Son sarkidir bu dinledigimiz
Söylemene gerek yok, biliyorum
Ayrilik saati için ilerlemekte vakit
Bundan sonra ne deniz bunca kasvetli olacak
Ne de gökyüzü bu kadar dingin...
Yüklü bulutlar gözlerimi zorlayamayacak
Üzgünüm
Yikilmisligimin verdigi kederi yüzümde görmeyeceksin
Ellerimin titreyisinin sesime vurusunu, konusamaz oldugumu
Söylemek istediklerimin solugumda kavrulup yok oldugunu
Bilmeyeceksin
Bilemeyeceksin
Seni üzmeyecegim
Aglarsam sevgilim
Düserim
Belki gitme derim
içimde kalan son gurur kirintilarimi da harcar
Her seyin düzelebilecegini söyleyiveririm
Kendim bile inanmazken
Gögsümün içinde tasidigim küçücük yüregim
Yollarimizda kirila döküle bin parçaya bölünüp aciyla kivranirken
Yok
Gitmek için sarkinin bitmesini bekleyecegim
Sonra Görüsürüz diyerek gidecegim,
Bir daha görüsmeyecegimizi bile bile.
* Her Rüzgar Savuracak Bir Toz bulur,
* Her Hayat Yaşanacak Bir Can Bulur,
* Her Umut Gerçekleşecek Bir Düş Bulur
* Bulunmayacak Tek Şey Senin Benzerindir
Her zaman kendi degerlerimizi bilmemiz gerekiyor ellerine saglik...
Bak ben sustum,sustum be gülüm sustum
Dudaklarimin arasinda ki sarki,
Saclarimi oksayip giden rüzgarlar,
Yüregimin kaniyla yazdigim siirler,
Akan deryalar,nehirler sustu
Sustu be gülüm sustu
Hep konustumda ne oldu ki;
''İnsan Tanıma Kılavuzu'' isimli kitaba göre kişiliğin ''kırmızı'[/swf2][swf3]'beyaz'[/swf2][swf3]'pembe'' ve ''mor' olmak üzere 4 rengi bulunuyor.
Yazar-yönetim ve iletişim danışmanı Murat Toktamışoğlu ile yazar-iletişim danışmanı Cengiz Alkış tarafından kaleme alınan ve ''insan sarrafı'' olunması için gerekli kişilik renkleri, yüzün anlamı ve beden hareketlerine ilişkin bilgilere yer verilen ''İnsan Tanıma Kılavuzu'' adlı kitapta, kişiliğin 4 rengi ''popüler pembe'[/swf2][swf3]'mükemmel mor'[/swf2][swf3]'güçlü kırmızılar'[/swf2][swf3]'soğukkanlı beyazlar'' olarak tanımlanıyor.
Kitapta, renklere göre kişiliklerin genel özellikleri şöyle sıralanıyor:
Pembe: Dışa dönük, konuşkan, iyimser, enerjik, neşe kaynağı insanlardır. Yalnız olmaktan, yalnız kalmaktan, sessizlikten hoşlanmazlar. Heyecanlı, tutkulu, coşkulu konuştukları ve çevrelerine enerji yaydıkları için lider yönleri vardır. Duygusaldırlar. Hobileri vardır. Kolay iletişim kurarlar. İçten ve sevecendirler. Övülmeyi beklerler, övüldüklerinde motivasyonları artar, tersi durumlarda çabuk moralleri bozulur. Değişken ruh halleri vardır. Renkli giyinir, yüksek ses tonu ile ve çok konuşurlar. Abartılı el kol hareketleri vardır. Sürekli hareket halinde olmaları ile dikkat çekerler. Meraklı kişilik yapıları vardır. Konuşurken konudan konuya atlayabilme yetenekleri üst seviyededir. İlgi alanları hızla değişebilir. Sürekli yaratıcı fikirleri vardır. Duygusal ve insancıl olmaları en önemli özelliklerinden.
Örnek ünlüler: Adile Naşit, Barış Manço, Sadri Alışık, Sakıp Sabancı, Hıncal Uluç, Armağan Çağlayan.
Mor: Düzenli, planlı, idealist, çözümleyici, detaycı ve mükemmeliyetçidirler. Düsturları 'yaptığını en iyi şekilde yap'tır. Her şeyin doğru olmasını isterler. Kötümserdirler, olumsuzluklara çok odaklanırlar. Vücut hareketleri oldukça düzgündür. Oturmaları, kalkmaları ve yürüyüşleri ölçülüdür. Uyumlu ve düzgün giyinirler. Kararlarda en az risk alacak şekilde hareket etmeye çalışırlar. O nedenle yavaş karar verirler. Kendilerini güvende hissetmek isterler. Toplumsal olaylara yüksek duyarlılık gösterirler. Yardım kuruluşlarında gönüllü çalışırlar. Sakin ve ilgilidirler. Çok bilir, çok dinlerler. Ne düşündüklerini belli etmez, soru sormaktan çekinmez ve daha az açıklama yaparlar. Detaylara önem verirler.
Örnek ünlüler: Rahmi Koç, Erol Evgin, Hulki Cevizoğlu.
Kırmızı: Güç ve kontrol onlar için önemlidir. Hırslı, otoriter, kararlı, işkolik, girişimci, dinamik, coşkulu, dediğim dedikçi, agresif ve asabidirler. Mücadele ve liderlik ruhu taşırlar. Rekabet etmekten çekinmezler. Kolay vazgeçmezler. Kazanmayı ve birinci olmayı isterler. Başkalarının dikkatini çekerler. Sosyal katılımı severler. Eğilimleri belirlerler. Yeni fikirleri ilk onlar uygular. Hızlı karar alırlar. Kararlarından kolay dönmezler. Lider olmak, tanınmak, takdir görmek isterler. Baskın kişilikleri vardır. Güçlü el sıkışır, sürekli göz teması kurarlar. İleri düzeyde sözel iletişime önem verirler. Az dinler, yüksek sesle, hızlı ve vurgulayarak konuşurlar. Mimiklerini kullanırlar. Fonksiyonel elbiseleri tercih ederler. Sporla ilgilenmeyi severler. Hızlı hareket ederler. Direkt konuya girmeyi tercih eder, konuşmalarında işaret parmaklarını kullanırlar. Bu özellik, son sözü kendilerinin söylemek ve hakimiyetlerini kabul ettirmek istemelerindendir. Doğru olma, mükemmel olma onlar için önemlidir. Stresli ve gergin oldukları zaman saldırgan olabilirler.
Örnek ünlüler: Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal, Fatih Terim, Uğur Dündar, Kadir İnanır, Margaret Thatcher.
Beyaz: Sakin, telaşsız, çatışmayı sevmeyen, uzlaşmayı tercih eden yapıları vardır. Çok dikkat çekmekten rahatsız olduklarından, genelde koyu renk ve sıradan giyimi tercih ederler. Alçak sesle, yavaş konuşmayı severler. İyi bir dinleyicidirler. Bu nedenle sağlam dostluk kurarlar. Mütevazıdırlar. Değişime karşı dirençlidirler. İnce zeka ürünü esprileri vardır. Temel felsefeleri hayatla barışık yaşamaktır. Az enerji ile iş yapmaya bayılırlar. Başkaları ile çalışmaktan mutluluk duyarlar. Ego çatışmalarına girmez, arka planda olmaktan rahatsızlık duymazlar. Güç arayışı içinde değillerdir. Yardım etmek için işlerini bırakırlar. İnsan odaklı, arkadaş ve dost canlısıdırlar. İnsanlarla güvene dayalı iletişim ve ilişki kurarlar. Empati yetenekleri yüksektir. Sizin duygularınıza karşı duyarlı bir gruptur. Güven verirler. Tutarlı ve güvenli kişilerdir.
Örnek ünlüler: Bülent Ecevit, Yıldırım Akbulut, Ahmet San, Süleyman Saba, Gordon Milne, Lucescu.''
Ya Rab bizi dünya da, sana layık kul eyle
Her bir amelimizi sana varan yol eyle
Darda kalan kulların, her derdini hâl eyle
Dertlilere imdat et, boş çevirme Ya Rabbi!
Bir el bazen neleri ayakta tutabiliyor hiç düsündünüz mü ve neleri yikabiliyor tek basina ? Bir eli tutmak bir insani hayata baglamakla es degerde olabiliyorsa eger bunun adi asktir. Böyle bir eli tutmak hayati bulmaktir belki de....
Hiç sevmedim seni sevdigim kadar dersin birine ve sonra onun arkasina dönüp gitmesini izlemek ne zordur. Bir eliyle hayata baglamak bir eliyle o verdigi hayati geri almak gibi... Bazen mecburu ayriliklar mecburi acilar yaratir. Bile bile kapiyi aralik birakirsin ve tüm yalnizligin ve hüznün içeri dolmasina izin verirsin. Buna ragmen aklinin bir kösesinde sonsuzluk vardir. Bitmedik , bitemez , bitmeyecek... Bir ömrü bir aska adamaktir bu belki ve elbette yürek ister ayriysan. Dönüs yollari geçilemeyecek kadar darsa bile bir umut koyup sol yanina beklersin hayatinin isiginin o derin karanliktan gelmesini. Zaman geçtikçe göremez olursun hiçbir seyi gözlerinin bugusundan ve kalbinin karanligindan... Beklemek zordur eger beklenen kalbinden çok uzakta ise...
"Çok yalnizim, seninle bir yarim...
...
Eger elindeyse ne olur çal kapimi,
Eger yüregindeysem ne olur sil göz yasimi.."
Bir hayati kaybetmek bir elin sicakligini kaybetmekle es degerse iste bu asktir. Böyle bir eli kaybetmek ölmeden ölmektir. Ruhunu o sicakliga terk edersin o el senden uzaklasirken. Ruhsuz bir beden ölmekten beterdir...
Ne kadar umut edersen et korkular rahat birakmaz aklini ve umudunu köreltir sonsuz telaslarin o bekleyiste. isyanin yükselir bastiramazsin çektigin yalnizligin en acimasiz yani canini yakmaya baslayinca. Tanriya yalvarirsin son bir sans diye gerçeklesmeyecegini bildigin halde. Umudun ve benligin avuçlarinin arasindan akip gider. Ruhsuz, umutsuz ve benliksiz kalirsin bir basina. Zaman acimasizlasir agladikça.
"Gel... Korkuyorum... Nefes alamiyorum. Eger hala dudaklarinda ismim varsa gel... Sicakligin olmadan tutunamiyorum..."
Hatanin üstüne hata ekleyerek yasiyoruz. Bile bile kaçirdik belki de o treni. Beklemek için çok geç , vazgeçmek içinse çok erken. Bir ömre bedelse bile geç kalinmis bir mutluluktan vazgeçmiyorum. Verilen sözler unutulmamali, ben unutmadim... Koynumda sicakligin , yalnizligin elinden çekip almani bekliyorum beni.
"Eger elindeyse ne olur çal kapimi,
Eger yüregindeysem ne olur sil göz yasimi.."
gecmis olsun arkadaslar... bas agrisini bilirim benim ki baya migrenmis ilac almassam hemen basladiginda o gün beni unutun... bastan bende normal bas agrisi saniyordum haftada 2 yada 3 kere olunca.. ama doktora gittim ve migren oldugunu söyledi ...onun icin bas agrisi diyip gecmeyin...