Never

Never

Üye
13.03.2008
Çavuş
1.265
Hakkında

  • noimage


    Dünyanın en yaşlı ağaca İsveç'te bulundu. Ağaç tam tamına 9550 yaşında...

    İsveç'teki Umea Üniversitesi yaptığı yazılı açıklamayla ağaç hakkında bilgi verdi. Ağacın İsveç'in orta kesimlerindeki Dalama'da bulunduğunu söyleyen üniversite yetkilileri "Bizim için büyüleyici bir buluş oldu. Fulu Dağı'nda bu kadar eski yıllara ait bir köknar olacağı aklımıza bile gelmezdi" dediler.

    Daha önce en yaşlı ağaç Kuzey Afrika'da bulunmuştu. Ancak o 4 ya da 5 bin yıllık bir köknardı. Bu buluşun iklim değişikliğiyle ilgili çok önemli bilgilere de kapı açması bekleniyor
#23.02.2010 23:50 0 0 0
#23.02.2010 19:54 0 0 0
  • Aynada Kendini Görmek

    Sıkıntının ve hastalığın işaretidir. Başka bir kişiyi görmek başkaları tarafından kullanılacağınız anlamına gelir.
#23.02.2010 19:51 0 0 0
  • Rüyada gül görmek

    Rüyada gül iyiye yorulur. Yeni açan gül toplamak bir genç kız ise çok kısa bir süre sonra evlenir. Güllerin rengine göre rüyaların anlamları değişir. Bahçesinde gül ağacı gören bir erkek mesleğinde. Aynı şekilde gören kadın ise bereket şöhret ve mutluluk olarak yorumlanır.
#23.02.2010 19:37 0 0 0
#23.02.2010 16:47 0 0 0
#23.02.2010 16:00 0 0 0
  • Konu: John Locke
    John Locke Kimdir - John Locke Resimleri - John Locke Biyografisi - John Locke Hakkında

    ( 1632 - 1704 )

    Locke aslında bir 17.yy. filozofu olmasına rağmen kendisinden sonra gelişecek olan 18.yy. aydınlanma döneminin özelliklerini taşır. Bir anlamda aydınlanmanın ilk filozofu denilebilir. Bu dönemde temel amaç pratik yaşamı düşünceyi bilimi kısacası herşeyi akla göre yorumlamak tüm gelenek ve dogmatik inançlardan kurtarmak aklın doğrularını ortaya çıkarmaktır. Oxford'da doğa bilimleri ve tıp öğrenimi almış bir ara da siyasete girmiştir. Locke ile birlikte felsefe anlaşılması zor bir metafizik uğraş olmaktan çıkıp pratik yaşama yönelmiştir.
    Locke insanda doğuştan gelen insanın ruhunda hazır bulunan bazı temel düşüncelerin idelerin olmadığını savunur. Aksi görüş daha önce Descartes ve ardılları tarafından savunulmuştur. Locke ise bu konuda Hobbes ile aynı fikirdedir. Bu tür doğuştan düşüncelerin tüm insanlarca doğru sayılması bu idelerin doğuştan olduğuna dair bir kanıt olarak ileri sürülür. Ama Locke bunun böyle olduğundan şüphe eder. Örneğin mantığın ana ilkeleri olan çelişmezlik ve özdeşlik ilkelerinin cahiller ve çocuklar tarafından bilinmediğini ve onların ruhlarında doğuştan olan bu ilkeleri bilmemelerinin bir çelişme olduğunu söyler. Ayrıca bütün pratik kurallar da temellendirilmelidir. Çünkü yalan söylemenin kötü olduğu düşüncesini bir din adamı Tanrı böyle istiyor diye açıklarken bir başkası toplum böyle istiyor diyebilir ve yine bir başkası her zaman kötü olmayacağını savunabilir. Bu tür ilkelerin hem farklı anlaşılması hemde doğuştan tüm insanlarda aynı olması saçmadır.



    Bu tür ilkelerde insanların birleşmelerinin nedeni de toplumun ve insanların varlığı ve mutluluğu için zorunlu olmasındandır. Yine Tanrı kavramı da doğuştan değildir. Çünkü çoktanrıcılar ile tektanrıcılar arasında bir farklılık olması yanında aynı dinden olan kişiler bile Tanrı kavramında birleşemeyebiliyorlar.

    Peki ruhda doğuştan düşünceler ilkeler yoksa bilgimiz nereden geliyor. Ona göre ruh başlangıçta düz beyaz bir kağıt gibidir ve tüm bilgimiz de deneyden gelir. Locke deneyleri ikiye ayırmış. İç deney ve dış deney. Dış deneyin konusu dışımızdaki nesnelerdir iç deneyin ise ruhumuzda olup bitenlerdir. Dış deneyde vücudumuzdaki organlar sayesinde dış dünyadan edindiğimiz duyumlar beyne iletilir ve ruhumuzda bir duyuma yolçar. İç deney ise dış deney sayesinde ruhumzda oluşan bu duyumların oluşturduğu tasarımların yaşanması ve farkına varılmasıdır. Sonuçta ruhda algılamak bilmek istemek şüphe etmek gibi tasarımlar oluşur.
    Böylece oluşan tasarımlarımızın ise bazıları basit bazıları bileşiktir. Basit tasarımlar genelde tek bir duyumun yol açtığı tasarımlardır. Örneğin görme ile renkler dokunma ile sertlik sıcaklık tek bir duyumun yol açtığı basit tasarımlardır. Görme ve dokunma duyumları ile de yer kaplama şekil hareket gibi birden çok duyumun yol açtığı basit tasarımlar oluşur. Düşünme ve isteme ise iç deney ile edinilen basit tasarımlardır. hem iç hem dış deney ile edinilenler ise haz acı kuvvet zaman vb.dir.
    Bileşik tasarımlar ise basit tasarımların birleşmesinden oluşur. Bu birleştirme sayesinde run etkin olur. Bu etkinlik üçe ayrılır. 1. Birkaç basit tasarımdan tek bir bileşik tasarım üretmek ki bu tüm bileşik tasarımlar için zorunludur. 2. Basit ve bileşik ideleri anlamlı bir şekilde bir araya getiren etkinlik. Bu bir çeşit düzenleme tasnif etme gibidir. 3. Bir tasarımı bağlı olduğu tasarımlardan ayıran etkinlik.
    Ruhun bu etkinliklerinin birinci grubundaki tasarımların kendi başlarına bir varlıkları yoktur. Örneğin sonsuzluk tasarımı. Nesne tasarımı da böyledir. Nesne tasarımı aslında o nesneye ait çeşitli duyularımızın birleştirilmesinden oluşmuştur. Tanrı tasarımı ise yine iç deneyin bazı manevi niteliklerini yüceltmenin bir sonucudur. İkinci grupta ise bağlantılı tasarımlar vardır. Örneğin neden-etki tasarımını bazı nesne ve niteliklerinin başka nesne ve nitelikleri etkilemesini algılamakla üretiriz. Ahlak tasarımları da eylemlerimizin yasa tasarımlarıyla birleştirilmesinden oluşur. Üçüncu gruptakilier ise ayrılmış tasarımlardır. Mesela sıcaklık tasarımını ateş ve güneş gibi bağlı olduğu tasarımlardan ayırarak tek başına bırakmakla üretiriz. Böylece Locke tümel kavramların objektif gerçek bir varlığı olmadığına inanır.
    Locke duyumlarımızı gerçeği yansıtmaları bakımından ikiye ayırır. Gerçeğin yansıları olan birinci tür duyumlarortadan kaldırıldığında nesnenin kendisi de ortadan kalkar. Örneğin büyüklük sayı şekil vb. Gerçeği yansıtmayan ikincileri ise rastalantılı olarak belli bir durumda nesneye bağlananlardır. Sıcaklık tat koku vb.gibi.
    Dış deney sayesinde oluşan dış dünyaya ait bilgimiz oldukça zayıf ve güvenilmezdir. Bir cisimler dünyasının varlığı kesin olarak kanıtlanamaz. Ancak varlığı daha olasıdır. Kesin bilgimiz ise objeyi tam olarak karşılayan iç deney sayesinde oluşur. İç duyum yolu ile üretilen tasarımlar kendi aralaranda bir tasarımlar dünyası ortaya çıkarırlar. Ve bu tür tasarımlar ruhumuzdaki olup bitenleri tam olarak karşılar. Locke'un bu görüşü Descartes'in "düşünüyorum öyleyse varım" önermesine benzese de Locke bu sonuca soyut bir yolla değil deneysel bir çözümleme ile ulaştığı için ondan ayrılır.
    Locke'un felsefesi kolay anlaşılabilir olduğundan büyük çevrelere yayılmış ve etkilemiştir. Ayrıca bu felsefe pek çok yönde geliştirilmeye açıktır. O tüm düşüncesini sadece aklın çıkarımları üstüne kurmuş hiçbir dış etkene bağlı kalmamıştır. Bu yönü ile tam bir aydınlanmacıdır ve kendisinden sonra Kant'da zirveye ulaşacak bir dönemi başlatmıştır.
#23.02.2010 15:49 0 0 0
  • Sören Kierkegaard Kimdir - Sören Kierkegaard Resimleri - Sören Kierkegaard Biyografisi - Sören Kierkegaard Hakkında

    Kierkegaard’a göre felsefe Aristoteles’ten bu yana hep özlerle idealarla her türden mantıksal kurgularla ilgilenmiştir. Bu yüzden bireyin gerçek yaşamı gözden kaçmıştır. Kierkegaard ilk eleştirilerini bu tutuma ve bu tutumun büyük temsilcisi Hegel’e karşı yapar; ona göre soyut düşüncelere dalmak ile ya da doğa bilimlerinde yapıldığı gibi ölçüp biçmekle bireyin varoluşu anlaşılamaz.

    Varoluş "somut öznel ve uyanık insanın yaşamıdır." Varoluş terimini modern anlamda kullanan ilk filozoftur Kierkegaard. Varoluş derken ne anlıyor? İlkin soyut düşünmeye karşı somut düşünüşe yönelir o. Soyut düşünme de varoluşla ilgili kaygılarıyla birlikte tek kişi unutulmuştur. İkinci olarak nesnel düşünceye karşı çıkar. Nesnel düşünce de kişisel tutkunun sevgi ve nefretin ilginin kısaca her içten olan şeyin öldüğüne inanır. Nesnel düşünme karşısına öznel düşünmeyi koyar. Öznel düşünen kendi geçek varoluşunun iç yönünü ortaya koyarak felsefe yapar en çok karşı çıktığı filozofta yukarıda belirttiğimiz gibi "soyut düşünür" Hegel’dir.

    Hegel’de öznel varoluşu içinde tek kişinin ortadan kalkmasına dahinin bile düşüncenin sürüklediği boş bir yaprak gibi olmasına karşılık bu yeni felsefesi ile Kierkegaard tek kişiyi kendi asıl varoluşunu en uyanık bilinci içinde toplamak ister.

    Bu felsefe doğrudan doğruya şu çağrıyı duyurmak ister: "yaşamını boşuna harcama günlerini öldürme uyku içinde geçirme uyan ve insan ol!" Kendisi "bütün yaş doymuşluğu içinde uyuklayan insanları nasıl uyandırabileceğini düşünmekle geçirdiğini" söyler. Belki insanları biri cılız biri kanatlı –eşit olmayan- iki atın çektiği bir arabaya oturup yürü diye bağırsa! Belki o zaman uyanacaktır. Kanatlı at sonsuzluk cılız at zamanarabacı da içimizden her biri. Zaman içinde sonsuzluğun kendisine parıldadığı kimse kendi varoluşunda uyanmış olan kimsedir. En iyi uyandırma aracı da kaygılı korku ya da iç-daralmasıdır. Her insanın içinde bu korku yerleşiktir. Ona göre dünya da yapayalnız kalabileceği tanrı tarafından unutulmuş olabileceğimilyonlarca iş güç arasında gözden kaçmış olabileceği korkusu. Ama korku bu iç daralması korkak ruhlar için değildir. Ancak korkuyu ta yüreğinde bütün uyanıklığı ile tutan ve bundan kaçmayan kimse bu korkuyla varoluşunun uyanıklığını sürdürebilir.

    Böylece varoluş sorusuna Kierkegaard’ın verdiği cevap: varoluş somut öznel ve uyanık insanın yaşamıdır. Varoluş uyanık insanın yaşamını en açık sorumluluğu içinde sürdürdüğü bir bölümüdür bir parçasıdır. Ancak varoluş üzerinde düşünmeye elverişli değildir onu düşündüğümüz anda onu ortadan kaldırmış oluruz. "kendisini düşündürmeyen bir şey vardı" diyebiliriz ancak o da şu: varolmuş olan. Kavranamayanolağanüstü bir şey ona ancak sezerek ve inanarak yakınlaşabiliriz.

    Varoluş öyle ise irrasyonel yani us dışıdır. Onu kavramlarımızla kavramaya çalışır çalışılmaz kaçıp gider elimizden. Öyle ise varoluş paradoksal bir şeydir. Ancak düşünmeden önce veya sonra ancak tutkular ve eylemlerle bir an için onu yakalayabiliriz bir anlık birden bire olan bir parlama içinde onu görebiliriz. Büyük ruh hareketlerinde ve tutkulu eylemlerde mantıksal düşünme çözülür kaybolur. Düşünmek ve varoluş-olmak birleşemez.
#23.02.2010 15:47 0 0 0
  • noimage

    Microsoft'un yeni işletim sistemi Windows 7'nin sürüm adayı versiyonunu kullanmak istemeyen kullanıcılar için hazırlanmış ve Windows XP işletim sisteminde çalışan Seven Transformation Pack sisteminizin özelliklerine bağlı olarak Windows 7'nin birçok masaüstü özelliğini bilgisayarınıza ücretsiz bir şekilde getiriyor.

    Windows XP veya 2003 işletim sistemi kullanıyorsanız ve Windows 7'nin arayüzünü kullanmak istiyorsanız kurabileceğiniz bu masaüstü teması ile eski işletim sisteminiz yeni bir Windows 7 görünümüne sahip olabilir.

    Sürekli olarak geliştirilen uygulama Windows 7'nin sahip olduğu birçok kullanıcı arayüzü özelliği bilgisayarına kurmak isteyen Windows XP kullanıcıları için güzel bir seçenek.

    * Boot/Başlangıç Ekranı
    * Açılış/Giriş Ekranı
    * Yeni msstyles dosyaları (Görsel tarzda)
    * Yeni masaüstü ve dosya ikonları
    * Yeni araç çubuğu ikonları
    * İşlem diyalog ekranı
    * Ses şeması
    * Sistem çubuğu ekranı
    * Yeni ekran kağıtları
    * Windows 7'nin popüler özellikleri
    * Ve çok daha fazlası

    Seven Transformation Pack'i kurmadan önce XP işletim sisteminizin varsayılan ayarlarında olması uygulamanın sağlıklı ve sorunsuz çalışması için oldukça önemlidir. Varsayılanın dışındaki tema değişikliklerine sahip olan kullanıcılar sistemlerini varsayılan XP görünümüne getirip ardından Seven Transformation Pack'i kurmalıdır.

    Önemli! Programı kurulumu bilgisayarınızın özelliklerine bağlı olarak uzun sürebilmektedir. Kurulum bittikten sonra bilgisayarınız otomatik olarak yeniden başlatılacaktır. Ardından XP işletim sisteminiz Windows 7 görünümünde açılacaktır. Yeniden başlatmanın ardından gelecek olan ilk açılışta Seven Transformation Pack uygulama penceresi açılacak ve sistem özelliklerinize bağlı olarak görsel ayarlarınızı değiştirebileceğiniz bölüm görüntülenecektir. Bu ekrandan tüm ayarlarınızı kişiselleştirebilir ve Windows 7'nin belirli bazı özelliklerini devre dışı bırakabilir veya aktif hale getirebilirsiniz.

    Önemli! Programı kaldırmak için "Başlat" menünüzde bulunan Seven Transformation Pack uygulamasını çalıştırın ve ilk ekran görüntüsünde sarı ile belirlenmiş olan alandan programı kaldırma butonuna tıklayın. Sisteminizden program kaldırılacak ve sisteminiz baştan başlatılacaktır.



    Buradan Indirebilirsiniz
#23.02.2010 12:39 0 0 0
#23.02.2010 11:25 0 0 0
  • @WEBTASARIMCI

    Windows yazılımın sahteyse ve bilgisayarının güncellemeleri açıksa doğal olarak bir güncelleme istiyecektir senden belli bir aralıklarla ve sen bu güncellemeleri yapinca sisteminin lisanssız oldugu icin bellir bir süre sonrada sistemini kapatıyor.
    Orjinal Xp ye gelince.. 160$ diye biliyor en son. Her ne kadar bir programla lisanslı hale getirsen bile microsoft şirketi gün geçtikçe yeni bir pack yüklüyor ve senin güncellemelerin açıksa otomatik olarak takrar o pack ı yüklüyor ve yine kapanıyor windowsun bellirli bir süre sonra tekrar kapanacak. Eğer ki seninki yakalandıysa lisanssız ağına, en iyisi tekrar bir windows kur ve güncellemelerini kapat. ;)
#23.02.2010 08:24 0 0 0
#22.02.2010 21:03 0 0 0
#22.02.2010 20:39 0 0 0
#22.02.2010 20:38 0 0 0
#22.02.2010 20:32 0 0 0
#22.02.2010 20:23 0 0 0
#22.02.2010 20:04 0 0 0
#22.02.2010 13:09 0 0 0