Never

Never

Üye
13.03.2008
Çavuş
1.265
Hakkında

#14.02.2012 12:37 0 0 0
  • Resimleri Istanbul-Çatalca/Kestanelik köyünde çektim. Amaç, zaman geçirmekti :) bende aralarından seçip paylaşmak istedim hoş şeyler çıkmış ortaya. :)

    noimage

    noimage

    Bahçemizden..
    noimage

    noimage

    Buda bir kahvaltı sonrası kardeşimin eline konan Uğur böceği :)
    noimage


#14.02.2012 02:40 0 0 0
  • Avatar hoş, nick iyi, imzayı beğenmedim :D dedim ama kızdıracak bir cümle olmadı umarım :D
#14.02.2012 01:52 0 0 0
#13.02.2012 23:32 0 0 0
  • Anadolu Efsaneleri - Efsaneler - Destanlar


    GORDİON

    Ankara'nın güneybatısında,şimdiki Polatlı'nın azıcık kuzeyinde Gordion kenti vardırLydia Kralı Midas'ın babası Gordios bir çiftçiydiBir sabah erkenden kentin alanına yük arabsıyla girdiği için Phrygia kralı oldu

    Çünkü kentin büyük kahini, o kentin kralının ertesi günü kent alanına bir yük arabasıyla geleceğini söylemişti

    Gordios hiç beklemediği halde kral olunca,yük arabasını tapınağa götürdü,oraya armağan ettiBu arabanın okunu boyunduruğuna bağlayan ip öylesine kördüğüm edilmişti ki;onu açacak kadar marifetli olan adamın Asya kıtasına egemen olacağı şeklinde bir söylenti oluşmuş

    Büyük İskender kördüğümü açmaya çalışmış,açamayınca kılıcını çekip kördüğümü kesmiş(Gordion sözcüğüyle Türkçe 'kördüğüm' sözünün benzerliği birçok kişiyi aldatmıştır)




    YEDİ UYURLAR EFSANESİ

    Yedi Uyurlar efsanesi Anadolu'da yüzyıllar boyu süregelen ve söylenen bir efsane olmuşturKutsal kitaplarda bile bahsi geçen bu efsanenin Anadolu topraklarında yaşandığı artık kesinlik kazanmıştırBu efsane Anadolu halkı tarafından öyle çok anlatılmıştır ki bir çok değişik türü meydana çıkmıştırAma efsanenin genel hatlarının asıl şekli bozulmamış efsaneye sadece ek olaylar katılmıştır
    Son yıllarda efsanede sözü geçen mağaranın Efes'te olduğu ortaya atılımış ve hatta Selçuk kaynaklarına dayanarak bu olayın kesinlik kazandığı söylenmiştir
    Yedi Uyurlar efsanesi genel anlamıyla Hristiyalığı benimseyen fakat sırf bu yüzden dönemin kralının zülmünden kaçan 7 gençin öyküsünü anlatırBu 7 genç imparator Decius(249-251) dönemimde hristiyanlığı benimserlerFakat dönemim halkı ve kralı bu dine savaş açmıştır ve putlara tapmaktadırlarHal böyle oluncada başka bir dini benimseyen insanlar idam edilmektedir7 genç hristiyanlığı kabul ettikten sonra kralın adamları tarafından takip edilmeye başlanmıştırKralın zülmünden kaçan 7 genç bir mağaraya sığınmıştırYanlarında Kitmir adlı köpekleri de bulunan bu 7 genç mağarada tam 200 yıl süren bir uykuya dalarlarİmparator llTeodisus dönmeinde uyandıklarında Hristiyanlık resmi din olarak benimsenmiştir
    Yedi Uyurlar Efsanesi'nin bir Selçuk dönemi anlatılanı vardır ki bu anlatı Anadolu edebiyatına sinmiş ve yüzyıllar boyu anlatılır olmuşturSelçuklu anlatısı şöyledir:
    Dakyanus adlı bir oduncu günün birinde yazılı bir taş bulurMeraklanıp okuma yazma bilen birine bunu okutmak isterBaşvurduğu kasaba bakkalı,önce yazılanları açıklamak istemezTaşı bulduğu yeri göstermesini ,tüm malını mülkünü kendisine vereceğini söylerDakyanus ısrar edince ,taşı bulduğu yeri kazınca üç küp altın bulacağını,zenginleşip kral olacağını hatta Tanrı’lığını ilan edeceğini açıklarsöylediklerinin tümü gerçekleşirüç küp altını bulan oduncu parasının bir bölümüyle halka yardım ettiğinden kral seçilirZamanla öyle zengin ve güçlü kral olurki büyüklenmeye ,kendini Tanrı yerine koymaya başlarZamanla vezirelerine de kendini Tanrı saymaları yönünde baskı yaparVezirler karşı çıkınca onları kovaronun zulmünden korkan altı vezir,kent dışına kaçarlarşimdiki Kızlar cimnazı’nda (Kızıl Gedik) bir çobanla köpeğine rastlarlarÇoban da onlara katılır ve birilkte günümüzde ki Yedi Uyurlar Mağarı’na sığınırlarBurada derin bir uykuya dalarlarUyandıklarında açıkmışlardırKente ekmek almaya gönderdikleri arkadaşları eski paralarla alışveri,ş yapmaya kalkınca kralın huzuruna çıkarılırBaşlarından geçenelri anlatırKral mağarayı görmek isterAma mağaranın kapısı Tanrı’nın buyruğuyla kapanır ve birdaha hiç açılmaz
    Yedi Uyurlar Efsanesi Anodolu'da yüzyıllardır anlatılagelmiş bir efsanedirOlayın kutsal kitaplarda geçmesi efsanenin inanırlılığını güçlendirmiştirHatta 3 sene önce Efes'te bir mağarada bulunan 7 insan iskeleti ve bir köpek iskeletinin sahibinin bu efsanedeki 7 genç ve köpekleri Kitmir olduğu fikri ortaya atılmıştır ki buna inanmamak elde değildirGüzel Anadolumuz daha nice efsaneye beşiklik etmiştirBu kutsal topraklar yüzyıllardan beri var olan asaletini korumuş ve nice güzel olaya vesile olmuştur



    HIZMALI KÖPRÜ- ŞANLIURFA


    Bir zamanlar Şanlıurfa'nın eteklerinde yoksul bir anayla kazancı oğlu yaşarmış Bir gün oraya yolu düşen derviş, oğlanın çalışkanlığına ve dürüstlüğüne hayran kalmış Delikanlıya, 'Memleketim zengin bir yer, istersen sen de gel' demiş Kazancı genç, dervişle gitmiş

    Delikanlı günlerden bir gün, çarşıda bir kız görüp sevdalanmış Meğer kız, Karakoyunlu beyinin kızıymış Kızın kim olduğunu öğrenince umudunu kaybedip yataklara düşmüş, yemeden içmeden kesilmiş Derviş, 'Oğlum ümitsizlenme gider isteriz' diyerek saraya gitmiş Kızını vermek istemeyen bey, dervişten 40 gün içinde farklı diyarlardan armağanlar getirmesini şartı koşmuşKazancı gencin bu teklifin altından kalkması imkansızmış Ancak 40 gün dolduğunda, dervişin tekkesinin avlusunda mal ve altın yüklü katırlar zuhur etmiş Derviş ve delikanlı, bunları alıp beye götürmüşler Sözünde duran bey, kızını delikanlıya vermiş

    Derviş, delikanlıya, gerdek gecesi iki rekat namaz kılmasını ve kendisi için de dua etmesini söylemiş Namazı kılan delikanlı, duayı unutmuş Sabahleyin delikanlı memleketinde uyanmış Gelin ise uyanınca, kocasını yanında görememiş Derviş de kaybolup gitmiş

    Gelinin vakti dolunca bir oğlu olmuş Bir zaman sonra hem kocasını aramak hem de hacca gitmek üzere yola koyulmuşŞanlıurfa'dan geçerken, Samsat Kapısı önünde konaklamış Orada acıyla haykıran insanları duymuş, şehrin ortasından geçen derenin taşarak evleri bastığını öğrenmiş Şehri taşkından kurtarmak için hac parasını bu işe harcamaya karar vermiş Tellallar salıp halkı hendek kazmaya çağırmış

    Evlendiği delikanlı da hendek kazmaya gelmiş Bey kızının çocuğu bir ağıt tutturmuş, bir türlü susturamamışlar Kimsenin susturamadığı çocuk, babasının kucağına gelince susmuş ve gülmeye başlamış Bey kızı delikanlıyı çocuğu avutmakla görevlendirmiş Delikanlının anası, o sırada oğlunun bohçasından sırmalı düğün kaftanını bulmuş Bunu o hayırsever kadına hediye etmek istemiş Bey kızı bu hediyeyi görünce, eliyle işlediği kaftanı tanımış, delikanlının da kaybolan kocası olduğunu anlamış ve yeniden birbirlerine kavuşmuşlar

    Hendek tamamlanmış, derenin yatağı değiştirilmiş, taşkın tehlikesi bitmiş, bir de köprü yapılmış Köprü yıkılınca yerine yenisi yapılabilsin diye, bey kızı köprünün temeline altın hızması ile değerli taşlar gömdürmüş Bu dereye daha sonra Karakoyun Deresi, köprüye de Hızmalı Köprü denmiş Delikanlı ile bey kızı öldüklerinde, derenin kıyısına gömülmüşler


    ELENİ'NİN GÖZYAŞLARI- ANTALYA

    Alanya Kalesi ile ilgili pek çok hikaye anlatılır Bunlardan biri de Bizans Tekfuru Argiles'in güzeller güzeli kızı Eleni ile ilgilidirÜlkesini yağmalayan korsan Vasili'den yılan Tekfur, korsanı damat edinmeye karar vermiş Ancak Eleni'nin gönlü, fakir bir çobandaymış Eleni, babasının bu kararına şiddetle karşı çıkmış, 'Vasili ile asla evlenmem' demiş Bunu gururuna yediremeyen Argiles, kızına ders vermek için onu Alanya Kalesi'nin zindanlarına kapatmış

    Eleni'nin daracık hücresinin, Damlataş kumsalına bakan tek bir penceresi varmış Çünkü Tekfur, Eleni'ye Alanya'nın tüm güzelliklerini gösterirse, onun bu güzellikler karşısında hayata dönmek isteyip evliliğe yanaşacağını düşünmüş Ancak Eleni, babasının beklediği gibi pişman olmamış, çobandan vazgeçip Vasili ile evlenmeye yanaşmamış, gece gündüz gözyaşı dökmüşAlanya Kalesi'nden Damlataş'a uzanan kıraç tepe, Eleni'nin gözyaşları ile sulanmış Ve bir süre sonra bu tepede defne, nar ve iğde ağaçları büyümüş

    O zamandan beri, Alanyalılar ne zaman yağmur yağıp da her tarafı defne kokusu sarsa, Eleni'nin hıçkırıklarını hisseder






    KIZKUMU- MUĞLA


    Muğla'nın Marmaris İlçesi'nin Orhaniye Koyu, eşsiz bir doğa oluşumuyla meşhurdur Koyun ortasında batık bir patika gibi uzanan 600 metre boyundaki kıyı, Kızkumu adıyla anılır Kızkumu'nun oluşumuna dair bir efsane anlatılır Efsaneye göre eski zamanlarda bir kralın kızı, fakir balıkçıya aşık olur Ancak kral, kızını balıkçıya vermez Kralın kızı, balıkçı sevgilisiyle gizli gizli buluşurBirileri kızının balıkçıyla buluştuğunu, 'Balıkçı denizden geliyor, kızınız kumsalda onu bekliyor, ışıkla yerini işaret ediyorDelikanlı da ışığa geliyor ve kızınız ile delikanlı gün ağarana kadar aşk oyunlarına dalıyor' sözleriyle Kral'a anlatır

    Bunları duyan Kral öfkelenmiş Bir gece kızını kumsalda yakalatan Kral, askerlerine de ışıkla balıkçıya işaret vermelerini emretmiş Delikanlı ışığı görünce atlamış kayığına kumsala doğru kürek çekmeye başlamış Derken kız askerlerin elinden kurtulmuş ve sevgilisini kurtarmak için koşmaya başlamış Ama sevgilisinin kayığına varması imkansızmış Atmış kendini sulara ve o anda bir mucize gerçekleşmiş Kızın adım attığı her yer kuma dönüşürken, peşinden koşan askerler, denize gömülmüş

    Kız kayığa kadar koşmuş ancak tam iki sevgili kavuşacakken, bir okçu delikanlıyı hedefleyip sallamış okunu Ok gelip delikanlıya sarılan kızı bulmuş Kızın bastığı yerde ortaya çıkan kumlar, kan suya karışınca kırmızıya boyanmış Delikanlı ise almış yaralı sevgilisini gitmiş Bir daha da onları ne gören olmuş ne de duyan

    SARIKIZ EFSANESİ


    Kazdaği’nın eteğinde ki köylerden biri de Kavurmacılar köyü’dür Efsanenin kahramanı "Sarıkız“ Senem’inde ailesi ile birlikte yüzyıllar önce burada yaşadığı ileri sürülmektedir Sarıkız’ın babası Molla Ahmet,köyün ileri gelenlerinden,varlıklı ailelerinden sayılırGeçimlerini tarım ve hayvancılıkla sağlarlar Davarlarla ilgilenmek için ,bir de Osman isminde çobanları vardır Molla Ahmet Senem’i Çul Mehmet’in oğlu Ahmet’e kızının rızası olmadan nişanlar, nişanlamasına da Senem çoban Osman’a sevdalıdırBir birlerini delicesine sevmektedirler Bunların sevdası köylüler için uzun kış gecelerinin dedi kodusu olmuştur Zamanla bu sevdayı küçümseyen bazı köylüler nasıl olur da bir çoban parçasi köyün en güzel kızı na sevdalanır diyerekten dedi koduların dozunu artırırlar Senem’in namusu köylülerden sorulur olmuştur Her tarafta senem’le Osman’ın sevgileri,konuşulup olmadık dedikodular üretilirken; bu durum, Molla Ahmet ve hanımı Pembe hanımın da canını üzmektedir Bir an önce dünürleri çul Mehmetle konuşup ;düğün dernek kurup dedi kodulardan kurtulmak isterler Karşılıklı konuşmalar ,akrabaların baskısı sonucu düğün tarihi olarak bir Kurban Bayrama’mı sonrasi belirlenmiş Okuntular (Davetiye) dağıtılmıştır

    Molla Ahmet en azından düğüne kadar anlatılanlardan kurtulmak için Senem’i eve kapatır İki sevdalının arasındakı bağlantıyı evin küçük kızı Sevgi sağlar Kurban Bayramı ardında düğün günü gelip çatmıştı Köyde herkes eğleniyor,sadece tüm olanları kızından öğrenen Pembe kadın, küçük kardeş Sevgi ve en önemlisi Senem yas tutmaktaydılar

    Senem,Osman’ın boş durmadığına gelip onu bu ölümden beter düğün ve evlilk hazırlıklarından kurtaracağına inanıyordu Kardeşi Sevgi ile böylesi haberler göndermişti Fakat çoban Osman düğün kalabalığından davarların yanından köye gelemiyordu Sevgi ile Senem’ i, Gelin Kaya’sında beklediğini haber saldı Düğünün son günüydü,gelin alayı Mollaların evine gelini almaya gelmişti Kız evi tüm hazırlıkları bitirmiş, Senem'inde umutları tükenmek üzereydi Ağlaya sızlaya beyaz bir ata bindirirler Senem’i Köyün etrafını turlarlar düğün halayı ile birlikte Senem her an Osman’ın gelip kendini kurtaracağına inanır Tüm beklentileri boşunadır Çünkü artık ,gerdek gecesi için, Çul Oğlu Ahmet’lerin evine getirilmiştirOdasın da yalnız kalmayı son fırsat bilir Gelinliği ile birlikte camdan atlayıp birden ormana dalar Kimseler görmemişti Senem kızın kaçtığını Bir yanda yakalanma korkusu öbür tarafta tek sevdiği Osmanı'na kavuşma heyecanı ile kısa süre içersinde Gelin Kayası’na ulaşır Osman’ı orada beklemektedirDoyasıya sarılırlır bir birlerine Özlem giderirler

    Namaza giden damat ve akrabaları döndüklerinde, duyduklarına inanamazlar Gelin kaçmıştır Sorarlar soruştururlar koca köylü Senem'i aramak için yollara dökülür Osman’la Senem’i Gelin Kayasi’nın ininde yakalarlar

    Molla Ahmet inanamaz gördüklerine;’’Aman allahım der benim namusumu şerefimi ayaklar altına aldın dinsiz imansız şıllık diye bağırır’’Tüm suçlamaları sessizce dinleyen Senem; ’’Namıusumuzu kirletecek onu ayaklar altına alacak ne yaptım ki baba?’’der’’Çoban Osman’ı sevdimse temiz bir aşkla sevdim Onun kadını olmak üzere sevdim Gönlümün istediğini sevmek suçmu? Günahmı ?’’ diye sorar, sormasına ama tartaklanmaktan kurtulamaz Maddi ve manevi işkenceler uygulayarak köye getirirler her ikisinide Köye dönüş yolunda nasıl bir ceza uygulanacağını tartışır köylüler Cezalar ağırdır Ölüm! Fakat son kararı ,kendi ve köyün namusunu temizlemeyi baba Molla Ahmet’te bırakırlar Baba ve Anne Pembe hanım toplum baskısından bunalmişlardırArtık bu baskıdan kurtulmanın tek caresi öz kızlarından kurtulmaktır Nasıl olacaktır bu? Onlarda bir anda karar veremez Öz evlatlarına kıyamazlar

    Sonrası baba kızı Senem’i İda Dağı’nin korkunç vadisi Ayi Deresine getirir Beraberinde getirdiği ve Heybesinde duran kazları çıkartır Üç adet kazdan birini kesen Molla Ahmet; çıkan kanla Senem’in elbiselerini kana bular Korkunç vadide kızını vahşi hayvanların arasınada bırakip; kanlı elbiseler elinde, katırına binip geldiği gibi köyüne döner Köylü merak içersinde Senem’in babasını beklerken,aynı zamanda da çoban Osman’a işkence uygulamaktadırlar Molla Ahmet Senem’in kanlı elbiselerini sallaya sallaya köy meydanına gelirken toplumsal baskının verdiği rahatsızlıktan kurtulmanın huzuru(!)ile köylüleri selamlar Köylü artık rahattır! Fakat görevlerinin bitmediğine inanırlar Çoban Osman’ı kötürüm bırakıncaya kadar döverler Senemin kanlı elbiselerini ona gösterirler, çıldırmasına ve intihar edip ölmesine sebep olurlar

    Senem’in İda Daği’ndaki hayatı ilk günlerde bir hayli sıkıntılı geçer Daha sonraları başta kazları olmak üzere, zamanla vahşi hayvanlara,dağ hayatına alışır onlarla arkadaş olur Barınmasına ve beslenmesine ayılar yadımcı olur Aradan günler, haftalar,aylar geçer Havalar ısınınca kazları ile İda dağının doruklarına çıkıp oradan yemyeşil doğayı masmavi Edremit Körfezini seyreder Bahar ve yaz ayların da Sarıkız doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez Dostluk kurduğu kazların,ayıların sayısı artmıştır Kurtlar,çakallar,sırtlanlar,tilkiler,kirpiler,geyi kler,tavşanlar Sarıkızın dostları olmuşlardır Sarıkız istediği an, İda Dağının bütün hayvanlarını toplar, İda Dağının eteklerin deki köylülerin arazilerine ve davarlarına kesinlikle dokunmamalarını söylerdiOnlarda hiç köylülere zarar vermiyorlardı Köylüleri de yaban hayvanlarını avlamamaları yönünde uyarma gereğı duyan Sarıkız sayesinde, karşılıklı dostluklar kurulur Barış havasında yaşam sürer Tanrının bereketi İda Daği’nın eteklerindeki Yörük ve Türkmen köylerinin üzerine yağmıstır Bolluk ve bereketin getirdiği mutluluğu Sarıkızın varlığına yoran köylüler ;onun bereketinden mahrum olmamak için emrinde olduklarını her zaman söyleyıp dua ediyorlardı Tanrının ona bir güç bahsettiğine inanıyorlardı

    Vahşi hayvanları, çevresindeki insanları ona bağlayan güç Tanrının her kuluna vermediği , nasip etmediği ermişlik gücüydüCahil insanların günahkar olarak suçlayip ölüme mahkum ettikleri,fakat tertemiz kalbine bakarak cezayı hiç uygun görmeyen her şeyin yaratıcısı Tanrı’nın ona bahsettiği ermişlik gücü Artık çevrenin iylik meleği olmuş fakir fukaranın yardımına koşuyor açları doyuruyor , hastalara sifa dağitiyordu Hayvanlari seviyor ,insanları seviyor tabiatı seviyordu

    Uzun bir aradan sonra hactan dönen Baba Mola Ahmet Efendi, yine kızı hakkında konuşulduğunu fark eder Bu kez farklıdır konuşulanlar Kızının ermişliğinden,herşeyden önce yaşadığından söz edilmektedir Tüm bu anlatılanları can kulağı ile dinler ve kızının yaşadığını öğrenir Bunca yil dağda genç bir kız yapa yalnız nasıl yasayabilir? Yirtıcı hayvanlar dan ,açlıktan,dağdaki havanın sertliğinden,soğuktan nasıl zarar görmeden yaşayabilir diyerek kendi kendine sorar İnanmasi güç olmasına rağmen, kızını Kazdağı’nda aramaya çikar Günlerce her yerde arar bulamaz Her gün yüce Allaha dua ederek kızını dünya gözü ile bir kez görmek ,günahlarını bayılamasını isterYaşlılığının da verdiği yorgunluktan bitkin düşer ve uykuya dalar Bu esnada gözlerinin önünde, beyazlar içinde bir kiz görür Rüyamı gerçekmi olduğuna inanamaz Gördüğü kendi kızıdırSarıkız babasının ellerinden özlemle öper Sarıkız anasını ,kardeşini,herşeyden önce Osman’in akibetini sorar Oldukca yorgun olan baba bitkindirÖlümün uzak olmadığını anlar Namaz kılmak isteyen baba,kızından su ister Kızı elini kilometrelerce uzaklıktakı denizden kabını doldurur;babasına uzatır Baba su ile elini yıkar,ağzını çalkalarken yüzünü buruşturur Bunun farkına varan Sarıkız bu kez elindeki kapla elini dağlara dogru uzatır İçi buz gibi su dolu kapla, babasının abtest almasına yardımcı olur Baba tüm gelişmelerden oldukca etkilenmiştir Nihayet o da kızının masumiyetine,Tanriya yakınlığına inanmıştır Annesinin ve kardeşinin iyliğinden söz edip selamlarını getirdiğini söyler Kızının üzülmesini istemediğinden Osman’dan bahsetmek istemez Sarıkızın ısrarları üzerine son nefesinde Gelin Kayasıdan atlayarak intihar ettiğini söyler Ardından kızının kucağında ruhunu teslimeder

    Bu haber sonrası Sarıkız’ın da dünyası yıkılmıştır Sürekli ağlar, yas tutar İda Dağı’nın bütün canlı varlıkları da üzüntüsüne ortak olurlar Nihayet kayalıkların tepesine çikarak Allaha yalvarmaya başlar;"Ey herşeyin yaratıcısı Ulu tanrım, Osman’ımın ölümüne sebep olanalardan , bize sevgiyi ,aşki,mutluluğu cok görenlerden hak istiyorum Osman’nımın hakkını istiyorum"diyerek yüce Allahtan gücünü adaletini göstermesini ister Duası kabul olur ve Kavurmacılar köyü doğanın hısmına uğrar Ormandaki sukunet kaybolmuş barış bozulmuş,vahşi hayvanlar Kavurmacılar köyünün arazisine davarlarına zarar verir Arazi verimsizleşirKöyde bet, bereket kalmaz Nihayet Osman’ın intikamını aldığına inanan Sarıkız,sözünü yerine getirir ve Osman gibi kayalıklardan atlayarak intihar eder İlerleyen günlerde, köylüler baba ve kızın cesetlerını bulurlar Sarıkız’ın cesedini dağın en yüksek noktasına, babasınınkini ise karşı tepeye gömerler Bu gün Sarıkız’ın mezarının olduğu tepeye Sarıkız Tepesı, babasının bulunduğu mevkiye ise Babadağ tepesi denmektedir İda Dağı ise Sarıkız’ın ölümünden sonra, yaşamının bir parçası halini alan, üretip çoğalttığı kazlardan esinlenerek Kazdağı adını almıştır

    PAMUKKALE EFSANESİ:

    Oduncu güzelinin öyküsünü yüzlerce yıldır insanlar anlatırmış Ben de geleneği bozmayayım Çok çok eskiden Çökelez Dağı eteklerinde yaşayan, fakir oduncu bir aile varmış Bu ailenin kızı, o kadar çirkinmiş ki erkek çocuk anneleri onu görünce yollarını değiştiriyormuş Fakirliği,genç kızın umurunda bile değilmiş ama çirkinliği canına tak etmiş Çökelez Dağının eteklerinden kendini boşluğa bırakmış

    Su ve tortu dolu havuza hızla düşmüşBurada uzun süre suların içinde baygın kalmış O esnada bu su o çirkin kızı güzelliğe boğmuşOradan geçmekte olan Denizli Beyinin oğlu, kanlar içinde güzel kızı görmüş Atına oduncu kızı alıp evine götürmüş Kız iyileşmiş ve evlenmişler O günden sonra kadınlar güzelleşmek için bu ılıcaları ziyaret etmeye başlamış O gün bu gündür güzelleşmek isteyen tüm kadınlar bu suyun içine atarlar kendilerini


    KIZKALESİ EFSANESİ

    1104 yılında Bizanslılar tarafından yapılan Kızkalesi'ne Hellenistik Çağ'da Krambusa deniliyordu Küçük bir ada üstünde olan Kızkalesi'nin halk arasında çok iyi bilinen güzel bir söylencesi vardı:

    Korykos'ta yaşayan krallardan biri, bir kız çocuğunun olması için, gece-gündüz tanrılara dua edermiş Sonunda dileği yerine gelmiş, dillere destan çok güzel bir kızı olmuş Kralın kızı büyüdükçe daha da güzelleşiyormuş Güzel olduğu kadar yardımseverliğiyle de herkesin olduğu kadar tanrılarında hayranlığını ve sevgisini kazanmış

    Bir gün Korykos kentine bir bilici gelir Kral da onu saraya davet eder Yaşlı kral kızının geleceğini öğrenmek ister Bilici kıza bakınca irkilir, korkar, fakat krala birşey söylemez Kral biliciyi zorlayınca, "Kralım, güzel kızınızı bir yılan sokacak ve kızınız ölecek Bu yazgıyı kimse bozamayacak Siz de engel olamayacaksınız" der

    Kral kızına bundan sözetmez, fakat üzüntüyle derin düşüncelere dalar Sonunda Korykos Kalesi karşısında kıyıya yakın küçük bir adacık üzerine aktaşlardan bir kale yaptırır

    Hizmetçileriyle beraber güzel kızını bu kaleye kapatır Olan bitenden haberi olmayan kız, çok üzülmekte, günden güne eriyip gitmekte, olan bitene bir anlam verememektedir Kızın canı birgün altın sarısı "Tarsus Beyazı" üzümü ister Saraydan gönderilen üzüm sepeti içinden çıkan bir yılan onu sokar ve öldürür


    Medusa Efsanesi

    Didim'in en önemli sembollerinden biri olan Medusa ; Yunan mitolojisinde yeraltı dünyasının dişi canavarı olan üç Gorgona dan biridir Bu üç kız kardeşten yalnızca yilan saçlı Medusa ölümlüdür ve kendisine bakanları taşa çevirme güçüne sahiptir Bu sebeple Antik dönemde büyük yapıları ve özel yerleri kötülüklerden korumak için Medusa kabartmaları ve resimleri kullanılmıştır
    Medusa'nın hayatı hakkında mitolojide birkaç değişik rivayet bulunmaktadır Bu rivayetlerden elimize geçenlerin hepsini bu bölümde yayınlayacağız Bütün Medusa rivayetlerinde ortak nokta Medusa'nın Perseus tarafından başının kesilerek öldürüldüğü ve Medusa'nın kanından Kanatlı at Pegasos ve Khrysaor doğmuştur
    Efsaneler, sözlü halk anlatmaları içinde ayrı bir yer tutarlar Anadolu bir efsane ülkesidirYedi kartal ömrü yaşayan adamın, bir adaya adını veren kızın, yunus balığı sırtındaki çocuğun, sütle beslenen yılanların ağacın, dağın taşın, kurdun kuşun, denizin akarsuyun hep efsaneleri vardır ve yıllardır anlatılır

    Tarsus Şahmeran Efsanesi

    Devrin en önemli bilgini olan, hatta ecele çare bulduğu söylenen Danyal Peygamberin bir oğlu olur Annesi ismini Camasb koyarCamasb hiçbir işte tutunamayınca oduncu olur Birgün arkadaşlarıyla odun kıraraken yağmura tutulurlar ve bir mağaraya sığınırlar Bu mağarada içi tamamemn bal dolu bir kuyu bulurlar ve arkadaşları balı aldıktan sonra Camasb’ı kuyuda bırakarak kaçarlar Kuyuda bir akrep ona saldırır, akrebi öldüren Camasb onun çıktığı deliği bıçağıyla büyüterek kendine bir yol yapar ve bu yolla Şahmeran’ın ülkesine düşer Şahmeran onu yedi yıl alıkoyar Şahmeran Camasb’ın yalvarmalarına daha fazla dayanamaz ve onu bir şartla geri göndermeye razı olur Delikanlıya ‘Hamama gitmeyeceksin, gidersen insanoğlu beni gördüğün için su karşısında yılan derisine dönüşecek bedeninden beni bulup öldürür”der Yurduna dönen Camasb yedi yıl hiç hamama gitmez, ancak birgün ısrarlara dayanamaz ve yıkanmaya koyulur Büyücü olan ülkenin veziri onu görür ve “Danyal’ın oğlu Şahmeran’ın yerini bilir” diyerek padişaha götürür Camasb türlü işkencelerden sonra Şahmeran’ın yerini gösterir Yakalanıp kente getirildiğinde yolda Camasb’ı gören Şahmeran; “Beni öldürüp üç parçaya bölecekler ve her parçamı ayrı ayrı kaplarda kaynatacaklar Sakın sen ilk kabın suyunu içme”diye uyarır Vezir, kaplar kaynarken hasta padişahın yanına gidince Camasb kapların yerini değiştirir Geri dönen vezir, ilk kaptaki suyu içip ölür Camasb ikinci kaptan içer ve padişaha her üç kaptan da sırayla içirir Padişah sağlığına kavuşurken Camasb’ı da kendine vezir yapar
#11.02.2012 01:46 0 0 0
  • Güneş - Güneşin Batmadığı yer - Isveç - Norveç

    İsveç - Norveç sınırında bir göl, her yıl temmuz ayında bir kaç günlüğüne bu manzaraya görülüyor. Güneş, hic batmadan gölün etrafında 360Derece dönüyor.

    noimage

    noimage

    noimage
#11.02.2012 01:27 0 0 0
  • Google - Google screenwise - Chrome -

    noimage

    Kullanıcılarının tüm bilgilerini kaydedip, reklamlarını buna göre düzenleyen ve kişisel gizliliği ihlal etmekle suçlanan internet devi Google, artık kullanıcılarına para ödeyecek.

    Google'ın internet tarayıcısı Chrome'u indirip, Screenwise programına kayıt olan kullanıcılar, 25 dolara kadar Amazon hediye çekleriyle ödüllendirilecek.

    Bu para karşılığında firmanın tek isteğiyse bir eklentinin kullanıcının bilgisayarında kurulması ve kullanıcının gezdiği internet sitelerinin ve bu siteleri nasıl kullandığının takip edilmesi.

    Ödenecek bu paraların Google ve Facebook gibi "kullanıcı veri bankası" devlerinin aslında bu bilgilerden ne kadar para kazandığının da göstergesi olduğu belirtiliyor.

    Kimileri Google'ın yeni uygulamaya girecek gizlilik politikasının yarattığı tepkiye rağmen böyle bir girişimde bulunmasını garip karşılarken, kimi kullanıcılar da hali hazırda "herkes hakkında, her şeyi" bilen firmanın "zaten bildiği şeyler için" para ödemesini şüpheli buluyor.

    Firma, yeni duyurduğu bu programına katılımın beklenenin çok üzerinde olduğunu açıklarken, bu programa katılımın tamamen "kişisel tercihe" bağlı olduğunun altını çiziyor.

    Google'ın kullanıcılarına Amazon hediye çeki dağıttığı Screenwise Panel'e katılım 13 yaşın üzerindeki tüm Google hesabı sahiplerine açık.
#09.02.2012 23:59 0 0 0
  • Sivasspor - Beşiktaş - Spor toto süper lig


    noimage

    Spor Toto Süper Lig'in 26. haftasında Sivasspor evinde Beşiktaş'ı ağırladı.

    Sivas'ta dondurucu soğukta oynanan karşılaşmada öne geçen Beşiktaş, Sivasspor'un 85'te gelen golüne engel olamayınca mücadele 1-1 berabere tamamlandı..

    Stat: Sivas 4 Eylül
    Hakemler: Cüneyt Çakır

    Sivasspor: Nihat, Uğur, Navratil, Rajnoch, Ziya, Kadir, Kıvanç, Erman, Cerny (Dk.46 Pedriel), Grosicki (Dk.82 Cihan), Michael Eneramo
    Teknik Direktör: Rıca Çalımbay

    Beşiktaş: Cenk, İ. Toraman, Sivok, Egemen, Tanju, Ernst, Necip (Dk.88 Mehmet), Fernandes, Veli (Dk.84 Ersan), Holosko (Dk.73 Ekrem), Mustafa
    Teknik Direktör: Carlos Carvalhal

    Sarı Kartlar: İ. Toraman, Mustafa, Tanju (Beşiktaş), Navratil, Kadir (Sivasspor)

    Goller: Dk.43 Sivok (Beşiktaş), Dk.85 Erman (Sİvasspor)
#09.02.2012 23:53 0 0 0
  • Imageshack resimler - Imageshack sorunu - Resim Sorunu


    Yeni uygulamaya göre imageshack resimlerini görebilmek için site sahiplerinin alan adlarını (domain) kayıt etmeleri ya da imageshack'de kullanıcı hesabı oluşturarak hesaplarına resimleri yüklemeleri gerekmektedir.

    Eğer site sahibi iseniz resimlerin üye ve ziyaretçiler tarafından görüntülenebilmesi için aşağıdaki bağlantıya tıklayarak gerekli yerleri doldurmalı ve site(leri)nizi kayıt etmelisiniz. Birden fazla siteniz varsa alt alta hepsini yazabilirsiniz.

    Imageshack Register

    Formu doldurup 'submit' düğmesine tıkladıktan sonra Imageshack sitelerinizi inceledikten ve veritabanına kayıt ettikten sonra eskisi gibi, resimleriniz görünür hale gelecektir.

    Thank you for submitting:
    main-board.com

    We'll review your site(s) shortly. "gibi."

    Kayıtlı yükleme gelecekteki resim görüntüleme sorununu ortadan kaldırır. Imageshack'e kullanıcı hesabınıza yükleme yapmak için buraya tıklayın. Bu yolun tek başına eski resimleri görüntülemek için yeterli olmadığını ve önce yüklenen sahipsiz resimler için site sahiplerinin sitelerini ilk yolda belirtilen yöntemi kullanarak kayıt etmeleri gerektiğini unutmayınız.
#08.02.2012 23:42 0 0 0
  • Intel - Intel işlemci - Sandy Bridge - Lvy Bridge

    Intel yeni işlemcileriyle sürpriz yaptı


    Bizler Intel’in yeni işlemcisi Ivy Bridge’leri beklerken firma Sandy Bridge modellerine yenilerini ekleyerek bizlere sürpriz yaptı.


    Intel geçtiğimiz gün içerisinde işlemci listesini güncelledi ve bazı işlemcilerinin fiyatını düşürdü. Fiyat indirimine ek olarak işlemci listesine yeni işlemciler ekleyen firma çeşitliliğini arttırdı. Listeye eklenen işlemcilerden üç tanesi Core i5 masaüstü işlemci ve diğerleri ise tek ve çift çekirdekli Celeron dizüstü bilgisayar işlemcisi.

    Yeni Core i5 işlemcilerden 2550K 225 dolardan satışa sunulacak. Hali hazırda satışta bulunan 2500K bu yeni işlemciden 9 dolar daha ucuz. Bu bağlamda yeni işlemcinin fiyat performans oranının iyi olduğunu söyleyebiliriz. Yeni Core i5’lerden 2450P 195 dolardan ve 2380P 177 dolardan alıcı bulacak. Yeni Core i5 işlemcilerin tümünün dört çekirdeği bulunuyor.

    6 MB ön belleğe sahip olan bu işlemciler 95 watt TDP değerine sahipler. Bu işlemcilerin içinde tümleşik olarak grafik yongası bulunmuyor. 2550K 3.4 GHz hıza sahip Turbo Boost ile 3.8 GHz’ye kadar çıkabiliyor. Core i5 2450P ise 3.2 GHz ve Turbo Boost ile 3.5 GHZ’ye kadar overock olabiliyor. Core i5 2380P ise 3.1 GHz hızında ve 3.4 GHz’ye kadar Turbo Boost özelliği sayesinde çıkabiliyor. Bu yeni işlemciler AMD’nin Phenom II X4, X6 ve FX-81xx modellerine rakip olarak piyasaya sürülmüş durumda.
    Bu yeni işlemcilerin dışında Intel dizüstü bilgisayarlar için Celeron işlemcilerde piyasaya sunmuş durumda. Bunlardan Celeron B814 1.6 GHz hızında, 2 MB ön belleğe sahip çift çekirdekli ve yaklaşık 86 dolardan alıcı bulacak. Celeron B729 1.7 GHz hızında 1 MB L3 önbellekli, çift çekirdekli ve 70 dolar fiyatla satışa çıkacak. Düşük güç tüketim özelliğine sahip Celeron 867 ise 2 MB önbelleğe sahip çift çekirdekli ve 134 dolardan satışa sunulacak. Celeron 797 ise 1.4 GHz hızında 1 Mb L3 ön belleğe sahip, tek çekirdekli ve 107 dolardan alıcı bulacak.
#07.02.2012 00:56 0 0 0
  • Motorola - Apple - Motorola dan Apple a Darbe

    Ürünleri ile tüm dünyada adından sıkça söz ettiren Apple’ın patent davaları bitmek bilmiyor.
    Patent davaları denince akla ilk gelen marka olan Apple, Samsung’un ardından şimdi de Motorola ile sorun yaşıyor. Geçen yıl Google tarafından satın alınan Motorola firması, 6 patentinin Apple tarafından ihlal edildiği gerekçesiyle durumu mahkemeye taşımıştı.

    Dikkate alınan dava sonucunda, Apple ürünlerinin Alman Apple Store’daki satışına son verildi. Buna ek olarak mahkeme, Apple’ın iCloud teknolojisinin Motorola’nın patentlerini ihlal ettiğine karar vererek bu hizmete de yasak getirdi. Almanya’da online satışların kaldırılmasına rağmen bölgedeki Apple Store’lar ürünlerini satmaya devam edecek.

    Apple’dan Motorola’ya Karşı Atak

    Apple ve Motorola arasında başlayan patent savaşında önemli bir başarı kazanan Motorola, Almanya’da Apple’ın 3G’li cihazlarına satış tedbiri koydurmayı başardı. Fakat Apple’ın karşı hamlesi, “Android kardeşliği” düşüncesiyle hareket eden Motorola’nın başına bela olabilir.

    Apple ve Motorola arasında devam eden savaş, aslında Android ve iOS arasındaki savaşın bir başka boyutu. Apple’ın HTC ve Samsung gibi önemli Android partnerlerine dava açması ve bazılarını kazanması, Google’ı karşı atak yapmaya itti. Kısa bir süre önce Motorola Mobility’yi satın alan Google, 3G patentleri üzerinden Apple’a karşı hamle yaptı. Daha önce olduğu gibi Almanya’da görülen dava Motorola lehine sonuçlandı ve firma, Apple’ın 3G cihazlarına satış tedbiri koydurdu.

    Ancak Apple, kısa bir süre içinde bu tedbiri kaldırdı ve 3G’li cihazların satışına yeniden başladı. Şimdi ise Almanya mahkemelerinde Motorola’nın Apple’dan ne kadar ücret alacağı konuşuluyor. Motorola, Apple’ın 3G’li cihaz satışarı üzerinden %2.25′lik bir pay istiyor. Bu da iPhone 4S’in fiyatları baz alındığında cihaz başına yaklaşık 15 dolar anlamına geliyor.

    Ancak Apple, bu rakamın adil olmadığı görüşünde. Firmanın bu konudaki savunması ise Motorola’nın diğer firmalar ile yaptığı anlaşmalar. HTC, Samsung, LG gibi Android partnerleriyle çok daha ucuza lisans anlaşması yapıldığını iddia eden Apple, kendisine önerilen teklifin rekabet kurallarına aykırı olduğunu savunuyor. Motorola ise bu anlaşmaların karşılıklı patent lisanlarını kapsadığını ve bu sebeple Apple anlaşmasından bağımsız olduğunu dile getiriyor.

    Eğer Apple, iddialarını kanıtlayabilirse hem patent ihlali sebebiyle ödeyeceği yüklü bir miktardan kurtulacak hem de Motorola, adil rekabet kurumları tarafınfan inceleme altına alınacak.

    Daha önce pazarın diğer oyuncusu olan Microsoft, kendi patentlerini ihlal eden birçok Android üreticisiyle anlaşma imzalamış ve cihaz başına 25 dolara varan ücretler almaya başlamıştı.

#07.02.2012 00:51 0 0 0
  • Benim bir arkadasim kullanmisti bir ara wbb bende arada karıştırıyordum tam biliyorum desem yalan olur söyle yardımcı olabilirim yinede,

    FTP'den CHMOD'u 777 yaptın mı yapmadıysan bir dene olmaz ise, wbb sürümün ne yanlıs hatırlamıyorsam 2,3,6 vardı daha sonra yeni versionları cıktı. Kullanmak istediğin tema forum sisteminin sürümünede uymayabilir yani. Ancak eski bir wbb kullanicisi olarak @LEViS-501 ustadan yardım alabilirsin.
#07.02.2012 00:17 0 0 0
#06.04.2010 12:06 0 0 0
  • Bence bunlar doğru değil. Cünkü ilgilerini azalttığın zaman sevgilin başka bir arayışa giriyor şu düşünce geliyor aklına; bana olan ilgisi azaldı :/ diyor :) Ne yapiyor ayrılmayı veya baska sekilde baska kisilerle diyalog kurmaya calisiyor doğal olarak zamanla senden kopmaya basliyor. :) Onun icin kişi nasılsa öyle olsun doğal olsun kendi yöntemlerini yapsın. ;)
#05.04.2010 11:26 0 0 0
#18.03.2010 03:08 0 0 0
  • wbb 2.3.6 kullanıyoruz ve konularda ' şu şekilde cikiyor bazı yazılar sorun neden cikiyor yardım edebilir misiniz?

#12.03.2010 21:48 0 0 0
  • Birseyde ben ekliyeyim, saç dökülmesi hastalık ve ırsilikten(aile kökünden) gelen birsey.
    Hastalıktansa tedavisi vardir ancak aile kökünüzden(anne baba) tarafından birinde varsa kellik kellik kişidede görülebilir. Gerçi hic belli olmuyor tabi kesin kel olacak değil. :)
    Benim yaşım 19 ve yanlardan saç açılmaları başladı bile :) Ancak bizde ırsilik aile kökünden gelen birsey. Tabi sacı fazla uzun tutmanında dezavantajları var.
#09.03.2010 19:55 0 0 0
#07.03.2010 23:48 0 0 0