Usulca iliştim banka,
Hızla gelip geçen,
Telaşlı insanları gördüm.
Kimi umutsuz,üzgün,
Kimi yorgun,
Kimi yüzünde ki çizgilere taşımış,
Hayatın zorluklarını...
Kimi de neş'e saçıyor,
Geceye,gündüze...
Ya ben...
Gönlümdeki baharı bekliyorum.
Huzursuzluğumun karabasanından sıyrılıp,
Yüreğimde ki çiçeklerin açmasını istiyorum..
Benden uzaksın,
Duyamazsın,
Lakin hissettiğini biliyorum duygularımı.
Sen hep özlemim,
Hep hasretimsin.
Ellerimi uzatıyorum,
Avuçlarının içinde ısıtıyor,
Sıcacık yapıyorsun,
Tıpkı yüreğin gibi...
Özleminle doluyor,
İçimden ağlıyorum,
Gönlümün cefasına dayanamıyor gözlerim,
Artık kabulleniyor,
Sensizliğime teslimim...
Sevgili DeliBeyaz benim de yaşım daha 20 o kadar büyük bi yaşta değilim.
Bu yaşta bu saydıklarımın hepsine özlem duyuyorum...
Yorumunuz için tşk ederim...
O kadar çok farklılıklara özlem duyarız ki saymakla bitmez.Benim özlemlerim genellikle eski dostluklara yada
(gezgin olduğum için) gezip fotoğrafladığım yerlere olur.Bu gün ise farklı bir özlem çöktü içime,hemen kağıdı kalemi elime alıp birşeyler
karaladım.Sonra sizlerle paylaşmaya karar verdim ve hiç değiştirmeden aynen karalama kağıdını aktarıyorum.Umarım beğenirsiniz...
ÖZLEDİM !..
Herkesin küçük adam deyip,
Başımı okşayışını,
Çember çevirmeyi,
Çelik çomak oynamayı,
Derelerden kurbağa yavrusu yakalamayı özledim...
Ufacık avuçlarımda,
Yağan yağmur damlacıklarını biriktirmeyi,
Gök kuşağının altından geçmek için,
Kan revan içinde koşmayı,
Sapanımla,
Kuşları kovalamayı özledim...
Folluklardan yumurta aşırmayı,
Köpeklerle,
Ekin tarlalarında koşuşturmayı,
Soba tutuşturmak için,
Çam kozalağı toplamayı özledim...