksa aptalmi.... Cevabi siz verin.


    3- Filozof
    Filozofun kalbi yaralarla kapalidir. Dünyaya üzgün ve suskan gözlerle bakar. Yalniz bir kösede elinde "cigara". Hayati sirlarla dolu ve kimsenin yaklasmasini istemez, çünkü hayatinda çok aci çekmistir ve tükenmistir. Kimliyi bir sirdir ve böyle kalmasini ister.
    Tavsiyem: at su sigaralari ve sorumlarina cevap bul. Yardim ara. Sorumlarindan kaçmak çözüm degildir. Bende bir zamanlari dumandan duvar kurardim çevremdeki insanlari uzak tutmak için.
    Istedigin yalniz kalmakmidir? Kimsenin seni anlamamazi? Bu sagligindan daha önemlimidir?


    4- Sair (sanatçi)
    Sanatçilar baska bir dünyada yasarlar. Gözleri sirlarla ve hayellerle doludur. Sigara sayesinde dünyaya baskalarindan baska oldugunu gösteriyor. Ayni filozof gibi sirli birisidir.
    Baskalarindan baska olmak iyi birseydir, ama baska bir yön yokmudur? Mesala saglikli bir yasam?


    5- Seksi ve sensuvel
    Neden bazileri sigara içenleri seksi bularlar? Sensuvelite sakli, tehlikeli ve yasaktir. Tehlikeli kisiler çekicidir, çünkü risklerden korkmazlar ve asklari için herseye hazirlardir.
    Duman çok sensuvel ve çekicidir. Hersey sanki bir düs gibi bulanik ve mavidir. Dansöz gibi dans eder ve birdenbire kaybolur.
    Ama nekadar güzel olsada, sigara çok zararlidir!
    Seksi olmak i&¸in sari disler, bronsit, pis agiz kokusu, vs lagzim degil. En ö,emlisi kendin ve duygularin.

    6- Hayat severleri
    Iyi sofralardan, sert kahve veya çaydan hoslanan bazi insanlar yemekten sonra hemen sigara yakarlar. Neden? Nikotin sayesinde hayatan daha çok hoslaniyorlar, evet. Ama aslinda sigara sayesinde herseyin tadi daha az oldugunu biliyormuydun? Çünkü sigara sayesinde herseyin kokusu daha az geliyor ve herseyin tadida azaliyor.
    Insanlar için koku çok önemlidir: koku olmasa tadda olmaz. Insanlar arasindaki iliskilerdede koku çok önemlidir. Sadece hayvanlar koklasa koklasa anlasmazlar.
    Kisacasi: hayattan hoslanmak istiyorsan birak sigarayi!


    Merak
    Çogu gençler neden bazileri sigara içtigini bilmek isterler. Nesi varki bu sigaranin bazileri hiç birakamazlar?
    Birinci sigaranin tadi çogumuzu hasta eder, ama yinede birtane daha yakariz ve birtane daha... ve fark etmeden nikotine alisiriz ve sigarayi birakamayiz.
    Merak sagliklidir ama saglimiz merakimizdan dahada önemlidir.


    Freude göre
    Sigmund Freuda göre sigara içenler çocukluk çaginda kalmis insanlardir.
    Freuda göre bir insanin hayatinda 5 çag vardir: agiz çagi (1 yasina kadar), anal çagi (3 yasina kadar), cinsel çagi (4 yasina kadar), sosyal gelisme çagi (gençlige kadar) ve cinsel yasanti çagi.
    Bu konu hakinda daha çok okumak isterseniz Interneti arayin.


    Güvensizlik
    Elinde birsey oldumu kendini daha güvenli hissetirsin. Ama elinde bir tespih, veya anahtarlarin olursa bazileri sinirlenebilir. Elinde sigara olursa degil. Sigara içen insanlarin güvensiz olabilicegi hiç aklimiza gelmez.
    Ama bence sigara sayesinde dahada güvensizsin çünkü elindeki sigara sadece seni kandirir ve sigara içme yasak oldugu yerlerde kendini kaybetmis gibisindir.
    Güvensizligini gizlemenin baska yönleride var. Bu konu hakinda kitap veya Internete sayfa ara ve sigarayi birak.
    Sagligin baskalarinin düsüncelerinden dahada önemlidir!


    Intahar
    Kendi hayatina son vermek en büyük yasaklardan birisidir. Ama hayatini yavas yavas sigara içerek maf etmek intahar degildir.
    Bazi sigara kulanan insanlar hayatlarina son vermek isterler. Hayatlari annamsiz gelir ve kendi kaderlerini kendileri yazmak isterler. Hepimiz bir gün öbür dünyaya göçecegiz, neden hayatan hoslanarak gitmeyelim?
    Bence intahahar hiç bir zaman çözüm degildir!
    Ve kanser vs hastaliklar hiç hos degildir!
    Hayatinda anlam bulamiyorsan baska bir çözüm bul, yardim ara.

    Baskalari kulandigi için
    Sigara sagliga zararliysa neden bu kadar çok insan sigara içiyor. Hadi bakalim, karisma benim hayatima. Sigara sagliga zararli olsaydi hiç kimse sigara içmezdi. Bu kadar aptalmiyiz...
    Çogunlugun inandigi herzaman dogru degildir! Ne kadar sigara içen olsada, yinede sagliga zararlidir. Baskalarinin dediklerini beginsizce inanma. Önce bir düsün: haklilarmi haksizlarmi. Sen mantikli birisisin. Dogruyu biliyorsun.
    Neden baskalarinin dediklerini yutuyorsun?


    --------------------------------------------------------------------------------


    Pasif sigara içmek

    Sigara içmeyenler bile sigara dumanindan hastalanabilir. Ne kadar saglikli yasamak istesende, yaninda birisi sigara içdimi kanser vs hastaliklar gelisterebilirsin.
    Nedense sigara içmeyenler sigara içenlerin dumaninda oturmak sarttir. Bunu istemezlerse sosyal gruplardan dislanirlar.
    Bu konuda söyleyecegim bir tek sey var: baskalarinin sagliginla oynama hakini kim verdi onlara?




    Zararsiz sigara

    Zararsiz sigara yoktur, ama yinede sirketler milyonlar harciyorlar zararsiz sigara bulmak için, çünkü sigarayi birakan çogu insanlar sagliksiz oldugu için birakiyorlar. Sagliga zarar vermeyen sigarayi birakmanin hiç bir sebebi yoktur.



    --------------------------------------------------------------------------------


    Sigarayi nasil birakabilirim?

    Benim gibi: Kesin karar ver burakacam diye. Piskolojik acidan al bir yardimci arac (ben Zyban kullandim) ve hayatina anlam ver.

    Baska tavsiyeler: Bir sürü cesitli metot lar var. Sigara yazin ve isterseniz Google ile bir aratin bakin neler gelecek. :D
#05.03.2004 14:06 1 0 0
  • noimage

    Birinci resimde görüldü gibi ilk önce Configuration ayari icin yukarida sol tarafta cekic resmine tikla ve kendine göre com1 com 2 ayarlarini yap 6.0MHZ
    Verifg after prog= isaretle
    Prompt before = isaretle
    Enable warning= isaretle
    Clear all memory= isaretle
    önce hangi karti yazacasaniz onu secin sag tarafta ? isaretin altindaki pencereden bunu yapabilirsiniz resimde görüldügü gibi
    noimage

    Simdi Flash dosyasi yükleyelim ve acilan pencereden flas dosyasini alalim (yukarida bir numali yazan yerden) noimage

    noimage
    noimage
    Simdi de Iki numarali dosya yerinden epprom dosyasini alalim
    noimage
    NOT"Simdi tekrar Hex file, ama dikkat edilmesi gereken 24C64 Filesi olmasi ve kendi recevire uygun olani. (örnek Humax)

    noimage

    flash epprom dosyalarini aldiktan sonra yukarida sagda simsek resmine bas sonra gelen pencereden ja yada nein yerinden ja basin (OKEY) yapin

    noimage
    Karti silme isleminide yukarida sübürge resminin sol yaninda bulunan ilk resime tiklayarak acilan pencereden ( JA ) okey yap silsin.
#05.03.2004 02:49 0 0 0
  • Tamam Prenses. Ben uygun adr. E-mail'le yollarim. ;)
#05.03.2004 01:26 0 0 0
  • Hadi hayirlisi. Maci alir, turu gecer gibi seyler yazmayacagim. Cünkü Valencianin ne gücte bir rakip oldugu ortada. Cok zor. Genclere basarilar dilerim.
#04.03.2004 19:02 0 0 0
  • Konu: Ferdi Tayfur
    Iste benim sevdigim sanatci ise bu:

    noimage

    1945 yilinda Adana Hürriyet Mahallesi'nde dünyaya geldi. Ünlü tiyatro ve düblaj sanatçisi Ferdi Tayfur hayrani olan baba Cumali ortanca ogluna "Ferdi Tayfur" adini koyar. En büyük istegi Ferdi'nin "iyi bir tahsil" görmesidir. Ancak, babasinin öldürülmesi, Ferdi'nin okul hayatinin yarida kesilmesine neden olur. Okulu birakmak zorunda kalan Ferdi, çiftlikte çalisarak ailesinin geçimine katkida bulunur. Genç Ferdi daha 16 yasindayken "Sarkici olmak hayaliyle" Adana'dan Istanbul'a gelir. O yillarda çocuk sarkicilara pek ragbet bulunmadigindan, kendini ispatlayamayan Ferdi Tayfur, tekrar Adana'ya döner ve çiftlikte traktör soförlügüne devam eder.

    Bütün günü Çukurova'da "Pamuk tasimakla" geçen Ferdi Tayfur'un gönlünde alevlenen "Sarkicilik atesi" bir türlü sönmez. "Sarkici ve söhret" olamk ümidiyle için için yanmaktadir soför Ferdi. 1968 yilinda tekrar Istanbul'a gelir ve Seda Plak ile iki plaklik anlasma yapar. Ancak yaptigi iki 45'lik de "Hayal kirikligidir" Ferdi için. Her defasinda karsisina sanssizlik çikmaktadir. Büyük ümitsizlik içinde yeniden Adana'ya döner ve çiftlikteki islerin basina geçer. Aradan üç yil geçtikten sonra yaptigi "Huzurum Kalmadi" adli plak da satilmaz. Ancak "Yilmadim, inatla çalismaya devam ettim. Traktör basinda bile sarki besteliyordum" diyor Ferdi Tayfur. 1973 yilinda Görsev Plak adina yaptigi "Kir Çiçekleri" adli 45'lik, ancak Ferdi'nin geçimini saglamaya yeter. Ama aradigi, istedigi çikisi bir türlü yapamaz. Yalniz, basindan beri yakasini birakmayan "Sanssizlik" bu kez Ferdi'nin pesini birakmisti. Sans ibresi artik Ferdi'den yana dönmekteydi.

    Satilan her plak basina 1 lira alan Ferdi Tayfur geçim zorluklari içinde nisanlanir ve kisa bir süre sonra evlenir. 1974 yilinda yaptigi "Bana Gerçekleri Söyle" adli 45'lik ile adini yavas yavas duyurur Ferdi Tayfur. Çocuk yasta yoksullugun bütün acisini benliginde hisseden Ferdi Tayfur, ailesine, kardeslerine ve cezaevinde olan agabeyisine bakmak için daha büyük bir hirsla sarkiciliktaki iddiasini sürdürme savasina girer.

    "Bana Gerçekleri Söyle" ile piyasada adini duyuran Ferdi Tayfur, 1975 yilinda Elenor Plak'a transfer olur. Önce "Birak Su Gurbeti", ardindan da "Çesme" adli sarkisi ile adini duyuran genç sarkici zirveye adim adim yaklasir. "Çesme" ile söhret basamaklarini ikiser ikiser tirmanan Ferdi Tayfur'a sinema kapilarida açilir. 1976 yilinda "Çesme" filmini çekerken Necla Nazir ile tanisir ve ona asik olur.

    Adini Arabesk müzigin "Dev"leri arasina yazdiran Ferdi Tayfur, gazino neonlarinin bas kösesindeki yerini de kisa zamanda alir. Gazinocular, filmciler ve plak yapimcilari Adana'nin bu bagriyanik sarkicisinin kapisini asindirir. Allah "Yürü ya kulum" demistir. Ferdi de yürümeye devam eder. "Çesme"den sonra yaptigi "Derbeder", "Benim Gibi Sevenler", "Yadeller", "Son Sabah", "Boynu Bükük", "Olmaz Olsun", "Yuvasiz Kuslar", "Batan Günes", "Huzurum Kalmadi", "Günaha Girme", "Kalbimdeki Aci", "Sen de mi Leyla", "Yakti Beni", "Insan Sevince", "Durdurun Dünyayi", "Bir Damla Ates", "Bende Özledim", "Herseyim Sensin", "Utaniyorum", "Çilgin Arzular", "Haram Oldu", "Içimde Bir His Var", "Ya Benimsin Ya Topragin", "Sevgiler Çiçek Gibi", "Affet Allah'im", "Naz Etme-Canina Okuyacagim", "Allah'im Sen Bilirsin", Hosçakal Leyla", "Bizim Sokaklar", "Bana da Söyle", "Emmoglu", "Mor Güller", "Dünya", "Of Daglar" ve "Yoksun-Kör Talih", "Zaman Tuneli", "Klasikler 2", "Zengin Olursam" "Klasikler 3" gibi kaset ve filmleriyle milyonlarin gönlünden ve dilinden düsmeyen ünlü bir sanatçi oldu.

    Dillere düsen sarkilarini sinemada ayni isimle filme çeken Ferdi Tayfur, çok sayida film çekti. Sarkicilik, sinema oyunculugunun yanisira, yönetmenlik arzusuyla yanip tutusan Ferdi Tayfur, su filmleri yönetti: "Haram Oldu", "Içimde Bir His Var", "Ya Benimsin Ya Topragin", "Canina Okuyacagim", "Sevgiler Çiçek Gibi" ve "Affet Allah'im".

    Yaklasik 50 kaset ve 30'un üzerinde film yapan ünlü sanatçi 9 kez Altin Plak ödülü aldi. 1982 yilinda kendi adina Ferdifon Plakçilik sirketini kuran Ferdi Tayfur'un ilk evliliginden 3 çocugu, yaklasik 25 yildir birlikte oldugu sinema oyuncusu Necla Nazir'dan da bir kizi bulunuyor. 2000 yilinda seker hastaligi sonucu ayak parmaklarini kaybetmekten son anda kurtulan sanatçinin yurtiçi ve disinda milyonlarca hayrani bulunuyor.




    Albümleri:

    birak su gurbeti
    dilek kapisi
    durdurun dünyayi
    Ferdi Tayfur-5
    Ferdi Tayfur/77
    sende mi leyla
    mapushane
    Bir avuç gözyasi
    son sabah
    Batan günes/1978
    sakin düsme
    Nisan yagmuru
    naz etme/Canina okuyacagim
    kurtuldum
    haram oldu
    içimde bir his var
    insan sevince
    gitme yarim
    hosçakal
    bana da söyle
    prangalar
    Bende özledim
    Derbeder
    Merak etme sen
    Yakti beni


    En sevdigim parca


    Sevda Yelleri


    Susmadan yürekten
    Kopan feryadim
    Duyurur mu sana
    Bilmem bir gün sesimi
    Yollara dalarken
    Kara gözlerim
    Getirir mi rüzgar
    Son nefesimi
    Basinda yok ise sevda yelleri
    Nereden bilirsin çektiklerimi
    Yanildim sastim da bir asik oldum
    Kiskandi zalim felek sevdiklerimi
    Bilseydim bu kadar zor oldugunu
    0stemezdim böyle askin mutlulugunu
    Ben kendi dünyamda yasar giderim
    Senin gibi vefasiza gönül vermezdim
    Senin gibi duygusuza hiç kapilmazdim
#04.03.2004 15:30 0 0 0