satUn

satUn

Üye
10.01.2009
Er
324
Hakkında

  • ENFAL



    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Sana ganimetlerin bölüstürülmesini soruyorlar. De ki, ganimetlerin taksimi Allah'a ve Resulüne aittir. Onun için siz gerçekten mümin kimseler iseniz Allah'tan korkun da biribirinizle aranizi düzeltin. Allah'a ve Resulü'ne itaat edin.

    2- Gerçek müminler ancak o müminlerdir ki, Allah anildigi zaman yürekleri ürperir, âyetleri okundugu zaman imanlarini arttirir. Ve bunlar yalnizca Rablerine tevekkül ederler.

    3- Onlar ki, namazi geregi gibi kilarlar ve kendilerine rizik olarak verdigimiz seylerden Allah yoluna harcarlar.

    4- Iste gerçekten mümin olanlar onlardir. Onlara Rablerinin katinda dereceler vardir, bagislanma ve degerli rizik vardir.

    5- Nitekim Rabbin seni, hak ugruna savasmak için evinden çikarmisti. Oysa müslümanlarin bir kismi o zaman bundan hoslanmamislardi.

    6- Ve gerçek, gün gibi açiga çiktiktan sonra bile seninle münakasaya devam etmislerdi; sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlardi.

    7. Iste o zaman Allah size iki taifeden (kervan veya kureys ordusundan) birini vaad ediyordu ki, sizin olacakti. Siz ise arzu ediyordunuz ki, sani ve serefi olmayan sey (kervan) sizin olsun. Halbuki Allah, âyetleriyle hakki yerine oturtmak ve kâfirlerin arkasini kesmek istiyordu.

    8- Ki, hakkin hak oldugunu tanitsin ve batili büsbütün yok etsin, varsin o günahkârlar istemesin.

    9- O vakit siz Rabbinizden yardim diliyordunuz. O da: "Ben iste ardarda bin melekle size yardim ediyorum" diye duanizi kabul buyurmustu.

    10- Bunu da Allah size sirf bir müjde olsun ve bununla kalbleriniz yatissin diye yapmisti. Yoksa zafer ancak Allah katindandir. Gerçekten Allah mutlak galiptir ve hikmet sahibidir.

    11- O sirada size, yine katindan bir güven ve esenlik olmak üzere bir uyku sardiriyordu, sizi temizlemek, seytanin vesvesesini sizden gidermek, yüreklerinize kuvvet vermek ve ayaklarinizi saglam durdurmak için gökten üzerinize yagmur indiriyordu.

    12- Iste o anda Rabbin meleklere söyle vahyediyordu: Ben sizinle beraberim, müminlere sebat verin. Kâfirlerin yüregine korku salacagim, hemen boyunlarinin üstüne vurun, parmaklarina, parmaklarina vurun".

    13- Çünkü onlar Allah'a ve Resulüne karsi geldiler. Kim Allah'a ve Resulüne karsi gelirse, bilsin ki Allah'in azabi çok çetindir.

    14- Iste gördünüz ya, simdilik siz bunu tadin, su da kesindir ki, ahirette kâfirlere cehennem azabi vardir.

    15- Ey iman edenler! Toplu olarak kâfirlerle karsilastiginiz zaman, onlara arkalarinizi dönmeyin (kaçmayin).

    16- Böyle bir günde her kim onlara, tekrar dönüp çarpismak için geri çekilmek veya diger bir safta yeniden mevzilenmek hâlleri disinda, arkasini dönerse, muhakkak Allah'dan bir gazaba ugramis olur ve varacagi yer cehennemdir, orasi da ne kötü bir akibettir.

    17- Sonra onlari siz öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü. Attigin zaman da sen atmadin, lâkin Allah atti. Bu da müminlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Allah isitendir, bilendir.

    18- Gördünüz ya, Allah, kâfirlerin kurdugu tuzagi iste böyle bosa çikarir.

    19- Fetih istiyorsaniz, iste size fetih gelmistir, eger asiri gitmez de son verirseniz, hakkinizda daha hayirlidir. Yok eger dönerseniz, biz de döneriz. O vakit askeriniz çok da olsa size hiç bir sekilde fayda vermez. Iyi biliniz ki, Allah müminlerle beraberdir.

    20- Ey iman edenler, Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. Isitip durdugunuz halde onun emirlerinden yüz çevirmeyin!

    21- Ve isitmedikleri halde "isittik" diyenler gibi olmayin!

    22- Çünkü yeryüzünde dolasan canlilarin Allah katinda en kötüsü anlamayan ve düsünmeyen sagirlarla dilsizlerdir.

    23- Allah onlarda hayir görseydi onlara isittirirdi, isittirseydi yine de aldirmaz arka dönerlerdi.

    24- Ey iman edenler! Peygamber sizi, size hayat verecek seylere davet ettigi zaman, Allah'a ve Resul'e icabet edin. Ve bilin ki Allah, kisi ile kalbi arasina girer. Ve siz kesinkes O'nun huzurunda toplanacaksiniz.

    25- Ve öyle bir fitneden sakinin ki, içinizden yalnizca zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'in cezasi siddetlidir.

    26- Düsünün ve hatirlayin o zamanlari ki, hani bir vakitler siz yeryüzünde güçsüzdünüz, hor görülen bir azinliktiniz. Insanlarin sizi hirpalamasindan korkuyordunuz, öyle iken O, sizi barindirdi ve sizi

    yardimiyla destekleyip güçlendirdi ve sükretmeniz için temizlerinden rizik verdi.

    27- Ey iman edenler! Allah'a ve Resul'e hainlik etmeyiniz ki, bile bile kendi emanetlerinize hiyanet etmis olmayasiniz.

    28- Ve iyi biliniz ki, mallariniz ve evlatlariniz birer imtihan aracindan baska birsey degildir. Allah katinda büyük ecir vardir.

    29- Ey iman edenler! Allah'a karsi gelmekten sakinirsaniz, O, size bir furkan (hakki batildan ayirdedecek bir anlayis) verir ve günahlarinizi örtbas eder, sizi bagislar. Allah büyük lütuf sahibidir.

    30- Hani bir vakitler, o kâfirler, seni tutup baglamak veya öldürmek veya sürüp çikarmak için sana tuzak kuruyorlardi da, onlar tuzak kurarken Allah da karsiliginda tuzak kuruyordu. Öyle ya, Allah tuzaklarin en hayirlisini kurar.

    31- Onlara âyetlerimiz okundugu zaman, "isittik, dilersek bunun gibisini biz de söyleriz, bu, eskilerin efsanelerinden baska bir sey degildir" diyorlardi.

    32- Bir vakit de, "Ey Allah, eger bu Senin katindan gelmis bir hak kitap ise, hiç durma üstümüze gökten taslar yagdir veya bize daha aci bir azap ver" demislerdi.

    33- Halbuki sen içlerinde iken Allah, onlara azab edecek degildi. Istigfar ettikleri sürece de Allah onlara azab edecek degildir.

    34- Simdi ise Allah'in kendilerine azab etmemesi için neleri var ki? Oysa Mescid-i Haram'dan menediyorlar. Üstelik onun hizmetine ehil

    kisiler de degiller. Çünkü onun hizmetine ehil olanlar ancak müttakilerdir. Lâkin çogu bunu bilmezler.

    35- Kâbe huzurunda onlarin dualari ise islik çalip el çirpmaktan baska birsey degildir. O halde inkârinizdan (ve nankörlügünüzden) dolayi bu azabi tadin bakalim.

    36- Mallarini, Allah yolundan engellemek için sarfeden o kâfirler, hiç süphesiz yine onu sarfedecekler. Varsin sarfetsinler, sonra o yüreklerine inen bir aci olacak, sonra da maglup olacaklar. Zaten kâfirler toplanip cehenneme gönderilecekler.

    37- Allah, murdari temizden ayirdetmek için ve bir de murdar kismini birbiri üzerine bindirip hepsini bir araya getirmek ve topunu birden cehenneme koymak için böyle yapar. Iste bunlar o hüsran içinde kalanlarin ta kendileridir.

    38- O kâfirlere de ki: Eger bu ise son verirlerse daha önce yaptiklari bagislanacak. Yok yine karsi koymaya baslar, isyana dönerlerse, önceki ümmetlere uygulanan kurallar kendilerine de uygulanacak. (Artik o ilâhî uygulamayi beklesinler.)

    39- Ortalikta fitne kalmayip, din tamamiyla Allah'in dini oluncaya kadar onlarla savasin. Eger vazgeçerlerse muhakkak ki, Allah yaptiklarini görür.

    40- Yok vazgeçmez de tekrar eskiye dönerlerse artik bilin ki, Allah sizin yardimcinizdir. O ne güzel mevla, ne güzel yardimcidir.

    41- Sunu da biliniz ki, ganimet olarak aldiginiz her hangi bir seyden beste biri mutlaka Allah içindir. O da peygambere ve ona yakinligi olanlara, yetimlere, miskinlere ve yolda kalmislara aittir. Eger siz Allah'a iman etmis, hak ile batilin ayrildigi o gün, iki ordunun karsi karsiya geldigi o (Bedir) günü kulumuza indirdigimiz âyetlere iman getirmis iseniz bunu böyle biliniz. Ve biliniz ki, Allah, herseye kâdirdir.

    42- O vakit siz vadinin yakin bir yamacinda idiniz, onlarsa uzak yamacinda idiler. Kervan da sizden daha asagida idi. Öyle ki, sayet onlarla sözlesmis olsaydiniz, öyle bir bulusma yeri için mutlaka anlasmazlik çikarirdiniz. Fakat olmasi gereken (zafer)in olmasi için Allah böyle takdir etti. Tâ ki, helak olan apaçik bir delil gördükten sonra helak olsun, sag kalanlar da yine apaçik bir delilden sonra yasasin. Kesindir ki Allah, isitendir, bilendir.

    43- Hani o vakitler Allah sana uykunda (rüyanda) onlari az gösteriyordu. Eger Allah sana onlari kalabalik gösterseydi korkacaktiniz ve savas konusunda anlasmazliga düsecektiniz. Fakat Allah böyle bir seyden sizi uzak tuttu. Çünkü O, gönüllerde yatani da bilir.

    44- Ve iste onlarla karsilastiginiz vakit onlari sizin gözünüze az gösteriyordu, sizi de onlarin gözlerinde azaltiyordu. Çünkü Allah o mukadder olan isi yerine getirecekti. Bütün isler Allah'a döndürülür.

    45- Ey iman edenler, bir düsman toplulugu ile karsilastiginiz zaman sebat edin ve Allah'i çokça zikredin ki, kurtulusa eresiniz.

    46- Ayrica Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. Ve birbirinizle didismeyin. Sonra içinize korku düser ve kuvvetiniz elden gider. Sabirli olun, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

    47- Çalim atarak ve halka gösteris yaparak yurtlarindan çikanlar ve Allah yoluna engel koyanlar gibi olmayin. Allah onlarin bütün yaptiklarini çepeçevre kusatmistir.

    48- Seytan, onlara amellerini güzel gösterdigi zaman, "Bu gün insanlardan size galip gelecek yoktur, ben de size yardimciyim." demisti. Fakat iki tarafin karsi karsiya geldigi görününce arkasini dönüp kaçti ve söyle dedi: "Ben sizden kesinlikle uzagim. Ben sizin göremeyeceginiz seyler görüyorum ve ben Allah'dan korkarim. Ayrica Allah'in azabi çok çetindir."

    49- O sirada münafiklar ve kalblerinde hastalik bulunanlar, (müslümanlar hakkinda) "su adamlari dinleri aldatti" diyorlardi. Oysa her kim Allah'a tevekkül ederse bilsin ki, Allah galiptir, güçlüdür ve hikmet sahibidir.

    50- Melekler, o kâfirlerin yüzlerine ve sirtlarina vura vura ve "Tadin bakalim cehennem azabini!" diye diye canlarini alirken hallerini bir görmeliydin.

    51- Iste bu, sizin kendi ellerinizle meydana getirdiginiz bir sonuçtur. Hiç süphesiz Allah, kullarina hiçbir sekilde zalim biri degildir.

    52- Tipki Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidisi gibi onlar da Allah'in âyetlerini tanimadilar, Allah da kendilerini günahlari yüzünden tutuklayiverdi. Çünkü Allah çok kuvvetli ve azabi çok çetin olandir.

    53- Bu, Allah'in bir kavme verdigi nimeti, onlar kendilerini degistirmedikçe degistirmemesinden dolayidir. Gerçekten de Allah hakkiyle isiten, herseyi bilendir.

    54- Tipki Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidisi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladilar. Biz de onlari günahlari yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasindan gidenleri suda bogduk. Hepsi de zalim idiler.

    55- Allah katinda kimildayip debelenen canlilarin en kötüsü, inkara saplanip da bir türlü iman etmeyenlerdir.

    56- Onlar, kendileriyle antlasma yaptigin halde her defasinda antlasmalarini bozarlar ve bundan hiç çekinmezler.

    57- Bundan dolayi onlari harpte yakalarsan, kendilerinden sonrakilere de gözdagi olacak sekilde agir bir cezaya çarptir, belki ibret alirlar.

    58- Eger bir kavmin, sözlesmeye aykiri bir hainlik yapmasindan korkarsan, savastan önce ayni sekilde antlasmayi bozdugunu kendilerine bildir. Çünkü Allah hainleri sevmez.

    59- O kâfirler ileri geçip kurtulduklarini sanmasinlar. Onlar kesinlikle (bizi) aciz birakamazlar.

    60- Siz de gücünüzün yettigi kadar onlara karsi her çesitten kuvvet biriktirin ve cihad için atlar hazirlayin ki, onlarla hem Allah'in düsmanlarini, hem de kendi düsmanlarinizi, ayrica Allah'in bilip de sizin bilmediginiz daha baskalarini korkutasiniz. Allah yolunda her ne harcarsaniz onun sevabi size eksiksiz ödenir ve asla haksizliga ugratilmazsiniz.

    61- Eger onlar baristan yana olurlarsa, sen de baristan yana ol! Ve Allah'a güven. Çünkü isiten ve bilen O'dur.

    62- Eger sana hile yapmak isterlerse, muhakkak ki sana Allah yeter. Seni yardimiyla ve müminlerle güçlendirecek olan O'dur.

    63- Müminlerin kalplerini birbirlerine O isindirdi. Yoksa yeryüzünde ne varsa sen hepsini harcasaydin yine de onlarin kalblerini (böylesine) isindiramazdin. Lâkin Allah, kalplerini kaynastirdi. Muhakkak ki, O azizdir, hakimdir.

    64- Ey Peygamber! Sana Allah yetisir, arkandan gelen müminlerle beraber.

    65- Ey Peygamber! Müminleri cihada tesvik eyle. Eger sizden sabredecek yirmi kisi olursa ikiyüze galip gelirler ve eger sizden yüz kisi olursa kâfirlerden bin kisiye galip gelirler. Çünkü onlar hakki ve akibeti düsünmeyen anlayissiz bir kavimdirler.

    66- Simdi Allah sizden yükü hafifletti ve sizde bir zaaf oldugunu bildi. O halde sizden sabredecek yüz kisi olursa ikiyüz düsmana galip gelirler, sizden bin kisi olursa Allah'in izniyle ikibin düsmana galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.

    67- Hiçbir peygamberin, yeryüzünde agir basmadikça (kesin zafere ulasip üstün gelmedikçe) esirleri olmasi layik degildir. Siz dünya malini istersiniz, oysa Allah ahireti kazanmanizi murad eder. Allah azizdir, hakimdir.

    68- Eger Allah'dan bir yazi (hüküm) bulunmasa idi aldiginiz fidyeden dolayi size mutlaka büyük bir azab dokunurdu.

    69- Artik elde ettiginiz ganimetten helâl ve hos olarak yiyin ve Allah'a karsi gelmekten sakinin. Muhakkak ki, Allah bagislayicidir ve merhamet edicidir.

    70- Ey Peygamber, elinizdeki esirlere de ki: "Eger Allah sizin kalblerinizde bir hayir bulursa, sizden alinandan daha hayirlisini size verir ve günahlarinizi bagislar. Çünkü Allah bagislayicidir."

    71- Eger sana hiyanet etmek isterlerse iyi bilsinler ki, bundan önce Allah'a hainlik ettiklerinden dolayi Allah onlarin ezilmelerine imkân verdi. Allah her seyi hakkiyla bilen hüküm ve hikmet sahibidir.

    72- Gerçekten de iman edip hicret eden, mallariyla ve canlariyla Allah yolunda cihad veren, onlari barindirip yardim edenler, iste bunlar birbirlerinin dostlaridirlar. Iman ettigi halde henüz hicret etmemis olanlar, hicret edinceye kadar onlar üzerinde herhangi bir velayet hakkiniz yoktur. Bununla beraber dinde sizden yardim isterlerse, sizinle arasinda antlasma bulunanlar aleyhine bir durum olmadikça, onlara yardim etmeniz de üzerinize borçtur. Allah bütün yaptiklarinizi görüp duruyor.

    73- Kâfirler de aslinda birbirlerinin dostlari ve yardimcilaridirlar. Eger siz de öyle yapmazsaniz, yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat çikar.

    74- O kimseler ki, iman ettiler, hicret ettiler ve Allah yolunda cihada katildilar, bir kisimlari da onlari barindirip yer, yurt sahibi yaptilar ve yardima kostular, iste bunlar hakkiyla mümin olanlardir. Bunlara bir magfiret ve cömertçe bir rizik vardir.

    75- Daha sonradan hicret edip sizinle beraber savasa katilanlar da sizdendirler. Bir de akraba olanlar, Allah'in kitabina göre, birbirlerine daha yakindirlar. Süphe yok ki, Allah her seyi bilir.
#31.01.2009 10:28 0 0 0
  • ENBİYA



    Bismillahirrahmanirrahim

    ıÜü1- Insanlarin hesab (görme) zamani yaklasti. Onlar ise hâlâ gaflet içinde, yan çizip aldirmiyorlar.

    2- Rablerinden kendilerine gelen her yeni hatirlatmayi hep eglenerek dinliyorlar.

    3- Kalbleri hep eglencede (gaflette), hem o zalimler aralarinda su gizli fisiltiyi yaptilar: "Bu, ancak sizin gibi bir insan. Artik göz göre göre sihre mi gidip uyarsiniz?"

    4- Peygamber: "Benim Rabbim gökte ve yerde (söylenen) her sözü bilir. O, her seyi isitir, her seyi bilir" dedi.

    5- Onlar: "Hayir, bunlar karisik rüyalardir; yok, onu kendisi uydurdu, yok o bir sairdir. Böyle degilse önceki peygamberler gibi, o da bize bir mucize getirsin" dediler.

    6- Onlardan önce yok ettigimiz hiçbir memleket halki iman etmedi. Simdi bunlar mi iman edecekler?

    7- (Ey Muhammed!) Biz, senden önce de ancak kendilerine vahyettigimiz birtakim erkek(peygamber)ler gönderdik. Bilmiyorsaniz kitap ehli olanlara sorun.

    8- Biz onlari yemek yemez birer cesed kilmadik ve onlar ölümsüz de degillerdi.

    9- Sonra biz onlara verdigimiz sözü yerine getirdik; hem onlari, hem de diledigimiz kimseleri kurtardik, asiri gidenleri yok ettik.

    10- (Ey Kureys toplulugu!) And olsun, size öyle bir kitab indirdik ki, bütün san ve serefiniz ondadir. Hâlâ akillanmayacak misiniz?

    11- Biz halki zalim olan nice memleketleri kirip geçirdik ve onlardan sonra baska milletler var ettik.

    12- Onlar azabimizin siddetini hissettikleri zaman oradan kaçmaya koyuluyorlardi.

    13- "Kosup kaçmayin; size nimet verilen yere, yurtlariniza dönün ki, sorguya çekileceksiniz" dedik.

    14- Onlar da: "Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik" dediler.

    15- Biz, onlari biçilmis bir ekin ve bir yigin kül haline getirinceye kadar hep sözleri bu feryad olmustur.

    16- Biz gök ile yeri ve aralarindaki seyleri, bos bir eglence için yaratmadik.

    17- Eger bir eglence edinmek isteseydik, elbette onu katimizdan edinirdik. Yapacak olsaydik öyle yapardik.

    18- Hayir, biz hakki batilin basina çarpariz da onun beynini parçalar. Bir de bakarsin (batil) o anda yok olup gitmistir. Allah'a yakistirdiginiz vasiflardan ötürü size yaziklar olsun.

    19- Göklerde ve yerde olan bütün varliklar O'nundur. Katinda olanlar O'na kulluk etmekten ne çekinirler, ne de yorulurlar.

    20- Gece gündüz (hep Allah'i) tesbih ederler, usanmazlar.

    21- Yoksa (Mekke müsrikleri) birtakim ilâhlar edindiler de yerden ölüleri onlar mi diriltecekler?

    22- Eger yer ile gökte Allah'tan baska ilâhlar olsaydi, bunlarin ikisi de muhakkak fesada ugrar yok olurdu. O halde Ars'in Rabbi olan Allah, onlarin vasfetmekte olduklari seylerden (bütün noksanliklardan) beridir, münezzehtir.

    23- O, yaptigindan sorumlu olmaz, onlar ise sorumlu tutulacaklardir.

    24- Yoksa O'ndan baska ilâhlar mi edindiler? De ki: "Kesin delilinizi getirin. Iste benimle beraber olanlarin kitabi ve benden öncekilerin kitabi." Hayir, onlarin çogu gerçegi bilmezler de onun için yüz çevirirler.

    25- Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki, ona söyle vahyetmis olmayalim: "Gerçek su ki benden baska ilâh yoktur. Onun için bana ibadet edin."

    26- Böyle iken dediler ki: "Rahmân çocuk edindi." Allah bundan münezzehtir. Dogrusu melekler (Allah'in çocuklari degil.) ikram olunmus kullardir.

    27- Onlar Allah'in sözünün önüne geçmezler, hep O'nun emriyle hareket ederler.

    28- Allah, onlarin önlerindekini de, arkalarindakini de (yaptiklarini ve yapacaklarini) bilir. Onlar, Allah'in hosnud oldugu kimseden baskasina sefaat etmezler. Hepsi de O'nun korkusundan titrerler.

    29- Içlerinden kim: "Ben, O'ndan baska bir ilâhim" derse, biz ona cehennemi ceza olarak veririz. Zalimleri biz böyle cezalandiririz.

    30-O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitisik bir halde iken biz onlari ayirdik. Hayati olan her seyi sudan yarattik. Hâlâ inanmiyorlar mi?

    31- Yeryüzünde, insanlar sarsilmasin diye sabit daglar yarattik, rahat gidebilsinler diye daglarin aralarinda genis yollar var ettik.

    32- Gökyüzünü de korunmus bir tavan yaptik. Kâfirler ise, gökyüzünün alâmetlerinden (Allah'in kudret ve azametine delalet eden delillerinden) yüz çeviriyorlar.

    33- Geceyi, gündüzü, günesi ve ayi yaratan O'dur. Bunlarin her biri kendi dairesinde dolasmaktadir.

    34- Ey Muhammed! Senden önce de hiçbir insani ölümsüz kilmadik, sen ölürsün de onlar baki kalir mi? Senin ölmenle rahata kavusacaklarini mi saniyorlar?

    35- Her nefis ölümü tadacaktir. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyecegiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz.

    36- O inkârcilar seni gördükleri zaman, seni alaya aliyorlar ve "Ilâhlarinizi diline dolayan bu mudur?" diyorlar. Halbuki onlar Rahmân'in kitabini inkâr ediyorlar.

    37- Insan aceleci olarak yaratilmistir. Size yakinda (azaba dair) alametlerimi gösterecegim. Simdi siz acele etmeyin.

    38- "Dogru sözlü iseniz (bildirin) bu vaad ne zamandir?" derler.

    39- Bu kâfirler atesi yüzlerinden ve sirtlarindan men edemeyecekleri ve yardim da göremeyecekleri zamani, bir bilseler!

    40- Dogrusu bu azap onlara ansizin gelecek de kendilerini sasirtacaktir. Artik ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir.

    41- Yemin olsun ki, senden önce birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alay ettikleri sey (azap) kusativerdi.

    42- De ki: "Geceleyin ve gündüzün sizi Rahmân'dan kim koruyabilir?" Ama onlar Rablerinin kitabindan yüz çevirmektedirler.

    43- Yoksa kendilerini bize karsi savunacak tanrilari mi var? O tanrilar kendilerine bile yardim edemezler, katimizdan da dostluk görmezler.

    44- Dogrusu biz o kâfirleri ve atalarini yasattik, hatta o ömür onlara uzun geldi. Fakat simdi memleketlerini her yandan eksilttigimizi görmüyorlar mi? O halde üstün gelen onlar midir?

    45- De ki: "Ben sizi ancak vahiyle korkutup uyariyorum," uyarildiklari zaman sagirlar çagriyi duymazlar.

    46- Yemin olsun ki, Rabbinin azabindan az bir sey onlara dokunursa, muhakkak "Vay bizlere, biz gerçekten zalimlerdik" diyeceklerdir.

    47- Biz kiyamet günü için dogru teraziler kurariz; hiçbir kimse hiçbir haksizliga ugratilmaz. Yapilan amel, bir hardal tanesi agirliginca da olsa, onu getirir (tartiya koyariz.). Hesap görenler olarak da biz kâfiyiz.

    48- Yemin olsun ki, Musa ve Harun'a egriyi dogrudan ayiran kitabi, takva sahibleri için bir isik ve ögüt olarak verdik.

    Onlar görmedikleri halde Rablerinden korkarlar, kiyamet saatinden de titrerler.

    50- Iste bu (Kur'ân) da indirdigimiz kutsal bir kitaptir. Simdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?

    51- And olsun ki biz daha önce Ibrahim'e de rüsdünü vermistik (akla uygun olani göstermistik). Biz onu biliyorduk.

    52- O zaman o, babasina ve kavmine: "Bu tapinip durdugunuz heykeller nedir?" demisti.

    53- Onlar: "Biz atalarimizi bunlara tapar bulduk" dediler.

    54- Ibrahim: "And olsun ki sizler de, atalariniz da apaçik bir sapiklik içindesiniz" dedi.

    55- Onlar : "Sen bize gerçegi mi getirdin (Sen ciddi mi söylüyorsun), yoksa saka mi ediyorsun?" dediler.

    56- O söyle dedi: "Hayir Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir ki onlari O yaratmistir. Ben de buna sahidlik edenlerdenim."

    57- "Allah'a yemin ederim ki, siz arkanizi dönüp gittikten sonra, ben putlariniza elbette bir tuzak kuracagim."

    58- Derken o, bunlari parça parça etti. Yalniz kendisine basvursunlar diye onlarin büyügünü saglam birakti.

    59- (Kavmi) "Tanrilarimiza bunu kim yapti? Dogrusu o zalimlerden biridir." dediler.

    60- (Bazilari) "Ibrahim denen bir gencin, onlari diline doladigini duymustuk" dediler.

    61- "O halde onu insanlarin gözleri önüne getirin, olur ki (aleyhinde) sahidlik ederler" dediler.

    62- (Ibrahim gelince ona) "Ey Ibrahim! bunu tanrilarimiza sen mi yaptin?" dediler

    63- Ibrahim: "Belki onu su büyükleri yapmistir, konusabiliyorlarsa onlara sorun" dedi.

    64- Bunun üzerine vicdanlarina dönüp (kendi kendilerine) dediler ki: "Dogrusu siz haksizsiniz."

    65- Sonra yine (eski) kafalarina döndüler: "And olsun ki (ey Ibrahim!) bunlarin konusmayacagini (sen de) bilirsin." dediler.

    66- (Ibrahim) dedi: "O halde, Allah'i birakip da size hiçbir fayda ve zarar veremeyecek olan putlara mi tapiyorsunuz?"

    67- "Size de, Allah'i birakip taptiklariniza da yaziklar olsun, siz hâlâ akillanmayacak misiniz?"

    68- Onlar: "Bir sey yapacaksaniz, sunu yakin da tanrilariniza yardim edin" dediler.

    69- Biz: "Ey ates! Ibrahim'e karsi serin ve zararsiz ol" dedik.

    70- Ona düzen kurmak istediler, fakat biz kendilerini daha fazla hüsrana ugrattik.

    71- Onu da, Lût'u da, âlemler için bereketli ve kutsal kildigimiz yere ulastirip kurtardik.

    72- Ona (Ibrahim'e) Ishak'i, üstelik bir de Yakub'u ihsan ettik ve herbirini salih kimseler kildik.

    73- Onlari buyrugumuz altinda (insanlara) dogru yolu gösterecek önderler kildik. Kendilerine hayirli isler yapmayi, namaz kilmayi, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir.

    74- Biz Lût'a da bir hüküm, bir ilim verdik. Onu çirkin isler isleyen kasabadan kurtardik. Dogrusu onlar kötü, fasik bir kavimdi.

    75- Onu ise rahmetimizin içine aldik. Çünkü o salihlerdendi.

    76- Nuh da daha önceleri bize yalvarmisti; biz de onun duasini kabul ettik, kendisini ve ailesini büyük sikintidan kurtardik.

    77- Âyetlerimizi yalanlayan kavminden onun öcünü aldik. Süphesiz onlar kötü bir kavimdiler. Biz de hepsini (suda) bogduk.

    78- Davud ve Süleyman'i da (hatirla). Hani onlar ekin hakkinda hüküm veriyorlardi. Hani milletin koyunlari (geceleyin) içinde yayilmisti, biz onlarin hükmüne sahittik.

    79- Biz onu(n hükmünü) hemen Süleyman'a bildirmistik; (zaten) herbirine hüküm ve ilim vermistik. Davud'la beraber tesbih etsinler diye, daglari ve kuslari buyruk altina aldik. (Bütün bunlari) yapan bizdik.

    80- Ona, sizi savasta korumak için zirh yapma sanatini ögrettik, artik sükreder misiniz?

    81- Bereketli kildigimiz yere dogru, Süleyman'in emriyle yürüyen siddetli rüzgari, onun buyruguna verdik. Biz her seyi biliyorduk.

    82- Onun için dalgiçlik yapan ve bundan baska isler de gören seytanlardan da onun buyrugu altina verdik. Onlarin hepsini biz gözetiyorduk.

    83- Eyyûb da: "Basima bir bela geldi, (sana sigindim), sen merhametlilerin en merhametlisisin" diye Rabbine nida etti.

    84- Biz de onun duasini kabul ettik de basina gelenleri kaldirdik. Katimizdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatira olmak üzere, ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha verdik .

    85- Ismail, Idris ve Zülkifl'i de (hatirla). Onlarin hepsi de sabredenlerdendi.

    86- Onlari da rahmetimizin içine aldik. Onlar gerçekten salih olanlardandi.

    87- Zünnun'u (balik sahibi Yunus'u) da hatirla. Hani o, öfkelenerek gitmisti de, bizim kendisini hiçbir zaman sikistirmayacagimizi sanmisti. Fakat sonunda karanliklar içinde: "Senden baska ilâh yoktur, sen münezzehsin, Süphesiz ben haksizlik edenlerden oldum" diye seslenmisti.

    88- Biz de duasini kabul ile icabet ettik, kendisini üzüntüden kurtardik. Iste biz iman edenleri böyle kurtaririz.

    89- Zekeriya da hani Rabbine: "Rabbim! Beni tek basima birakma, sen varislerin en hayirlisisin" diye nida etmisti.

    90- Biz de duasini kabul ile icabet ettik de kendisine Yahya'yi ihsan ettik. Ve esini (dogum yapmaya) elverisli hale getirdik. Dogrusu onlar iyiliklerde yarisiyorlar, umarak ve korkarak bize yalvariyorlardi. Bize karsi derin saygi duyuyorlardi.

    91- Irzini koruyan Meryem'e ruhumuzdan üflemis, onu ve oglunu, âlemler için bir mucize kilmistik.

    92- Dogrusu bu sizin ümmetiniz (tevhid dini olan müslümanlik), bir tek ümmettir (bir tek din olarak sizin dininizdir). Ben de sizin Rabbinizim. O halde bana kulluk edin.

    93- Ama insanlar din konusunda aralarinda bölüklere ayrildilar ama, hepsi bize döneceklerdir.

    94- Inanmis olarak yararli is isleyenin emegi inkâr edilmeyecektir. Biz süphesiz onu yazmaktayiz.

    95- Yok ettigimiz bir memleket (ahalisinin ahiretteki cezasini da çekmek üzere) bize dönmemesi gerçekten imkansizdir.

    96- Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc(un seddi) açildigi zaman, ki onlar her dere ve tepeden akin edip çikarlar.

    97- Ve gerçek vaad yaklastiginda, iste o zaman kâfir olanlarin gözleri beleriverir. "Eyvah bizlere! Dogrusu biz bundan gaflet içindeydik, hayir biz zalim kimselerdik." derler.

    98- Siz ve Allah'dan baska taptiklariniz, cehennemin yakitisiniz; oraya gireceksiniz.

    99- Eger onlar ilâh olsalardi, oraya girmeyeceklerdi. Hepsi orada temelli kalacaktir.

    100- Orada onlarin bir inlemeleri vardir. Bunlar orada (sagir olup) bir sey de isitemezler.

    101- Süphesiz katimizdan kendileri için güzel seyler takdir edilmis olanlar, iste oradan (cehennemden) uzak tutulanlardir.

    102- Bunlar onun (cehennemin) ugultusunu bile duymazlar. Canlarinin istedigi seyler içinde temelli kalirlar.

    103- O en büyük korku bunlari üzmez; kendilerini melekler: "Size söz verilen gün iste bugündür" diye karsilarlar.

    104- Gögü, kitab dürer gibi dürdügümüz zaman, yaratmaya ilk basladigimiz gibi, katimizdan verilmis bir söz olarak onu tekrar var edecegiz. Dogrusu biz bunlari yapariz.

    105- And olsun ki, Tevrat'tan sonra Zebûr'da da yeryüzüne ancak iyi kullarimin mirasçi oldugunu yazmistik.

    106- Süphesiz bu Kur'ân'da kulluk eden kimseler için kâfi bir ögüt vardir.

    107- (Ey Muhammed!) biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

    108- De ki, bana ancak söyle vahyolunuyor: "Ilâhiniz ancak tek bir ilâhtir. Simdi siz artik müslüman oluyor musunuz?"

    109- Eger (yine de) yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açikladim; tehdit olundugunuz seyin yakin mi, uzak mi oldugunu bilmem."

    110- Süphesiz Allah açiga vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir.

    111- Bilmem belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar geçindirmek içindir.

    112- (Hz. Peygamber söyle) dedi: "Ey Rabbim! Aramizda gerçekle hükmet ve Rabbimiz O Rahmân'dir ki, isnad ettiginiz (yalan) vasiflariniza karsi yardimina siginilacak olan ancak O'dur. "
#31.01.2009 10:27 0 0 0
  • DUHA


    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Andolsun kusluk vaktine.

    2- Ve sakinlestigi zaman geceye ki,

    3- Rabbin seni birakmadi ve darilmadi.

    4- Ahiret senin için dünyadan iyi olacaktir.

    5- Rabbin sana verecek ve sen hosnut olacaksin.

    6- O seni yetim bulup da barindirmadi mi?

    7- Seni yol bilmez bulup yola iletmedi mi?

    8- Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?

    9- Öyleyse sakin yetimi ezme.

    10- Dilenciyi de azarlama.

    11-Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat.



    DUHAN



    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Hâ, mîm.

    2-3- O apaçik Kitab'a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanlari uyarmaktayiz.

    4-5-6- O gecede her hikmetli is tarafimizdan bir emirle ayrilir. Gerçekten biz Rabbin tarafindan bir rahmet olarak peygamberler göndeririz. Süphesiz ki O, herseyi isitir ve bilir.

    7- Siz eger kesin olarak inaniyorsaniz, iyi bilin ki Allah göklerin, yerin ve ikisi arasindakilerin Rabbidir.

    8- Ondan baska hiçbir ilâh yoktur. O hem yasatir, hem öldürür. O sizin de Rabbiniz, sizden önceki babalarinizin da Rabbidir.

    9- Fakat kâfirler bir süphe içinde oynayip egleniyorlar.

    10-11- Ey Muhammed! Simdi sen gögün, insanlari bürüyecek açik bir duman getirecegi günü gözetle. Bu aci bir azabdir.

    12- O gün insanlar: "Ey Rabbimiz! Bizden azabi kaldir. Artik biz inaniyoruz" derler.

    13- Onlar için bunu düsünüp ögüt almak nerede? Oysa kendilerine gerçegi açiklayan bir de peygamber gelmisti.

    14- Sonra onlar, o peygamberden yüz çevirdiler ve: "Bu ögretilmis bir delidir." dediler.

    15- Biz o azabi sizden birazcik kaldiririz. Ama siz mutlaka eski halinize dönersiniz.

    16- Biz o büyük siddetle çarptigimiz gün mutlaka intikamimizi aliriz.

    17- Andolsun ki, biz onlardan önce Firavun kavmini de denemistik. Onlara çok kiymetli bir peygamber gelmisti.

    18- O peygamber onlara söyle demisti: "Esaretiniz altindaki Allah'in kullarini bana teslim edin. Çünkü ben size gönderilmis güvenilir bir peygamberim.

    19- Allah'a karsi üstünlük taslamayin. Süphesiz ki ben size apaçik bir delil getiriyorum.

    20- Gerçekten ben, beni taslamanizdan dolayi benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sigindim.

    21- Eger siz bana iman etmezseniz hemen yanimdan uzaklasin."

    22- Musa: "Süphesiz ki bunlar suçlu bir kavimdir." diyerek yardim etmesi için Rabbine yalvardi.

    23- Allah buyurdu ki: "Kullarimi geceleyin yürüt. Çünkü siz takib edileceksiniz.

    24- Karsiya geçince denizi oldugu gibi açik birak. Çünkü onlar suda bogulacak bir ordudur."

    25- Onlar neler birakmislardi, ne bahçeler, ne pinarlar!

    26- Ne ekinler, ne güzel kaynaklar,

    27- Ve içinde eglenip durduklari nice nimetler ve refah!

    28- Iste böylece biz onlari baska bir kavme miras biraktik.

    29- Gök ve yer onlarin üzerine aglamadi. Onlara mühlet de verilmedi.

    30- Andolsun ki biz Israilogullarini o asagilayici azabdan kurtardik.

    31- Firavun'dan da kurtardik çünkü o üstünlük taslayip haddi asan bir zorbaydi.

    32- Andolsun ki biz onlari bilerek o zamanki alemlere üstün kildik.

    33- Biz onlara içinde apaçik bir imtihan bulunan mucizeler verdik.

    34- Gerçekten su kâfirler diyorlar ki:

    35- "Bizim ilk ölümümüzden baska bir sey yoktur. Biz tekrar diriltilecek degiliz.

    36- Eger siz dogru söyleyen kimselerseniz babalarinizi bize getirin."

    37- Onlar mi daha hayirlidir, yoksa Tükba kavmi ile onlardan öncekiler mi? Biz onlarin hepsini de helak ettik. Çünkü onlar suçluydular.

    38- Biz gökleri, yeri ve ikisi arasindakileri bir oyun ve eglence olsun diye yaratmadik.

    39- Biz onlari hak ve hikmetle yarattik. Fakat onlarin çogu bunu bilmezler.

    40- Süphesiz ki hakki batildan ayird etme günü onlarin hepsinin bir araya toplanacagi gündür.

    40- Süphesiz ki hakki batildan ayird etme günü onlarin hepsinin bir araya toplanacagi gündür.

    41- O gün dostun dosta hiçbir faydasi olmaz. Onlara yardim da edilmez.

    42- Ancak Allah'in merhamet ettigi kimseler böyle degildir. Süphesiz ki Allah çok güçlüdür, çok merhamet edicidir.

    43- Gerçekten zakkum agaci,

    44- Günahkârlarin yemegidir.

    45- O pota gibi karinlarda kaynar.

    46- O, kizgin bir sivinin kaynamasi gibidir.

    47- Allah meleklere söyle emreder. "Sunu tutun da Cehennem'in ortasina sürükleyin."

    48- "Sonra onun basinin üstüne kaynar su azabindan dökün."

    49- Ona söyle denir! "Tat bakalim azabi! hani sen kendine göre çok güçlü ve çok üstündün.

    50- Iste sizin inkâr edip durdugunuz sey budur."

    51- Süphesiz ki kötülükten sakinanlar güvenli bir makamdadirlar.

    52- Bahçelerde ve pinar baslarindadirlar.

    53- Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karsilikli olarak otururlar.

    54- Iste böyle, biz onlari ayrica iri siyah gözlü hurilerle evlendiririz.

    55- Onlar orada güven içinde her çesit meyveyi isteyebilirler.

    56- Onlar orada ilk ölümden baska bir ölüm tatmazlar. Allah onlari cehennem azabindan korumustur.

    57- (Bunlarin hepsi) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmistir.) Iste büyük kurtulus budur.

    58- Biz Kur'ân'i senin dilinle indirip kolaylastirdik. Umulur ki onlar ögüt alirlar.

    59-Artik sen onlarin baslarina gelecekleri bekle: Çünkü onlar da bekleyip durmaktadirlar.



    ENAM



    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanliklari ve aydinligi var eden Allah'a mahsustur. Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine baskalarini esit sayiyorlar.

    2- Sizi çamurdan yaratan, sonra size bir ecel takdir eden O'dur. Tayin edilen bir ecel de (kiyamet zamani) O'nun katindadir. Sonra bir de süphe ediyorsunuz.

    3- O, göklerde de, yerde de (tek) Allah'tir. Sizin gizlinizi, açiginizi ve ne kazandiginizi bilir.

    4- Onlara Rab'lerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.

    5- Hak, kendilerine gelince onu yalanladilar. Alaya aldiklari seyin haberi yakinda kendilerine gelecektir.

    6- Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettigimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermedigimiz imkanlari onlara vermistik. Onlara gökten bol bol yagmur indirmis, altlarindan irmaklar akitmistik. Fakat onlari günahlarindan dolayi helak ettik. Ve kendilerinden sonra baska bir nesil yarattik.

    7- Eger sana kagitta yazili bir kitap indirmis olsak da onu elleriyle tutsalardi, yine de o kâfirler: "Muhakkak ki bu, apaçik bir sihirdir" derlerdi.

    8- "O'na bir melek indirilmeli degil miydi?" dediler. Eger bir melek indirseydik, is bitirilmis olurdu, sonra kendilerine hiç göz açtirilmazdi.

    9- Eger Peygamberi, biz bir melek yapsaydik, yine de onu bir adam seklinde yapardik ve onlari yine düstükleri kuskuya düsürürdük.

    10- Senden önce de peygamberlerle alay edilmisti. Fakat onlardan alay edenleri, alay ettikleri sey kusativerdi.

    11- De ki: "Yeryüzünde dolasin da yalanlayanlarin sonu nasil olmus, görün!".

    12- De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" "Allah'indir" de. O, rahmet etmeyi kendi nefsine yazmistir. Sizi, varliginda asla süphe olmayan kiyamet gününde toplayacaktir. Ama kendilerini zarara sokanlar inanmazlar.

    13- Gecede, gündüzde barinan her sey O'nundur. O, isitendir, bilendir.

    14- De ki: "Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat kendisi beslenmeyen Allah'tan baska dost mu tutayim?" "Ben Islâm olanlarin ilki olmakla emrolundum" de ve sakin Allah'a ortak kosanlardan olma.

    15- De ki: "Eger Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabindan korkarim".

    16- O gün kimden azab giderilirse, kuskusuz Allah ona rahmet etmistir. Iste apaçik kurtulus budur.

    17- Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine kendisinden baska açacak yoktur. Ve eger sana bir hayir dokundursa, kuskusuz O, herseyi yapabilendir.

    18- O, kullarinin üstünde tam hâkimdir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herseyden haberdardir.

    19- De ki: "Sahitlik yönünden hangi sey daha büyüktür?". De ki: "Allah, benimle sizin aranizda sahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ki, onunla hem sizi, hem de sizden sonra kendisine ulasan herkesi uyarayim. Allah'la beraber baska ilâhlar olduguna siz gerçekten sahitlik eder misiniz?" De ki: "Ben buna sahitlik etmem". "O, ancak ve ancak bir tek ilâhtir ve gerçekten ben, sizin ortak tuttugunuz seylerden uzagim"de.

    20 - Kendilerine Kitap verdigimiz kimseler, Peygamber'i, kendi ogullarini bildikleri gibi, bilirler. Kendilerine yazik edenler var ya! Iste onlar iman etmezler.

    21- Allah'a iftira ederek yalan uydurandan veya âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç süphe yok ki zalimler kurtulusa eremezler.

    22- O gün hepsini mahsere toplayacagiz. Sonra Allah'a ortak kosanlara: " Hani nerede o Allah'a ortak saydiginiz ortaklariniz?" diyecegiz.

    23- Sonra, (Onlar): "Rabbimiz, Allah'a yemin ederiz ki, biz müsriklerden degildik" demekten baska bir özür bulamayacaklar.

    24- Bak, vicdanlarina karsi nasil yalan söylediler! O uydurduklari putlar da kendilerinden kaybolup gitti.

    25- Içlerinden seni dinleyenler de vardir, fakat biz, onu anlamalarina engel olmak için kalblerinin üstüne örtüler, kulaklarinin içine de agirlik koyduk. Onlar, bütün delilleri görseler bile yine ona inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartisirlar. Ve o kâfirler: "Bu, öncekilerin masallarindan baska bir sey degildir" derler.

    26- Onlar, insanlari Kur'ân'a iman etmekten menederler, hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalniz kendilerini mahvediyorlar ama farkinda degiller.

    27- Onlarin, atesin üzerinde durdurulduklari zaman: "Ne olurdu dünyaya döndürülseydik, Rabb'imizin âyetlerini yalanlamasaydik da müminlerden olsaydik" dediklerini bir görsen!

    28- Hayir, daha önce gizleyip durduklari karsilarina çikti da ondan, yoksa geri çevrilselerdi yine menedildikleri seyi yapmaya dönerlerdi. Çünkü onlar yalancidirlar.

    29- Dediler ki:" Dünya hayatimizdan baska bir hayat yoktur, biz diriltilecek degiliz".

    30- Rablerinin huzurunda durdurulduklari zaman onlari bir görsen! Rableri onlara söyle der: "Bu, bir gerçek degil midir?". Onlar da: "Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir" derler. Rableri de onlara: "Öyleyse inkâriniz sebebiyle azabi tadin!" der.

    31- Allah'in huzuruna çikmayi yalanlayanlar, gerçekten hüsrana ugramislardir. Kiyamet günü ansizin gelince onlar, günahlarini sirtlarina yüklenmis olarak söyle derler: "Dünyada yaptigimiz kusurlardan dolayi yaziklar olsun bize!" Bakin yüklendikleri günah ne kötüdür!

    32- Dünya hayati, eglence ve oyundan baska bir sey degildir. Ahiret yurdu ise, Allah'tan korkanlar için daha hayirlidir. Aklinizi kullanmaz misiniz?

    33 - Onlarin söylediklerinin seni üzdügünü elbette biliyoruz. Onlar aslinda seni yalanlamiyorlar, fakat, o zalimler Allah'in âyetlerini inkâr ediyorlar.

    34- Senden önce de peygamberler yalanlanmisti. Kendilerine yardimimiz gelinceye kadar yalanlanmaya ve eziyet olunmaya sabrettiler. Allah'in sözlerini degistirecek hiçbir kimse yoktur. Süphesiz ki sana, peygamberlerin haberlerinden bir kismi gelmistir.

    35- Eger onlarin yüz çevirmesi sana agir geldiyse, haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebilecegin) bir delik, ya da göge (çikabilecegin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi, elbette onlari hidayet üzerinde toplardi. O halde cahillerden olma!

    36- Daveti ancak dinleyenler kabul ederler. Ölülere gelince, Allah onlari diriltir, sonra O'na döndürülürler.

    37- Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli degil miydi?" De ki: "Süphesiz ki Allah, bir mucize indirmeye kâdirdir, fakat çoklari bilmezler".

    38- Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadiyla uçan hiçbir kus yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasinlar. Biz kitapta hiçbir seyi eksik birakmamisizdir, sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanirlar.

    39- Âyetlerimizi yalanlayanlar, karanliklar içinde kalmis sagir ve dilsizlerdir. Allah diledigi kimseyi sasirtir, diledigi kimseyi de dogru yola koyar.

    40- De ki: "Kendinizi hiç düsündünüz mü, Allah'in azabi size gelse veya kiyamet vakti gelse, Allah'tan baskasina mi yalvarirsiniz? Eger sözünde dogru kimselerseniz cevap verin".

    41- Hayir, yalniz o Allah'a yalvarirsiniz. O da dilerse kaldirilmasini istediginiz belayi kaldirir ve o zaman ortak kostugunuz seyleri unutursunuz.

    42- Süphesiz ki senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Bize yalvarsinlar diye onlari darlik ve sikinti ile yakalayip cezalandirdik.

    43- Hiç olmazsa kendilerine baskinimiz geldigi zaman olsun, yalvarmali degiller miydi? Fakat kalbleri katilasti ve seytan yaptiklarini kendilerine güzel gösterdi.

    44- Kendilerine hatirlatilanlari unuttuklarinda, onlara her seyin kapisini açtik. Nihayet kendilerine verilen o nimetlerle sevinip zevke dalinca onlari azabimizla ansizin yakalayiverdik. Hemen ümitsizlige kapilip saskina döndüler.

    45- Böylece zulmeden kavmin kökü kesildi. Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun.

    46- De ki: "Söyleyin bakalim, eger Allah kulaklarinizi ve gözlerinizi alir da kalblerinize mühür vurursa, Allah'tan baska onlari size getirecek tanri kimdir?". Dikkat et, âyetlerimizi nasil türlü türlü açikliyoruz, sonra da onlar yüz çeviriyorlar?

    47- De ki: "Söyler misiniz bana! Size Allah'in azabi ansizin veya açikça gelirse, zalim toplumdan baskasi mi helak olur?"

    48- Biz peygamberleri, ancak rahmetimizin müjdecileri ve azabimizin habercileri olmak üzere göndeririz. Artik kim iman edip durumunu düzeltirse, onlara hiç korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardir.

    49- Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, yapmakta olduklari fenaliklar yüzünden onlara azap dokunacaktir.

    50- De ki: "Size Allah'in hazineleri benim yanimdadir, demiyorum. Gaybi da bilmiyorum. Ve size, ben bir melegim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düsünmez misiniz?"

    51- Rablerinin huzurunda toplanacaklarindan korkanlari Kur'an'la uyar. Onlar için Allah'tan baska ne bir dost, ne de bir sefaatçi vardir. Gerekir ki Allah'tan korkarlar.

    52- Sirf Allah'in rizasini dileyerek sabah aksam Rab'lerine dua edenleri huzurundan kovma. Onlarin hesabindan sen sorumlu degilsin, onlar da senin hesabindan sorumlu degiller. Onlari yanindan kovdugun takdirde zalimlerden olursun.

    53- Biz onlardan kimini kimi ile, "Allah aramizdan bunlara mi lutfunu layik gördü" desinler diye, iste böyle imtihan ettik. Allah, sükredenleri daha iyi bilen degil midir?

    54- Âyetlerimize inananlar sana geldikleri zaman onlara söyle söyle: Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdi. Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük isleyip de sonra arkasindan tevbe eder, kendini düzeltirse, muhakkak ki O, bagislayan, esirgeyendir".

    55- Suçlularin tuttugu yol açiga çiksin diye, âyetleri iste böyle genisçe açikliyoruz.

    56- De ki: "Süphesiz ki bana, Allah'tan baska yalvardiklariniza ibadet etmem yasaklandi". De ki: "Sizin çarpik isteklerinize uymayacagim, (eger uyarsam) o zaman sapitmis olur, dogru yolda gidenlerden olmamis olurum".

    57- De ki: "Ben Rabbimden apaçik bir delile dayanmaktayim, siz

    ise onu yalanladiniz. O çabuk gelmesini istediginiz azab benim elimde degildir, hüküm ancak Allah'a aittir, gerçegi O anlatir ve O, hakki bâtildan ayirdedenlerin en hayirlisidir".

    58- De ki: "Sizin çabuk gelmesini istediginiz azab benim elimde olsaydi, benimle sizin aranizdaki durum herhalde sonuçlanmis olurdu. Allah, zulmedenleri en iyi bilendir".

    59- Gaybin anahtarlari O'nun katindadir, onlari O'ndan baskasi bilmez, karada ve denizde olanlari O bilir ve bir yaprak düsmez ki, onu O bilmesin; ne topragin karanliklarinda bir tane, ne de kuru ve yas hiçbir sey yoktur ki, o herseyi açiklayan Kitap'ta bulunmasin.

    60- Sizi geceleyin ölü gibi uyutan, gündüzün ne yaptiklarinizi bilen, sonra ölüm âni gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandirip kaldiran O'dur. Sonunda da dönüsünüz ancak O'nadir. Sonra bütün yaptiklarinizi size O haber verecektir.

    61- O, kullari üzerinde hükümranligi sürdürür ve size koruyucular gönderir, sonunda sizden birinize ölüm geldigi vakit elçilerimiz, hiç eksiklik yapmadan, onun canini alirlar.

    62- Sonra da gerçek Mevlâlarina döndürülürler. Dikkatli olun, hüküm ancak O'nundur ve O, hesap görenlerin en süratlisidir.

    63- De ki: "Bizi bu tehlikeden kurtarirsa elbette sükredenlerden olacagiz" diye gizli ve asikâr O'na yalvarip dururken, karanin ve denizin karanliklarindan sizi kim kurtarir?

    64- De ki: "Allah, sizi ondan ve bütün sikintilardan kurtarir, sonra da siz yine ortak kosarsiniz".

    65- De ki: "O'nun üstünüzden ve ayaklarinizin altindan azab göndermeye, yahut sizi firkalara ayirip kiminizin kiminize hincini tattirmaya gücü yeter". Bak, âyetlerimizi nasil inceden inceye açikliyoruz ki, onlar iyice anlasinlar.

    66- Kavmin o (Kur'ân'i) yalan saydi, halbuki o gerçektir . De ki: " Ben sizin vekiliniz degilim".

    67- Her haberin kararlastirilmis bir zamani vardir, siz de onu yakinda bileceksiniz.

    68- Âyetlerimiz hakkinda münasebetsizlige dalanlari gördügün zaman hemen onlardan uzaklas ki, ondan baska söze dalsinlar. Eger seytan bunu sana unutturursa hatirladiktan sonra hemen kalk, o zalimler topluluguyla oturma.

    69- Allah'tan korkanlara o zalimlerin hesabindan bir sorumluluk yoktur. Fakat bu bir hatirlatmadir. Gerekir ki sakinirlar.

    70- Dinlerini bir oyun ve bir eglence edinen ve kendilerini dünya hayatinin aldattigi kimseleri birak! Ve hiçbir kimsenin kazandigi sey yüzünden kendisini helake atmamasini, kendisi için Allah'tan baska hiç bir dost ve hiçbir sefaatçi bulunmadigini Kur'ân ile hatirlat. O, azaptan kurtulmak için bütün varini feda etse, kendisinden alinmaz. Onlar kazandiklari sey yüzünden helake ugratilmislardir. Onlar için, inkâr ettiklerinden dolayi kaynar bir içecek ve can yakici bir azab vardir.

    71- De ki: "Biz Allah'i birakip da bize fayda veya zarar vermeyen seylere mi yalvaralim? Allah bizi dogru yola kavusturduktan sonra ardimiza mi dönelim? Arkadaslari, bize gel, diye dogru yola çagirdiklari halde yeryüzünde saskin saskin dolasip, seytanlarin ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalim?". De ki: "Allah'in gösterdigi yol, yegane dogru yoldur. Bize, bütün âlemlerin Rabb'ine teslim olmamiz emrolundu".

    72- Bize: "Namazi dosdogru kilin, Allah'a karsi gelmekten sakinin" (diye emredildi), toplanacaginiz yer O'nun huzurudur.

    73- Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur. Bir seye "ol" dedigi gün hemen oluverir. O'nun sözü haktir. "Sûr"a üfürüldügü gün de mülk ancak O'nundur. O, gizliyi ve açigi bilendir. O, hikmet sahibi, her seyden haberdardir.

    74- Ibrahim, babasi Âzer'e demisti ki: "sen putlari tanri mi ediniyorsun? Dogrusu ben seni ve kavmini açik bir sapiklik içinde görüyorum".

    75- Böylece biz Ibrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu (muhtesem varliklarini) gösteriyorduk , in inananlardan olsun.

    76- Üzerine gece bastirinca, bir yildiz gördü:"Rabb'im budur" dedi. Yildiz batinca da:" Ben batanlari sevmem" dedi.

    77- Ay'i dogarken gördü: "Rabb'im budur" dedi. O da batinca: "Yemin ederim ki, Rabbim bana dogru yolu göstermeseydi, elbette sapikliga düsen topluluktan olurdum" dedi.

    78- Günes'i dogarken görünce: "Rabb'im budur, bu hepsinden büyük" dedi. O da batinca dedi ki: "Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak kostugunuz seylerden uzagim".

    79- "Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artik ben asla Allah'a ortak kosanlardan degilim".

    80- Kavmi onunla tartismaya basladi. O da onlara dedi ki: "Beni dogru yola eristirdigi halde Allah hakkinda benimle mücadele mi ediyorsunuz? O'na ortak kostuklarinizdan hiç korkmuyorum, ancak Rabbimin diledigi sey hariç. Rabbim ilmiyle her seyi kusatmistir. Hiç düsünmez misiniz?"

    81- "Hakkinda hiçbir delil indirmedigi halde, siz Allah'a ortak kosmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak kostuklarinizdan nasil korkarim?" Eger bilirseniz söyleyin, bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha layiktir?

    82- Iman edenler ve imanlarini zulüm ile karistirmayanlar... Iste güven onlarindir ve dogru yolu bulanlar da onlardir.

    83- Iste bunlar, kavmine karsi Ibrahim'e verdigimiz delillerimizdir. Diledigimizi derecelerle yükseltiriz. Muhakkak Rabbin hikmet sahibidir, bilendir.

    84- Biz ona Ishak'i ve Yakub'u da hediye ettik: Hepsine de dogru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol göstermistik. Biz güzel davrananlara böyle karsilik veririz.

    85- Zekeriyya, Yahya, Isa ve Ilyas'a da (hidayet ettik). Hepsi de salih kullarimizdandi.

    86- Ismail, Elyesa, Yunus ve Lut'u da (hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kildik.

    87- Babalarindan, çocuklarindan ve kardeslerinden bazilarini da (üstün kildik). Onlari seçtik ve dogru yola ilettik.

    88- Iste bu, Allah'in dogru yoludur. Kullarindan diledigini o dogru yola iletir. Eger onlar Allah'a ortak kossalardi, yaptiklari bütün amelleri bosa giderdi.

    89- Iste onlar, kendilerine kitap, hüküm (hikmet ve hükümranlik) ve peygamberlik verdigimiz kimselerdir. Bunlar, ona inanmayacak olurlarsa, yerlerine, onu tanimamazlik etmiyecek bir toplum getiririz.

    90- Bunlar, Allah'in hidayet ettigi kimselerdir. Sen de onlarin hidayetine uy. De ki:"Ben ona karsilik sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece bütün âlemlere bir ögüttür.

    91- Onlar: "Allah insanlara hiçbir sey göndermemistir" demekle, Allah'i geregi gibi taniyamadilar. De ki: Musa'nin insanlara aydinlik ve hidayet olmak üzere getirdigi, sizin parça parça kâgitlara çevirdiginiz, bir kismini belli ettiginiz, birçogunu gizlediginiz; sizinle babalarinizin, sayesinde bilmediginiz birçok seyleri ögrendiginiz Kitab'i kim gönderdi? (Onlara karsi sen) "Allah" de. Sonra onlari birak, bos laflara dalarak oyalansinlar.

    92- Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitaplari tasdik eden, sehirler anasi (Mekke) halkini ve çevresindeki bütün insanligi uyarman için indirdigimiz mübarek bir kitaptir. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarina da devamlidirlar.

    93- Allah'a karsi yalan uyduran, yahut kendisine hiçbir sey vahyolunmadigi halde: "bana vahyedildi" diyen ve: "Allah'in indirdigi gibi bir kitap da ben indirecegim" diye iddiada bulunandan daha zalim kim olabilir? O zalimlerin halini ölüm siddeti içindeyken bir görsen! Melekler onlara ellerini uzatirlar ve:" Ruhunuzu teslim edin. Bugün, Allah'a karsi haksiz seyler söylediginizden ve O'nun âyetlerine karsi böbürlenmenizden dolayi alçaltici bir azapla cezalandiralacaksiniz" derler.

    94- Bugün, sizi ilk defa yarattigimiz zamanki gibi yapayalniz huzurumuza geldiniz, size verdigimiz herseyi arkanizda biraktiniz. Allah'in size göre ortagi olduklarini iddia ederek yardimlarina, sefaatlarina güvendiginiz ortaklari yaninizda görmüyoruz. Aranizdaki bütün baglar artik kesilmis, güvendiklerinizin hepsi kaybolup gitmistir.

    95- Süphesiz ki taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tir. O, ölüden diriyi çikarir, diriden de ölüyü çikaran O'dur. Iste Allah budur. O halde nasil yüz çevirirsiniz?

    96- Karanligi yarip tanyerini agartan O'dur. Geceyi, dinlenmek için; Günes'i, Ay'i (vakitlerinizi) hesaplamak için yaratmistir. Iste bu, her seye galip gelen ve her seyi bilen Allah'in takdiridir.

    97- Kara ve denizin karanliklarinda yolunuzu bulasiniz diye yildizlari sizin için yaratan O'dur. Süphesiz biz, bilen bir toplum için âyetleri genis bir sekilde açikladik.

    98- Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Sonra sizin için bir karar yeri, bir de emanet yeri vardir. Biz âyetlerimizi, anlayan bir toplum için apaçik beyan ettik.

    99- Gökten suyu indiren O'dur. Onunla her çesit bitkiyi çikardik, o bitkiden bir yesillik çikardik, ondan da birbiri üzerine binmis taneler; hurmanin tomurcugundan sarkan salkimlar, üzüm baglari, zeytin ve nar (bahçeleri) çikariyoruz. (Bunlarin) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlasmasina bakin! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardir.

    100- Onlar, Allah'a cinlerden de ortak kostular. Halbuki onlari yaratan O'dur. Bilgileri olmadan O'na ogullar, kizlar uydurdular. O'nun sâni onlarin uydurduklari sifatlardan münezzeh ve yücedir.

    101- Gökleri ve yeri yoktan var eden O'dur. Esi de olmadigi halde, nasil olur da çocugu olur? Her seyi yaratan O'dur. Ve O, herseyi bilendir.

    102- Iste Rabbiniz Allah bu! O'ndan baska ilâh yoktur; O, her seyin yaratanidir. O'na kulluk edin, O her seye vekildir.

    103- Gözler onu göremez, O ise bütün gözleri görür; O, lütuf sahibidir, her seyden haberlidir.

    104- Muhakkak size Rabbinizden basiretler (kalb gözleri) geldi. Artik kim hakki görürse faydasi kendisine, kim de körlük ederse zarari kendisinedir. Ben sizin bekçiniz degilim!

    105- Iste böylece âyetleri türlü türlü çevirip açikliyoruz ki, onlar sana: "Sen bunlari bir yerlerden okuyup ögrenmissin" desinler ve bilen bir toplum için de onu iyice beyan edelim.

    106- Rabbinden sana vahyedilene uy. O'ndan baska ilâh yoktur. Ortak kosanlardan da yüz çevir.

    107- Allah dileseydi, ortak kosmazlardi. Biz, seni onlar üzerine bekçi yapmadik, sen onlara vekil de degilsin!

    108- Onlarin Allah'tan baska yalvardiklarina sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek siniri asip Allah'a sövmesinler. Biz, her ümmete yaptiklari isi böyle süslü gösterdik. Sonunda dönüsleri Rablerinedir. O, onlara ne yaptiklarini haber verir.

    109- Müsrikler, kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka iman edeceklerine dair en agir yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mucizeler ancak Allah katindadir". Onlara mucizeler geldiginde de iman etmeyeceklerini siz nerden bileceksiniz?

    110- Biz onlarin kalblerini ve gözlerini çeviririz de, onlar, ilkin iman etmedikleri gibi, gene de iman etmezler. Biz de onlari taskinliklari içerisinde kör ve saskin birakiriz.

    111- Eger biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konussaydi ve her seyi toplayip karsilarina getirseydik, Allah'in diledikleri hariç, yine de inanacak degillerdi, fakat çoklari bunu bilmezler.

    112- Biz böylece, her peygambere insan ve cin seytanlarini düsman yaptik. Bunlar birbirini aldatmak için süslü sözlerle vesvese verirler.

    Rabbin dileseydi onu yapamazlardi. Artik onlari iftiralari ile basbasa birak.

    113- Bir de ahirete iman etmeyenlerin kalbleri, o yaldizli söze kansin, ondan hoslansin ve isledikleri suçlari islemeye devam etsinler diye böyle yaparlar.

    114- Allah, size Kitab'i (Kur'ân'i) açiklanmis olarak indirdigi halde, ondan baska bir hakem mi arayayim? Kendilerine kitap verdiklerimiz, o Kur'ân'in, gerçekten Rabbin katindan hak olarak indirilmis oldugunu bilirler. O halde sakin süphe edenlerden olma.

    115- Rabbinin sözü hem dogrulukça, hem de adaletçe tamamlanmistir. O'nun sözlerini degistirebilecek hiç kimse yoktur. O, isitendir, bilendir.

    116- Eger yeryüzündekilerin çogunluguna uyarsan seni Allah yolundan saptirirlar. Çünkü onlar sadece "zann"a uyarlar ve saçmalarlar.

    117- Süphesiz ki Rabbin, yolundan kimlerin saptigini çok iyi bilir. O, dogru yolda olanlari da çok iyi bilir.

    118- Eger Allah'in âyetlerine iman ediyorsaniz, Allah'in adi anilarak kesilen hayvanlardan yiyin.

    119- Size ne oluyor da Allah'in adi anilarak kesilenlerden yemiyorsunuz? Halbuki O size, mecbur kalmanizin disinda haram olan seyleri genisce açiklamistir. Dogrusu birçoklari bilmeden keyiflerine uyarak insanlari dogru yoldan saptiriyorlar. Muhakkak ki, Rabbin, siniri asanlari çok iyi bilir.

    120- Günahin açigini da, gizlisini de birakin! Günah kazananlar, yaptiklarinin cezasini çekecekler.

    121- Üzerlerine Allah'in ismi anilmamis olanlardan yemeyin, çünkü onu yemek yoldan çikmaktir. Seytanlar, dostlarina, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eger onlara uyarsaniz, muhakkak ki, Allah'a ortak kosanlardan olursunuz.

    122- Ölü iken hidayetle dirilttigimiz, kendisine insanlar arasinda yürüyecek bir nûr verdigimiz kimse, karanliklar içinde kalip, ondan çikamayan kimse gibi olur mu? Fakat kâfirlere, yaptiklari, böyle süslü gösterilir.

    123- Böylece, her kentte ileri gelenleri, oranin suçlulari yaptik ki, orada hileler çevirsinler. Halbuki bunlar, kötülügü baskasina degil kendilerine yapiyorlar da farkina varmiyorlar.

    124- Onlara bir âyet geldigi zaman: "Allah'in peygamberlerine verilenin aynisi bize de verilmedikçe iman etmeyiz" derler. Allah peygamberligini kime verecegini daha iyi bilir. Suçlu olanlara, yaptiklari hilelerinden dolayi Allah katindan bir zillet ve siddetli bir azap erisecektir.

    125- Allah kimi hidayete erdirmek isterse, onun gönlünü Islâm'a açar. Kimi de saptirmak isterse, sanki göge yükseliyormus gibi, gögsünü dar ve sikintili yapar. Allah, inanmayanlari iste böyle pislik içinde birakir.

    126- Iste Rabbinin dogru yolu budur. Süphesiz biz, hatirlayip ibret alan bir kavim için âyetleri genis bir sekilde açikladik.

    127- Onlar için Rableri katinda selâmet yurdu vardir. Yaptiklari iyi amellerden dolayi, Allah onlarin dostudur.

    128- (Allah), onlarin hepsini topladigi gün, cinlere: "Ey cin toplulugu! Insanlarin çogunu yoldan çikardiniz" der. Insanlardan cinlerin dostu olanlar da söyle derler: "Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandik. Nihayet bize tayin ettigin vademize ulastik". Allah da:"Sizin duraginiz cehennemdir. Orada, Allah'in dilemesi müstesna, ebedi olarak kalacaksiniz" der. Süphesiz Rabbin hikmet sahibidir, her seyi bilendir.

    129- Iste biz böylece, kazandiklari günahlardan dolayi zalimlerin bir kismini, diger bir kismina dost yapariz.

    130- (Allah) "Ey cin ve insan toplulugu! Içinizden size âyetlerimi anlatan ve bugününüze kavusacaginiz hususunda sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" deyince onlar: "Kendi aleyhimize sahidiz" derler. Dünya hayati onlari aldatti ve kendilerinin kâfir olduklarina sahitlik ettiler.

    131- Bu (sundan dolayidir ki) Rabbin, halki habersiz iken ülkeleri zulüm ile helak edici degildir.

    132- Her birinin yaptiklarina göre dereceleri vardir. Rabbin onlarin yaptiklarindan habersiz degildir.

    133- Rabb'in, hiçbir seye muhtaç degildir, merhamet sahibidir. Sizi, baska bir kavmin soyundan getirdigi gibi, dilerse, sizi de yok edip, sizden sonra yerinize diledigini getirir.

    134- Size vaad edilenler muhakkak gelecektir, siz, onun önüne geçemezsiniz.

    135- De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettigince yapacaginizi yapin, ben de yapiyorum. Yakinda (dünya) yurdunun sonunun kimin oldugunu bileceksiniz. Muhakkak zalimler kurtulusa eremezler".
#31.01.2009 10:26 0 0 0
  • CASİYE



    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Hâ, mîm

    2- Bu kitap, Azîz ve Hakîm olan Allah tarafindan indirilmistir.

    3- Süphesiz göklerde ve yerde müminler için birçok âyetler vardir.

    3- Süphesiz göklerde ve yerde müminler için birçok âyetler vardir.

    4- Sizin yaratilisinizda ve çesitli canlilari yeryüzüne yaymasinda kesin olarak inanan kimseler için ibretler vardir.

    5- Gece ile gündüzün degismesinde ve Allah'in gökten bir rizik sebebi olan yagmuru indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgârlari yönlendirmesinde aklini kullanan bir topluluk için nice deliller vardir.

    6- Iste bunlar, Allah'in âyetleridir. Sana onlari hakkiyla okuyoruz. Artik Allah'a ve âyetlerine inanmadiktan sonra hangi söze inanacaklar?

    7- Her günahkâr kisinin vay haline!

    8- O kimse Allah'in kendisine okunan âyetlerini isitir de, sonra sanki kibrinden hiç isitmemis gibi israr eder. Iste sen onu, can yakici bir azabla müjdele!

    9- Âyetlerimizden birsey ögrendigi zaman, onu alaya aliyor. Iste onlar için rezil ve rüsvay edici bir azap vardir.

    10- Ötelerinde cehennem var. Ne kazandiklari seyler, ne de Allah'tan baska edindikleri dostlar, kendilerinden hiçbir seyi (azabi) kaldiramaz. Onlar için büyük bir azab vardir.

    11- Bu Kur'an bir hidâyettir. Rablerinin âyetlerini inkâr edenlere ise, en siddetlisinden acikli bir azab vardir.

    12- Allah O (yüce) zâttir ki, emriyle içinde gemilerin seyretmesi, sizin de O'nun lütfundan rizik aramaniz ve sükretmeniz için denizi emrinize vermistir.

    13- O, göklerde ve yerde bulunan herseyi kendinden bir lütuf olarak sizin hizmetinize vermistir. Süphesiz bunda düsünen topluluklar için ibret ve deliller vardir.

    14- Ey Muhammed! Iman edenlere söyle: Allah'in cezalandiracagi günlerin gelecegini ummayanlari simdilik bagislasinlar. Çünkü Allah her kavmi kazandiklariyla cezalandiracaktir.

    15- Her kim iyi bir is yaparsa onun faydasi kendisinedir. Kim de kötülük yaparsa zarari yine kendinedir. Sonra hep Rabbinize döndürüleceksiniz.

    16- Andolsun ki biz, vaktiyle Israilogullari'na kitap, hüküm ve peygamberlik vermistik. Onlari temiz riziklarla riziklandirmistik. Ve onlari âlemlerden üstün kilmistik.

    17- Din hususunda onlara apaçik deliller verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra aralarindaki çekememezlik ve düsmanlik yüzünden ayriliga düsmüslerdi. Süphesiz Rabbin, ayriliga düstükleri seylerde, kiyâmet günü aralarinda hükmedecektir.

    18- Sonra (Ey Muhammed) seni din hususunda apaçik bir seriat sahibi kildik. Sen ona uy, bilmeyenlerin hevâ ve heveslerine uyma.

    19- Çünkü onlar Allah'tan gelecek hiçbir seyi senden uzaklastiramazlar. Süphesiz zâlimler, birbirlerinin dostlaridir. Allah ise müttakilerin dostudur.

    20- Bu (Kur'an) insanlarin kalb gözünü açan bir nur, kesin bilgi edinmek isteyen bir toplum için de hidâyet ve rahmettir.

    21- Yoksa, kötülük isleyenler, hayatlarinda ve ölümlerinde kendilerini, iman edip iyi ameller isleyen kimselerle bir tutacagimizi mi zannettiler? Ne kötü hüküm veriyorlar!

    22- Halbuki Allah, gökleri ve yeri hak ile yaratti. Hem de herkese yaptiginin karsiligi verilmek üzere, onlara asla haksizlik edilmez.

    23- (Ey Muhammed!) Hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen, Allah'in kendi ilmi dahilinde saptirdigi, kulagini ve kalbini mühürleyip gözüne perde çektigi kimseyi görüyor musun? Simdi onu Allah'tan baska kim hidâyete erdirebilir? Hala düsünmez misiniz?

    24- Hem müsrikler dediler ki: "Hayat, ancak bu dünya hayatimizdan ibarettir. Ölürüz ve yasariz. Bizi ancak geçen zaman yokluga sürükler. Halbuki onlarin bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar, sadece böyle zannederler.

    25- Kendilerine âyetlerimiz açikça okundugu zaman; "Eger sözünüzde dogru iseniz atalarimizi diriltip getirin." demekten baska söylenecek hiçbir delil yoktur.

    26- (Ey Muhammed!) De ki: "Allah sizi diriltir. Sonra sizi o öldürür, sonra da geleceginde süphe olmayan kiyamet gününde (diriltip) bir araya toplar. Fakat insanlarin çogu bilmezler.

    27- Göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'indir. Kiyâmetin kapacagi gün varya, iste o gün batila sapanlar hep hüsrana düsecekler.

    28- O gün her ümmeti, diz çökmüs görürsün. Her ümmet, kendi kitabina çagirilir, onlara: "Bugün yaptiginiz amellerin cezasi verilecektir.

    29- Iste kitabiniz, yüzünüze karsi hakki söylüyor, çünkü biz sizin yaptiklarnizi hep kaydediyorduk." (denir).

    30- Iman edip iyi isler yapanlara gelince; Rableri onlari rahmeti içine koyacaktir. Iste apaçik kurtulus budur.

    31, Ama kâfirlere gelince; onlara da denilir ki; "Size âyetlerim okunmadi mi? Siz büyüklük tasladiniz ve günah isleyen bir kavim oldunuz degil mi?

    32- Allah'in vaadi gerçektir. "O kiyâmetin geleceginde süphe yoktur." denildiginde "Kiyamet nedir bilmiyoruz." Yalniz bir zandan ibârettir saniyoruz. Fakat bu hususta kesin bir bilgimiz yok." derdiniz.

    33- Derken yaptiklari amellerin kötülügü gözlerinin önüne serildi, alay edip durduklari sey onlari kusativerdi.

    34- O gün kâfirlere söyle denilir; "Siz, dünyada bugüne kavusmayi nasil unuttuysaniz, biz de bugün sizi öylece unutacagiz. Yeriniz atestir ve sizin için yardimcilardan bir kimse de yoktur."

    35- Bunun sebebi sudur; Siz Allah'in âyetlerini alaya aldiniz, dünya hayati sizi aldatti. Artik bugün onlar, atesten çikarilmayacaklar ve kendilerinden özür dilemeleri de kabul edilmeyecektir.

    36- Hamd, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.

    37- Göklerde ve yerde büyüklük ve hâkimiyet O'nundur. O, Aziz'dir (herseye galiptir); Hakîm'dir (hüküm ve hikmet sahibidir).



    CİN



    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Deki: Hakikat bir takim cinnin Kur'ân dinleyip de söyle dedikleri bana vahyedildi. Süphesiz biz, hayret verici bir Kur'ân dinledik.

    2- O Kur'ân hidayete erdiriyor, biz de ona iman ettik. Rabbimize hiçbir seyi ortak kosmayacagiz.

    3- Dogrusu, Rabbimizin sani çok yüksektir. Ne bir arkadas edinmistir, ne de bir çocuk.

    4- Meger bizim beyinsiz (Iblis), Allah hakkinda saçma seyler söylüyormus.

    5- Dogrusu biz insanlari ve cinleri Allah'a karsi asla yalan söylemez sanmisiz.

    6- Dogrusu insanlardan bazi erkekler, cinlerden bazi erkeklere siginirlardi da onlarin simarikliklarini artirirlardi.

    7- Dogrusu onlar sizin zannettiginiz gibi, zannetmislerdi ki, Allah asla kimseyi Peygamber göndermeyecek.

    8- (Cinler, dediler ki): "Biz göge dokunduk, onu kuvvetli bekçiler ve alevlerle dolu bulduk."

    9- "Dogrusu biz gögün bazi mevkilerinde dinlemek için otururduk. Fakat simdi her kim dinleyecek olursa kendini gözetleyen parlak bir alev buluyor."

    10- "Dogrusu biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayir mi diledi?"

    11- Dogrusu bizler; bizden iyi olanlar da var, olmayanlar da var. Biz çesitli yollara ayrilmisiz.

    12- "Dogrusu biz anladik ki, Allah'i yerde acze düsürmemize imkân yok. Kaçmakla da O'nu asla âciz birakamayacagiz."

    13- "Dogrusu biz o hidayet rehberini dinledigimizde ona iman ettik. Kim Rabbine inanirsa, ne hakkinin eksik verilmesinden korkar, ne de kendisine kötülük edilmesinden."

    14- "Ve biz, bizlerden müslümanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Müslüman olanlar, iste onlar dogru yolu arayanlardir."

    15- Ama yoldan çikanlar, iste onlar cehenneme odun olmuslardir.

    16. Onlar gerçekten o yol üzere dosdogru gitselerdi, elbette kendilerine bol bir su verirdik.

    17- Ki onlari onunla sinayalim. Kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.

    18- Mescitler kuskusuz Allah'indir. O halde Allah ile birlikte kimseye yalvarmayin.

    19- Allah'in kulu (Hz. Peygamber) kalkmis O'na dua ederken, neredeyse (cinler) onun etrafinda keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

    20- De ki: "Ben ancak Rabbime dua eder ve O'na hiçbir seyi ortak kosmam"

    21- De ki, "Haberiniz olsun, ben size kendiligimden ne bir zarar verebilirim, ne de bir yol gösterebilirim."

    22- De ki, "Allah'tan beni kimse kurtaramaz ve ben O'ndan baska bir siginacak bulamam."

    23- "Benim yapabilecegim, sadece Allah'tan size duyuru yapmak ve O'nun elçilik görevlerini yerine getirmektir." Artik kim Allah'a ve onun elçisine bas kaldirirsa, ona içinde ebedi kalacaklari cehennem atesi vardir.

    24- Kendilerine vaad edilen seyi gördükleri zaman, kimin yardimcisinin en zayif ve en az oldugunu bileceklerdir.

    25- De ki: "Ben bilmem, o size vaad edilen sey yakin mi, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar.."

    26- O bütün gaybi bilir. Fakat gaybini hiç kimseye açmaz.

    27- Ancak seçtigi elçiye açar. Çünkü onun önünden ve ardindan gözetleyiciler salar.

    28-Bilsin diye ki, onlar Rablerinin elçiliklerini yerine getirmislerdir. Allah onlarda bulunan her seyi kusatmis ve her seyi bir bir saymistir.



    CUMUA



    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Göklerde ve yerde olanlarin hepsi padisah, mukaddes, azîz ve hakîm olan Allah'i tesbih etmektedir.

    2- O'dur ki ümmiler içinde, kendilerinden olan ve onlara Allah'in âyetlerini okuyan, onlari temizleyen, onlara kitap ve hikmeti ögreten bir Peygamber gönderdi. Oysa onlar, önceden apaçik bir sapiklik içinde idiler.

    3- Henüz onlara katilmamis bulunan diger insanlara da (o Peygamberi göndermistir). O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

    4- Bu, Allah'in lütfudur. Allah, büyük lütuf sahibidir.

    5- Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu tasimayanlarin durumu, kitaplar tasiyan esegin durumu gibidir. Allah'in âyetlerini yalanlayanlarin durumu ne kötüdür. Allah zalim toplumu dogru yola iletmez.

    6- De ki: "Ey Yahudi olanlar! Eger insanlar arasinda yalniz sizin, Allah'in dostlari oldugunuzu saniyorsaniz, o halde ölümü temenni edin, dogru iseniz?"

    7- Ama onlar, ellerinin (yapip) öne sürdügü (isler) yüzünden ölümü asla temenni etmezler. Allah zalimleri bilir.

    8- De ki: "Sizin kendisinden kaçtiginiz ölüm, muhakkak sizi bulacaktir. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilene döndürüleceksiniz. O size (bütün) yaptiklarinizi haber verecektir.

    9- Ey inananlar! Cuma günü namaz için çagrildigi(niz) zaman, Allah'i anmaya kosun, alisverisi birakin. Eger bilirseniz, bu sizin için daha hayirlidir.

    10- Namaz kilindiktan sonra yeryüzüne dagilin ve Allah'in lütfundan (nasibinizi) arayin. Allah'i çok anin ki kurtulusa eresiniz.

    11-Bir ticaret ve eglence gördükleri zaman hemen dagilip ona gittiler ve seni ayakta biraktilar. De ki: "Allah'in yaninda bulunan, eglenceden ve ticaretten de hayirlidir. Allah, rizik verenlerin en hayirlisidir."
#31.01.2009 10:25 0 0 0
  • BELED



    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Andolsun bu beldeye

    2- Ki sen bu beldede oturmaktasin.

    3- Ve and olsun baba ve çocuguna.

    4- Biz insani gerçekten bir sikinti içinde yarattik.

    5- Insan, kendisine karsi kimse güç yetiremez mi saniyor?

    6- Ben, yigin yigin mal yok ettim diyor.

    7- Kendisini bir gören olmadi mi saniyor?

    8- Biz ona iki göz vermedik mi?

    9- Bir dil ve iki dudak?

    10- Ona iki yolu gösterdik.

    11- Fakat o, o sarp yokusa gögüs veremedi.

    12- Bildin mi sen, o sarp yokus nedir?

    13- Köle azat etmek,

    14- Veya salgin bir kitlik gününde yemek yedirmektir,

    15- Yakinligi olan bir yetime,

    16- Veya hiçbir seyi olmayan yoksula.

    17- Sonra da iman edip de sabri tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktir.

    18- Iste bunlar, amel defterleri saglarindan verilenlerdir.

    19- Âyetlerimizi tanimayanlar ise, onlardir iste amel defterleri sollarindan verilenler.

    20-Onlarin üzerlerine bir ates bastirilip kapilari kapanacaktir.



    BEYYİNE


    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Kitap ehlinden ve müsriklerden (Hakk'i) tanimayanlar, kendilerine açik delil gelinceye kadar inkârlarindan ayrilacak degillerdi.

    2- (Bu delil), tertemiz sayfalari okuyan, Allah tarafindan gönderilmis bir peygamberdir.

    3- O sayfalarda, en dogru hükümler vardir.

    4- Kitap ehli, ancak kendilerine apaçik delil geldikten sonra ayriliga düstüler.

    5- Halbuki onlar, dini sadece Allah'a tahsis ederek, Allah'i birleyerek, ancak Allah'a ibadet etmekle, namazi kilmakla ve zekati vermekle emrolunmuslardir. Iste dosdogru din budur.

    6- Kâfirler, gerek kitap ehlinden olsun gerek puta tapanlardan olsun muhakkak, cehennem atesindedirler. Orada ebedî olarak kalacaklardir. Onlar, insanlarin en serlileridir.

    7- Inanan ve güzel amel isleyenler de insanlarin en hayirlilaridir.

    8-Rableri katinda onlarin mükâfati, altlarindan irmaklar akan Adn cennetleridir. Orada ebedî olarak kalacaklardir. Allah onlardan razi olmus, onlar da O'ndan razi olmuslardir. Iste bu mükâfat, Rabbine saygi gösterene mahsustur.



    BURUC



    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Burçlar sahibi gökyüzüne,

    2- Vaad olunan o güne,

    3- Sahitlik edene ve edilene andolsun ki,

    4- Kahroldu o hendegin sahipleri,

    5- O çirali atesin,

    6- Hani o atesin basina oturmuslar,

    7- Müminlere yaptiklarini seyrediyorlardi.

    8- Müminlere kizmalarinin sebebi de, onlarin yalniz çok güçlü ve övgüye lâyik olan Allah'a iman etmeleri idi.

    9- O Allah ki, göklerin ve yerin hükümranligi O'nundur ve Allah her seye sahittir.

    10- Inanan erkek ve kadinlara iskence yapip sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabi ve yangin azabi vardir.

    11- Inanan ve iyi amel yapanlar için de altindan irmaklar akan cennetler vardir. Iste büyük kurtulus odur.

    12- Kuskusuz Rabbinin yakalamasi serttir.

    13- Yoktan o yaratir ve tekrar o diriltir.

    14- Bununla beraber çok bagislayandir, çok sevendir.

    15- Ars'in sahibidir, yücedir.

    16- Diledigini yapandir.

    17- O ordularin kissasi sana geldi mi?

    18- Yani Firavun ve Semud'un?

    19- Fakat o inkarcilar hâlâ bir yalanlama içinde.

    20- Oysa Allah onlari arkalarindan kusatmistir.

    21- Hayir o serefli bir Kur'ân'dir.

    22-Levh-i Mahfuz'dadir.
#31.01.2009 10:25 0 0 0
  • ASR


    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Asra yemin olsun ki,

    2- Insan mutlaka ziyandadir.

    3-Ancak iman edenler, salih amel (iyi isler) isleyenler, birbirlerine hakki tavsiye eden ve sabri tavsiye edenler bunun disindadir

    BAKARA



    Bismillahirrahmanirrahim

    1- (Elif, Lâm, Mîm.)

    2- İşte o kitap, bunda şüphe yok, müttakiler (kötülükten korunacaklar) için hidayettir.

    3- Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar.

    4- Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler, hem senden önce indirilene. Ahirete de bunlar kesinlikle iman ederler.

    5- Bunlar, işte Rabblerinden bir hidayet üzerindedirler ve bunlar işte felaha erenlerdir.

    6- Şu muhakkak ki inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir. Onlar inanmazlar.

    7- Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır. Ve büyük azab onlaradır.

    8- İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık." derler.

    9- Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Halbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar.

    10- Kalplerinde hastalık vardır. Allah da onların hastalığını arttırmıştır. Yalan söylemelerine karşılık onlara elem verici bir azab vardır.

    11- Hem onlara: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın." denildiğinde: "Biz ancak ıslah edicileriz." derler.

    12- İyi bilin ki, onlar ortalığı bozanların ta kendileridir, fakat anlamazlar.

    13- Onlara: "İnsanların (müslümanların) inandığı gibi inanın." denilince, "Biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız?" derler. İyi bilin ki, asıl beyinsiz kendileridir fakat bilmezler.

    14- Onlar iman edenlere rastladıkları zaman: "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyle yalnız kaldıkları zaman: "Biz, sizinle beraberiz, biz sadece (onlarla) alay ediyoruz." derler.

    15- (Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir.

    16- İşte onlar o kimselerdir ki, hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar da, ticaretleri kâr etmedi, doğru yolu da bulamadılar.

    17- Onların durumu, bir ateş yakanın durumu gibidir. (Ateş) çevresini aydınlatır aydınlatmaz Allah onların (gözlerinin) nurlarını giderdi ve onları karanlıklar içinde bıraktı, artık görmezler.

    18- (Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

    19- Yahut (onların durumu), gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürlemesi ve şimşek(ler) bulunan bir yağmur(a tutulmuşun hali) gibidir. Yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, inkârcıları tamamen kuşatmıştır.

    20- O şimşek nerdeyse gözlerini (n nûrunu) kapıverecek. Önlerini aydınlattımı ışığında yürürler, karanlık üzerlerine çöktümü de dikilip kalırlar. Allah dilemiş olsaydı işitmelerini, görmelerini de alıverirdi. Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.

    21- Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb'inize kulluk edin ki (Allah'ın) azabından korunasınız.

    22- O (Rabb) ki yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile, Allah'a eşler koşmayın.

    23- Eğer kulumuz (Muhammed)a indirdiğimiz (Kur'ân)den şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin, Allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın; eğer doğru iseniz.

    24- Yok yapamadıysanız, ki hiçbir zaman yapamayacaksınız, o halde yakıtı insanlar ve taşlar olan, inkârcılar için hazırlanmış ateşten sakının.

    25- İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: "Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir" derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar.

    26- Muhakkak ki Allah bir sivri sineği, hatta daha üstününü misal getirmekten çekinmez. İman edenler bilirler ki, o şüphesiz haktır, Rabb'lerındandır. Ama küfre saplananlar: "Allah böyle bir misal ile ne demek istedi?" derler. Allah onunla birçoklarını şaşırtır, yine onunla birçoklarını yola getirir. Onunla ancak o fasıkları şaşırtır.

    27- Onlar ki, söz verip andlaştıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozarlar. Allah'ın birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte zarara uğrayanlar onlardır.

    28- Allah'ı nasıl inkâr edersiniz ki, ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona ***ürüleceksiniz.

    29- O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı . Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.

    30- Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (Melekler): "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi.

    31- Ve Âdem'e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: "Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin." dedi.

    32- Dediler ki: "Yücesin sen (ya Rab!). Bizim, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin, hakîmsin".

    33- (Allah): "Ey Âdem, bunlara onları isimleriyle haber ver." dedi. Bu emir üzerine Âdem onlara isimleriyle onları haber verince, (Allah): "Ben size, ben göklerin ve yerin gayblarını bilirim, sizin açıkladığınızı da,

    içinizde gizlediğinizi de bilirim" dememiş miydim?" dedi.

    34- Ve o zaman meleklere: "Âdem'e secde edin!" dedik, hemen secde ettiler. Yalnız İblis dayattı, kibrine yediremedi, inkârcılardan oldu.

    35- Dedik ki: "Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

    36- Bunun üzerine şeytan onları(n ayağını) oradan kaydırdı, içinde bulundukları (cennet yurdu)ndan çıkardı. Biz de: "Birbirinize düşman olarak inin, orada belirli bir vakte kadar sizin için bir karar yeri ve bir nasib vardır." dedik.

    37- Derken Âdem Rabb'ından birtakım kelimeler aldı, (onlarla tevbe etti. O da) tevbesini kabul etti. Muhakkak O, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.

    38- Onlara dedik ki: "Hepiniz oradan inin. Size benim tarafımdan bir hidayet rehberi geldiğinde, kim o hidayetçimin izinde giderse, onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

    39- İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennem ehlidirler. Orada ebedî olarak kalacaklardır.

    40- Ey İsrailoğulları, size verdiğim nimetimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü tutun ki, ben de size verdiğim sözü tutayım ve sadece benden korkun!

    41- Yanınızdakini (Tevrat'ı) tasdik edici olarak indirdiğim (Kur'ân)a iman edin, O'nu, inkar edenlerin ilki siz olmayın, benim âyetlerimi birkaç paraya değişmeyin. Ancak benden korkun.

    42- Hakk'ı batıla karıştırıp da, bile bile hakkı gizlemeyin.

    43- Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.

    44- İnsanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz? Halbuki kitab (Tevrat)ı okuyorsunuz. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?

    45- Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah'a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir.

    46- Onlar ki, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.

    47- Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti ve vaktiyle sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın.

    48- Ve öyle bir günden korunun ki, kimse kimsenin yerine bir şey ödeyemez, kimseden şefaat da kabul edilmez, kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım da yapılmaz.

    49- (Hem hatırlayın ki bir zaman
#31.01.2009 10:24 0 0 0
  • ANKEBUT


    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Elif, Lâm, Mîm.

    2- Insanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "Iman ettik" demeleriyle birakilivereceklerini mi sandilar?

    3- Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmisizdir. Elbette Allah, dogrulari ortaya çikaracak, yalancilari da mutlaka ortaya koyacaktir.

    4- Yoksa kötülükleri yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sandilar? Ne kadar kötü (ve yanlis) hüküm veriyorlar!

    5- Her kim Allah'a kavusmayi umuyorsa bilsin ki, Allah'in tayin ettigi o vakit elbette gelecektir. O her seyi isiten ve bilendir.

    6- Cihad eden ancak kendisi için cihad etmis olur. Süphesiz Allah, âlemlerden müstagnidir.

    7- Iman edip iyi isler yapanlarin kötülüklerini elbette örteriz ve onlara, yaptiklarinin daha güzeli ile karsilik veririz.

    8- Biz insana, ana babasina iyi davranmasini tavsiye etmisizdir. Eger onlar, seni, hakkinda bilgin olmayan bir seyi (körü körüne) bana ortak kosman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Dönüsünüz ancak banadir. O zaman, size yapmis olduklarinizi haber verecegim.

    9- Iman edip iyi isler yapanlari, muhakkak salihler (zümresi) içine katariz.

    10- Insanlardan kimi vardir ki, "Allah'a inandik" der; fakat Allah ugrunda eziyete ugratildigi zaman, insanlarin iskencesini Allah'in azabi gibi tutar. Halbuki Rabbinden bir yardim gelecek olsa, mutlaka, "Dogrusu biz de sizinle beraberdik" derler. Acaba Allah, herkesin kalbindekileri en iyi bilen degil midir?

    11- Allah, elbette (O'na gönülden) iman edenleri de, iki yüzlüleri de bilir.

    12- Kâfirler, iman edenlere, "Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarinizi biz yüklenelim" derler. Halbuki onlarin hiçbir günahini yüklenecek degillerdir. Gerçekte onlar, kesinlikle yalan söylemektedirler.

    13- (Fakat gerçek su ki) elbette kendi yüklerini, kendi yükleriyle birlikte nice yükleri (baskalarini saptirmanin vebalini) tasiyacaklar ve uydurup durduklari seylerden kiyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

    14- Andolsun ki Nuh'u kendi kavmine gönderdik de, o dokuz yüz elli yil onlarin arasinda kaldi. Sonunda, onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayiverdi.

    15- Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardik ve bunu âlemlere bir ibret yaptik.

    16- Ibrahim'i de gönderdik. O kavmine söyle demisti: "Allah'a kulluk edin, O'na karsi gelmekten sakinin. Eger bilmis olsaniz bu sizin için daha hayirlidir."

    17- "Siz Allah'i birakip sadece birtakim putlara tapiyor, asilsiz sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'i birakip da taptiklariniz, size rizik veremezler. O halde rizki Allah katinda arayin. O'na kulluk edin. Ancak O'na döndürüleceksiniz."

    18- Eger (size teblig edileni) yalan sayarsaniz, bilin ki sizden önceki birçok milletler de yalan saymislardi. Peygambere düsen yalniz açik bir tebligdir.

    19- Allah'in mahlukunu ilk bastan nasil yarattigini, sonra bunu tekrarladigini görmediler mi? Süphesiz bu, Allah'a göre kolaydir.

    20- De ki: "Yeryüzünde gezip dolasin da, Allah ilk bastan nasil yaratmis bakin. Iste Allah bundan sonra (ayni sekilde) ahiret hayatini da yaratacaktir." Gerçekten Allah her seye kadirdir.

    21- O, diledigine azab eder, diledigine rahmet eder. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

    22- Siz ne yeryüzünde, ne de gökte (Allah'i) aciz birakamazsiniz. Allah'tan baska bir dost ve yardimci da bulamazsiniz.

    23- Allah'in âyetlerini ve O'na kavusmayi inkâr edenler var ya, iste onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmislerdir ve onlar için acikli bir azab vardir.

    24- Kavminin (Ibrahim'e) cevabi ise, "Onu öldürün, yahut yakin!" demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu atesten kurtardi. Dogrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardir.

    25- (Ibrahim onlara) dedi ki: "Siz, sirf aranizdaki dünya hayatina has muhabbet ugruna Allah'i birakip birtakim putlar edindiniz. Sonra kiyamet günü (geldiginde) ise, kiminiz kiminizi tanimayacak, kiminiz kiminizi lanetleyecektir. Varacaginiz yer cehennemdir. Ve hiç yardimciniz da yoktur."

    26- Bunun üzerine ona sadece Lut iman etti. (Ibrahim) de dedi ki: "Ben Rabbime hicret edecegim. Süphe yok ki O çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir."

    27- O'na Ishak ve Yakub'u bagisladik. Peygamberligi ve kitaplari, onun soyundan gelenlere verdik. Onu dünyada mükafatlandirdik. Süphesiz o, ahirette de salihler (zümresin)dendir.

    28- Lut'u da gönderdik. O kavmine demisti ki: "Gerçekten siz, daha önce hiçbir milletin yapmadigi bir hayasizligi yapiyorsunuz!"

    29- "(Bu ilâhî ikazdan sonra) siz, ille de erkeklere yaklasacak, yol kesecek ve toplantilarinizda edepsizlik yapacak misiniz?" Kavminin cevabi ise, söyle demelerinden ibaret oldu: "Dogru söyleyenlerden isen Allah'in azabini getir bize!"

    30- (Lut "Ey Rabbim! Su fesatçilar güruhuna karsi bana yardim eyle" dedi.

    31- Elçilerimiz Ibrahim'e (iki ogul verecegimize dair) müjdeyi getirdiklerinde söyle dediler: "Biz bu memleket halkini helak edecegiz. Çünkü oranin halki zalim kimselerdir."

    32- (Ibrahim) dedi ki: "Ama orada Lut var!" Söyle cevap verdiler: "Biz orada kimlerin bulundugunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracagiz. Yalniz karisi müstesna; o geride (azabda) kalacaklar arasindadir. "

    32- (Ibrahim) dedi ki: "Ama orada Lut var!" Söyle cevap verdiler: "Biz orada kimlerin bulundugunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracagiz. Yalniz karisi müstesna; o geride (azabda) kalacaklar arasindadir. "

    33- Elçilerimiz Lut'a gelince, onlar hakkinda tasalandi. Ve onlar(i düsünmesi) sebebiyle takatten düstü. O'na: "Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de, aileni de kurtaracagiz. Yalniz (azabda) kalacaklar arasinda bulunan karin müstesna" dediler.

    34- "Biz süphesiz bu memleket halkinin üzerine, yoldan çikmalarina karsilik (feci) bir azab indirecegiz."(dediler).

    35- Andolsun ki biz, aklini kullanacak bir kavim için oradan apaçik bir ibret nisanesi birakmisizdir.

    36- Medyen'e de kardesleri Suayb'i gönderdik ve Suayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe ümit baglayin, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karisiklik çikarmayin!" dedi.

    37- Fakat onu yalancilikla itham ettiler. Derken, kendilerini bir sarsinti yakalayiverdi ve yurtlarinda diz üstü çökekaldilar.

    38- Ad ve Semud'u da (helak ediverdik). Sizin için, (onlarin basina nelerin geldigi) oturduklari yerlerden apaçik anlasilmaktadir. Seytan onlara

    yaptiklari isleri güzel gösterip onlari dogru yoldan çikardi. Oysa bakip görebilecek durumdaydilar.

    39- Karun'u, Firavun'u ve Hâmân'i da (helak ettik). Andolsun ki, Musa onlara apaçik deliller getirmisti de onlar yeryüzünde büyüklük taslamislardi. Halbuki (azabimizi asip ) geçebilecek degillerdi.

    40- Nitekim onlardan herbirini günahlari sebebiyle suç üstü yakaladik: Kiminin üzerine taslar savuran rüzgarlar gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda bogduk. Allah onlara zulmetmiyor, asil onlar kendilerine yazik ediyorlardi.

    41- Allah'tan baska dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümcegin durumu gibidir. Halbuki, evlerin en çürügü süphesiz örümcek

    yuvasidir. Keske bilselerdi.

    42- Allah, onlarin kendisini birakipta hangi seye yalvardiklarini süphesiz ki bilir. O mutlak güç ve hikmet sahibidir.

    43- Iste biz bu temsilleri insanlar için getiriyoruz; fakat onlari ancak bilenler düsünüp anlayabilir.

    44- Allah gökleri ve yeri hak olarak yaratti. Süphesiz bunda, iman edenler için bir nisane bulunmaktadir.

    45- Sana vahyedilen Kitabi oku ve namazi kil. Muhakkak ki namaz hayasizliktan ve kötülükten alikoyar. Allah'i anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptiklarinizi bilir.

    46- Içlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak, en güzel yoldan

    mücadele edin ve deyin ki: "Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilâhimiz da, sizin ilâhiniz da birdir ve biz O'na teslim olmusuzdur."

    47- (Resulüm!) Iste sana (önceki kitaplari tasdik eden) bu kitabi indirdik. Onun için, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Sunlardan da ona iman eden nice kimseler vardir. Ayetlerimizi ancak kâfirler bile bile inkâr eder.

    48- Sen bundan önce, ne bir yazi okur, ne de elinle onu yazardin. Öyle olsaydi, batila uyanlar kusku duyarlardi.

    49- Hayir, o (Kur'ân), kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde (yer eden) apaçik âyetlerdir. Ayetlerimizi ancak ve ancak zalimler bile bile inkâr eder.

    50- "Ona Rabbinden (baskaca) mucize indirilmeli degil miydi?" derler. Cevaben de ki: "Mucizeler ancak Allah'in katindadir. Ben ise sadece apaçik bir uyariciyim."

    51- Sana indirdigimiz ve onlara okunmakta olan kitap, kendilerine yetmedi mi? Bunda iman edecek bir kavim için elbette bir rahmet ve ögüt vardir.

    51- Sana indirdigimiz ve onlara okunmakta olan kitap, kendilerine yetmedi mi? Bunda iman edecek bir kavim için elbette bir rahmet ve ögüt vardir.

    52- De ki: Benimle sizin aranizda sahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Batila inanip inkâr edenler var ya, iste ziyana ugrayacaklar onlardir.

    53- Senden azabi çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Eger önceden tayin edilmis bir vade olmasaydi, azab elbette onlara gelip çatmisti. Fakat yine de, hiç farkina varmadiklari bir sirada o kendilerine mutlaka gelecektir.

    54- (Evet) senden azabi çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Halbuki cehennem, hiç süpheleri olmasin, kâfirleri kusatacaktir.

    55- O günde azap, onlari hem üstlerinden, hem ayaklarinin altindan saracak ve Allah (onlara), "Yaptiklarinizin cezasini tadin!" diyecektir.

    56- Ey iman eden kullarim! Süphesiz benim yarattigim yeryüzü genistir. O halde yalniz bana kulluk edin.

    57- Her can ölümü tadacaktir. Sonunda bize döndürüleceksiniz.

    58- Iman edip güzel isler yapanlari, (evet) muhakkak ki onlari, altlarindan irmaklar akan ve içinde ebedî kalacaklari cennet kösklerine yerlestirecegiz. (Böyle iyi) isler yapanlarin mükafati ne güzeldir!

    59- Ki onlar, sabretmis olup yalniz Rablerine güvenip dayanmaktadirlar.

    60- Nice hayvanlar var ki, rizkini (biriktirip yaninda) tasimiyor. Çünkü onlarin da, sizin de rizkinizi Allah veriyor. O, her seyi isitir ve bilir.

    61- Andolsun ki onlara, "Gökleri ve yeri yaratan, günesi ve ayi buyrugu altinda tutan kimdir?" diye sorsan "Allah" derler. O halde nasil (haktan) çevrilip döndürülüyorlar?

    62- Allah, kullarindan diledigine rizki bol bol verir, diledigine de kisar. Süphesiz Allah, her seyi hakkiyla bilendir.

    63- Andolsun ki onlara, "Gökten su indirip, onunla ölümünün ardindan

    yeryüzünü canlandiran kimdir?" diye sorsan, mutlaka, "Allah " derler. De ki: (Öyleyse) hamd de Allah'a mahsustur. Fakat çoklari akillarini kullanmazlar.

    64- Bu dünya hayati sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, iste asil hayat odur. Keske bilmis olsalardi.

    65- Baksana, gemiye bindikleri zaman, dini yalniz O'na has kilarak (ihlasla) Allah'a yalvarirlar. Fakat onlari salimen karaya çikarinca, bir bakarsin ki, (Allah'a) ortak kosmaktadirlar.

    66- Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler ve safâ sürsünler bakalim! Ama yakinda bilecekler.

    67- Çevrelerinde insanlar kapilip ***ürülürken (öldürülürken, ya da esir edilirken), bizim (Mekke'yi) güven içinde kudsî bir yer yaptigimizi görmediler mi? Hâlâ batila inanip Allah'in nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    68- Allah'a karsi yalan uyduran, yahut kendisine hak gelmisken onu yalan sayandan daha zalim kimdir? Cehennemde kâfirlere yer mi yok?

    69- Ama bizim yolumuzda cihad edenleri, elbette kendi yollarimiza eristirecegiz. Hiç süphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir.


    ARAF


    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Elif, lâm, mîm, sâd.

    2- (Bu,) sana indirilen bir Kitab'tir. Onunla (insanlari) uyarman ve inananlara ögüt (vermen) hususunda gögsünde bir sikinti olmasin.

    3- (Ey insanlar) Rabbinizden, size indirilene uyun ve O'ndan baska dostlara uymayin. Ne kadar da az ögüt aliyorsunuz!

    4- Nice kentler helak ettik. Gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabimiz onlara geliverdi.

    5- Azabimiz onlara geldiginde "Biz gerçekten zalimlermisiz!" demelerinden baska yalvarislari kalmadi.

    6- Kendilerine elçi gönderilmis olanlara da soracagiz, gönderilen elçilere de soracagiz.

    7- Ve elbette onlara, olan-biten herseyi bir bilgi ile anlatacagiz; çünkü biz onlardan uzak degiliz.

    8- O gün (amelleri tartacak) terazi haktir. Kimin (sevap) tartilari agir gelirse, iste onlar kurtulanlardir.

    9- Kimin (sevap) tartilari hafif gelirse, iste onlar da âyetlerimize haksizlik etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardir.

    10- Dogrusu Biz sizi yeryüzünde, yerlestirdik, orada size geçimlikler verdik; ne kadar da az sükrediyorsunuz!

    11- Sizi yarattik, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalniz Iblis, secde edenlerden olmadi.

    12- (Allah) buyurdu: "Sana emrettigim zaman, seni secde etmekten alikoyan nedir?" (Iblis): "Ben, dedi, ondan hayirliyim; beni atesten yarattin, onu çamurdan yarattin."

    13- (Allah) buyurdu: "Öyleyse oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin degildir. Çik, çünkü sen asagiliklardansin."

    14- (Iblis) dedi: (Bari) bana (insanlarin) tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."

    15- (Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmislerdensin."

    16- "Öyleyse, dedi, beni azdirmana karsilik, and içerim ki, ben de onlar(i saptirmak) için senin dogru yolunun üstüne oturacagim."

    17- "Sonra (onlarin) önlerinden arkalarindan, saglarindan sollarindan onlara sokulacagim ve sen, çoklarini sükredenlerden, bulmayacaksin."

    18- (Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmis ve kovulmus olarak oradan çik. And olsun ki,onlardan sana kim uyarsa, (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracagim."

    19- (Sonra Allah, Âdem'e hitab etti): "Ey Âdem! Sen ve esin cennette durun, dilediginiz yerden yeyin; fakat su agaca yaklasmayin, yoksa zalimlerden olursunuz."

    20- Derken onlarin, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fisildadi: "Rabbiniz, baska bir sebepten dolayi degil, sirf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalicilardan olursunuz diye sizi su agaçtan men etti." dedi.

    21- Ve onlara: "Elbette ben size ögüt verenlerdenim." diye de yemin etti.

    22- Böylece onlari aldatarak asagi sarkitti (önceki mevkilerinden indirdi). Agaci(n meyvesini) tadinca, çirkin yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarini üst üste yamayip üzerlerini örtmege basladilar. Rableri onlara seslendi: "Ben sizi o agaçtan men etmedim mi ve seytan size apaçik düsmandir, demedim mi?"

    23- Dediler ki: "Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eger bizi bagislamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana ugrayacaklardan oluruz!"

    24- (Allah) buyurdu: "Birbirinize düsman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalip geçinmeniz gerekmektedir."

    25- "Orada yasayacaksiniz, orada öleceksiniz ve yine oradan (dirilip) çikarilacaksiniz!" dedi.

    26- Ey Âdemogullari, size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Hayirli olan, takva elbisesidir. Iste bu(nlar), Allah'in âyetlerindendir, belki düsünüp ögüt alirlar.

    27- Ey Âdemogullari. Seytan, ana babanizi, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çikardigi gibi, sizi de (sasirtip) bir belaya düsürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onlari göremeyeceginiz yerden sizi görürler. Biz, seytanlari, inanmayanlarin dostu yaptik.

    28- Onlar bir kötülük yaptiklari zaman: "Babalarimizi bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti." derler. De ki: "Allah kötülügü emretmez. Allah'a karsi bilmediginiz seyleri mi söylüyorsunuz?"

    29- De ki: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescidde yüzünüzü O'na dogrultun ve dini yalniz kendisine has kilarak O'na yalvarin. Ilkin sizi yarattigi gibi yine O'na döneceksiniz."

    30- (O) bir toplulugu dogru yola iletti, bir topluluga da sapiklik hak oldu. Çünkü onlar, seytanlari Allah'tan baska dostlar tuttular ve kendilerinin de dogru yolda olduklarini saniyorlar.

    31- Ey Âdemogullari! Her mescide gidisinizde güzel giysilerinizi giyin ve yiyin, için, fakat israf etmeyin, Çünkü Allah israf edenleri sevmez.

    32- De ki: "Allah'in kullari için çikardigi zinetleri ve tertemiz riziklari kim haram kilmis?" De ki: "Bunlar, bu dünya hayatinda inananlar içindir, kiyamet gününde de yalniz onlara mahsustur". Iste böylece biz âyetleri bilen bir topluluga uzun uzun açikliyoruz.

    33- De ki: "Rabbim, sadece fuhsiyati, onun açik ve gizli olanini, günahlari, haksiz yere isyani, haklarinda hiç bir delil indirmedigi seyleri Allah'a ortak kosmanizi ve Allah hakkinda bilmediginiz seyleri söylemenizi yasaklamistir".

    34- Her ümmetin bir eceli vardir. O ecel geldiginde, ne bir ân erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.

    35- Ey Âdemogullari! Size içinizden peygamberler gelip âyetlerimi anlattiklarinda, kim Allah'tan korkar ve kendini düzeltirse, iste onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.

    36- Kim de âyetlerimizi yalanlar ve onlara karsi büyüklük taslarsa, iste onlar cehennemliktirler ve orada ebedî olarak kalacaklardir.

    37- Allah'a karsi yalan uyduran yahut âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onlara Kitap'tan nasipleri erisir. Canlarini alacak elçilerimiz gelince onlara: "Allah'tan baska taptiklariniz nerede?" derler. Onlar: "O taptiklarimiz bizden sapip ayrildilar." derler. Böylece kendilerinin kâfir olduklarina bizzat sahitlik ederler.

    38- Allah onlara: "Sizden önce geçmis cin ve insan topluluklariyla beraber cehennem atesine girin!" der. Cehenneme giren her ümmet kendi din kardesine lanet eder. Nihayet hepsi oraya toplandiginda, sonrakiler öncekiler hakkinda derler ki: "Rabbimiz ! Iste sunlar bizi dogru yoldan saptirdi. Onlara cehennem atesinden kat kat azab ver". Allah der ki: "Herkesin azabi kat kattir, fakat siz bilemezsiniz".

    39- Öncekiler de sonrakilere derler ki: "Sizin bizden bir üstünlügünüz yoktur. O halde yaptiklarinizdan dolayi azabi tadin".

    40- Bizim âyetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmaya tenezzül etmeyenler var ya, iste onlara gögün kapilari açilmayacak ve deve (veya halat) igne deliginden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir. Iste suçlulari böyle cezalandiririz.

    41- Onlara cehennemde atesten bir yatak, üstlerine de (atesten) örtüler vardir. Biz zalimleri iste böyle cezalandiririz.

    42- Iman edenler ve iyi amellerde bulunanlar -ki biz hiç kimseye gücünün üstünde bir sey teklif etmeyiz iste onlar cennet ehlidir ve orada ebedî olarak kalacaklardir.

    43- Orada kalblerinde bulunan kini çikarip atariz. Onlarin altlarindan irmaklar akar. "Bizi buna erdiren Allah'a hamdolsun. Eger Allah bizi dogru yola sevk etmeseydi biz dogru yola erisemezdik. Süphesiz Rabbimizin peygamberleri bize gerçegi getirmisler." derler. Onlara söyle seslenilir: "Iste size cennet! Yaptiklariniza karsilik buna varis oldunuz".

    44- Cennet ehli, cehennem ehline: "Rabbimizin bize vaad ettigini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaad ettigini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar da "evet" derler. Bunun üzerine aralarinda bir çagirici söyle seslenir: "Allah'in laneti zalimler üzerine olsun!

    45- Onlar, Allah'in yolundan men ederler ve onu egriltmek isterler, ahireti de inkâr ederlerdi".

    46- Cennetliklerle cehennemlikler arasinda bir perde vardir. A'raf üzerinde de, her iki taraftakileri simalarindan taniyan kisiler vardir. Bunlar cennetliklere: "selâm olsun size" diye seslenirler. Bunlar henüz cennete girmemis, fakat girmeyi arzu eden kimselerdir.

    47- Gözleri cehennemlikler tarafina çevrilince de :"Rabbimiz! Bizi zalim toplulukla beraber eyleme!" derler.

    48- A'raftakiler yüzlerinden tanidiklari kisilere seslenerek söyle derler: "Ne toplulugunuz, ne de büyüklük taslamaniz, size hiç bir yarar saglamadi".

    49- "Allah onlari hiç bir rahmete erdirmiyecek, diye yemin ettiginiz kimseler bunlar miydi?" (Cennetliklere dönerek): "Girin cennete, artik size ne korku vardir, ne de siz üzüleceksiniz" derler.

    50- Cehennemdekiler, cennettekilere: "Bize biraz su akitin veya Allah'in size verdigi riziktan bize de verin." diye seslenirler. Cennettekiler de: "Allah, bunlarin ikisini de kâfirlere haram kildi." derler.

    51- Onlar ki, dinlerini bir eglence ve oyun yerine koydular ve dünya hayati kendilerini aldatti. Onlar, bugüne kavusacaklarini nasil unuttular ve âyetlerimizi nasil inkâr ettilerse, biz de bugün onlari öyle unuturuz.

    52- Gerçekten onlara, bilgiye göre açikladigimiz, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olan bir Kitap getirdik.

    53- Ille onun te'vilini mi gözetiyorlar? Onun te'vili geldigi (verdigi haberler ortaya çiktigi) gün, önceden onu unutmus olanlar derler ki: "Dogrusu Rabbimizin elçileri gerçegi getirmis. Simdi bizim sefaatçilerimiz var mi ki bize sefaat etsinler, yahut tekrar geri döndürülmemiz mümkün mü ki eski yaptiklarimizdan baskasini yapalim?" Onlar, kendilerini zarara soktular ve uydurduklari seyler kendilerinden sapti, kaybolup gitti.

    54- Süphesiz Rabbiniz Allah, gökleri ve yeri alti günde yaratti, sonra Ars üzerine hükümran oldu. O, geceyi durmadan onu kovalayan gündüze bürüyüp örter; günes, ay ve yildizlar emrine âmâdedir. Iyi biliniz ki yaratma ve emir O'nundur. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.

    55- Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin. Çünkü O, haddi asanlari sevmez.

    56- Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayin. O'na, korkarak ve rahmetini umarak dua edin. Muhakkak ki Allah'in rahmeti, iyilik edenlere yakindir.

    57- Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarlari gönderen O'dur. O rüzgarlar, yagmur yüklü bulutlari yüklenince, onu kurak bir memlekete gönderir, sonra onunla yagmur yagdirir ve onunla her çesit ürünü yetistiririz. Iste Biz, ölüleri de böyle diriltiriz. Gerekir ki düsünür, ibret alirsiniz.

    58- Güzel memleketin bitkisi, Rabbinin izniyle çikar; kötü olandan ise yararsiz bitkiden baska bir sey çikmaz. Iste biz, sükreden bir toplum için âyetleri böyle açiklariz.

    59- Andolsun ki Nûh'u elçi olarak kavmine gönderdik de dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin sizin O'ndan baska bir ilâhiniz yoktur. Dogrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabindan korkuyorum."

    60- Kavminden ileri gelenler dediler ki: "Biz seni apaçik bir sapiklik içinde görüyoruz".

    61- (Nûh) dedi ki: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapiklik yok, ben âlemlerin Rabbi tarafindan gönderilmis bir elçiyim."

    62- "Size Rabbimin gönderdigi gerçekleri duyuruyorum, size ögüt veriyorum ve Allah tarafindan, sizin bilmediginiz seyleri biliyorum."

    63- (Allah'in azabindan) sakinip da rahmete nail olmaniz için, içinizden sizi uyaracak bir adam vasitasiyla size bir zikir(kitap) gelmesine sastiniz mi?"

    64- O'nu yalanladilar, biz de O'nu ve O'nunla beraber gemide bulunanlari kurtardik, âyetlerimizi yalanlayanlari bogduk! Çünkü onlar, kalb gözleri körlesmis bir kavim idiler.

    65- Âd (kavmin)e de kardesleri Hûd'u (gönderdik): "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan baska bir ilâhiniz yoktur. (O'na karsi gelmekten) sakinmaz misiniz?" dedi.

    66- Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: "Biz seni bir çilginlik içinde görüyoruz, ve gerçekten seni yalancilardan saniyoruz."

    67- (Hûd), "Ey kavmim! Bende çilginlik yok, ben âlemlerin Rabbi tarafindan gönderilmis bir elçiyim." dedi.

    68- "Size Rabbimin gönderdigi gerçekleri teblig ediyorum ve ben sizin için güvenilir bir ögütçüyüm."

    69- "Sizi uyarmasi için içinizden bir adam araciligi ile, size bir zikir gelmesine sastiniz mi? Düsünün ki (Allah) sizi, Nûh kavminden sonra, onlarin yerine hâkimler yapti ve yaratilista sizi onlardan üstün kildi. Allah'in nimetlerini hatirlayin ki, kurtulusa eresiniz."

    70- Dediler ki: "Ya, demek sen tek Allah'a kulluk edelim ve atalarimizin taptiklarini birakalim diye mi (bize) geldin? Eger dogrulardan isen bizi tehdit ettigin (o azabi) bize getir!"

    71- (Hûd) dedi ki: "Artik size Rabbinizden bir azap ve bir hisim inmistir. Haklarinda Allah'in hiç bir delil indirmedigi, sadece sizin ve atalarinizin taktigi kuru isimler hususunda benimle tartisiyor musunuz? Bekleyin öyleyse, süphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!

    72- Onu ve onunla beraber olanlari rahmetimizle kurtardik ve âyetlerimizi yalanlayip da iman etmeyenlerin kökünü kestik.

    73- Semûd kavmine de kardesleri Sâlih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan baska bir ilâhiniz yoktur. Size Rabbinizden açik bir delil geldi. Iste su, Allah'in devesi, size bir mucizedir; birakin onu Allah'in yeryüzünde yesin (içsin), sakin ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi aci bir azap yakalar."

    74- Düsünün ki (Allah) Âd'dan sonra sizi hükümdarlar kildi. Ve yer yüzünde sizi yerlestirdi: O'nun düzlüklerinde saraylar yapiyorsunuz, daglarinda evler yontuyorsunuz.

    Artik Allah'in nimetlerini hatirlayin da yeryüzünde fesatçilar olarak karisiklik çikarmayin.

    75- Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayif görünen müminlere: "Siz, dediler, Sâlih'in, gerçekten Rabbi tarafindan gönderildigini biliyor musunuz?" (Onlar da): "(Evet), dogrusu biz onunla gönderilene inananlariz!" dediler.

    76- Büyüklük taslayanlar: "Biz, sizin inandiginizi inkâr edenleriz!" dediler.

    77- Derken disi deveyi bogazladilar ve Rablerinin buyrugundan disari çiktilar; "Ey Sâlih, eger hakikaten elçilerdensen, bizi tehdit ettigin (o azabi) bize getir! "dediler.

    78- Bunun üzerine hemen onlari, o sarsinti yakaladi, yurtlarinda diz üstü çökekaldilar.

    79- Sâlih de o zaman onlardan yüz çevirdi ve söyle dedi: "Ey kavmim! And olsun ki ben size Rabbimin elçiligini teblig ettim ve size ögüt verdim, fakat siz ögüt verenleri sevmiyorsunuz."

    80- Lût'u da (peygamber olarak) gönderdik. Kavmine dedi ki: "Sizden önce âlemlerden hiç birinin yapmadigi fuhusu mu yapiyor sunuz?

    81- Çünkü siz kadinlari birakip da sehvetle erkeklere gidiyorsunuz. Belki de siz haddi asan bir kavimsiniz.

    82- Kavminin cevabi: "Onlari (Lût'u ve taraftarlarini) kentinizden çikarin, çünkü onlar, fazla temizlenen insanlarmis! "demelerinden baska bir sey olmadi.

    83- Biz de onu ve ailesini kurtardik, yalniz karisi(ni kurtarmadik) çünkü o, geride kalanlardan oldu.

    84- Ve üzerlerine bir (azab) yagmuru yagdirdik. Bak ki günahkârlarin sonu nasil oldu!

    85- Medyen'e de kardesleri Suayb'i (gönderdik): "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan baska bir ilâhiniz yoktur. Size Rabbinizden açik bir delil geldi: Ölçüyü ve tartiyi tam yapin, insanlarin esyalarini eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayin; eger inanan (insan)lar iseniz, böylesi sizin için daha iyidir!"

    86- Tehdit ederek, inananlari Allah yolundan alikoyarak ve o yolun egriligini arayarak öyle her yolun basinda oturmayin. Düsünün ki siz az idiniz de O sizi çogaltti. Bakin ki bozguncularin sonu nasil olmustur.

    87- Eger içinizden bir grup benimle gönderilene inanir, bir grup da inanmazsa, Allah aramizda hükmedinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayirlisidir.

    88- Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki: "Ey Su'ayb! Ya mutlaka seni ve seninle beraber inananlari kentimizden çikaririz, ya da dinimize dönersiniz!" Dedi ki; "Istemesek de mi (bizi yurdumuzdan çikaracak veya dinimizden döndüreceksiniz?)"

    89- (Andolsun ki), Allah bizi ondan (kâfirlikten) kurtardiktan sonra tekrar sizin dininize dönersek, Allah'a karsi iftira etmis oluruz. Rabbimiz Allah'in dilemesi hali müstesna geri dönmemiz bizim için olacak sey degildir. Rabbimizin ilmi her seyi kusatmistir. Biz sadece Allah'a dayaniriz. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasinda adaletle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayirlisisin.

    90- Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: "Eger Su'ayb'a uyarsaniz o takdirde siz mutlaka ziyana ugrarsiniz."

    91- Derken o (müthis) sarsinti onlari yakalayiverdi, yurtlarinda diz üstü çökekaldilar.

    92- Su'ayb'i yalanlayanlar, sanki yurtlarinda hiç senlik tutmamis gibi oldular. Su'ayb'i yalanlayanlar var ya iste ziyana ugrayanlar, onlar oldular.

    93- (Su'ayb) onlardan öteye döndü de: "Ey kavmim! dedi, ben size Rabbimin gönderdigi gerçekleri duyurdum ve size ögüt verdim, artik kâfir bir kavme nasil acirim?"

    94- Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, onun halkini -yalvarip yakarsinlar diye mutlaka yoksulluk ve darlikla sikmisizdir.

    95- Sonra kötülügü degistirip yerine iyilik (bolluk) getirdik, nihayet çogaldilar ve: "Atalarimiza da böyle darlik ve sevinç dokunmustu." dediler ve hemen onlari, hiç farkinda olmadiklari bir sirada ansizin yakaladik.

    96- (O) ülkelerin halki inanip (Allah'in azabindan) korunsalardi, elbette üzerlerine gökten ve yerden bolluklar açardik; fakat yalanladilar, biz de onlari kazandiklariyla yakaladik.

    97- Acaba o ülkelerin halki, geceleyin uyurlarken kendilerine azabimizin gelmeyeceginden emin mi idiler?

    98- Yoksa o ülkelerin halki, kusluk vakti eglenirlerken onlara azabimizin gelmeyeceginden emin mi idiler?

    99- Allah'in tuzagindan (kurtulacaklarina) emin mi oldular? Ziyana ugrayan topluluktan baskasi, Allah'in tuzagindan emin olmaz.

    100- Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne vâris olanlara hâlâ su gerçek belli olmadi mi ki: Eger biz dileseydik onlari da günahlarindan dolayi musibetlere ugratirdik! Biz onlarin kalplerini mühürleriz de onlar (gerçekleri) isitmezler.

    101- Iste o ülkeler ki, sana onlarin haberlerinden bir kismini anlatiyoruz Andolsun ki, peygamberleri onlara apaçik deliller (mucizeler) getirmislerdi. Fakat önceden yalanladiklari gerçeklere iman edecek degillerdi. Iste o kâfirlerin kalplerini Allah böyle mühürler.

    102- Onlarin çogunda, sözde durma (diye bir sey) bulamadik. Gerçek su ki, onlarin çogunu yoldan çikmis bulduk.

    103- Sonra onlarin arkasindan Musa'yi mucizelerimizle Firavun'a ve topluluguna gönderdik. Tuttular o mucizeleri inkâr ettiler. Ettiler de bak, o bozguncularin âkibetleri nasil oldu!

    104- Musa: "Ey Firavun! Bil ki ben âlemlerin Rabbi tarafindan gönderilmis bir peygamberim." dedi.

    105- Allah'a karsi ilk görevim, hak olandan baska bir sey söylemememdir. Gerçekten ben size Rabbinizden bir mucize getirdim, artik Israilogullarini benimle gönder.

    106- Firavun: "Eger bir mucize getirdiysen ve eger dogru söyleyenlerden isen onu göster" dedi.

    107- Bunun üzerine Musa, asâsini yere birakiverdi, o da birdenbire kocaman bir ejderha kesiliverdi.

    108- Ve Musa elini koynundan çikariverdi, eli bembeyaz olmus, bakanlarin gözünü kamastiriyordu.

    109- Firavun'un kavminden ileri gelenler, "Muhakkak bu çok bilgili bir sihirbazdir." dediler.

    110- O, sizi yurdunuzdan çikarmak istiyor. (Firavun): "O halde siz ne diyorsunuz?" dedi.

    111- Onlar da "onu ve kardesini beklet, sehirlere de toplayicilar gönder." dediler.

    112- "Bütün bilgiç sihirbazlari sana getirsinler."

    113- O sihirbazlar Firavun'a geldiler: "Galip gelirsek bize muhakkak mükâfat var degil mi?" dediler.

    114- "Evet" dedi (Firavun), "Üstelik o zaman benim yakinlarimdan olacaksiniz."

    115- Sihirbazlar, Musa'ya: "Ey Musa! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksin, yoksa biz mi?" dediler.

    116- Musa, "Siz atin" dedi. Atacaklarini atinca herkesin gözünü büyülediler ve onlari dehsete düsürdüler. Dogrusu büyük bir sihir gösterdiler.

    117- Biz de Musa'ya "Sen de asâni birakiver." diye vahyettik. Birdenbire asâ, onlarin bütün uydurduklarini yakalayip yutuverdi.

    118- Artik hakikat ortaya çikmis ve onlarin bütün yaptiklari bosa gitmisti.

    119- Orada maglup olmus ve küçük düsmüslerdi.

    120- Sihirbazlar hep birden secdeye kapandilar.

    121- "Âlemlerin Rabbine iman ettik." dediler.

    122- "Musa'nin ve Harun'un Rabbine."

    123- Firavun: "Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!" dedi. "Süphesiz bu bir hiledir, siz bunu sehirde kurmussunuz, yerli halki oradan çikarmak istiyorsunuz, sonra anlayacaksiniz!"

    124- "Ellerinizi ve ayaklarinizi çaprazlama kestirecegim, sonra da bilin ki, sizi astiracagim."

    125- Onlar da: "Süphesiz o takdirde biz Rabbimize dönecegiz." dediler.

    126- "Senin bize kizman da sirf Rabbimizin âyetleri gelince onlara iman etmemizden dolayidir. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabir yagdir ve canimizi müslüman olarak al." derler.

    127- Firavun kavminin ileri gelenleri dediler ki: "Seni ve ilâhlarini terketsinler de yeryüzünde fesat çikarsinlar diye mi Musa'yi ve kavmini serbest birakacaksin?" Firavun da dedi ki: "Onlarin ogullarini öldürecegiz, kizlarini sag birakacagiz ve onlar üzerinde kahredici bir üstünlüge sahibiz."

    128- Musa, kavmine dedi ki: "Allah'in yardimini ve lütfunu isteyin ve sabir gösterin. Süphesiz ki yeryüzü Allah'indir. Kullarindan diledigini ona mirasçi kilar. Sonunda kurtulus müttakilerindir."

    129- Kavmi de dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de eziyet gördük, sen geldikten sonra da." Musa dedi ki: "Umulur ki, Rabbiniz düsmanlarinizi helak edip de sizi yeryüzünde halife kilacaktir ve sizin nasil isler yaptiginiza bakacaktir."

    130- Gerçekten biz, Firavun sülâlesini, senelerce kitlik ve gelir noksanligi içinde tutup kivrandirdik ki, düsünüp ibret alsinlar.

    131- Fakat kendilerine iyilik geldigi zaman, iste bu bizim hakkimizdir, dediler, baslarina bir kötülük gelince de, iste bu Musa ile yanindakilerin ugursuzlugu yüzünden, dediler. Iyi bilin ki, onlarin ugursuzlugu Allah katindandir. Lâkin çogu bunu bilmezler.

    132- "Ve sen büyülemek için her ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak degiliz," dediler.

    133- Biz de kudretimizin ayri ayri alâmetleri olmak üzere baslarina tufan, çekirge, hasereler, kurbagalar ve kan gönderdik, yine inad edip direndiler ve çok mücrim (suçlu) bir kavim oldular.

    134- Ne zaman ki, azap üzerlerine çöktü, dediler ki, "Ey Musa! Bizim için Rabbine dua et, sana olan ahdi hürmetine eger bizden bu azabi kaldirir uzaklastirirsan, yemin olsun ki, sana kesinlikle iman edecegiz. Ve Israilogullarini seninle birlikte gönderecegiz."

    135- Ne zaman ki, belli bir süreye kadar onlardan azabi kaldirdik, derhal yeminlerini bozdular.

    136- Biz de, âyetlerimizi inkâr ettikleri ve onlara kulak vermedikleri için kendilerinden intikam aldik da hepsini denizde bogduk.

    137- Ve o hirpalanip ezilmekte olan kavmi de yeryüzünün, bereketle donattigimiz dogusuna ve batisina mirasçi yaptik. Ve böylece Rabbinin, Israilogullarina olan o güzel vaadi, sabirlari yüzünden gerçeklesti. Biz de Firavun ile kavminin yapageldikleri sanat eserlerini ve diktikleri binalari yerle bir ettik.

    138- Ve Israilogullarinin denizden geçmelerini sagladik? Derken bir kavme vardilar ki, onlar, kendilerine mahsus bir takim putlara tapiyorlardi. Dediler ki; Ey Musa! Onlarin tanrilari gibi, sen de bize bir tanri yap! Musa da onlara dedi ki: Siz gerçekten cahillik eden bir kavimsiniz.

    139- Çünkü o gördüklerinizin içinde bulunduklari din, yok olmaya mahkûmdur ve bütün yaptiklari batildir.

    140- Sizi âlemlere üstün kilan Allah oldugu halde, ben size O'ndan baska ilâh mi arayayim! dedi.

    141- Hani sizi, Firavun sülâlesinin elinden kurtardigimiz zaman, hatirlasaniza, size azabin kötüsünü yapiyorlardi; ogullarinizi öldürüyorlar, kizlarinizi sag birakiyorlardi. Bunda sizin için Rabbiniz tarafindan büyük imtihan vardi.

    142- Ve Musa'ya otuz geceye vaat verdik ve süreye bir on gece daha ekledik ve böylece Rabbinin mikati (tayin ettigi vakit) tam kirk gece oldu. Musa, kardesi Harun'a söyle dedi: Kavmim içinde benim yerime geç, islaha çalis ve bozguncularin yolundan gitme!

    143- Ne zaman ki, Musa, mikatimiza geldi, Rabbi ona kelâmiyla ihsanda bulundu. "Ey Rabbim, göster bana kendini de bakayim sana". dedi. Rabbi ona buyurdu ki; "Beni katiyyen göremezsin ve lâkin daga bak, eger o yerinde durabilirse, sonra sen de beni göreceksin". Daha sonra Rabbi

    daga tecelli edince onu yerle bir ediverdi, Musa da baygin düstü. Ayilip kendine gelince, "Sen sübhansin", "tevbe ettim, sana döndüm ve ben inananlarin ilkiyim," dedi.

    144- Allah buyurdu: Ey Musa! Sana verdigim peygamberlikle ve kelâmimla seni insanlar üzerine seçkin kildim. Sana verdigime siki saril ve sükredenlerden ol!

    145- Ve onun için o levhalarda her seyden yazdik, nasihat ve hükümlerin ayrintilarina ait herseyi (belirttik). Haydi bunlara siki saril, kavmine de emret, onlar da en güzeline sarilsinlar. Size yakinda o fasiklarin yurdunu gösterecegim.

    146- Yeryüzünde haksiz yere büyüklük taslayanlari, âyetlerimizi anlamaktan uzak tutacagim. Onlar ki, bütün âyetlerimizi görseler de onlara iman etmezler. Dogru yolu görseler de o yolu tutup gitmezler. Eger sapiklik yolunu görürlerse tutar onu izlerler. Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr etmeyi âdet edinmisler ve onlardan hep gafil olagelmislerdir.

    147- Âyetlerimizi ve ahiretteki karsilasmayi inkâr edenlerin amelleri hepten bosa gitmistir. Çekecekleri ceza kendi yaptiklarindan baskasi mi olacaktir?

    148- Musa'nin arkasindan kavmi, tutmus süs takilarindan bögüren bir

    buzagi heykeli edinmislerdi. O buzaginin kendilerine bir söz söylemedigini ve bir yol gösteremedigini görmemisler miydi? Fakat yine de onu tanri edindiler ve zalimlerden oldular.

    149- Ne zaman ki, ellerine kiragi düsürüldü (yaptiklarina pisman oldular), o zaman sapitmis olduklarini gördüler. "Yemin olsun ki; eger Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bagislamazsa, muhakkak biz kötü akibete düsenlerden olacagiz." dediler.

    150- Musa, öfkeli ve üzüntülü olarak kavmine döndügünde söyle dedi: "Bana arkamdan ne kötü bir halef oldunuz! Rabbinizin emriyle dönüsümü beklemeden acele mi ettiniz?" Elindeki levhalari birakti ve kardesi Harun'u basindan tutarak kendine dogru çekmeye basladi. Harun, "Ey anamin oglu!" dedi, "inan ki, bu kavim beni güçsüz buldu, az daha beni öldürüyorlardi, sen de bana böyle yaparak düsmanlari sevindirme ve beni bu zalim kavimle bir tutma."

    151- Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Beni ve kardesimi bagisla! Bizi rahmetinin içine al. Sen merhametlilerin en merhametlisisin."

    152- Süphesiz o buzagiyi tanri edinenlere Rablerinden bir gazap, dünya hayatinda iken de bir zillet erisecektir. Iste biz, iftiracilari böyle cezalandiririz.

    153- O kötü amelleri isleyip de sonra arkasindan tevbe ve iman edenler için hiç süphe yok ki, Rabbin bundan sonra yine de affedici ve merhamet edicidir.

    154- Musa'nin öfkesi geçince levhalari aldi. Onlardaki yazida, ancak Rablerinden korkanlar için bir hidayet ve rahmet vardi.

    155- Bir de Musa, mîkatimiz için (tayin ettigimiz vakitte tevbe için) kavminden yetmis erkek seçti. Ne zaman ki, bunlari o sarsinti yakaladi, iste o zaman Musa: "Rabbim! dedi, dileseydin

    bunlari da, beni de daha önce helâk ederdin. Simdi bizi, içimizdeki o beyinsizlerin yaptiklari yüzünden helâk mi edeceksin? O is de senin imtihanindan baska bir sey degildi. Sen bu imtihanla diledigini sapiklikta birakir, diledigini de hidayete erdirirsin. Bizim velimiz sensin. Artik bizi bagisla, merhamet et, sen bagislayanlarin en hayirlisisin."

    156- "Ve bize hem bu dünyada bir iyilik yaz, hem de ahirette. Biz gerçekten de tevbe edip senin hidayetine döndük." Buyurdu ki, azabim var, onu diledigime isabet ettiririm, rahmetim de vardir , o ise her seyi kaplamis ve kusatmistir. Onu da özellikle korunanlara, zekatini verenlere ve âyetlerimize inananlara mahsus kilacagim.

    157- Onlar ki, o ümmî peygambere uyarlar, yanlarindaki Tevrat ve Incil'de yazilmis bulacaklari o peygambere uyup, onun izinden giderler ki, o, onlara iyiyi emreder ve onlari kötülüklerden alikoyar, temiz ve hos seyleri kendilerine helâl kilar, murdar ve kötü seyleri de üzerlerine haram kilar, sirtlarindan agir yükleri indirir, üzerlerindeki baglari ve zincirleri kirar atar, iste o vakit ona iman eden, ona kuvvetle saygi gösteren, ona yardimci olan ve onun peygamberligi ile birlikte indirilen nuru izleyen kimseler var ya, iste asil murada eren kurtulmuslar onlardir.

    158- De ki; ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah'in resulüyüm. O Allah ki, göklerin ve yerin bütün mülkü O'nundur. O'ndan baska hiçbir ilâh yoktur. Öldüren de, dirilten de O'dur. Bundan dolayi gelin, Allah'a ve resulüne iman edin. Allah'a ve Allah'in bütün kelâmlarina iman etmis bulunan o ümmî peygambere, evet ona uyun ki, hidayete erebilesiniz.

    159- Musa'nin kavminden dogru yolu gösteren ve dogrulukla adalet yapan bir topluluk da vardi.

    160- Biz onlari oniki kabileye, o kadar ümmete ayirdik. Ve kavmi kendisinden su istedigi zaman Musa'ya, elindeki asâ ile tasa vur, diye vahyettik, vurunca hemen o tastan oniki pinar akmaya basladi. Halkin her biri su alacagi yeri iyice ögrendi. Bulutu da üzerlerine gönderdik, gölgeledik. Onlara kudret helvasi ve bildircin indirdik. Size rizik olarak ihsan ettigimiz nimetlerin temizinden yiyiniz, dedik. Onlar zulmü bize yapmadilar, lakin kendi kendilerine zulmediyorlardi.

    161- Ve o vakit onlara denilmisti ki; Su sehre yerlesin ve orada dilediginiz seylerden yiyin, "hitta" (günahlarimizi bagisla.) deyin ve secde ederek kapisindan girin ki, suçlarinizi bagislayalim. Iyilere nimetlerimizi daha da arttiracagiz.

    162- Içlerinden bir kisim zalimler, sözü degistirdiler, kendilerine söylenenden baska sekle soktular. Zulmü aliskanlik haline getirdikleri için biz de üzerlerine gökten azap yagdirdik.

    163- Bir de onlara, o deniz kiyisindaki sehrin basina gelenleri sor. O sirada onlar cumartesi yasagina riayet etmiyorlardi. Cumartesi günü baliklar akin akin geliyorlardi, yasak olmadigi gün gelmiyorlardi. Yoldan çikip sapiklik yaptiklari için biz de onlari iste böyle siniyorduk.

    164- Içlerinden bir topluluk, "Allah'in helâk edecegi, ya da çetin bir azapla cezalandiracagi bir kavme ne diye nasihat ediyorsunuz" dedigi vakit, o uyarida bulunanlar dediler ki; "Rabbiniz tarafindan mazur görülmemiz için, bir de belki günahlardan sakinirlar diye."

    165- Onlar yapilan bunca nasihati unuttuklari zaman, o kötülükten sakindiranlari kurtardik, o zalimleri de fena hareketlerinden dolayi siddetli bir azaba ugrattik.

    166- Böylece onlar kibre kapilip yasak kilinan seylerden vazgeçmeyince, biz de onlara, hor ve zelil maymunlar olun, dedik.

    167- O Vakit Rabbin iste su ahdi ilan edip bildirdi ki: Kiyamet gününe kadar onlara en kötü muameleyi yapacak olan kimseleri baslarina gönderecektir. Muhakkak ki, Rabbin hizla cezalandirandir ve yine muhakkak ki O, çok affedici, çok merhametlidir.

    168- Ve onlari yeryüzünde birçok ümmetlere ayirdik. Içlerinde iyi olanlari da vardi, olmayanlari da. Onlari biz, bazan nimetlerle, bazan da musibetlerle imtihana çektik. Sonunda belki hakka dönerler diye.

    169- Derken kitabi (Tevrat'i) miras alan bozuk bir nesil bunlarin yerini aldi. Bize nasil olsa magfiret edilecek diyerek, su alçak dünya malini aliyorlar, yine onun gibi bir mal ve rüsvet gelse onu da alirlar. Allah'a karsi haktan baska bir sey söylemeyeceklerine dair kendilerinden o kitabin hükmü üzere misak alinmamis miydi? Ve onun içindekileri okuyup ögrenmemisler miydi? Oysa ahiret yurdu Allah'tan korkanlar için daha hayirlidir. Hâlâ aklinizi basiniza almayacak misiniz?

    170- Kitaba sarilanlara ve namazi kilmaya devam edenlere gelince, biz o iyilerin ecrini hiçbir zaman yitirmeyiz.

    171- Hani bir zamanlar biz o dagi gölgelik gibi tepelerine çekmistik de üzerlerine düsüyor zannettikleri bir sirada demistik ki; "size verdigimiz kitabi kuvvetle tutun ve içindekini hatirinizdan çikarmayin, umulur ki korunursunuz."

    172- Bir de Rabbin, Âdemogullarindan, bellerindeki zürriyetlerini alip da onlari kendi nefislerine sahit tutarak: Ben sizin Rabbiniz degil miyim?" dedigi vakit, "pekâlâ Rabbimizsin, sahidiz" dediler. (Bunu) kiyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu." demeyesiniz diye (yapmistik).

    173- Yahut, atalarimiz daha önce sirk kosmuslardi. Biz onlardan sonra gelen bir nesil idik, simdi o batil yolu tutanlarin yaptiklari yüzünden bizi helâk mi edeceksin, demeyesiniz diye (yapmistik).

    174- Ve iste biz, âyetleri böyle ayrintili olarak açikliyoruz ki, belki dönerler.

    175- Onlara, kendisine âyetlerimizi sundugumuz o adamin kissasini da anlat; âyetlerden siyrilip çikti, derken onu seytan arkasina takti, en sonunda da helak olanlardan oldu.

    176- Ve eger dileseydik onu o âyetlerle yüceltirdik, fakat o alçakliga saplandi kaldi ve kendi keyfinin ardina düstü. Artik onun ibret verici hali o köpegin haline benzer ki, üzerine varsan da dilini uzatir solur, biraksan da solur. Iste bu, âyetlerimizi inkâr eden kavmin misalidir. Bu kissayi iyice anlat, belki biraz düsünürler.

    177- Âyetlerimizi inkâr edip, sirf kendilerine zulmeden o kavmin hali ne kadar kötüdür!

    178- Allah kime hidayet ederse, o hidayete erer, kimi de dalalette birakirsa, iste onlar hüsrana ugrayanlarin ta kendileri olurlar.

    179- Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan birçogunu cehennem için yarattik. Onlarin kalbleri vardir, fakat onunla gerçegi anlamazlar. Gözleri vardir, fakat onlarla görmezler. Kulaklari vardir, fakat onlarla isitmezler. Iste bunlar hayvanlar gibidirler. Hatta daha da asagidirlar. Bunlar da gafillerin ta kendileridir.

    180- Oysa en güzel isimler Allah'indir. Bundan dolayi Allah'a onlarla dua edin. Onun isimlerinde sapiklik eden mülhidleri (inkârcilari) terkedin. Onlar yakinda yaptiklarinin cezasini çekecekler.

    181- Yine bizim yarattigimiz insanlardan öyle bir ümmet var ki, onlar hakka yol gösterirler ve o hak ile adaleti yerine getirirler.

    182- Âyetlerimizi inkâr edenlere gelince, biz onlari, bilemiyecekleri yönlerden derece derece düsüse yuvarlayacagiz.

    183- Ayrica ben onlara mühlet de veririm. Fakat benim tuzak kurup helâk edisim pek çetindir.

    184- Onlar arkadaslarinda herhangi bir cinnet bulunmadigini hiç düsünmediler mi? O, açik bir uyaricidan baska biri degildir.

    185- Allah'in göklerdeki ve yerdeki mülkiyet ve tasarrufuna, Allah'in yaratmis oldugu herhangi bir seye ve ecellerinin gerçekten yaklasmis olmasi ihtimaline hiç bakmadilar mi? Artik bu Kur'ân'dan sonra baska hangi söze inanacaklar.

    186- Allah kimi saptirirsa onu yola getirecek bir kimse yoktur. O, onlari kendi hâllerine birakir ve kendi azginliklari içinde yuvarlanip giderler.

    187- Sana, ne zaman kopacak diye kiyamet vaktini soruyorlar. De ki; onun bilgisi yalnizca Rabbimin katindadir. Onu tam vaktinde koparacak olan O'ndan baskasi degildir. Onun agirligina göklerde ve yerde dayanacak bir kimse yoktur. O size ansizin gelecektir. Sanki sen onu çok iyi biliyormussun

    gibi sana soruyorlar. De ki, onun bilgisi Allah katindadir. Fakat insanlarin çogu bunu bilmezler.

    188- De ki, ben kendi kendime Allah'in dilediginden baska ne bir menfaat elde etmeye, ne de bir zarari önlemeye malik degilim. Ben eger gaybi bilseydim daha çok hayir yapardim ve kötülük denilen sey yanima ugramazdi. Ben iman edecek bir kavme müjde veren ve uyaran bir peygamberden baska biri degilim.

    189- Sizi bir tek nefisten yaratan, onunla sükûnet bulsun diye esini de ondan yaratan Allah'tir. O, esini kucaklayip sarilinca (ona yaklasinca), esi hafif bir yük yüklendi (hâmile kaldi). Bir müddet böyle geçti, derken yükü agirlasti. O vakit ikisi birden Rableri olan Allah'a söyle dua ettiler: "Eger bize salih bir evlat verirsen, biz muhakkak sükredenlerden olacagiz."

    190- Fakat Allah, kendilerine salih bir evlat verince, her ikisi de tuttular verdigi evlatlar üzerine ona ortak kosmaya basladilar. Allah, onlarin kostuklari sirkten münezzehtir.

    191- Hiçbir sey yaratmayan ve kendileri yaratilmis olan putlari mi Allah'a ortak ediyorlar, ona es kosuyorlar?

    192- Bu putlar, ne o tapinanlara, ne de kendi kendilerine yardim edebilirler.

    193- Eger siz onlari dogru yola çagirsaniz, size uymazlar. Onlari ha çagirmissiniz, ha çagirmayip susmussunuz, hiç fark etmez.

    194- Allah'i birakip taptiklariniz da tipki sizin gibi kullardir. Eger iddianizda dogru iseniz haydi onlari çagirin da size cevap versinler.

    195- Onlarin yürüyecek ayaklari, tutacak elleri, görecek gözleri veya isitecek kulaklari mi var? De ki: "Haydi çagirin o ortaklarinizi, sonra bana istediginiz tuzagi kurun ve elinizden gelirse göz açtirmayin."

    196- "Zira benim velim, o kitabi indiren Allah'tir. Ve O, salih kullarina sahip çikar."

    197- "Sizin Allah'tan baska taptiklariniz ise ne size yardim edebilirler, ne de kendi kendilerine yardimlari dokunur."

    198- "Siz onlari dogru yola çagiracak olsaniz da duymazlar." Onlarin sana baktiklarini görürsün, bakarlar, ama görmezler.

    199- Sen yine de affa saril, iyiligi emret ve cahillerden yüz çevir.

    200- Eger seytandan bir vesvese, bir gicik gelirse hemen Allah'a sigin. Muhakkak ki, Allah hakkiyla isiten, kemaliyle bilendir.

    201- Allah'tan korkanlar, kendilerine seytandan bir vesvese ilistigi zaman, durup düsünürler de derhal kendi basiretlerine sahib olurlar.

    202- Seytanlarin kardeslerine gelince, onlar öbürlerini sapikliga sürüklerler, sonra da yakalarini birakmazlar.

    203- Onlara (arzularina göre) bir âyet getirmedigin zaman, derleyip toplasaydin ya derler, sen de de ki; ben ancak Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona uyarim, iste bütünüyle bu Kur'ân, Rabbinizden gelen basiretlerdir (kalp gözünü açacak beyanlardir), iman eden bir kavim için hidayettir, rahmettir.

    204- Kur'ân okundugu zaman, hemen susup onu dinleyin, umulur ki, rahmete nâil olursunuz.

    205- Sabah aksam demeden, kendi içinden, korkarak ve yalvararak, alçak sesle Rabbini an ve gafillerden olma.

    206- Zira Rabbinin katinda olanlar, Allah'a kulluk etmekten asla kibirlenmezler, O'nu tenzih eder, sanini ulularlar ve yalnizca O'na secde ederler.
#31.01.2009 10:23 0 0 0
  • ALA Bismillahirrahmanirrahim

    1- Rabbinin yüce adini tesbih et.

    2- Yaratip düzene koyan O'dur.

    3- Takdir edip hidayeti gösteren O'dur.

    4- Otlagi çikaran,

    5- Sonra da onu karamsi bir sel köpügü haline getiren O'dur.

    6- Bundan böyle sana Kur'ân'i okutacagiz da unutmayacaksin.

    7- Yalniz Allah'in diledigi baskadir. Çünkü o açigi da bilir, gizliyi de.

    8- Seni en kolay yola muvaffak kilacagiz.

    9- Onun için ögüt ver, eger ögüt fayda verirse.

    10- Saygisi olan ögüt alacaktir.

    11- Pek bedbaht olan da ondan kaçinacaktir.

    12- O ki, en büyük atese girecektir.

    13- Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktir.

    15- Rabbinin adini anip namaz kilan.

    16- Fakat siz dünya hayatini tercih ediyorsunuz.

    17- Oysa ahiret daha hayirli ve daha kalicidir.

    18- Kuskusuz bu ilk sahifelerde vardir,

    19-Ibrahim ve Musa'nin sahifelerinde.


    ALAK Bismillahirrahmanirrahim 1- Yaratan Rabbinin adiyla oku! 2- O, insani bir alekadan (embriyodan) yaratti. 3- Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. 4- O Rab ki kalemle yazmayi ögretti. 5- Insana bilmedigi seyleri ögretti. 6- Hayir! Dogrusu (kâfir) insan azginlik eder. 7- Kendisinin muhtaç olmadigini zannettigi için. 8- Muhakkak ki dönüs mutlaka Rabbinedir. 9-10- Namaz kildigi zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü? 11- Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) dogru yolda olur, 12- Veya kötülüklerden sakinmayi emrederse? 13- Gördün mü, ya bu (adam, hakki) yalanlar, yüzçevirirse, 14- O adam, Allah'in kendini gördügünü hiç bilmiyor mu? 15-16- Hayir, hayir! Eger o, bu davranisindan vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalanci perçeminden tutup cehenneme sürükleriz. 17- O zaman o taraftarlarini yardima çagirsin. 18- Biz de Zebanileri çagiracagiz.

    ALİ İMRAN

    Bismillahirrahmanirrahim

    1- Elif, Lâm Mîm,

    2- Allah, kendisinden baska tanri olmayan, hayy ve kayyûmdur.

    3-4- O, sana kendisinden öncekileri tasdik edip dogrulayan bu kitabi hak ile indirdi. Daha önce insanlara hidayet olarak Tevrat'i ve Incil'i de yine O indirmisti.. Evet bu Furkan'i da O indirdi. Gerçek su ki, Allah'in âyetlerini inkâr edenler için çetin bir azap vardir. Allah çok güçlüdür, intikamini alir.

    5- Su da kesindir ki, ne yerde, ne de gökte hiçbir sey Allah'a gizli kalmaz.

    6- Sizi, rahimlerde diledigi gibi sekillendiren O'dur. Kendisinden baska tanri olmayan, san, seref ve hikmet sahibi olan O'dur.

    7- Sana bu kitabi indiren O'dur. Bunun âyetlerinden bir kismi muhkemdir ki, bu âyetler, kitabin anasi (asli) demektir. Diger bir kismi da mütesabih âyetlerdir. Kalblerinde kaypaklik olanlar, sirf fitne çikarmak için, bir de kendi keyflerine göre te'vil yapmak için onun mütesabih olanlarinin pesine düserler. Halbuki onun te'vilini Allah'dan baska kimse bilmez. Ilimde uzman olanlar, "Biz buna inandik, hepsi Rabbimiz katindandir." derler. Üstün akillilardan baskasi da derin düsünmez.

    8- Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin.

    9- Ey Rabbimiz! Muhakkak ki, Sen, geleceğinde hiç şüphe olmayan bir günde bütün insanları bir araya toplayacaksın. Muhakkak ki Allah, hiç sözünden caymaz.

    10- Gerçek şu ki, kâfirlere, Allah'tan gelecek bir zararı, ne malları, ne de evlatları engelleyemez. İşte onlar, o ateşin yakıtı olacaklar.

    11- Gidişatları, Firavun soyunun ve daha öncekilerin gidişatı gibidir. Onlar, âyetlerimizi yalan saymışlardı. Bunun üzerine Allah da onları işledikleri günahlar yüzünden yakalayıp alaşağı etti. Allah, cezası çetin olandır.

    12- O inkârcı kâfirlere de ki, siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena bir döşektir.

    13- Hiç şüphesiz karşı karşıya gelen iki toplulukta size bir âyet, bir işaret ve ibret vardır. Onlardan biri Allah yolunda savaşıyordu, öbürü de kâfirdi ve karşılarındakini göz kararıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da gönderdiği yardımla dilediğini destekliyordu. Gören gözleri olanlar için elbette bunda apaçık bir ibret vardır.

    14- İnsanlara kadınlar, oğullar, yüklerle altın ve gümüş yığınları, salma atlar, davarlar, ekinler kabilinden aşırı sevgiyle bağlanılan şeyler çok süslü gösterilmiştir. Halbuki bunlar dünya hayatının geçici faydalarını sağlayan şeylerdir. Oysa varılacak yerin (ebedî hayatın) bütün güzellikleri Allah katındadır.

    15- De ki, size, o istediklerinizden daha hayırlısını haber vereyim mi? Korunan kullar için Rablerinin yanında cennetler var ki, altlarından ırmaklar akar, içlerinde ebedî kalmak üzere onlara, hem tertemiz eşler var, hem de Allah'dan bir rıza vardır. Allah, o kulları görür.

    16- Onlar ki, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, iman getirdik, artık bizim suçlarımızı bağışla ve bizi ateş azabından koru!" derler.

    17- O sabredenleri, o doğruluktan şaşmayanları, o elpençe divan duranları, o nafaka verenleri ve seher vakitlerinde o istiğfar edip yalvaranları (görür).

    18- Allah şehadet eyledi şu gerçeğe ki, başka tanrı yok, ancak O vardır. Bütün melekler ve ilim uluları da dosdoğru olarak buna şahittir ki, başka tanrı yok, ancak O aziz, O hakîm vardır.

    19- Doğrusu Allah katında din, İslâm'dır; o kitap verilenlerin anlaşmazlıkları ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki taşkınlık ve ihtirastan dolayıdır. Her kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse iyi bilsin ki, Allah hesabı çabuk görendir.

    20- Buna karşı seninle münakayaşa kalkışırlarsa de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah'a teslim etmişimdir". Kendilerine kitap verilenlere ve (kitap verilmeyen) ümmîlere de ki: "Siz de İslâm'ı kabul ettiniz mi?" Eğer İslâm'a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah kulları görendir.

    21- Allah'ın âyetlerini inkâr edenler ve haksız yere peygamberleri öldürenler, insanlar içinde adaleti emredenlerin canına kıyanlar yok mu? Bunları acıklı bir azapla müjdele!

    22- Iste bunlar öyle kimselerdir ki, dünyada da ahirette de bütün yaptiklari bosa gitmistir. Onlarin hiçbir yardimcilari da olmayacaktir.

    23- Görmüyor musun, o kendilerine kitaptan bir nasip verilmis olanlar, aralarinda hüküm vermek için Allah'in kitabina davet olunuyorlar da, sonra içlerinden bir kismi yüz çevirerek dönüp gidiyorlar.

    24- Bunun sebebi, onlarin "belli günlerden baska bize asla ates azabi dokunmaz" demeleridir. Uydurageldikleri yalanlar dinlerinde kendilerini aldatmaktadir.

    25- O geleceginde hiç süphe olmayan günde kendilerini bir araya topladigimiz ve hiç kimseye haksizlik edilmeden herkese ne kazandiysa tamamen ödendigi vakit halleri nasil olacaktir?

    26- De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'im! Sen mülkü diledigine verirsin, dilediginden de onu çeker alirsin, diledigini aziz edersin, diledigini zelil edersin. Hayir Senin elindedir. Muhakkak ki, Sen her seye kâdirsin.

    27- Geceyi gündüzün içine sokarsin, gündüzü gecenin içine sokarsin; ölüden diri çikarirsin, diriden ölü çikarirsin. Diledigine de hesapsiz rizik verirsin.

    28- Müminler, müminleri birakip da kâfirleri dost edinmesin ve onu her kim yaparsa Allah'dan ilisigi kesilmis olur, ancak onlardan bir korunma yapmaniz baskadir. Bununla beraber Allah sizi kendisinden korunmaniz hususunda uyarir. Nihâyet gidis Allah'adir.

    29- De ki, gögüslerinizdekini gizleseniz de, açiga vursaniz da Allah onu bilir. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini bilir. Hiç süphesiz Allah, her seye kadirdir.

    30- O gün her nefis, ne hayir islemisse, ne kötülük yapmissa onlari önünde hazir bulur. Yaptigi kötülüklerle kendi arasinda uzak bir mesafe bulunsun ister. Allah, size asil kendisinden çekinmenizi emreder. Süphesiz ki Allah, kullarini çok esirger.

    31- De ki, siz gerçekten Allah'i seviyorsaniz bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarinizi bagislasin. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bagislayicidir.



    32- De ki, Allah'a ve Peygamber'e itaat edin! Eger aksine giderlerse, süphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.

    33- Gerçekten Allah, Adem'i, Nuh'u, Ibrahim soyunu ve Imran soyunu âlemler üzerine seçkin kildi.

    34- Bir zürriyet olarak birbirinden gelmislerdir. Allah her seyi isitendir, bilendir.

    35- Imran'in karisi: "Rabbim, karnimdakini tam hür olarak sana adadim, benden kabul buyur, süphesiz sen isitensin, bilensin." demisti.

    36- Onu dogurunca -Allah onun ne dogurdugunu bilip dururken- söyle dedi: "Rabbim, onu kiz dogurdum; erkek, kiz gibi degildir. Ona Meryem adini verdim. Onu ve soyunu kogulmus seytanin serrinden sana ismarliyorum".

    37- Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir sekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir bitki gibi yetistirdi ve Zekeriyya'nin himayesine verdi. Zekeriyya ne zaman kizin bulundugu mihraba girse, onun yaninda yeni bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" deyince, o da: "Bu, Allah katindandir." derdi. Süphesiz Allah, diledigine hesapsiz rizik verir.

    38- Orada Zekeriyya, Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katindan hayirli bir nesil ver. Süphesiz sen, duayi hakkiyle isitensin" dedi.

    39- Zekeriyya mabedde namaz kilarken melekler ona: "Allah sana, Allah'dan bir kelimeyi dogrulayici, efendi, nefsine hakim ve iyilerden bir peygamber olarak Yahya'yi müjdeler." diye ünlediler.

    40- Zekeriyya: "Ey Rabbim, benim nasil oglum olabilir? Bana ihtiyarlik gelip çatti, karim ise kisirdir." dedi. Allah: "Öyledir, fakat Allah diledigini yapar." buyurdu.

    41- Zekeriyya: "Rabbim! (oglum olacagina dair) bana bir alâmet ver" dedi. Allah da buyurdu ki: "Senin için alâmet, insanlara üç gün, isaretten baska söz söyleyememendir. Ayrica Rabbini çok an, sabah aksam tesbih et".

    42 - Hani melekler: "Ey Meryem! Allah seni seçti, seni tertemiz yaratti ve seni dünya kadinlarina üstün kildi.

    43- Ey Meryem! Rabbine divan dur ve secdeye kapan ve rüku' edenlerle beraber rüku' et" demislerdi.

    44- Iste bu, sana vahyettigimiz gayb haberlerindendir. (Yoksa) "Meryem'i kim himayesine alip koruyacak?" diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen yanlarinda degildin. (Bu hususta) Tartisirlarken de yanlarinda bulunmadin.

    45- Melekler söyle demisti: "Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir kelimeyi müjdeliyor ki, adi Meryem oglu Isa Mesih'dir; dünyada da ahirette de itibarli, ayni zamanda Allah'a çok yakinlardandir.

    46- Besikte de, yetiskin çaginda da insanlarla konusacak ve iyilerden olacaktir.

    47- (Meryem): "Ey Rabbim, bana bir beser dokunmamisken benim nasil çocugum olur?" dedi. Allah: "Öyle ama, Allah diledigini yaratir, bir seyin olmasini dilediginde ona sadece 'ol!' der, o da hemen oluverir." dedi.

    48- Allah ona kitab (okuma ve yazmay)i, hikmeti ve Tevrat ile Incil'i ögretir.

    49- Allah onu Israilogullarina (söyle diyecek) bir peygamber olarak gönderir: "Süphesiz ki ben size Rabbinizden bir âyet (mucize, belge) getirdim: Size, kus biçiminde çamurdan birsey yaparim da içine üflerim, Allah'in izniyle o, kus olur; anadan dogma körü ve alacaliyi iyilestiririm ve Allah'in izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyor ve neleri biriktiriyorsaniz size haber veririm".

    50- "Önümdeki Tevrat'i dogrulayici olarak ve size haram kilinan bazi seyleri helal kilmak için (geldim) ve Rabbiniz tarafindan size bir mucize getirdim. Artik Allah'tan korkun da bana uyun".

    51- "Süphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Onun için hep O'na kulluk edin! Iste bu, dogru yoldur".

    52- Isa onlarin inkârlarini hissedince: "Allah yolunda yardimcilarim kim?" dedi. Havariler: "Allah yolunda yardimcilar biziz. Allah'a iman ettik. Sahit ol ki, biz muhakkak müslümanlariz." dediler.

    53- Ey Rabbimiz, senin indirdigine iman ettik, o peygambere de uyduk. Artik bizi sahidlerle beraber yaz.

    54- Onlar hileye basvurdular, Allah da onlarin tuzagini bosa çikardi. Allah hileleri bosa çikaranlarin en hayirlisidir.

    55- O zaman Allah söyle dedi: "Ey Isa, süphesiz ki seni öldürecegim, seni kendime yükseltecegim ve seni inkârcilardan temizleyecegim. Hem sana uyanlari, kiyamete kadar o küfredenlerin üstünde tutacagim. Sonra dönüsünüz banadir, ayriliga düstügünüz hususlarda aranizda hükmedecegim".

    56- "Inkâr edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de siddetli bir sekilde azab edecegim, onlarin hiçbir yardimcilari da olmayacaktir".

    57- "Iman edip iyi isler yapanlara gelince, Allah onlarin mükafatlarini tastamam verecektir. Allah zalimleri sevmez".

    58- Iste bu sana okudugumuz, âyetlerden ve hikmetli Kur'ân'dandir.

    59- Dogrusu Allah katinda Isa'nin (yaratilisindaki) durumu, Âdem'in durumu gibidir; onu topraktan yaratti, sonra ona "ol!" dedi, o da oluverdi.

    60- Bu hak (gerçek) senin rabbindendir, o halde süphecilerden olma.

    61- Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artik kim bu konuda seninle tartisacak olursa, de ki: "Gelin, ogullarimizi ve ogullarinizi, kadinlarimizi ve kadinlarinizi, kendimizi ve kendinizi çagiralim, sonra da lanetleselim; Allah'in lanetinin yalancilara olmasini dileyelim".

    62- Iste (Isa hakkinda söylenen) gerçek kissa budur. Allah'tan baska hiçbir tanri yoktur. Muhakkak ki Allah çok güçlüdür ve hikmet sahibidir.

    63- Eger (haktan) yüz çevirirlerse, süphesiz ki Allah bozgunculari çok iyi bilendir.

    64- De ki: Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramizda ortak olan bir söze geliniz. Allah'tan baskasina kulluk etmeyelim, O'na hiçbir seyi es tutmayalim ve Allah'i birakip da kimimiz kimimizi ilâhlastirmasin. Eger onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Sahit olun biz müslümanlariz".

    65- Ey Kitap ehli! Ibrahim hakkinda niçin tartisiyorsunuz? Oysa Tevrat da, Incil de ondan sonra indirilmistir. Siz hiç düsünmüyor musunuz?

    66- Iste siz böylesiniz. Haydi biraz bilginiz olan sey hakkinda tartistiniz, ya hiç bilginiz olmayan sey hakkinda niçin tartisiyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

    67- Ibrahim, ne yahudi, ne de hiristiyandi; fakat o, Allah'i bir taniyan dosdogru bir müslümandi, müsriklerden de degildi.

    68- Dogrusu onlarin Ibrahim'e en yakin olani, ona uyanlar, su Peygamber ve iman edenlerdir. Allah da müminlerin dostudur.

    69- Kitap ehlinden bir grup sizi saptirmak istediler, halbuki sirf kendilerini saptiriyorlar da farkina varmiyorlar.

    70- Ey kitap ehli! (gerçegi) gördügünüz halde, niçin Allah'in âyetlerini inkâr ediyorsunuz?

    71- Ey kitap ehli! Niçin hakki batila karistiriyor ve bile bile gerçegi gizliyorsunuz?

    72- Kitap ehlinden bir grup: "Müminlere indirilene günün baslangicinda inanin, sonunda da inkâr edin, belki onlar da dönerler." dedi.

    73- "Ve kendi dininize uyanlardan baskasina inanmayin" (dediler). De ki: "Süphesiz dogru yol, Allah'in yoludur". (Onlar kendi aralarinda): "Size verilenin benzerinin hiçbir kimseye verilmis olduguna, yahut Rabbinizin huzurunda sizin aleyhinize deliller getireceklerine" (de inanmayin dediler). De ki: "Lütuf Allah'in elindedir, onu diledigine verir. Allah, rahmeti bol olan, her seyi hakkiyla bilendir".

    74- Rahmetini diledigine tahsis eder. Allah, büyük lütuf ve kerem sahibidir.

    75- Kitap ehlinden öylesi vardir ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana eksiksiz iade eder. Fakat öylesi de vardir ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadikça onu sana iade etmez. Bu da onlarin, "Ümmîlere karsi yaptiklarimizdan bize vebal yoktur." demelerinden dolayidir. Ve onlar, bile bile Allah'a karsi yalan söylerler.

    76- Hayir, kim sözünü yerine getirir ve kötülüklerden korunursa, süphesiz Allah da korunanlari sever.

    77- Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, iste onlarin ahirette bir payi yoktur; Allah kiyamet günü onlarla hiç konusmayacak, onlara bakmayacak ve onlari temizlemeyecektir. Onlar için aci bir azab vardir.

    78- Kitap ehlinden öyle bir güruh da vardir ki, siz onu kitaptan sanasiniz diye, dillerini kitaba dogru egip bükerler. Halbuki o, kitaptan degildir. "Bu, Allah katindandir." derler; oysa o, Allah katindan degildir. Allah'a karsi, kendileri bilip dururken, yalan söylerler.

    79- Insanlardan hiçbir kimseye, Allah kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik verdikten sonra, kalkip insanlara: "Allah'i birakip bana kul olun." demesi yakismaz. Fakat onun: "Ögrettiginiz ve okudugunuz kitap geregince Rabb'e halis kullar olun" (demesi uygundur).

    80- Ve O size: "Melekleri ve peygamberleri tanrilar edinin." diye de emretmez. Siz müslüman olduktan sonra, size hiç inkâri emreder mi?

    81- Allah peygamberlerden söyle söz almisti: "Andolsun ki size kitab ve hikmet verdim, sonra yaninizda bulunan (kitaplar)i dogrulayici bir peygamber geldiginde ona muhakkak inanacak ve ona yardim edeceksiniz! Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu hususta agir ahdimi üzerinize aldiniz mi?" demisti. Onlar: "Kabul ettik" dediler. (Allah da) dedi ki: "Öyleyse sahit olun, ben de sizinle beraber sahit olanlardanim".

    82- Artik bundan sonra her kim dönerse, iste onlar yoldan çikmislarin ta kendileridir.

    83- Onlar, Allah'in dininden baskasini mi ariyorlar? Halbuki göklerde ve yerde ne varsa hepsi, ister istemez O'na boyun egmistir ve O'na döndürülüp ***ürüleceklerdir.

    84- De ki: "Allah'a, bize indirilen (Kur'ân)e, Ibrahim'e, Ismail'e, Ishak'a, Yakub'a ve torunlarina indirilene, Musa'ya, Isa'ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere inandik. Onlarin arasinda hiçbir fark gözetmeyiz, biz O'na teslim olmuslariz".

    85- Kim Islâm'dan baska bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktir.

    86- Inandiktan, Peygamber'in hak olduguna sehadet ettikten ve kendilerine açik deliller geldikten sonra, inkâra sapan bir milleti Allah nasil dogru yola eristirir? Allah zalimler güruhunu dogru yola iletmez.

    87- Iste onlarin cezalari, Allah'in, meleklerin, insanlarin hepsinin laneti onlarin üzerlerindedir.

    88- Onlar bu (lanetin) içinde ebedî kalacaklardir. Kendilerinden ne bu azab hafifletilir, ne de yüzlerine bakilir.

    89- Ancak bundan sonra tevbe edip kendini düzeltenler baska. Süphesiz ki Allah, çok bagislayan ve çok esirgeyendir.

    90- Süphesiz imanlarinin arkasindan küfreden, sonra da küfrünü artirmis olanlarin tevbeleri asla kabul olunmaz. Iste onlar sapiklarin ta kendileridir.

    91- Muhakkak ki inkâr edenler ve kâfir olduklari halde de ölenler, yeryüzü dolusu altin fidye verseler bile hiç birisinden asla kabul edilmeyecektir. Iste dayanilmaz azab onlar içindir. Onlarin hiçbir yardimcilari da yoktur.

    92- Sevdiginiz seylerden (Allah yolunda) harcamadikça, gerçek iyilige asla erisemezsiniz. Her ne harcarsaniz Allah onu hakkiyla bilir.

    93- Tevrat indirilmeden önce, Israil (Yakub)in kendisine haram kildigi disinda, yiyeceklerin hepsi Israilogullarina helal idi. De ki: "Eger dogrulardan iseniz, haydi Tevrat'i getirip okuyun".

    94- Kim bundan sonra Allah'a karsi yalan uydurursa, iste onlar zalimlerin ta kendileridir.

    95- De ki: "Allah dogru söylemistir. Öyle ise dosdogru, Allah'i birleyici olarak Ibrahim'in dinine uyun. O, müsriklerden degildi".

    96- Süphesiz insanlar için kurulan ilk mabed, Mekke'deki çok mübarek ve bütün âlemlere hidayet kaynagi olan Beyt (Kabe)dir.

    97- Onda apaçik deliller, Ibrahim'in makami vardir. Oraya giren güvene erer. Ona bir yol bulabilenlerin Beyt'i haccetmesi Allah'in insanlar üzerinde bir hakkidir. Kim inkâr ederse, süphesiz Allah bütün âlemlerden müstagni (kimseye muhtaç degil, her sey ona muhtaç)dir.

    98- De ki: "Ey kitap ehli! Allah yaptiklarinizi görüp dururken niçin Allah'in âyetlerini inkâr ediyorsunuz?"

    99- De ki: "Ey kitap ehli! Gerçegi görüp bildiginiz hâlde niçin Allah'in yolunu egri göstermeye yeltenerek müminleri Allah'in yolundan çevirmeye kalkisiyorsunuz? Allah yaptiklarinizdan habersiz degildir".

    100- Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsaniz, imaninizdan sonra sizi döndürüp kâfir yaparlar.

    101- Size Allah'in âyetleri okunup dururken ve Allah'in elçisi de aranizda iken nasil inkâra saparsiniz? Kim Allah'a simsiki baglanirsa, kesinlikle dogru yola iletilmistir.

    102- Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yarasir sekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.

    103- Hep birlikte Allah'in ipine (kitabina, dinine) simsiki sarilin. Parçalanip ayrilmayin. Allah'in üzerinizdeki nimetini düsünün. Hani siz birbirinize düsmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birlestirmisti. Iste O'nun (bu) nimeti sayesinde kardesler olmustunuz. Yine siz, bir ates çukurunun tam kenarinda iken oradan da sizi O kurtarmisti. Iste Allah size âyetlerini böyle apaçik bildiriyor ki, dogru yola eresiniz.

    104- Içinizden hayra çagiran, iyiligi emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. Iste kurtulusa eren onlardir.

    105- Kendilerine apaçik deliller geldikten sonra parçalanip ayriliga düsenler gibi olmayin. Iste bunlar için büyük bir azap vardir.

    106- O gün bazi yüzler agarir, bazi yüzler kararir. Yüzleri kararanlara: "Imaninizdan sonra küfrettiniz ha? Öyle ise inkâr etmenize karsilik azabi tadin" (denecektir).

    107- Yüzleri agaranlara gelince, (onlar) Allah'in rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedî kalacaklardir.

    108- Bunlar Allah'in, sana gerçek olarak okuyageldigimiz, âyetleridir. Allah âlemlere hiçbir haksizlik etmek istemez.

    109- Göklerde ve yerde olanlarin hepsi Allah'indir. Bütün isler Allah'a döndürülür.

    110- Siz insanlar için çikarilmis en hayirli ümmetsiniz. Iyiligi emreder, kötülükten vazgeçirmege çalisir ve Allah'a inanirsiniz. Kitap ehli de inansaydi kendileri için elbette daha hayirli olurdu. Içlerinden iman edenler de var, ama pek çogu yoldan çikmislardir.

    111- Onlar size eziyetten baska bir zarar veremezler. Eger sizinle savasmaya kalkissalar, size arkalarini dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardim da edilmez.

    112- Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üzerlerine alçaklik damgasi vurulmustur. Meger ki Allah'in ipine ve insanlar (müminler)in ahdine siginmis olsunlar. Onlar Allah'in hismina ugradilar ve üzerlerine de miskinlik damgasi vuruldu. Bunun sebebi, onlarin Allah'in âyetlerini inkâr etmis olmalari ve haksiz yere peygamberleri öldürmeleridir. Ayrica isyan etmis ve haddi de asmislardi.

    113- Hepsi bir degildirler. Kitap ehli içinde dogruluk üzere bulunan bir ümmet (topluluk) vardir ki, gecenin saatlerinde onlar secdeye kapanarak Allah'in âyetlerini okurlar.

    114- Allah'a ve ahiret gününe inanirlar, iyiligi emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalisirlar, hayir islerinde de birbirleriyle yarisirlar. Iste onlar iyi insanlardandir.

    115- Onlar ne hayir islerlerse karsiliksiz birakilmayacaklardir. Allah kendisinden geregi gibi sakinanlari bilir.

    116- O inkâr edenler (var ya), onlarin ne mallari, ne de evlatlari, onlara Allah'a karsi hiçbir fayda saglamayacaktir. Onlar, ates halkidir; orada ebedi kalacaklardir.

    117- Onlarin bu dünya hayatinda harcadiklarinin durumu, kendilerine zulmeden bir toplulugun ekinlerini vurup da mahveden kavurucu ve soguk bir rüzgarin hali gibidir. Allah onlara zulmetmedi. Fakat kendileri, kendilerine zulmediyorlar.

    118- Ey iman edenler! Kendi disinizdakilerden sirdas edinmeyin. Çünkü onlar size fenalik etmekten asla geri kalmazlar, hep sikintiya düsmenizi isterler. Kin ve düsmanliklari agizlarindan tasmaktadir. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Düsünürseniz, biz size âyetleri açikladik.

    119- Iste siz öyle kimselersiniz ki, onlari seversiniz, halbuki onlar sizi sevmezler, siz kitap(lar)in hepsine inanirsiniz, onlarsa sizinle bulustuklari zaman "inandik" derler. Basbasa kaldiklari zaman da kinlerinden dolayi parmaklarinin uçlarini isirirlar. De ki: "kininizle geberin!". Süphesiz ki Allah gögüslerin (gönüllerin) özünü bilir.

    120- Size bir iyilik dokunsa fenalarina gider, basiniza bir kötülük gelse onunla sevinirler. Eger sabreder ve Allah'dan geregince korkarsaniz, onlarin hileleri size hiçbir zarar vermez; çünkü Allah onlari kendi amelleriyle kusatmistir.

    121- Hani sen sabah erkenden müminleri savas mevzilerine yerlestirmek için ailenden ayrilmistin. Allah, hakkiyla isiten ve bilendir.

    122- O zaman içinizden iki takim bozulmaya yüz tutmustu. Halbuki Allah onlarin yardimcisi idi. Inananlar, yalniz Allah'a dayanip güvensinler.

    123- Andolsun, sizler güçsüz oldugunuz halde Allah size Bedir'de yardim etmisti. Allah'tan sakinin ki, O'na sükretmis olasiniz.

    124- O zaman sen müminlere: "Rabbinizin size, indirilmis üç bin melek ile yardim etmesi size yetmez mi?" diyordun.

    125- Evet, sabreder ve (Allah'tan) korkarsaniz, onlar ansizin üzerinize gelseler, Rabbiniz size nisanli nisanli bes bin melekle yardim eder.

    126- Allah, bunu size sirf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatissin diye yapti. Yardim, yalniz daima galip ve hikmet sahibi olan Allah katindandir.

    127- (Allah bu yardimi) inkâr edenlerden bir kismini kessin veya perisan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler (diye yapti).

    128- Bu isten sana hiçbir sey düsmez. (Allah), ya onlarin tevbesini kabul eder, yahut onlara, zalim olduklarindan dolayi azab eder.

    129- Göklerde ve yerde olanlarin hepsi Allah'indir. Diledigini bagislar, diledigine azab eder. Allah, çok bagislayan, çok esirgeyendir.

    130- Ey iman edenler! Kat kat artirilmis olarak faiz yemeyin. Allah'tan sakinin ki kurtulusa eresiniz.

    131- Kâfirler için hazirlanmis olan atesten sakinin.

    132- Allah ve Peygambere itaat edin ki, size de merhamet edilsin.

    133- Rabbinizin bagisina ve genisligi göklerle yer arasi kadar olan, Allah'tan geregi gibi korkanlar için hazirlanmis bulunan cennete kosun!

    134- O (Allah'tan hakkiyla korka)nlar, bollukta ve darlikta Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanlari affederler. Allah iyilik edenleri sever.

    135- Ve onlar çirkin bir günah isledikleri, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'i hatirlayarak hemen günahlarinin bagislanmasini dilerler. Allah'tan baska günahlari kim bagislayabilir? Bir de onlar, bile bile, isledikleri (günah) üzerinde israr etmezler.

    136- Iste onlarin mükafati (ödülleri) Rableri tarafindan bagislanma ve altindan irmaklar akan, ebedî kalacaklari cennetlerdir. Çalisanlarin mükafati ne güzeldir!

    137- Muhakkak ki sizden önce birçok olaylar, seriatler gelip geçmistir. Yeryüzünde gezin, dolasin da yalancilarin sonunun nasil oldugunu bir görün.

    138- Bu (Kur'ân) insanlar için bir açiklama, Allah'dan geregince korkanlar için dogru yolu gösterme ve bir ögüttür.

    139- Gevsemeyin, üzülmeyin, eger hakikaten inaniyorsaniz, muhakkak üstün olan sizsinizdir.

    140- Eger size (Uhud savasinda) bir yara degmisse, (Bedir harbinde) o topluma da benzeri bir yara dokunmustu. O günler ki, biz onlari insanlar arasinda döndürür dururuz. (Bu da) Allah'in sizden iman edenleri ayirt etmesi ve sizden sahitler edinmesi içindir. Allah zalimleri sevmez.

    141- Bir de bu, Allah'in iman edenleri tertemiz seçip, kâfirleri yok etmesi içindir.

    142- Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çikarmadan cennete girivereceginizi mi sandiniz?

    143- Andolsun ki siz ölümle karsilasmadan önce onu arzuluyordunuz. Iste onu gördünüz, ama bakip duruyorsunuz.

    144- Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmistir. Simdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir sekilde zarar veremez. Allah sükredenleri mükafatlandiracaktir.

    145- Allah'in izni olmadikça hiçbir kimseye ölmek yoktur. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazilmistir. Kim dünya menfaatini dilerse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabini isterse ona da ondan veririz. Biz sükredenleri mükafatlandiracagiz.

    146- Nice peygamberler vardi ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostlari çarpistilar; Allah yolunda baslarina gelenlerden yilginlik göstermediler, zaafa düsmediler, boyun egmediler. Allah sabredenleri sever.

    147- Onlarin sözleri ancak: "Rabbimiz! Bizim günahlarimizi ve islerimizdeki taskinliklarimizi bagisla ve (yolunda) ayaklarimizi diret, Kâfirler güruhuna karsi da bize yardim et!" demekten ibaretti.

    148- Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiret sevabinin güzelligini verdi. Allah güzel davrananlari sever.

    149- Ey iman edenler! Siz eger kâfir olanlara uyarsaniz, sizi topuklariniz üstünde gerisin geriye çevirirler. O zaman büsbütün kaybedersiniz.

    150- Hayir! Sizin mevlaniz Allah'tir. O, yardim edenlerin en hayirlisidir.

    151- Allah'in, hakkinda hiçbir delil indirmedigi seyleri O'na ortak kosmalarindan dolayi, inkâr edenlerin kalplerine korku salacagiz. Onlarin yurtlari atestir. Zalimlerin dönüp varacagi yer ne kötüdür!

    152- Siz Allah'in izni ile düsmanlarinizi öldürürken, Allah, size olan vaadini yerine getirmistir. Allah size sevdiginiz (galibiyeti) gösterdikten sonra zaafa düstünüz. (Peygamber'in verdigi) emir hakkinda tartismaya kalkistiniz ve isyan ettiniz. Kiminiz dünyayi istiyordu, kiminiz ahireti istiyordu. Sonra Allah sizi, denemek için onlardan geri çevirdi ve sizi bagisladi. Allah müminlere karsi çok lütufkârdir.

    153- Peygamber sizi arkanizdan çagirip dururken, siz boyuna uzaklasiyor, hiç kimseye dönüp bakmiyordunuz. Bundan dolayi Allah, size gam üstüne gam verdi ki, ne elinizden gidene, ne de basiniza gelene üzülmeyesiniz. Allah yaptiklarinizdan haberdardir.

    154- Sonra o kederin ardindan (Allah) üzerinize öyle bir eminlik, öyle bir uyku indirdi ki, o, içinizden bir zümreyi örtüp bürüyordu. Bir zümre de canlari sevdasina düsmüstü. Allah'a karsi, cahiliyet zanni gibi, hakka aykiri bir zan besliyorlar ve "Bu isten bize ne?" diyorlardi. De ki: "Bütün is Allah'indir". Onlar sana açiklamayacaklarini içlerinde sakliyorlar (ve) diyorlar ki: "Bize bu isten bir sey olsaydi burada öldürülmezdik". Onlara söyle söyle: "Eger siz evlerinizde olsaydiniz bile, üzerlerine öldürülmesi yazilmis olanlar yine muhakkak yatacaklari (öldürülecekleri) yerlere çikip gidecekti. Allah (bunu) gögüslerinizin içindekini denemek ve yüreklerinizdekini temizlemek için yapti. Allah gögüslerin içinde olani bilir.

    155- Iki toplumun karsilastigi gün, içinizden yüz çevirip gidenler var ya, seytan onlarin kazandiklari bazi seylerden dolayi ayaklarini kaydirmak istedi. Ama yine de Allah onlari affetti. Kuskusuz Allah çok bagislayandir, halim(çok yumusak)dir.

    156- Ey iman edenler! Sizler inkâr edenler ve yeryüzünde sefere veya savasa çikan kardesleri için: "Eger bizim yanimizda olsalardi ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi." diyenler gibi olmayin. Allah bunu, onlarin kalplerine bir hasret (yarasi) olarak koydu. Allah, diriltir ve öldürür. Allah yaptiklarinizi görmektedir.

    157- Eger Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah'in bagislamasi ve rahmeti, (sizin için) onlarin topladiklari (dünyaliklari)ndan daha hayirlidir.

    158- Andolsun, ölseniz de, öldürülseniz de Allah'in huzurunda toplanacaksiniz.

    159- Sen (o zaman), sirf Allah'in rahmetiyle onlara karsi yumusak davrandin. Eger kaba, kati yürekli olsaydin, onlar senin etrafindan dagilip giderlerdi. Artik onlari sen bagisla, onlar için Allah'dan magfiret dile. (Yapacagin) islerde onlara da danis, bir kere de azmettin mi, artik Allah'a dayan. Muhakkak ki Allah kendine dayanip güvenenleri sever.

    160- Allah size yardim ederse, sizi yenecek yoktur. Eger sizi yardimsiz birakirsa, artik ondan sonra size kim yardim edebilir? Müminler ancak Allah'a güvenip dayansinlar.

    161- Hiçbir peygambere ganimet malini gizlemesi (devlet-millet malini asirmasi) yarasmaz. Kim böyle bir asirma ve ihanette bulunursa kiyamet günü asirdigini boynuna yüklenerek getirir. Sonra da herkese kazandiginin karsiligi tastamam ödenir, onlar haksizliga da ugramazlar.

    162- Allah'in rizasina uyan kimse, Allah'in hismina ugrayan ve varacagi yer cehennem olan kimse gibi midir? Varis yeri olarak ne kötüdür orasi!

    163- Onlar (insanlar) Allah katinda derece derecedirler. Allah, onlarin yaptiklarini görmektedir.

    164- Andolsun ki Allah, müminlere kendilerinden, onlara kendi âyetlerini okuyan, onlari arindiran ve onlara kitab ve hikmeti ögreten bir Peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmustur. Oysa onlar, daha önce apaçik bir sapiklik içindeydiler.

    165- (Bedir'de düsmani) iki katina ugrattiginiz bir musibet (Uhud'da) size çarpinca mi: "Bu nereden" dediniz? De ki: "Bu basiniza gelen kendinizdendir". Süphesiz Allah her seye kâdirdir.

    166-167- Iki toplulugun karsilastigi günde basiniza gelen musibet de Allah'in izniyledir. Bu da müminleri belirlemesi ve hem de münafiklik yapanlari ayirt etmesi içindir. Ve onlara: "Geliniz, Allah yolunda savasiniz veya (hiç olmazsa) savunmaya geçiniz." denilmisti. Onlar ise: "Biz savasmasini (veya savas olacagini) bilseydik arkanizdan gelirdik." demislerdi. Onlar, o gün, imandan çok küfre yakindilar. kalblerinde olmayani agizlariyla söylüyorlardi. Allah neyi gizlediklerini daha iyi bilendir.

    168- Kendileri oturup kaldiklari halde kardesleri için: "Eger bize uysalardi öldürülmezlerdi" dediler. Onlara de ki: "Eger iddianizda dogru iseniz, kendinizden ölümü uzaklastiriniz".

    169- Allah yolunda öldürülenleri sakin ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rab'leri katinda riziklanmaktadirlar.

    170- Allah'in lütfundan verdigi nimetle sevinçlidirler. Arkalarindan kendilerine ulasamayan kimselere de hiç bir korku olmayacagini ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler.

    171- Onlar, Allah'in nimetini, keremini ve Allah'in, müminlerin ecrini zayi etmeyecegini müjdelerler.

    172- Kendilerine yara dokunduktan sonra da Allah ve Peygamberi'nin davetine uydular. Hele onlardan iyilik edenlere ve geregince Allah'tan korkanlara büyük bir mükafat vardir.

    173- Insanlar onlara: "Düsmanlariniz size karsi ordu topladi, onlardan korkun." dediklerinde, bu, onlarin imanini artirdi ve söyle dediler: "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir".

    174- Bunun üzerine kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan Allah'in nimeti ve lütfuyla geri döndüler ve Allah'in rizasina uydular. Allah büyük lütuf sahibidir.

    175- (Size o haberi getiren) ancak seytandir, (sadece) kendi dostlarini korkutabilir. Onlardan korkmayin, eger mümin iseniz benden korkun.

    176- Küfürde yarisanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiç bir sekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardir.

    177- Iman karsiliginda inkari satin alanlar Allah'a hiç bir zarar veremezler. Onlar için aci bir azap vardir.

    178- Kâfirler, kendilerine mühlet vermemizin, sahislari için hayirli oldugunu sanmasinlar. Biz onlara bu mühleti, ancak günahlarini artirsinlar diye veriyoruz. Onlar için alçaltici bir azap vardir.

    179- Allah, müminleri içinde bulundugunuz su durumda birakacak degildir, pisi temizden ayiracaktir. Ve Allah sizi gayba vakif kilacak da degildir. Fakat Allah, peygamberlerinden diledigini seçip (gaybi bildirir). O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eger iman eder ve günahlardan korunursaniz, sizin için büyük bir mükafat vardir.

    180- Allah'in, kendilerine lütfundan verdigi nimetlere karsi cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayirli oldugunu sanmasinlar. Hayir o, kendileri için serdir. Cimrilik ettikleri sey, kiyamet gününde boyunlarina dolanacaktir. Göklerin ve yerin mirasi Allah'a aittir. Allah yaptiklarinizdan haberdardir.

    181- Allah, "Süphesiz Allah fakirdir, biz zenginiz." diyenlerin lafini elbette duymustur. Onlarin söylediklerini ve peygamberleri haksiz yere öldürmelerini yazacagiz ve söyle diyecegiz: "Tadin o yakici azabi!".

    182- "Bu, kendi ellerinizin yapip öne sürdügünün karsiligidir". Allah kullar(in)a asla zulmetmez.

    183- "Atesin yiyecegi bir kurban getirmedikçe hiç bir peygambere iman etmeyecegimize dair Allah bize ahidde bulundu." diyenlere de ki: "Benden önce size bazi peygamberler açik belgelerle ve sizin dediginiz seyle geldi. Eger dogru insanlarsaniz, ya onlari niçin öldürdünüz?"

    184- Eger seni yalanladilarsa, senden önce açik deliller, hikmetli sayfalar ve aydinlatici kitap getiren peygamberler de yalanlanmisti.

    185- Her canli ölümü tadacaktir. Kiyamet günü ecirleriniz size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklastirilip cennete konursa o, gerçekten kurtulusa ermistir. Dünya hayati, aldatici zevkten baska birsey degildir.

    186- Muhakkak siz, mallariniz ve canlariniz hususunda imtihan olunacaksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah'a ortak kosanlardan size eziyet verici bir çok söz isiteceksiniz. Eger sabreder ve Allah'dan geregi gibi korkarsaniz, süphesiz iste bu azmi gerektiren islerdendir.

    187- Bir zaman Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açiklayacaksiniz, onu gizlemiyeceksiniz." diye söz almisti. Onlar ise bunu kulak ardi ettiler ve onu az bir dünyaliga degistiler. Yaptiklari bu alisveris ne kadar kötüdür.

    188- O yaptiklarina sevinen ve yapmadiklari seylerle de övülmek isteyenlerin (onacaklarini) sanma! Onlarin azaptan kurtulacaklarini da sanma! Onlar için can yakici bir azap vardir.

    189- Göklerin ve yerin mülkü Allah'indir. Allah her seye kâdirdir.

    190- Göklerin ve yerin yaratilisinda, gece ile gündüzün birbiri ardinca gelip gidisinde selim akil sahipleri için gerçekten açik, ibretli deliller vardir.

    191- Onlar ayaktayken, otururken ve yanlari üzerine yatarken Allah'i anarlar; göklerin ve yerin yaratilisi üzerinde düsünürler. Ve "Rabbimiz! Sen bunu bos yere yaratmadin, Sen yücesin, bizi atesin azabindan koru." derler.

    192- "Rabbimiz! Sen kimi cehennem atesine sokarsan onu rezil etmissindir. Zalimlerin hiç yardimcilari yoktur".

    193- "Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çagiran bir davetçi isittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarimizi bagisla, kötülüklerimizi ört, bizleri sana ermis kullarinla beraber yanina al".

    194- "Rabbimiz! bize peygamberlerine vaad ettigini ver, kiyamet günü bizi rezil etme. Muhakkak sen verdigin sözden dönmezsin".

    195- Rableri onlara su karsiligi verdi: "Ben, erkek olsun, kadin olsun, sizden, hiçbir çalisanin amelini zayi etmeyecegim. Sizler birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarindan çikarilanlar, yolumda eziyet edilenler, savasanlar ve öldürülenler... Onlarin günahlarini elbette örtecegim ve Allah katindan bir mükafat olmak üzere, onlari altindan irmaklar akan cennetlere de koyacagim. En güzel mükafat Allah katindadir".

    196- Kâfirlerin diyar diyar dolasmalari sakin seni aldatmasin.

    197- Bu, az bir geçimliktir. Sonra onlarin varacaklari yer cehennemdir. Ne kötü bir yataktir orasi!

    198- Fakat Rablerinden geregince korkanlar için altlarindan irmaklar akan cennetler vardir. Onlar orada ebedî olarak kalacaklar, Allah katindan agirlanacaklardir. Iyiler için Allah katindakiler daha hayirlidir.

    199- Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a inanirlar, size indirilene ve kendilerine indirilene -Allah'a boyun egerek inanirlar. Allah'in âyetlerini az bir degere degismezler. Onlarin mükafati da Allah katindadir. Süphesiz Allah, hesabi çabuk görendir.

    200- Ey iman edenler! Sabredin, düsmanlariniza karsi sebat gösterin, nöbet beklesin, Allah'dan geregince korkun ki, kurtulusa eresiniz.
#31.01.2009 10:21 0 0 0
  • ABESE Bismillahirrahmanirrahim
    1- (Peygamber) Yüzünü eksitti ve döndü.

    2- Kendisine âmâ geldi, diye.

    3- Ne bilirsin, belki o temizlenecek?

    4- Veya ögüt belleyecek de ögüt ona fayda verecek.

    5- Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,

    6- Sen ona yöneliyorsun.

    7- Onun temizlenmemesinden sana ne?

    8- Ama sana can atarak gelen,

    9- Allah'tan korkarak gelmisken,

    10- Sen onunla ilgilenmiyorsun.

    11- Hayir hayir, sakin. Çünkü o Kur'ân bir ögüttür.

    12- Artik dileyen onu düsünür.

    13- O, degerli sahifelerdedir.

    14- Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.

    15- Yazicilarin ellerindedir,

    16- Degerli, iyi yazicilarin.

    17- O kahrolasi insan, ne nankör sey.

    18- O yaratan onu hangi seyden yaratti?

    19- Bir damla sudan, onu yaratti da biçime koydu.

    20- Sonra ona yolunu kolaylastirdi.

    21-Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu.

    22- Sonra diledigi vakit onu tekrar diriltir.

    23- Hayir hayir, dogrusu o, hiç Allah'in emrini tam yerine getirmedi,

    24- Bir de o insan yiyecegine baksin.

    25- Biz o suyu bol bol döktük.

    26- Sonra topragi nasil da yardik.

    27- Bu suretle orada ekinler bitirdik.

    28- Üzümler, yoncalar,

    29- Zeytinlikler, hurmaliklar,

    30- Iri ve sik agaçli bahçeler,

    31- Meyveler, çayirlar bitirdik.

    32- Siz ve hayvanlariniz faydalansin diye.

    33- Kulaklari sagir eden o gürültü geldiginde,

    34- O gün kisi kaçar, kardesinden...

    35- Anasindan , babasindan..

    36- Esinden ve ogullarindan.

    37- Onlardan her birinin o gün basindan asan isi vardir.

    38- Yüzler var ki, o gün paril paril,

    39- Güler, sevinir.

    40- Yüzler de var ki, o gün tozlanmis,

    41- Onlari karanlik bürümüs,

    42-Iste onlardir kâfirler, haktan sapanlar.

    ADiYAT Bismillahirrahmanirrahim

    1- O haril haril (savasa) kosanlara,

    2- (Tirnaklariyla yerden) ates çikaranlara,

    3- Sabahleyin akin edenlere,

    4- Tozu dumana karistiranlara,

    5- Derken bir toplulugun ortasina dalanlara yemin ederim ki,

    6- Süphesiz insan, Rabbine karsi çok nankördür.

    7- Ve kendisi de buna sahittir.

    8- Gerçekten o dünya malini çok sevdigi için katidir.

    9- Bilmiyor mu ki, kabirlerin içindekiler firlatilacak.

    10- Ve sinelerin içindekiler derlenecek.

    11-O gün Rableri onlarin bütün yaptiklarindan haberdardir
    AHKAF Bismillahirrahmanirrahim

    1- Hâ mîm.

    2- Bu kitabin indirilisi, çok güçlü, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah tarafindandir.

    3- Biz gökleri, yeri ve ikisi arasindakileri ancak hak ile ve belirli bir süre için yarattik. Inkâr edenler uyarildiklari seyden yüz çeviriyorlar.

    4- Ey Muhammed! De ki: "Allah'tan baska yalvardiklarinizi gördünüz mü? Onlar yerden ne yaratmislar bana gösterin. Yoksa onlarin göklerin yaradilisinda bir ortakliklari mi var? Eger siz dogru söyleyen kimseler iseniz bana bu Kur'an'dan önce indirilmis bir kitap veya ilimden bir eser getirin."

    5- Allah'i birakip da kiyamet gününe kadar kendisine hiç bir cevap veremeyecek olan putlara dua eden kimseden daha sapik kim olabilir? Oysa taptiklari seylerin, onlarin yalvarislarindan haberleri bile yoktur.

    6- Kiyamet günü insanlar biraraya toplandigi zaman taptiklari seyler kendilerine düsman kesilirler. Ve onlarin kendilerine tapmalarini inkâr ederler.

    7- Bizim âyetlerimiz kendilerine apaçik okundugu zaman inkâr edenler kendilerine gelen hak kitap için: "Bu apaçik bir büyüdür." dediler.

    8- Yoksa, "Onu (Muhammed) uydurdu." mu diyorlar? Sen de ki: "Eger onu ben uydurmussam Allah'tan bana gelecek cezayi savmaya sizin gücünüz yetmez. O sizin yaptiginiz taskinliklari daha iyi bilir. Sizinle benim aramda sahit olarak Allah yeter. O çok bagislayicidir, çok merhamet edicidir.

    9- Ey Muhammed! De ki: "Ben Peygamberlerin ilki degilim. Bana ve size ne yapilacagini da bilmem. Ben ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. Ben ancak apaçik bir uyariciyim.

    10- De ki: "Ne dersiniz, eger bu Kur'an Allah tarafindan ise ve siz de onu inkâr etmisseniz, bununla birlikte Israilogullari'ndan bir sahit de onun bir benzerini (Tevrat'ta görüp) inanmisken siz hala büyüklük taslarsaniz (haksizlik etmis olmaz misiniz)? Süphesiz ki, Allah zalim bir toplulugu dogru yola iletmez."

    11- Inkâr edenler, iman ednler için: "Eger Islâm'da bir hayir olsaydi onlar, onu kabulde bizi geçemezlerdi." derler. Bununla muvaffak olamayinca da: "Bu eski bir yalandir." diyeceklerdir.

    12- Kur'ân'dan önce de bir rehber ve rahmet olarak Musa'nin kitabi Tevrat vardi. Bu Kur'ân ise zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlari müjdelemek için Arap lisani ile indirilen ve kendinden öncekileri tasdik eden bir kitaptir.

    13- "Gerçekten Rabbimiz Allah'tir." deyip, sonra da dosdogru olanlara gelince onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

    14- Iste onlar cennetlikdirler, yaptiklarina karsilik orada ebedi olarak kalacaklardir.

    15- Biz insana ana ve babasina iyilik yapmayi tavsiye ettik. Anasi onu zahmetle karninda tasidi ve zahmetle dogurdu. Onun ana karninda tasinmasi ile sütten kesilme süresi otuz aydir. Nihayet insan olgunluk çagina ulasip, kirk yasina geldiginde der ki: "Ey Rabbim! Bana ve ana babama ihsan ettigin nimetlerine sükretmemi ve senin hosnut olacagin salih amel islememi ilham et. Benim neslimden gelenleri de salih kimseler kil. Dogrusu ben tevbe edip sana yöneldim. Ve ben gerçekten müslümanlardanim."

    16- Iste yaptiklarinin en güzelini kendilerinden kabul edecegimiz ve günahlarini bagislayacagimiz bu kimseler cennetlikler arasindadirlar. Bu onlara vaad edilmis olan dosdogru bir sözdür.

    17- Ana ve babasina: "Öf size! siz bana öldükten sonra tekrar dirilip kabrimden çikarilacagimi mi vaad ediyorsunuz? Oysa benden önce nice nesiller gelip geçmistir." diyen kimseye ana ve babasi Allah'a siginarak "Yaziklar olsun sana! Gel iman et, süphesiz ki, Allah'in vaadi gerçektir." dediklerinde o: "Bu Kur'ân öncekilerin masallarindan baska bir sey degildir" diyordu.

    18- Iste onlar kendilerinden önce gelip geçmis olan cin ve insan topluluklari içerisinde haklarinda azab vaadi hak olmus kimselerdir. Onlar gerçekten hüsrana ugramislardir.

    19- Herkesin yaptiklarina göre dereceleri vardir. Allah onlara yaptiklarinin karsiligini tam olarak verir. Onlara haksizlik edilmez.

    20- Inkâr edenler atese arzedilecekleri gün onlara: "Siz dünya hayatinizda bütün güzel seylerinizi harcadiniz, onlarin zevkini sürdünüz, artik bugün yeryüzünde haksiz yere büyüklük taslamaniz ve yoldan çikmis olmanizdan dolayi asagilayici bir azabla cezalandirilacaksiniz." (denir).

    21- Ey Muhammed! Âd kavminin kardesi Hud'u hatirla. Hani O, Ahkâf denilen yerde kavmini uyarmisti. O'ndan önce ve sonra da nice peygamberler gelip geçmistir. Hud, kavmine: "Allah'tan baskasina kulluk etmeyin. Çünkü ben sizin için büyük bir günün azabindan korkuyorum." demisti.

    22- Onlar: "Sen bizi ilâhlarimizdan çevirmek için mi geldin? Eger dogru söyleyenlerden isen o bize vaad edip durdugun azabi haydi getir." dediler.

    23- Hud: "O azabin ne zaman gelecegine dair ilim Allah katindadir. Ben size benimle gönderileni teblig ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum." dedi.

    24- O azabi, vadilerine dogru yayilan bir bulut halinde gördükleri zaman: "Bu bize yagmur yagdiracak yaygin bir buluttur." dediler. Hud ise: "O sizin acele gelmesini istediginiz seydir. O bir rüzgârdir ki, içerisinde aci bir azab vardir.

    25- O rüzgâr, Rabbinin emri ile herseyi yikar mahveder." dedi. Nihayet helâk oldular ve evlerinden baska hiçbir sey görünmez oldu. Iste biz günahkâr kavmi böyle cezalandiririz.

    26- And olsun ki, biz onlara size vermedigimiz imkanlar vermistik. Onlara kulaklar, gözler ve kalpler vermistik. Fakat kulaklari, gözleri ve kalpleri onlara hiçbir fayda saglamadi. Çünkü onlar Allah'in âyetlerini bile bile inkâr ediyorlardi. Alay etmekte olduklari sey de onlari sarip kusatti.

    27- Andolsun ki, biz sizin etrafinizda bulunan bir çok memleketleri helak ettik. Belki tevhide dönerler diye ayetlerimizi çesitli sekillerde açikladik.

    28- Allah'i birakip da kendilerine yakinlik saglamak için edindikleri ilâhlari onlara yardim etselerdi ya! Ama hayir, aksine onlardan kaybolup gittiler. Iste bu onlarin yalanlari ve uydurup durduklari iftiralaridir.

    29- Ey Muhammed! Hani biz cinlerden bir grubu Kur'ân'i dinlemeleri için sana yöneltmistik. Onlar Kur'ân'i dinlemek için hazir bulunduklari zaman birbirlerine "susun" dediler. Kur'ân'in okunmasi bitince de birer uyarici olarak kavimlerine döndüler.

    30- Onlar kavimlerine söyle dediler: "Ey kavmimiz! Gerçekten biz Musa'dan sonra indirilen ve kendisinden öncekileri tasdik eden bir kitap dinledik. O kitap gerçegi ve dogru yolu gösteriyor.

    31- Ey kavmimiz! Allah'in davetçisine uyun ve O'na iman edin ki, Allah da sizin günahlarinizi bagislasin ve sizi aci bir azabdan korusun."

    32- Her kim Allah'in davetçisine uymazsa bilsin ki, yeryüzünde Allah'i aciz birakacak degildir. Onun Allah'tan baska dostlari da yoktur. Iste onlar apaçik bir sapiklik içerisindedirler.

    33- Onlar gökleri ve yeri yaratan ve onlari yaratmakla yorulmayan Allah'in ölüleri diriltmeye de kadir oldugunu görmüyorlar mi? Evet süphesiz ki, O'nun herseye gücü yeter.

    34- Inkâr edenler atese arz olunacaklari gün onlara: "Bu gerçek degil miymis?" denir. Onlar da: "Rabbimiz Hakk'i için gerçekmis!" derler. Allah onlara: "O halde inkâr ettiginizden dolayi simdi tadin azabi!" der.

    35-Ey Muhammed! Azim sahibi peygamberlerin sabrettikleri gibi sen de sabret! Onlar için (azab hususunda) acele etme. Sanki onlar kendilerine vaad edilen azabi gördükleri gün dünyada sadece gündüzün bir saati kadar kaldiklarini sanirlar. Bu bir tebligdir. Hiç yoldan çikan fasiklar toplulugundan baskasi helak edilir mi?


    AHZAB Bismillahirrahmanirrahim

    1- Ey peygamber! Allah'tan kork, kâfirlere ve münafiklara itaat etme. Muhakkak ki Allah her seyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    2- Rabbinden sana ne vahyediliyorsa onun ardinca git. Muhakkak ki Allah ne yaparsaniz haberdardir.

    3- Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter.

    4- Allah bir adam için içinde iki kalb yapmamistir. Kendilerinden zihar yaptiginiz eslerinizi analariniz kilmamistir. Evlatliklarinizi da ogullariniz kilmamistir. O sizin agzinizdaki lafinizdir. Allah ise hakki söylüyor ve dogru yolu gösteriyor.

    5- Onlari (evlatliklari) babalari adina çagirin. Allah yaninda o daha dogrudur. Eger babalarini bilmiyorsaniz, onlar sizin dinde kardesleriniz ve dostlarinizdir. Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalblerinizin kasdettiginde vardir. Allah, çok bagislayici ve çok merhamet edicidir.

    6- Peygamber, müminlere kendi nefislerinden önce gelir. O'nun hanimlari da onlarin analaridir. Akraba da Allah'in kitabinda birbirlerine, diger müminlerden ve muhacirlerden daha yakindirlar. Ancak dostlariniza

    bir maruf (uygun bir vasiyet) yapmaniz müstesnâdir. Bu, kitapta yazilidir.

    7- Unutma o peygamberlerden mîsaklarini (kesin sözlerini) aldigimiz vakti! Hele senden, Nuh, Ibrahim, Musa ve Meryemoglu Isa'dan ki onlardan agir bir mîsak (saglam bir söz) aldik.

    8- (Bunu Allah), sadiklara sadakatlerinden sormak için yapti. Kâfirler için ise aci verecek bir azab hazirladi.

    9- Ey iman edenler! Allah'in üzerinizdeki nimetini anin. Hani size ordular gelmisti de üzerlerine bir rüzgâr ve sizin görmediginiz ordular salivermistik. Allah ne yaptiginizi görüyordu.

    10- O zaman onlar, hem üstünüzden gelmislerdi, hem asagi tarafinizdan, ve o vakit gözler kaymis, yürekler girtlaklara dayanmisti. Siz Allah'a türlü türlü zanlarda bulunuyordunuz.

    11- Iste burada müminler imtihan edilmis ve siddetli bir sarsinti ile sarsilmislardi.

    12- O vakit münâfiklar ve kalblerinde bir hastalik bulunanlar: "Allah ve Resulü bize bir aldanistan baska bir vaad yapmamis." diyorlardi.

    13- O vakit bunlardan bir grup: "Ey Medine halki! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün." diyorlardi. Yine onlardan bir kismi da Peygamberden izin istiyor, evlerimiz gerçekten (düsmana) açiktir." diyorlardi, halbuki açik degildi, sadece kaçmak istiyorlardi.

    14- Eger onlarin her tarafindan üzerlerine girilse de sonra fitne çikarmalari istenilse derhal onu yapacaklardi. Ama onunla da pek az duracaklardi.

    15- Halbuki bundan önce Allah'a ahid vermislerdi. Arkalarini dönmeyeceklerdi. Allah'a verilen ahid ise mesuliyetlidir, mutlaka sorulur.

    16- De ki: "Eger ölümden veya öldürülmekten kaçiyorsaniz, kaçmak size asla fayda vermez. Verecegini var saydiginiz takdirde de ancak pek az faydalandirilirsiniz."

    17- De ki: "Eger Allah size bir felâket diler veya bir rahmet murad

    ederse, sizi Allah'tan saklamak kimin haddine?" Hem onlar kendilerine Allah'tan baska bir veli de bulamazlar, bir yardimci da.

    18- Süphesiz Allah, içinizden o savsaklayanlari ve kardeslerine: "Bize gelin" diyenleri biliyor. Onlar harbe pek az geliyorlardi.

    19- Size karsi kiskançlik ediyorlardi. Derken o korku hali gelince, gördün onlari ki, ölümden bayginlik sarmis kimse gibi gözleri dönerek sana bakiyorlardi. O korku gidince, size keskin keskin diller siyirdilar. Onlar hayra karsi kiskançlik ediyorlardi. Iste bunlar iman etmediler de Allah amellerini bosa çikardi. Bu Allah'a göre önemsizdir.

    20- Onlar ahzabi (düsman birliklerini) gitmedi saniyorlardi. Eger o birlikler bir daha gelecek olursa, çölde bedevi Araplar içinde yer alip, sizin haberlerinizden (basiniza geleceklerden) sormayi isterler. Onlar içinizde kalacak olsalar da pek az harb ederler.

    21- Sanim hakki için muhakkak ki size Resullulah'da pek güzel bir örnek vardir. Allah'a ve son güne ümit besler olup da Allah'i çok zikreden kimseler için.

    22- Müminler, ahzabi (düsman birliklerini) gördükleri zaman: "Iste bu, Allah'in ve Resulü'nün bize vaad ettigi seydir. Allah ve Resulü dogru söyledi." dediler. Bu onlarin imanini ve teslimiyetini artirmaktan baska bir sey yapmadi.

    23- Müminlerdendir o erler ki Allah'a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adagini ödedi (canini verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç degistirmediler.

    24- Çünkü Allah sadiklara sadakatleriyle mükafat verecek, dilerse münafiklara da azab edecek veya tevbe nasib edecektir. Süphe yok ki Allah çok bagislayicidir. Çok merhamet edicidir.

    25- Hem Allah kâfirleri herhangi bir hayra ulasmadan hinçlariyle defetti. Bu sekilde Allah, müminlere savasta kâfi geldi. Allah çok güçlüdür, çok üstündür.

    26- Hem de kitap ehlinden onlara yardim edenleri kalplerine korku düsürerek kalelerinden indirdi, siz onlarin bir kismini katlediyordunuz, bir kismini da esir aliyordunuz.

    27- (Allah) onlarin arazilerini, yurtlarini ve mallarini size miras kildi. Bir de henüz ayak basmadiginiz bir yeri (size miras kildi). Allah, her seye kâdirdir.

    28- Ey peygamber! Hanimlarina söyle söyle: "Eger dünya hayatini ve zinetini istiyorsaniz, haydi gelin, sizi donatayim ve güzellikle birakip salivereyim.

    29- Yok eger Allah ve Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsaniz, haberiniz olsun ki,

    Allah içinizden güzellik edenlere pek büyük bir ecir hazirlamistir.

    30- Ey peygamberin hanimlari! sizden her kim bir terbiyesizlik ederse ona azab iki kat katlanir. Bu Allah'a göre çok kolaydir.

    31- Yine sizden her kim Allah'a ve Resulü'ne boyun eger, salih bir amel islerse, ona da mükâfatini iki kat veririz. Hem onun için bol bir rizik hazirlamisizdir.

    32- Ey peygamberin hanimlari! Siz kadinlardan herhangi biri gibi degilsiniz. Eger takva ile korunacaksaniz, konusurken kiritmayin da kalbinde bir hastalik bulunan kimse tamaha düsmesin. Güzel ve dosdogru söz söyleyin.

    33- Hem vakarinizla evlerinizde durun da önceki cahiliyet devrinde oldugu gibi süslenip çikmayin. Namazi kilin, zekati verin. Allah ve Resulü'ne itaat edin. Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.

    34- Oturun da evlerinizde okunan Allah'in âyetlerini ve hikmeti anin. Süphe yok ki Allah lütuf sahibidir ve her seyden haberdardir.

    35- Süphe yok ki müslüman erkeklerle müslüman kadinlar, mümin erkeklerle mümin kadinlar, itaat eden erkeklerle itaat eden kadinlar, sadik erkeklerle sadik kadinlar, sabreden erkeklerle sabreden kadinlar, mütevazi erkeklerle mütevazi kadinlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadinlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadinlar, irzlarini koruyan erkeklerle irzlarini koruyan kadinlar, Allah'i çok zikreden erkeklerle Allah-'i çok zikreden kadinlar var ya, iste onlar için Allah bir magfiret ve büyük bir mükâfat hazirlamistir.

    36- Bununla beraber Allah ve Resulü bir ise hükmettigi zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadin için, o islerinde baska bir tercih hakki yoktur. Her kim de Allah ve Resulüne âsi olursa açik bir sapiklik etmis olur.

    37- Hem hatirla o vakti ki, o kendisine Allah'in nimet verdigi ve senin de ikramda bulundugun kimseye: "Hanimini kendine siki tut ve Allah'tan kork" diyordun da nefsinde Allah'in açacagi seyi gizliyordun. Insanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyikti. Sonra Zeyd o kadindan ilisigini kestigi zaman, biz onu sana es yaptik ki, ogulluklarinin iliskilerini kestikleri hanimlarini nikâhlamada müminlere bir darlik olmasin. Allah'in emri de yerine getirilmistir.

    38- Peygambere Allah'in takdir ettigi, mübah kildigi seyde bir darlik yoktur. Bundan önce geçen bütün peygamberler hakkinda Allah'in sünneti böyledir. Allah'in emri ise biçilmis bir kaderdir.

    39- Onlar, Allah'in gönderdiklerini teblig ederler ve O'ndan korkarlar, Allah'tan baska kimseden korkmazlardi. Hesap görücü olarak da Allah yeter.

    40- Muhammed, sizin adamlarinizdan hiçbirinin babasi degildir. Ama Allah'in Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her seyi hakkiyle bilendir.

    41- Ey iman edenler! Allah'i çokça anin.

    42- Ve O'nu sabah aksam tesbih edin.

    43- Sizleri karanliklardan aydinliga çikarmak için melekleri ile birlikte üzerinize rahmet ve bereket indiren O'dur ve O, müminlere çok merhametlidir.

    44- O'na kavusacaklari gün müminlere esenlik dilegi selâmdir. (Allah) onlar için cömertçe bir mükafat hazirlamistir.

    45- Ey peygamber! Biz seni hem bir sahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarici olarak gönderdik.

    46- Ve hem de izniyle Allah'a bir davetçi ve nurlar saçan bir kandil (olarak gönderdik).

    47- Müminlere müjdele! Onlara Allah'tan bir mükafat vardir...

    48- Kâfirlere ve münafiklara itaat etme, onlarin ezalarini birak (aldirma) da Allah'a tevekkül et. Allah vekil olarak hepsine yeter.

    49- Ey iman edenler! Mümin kadinlari nikâh edip de sonra onlara dokunmadan bosadiginiz zaman, sizin için üzerlerinde sayacaginiz bir iddet hakkiniz yoktur. Derhal müt'alarini (mehirleri belirlenmedigi takdirde yararlanacaklari bir mal) verip onlari güzel bir sekilde saliverin.

    50- Ey peygamber! Biz bilhassa sana sunlari helâl kildik: Mehirlerini vermis oldugun eslerini, Allah'in sana ganimet olarak ihsan buyurduklarindan sahip oldugun cariyeleri, amcalarinin kizlarindan, halalarinin kizlarindan, dayilarinin kizlarindan, teyzelerinin kizlarindan seninle beraber hicret etmis olanlari, bir de mümin bir kadin kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikâh etmek istedigi takdirde, onu baska müminlere degil de sadece sana mahsus olmak üzere helâl kildik. Onlara esleri ve cariyeleri hakkinda neyi farz kildigimizi biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlik olmamasi içindir. Allah, çok bagislayicidir, çok merhamet edicidir.

    51- Onlardan diledigini geri birakir, diledigini yanina alirsin. Sirasini geri biraktigin kadinlardan diledigini yanina almanda da sana bir günah yoktur. Onlarin gözleri aydin olup üzülmemelerine ve kendilerine verdigin ile hepsinin hosnut olmalarina en elverisli olan budur. Allah kalblerinizdekini bilir. Allah her seyi bilir ve yumusak davranir.

    52- Bundan baska kadinlar sana helâl olmaz. Bunlari baska eslerle degistirmek de olmaz. Isterse güzellikleri hosuna gitsin. Ancak sahip oldugun cariyen baska. Allah her seye gözcü bulunuyor.

    53- Ey iman edenler! Peygamberin evlerine vaktine bakmaksizin ve yemege izin verilmedikçe girmeyin. Fakat çagirildiginiz vakit girin. Yemegi yediginizde de hemen dagilin. Sohbet etmek için de izinsiz girmeyin. Çünkü bu haliniz peygambere eziyet veriyor, ama o sizden utaniyor. Fakat Allah gerçegi söylemekten utanmaz. Hem O'nun hanimlarina bir ihtiyaç soracaginiz vakit de perde arkasindan sorun. Böyle yapmaniz hem sizin kalbleriniz ve hem de onlarin kalbleri için daha temizdir. Hem sizin Resulullah'a eziyet etmeye hakkiniz yoktur. Ondan sonra hanimlarini da ebediyyen nikâh edemezsiniz. Çünkü bu Allah katinda çok büyük bir günahtir.

    54- Siz bir seyi açiklasaniz da gizleseniz de süphe yok ki Allah her seyi bilmektedir.

    55- Onlar (peygamberin esleri) için babalari, ogullari, kardesleri, erkek kardeslerinin ogullari, kiz kardeslerinin ogullari, kendi kadinlari (kadin dostlari) ve sahip olduklari köleleri hakkinda bir günah yoktur. Bununla beraber (ey Peygamberin hanimlari) Allah'tan korkun. Çünkü Allah her seye sahit bulunuyor.

    56- Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler! siz de ona teslimiyetle salât ve selâm edin.

    57- Süphesiz ki Allah'a ve Resulü'ne eziyet verenlere Allah hem dünyada, hem ahirette lânet etmistir. Onlara asagilayici bir azab hazirlamistir.

    58- Mümin erkeklere ve mümin kadinlara yapmadiklari bir seyden dolayi eziyet edenler de bir iftira ve açik bir günah yüklenmislerdir.

    59- Ey peygamber! Hanimlarina, kizlarina ve müminlerin kadinlarina hep söyle de cilbablarindan (dis elbiselerinden) üzerlerini simsiki örtsünler. Bu onlarin taninmalarina, taninip da eziyet edilmemelerine en elverisli olandir. Bununla beraber Allah çok bagislayicidir, çok merhamet edicidir.

    60- Andolsun ki, eger münafiklar ve kalblerinde bir hastalik olanlar ve Medine'de dedikodu yapanlar, bu yaptiklarindan vaz geçmezlerse, mutlaka seni onlara musallat ederiz. Sonra seninle orada az bir zamandan fazla komsu kalamazlar.

    61- Melun olarak nerede bulunurlarsa yakalanirlar ve öldürülürler.

    62- Allah'in bundan önce geçenler hakkindaki kanunu budur. Ve sen Allah'in kanununu degistirmeye asla çare bulamazsin.

    63- Insanlar sana kiyamet saaatini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah'in nezdindedir. Ne bilirsin belki kiyamet yakinda olur."

    64- Su muhakkak ki, Allah kâfirleri lânetlemis ve onlara çilgin bir ates

    hazirlamistir.

    65- (Onlar) orada ebedî kalirlar ve ne bir dost bulabilirler, ne de bir yardimci.

    66- O gün yüzleri ates içinde çevirilirken: "Ah keske Allah'a itaat etseydik, peygambere itaat etseydik!" derler.

    67- Yine derler ki: "Ey Rabbimiz! Biz beylerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yanlis yola ***ürdüler."

    68- Ey Rabbimiz! Onlara azabin iki katini ver ve kendilerini büyük bir lânet ile lânetle."

    69- Ey iman edenler: Sizler Musa'ya eziyet edenler gibi olmayin. Eziyet ettiler de Allah onu, onlarin söylediklerinden temize çikardi. O, Allah yaninda mevki sahibi idi.

    70- Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve saglam söz söyleyin,

    71- Ki (Allah) islerinizi yoluna koysun ve günahlarinizi bagislasin. Her kim Allah'a ve Resulü'ne itaat ederse, o gerçekten büyük murada ermistir.

    72- Biz o emaneti göklere, yere ve daglara arz ettik, onlar, onu yüklenmeye yanasmadilar, ondan korktular da onu insan yüklendi. O gerçekten çok zalim ve çok cahildir.

    73- Çünkü Allah münafik erkeklerle münafik kadinlara, müsrik erkeklerle müsrik kadinlara azab edecek, mümin erkeklerle mümin kadinlarin da tevbelerini kabul edecektir. Allah çok bagislayicidir, çok merhamet edicidir.
#31.01.2009 10:19 0 0 0
#31.01.2009 10:06 0 0 0
  • NABIZ
    Rüyada nabzın attığını görmek , hayat ve sağlık havadislerinin alınacağına yorumlanır.

    NACAK
    Artık geçim sıkıntısı geçmeyeceğinize yorumlanır. Rüyasında nacak ile odun kesmek, sağlık durumunuzun bozulabileceğine işaret eder.

    NADAS
    Rüyada nadasa bırakılmış toprak gören kişinin, emellerinin gerçekleşmesi için biraz daha beklemesi gerektiği demektir.

    NAFTALİN
    Rüyada naftalin görmek, sizden yaşlı bir yakınınızdan beklemediğiniz bir zamanda ve de beklemediğiniz miktarda para yardımı almak demektir.

    NAKARAT
    Rüyasında bir şarkının nakaratını dinlediğini gören kişi sizin bir sinir hastanesinde tedavi görecek demektir.

    NAKIŞ
    Rüyada nakış işlediğini görmek, iş hayatında başarı kazanırken aşk hayatında büyük bir hayal kırıklığına ye uğramak şeklinde yorumlanır. Nakışı başka birinin işlediğini görmek, başınıza gelecek bir olay nedeniyle karakolluk, mahkemelik ya da hastanelik olacağınız işarettir.

    NAL
    Nal talihin açılması ve uğurlu olaylar olarak yorumlanır.Rüyada nal görmek iyiye. Rüyada nal görenin şansı açık olacaktır. Yolda nal bulan bir kimsenin karşısına, hiç beklemediği bir anda güzel bir fırsat çıkacak demektir.

    NALBANT
    Rüyasında bir nalbant gören kişi, çok güzel

    rüya tabirleri
    haberler alacak demektir.

    NALBUR
    Geçmişte kalan bazı kavgalar yeniden ortaya çıkacak, bu durum da sizi sıkıntıya sokacak demektir.

    NAMAZ
    Rüyada kıbleye doğru namaz kıldığını görmek, dünya ve ahrette hayra yorumlanır. Kıbleye doğru değil de başka tarafa doğru namaz kıldığını görmek, dinden çıkacağınıza yorumlanır. Namazı yarıda bıraktığınızı görmek emellerinize kavuşamayacaksınız demektir. Cenaze namazı kılmak uzun ömre yorumlanır.

    NANE
    Rüyada yeşil nane para demektir. Rüyasında nane toplayan kişi biraz çalışırsa para kazanır. Nane satın almak büyük ve sevindirici bir kısmettir.

    NAR
    Kışın nar rüyası görmek hayırlıdır. Kırmızı nar zenginlik olarak yorumlanır. Genç kız rüyada ekşi nar yerse pekte hayırlı olmayan birisine aşık olacaktır. Nar ayıkladığını görmek çok para kazanmak demektir. Olmuş narları toplamak, zenginliğe, hamlarını toplamak hastalık, üzüntüye yorumlanır.

    NARA
    Kendisinin nara attığını gören kimse, yapılan haksızlıkla karşısında atık patlayacak demektir

    NAZAR
    Rüyada nazara uğramak, önemsiz birtakım şeyleri kendinize dert ederek, sıkıntıya düşünüyorsunuz demektir.

    NAZARLIK
    Rüyada nazarlık görmek çok güzel haberler almaya yorumlanır.

    NEFES
    Rüyasında fazla nefes aldığını gören kişinin, canın bir şeye çok sıkıldığına yorumlanır. Rüyada nefes darlığı çekmek artık dertlerden kurtulma fırsatının doğduğuna yorumlanır.

    NEFRET
    Bu kötüye yorulan bir rüyadır. Birinden nefret ettiğinizi gördüyseniz, kaza yapacağınıza işarettir.

    NEHİR
    Size yardımı dokunacak, çok iyi niyetli bir insanla tanışacaksanız demektir. Nehirde yüzdüğünü görmek, işinizde makam ve yetki sahibi bir kimseden yardım alacaksınız anlamındadır.

    NERGİS
    İyi ve güzel bir insanla bir birlikteliğe işaret eder.

    NEY
    Rüyada ney veya kaval çalmak, oyun ve eğlenceye, bazen de rahatlık ve mutluluğa yorumlanır. Ney çalmak hasta birisi için ölüme; çocuk sahibi olmak isteyen için çocuğu olmasına yorumlanır.

    NEZLE
    Rüyasında nezle olduğunu gören kimse olaylar karşısında daha dikkatli davranmalı demektir. Etrafınızda düşmanlarınız var demektir. İnsanlarla ilişkilerde daha dikkatli olmanız gerektiği demektir. Sağlığınıza dikkat etmeniz gerektiğine yorumlanır.

    NİKAH
    Rüyasında tanımadığı bir kadınla nikahlandığını gören erkek, oruç veya namaz gibi farzları yerine getirmesi gerektiğine yorumlanır. Rüyada nikahlandığını görmek bir kız ise yakın zamanda evlenmek demektir. Nikah kıydığını görmek iyilik etmek demektir.

    NİKAH MEMURU
    Nikah memuru görmek, bekar biri için evliliğe; evli kimse için ayrılığa işarettir.

    NİLÜFER
    Evliler için eğlenceli bir tatile yorumlanır. Rüyada nilüfer toplamak zor bir işin sonucunda başarıya ulaşacağını işaret eder.

    NİNE
    Rüyasında nine görmek, çok iyidir. Her zaman iyiye yorulur.. Büyük bir mutluluk, sağlık ve zenginlik demektir.

    NİŞANLANMAK
    Rüyada tanımadığınız birisiyle nişanlanmak, güzel bir haber alacağınıza işarettir. Nişanın atılması pek iyiye yorulmaz.Rüyada bir nişana giden kişi yeni şeyler öğrenecek, yeni insanlarla tanışacak demektir. Rüyada nişanlandığını görmek beklediği fırsatın geleceğine yorumlanır.

    NİŞASTA
    Yakınlarınızla tartışacağınıza ve aranızın açılacağına işaret eder. Nişasta yediğini görmek arkadaşlarınız arasında sizin kötülüğünüzü isteyenler var demektir.

    NOHUT
    Rüyada nohut görmek, yakınlarda güzel bir haber alacağınıza yorumlanır. Rüyada nohut zorlukla kazanılan paradır. Rüyada bir yerden nohut aldığını görmek parayla ilgili bir söz vererek güç durumda kalır. Nohut yediğini görmek para kazanmak demektir.

    NOTER
    Rüyada noter görmek, pek hayra yorumlanmaz. Hareketlerinize dikkat gerektiğini işaret eder.

    NUH PEYGAMBER
    Rüyada Nuh peygamberi görmek, uzun hayata yorumlanır.

    NUMARA
    Rüyada rakam görmek, iş yaşamında iyi şansa yorumlanır. İş hayatında meydana gelecek olaylar demektir.

    NUR
    Rüyada nur, aydınlık ve doğru yol demektir. Kafir bir kimse bu rüyayı görürse Islama Allah'a yakınlığı keşfeder. Aydınlıktan sonra karanlığa çıkarsa, yoksulluktan zenginliğe, işaret eder. İsyandan sonra tövbeye yorumlanır.

    NUTUK
    Kendinizi nutuk verirken görmek, emeklerinizin karşılığını yakında alacaksınız demektir
#30.01.2009 15:27 0 0 0
  • MAKİNE
    Rüyada bir makine görmek, çok para kazandıracak bir iş girişiminde bulunacağınıza yorumlanır.

    MAKİNİST
    Rüyada makinist, girişeceğiniz işte başarısız olmamak için başkalarının da tavsiyelerine dikkat edin demektir.

    MAKYAJ
    Rüyada makyaj la ilgili bir şeyler görmek iyiye yorulmazlar. Bu tür rüyalar aldatma, kandırma şeklinde ifade edilir. Makyaj yapan kimse aldatacak olan da o kimsedir. Makyaj yapanı tanınmıyorsa yabancı biri tarafından kandırılacaktır.

    MATBAA
    Rüyasında bir matbaa gören kişi,devletle olan bir işinin yoluna gireceğini bildirir. Yine bu rüya işlerinizin iyiye gideceğine işaret eder.

    MAĞAZA
    Genç bir erkek için yararlı bir işe işaret eder. Orta yaşlılar için kârlı bir işe yorumlanır. Kadın için aile yaşamının güzel, ömrünün uzun olacağına yorumlanır. Rüyasında büyük, güzel bir mağaza gören kimsenin umutları gerçekleşecektir. Rüyasında alış veriş yaptığını gören kimsenin hayatında olumlu bir değişiklikler olacaktır. Mağazada yangın çıktığını gören kişi sırlar bir şey öğrenir.

    MOBİLYA
    Bu rüya genç bir erkek gördüyse ev eşyası almaya;satması da bakarken görmesi iyi olacak bir iş için tartışmaya yorumlanır. Orta yaştakiler için işlerinin düzene girmesine işarettir. Bekar bir kadın için beklenmedik ani evliliğe; evli bir kadın içinse eğlenceye yorumlanır.

    MAAŞ
    Rüyasında maaş aldığını görmek, elden büyük miktarda para çıkacağına ancak bu paranın çok daha fazlasının elde edileceğine yorumlanır.

    MACUN
    Rüyada macun görmek hastalıkların

    rüya tabirleri
    iyileşeceğine yorumlanır.

    MAÇ
    Rüyada maç izlemek, zamanınızı boşa geçirdiğinizi işaret eder.

    MADALYA
    Madalya ile ödüllendirilmek, yeteneklerinizin sonunda ödüllendirileceğine ve işinizde en yüksek makama çıkacağınıza yorumlanır. Rüyada kendinizi kişilere veya kurumlara madalyalar dağıtıyor görmek, daha önce tanışmadığınız birinin size hizmette bulunacağına yorumlanır.

    MADALYON
    Rüyasında madalyon gören genç kız, çok kısa zaman içinde nişanlanır veya evlenir demektir. Nişanlılık veya evliliğin mutlu geçip geçmeyeceği madalyonun rengine ve türüne bağlıdır. Gümüş madalyon saflığı, temiz aşkı simgeler. Gümüş madalyon bu birlikteliğin çok iyi geçeceğine yorumlanır. Rüyasında bir madalyon alan veya bulan erkek aklında olan gibi kişiyle tanışır ve evlenir.

    MADEN SUYU
    Rüyada maden suyu veya sodası görmek, midenizin rahatsız olduğunu işaret eder.

    MADEN
    Rüyasında maden ocağında çalışan kimse refaha ve mutluluğa erer, emeklerinin karşılığını fazlasıyla alır demektir.

    MADENCİ
    Rüyasında başka madencilerle birlikte maden ocağına inen kişi erkekse bir arkadaşıyla anlaşma demektir. Tecrübeli bir adam için bu rüya işini büyüteceğine, bekar bir kadın için varlıklı birisiyle evleneceğine; evli bir kadın için de şansının çok iyi olduğuna yorumlanır.

    MAĞARA
    İnsanın rüyasında mağara görmesi, hayatı boyunca sırtını dayayabileceği büyüklere ve üstatlara yorumlanır. Mağara bazen de işlerini başkasından gizlemeye, örtmeye ve her türlü tasa ve şiddetlerden kurtuluşa yorumlanır. Eğer rüyayı gören hasta tutukluysa bunlardan kurtulmasına yorumlanır.

    MAĞLUBİYET
    Rüyada bir konuda mağlup olunduğunun görülmesi aynı konuda galip gelineceğinin işarettir.

    MAHALLE
    Rüyada mahalle görmek komşularınızla bazı sorunlar yaşayacaksınız demektir.

    MAHKEME
    Rüyada mahkeme görmek çok hayırlıdır. Ceza mahkemelerini görmek ise, sıkıntı ve şiddetle yorumlanır. Mahkemede dinleyici veya şahit olarak bulunmak sizi heyecanlandıracak olaylarla karşı karşıya olduğunu belirtir. Arkadaşlarınız, başınız çok sıkıntı açacaklar anlamındadır.

    MAHKUM
    Rüyada mahkum gören kimse kötü haberler alacak demektir. Eğer kendinizi mahkum olmuş gördüyseniz, özel hayatınızda yaşamınızda bazı sorunlar ve üzüntülerle karşılaşacaksınız demektir.

    MAHMUZ
    İşlerinizin kısa bir süre bozulacağına; ancak tekrar düzeleceğine işaret eder.

    MAHYA
    Sabrınız ve çalışkanlığınız sayesinde iş hayatınızda çok başarılı olacaksınız demektir. Yakında terfi edeceksiniz anlamındadır.

    MAHZEN
    Yer altında mahzen görmek, birisine kefil olacağınıza ve borcu ödemeye yorumlanır. Bir mahzenin yıkılmış ya da tamamen kapanmış görülmesi, o kimsenin, eğer annesi hasta ise öleceğine yorumlanır.

    MAKALE
    Rüyada makale yazmak ilgilendiğiniz her işte başarı kazanacaksınız demektir. Makale okumak ise size yararı olmayacak işlerle vaktinizi geçiriyorsunuz demektir.anlamındadır.

    MAKARA
    Rüyada iplik sarılı makara görmek, iş yaşamınızın kolaylaşacağına ve düzeleceğine ; kuyu ve halat makarası görmek ise çok emek harcayacağınız işlere yorumlanır.

    MAKARNA
    Rüyada makarna ufak zararlara uğrayacaksınız demektir. Rüya sahibi bir kadınsa, yakında bir erkekle ilişkiye gireceğine yorumlanır.

    MAKAS
    Eline makas almak güçlenmek demektir. Evli bir kadın makas görürse bir kız çocuk sahibi olur. Makas görmek bazen ikiz kız çocuk anlamına da gelir. Parlak çelik makas görmek başarı demektir. Rüyada makası kullanarak saç kesmek bir yolculuğa çıkmak demektir. Elinde makas gören adamın erkek veya kız kardeşi olur. Adam bekar ise evlenecek demektir. Makasla bir şey kestiğini görmek iş yaşamınızda iyi bir fırsatın çıkacağına yorumlanır.

    MAKBUZ
    Rüyada bir makbuz veya fatura karşılığını ödemek, iyiye yorulur. Rüyada, fatura veya makbuz vermek, işinizin iyiye gideceğine ve iş yaşamınızda büyüyeceğinize yorumlanır. Rüyada bir makbuzu veya faturayı kaybetmek kötü haber beklerken çok güzel haberler alacağınıza yorumlanır. Rüyada bir faturayı ödemeyi unutmak bir sorumluluktan kurtulmaya çalıştığınızı belirtir.

    MAKET
    Rüyada maket görmek, kötü haber olarak yorumlanır.

    MALAK
    Davranışlarınıza dikkat etmezseniz çevrenizdeki insanları teker teker kaybedeceksiniz demektir.

    MANAV
    Rüyada manav görmek, iyiliğe ve güzelliğe yorumlanır.

    MANDA
    Başınız sıkıştığında yardım isteyebileceğiniz güçlü ve cesur dostlara sahipsiniz demektir.

    MANDALİNA
    Rüyada mandalina yemek, sıcak yerlere güzel bir geziye çıkacağınız demektir.

    MANDOLİN
    Rüyada mandolin görmek yakınlarıyla ve arkadaşlarıyla neşeli günler geçirecek demektir.

    MANGAL
    İşlerinizin düzeleceğine, para sıkışıklığını aşacağınıza yorumlanır. Mangal yakmak karlı bir iş için girişimlere başlamak demektir.

    MANKEN
    Rüyada manken görmek biraz daha cesaretli olursanız elinizi attığınız her işte başarılı olacağınızı işaret eder.

    MANOLYA
    Uzun zamandır haber alamadığınız bir yakınızla tekrar buluşacaksınız, bu olay sizi çok sevindirecek demektir.

    MANTAR
    Rüyada yenilen mantar bir süre mutluluk veren ancak güzellik getirmeyen bir iş, haram karışmış para demektir. Zehirli mantar toplamak görmek rüyayı görenin başı yanlış işler nedeniyle belaya girecek demektir.

    MANTI
    Rüyada mantı yediğini görmek sevdiği arkadaşlarından birinin ihanetine uğramak demektir.

    MANTO
    Rüyada yeni ve temiz bir manto görmek iyi ve mutluluk getirecek bir kısmet olarak yorumlanır. Yırtık, pis bir manto görmek ise derttir.

    MANZARA
    Rüyada manzara görmek başarılı ve saygı sahibi olacağınız anlamında dır.

    MARANGOZ
    Rüyada marangoz görmek küçük bir işyerinde çalışmaya başlayacak, fakat zamanla başarı ve para elde edeceksiniz demektir.

    MARGARİN
    Rüyada margarin yemek, mide rahatsızlığı olduğuna işaret eder.

    MARMELAT
    Rüyada marmelat yemek , ilk başta kötü şartlarda koşullarla başlayan bir işin, sonunda başarının geleceğine yorumlanır.

    MARTI
    Rüyada martı gören kimse, uzun zamandır beklediği, mutluluk verecek haberi alacak demektir.

    MARUL
    Rüyada marul görmek, çok hırlı ve aç gözlü birisi ile tanışacağınız işaret eder.

    MASA
    Rüyada Masanın üzerinde yemekleri hazır görmek varlığa , rahata; üstü boş masa görmek, yoksulluğa yorumlanır.

    MASAJ
    Rüyada masaj yapmak, dinlenmeye ihtiyacınız olduğunu bildirir. Birine masaj yapmak ise yeni bir aşk yaşayacağınıza işaret eder.

    MASAL
    Masal dinlemek, bazı hayallerin gerçekleşebileceğine yorumlanır.

    MASKE
    Rüyada maske görmek, bazı sırlarınızın etrafınızdakiler tarafından öğrenileceğine yorumlanır. Rüyada maskeli baloya gitmek mutluluk verecek haber alınacağına yorumlanır.

    MAŞA
    Rüyada maşa görmek sevdiği bir kimseye kavuşacağına, güzel haberler alacağına yorumlanır.

    MATARA
    Helal yoldan bol miktarda para kazanmak demektir. Mataradan su içmek mirasa konacağınıza işaret eder. Matara aldığını görmek de güzel ve mutlu bir evlilik yapacaksınız demektir.

    MATEM
    Matem ile ilgili rüyalar, genellikle güzel günlerin habercisi olarak yorumlanır.

    MATKAP
    Rüyada matkap görmek, dalavereci ve çok kötü huylu bir adama yorumlanır.

    MAUN
    Maundan yapılmış eşya görmek çevrenizdeki insanların saygısını kazanacak işler yapacaksınız demektir.

    MAVİ
    Rüyada mavi renk görmek , aile hayatında içinde güzel günler geçireceğinize yorumlanır. Rüyada mavi gök görmek, aşkta sevdiğinize sadık olacağınıza işarettir.

    MAVNA
    Üstlendiğiniz bütün işlerde başarı kazanacağınıza işaret eder.

    MAVZER
    Endişelerinizin yersiz olduğunu işaret eder.

    MAYA
    Rüyada maya görmek, ruh hastalığına yorumlanır. Hamur mayalamak, yeni işlere atılmak için hazırlık yapmak demektir.

    MAYDONOZ
    Rüyada maydanoz görmek, uzun zamandır rahatsız olduğunuz mide hastalığının iyileşeceğine yorumlanır. Sağlıklı, başarılı ve güzel bir yaşamınız olacak demektir. Maydanoz yediğini görmek sağlıklı olacağınızı, iş hayatında çok çalışmanız gerektiğini belirtir.

    MAYIN
    İşlerinizin kötüleşeceğini işaret eder.

    MAYMUN
    Rüyada maymun görmek; çok ahlaksız bir kimseye yorumlanır. Maymun görmek, büyük günahlar işlemek demektir. Maymunun yanından kaçıp gittiğini görmesi hasmını yenmesi demektir. Maymunu omzuna alması, hırsızlık yapacağına yorumlanır.

    MAYMUNCUK
    Rüyada maymuncuk görmek çok kısa bir süre sonra merak ettiğiniz bir konuyu öğreneceğinize yorumlanır.

    MAYO
    Rüyasında mayo gören kimse yeni arkadaşlara sahip olacaksınız demektir.

    MAYONEZ
    Rüyada mayonez görmek, davranışlarınıza dikkat etmeniz gerektiğini, bu düşüncesiz davranışlarınızdan dolayı çevrenizdeki insanları kıracaksınız demektir.

    MAYTAP
    Rüyada maytap görmek, eğlenceli ve neşeli günlerin geldiğine yorumlanır.

    MECNUN
    İş hayatınızda çok yorulacağınız için dinlenmeniz gerekir demektir.

    MEDDAH
    Arkadaşlarınızla çok eğlenceli vakit geçireceğinize işaret eder.

    MEHTAP
    Rüyada mehtap görmek , güzel bir aşk macerası yaşamak demektir. Ancak sağlığına dikkat etmeli demektir.

    MEHTER
    Rüyada mehter takımı görmek ya da bir mehter marşı dinlemek, etrafınızda büyük bir sevinç havasının eseceğine ve düğün:derneğe yorumlanır.

    MEKTUP
    Rüyada bir mektup yazan kimse bir isteğine ve olumlu cevap alır. Mektup yazıp zarfa koyan kişi işinde başarılı olacak demektir.Rüyada evine postacının mektup vermek veya postacıdan mektup almak, birisine mektup yazacağına yorumlanır. Erkekler için işinde yükselmeye; iş yapan birisi için daha fazla para kazanmaya işaret eder. Çalışan kadınlar için de bu geçerlidir. Ev kadının ise çok iyi zaman geçireceğine ya da bir toplantıya, davete katılacağına yorumlanır. Genç kızlar için ilginç bir aşk anlamındadır. Mektup rüyaları da genel olarak belge ve kağıt gibi yorumlanır.

    MELEK
    Rüyada melek görmek güzel bir haber alacağınıza yorumlanır. Eğer melek size doğru geliyorsa, yaşam tarzınızı değiştirmeniz gerekir anlamındadır. Rüyada meleklerle konuşmak veya onlardan bir şey almak, o kimsenin, şehit olacağına işaret eder. Meleklerin bir yere indiğini görmek eğer sıkıntı ve şiddet ve dert içindeyseler, kurtulacaklarına yorumlanır.

    MEME
    Rüyada kadın memesi görmek, bir kız çocuğunuzun olacağına, eğer bekarsanız çok yakında evleneceğinize yorumlanır.

    MEMUR
    Rüyada memur görmek, çok kötü yorumlanır. Rüyada memur dert, bekleme, yorgunluk, işlerin aynı düzeyde kalması demektir.

    MENDİL
    Rüyada mendil almak veya vermek ayrılığa yorumlanır.

    MENDİREK
    İş yaşamında büyük başarılar elde edeceksiniz demektir.

    MENEKŞE
    Rüyada menekşe görmek rüyayı görenin, bilgili ve uzun ömürlü olacağına yorumlanır.

    MENENJİT
    Rüyasında menenjit hastalığına yakalandığını gören kimse isteklerinizi gerçekleştiremeyecek, büyük hayal kırıklığı yaşayacaksınız demektir.

    MENGENE
    Rüyada mengene görmek, bir dertten çok yakında sıyrılacağınıza ve çok fazla miktarda para geçeceğine, uzun zamandan beri beklediğiniz bir haber alacağınıza, yakınlarınızdan birinin evleneceğine yorumlanır.

    MENTEŞE
    Rüyada menteşe görmek, çok yakında dara düşeceğinize yorumlanır.

    MERA
    İşlerinizin ve hastalığınızın düzeleceğine, moralinizin iyi olacağına işaret eder.

    MERASİM
    Rüyada bir merasime katılmak, iş hayatınızda büyük başarılar kazanacağınıza, bunun sonucunda da servet sahibi olunacağına işaret eder.

    MERCAN
    Rüyada mercan görmek, zenginlik işaretidir. Çok güzel bir kızla aşk yaşayacağınıza yorumlanır.

    MERCEK
    Dostlarınızın tavsiyelerine kulak asmanız gerektiğine, aksi taktirde, onların kalbini kıracağınızı işaret eder.

    MERCİMEK
    Rüyada mercimek görmek, bir yakınınızın sizin aşk hayatınıza yönelik olarak komplolar kurduğuna yorumlanır.

    MERDANE
    Rüyada merdane görmek, dertli günlerin başlangıcına yorumlanır.

    MERDİVEN
    Rüyada merdiven çıkmak, güzel bir iş yapıp, üne ve üst makamlara ulaşmaya yorumlanır. Merdiven inmek çok önemli bir fırsatı kaçırmaya işarettir. Merdivenin kırıldığını görmek hasmının onu mağlup edeceğine yorumlanır.

    MERHEM
    Rüyada merhem görmek, bir hastalık başlangıcı haberidir.

    MERMER
    Rüyada mermer görmek büyük uğraşlar sonucunda başarıya ulaşacağına ve de bu başarının sürekli olacağına yorumlanır.

    MERMER OCAĞI
    Rüyada mermer ocağı görmek, yeni bir iş yeri açacağınıza yorumlanır.

    MERYEM ANA
    Huzurlu ve rahat içinde, sıkıntıdan uzak bir yaşam süreceğinize işaret eder.

    MESAJ
    Rüyada size mesaj geldiğini görmeniz yaşamınızda bazı değişiklikler olacak demektir. Mesaj yollamak ise, sıkıntılarla karşılaşacağınız anlamına gelir.

    MESCİT
    Dürüst davranışlarınızın sonucunda çevrenizdeki insanların saygısını ve sevgisini kazanacaksınız demektir. Mescitte namaz kılmak muradınıza ereceğinizi belirtir. Mescit yaptırmak ta sevdiklerinizin bir araya geleceği bir toplantıya yorumlanır.

    MEŞALE
    Rüyada meşale görmek, eğitim hayatınızda büyük başarılar kazanacağınıza yorumlanır. Elinde yanan bir meşale tuttuğunu görmek hayatta çok başarılı olmak demektir. Sönen ve tüten meşale başarısızlık ve derttir.

    MEŞE AĞACI
    Rüyasında meşe ağacı gören ya da gölgesinde oturup dinlenen, genç bir erkekse hedeflerine ulaşabilmesi için çok fazla çalışması gerektiğini işaret eder. Daha yaşlı ise yakın bir arkadaşının yardım isteğine işarettir. Dul bir kadın için meşe ağacı kendisinden çok yaşlı birisiyle evlenmesine yorulur. Evli ise zor işte başarı kazanacağına yorumlanır.

    MEŞHUR
    Rüyada meşhur birisini gören kimse geleceğini rahat ve bolluk içinde yaşar demektir.

    METRES
    Rüyada metres tuttuğunuz ya da birisine metres olduğunuzu görürseniz, böylesine bir rüya başınızda büyük bir felaket dolaşmakta olduğuna yorumlanır

    MEVLİT
    Dinlemek, düşkün insanlara yardımda bulunacağınızı işaret eder. Rüyada mevlit okumak ise çevrenizdeki insanların saygısını kazanacaksınız anlamındadır.

    MEYDAN
    Rüyada meydan görmek, iyi haber alınacağına yorumlanır. Artık sıkıntılardan kurtuldunuz demektir.

    MEYHANE
    Rüyada meyhane görmek, rüyaların en hayırlısıdır. Bu rüya iş ve aşk hayatında, sağlık durumunda güzel şeyler olacak; iyi arkadaşlar kazanacak, elinize bol para geçecek demektir.

    MEYVE
    Rüyada meyve ağacı görmek, hayırlı bir iş yapacağını, bu sayede zenginliğinin ve saygınlığının artacağını işaret eder. Meyve yemek pek de hayırlı bir rüya olarak yorulmaz. Ağaçta olgunlaşmış meyve görmek bolluğun ve bereketin işaretidir. Yeşil ve olgunlaşmamış meyve, ise bazı kararlar alırken sakin olmanız gerektiğine işaret eder. Meyve yemek, mutluluk demektir.

    MEYVE BAHÇESİ
    Dolaşmak çok hayırlı bir rüya olup, mutlu ve rahat bir gelecek demektir. Meyve toplamaksa iyi ve güzel bir iş yapıp, büyük para sahibi olacağını işaret eder.

    MEYVE SUYU
    Hiç beklemediğiniz birisinin size kötü bir şaka yapacağına yorumlanır.

    MEZARLIK
    Rüyada mezarlık görmek, günahları için tövbe edeceğine işarettir. kendisini ölmüş görmek, uzun yaşamaya yorumlanır. Bir ölüyü ağlarken görmek iyi ve güzel işarettir. Mezar kazdığını görmek, öleceğine yorumlanır. Ölüye bir şey vermek veya ölüden bir şey almak ev iş yaşamında bereket olacağına işarettir. Kendi evinde ölü görmek, hayallerine kavuşacağına işarettir. Eğer eski mezar görmek, sevdikleriniz tarafından terk edileceksiniz demektir. Yeni evlenmiş kadın için bu rüya, dul kalacağına işarettir.

    MEZAR TAŞI
    Rüyada, , mezar taşına bakmak, rüyayı gören yalnız ise uzun ve anlamsız bir yaşama ; evli ise uzun bir hayata yorumlanır.

    MEZBAHA
    Sevdiğiniz insanlardan ayrı kalacağınıza işaret eder.

    MIKNATIS
    Rüyada mıknatıs görmek, çok güzel bir aşk hayatının habercisi olarak yorumlanır.

    MISIR
    İşlerinizdeki durgunluk sona erecek, iş yaşamınızda hareketli bir döneme gireceksiniz demektir. Mısır topladığını görmek ise işlerinizin düzeleceğini, elinize para geçeceğini işaret eder.

    MIZIKA
    İçinde bulunduğunuz durumun çok iyi olduğunu, sevdiklerinizle güzel zaman geçireceğinizi belirtir.

    MIZRAK
    Eğer mızrak, demirden yapılmış ise; kuvvete ve kazanca, demirden değilse çok para getirecek bir işe yorumlanır. Bu rüyayı gören kişi eğer bir fakirse zengin olacağına yorumlanır.

    MIZRAP
    Rüyada mızrap görmek, çok yakında eğlenceli oyunlu bir toplantıya, eğlenceye katılacağınıza yorumlanır.

    MİDE
    Rüyada mide görmek, rahat ve huzurlu bir şekilde uzun bir yaşam süreceksiniz demektir.

    MİDYE
    Rüyada midye topladığını görmek, sıkıntı ve acı verecek anların ve büyük bir tehlikenin gelmekte olduğunu işaret eder.

    MİĞFER
    Rüyada miğfer görmek, kavga demektir.

    MİKROFON
    Rüyada mikrofon görmek, politikayla uğraşacağınıza yorumlanır.

    MİKROP
    Eğer korkmadan olayların üstüne giderseniz, bütün sıkıntılardan kurtulacaksınız demektir. Geleceğinizin parlak olacağına yorumlanır.

    MİLLETVEKİLİ
    Rüyada milletvekili görmek, işlerinizin kötüleşeceğine işaret eder.

    MİNBER
    İşinizde ve mesleğinizde yükseleceksiniz, çok fazla para kazanacaksınız demektir. Rüyada minberde oturmak, sevdiğiniz insanlarla beraber vakit geçireceğinize işaret eder.

    MİNDER
    Rüyada minder görmek, rahata ulaşılacak demektir. Minder satın almak, gelecek günlerin içinde bulunduğunuz durumdan daha iyi olacağına işaret eder.

    MİRAS
    Mirasa konmak yeni iş girişimlerine atılacağınızı ve başarılı olacağınızı işaret eder.

    MİSAFİR
    Rüyada tanımadığı veya iyi duygular hissetmediği kimselere misafir olması, yine sevmediği bir kişi tarafından rahatsız edileceğine yorumlanır.

    MOLLA
    Kendinizi geliştireceğinize ve çevrenizdeki insanların saygısını kazanacağınıza işaret eder. Kendisinin molla olduğunu görmek, zor durumda olan arkadaşlarınıza yardımda bulunacağınıza yorumlanır. MOR: Rüyada mor renk görmek, artık başarının sizinle beraber olacağına yorumlanır.

    MORFİN
    İşlerinizin hep ters gideceğine, bir türlü rahata kavuşamayacağınıza işaret eder.

    MOTOR
    Rüyada çalışan bir motor görmek, işlerin güzel olacağına, durmuş bir motor görmek ise işlerin bozulacağına yorumlanır.

    MOZAİK
    Rüyada mozaik görmek, çok kısa bir süre sonra bir geziye çıkacağınıza yorumlanır.

    MUCİZE
    Rüyada mucizeye şahit olmak, yapılması çok zor olan bir işi, herkesi şaşırtarak, başarıyla sonuçlandıracağına yorumlanır.

    MUHAFIZ
    Rüyasında muhafız gören, etrafındakilerin güvenini kazanacak demektir.

    MUHALLEBİ
    Rüyada muhallebi yemek, şansınızın açılacağına, isteklerinizin gerçekleşeceğine işaret eder. Muhallebi yapmak da zor durumdaki insanlara yardım edeceksiniz demektir.

    MUHALLEBİCİ
    Rüyada muhallebici görmek, güzel bir şekilde sona erecek aşk macerası demektir.

    MUHTAR
    Aile içinde huzurun kaçacağına işaret eder. Rüyada muhtar olmak, sonradan pişman olacağınız işlere kalkışmayın demektir.

    MUM
    Mum tutmak veya yakmak bekar erkek için güzel bir kızla evliliğe; bekar bir kadın için iyi biriyle evliliğe ve çocuğa yorumlanır. Eğer rüyayı gören gurbette ise yurduna dönmeye işarettir. Yoksul biri için para kazanmaya; tüccar için ise fazla para kazanmaya ve kârının artmasına; memur ise işinde yükselmeye yorumlanır. Çevrenizdeki insanlara güvenebileceğinizi ve uğraştığınız her işte başarılı olacağınızı işaret eder. Mumu üfleyerek söndürmek, bir yakınınızın ölümü demektir.

    MUMYA
    Rüyada mumya görmek, eski arkadaşınızdan umulmadık bir zamanda güzel bir haber alacağınıza işarettir.

    MUSİKİ ALETLERİ
    Rüyada müzik aleti çalmak emellerinize kavuşacaksınız demektir. Güzel bir geleceği de işaret eder. Bir müzik aleti satın almak, güzel sanat alanında ummadığınız kadar çok başarı kazanacağınıza işarettir. Eğer rüyayı genç bir kız görmüşse evlilik hayatının mutluluk içinde süreceğine işaret eder.

    MUSİKİ
    Rüyada müzik sesi işitmek, çok güzel bir rüyadır. Rüyayı görenin, en istediği şeyin gerçekleşeceğine yorumlanır.

    MUSALLA TAŞI
    Rüyada görülen musalla taşı, aile içinde kavgalara ve geçim sıkıntısı çekeceğinize işaret eder.

    MUSKA
    Rüyada boynunuzda bir muska görmek güzel bir haber alacağınız anlamına gelir.

    MUSLUK
    Rüyada musluk ile ilgili her şey iyiye, bolluğa, sağlığa, işlerin iyi olacağına ve güzel haberler alınacağına işarettir.

    MUŞAMBA
    İki yüzlü arkadaşlarınız olduğuna, ilişkilerinizde daha dikkatli olmanız gerektiğini işaret eder.

    MOTOSİKLET
    Rüyada motosikletle ilgili her şey ilginç ve çok iyi bir iyi arkadaş kazanacağınıza yorumlanır.

    MUTFAK
    Evinin mutfağında kendisini gören bir insan, bekarsa kısa süre sonra evlenecek anlamındadır.

    MUZ
    Rüyada muz görmek, anne karnındaki bebeğe ya da ölüye ya da cezaevinde bulunan bir kimseye yorumlanır. Muz ağacı dindar ve mal sahibi varlıklı zengin bir adama yorumlanır. Bu rüya, evleneceğiniz kişinin yanlış insan olduğuna işaret eder. Eğer evliyseniz, evliliğiniz sorunlu alacak ve para sıkıntısı çekeceksiniz demektir.

    MÜCEVHER
    Rüyada mücevher görmek, bu rüyayı görenin çok para kazanacağını, zenginleşeceğini ve aynı zamanda çocuğu olacağına yorumlanır. Bütün güzellikler ve zenginlikler sizin olacak demektir. Mücevher takmak ta başarı kazanacağınızı ve üst makamlara çıkacağınızı işaret eder.

    MÜDÜR
    İiş yerinde sorun yaşayabilir, hatta işinizden bile olabilirsiniz demektir.

    MÜEZZİN
    İyi huyunuzu ve sabrınızı koruduğunuz sürece başarılı olacaksınız, demektir.

    MÜFTÜ
    Rüyasında müftü gören kimse akılı ve itibar sahibi bir kimsenin dostluğunu kazanacak demektir.

    MÜHENDİS
    Rüyada mühendis görmek, bir şeyin mahvolmasına olmasına, harap olan bir yerin yeniden yapılmasına yorumlanır. Kendisini mühendis olarak görmek, uzun hayat süreceğine yorumlanır.

    MÜHÜR
    Rüyada mühür görmek, emniyet ve güvene yorumlanır. Çok büyük emellere sahipsiniz demektir. Bu emellere kavuşmak için de çok fazla çalışmanız gerekir demektir.

    MÜNAKAŞA
    Rüyada bir başkasıyla tartışmak, erkekler için mahkemelik bir olayın lehinize biteceğine işaret eder. Kadınlar için daha önce küstüğü birisiyle barışacağına yorumlanır.

    MÜREKKEP
    Rüyada mürekkep görmek, davranışlarınızda dikkatli olmanız gerektiğine aksi taktirde bu davranışlarınızın yanlış anlaşılacağına yorumlanır.

    MÜŞTERİ
    Rüyada alış :veriş yapan birini görmek sıkıntıya düşmüş birisine yorumlanır. Bir şey satın alması veya satması o kimsenin muhtaç durumda olmasına yorumlanır.

    MÜZAYEDE
    Şanslı bir döneme gireceğinize işaret eder.Müzayedeye katıldığını görmek, yakınlarıyla tartışa yapılacağına, küskünlükler yaşanacağına yorumlanır.

    MÜZE
    Rüyada bir müzeyi gezmek, çok beğendiniz, üstesinden gelebileceğiniz yapmaktan büyük zevk alacağınız bir işe girene kadar çok iş yeri

    MÜZİK
    Rüyada sesle, ya da müzik aletleriyle müzik dinlemek, iş hayatınızda büyük başarı kazanacağınıza yorumlanır. Dinlediğiniz müzik kötü ise mantıklı olmayan kimselerin önerilirine uyduğunuz çok zor durumda kalacağınıza işaret eder. Rüyada dans müziği ile dans etmek çevrenizde sevilen bir insan olduğunuzu gösterir. Güzel ve romantik bir müzik dinlemek aşka ve mutluluğa yorumlanır. Hüzünlü bir müzik dinlemek sizi üzecek,canınızı sıkacak haberler almaya hazırlıklı olmanız gerektiğini bildirir
#30.01.2009 15:24 0 0 0
  • KAHVE
    Rüyada kahve içmek, erkek için sonu mutlu olacak bir serüvene atılmak demektir. Genç kız için bu rüya zengin biri ile evliliğe yorulur Kahve rüyaları birkaç şekilde yorumlanırlar. Şekerli kahve içtiğini görmek haram bir mala yorumlanır. Şekersiz kahve ise bir rahatsızlığı ve sonrasında üzüntüyü işaret eder.

    KAHVEHANE
    Rüyada kahve görmek sorumluğu üstlendiğiniz işin üstesinden geleceksiniz demektir. Kahvehanede oturmak yaşayacağınız bir olayın sizi çok üzeceğini bildiriri

    KAMELYA
    Başarılı bir aşk macerası habercisi olarak yorumlanır.

    KALE
    Kale, sıkıntılardan sıyrılacağınıza işarettir. Uzaktan kale görmek, bir yerden başka bir yere taşınacağınız anlamındadır.

    KALP
    Cesaret, akıl, el açıklığına ve adalete yorumlanır. Kalbinde bir korku ve endişe olduğunu hissetmek, rüyayı görenin doğru yola geleceğine yorumlanır. Kalbinde ağrı bulunması, o kimsenin yakın zamanda bir kötülük yapacağına; kalbinde hastalık hissetmesi, münafık bir kimse olduğuna yorumlanır.

    KALABALIK
    Rüyada kalabalık gören kimsenin işlerinde bütün engelleri aşarak, güzel bir yaşam süreceğine yorumlanır.

    KALBUR
    Çevrenizdeki insanların yardımıyla içinde bulunduğunuz zorluklardan kurtulacaksınız demektir. Rüyada kalbur almak anlayışlı biriyle evleneceğine yorumlanır.

    KALEM
    Yetenekli bir kişi olduğunuzu ve istikbalinizin parlak olduğunu belirtir. Kalemle yazı yazmak istediğiniz şeylerin gerçekleşeceğine yorulur. Hediye kalem alan birisi iyi bir işe girecek

    rüya tabirleri
    demektir.Rüyada kalemin kırıldığını görmek de kalkışacağınız bir işten zarar edeceğinizin haberidir.

    KALKAN
    Rüyasında kalkan gören kimsenin çevresinde düşmanları olduğunu, dikkatli hareket ettiğini işaret eder.

    KALAYCI
    Çok neşeli günlerin yakında geleceğine yorumlanır .

    KALDIRIM
    Kaldırım sonuç alamayacağınız işlerin peşinden koştuğunuzu işaret eder. Kaldırıma düşmek güzel bir haber alacağınızı bildirir.

    KALORİFER
    Rüyada kalorifer görmek, bir dönüm noktasına geldiğinize bunun sonucunda ya refah ve mutluluk ya da , dertlerin geleceğine yorumlanır. KAMA
    Rüyada genç erkeğin savunma amacıyla kama çekmesi, girişeceği bir işte kuvvetli bir rakiple karşılaşacağını işaret eder. Yaşlılar için, rekabet nedeniyle ortaya çıkan zorluklara yorumlanır.

    KAMARA
    Vapur kamarasının görülmesi,i arkadaş sandığınız bir kimsenin size ihanetine maruz kalacağınızı işaret eder.

    KAMAROT
    Fakir bir kimse için zenginliğine yorumlanır.

    KAMBUR
    Genellikle hayra yorulmaz, kötü bir haber olarak kabul edilir. Rüyada kambur birisini görmek, hayatınızda bazı olumsuz gelişmeler olacak anlamındadır.

    KAMIŞ
    Rüyayı görenin hiç ummadığı bir anda yakınları karşısında zor ve küçük duruma düşebileceğine işaret eder.

    KAMP
    Rüyada kamp yaptığını görmek üstlendiğiniz sorumlukta başarısız olacağınızı bildirir. Kamp yeri görmek, sağlığınıza dikkat etmenizi belirtir.

    KAMYON
    Rüyada kamyon, kedere ve üzüntüye yorumlanır. Böyle bir rüya gören girdiği işten zarara uğrar.

    KAMÇI
    Kamçı ihtiyaç ve isteklerin sona ermesine yorumlanır. Aynı zamanda kamçı temiz bir arkadaşa işaret olarak yorumlanır.

    KAN
    Rüyada kan görülmesi, savaş ve felaket haberi olarak yorumlanır. Hayal kırıklığına uğrayacak ve üzüntülü günler yaşayacaksınız demektir. Arkadaşlarınıza dikkat edin demektir. Kan aldırmak dinlenmeniz gerektiğine yorumlanır.

    KAN ALDIRMA
    Rüyada kan almak, kötülükten ve hastalıktan kurtulmasına işaret eder. Alınan kan sağ elde olursa, gelirinin artacağına ve geçim sıkıntısı çekmeyeceğine yorumlanır.

    KANARYA
    Kanaryanın öttüğünü duymak, iyi haberler alacağınızın haberidir. Kafeste kanarya görmek aile içinde tartışmalara işaret eder. Rüyada kafesteki kanaryayı serbest bırakmak kötü huylarınızı terk etmeniz gerektiğine yorumlanır.

    KANAT
    Rüyada kanat görmek iş ve aşk hayatında başarı kazanacaksınız demektir.

    KANCA
    Başınız sıkıştığında size yardım etmeye hazır dostlarınızın olduğuna işaret eder.

    KANDİL SİMİDİ
    Rüyada kandil simidi görmek, hayra yorumlanır.

    KANGREN
    Rüyada kangren kötü ve çok üzücü bir haber almak demektir.

    KANDİL
    Rüyada kandil yakmak elinize kısa zamanda bol para geçecek demektir. Kandili yanarken görmek, sağlık durumunuzun çok iyi olacağına yorumlanır. Kandilin söndüğünü görmek ise bir hastalığa tutulacağınıza işaret eder.

    KANSER
    Kanser sağlık durumunun bozulmasına yorumlanır. Rüyanızda kanser yendiğinizi görmek, para derdiniz sona erecek ve zengin olacaksınız demektir.

    KANTAR
    Mahkemelik bir işiniz olduğuna ve bu mahkeme sonucunda haklı olduğunuzun anlaşılacağına yorumlanır. Kantarda bir şey tartmak vereceğiniz kararlarda daha adil olmanız gerektiğine yorumlanır.

    KANUN
    Kanun ile ilgili bir rüya görenin, hareketlerinde adaletsiz davrandığı ve davranışlarına dikkat etmesi gerektiği belirtilir.

    KAPI KİLİDİ
    İşlerin yoluna gireceğine yorumlanır.

    KAPI
    Rüyada bir kapıdan geçmek, iftiraya uğramak demektir.Kapalı bir kapı görmek önemli bazı fırsatları kaçırdınız demektir.

    KAPLAN
    Rüyada kaplana binmek veya kaplanı tuttuğunu görmek, rakibini yenecek demektir. Kaplan kuvvetli, kendini beğenmiş, yüksek makam sahibi bir insan olarak yorumlanır. Bir kaplanla karşılaşan kimseye birisi bir iyilik yapar. Yaşlı, zayıf ve tüyleri dökülmüş bir kaplan görmek arzu ettiği yardımın olmayacağı olarak yorumlanır.

    KAPLICA
    Kaplıca kötü alışkanlıklarının kendisine zarar vereceğine yorumlanır.

    KAPLUMBAĞA
    Kaplumbağa görmek ya da çorbasını içmek; işlerinin azaldığına ancak bu azalmanın ilerde ona kar sağlayacağına işarettir.

    KAPTAN
    Rüyada kaptan iyiye yorumlanır. İşler iyileşecek kazanç düzelecek demektir. Hayaliniz olacak anlamındadır. Eğer rüyayı kadınsa, çevresine kıskanç insanlarla dolacağı ve birçok düşmanı olacağına işarettir.

    KAR
    Kar rüyası iki şekilde yorumlanır. Kışın görülen kar rüyaları iyi sayılır. Bu rüyalar hayatın değişeceğini, güzel günlerin yaklaştığını, dertlerin biteceğini haber verir. Pencereden yağan karı seyretmek, sorunların ve üzüntünün çok kısa sürede son bulacağına ancak bir tehlike atlatılacağına işaret eder. Karda ayak izlerini görmek, güzel bir sürprizle karşılaşacağına yorumlanır. Bembeyaz kar, huzur ve mutluluk demektir. Mevsimsiz görülen kar, ani yaşanacak değişimler yüzünden hayatın alt üst olacağına yorumlanır.

    KARA
    Rüyada her şeyin kara olduğunun görülmesi zor ve üzüntü verecek bir döneme girişileceği, işlerin bozulacağına yorumlanır.

    KARA SİNEK
    Kara sinek köyü niyetli ve patavatsız bir kimseyle tanışacağınıza yorumlanır. Rüyada kara sinek yediğinin görülmesi haram yollarla para kazandığınıza işaret eder. Kara sinek öldürdüğünü gören kimsenin düşmanlarını alt edeceğini ve rahat bir dönem geçireceğini işaret eder.

    KARABİBER
    Karabiber görmek, acı bir haber alacağınızı ifade eder.

    KARADENİZ
    Karadeniz ile ilgili bir şey görmek, zor durumla karşı karşıya kalınacağına yorumlanır.

    KARAKOL
    Karakol görmek, hiç ummadığı birisinin iftirasına uğrayacak demektir.

    KARANFİL
    Anlamı renge göre değişir. Kırmızı karanfil yoğun bir aşka; beyaz karanfil temizlik ve saflığa; alacalı karanfil mutluluğa ve güzel günlere; sarı karanfil, keder ve sağlık problemlerine yorumlanır.

    KARANLIK
    Karanlıktan korktuğunu veya karanlık bir mekanda olduğunu görmek, atıldığınız işte başarısız olmak demektir. Karanlık odaya ışık vurması, birçok sıkıntının üstesinden geleceğiniz anlamındadır.

    KARASEVDA
    Kendisini karasevdaya tutulmuş görmek, boş yere kendini üzdüğünü bunun gereksiz olduğunu belirtir.

    KARAVANA
    Asker karavanası görmek, bir dostunuzla beraber birlikte seyahate çıkacağınıza yorumlanır.

    KARDEŞ
    Rüyada bir kimse kardeşini görürse, akrabalarından ya da dostlarından güzel alacağına işarettir. Bu rüya erkekler için para durumunuzun iyileşmesi, kadınlar içinse, dertli bir anda hiç ummadığı bir kişiden yardım görmesi demektir. Rüyada öz kardeşini görmek güzel ve sevindirici haber almak anlamındadır.

    KARGA
    Çevrenizde iki yüzlü, kötü niyetli insanlar var demektir. Karga sesi de insanların tavsiyesi sonucu girdiğiniz bir işten kayıplarla ayrılacağınıza yorumlanır.

    KARINCA
    Karınca görmek bolluk ve bereket işaretidir. Rüyada karınca yemek veya kendi evine girdiğini görmek evin hayır ve bereketinin çokluğuna yorumlanır. Rüyada karınca görmek, aşırı hırslı biri olduğunuzun ve hiçbir şeyden memnun olmadığınızın belirtisidir.Rüyada görülen karınca uzun ömre yorulur. Karıncayı bir yerden uçuyor görmesi, oradaki hastanın ölmesine işarettir. Karıncayı evinden yemek ile çıkıyor görmesi, onun fakir olmasına yorumlanır. Rüyasında karıncanın bir köye girdiğini görmesi, o köye askerin gireceğine işarettir. Karıncayı evinden çıkarken görmesi onun ailesinin sayısının azalacağına yorulur.

    KARİKATÜR
    Karikatürü rüyada görmek, çok yakında rahatlayacağınız bir haber alacağınıza ve tanınmış bir kimse ile arkadaşlık kuracağınıza yorumlanır.

    KARNAVAL
    Karnavalda eğlenmek kötü ve üzücü bir haber alacağınıza yorumlanır.

    KARNIBAHAR
    Rüyada karnıbahar görmek, büyük miktardaki alacağınızı zor da olsa tahsil edeceğinizin işaretidir.

    KARNIYARIK
    Rüyada karnıyarık görmek obur olduğunuzu ve bu huyunuzun insanları rahatsız ettiğini işaret eder.

    KARPUZ
    Karpuz satın almak, yeni bir işe para yatıracağınıza; karpuz kesmek, kötü haber almaya; karpuz yemek dedikodunuzun yapılacağına yorumlanır. Tarladan karpuz almak, bir akrabalarını ya da arkadaşlarınızla kavga edeceğinize yorumlanır.

    KARTAL
    Rüyada kartal görmek başarının işaretidir. Bir kartal öldürmek dertlerin aşılacağı anlamını taşır.

    KARTON
    Rüyada karton görmek insanlara karşı çok kırıcı davranıyorsunuz, bu huyunuzu değiştirmeniz gerekir demektir.

    KARTPOSTAL
    Kartpostal görmek, bir yolculuğa çıkılacağı şeklinde yorumlanır.

    KARTVİZİT
    Birisinin size yardım teklif edeceği demektir.

    KARYOLA
    Rüyada karyola gören kimse is nedeniyle sürekli seyahate gideceği anlamına gelir.

    KASA
    Elinize ya toplu para geçeceğine ya da elinizden toplu para çıkacağına yorumlanır.

    KASABA
    Kendisini ufak bir kasabada görmek dedikodulardan dolayı üzüntüye uğrayacağına yorumlanır

    KASAP
    Aileden biri ciddi bir hastalığa yakalanabilir.

    KASATURA
    Rüyada kasatura, uğraştığınız bir, kesin ve parlak bir başarı kazanacaksınız demektir.

    KASE
    Dolu kase bir kısmete, boş kase üzüntüye işarettir. Altın veya gümüş kase, çok para kazanmaya ve başarı bir iş hayatına işaret eder. Kaseden bir şey içmek, bir aşk haberi alacaksınız demektir. kaseden su dökmek para kaybetmek anlamındadır.

    KASIMPATI
    Rüyada kasımpatı gören kimse sevgilisiyle kavga edecek demektir.

    KASIRGA
    Kasırga davranışlarınıza ve çevrenize karşı dikkatli olmalısınız, aksi halde işleriniz bozulacak demektir.

    KASKET
    Çok güzel bir iş teklifi alacaksınız demektir.

    KAŞ
    Rüyada kaş, genellikle iyiye, işlerin ve sağlığın düzeleceğine yorumlanır.

    KAŞAR
    Kaşar peyniri hayra yorulmaz, bir hastalığın habercisi olarak yorumlanır.

    KAŞIK
    Rüyada kaşık , bolluk ve bereket demektir. Eğer kaşık dolu ise zenginliğe, boş ise fakirliğe yorumlanır.

    KATIR
    Rüyada katıra binmek, çok zahmetli bir işten başarıyla çıkmaya işarettir. Katır satın almak aile yaşamınızda bazı sıkıntılara yorumlanır. Katırdan düşmek, işlerinizde para kaybedeceğinize işarettir. Katırdan çifte yemek, ihanete uğramak demektir.

    KATIR TIRNAĞI
    Katırtırnağı çiçeğini görmek, sizin ince ve sanatçı ruhunda olduğunuzu işaret eder.

    KATİL
    Bir katil tarafından öldürülüyorsanız, muradınıza eremeyeceksiniz demektir.. Bu rüya gizli düşmanlara sahip olduğunuzu haber verir.

    KATLİAM:
    Rüyada katliam hafif bir hastalığa tutulacağınızı haber verir.

    KATRAN
    Rüyasında katran gören kimse insanların kötülüğü için uğraşıyor demektir. Ayrıca haram yoldan para gelirine de yorumlanır.

    KAUÇUK
    Rüyasında kauçuk gören kimse çok sıkıntı çekecek, işleri bozulacak demektir.

    KAVAK
    Kavak ağacı görmek, ev sahibi olacağınıza, yani arkadaşlar kazanacağınıza yorumlanır.

    KAVAL
    Kötü bir haber alacağınıza ancak bir süre sonra sıkıntılarınızın geçeceğine yorumlanır.

    KAVANOZ
    Rüyada kavanoz görmek davranışlarına dikkat etmek ve, harekete geçmeden önce düşünmek gerektiğini, işaret eder. Boş kavanoz, sıkıntı ve yoksulluğun haberidir. Dolu bir kavanoz ise tam tersidir.

    KAVGA
    Rüyada kavga etmek, uzun yaşayacağınızı ve iş hayatında başarılı olacağınızı ifade eder.

    KAVUK
    Gelecekte güzel işere atılacaksınız ve bu işlerde başarı kazanacaksınız demektir.

    KAVUN
    Rüyada kavun görmek, yaşamınızda önemli değişiklikler olacağına yorumlanır.

    KAYA
    Rüyada kaya gören kişinin, inadından vazgeçmesi, daha anlayışlı olması gerektiği demektir.

    KAYAN YILDIZ
    Rüyada yıldızın birdenbire kayması, rüyayı görenin üstüne gelmesi, herkes için hayallerin gerçekleşmesi demektir. ayan yıldız suya veya denize düşmesi tam tersi anlamındadır.

    KAYIK
    Kendisini kayıkta görmek, herkes için küçük eğlenceleri, huzurlu günleri ifade eder.

    KAYBETMEK
    Rüyada bir şeyi kaybettiğini görmek , geçmişte yaşadığınız günleri özlediğinizi belirtir.

    KAYBOLMAK
    Kendini koybolmuş gören kişi, kendisini olayların akışına kaptırmış demektir. Bu bıkkınlıktan kurtulması gerektiğini bildirir.

    KAYINBİRADER
    Rüyada kayın biraderini görmek bir yakınızla aranızın açılacağına yorumlanır.

    KAYINPEDER
    Rüyada kayın peder yakınlarınızla veya dostlarınızla kavga edeceksiniz anlamındadır. Rüyada kayınpederinizi neşeli gördüyseniz ailenizle hoş zaman geçireceksiniz demektir.

    KAYINVALİDE
    Kayınvalide, güzel bir haberle büyük miktarda para kazanmaya

    KAYISI
    Kayısı görmek, güzel bir haber alınacağına yorumlanır. Kayısı yemek şanslı olacaksınız demektir.

    KAYIŞ
    Rüyada kayış gören kişi acı verecek ve üzüntüye sebep olacak haber alacak demektir.

    KAYMAK
    Rüyada beyaz kaymak yemek veya kaymak satın almak, gelecek rahatlığı ve mutluluğu işaret eder.

    KAYNAK
    Bir su kaynağı gören insan, uzun ve sağlıklı yaşam sürer demektir.

    KAZ
    Kaz görmek çevrenizde sizden yararlanmak isteyen kişiler var demektir. Kaz eti yemek size zararı dokunacak birisiyle ortak hareket edeceğinize yorumlanır.

    KAZANÇ
    Rüyada bol miktarda gelir sağlandığının görülmesi, tersine elinizden para çıkacağına yorumlanır.

    KAZA
    Rüyada kan çıkmadığı taktirde kaza iyiye yorulur. Kaza yaşamda iyi değişiklik demektir. Başına bir kaza geldiğini gören insanların hayatı için ve daha isabetli kararlar verir.

    KAZIK
    Hiç beklemediğiniz birinin hakkınızda dedikodu yaptığı şeklinde yorulur.

    KAZMA
    Rüyada kazma görmek, umulmadık bir zamanda elinize bol miktarda para geçeceğinin işareti olarak yorumlanır.

    KAZMAK
    Toprağı kazmak mücadeleli bir hayat sizi bekliyor demektir. Rüyada toprak kazan birisini görmek ise , iş hayatında başarıyı ve servet kazanmayı ifade eder. Yaşlılar için ise bu rüya beklenmedik, büyük değişiklik anlamındadır. kadınlar için de artık şanslı olunduğuna şansa dayalı işlerde başarılı olunacağına yorumlanır.

    KEBAP
    Rüyada kebap yapmak kolay yollardan para kazanacaksınız demektir. Kebap yemek önemli bir hastalık demektir.

    KEÇİ
    Keçi görmek muradınıza ereceğinize işaret eder. Bir keçinin saldırısına uğradığınızı görmek, etraftaki insanlara dikkat edilmesi gerektiği anlamındadır.
    Keçi sütü içmek emeklerinizin karşılığını alacaksınız demektir.

    KEÇİBOYNUZU
    Rüyada keçiboynuzu görmek, aslında önemsiz olan bir olay nedeniyle aşırı tepki göstereceğinizin işaretidir.

    KEDİ
    Uğursuzluğun işaretidir. Eğer rüyada kediyi kovalıyorsanız bu iyi anlam taşır. Dişi kedi kötü bir kadını belirtir. Erkek kedi birisini ısırırsa veya tırmalarsa, o kişi hastalanır uzun süre hasta yatar. Kendisinin kedi şekline dönüştüğünü görmek, kötü işlerden geçimini sağlamak demektir.

    KEFAL
    Sağlığınızın bozulacağına işarettir.

    KEFEN
    Kefen görmek, bir doğum ya da ölüm haberi geleceğine yorumlanır. Kendisini kefen içinde görmek, iş hayatında başarılı olacağına işaret eder. Bir başkasını kefen içinde görmek, bir kimsenin ölüm haberini alacaksınız demektir.

    KEKEME
    Kekeme görmek, çocuk sahibi olacağınıza yorumlanır.

    KEKLİK
    Rüyada keklik görmek, etrafınızdaki insanların saygısını kazanacaksınız demektir. Keklik eti yemek aile içinde kavga edeceğinizi işaret eder.

    KEL
    Kel bir adam, dertlerin geldiğinin habercisidir. Rüya sahibi erkekse bu, çok kavgacı bir kadınla evleneceği anlamına gelir. Rüya sahibi kadınsa bu, ileride kocasına hükmedecek demektir.Rüyada kel görmeniz, çevrenizdekileri son zamanda fazlasıyla üzmekte olduğunuzun haberidir.

    KELEBEK
    Zenginlik ve boşansın habercisidir. Rüyada kelebek, sizin çok ince ve sanatkar ruhlu biri olduğunuza yorumlanır.Kelebeklerin uçtuğunu gördüyseniz, uzaktaki dostlarınızdan ya da yakınlarınızdan güzel haberler alacaksınız demektir. Rüya sahibi kadınsa, sadık biriyle evleneceğine yorumlanır.

    KELEPÇE
    İnsan kendisini, zincir ve kelepçe vurulmuş olarak görürse, iyi bir şekilde yorumlanmaz.

    KEMAN
    Rüyada keman, karışık bazı gönül maceralarının başlangıcı olarak yorumlanır.

    KEMENÇE
    Rüyada kemençe görmek, işlerinizde acele etmeniz gerektiğinin haberidir.

    KEMER
    Rüyada kemer görmek, dertli duruma düşüleceğine yorumlanır.Hayatınızı etkileyecek ve size uğursuzluk getirecek biriyle tanışacaksınız.

    KEMİK
    Rüyada kemik görmek genç erkek için, başarılı bir iş yapacağına yorulur. Daha yaşlı erkek için, pek önemsenmeyen bir hastalığın ilerleyeceğine işarettir. Genç bir kız için sanatçıyla evliliğini haber verir.

    KEP
    Kep takan kimse yeni birisiyle aşk yaşayacak demektir.

    KEPEK
    Rüyada kepek, büyük maddi bir kazancın elde edileceğine yorumlanır.

    KERESTE
    Rüyada kereste, ev sahibi olunacağına yorumlanır.

    KEREVİZ
    Rüyada kereviz görmek, mutluluğun ve zenginliğin belirtisidir. Kereviz yemek, etrafınızdaki insanlar tarafından çok sevildiğinizi anlamındadır.

    KERPETEN
    Rüyasında kerpeten gören kişi, kendi hatalı hareketleri yüzünden dert içine düşecek anlamındadır.

    KERPİÇ
    Rüyada kerpiç ya da kerpiçten yapılmış bir ev, kız çocuğunun habercisidir.

    KERTENKELE
    Üzüntünün habercisidir gammaz bir fitneci olarak tabir edilir.Rüyada kertenkele düşmanlarınızın saldırısına uğrayacağınız anlamına gelir.

    KERVAN
    Misafir demektir.Uzak bir yerden size çok miktarda misafir geleceğine yorumlanır.

    KESE
    Rüyada kese görmek işlerinizin iyi gitmesi sonucu büyük miktarda para kazanacaksınız demektir. Rüyada dolu kese ömrünüzün sonuna kadar rahat bir yaşam süreceğinize yorumlanır. Boş kese görmek ise tam tersi anlamdadır.

    KESER
    Rüyada keser görmek, bir işin menfaatinize uygun bir biçimde son bulacağına yorumlanır.

    KESTANE
    Genellikle iyiye yorulmaz. Rüyayı görenin ya da bir yakınının sağlık durumunun ciddi bir şekilde bozulacağına ve sıkıntıya yorumlanır.

    KETEN
    Rüyada keten giymek işlerinizde başarı sonucu zengin olacağınızı işaret eder.

    KEVGİR
    Dertlerden kısa zamanda kurtulacağınıza yorumlanır. Hayatınızın sonuna kadar rahat, huzur ve mutluluk içinde yaşayacağınıza işaret eder.

    KEVSER
    Kevser cennet ırmaklarından birinin adıdır. İnsan rüyasında cennette bulunan Kevser nehrinden içtiğini görürse tövbe eder demektir.

    KEZZAP
    Acı bir haber alınacağına işarettir. Kezzap içmek ise çok önemli bir karar vereceksiniz demektir.

    KIL
    Bol para kazanmaya ve paranın getireceği mutluluk ve rahata işaret eder.

    KILIÇ BALIĞI
    Etrafınızdaki insanların tavsiyelerine uymalısınız demektir.

    KILIÇ
    Hayatınızla ilgili planlarınızı gerçekleştirmek için harekete geçeceğinize yorumlanır. Rüyada kılıç kuşanmak, işinizde yükseleceğinize ve yüksek makama erişeceğinize işaret eder. Kılıçla vurmak bir arkadaşınızın yardımına koşacaksınız demektir.

    KINA
    Rüyada kına görmek, iş yaşamında iyi işlere girişeceğinize işaret eder. Rüyasında kına yakan kişi, güzel haberler alacak demektir.

    KIR ÇİÇEĞİ
    Umulmadık, beklenilmeyen eğlence ve ziyafete işarettir. Yakında bir davet alacaksınız demektir.

    KIRLANGIÇ
    Uzun zamandır haber alamadığınız bir kimseyle karşılaşacaksınız demektir. Kırlangıç yakalamak, sevdiklerinizi çok üzeceğinize yorumlanır.

    KIRMIZI
    Rüyada kırmızı görmek yakında romantik bir aşk yaşayacaksınız demektir. Bazı tartışmalar yaşayacağınız anlamına da gelir.

    KISRAK
    Kişinin bütün istediklerine ulaşacağını işaret eder.

    KIŞLA
    Rüyasında kendisini kışlada gören bir kişi , uğradığı haksızlığa cevap verememenin ezikliğini yaşıyor demektir.

    KITLIK
    Geçim sıkıntısına düşerek, zor bir dönem geçireceğinize işarettir.

    KIVILCIM
    Ömrünüzün sonuna kadar zorluk içinde yaşayacağınızı, sıkıntılarla uğraşacağınızı işaret eder.

    KIZ
    Rüyasında kız çocuğu gören kişi, birçok dertten sonra mutluluğu yakalayacağınıza işarettir. Güzel bir kız çocuğu mutlu, düzenli bir aile yaşamına yorumlanır.

    KIZAK
    Davranışlarınız ve söyledikleriniz yüzünden insanların kalbini kırdığınızı belirtir.

    KIZAMIK
    İşleriniz düzene girecek ve çok para kazanacaksınız demektir.

    KIZILCIK
    Rüyanızda kızılcık toplamak ya da yemek, elinize az miktarda para geçecek, geçim sıkıntısına düşeceksiniz demektir.

    KİBRİT
    Ummadığınız bir anda yaşamınızda önemli değişiklikler olacak demektir. Rüyasında yanan kibrit gören, genç bir erkek iyi bir para kazanacağı rahatlayacağı yeni bir işe atılacaktır.; Orta yaşlı bir erkek için başkalarının sebep olacağı bir tartışmaya işaret eder. Bekar bir kız için, çabuk gerçekleşen ve mutluluk getiren bir evliliğe işarettir. Evli bir kadın içinse, aile içinde kavgaya ve bazı rahatsızlıklar olacağına yorumlanır.

    KİL
    Rüyasın da kil gören kişi, bir işte başarısız olacak ve üzüntülü günler geçirecek demektir.

    KİLİM
    Rüyada bir kimsenin arkasına bir kilim aldığını görmesi veya kilime sarılması, baş insanlara ihtiyaçlarını anlatmasına yorumlanır.

    KİLİSE
    Rüyada kiliseye girmek rüyayı gören ve bekar ise evleneceğine, evli ise çocuk sahibi olacağına yorumlanır. Rüyada kilise görmek, bilime ve ağlamaya yorumlanır.

    KİLİT
    Rüyada kapıyı kilitlemek, hayatta herkesten kuşku duyduğuna ve yakın arkadaşlarını kıracağına yorumlanır. Kapının üzerine kilitlenmesi rüyayı görenin bir süre için hafifçe hasta olacağına işaret eder.

    KİMYAGER
    Rüyada kimyager, iş hayatınızın karışık duruma geleceğini işaret eder

    KİRA
    Rüyasında ev kiralayan kişi, önemli bir senet imzalamak anlamındadır. Kira vermek ise para durumunuzun iyileşeceği demektir.

    KİRAZ
    Rüyada kiraz ağacı görmek, sizin ve yakınlarınızın mutlu günler geçireceğine, sağlığınızın tamamen düzeleceğine işaret eder. işlerinizde de başarılı olacaksınız şeklinde yorumlanır. rüyada kiraz görmek yaptığınız İyilikler nedeniyle insanların saygısını kazanacağınıza işarettir. Kiraz yemek ise , sahip olmayı çok istediğiniz bir şeye sonunda kavuşacaksınız demektir.

    KİREÇ
    Rüyasında kireç gören kişi duygularına karşılık bulur demektir. Kireçle badana yapmak sıkıntıların sona ereceğine işaret eder.

    KİRPİ
    Rüyada kirpi görmek, yaşamınızda yeni bir döneme gireceğinizi, doğru ve önemli kararlar vereceğinizi ve bu kararlarınızda başarıya ulaşacağınızı işaret eder.

    KİST
    Rüyada kist gören kişi maddi sıkıntı çekiyor demektir.

    KİTAP
    Rüyada kitap görmek, güce kavuşacağına ve yükseleceğine yorumlanır. Orta yaşlı erkekler için kitap görmek değişik bir tecrübeye girişileceğine işaret eder. Genç kadınlar içinse bu rüya iş yaşamında başarıya ve yükselişe işarettir. Daha yaşlı kadınlar için rahatlık ve huzurlu bir geleceğe yorumlanır.

    KOÇ
    Koç, şerefli ve saygın bir adamı işaret eder. Birçok koç beslemek, hasmını yeneceğine yorumlanır.

    KOĞUŞ
    İçinde bulunduğunuz zor durumdan kısa bir süre sonra kurtulacaksınız demektir. Güzel günlerin geleceğinin habercisidir.

    KOL
    İşlerinizde kendi kararlarınızı kendiniz vermek zorundasınız demektir. Rüyada kolların olmadığını görmek, başkaları tarafından korunduğuna işaret eder.

    KOL SAATİ
    Rüyada bir insanın kol saati vermesi ya da alması, iki insanın geleceğinin birbirine bağlı olduğuna veya pek yakında birbirlerine yardımda bulunacaklarına yorumlanır.

    KOLONYA
    Rüyasında kolonya koklayan kişinin, dert içinde olduğuna ve bu dertlerin devam edeceğine yorumlanır.

    KOMİSER
    Komiser görmek, ileride yüksek makamlara ulaşacağınıza yorumlanır.

    KOMİDİN
    Rüyasında da komidin gören kişinin, korkulu ve sıkıntılı dönem geçireceğine yorumlanır.

    KOMPOSTO
    Rüyasında komposto içen kişinin güzel günlere kısa süre sonra erişeceğine yorumlanır.

    KONAK
    Rüyada konak, başka insanların emri altında çalışmaktan sıkıldığınıza kendi işinizin başına geçeceğinize yorumlanır.

    KOMUTAN
    Rüyasında komutan gören kişinin, yakın zamanda ün ve şeref sahibi olacağına yorumlanır.

    KONSER
    Rüyada bir konserde müzik dinlemek, genç bir erkek için, başarı kazanacak bir işe ortakla girmek için fırsatın çıkacağına işarettir. Orta yaştakiler için, işlerinde şansının iyi olacağına ve aile yaşamında mutluluğa yorulur. Genç bir kız için, çok hoşlanacağı bulunacağına; yaşlı kadınlar için, çok değerli bir hediye alacağı demektir.

    KOLTUK
    Rüyada bir koltuğa oturmak, gerçekleşmeyecek emelleriniz yanlış düşünceleriniz olduğuna yorumlanır.

    KOLYE
    Etrafınızdaki insanlar tarafından saygı duyulan, sevilen bir kimse olduğunuzu işaret eder. Birsine kolye hediye etmek, aşık olacağınıza yorumlanır.

    KOMA
    Kendini koma halinde görmek, karşılaşacağınız kötü bir olayın sizi çok etkileyeceğine yorumlanır.

    KOMŞU
    Rüyasında komşu görmek birtakım dedikodulara uğrayacağınız anlamındadır. Mücadeleli ve tartışmalarla dolu bir döneme girdiğinizi işaret eder.

    KONSER
    Rüyasında konsere giden kimse, çok şanslı bir döneme girmiş, güzel bir iş teklifi alacak demektir.

    KONSERVE
    Rüyasında konserve gören kişinin mazide kalan olaylarla uğraşacağına, işlerinizin kötüleşeceğine, sıkıntılı dönemler geçireceğinize yorumlanır.

    KONTRAT
    Herkes için dikkatli olunması gerektiğini belirten bir işarettir.

    KORKU
    Eğer rüyada korkuyorsanız, bilinç altında bazı korkularınızın bulunduğuna işarettir. Bu korkular çok yakında ortaya çıkacak ve bu korkularla yüzleşeceksiniz bazı zorlukların üstesinden geleceksiniz demektir.

    KORKULUK
    Birçok sıkıntıyla karşılaşacaksınız; ancak bu sıkıntıların üstesinden geleceksiniz demektir.

    KORNA
    Rüyada korna sesi duymak, çok yakın zamanda beklemediğiniz kadar iyi bir durumla karşı karşıya kalacağınıza yorumlanır.

    KOŞMAK:
    Rüyada koşmak, sağlık durumunun hafif bir şekilde bozulacağına yorumlanır.

    KORSAN
    Rüyada korsan görmek sahte arkadaşlarınız yüzünden yaşamınız tehlikeye girecek demektir. Korsan olduğunuzu gördüyseniz, bu saygınlığınızın kaybolacağına , arkadaş ve akrabalarınızın sizden desteğini çekeceğine yorumlanır.

    KOVA
    Boş kova görmek, para kaybetmek, dolu kova görmek, para kazanmak; yarı yarıya dolu kova görmek, beklenmedik bir habere yorumlanır.

    KOVAN
    Rüyasında arı kovanı gören kişi, büyük çapta başarı kazanacak şeklinde yorumlanır.

    KOYUN
    Rüyada koyun görmek, kadına işarettir. Koyuna ulaştığını gören kimse kadınla evlenecek demektir. Koyunun kendi önünde yürüdüğünü gören kimsenin bir kadına aşık olacağına ancak amacına ulaşamayarak vazgeçeceğine işaret eder. Rüyada koyun sağmak rüyayı görenin, o sene için hayırlı bir iş yapacağı demektir.

    KOZA
    Koza görmek, yakında ev sahibi olacağınıza yorumlanır.

    KÖÇEK
    Rüyasında kendisini köçek olarak görmek, işlerinizde yaptığını< hatalar yüzünden zarar edecek, sıkıntıya düşeceksiniz demektir.

    KÖFTE
    Rüyada köfte görenin oburluk derecesinde iştahlı olduğuna ve bu yüzden huyundan vazgeçmesi gerektiğine yorumlanır.

    KÖK
    Rüyada kök , çocuk sahibi olunacağına yorumlanır.

    KÖLE
    Köle görmek sizi korkutan ve size endişe veren şeylerden kurtulacaksınız demektir. Köle olduğunu görmek emeğinin karşılığını alarak, iş yaşamında yükselmeye yorumlanır.

    KÖMÜR
    Rüyasında kömür ve ocak gören kişinin para ve mal kazanacağına yorumlanır.

    KÖPEK
    Rüyada kendisine köpek aldığını görmek, onun diğer insanlarla hoş muhabbetler etmesine yorumlanır. Köpeğin ısırdığını görmek, bir iyi arkadaşınız nedeniyle sıkıntı yaşayacağınıza işarettir. Kendisini köpekler uluyor veya havlıyorsa isteklerinin gerçekleşeceğine ve güven içinde olacağına yorumlanır. Eğer köpekleri öldürdüğünü görürse, düşmanlarını alt edeceğine yorumlanır.

    KÖPEK BALIĞI
    Köpek balığı görmek, iyiye yorulmaz. Kötü bir haber alınacağına yorumlanır.

    KÖPRÜ
    Rüyada köprü bazı sıkıntıların üstesinden geleceğinize yorumlanır.

    KÖPÜK
    İlerde aldığınız tüm işerde başarıya ulaşacaksınız demektir. Sizi çok iyi bir gelecek bekliyor.

    KÖR
    Rüyasında kişinin kendisini kör olarak görmesi onun her işe atılmaması gerektiğini ve bu insanın hata yapmasını bekleyen düşmanlarının olduğunu gösterir.

    KÖRÜK
    Yeterince gayret göstermezseniz geçim sıkıntısına düşeceksiniz demektir.

    KÖSELE
    Rüyasında kösele gören insanın sevgilisinin ondan soğuduğuna ve bu aşkın peşini bırakması gerektiğine yorumlanır.

    KÖSTEBEK
    Rüyada köstebek , kötülüğünüzü isteyen bazı kişilerin sizi alt etmek için aleyhinizde komplo kurduğuna ve dikkatli olmanız gerektiğine yorumlanır.

    KÖŞK
    Köşk rahatlık, refah ve saadettir. Rüyada kendisini bir köşk içinde görmek, düşmanına karşı başarı sağlayacağına onu alt edeceğine işaret eder.

    KÖY
    Rüyada köy görmek çok çalışmaktan dolayı iyice yorulduğunuza, dinlenmeniz gerektiğine yorumlanır.

    KÖY İMAMI
    Rüyasında köy imamı gören kişinin muradına çok kısa süre içerisinde ereceğine yorumlanır.

    KRAL
    Rüyada kral görmek, iş yaşamında başarıya kavuşacağınıza yorumlanır.

    KRALİÇE
    Rüyada kraliçe ile ilgili rüyalar, genellikle iyiye , ün ve şerefe yorumlanır.

    KREMA
    Eğer sağlığınıza dikkat etmezseniz ciddi bir hastalığa yakalanabilirsiniz demektir.

    KRİSTAL
    Rüyada kristal görmek aşk ve iş yaşamınızda bazı sıkıntılar yaşayarak, ruh sağlığınızın bozulacağına yorumlanır.

    KROM
    Rüyasında krom gören kişinin , iradesinin sağlam olduğuna ve elini attığı her işte başarı kazanacağına yorumlanır.

    KUBBE
    Rüyada kubbe gören kişi bekar ise evlenecek; evli ise eşini aldatacak demektir.

    KUĞU
    Rüyasında kuğu gören kişinin, çok iyi kalpli birisi ile evleneceğine yorumlanır.
    Kulak ağrısı: Önemli bir işinizin çözümleneceğine işarettir.

    KULE
    Uygunsuz davranışlarınız hem size hem de çevrenizdeki insanlara zarar veriyor demektir. Davranışlarınıza dikkat etmeniz gerektiğini bildirir.

    KULÜBE
    Rüyasında kulübe veya yazlık bir evde oturduğunu gören bir kişinin, çok sevdiği birinin misafir olacağına yorulur. Bir kadın için, hoş bir sürpriz veya güzel bir armağan sahibi olunacağını işaret eder.

    KUM
    Geçmişte yaşadığınız sıkıntıları artık yaşamayacaksınız anlamındadır. Rüyada kum görmek, para ve mal demektir.

    KUM SAATİ
    Vaktinizi hiçbir yararı olmayacak işlerle harcıyorsunuz demektir.

    KUMA
    Daima kötüye yorulur. Hastalığa, kötü şansa ve işlerinizin kötüleşeceğine işarettir.

    KUMARHANE
    Bir yakınınızı size ihanet edeceğine yorumlanır.
#30.01.2009 15:22 0 0 0
  • JALUZİ
    Rüyada perdelik jaluzi görmek, çok yakında hayırlı bir haberin alınacağına ya da bir hastalıktan kurtuluş yolunun bulunacağına işaret olarak kabul edilir.Rüyada jaluzi görmek sirra delalet eder. Dikkatle sakladiginiz bir sirrinizin baskalari tarafindan ögrenilecegine

    JAGUAR
    Rüyada bu hayvanı görmek, bir uğur, bir güzel haber demektir.

    JAMBON
    Jambon yemek ve satmak satın almak şüpheli şeylere, sağlığın bozulmasına delalet eder. Rüyada jambon görmek sagliginin bozulmasina yorumlanir. Jambon yedigini gören, hastalanir, Jambon satin aldigini ve yedigini görmek, günah isledigine isarettir.

    JARTİYER
    Sıkıntıdır. Kişinin eşinden veya sevgilisinden sıkıntı duyacağına işaret eder. Rüyada jartiyer görmek gizlilige tabir olunur. Çorabiniza bir jartiyer taktiginizi görmek bir sirrinizi saklamaya çalistiginiza,baskasinin bir jartiyerini görmeniz baskasina ait bir sirri ögrendiginize isarettir.

    JANT
    Rüyasinda otomobil araç jantı gören kisi, arzuladığı geziye çıkamayacak demektir.

    JARSE
    Rüyada jarse görmek hiç umulmadık bir kişiden ihanet görecegine delalet eder. Bir baska rivayete görede: Rüyada jarse gösterise düskün ve iki yüzlü bir arkadasa veya beklenmedik bir ihanete isaret eder.

    JEOLOJİ
    Rüyada jeoloji ilmiyle ugrasmak

    rüya tabirleri
    rüyayi görenin başından tatli bir aşk serüveni geçecegine delalet eder.

    JEOLOG
    Geçmiş insanların başından geçenlerle ve varlık problemiyle ilgili kimseye ya da garip haberlere delalet eder. Rüyada jeolog görmek buluşla yorumlanır. Rüyanizda bir jeologla tanisip konusmaniz, bazi önemli seyler ögreneceginize, onunla bir sofrada oturup yemek yemeniz bu bilgilerden çok faydalanacaginiza delalet eder.

    JALE
    Rüyada jale görmek, gözyasi ile yorumlanir. Rüyasinda bir bitki veya bir çiçek üzerinde sebnem görmek, bir seyden sikilarak veya üzülerek gözyasi dökecegine yorumlanir. Kiragi da tabir ettigimiz jale veya sebnemi, çimenler üzerinde yaygin bir sekilde görmek, o yerde genel olarak herkesin hüzünlenecegi ve aci duyacagi bir olayin meydana gelecegine isarettir.

    JANDARMA
    Rüyada jandarma gören kişiyi, kısa bir zaman içinde büyük bazı işler bekliyor demektir. Ancak, bu rüyayı gören emeğinin karşılığını fazlasıyla alacaktır.

    JAPON
    Rüyayı gören evli ise hayra yorulur.Rüyasında Japon görmek bekar için, sadık birisi ile evleneceğini işaret eder.

    JAPON GÜLÜ
    Rüyada Japon gülü görmek, büyük bir yolculuk işaretidir.

    JELATİN
    Rüyada jelatin görmek, hiç beklemediğiniz bir yakınınızdan ihanet göreceğinize yorumlanır.

    JENERATÖR
    Bir kimsenin rüyasında jeneratör görmesi, o rüyayı gören kimsenin hiç beklemediği bir anda aldığı sorumluluklar sonucu çok yükseleceğine yorumlanır. Rüyayı gören kadınsa erkek çocuğu olacak demektir.

    JET
    Rüyasında jet uçağı gören kimse çok kısa zamanda kıskanılacak başarılar kazanacak demektir.

    JETON
    Rüyada jeton görmek çok para kazanmak demektir.

    JİMNASTİK
    Rüyada cimnastik yaptigini gören kimsenin saglikli bir ömür sürecegine ve geçim durumunda sıkıntı çekmeyecegine isaret eder.

    JİLET
    Rüyada jilet görmek, uzun zamandır sonucu belirsiz olan bir işin sonunun iyi biteceğine yorulur.

    JÖLE
    Rüyada jöle gören kimse çok eğlenceli geçecek bir davete katılacak demektir.

    JUBİLE
    Alın teri ve emeğin, azim ve iradenin taçlanmasına, pratikten teoriye dönmeye ve böyle hizmet etmeye delalet eder. Kişinin yabancı çevreye gireceğine işaret eder. Rüyada jübile görmek hediye ile yorumlanir. Rüyada çocugunuzun bir jübilede bulunup konustugunu görmek onun hayatta büyük bir gelecege sahip olacagina, oglunuz konuşurken, sizin ve orada bulunanlarin alkislamasını görmek, oglunuzun mesleginde yükselecegine isarettir. Bir baska rivayete görede: Rüyada jübile görmek, büyük bir hediye elde etmekle işaret eder. Bazen bu rüya is ve sihhatinin bozulacagina isaret eder.

    JUDO
    Judo yapmak daha gerçekçi olmalısınız, gerçekleşmeyecek hayaller peşinde koşmamalısınız anlamındadır.

    JÜPİTER
    Rüyasında Jüpiter yıldızını gören, çalışamayacak kadar hastalanacak demektir.

    JÜRİ
    Rüyada jüri görmek, kısa bir süre sonra kendisinin ön sırada olacağı kalabalık bir merasime katılacak demektir.
#30.01.2009 15:19 0 0 0
  • İSTIFA ETMEK:
    İşinizden istifa ettiğinizi gördüyseniz, iş yaşamınız için yeni girişimlerde bulunacak, fakat istediğinizi elde edemeyeceksiniz demektir. Başkalarının istifa etmesi, kötü haberler alacağınıza işarettir.

    İBADET
    Bu rüyalar daima iyiye yorulur. Rüyada ibadet ettiğini gören kişi sıkıntılarından ve sorunlarından kurtulur. Rüyada ibadet ederken görmek, ailenin mutlu yaşamı olacağına işarettir. Eski durumundan daha iyi durumu gelir.

    İÇ ÇAMAŞIRI
    Rüyada iç çamaşırı görmek çok değerli hediye demektir. İç çamaşırını çıkarmak ise, eğer dikkatli olunursa hafif atlatılacak hastalığa işarettir.

    İÇMEK:
    Hem iyiye hem de kötüye yorumlayan vardır. İyi yoruma göre kazancı; kötü yoruma göre ise hastalığı belirtir.

    İÇKİ
    Rüyada şerbet, şurup gibi alkolsüz içkiler genel olarak hayra yorumlanır. Ancak alkollü içkiler iyiye yorulmazlar.

    İDAM
    İnsan rüyasında idam edildiğini görürse, başarılı olacağına yorumlanır. Asılmak, fakirler için hayra işarettir. Zenginler için varlığın artacağı anlamındadır. Bekarlar için, evlilik işaretidir. Rüyada idam mahkumu olmak uzun ve şerefli yaşamak.demektir.

    İDRAR
    Rüyada idrarı tutamamak, malın ve paranın artacağına, mutlu havadis alacağınıza işarettir. Yol ortasında idrar yapmak hiç ummadığınız bir kişiden bir fenalık geleceğine yorulur. İdrar darlığı zamanla fakirleşeceğine işaret eder. Şişe içinde idrar, hastane ile ilgili bir durumu bildirir.

    İFLAS
    Rüyada iflas etmek çok

    rüya tabirleri
    kazançlı ve kârlı işlere atılacak, bunlardan birçok yara ve kazanç sağlayacak demektir.

    İFTİRA
    Rüyada bir iftiraya uğramak, beklenmedik bir haber almak demektir.

    İĞNE
    Rüyada iğne görmek, sağlığınıza daha fazla dikkati etmeniz gerektiğini işaret eder. Bazı dert ve şanssızlıklara uğrayacaksınız demektir.

    İHANET
    İhanete uğramak, genç bir erkek için, aşk acısı ya da iş nedeniyle sıkıntı demektir. Orta yaşta biri için yakınlarından birinin ihanetini fark edeceğine işarettir. Genç kız için dertli ve üzüntülü olacağına aşkı ile kavga edeceğine yorumlanır.

    İHTİYAR
    Rüyada kendini yaşlanmış görmek, ömrün uzun olacağına yorumlanır.

    İHALE
    Rüyada bir ihaleye katılmak, rüyayı görenin şansının aniden döndüğüne işlerinde.kötüleşmeye.yorulur.

    İHRACAT
    Bir kişinin rüyada kendisini ihracat yaparken görmesi, rüyayı görenin çok arzulu ve aşırı istekli bir kimse olduğunu Bu özelliğinin etrafındaki insanlara zarar verdiğini ve çevresindekileri kaybetmek üzere olduğunu ifade eder.

    İHTİLAL
    Rüyasında ihtilal olduğunu gören kimsenin ruh doktoruna görünmesi gerekir.

    İHTİYAR ADAM
    İhtiyar birinin elinden bir şey almak yaklaşan bir mutluluk işaretidir. Rüyasında ihtiyarlığını gören kimse uzun ömürlü olacak demektir.

    İKİZ
    Rüyada ikiz çocuğu olduğunu görmek işinizde küçük bir başarı kazanacağınıza yorumlanır.

    İKSİR
    Rüyada iksir, çok çalıştığınız için sağlığınızın bozulacağına işaret sayılır.

    İLAÇ
    Rüyada ilaç almak iyiye yorulur. Rüyada ilaç içmek sağlık durumunuzun iyi
    olduğuna ve muradınıza ereceğinize yorumlanır. Tadı güzel olan bir ilaç almak, bazı sorunlarla karşılaşacak; fakat bu sorunları aşacaksınız demektir. İlaç imal etmek uzun süredir sonuç alamadığınız işlerin artık sonuca kavuşacağına işaret eder.

    İLAHİ VARLIKLAR
    Melek, evliya gibi ilahi varlıklar görmek iyiye yorumlanır

    İLANI AŞK
    Rüyada birisine ilanı aşk edildiğinin görülmesi, bir dosttan büyük yardım görüleceğine.yorulur.

    İLKBAHAR
    Rüyada ilkbahar mevsimini görmek iyiye yorumlanır. İlkbahar rüyası bereket.ve.bolluk.demektir. Rüyasında ilkbahar mevsimini gören kimse bir yıl boyunca mutlu ve huzurlu olur.

    İLAN
    Rüyada gazete, radyo, televizyon ilanı görmek, emeline kavuşmak ve yüklü miktarda para sahibi olmak anlamı taşır.

    İMAM
    Rüyasında imam gören kimse iş yaşamında yükselir, iyi bir makama sahip olur. Rüyasında imam olduğunu gören kimse çevresinin saygısını kazanacak, yüksek makama yükselecek demektir.

    İMPARATOR
    Rüyasında imparator gören kişinin şansı iyi olacak, bir şans oyunundan para gelecek demektir. Aynı zamanda iyi geçmeyecek bir yolculuğa çıkılacağını.bildirir.

    İMPARATORİÇE
    İş yaşamınızda başarılı olup yüksek bir makama yükseleceksiniz; fakat kibirli olmanız sizi başarısız kılacak demektir.

    İMTİHAN
    İmtihan.korkusu.yeni.bir.iş.girişimi.yorumlanır. İmtihanı başarmak, bir dertten kurtulmak, imtihanda başarısızlık, umulmadık iyi bir haber, imtihan etmek umulmadık kötü bir haber demektir.

    İMZA
    Rüyada imza atmak, iyi şeylere yorulur.Bu rüyayı gören kişi kısa süre içinde dertlerinden.kurtulacak.feraha.kavuşacak.demektir.

    İNCİ
    inci almak ilim ve fazilet sahibi olmak ve halk tarafından sevilmek demektir. Ağzına inci sokmak, dininin güzel olduğuna yorumlanır İnci görmek mutluluğa inci almak, başkanlığa seçilmeye işarettir. Buna karşılık rüya boynuna inci takan kız evlenir anlamındadır.. İncileri tek tek ipe dizen kişi mutluluk gözyaşı dökebilir

    İNCİL
    Rüyada İncil görmek Müslüman biri için hatalarına dikkat ederse para ve mutluluk demektir. Hıristiyan bir kimse bu rüyayı görürse zor günleri aşacağına, rahata kavuşacağına yorumlanır.

    İNCİR AĞACI
    Rüyada incir ağacı görmek iş yaşamında başarılı olmaya yorumlanır. İncir ağacı diken kimse yeni bir iş girişiminde bulunur.

    İNAT
    Rüyada inat veya inatçılıkla ilgili bir şey görmek, o rüyayı görenin işlerinde başarılı.olacağına.yorumlanır.

    İNCİL
    Rüyada İncil okuma dünya görüşünüzün yanlış olduğunu bildirir ve değiştirmeniz gerektiğini işaret eder.

    İNCİR
    Rüyada incir kısmet demektir. Fakat incirler kurtluysa bu kısmet, dedikoduya ve kıskançlığa sebep olacaktır.Mevsiminde incir yemek, güzel bir rüyadır. mutluluk, evlenmek olarak yorumlanır. Kuru incir, zenginliğin artacağına işaret eder.Rüyada kendisini incir yerken görmek, başınızdan aşk geçeceğine yorumlanır.

    İNEK
    Kadın için evlilik erkek için zenginlik anlamındadır. Rüyasında süt sağan kişi yeni işlere atılacak ve bol para kazanacak demektir. Rüyada süt içmek de içinde bulunduğunuz durumun daha iyi olacağını işaret eder.

    İNFİLAK
    Rüyada çok şiddetli bir patlama, yaşamınızda çok ciddi bir değişiklik olacağına.yorulur.

    İNSAN
    Rüyasında tanımadığı bir kişiyi gören insan işlerinde birisinin yardımını alacak demektir. Rüyada insan eti yemek de hareketlerinize dikkat etmelisiniz; aksi taktirde çok zarar göreceksiniz anlamındadır.

    İNTİHAR
    İntihar gençlik çağının dertli, yaşlılığın rahat olacağına işarettir. İntihar görmek, sıkıntılı habere yorulur. İntihara kalkışmak, bir aşk haberine işaret eder. İntihar ettiğinizi gördüyseniz, bu, yakında çeşitli tersliklerle karşılaşacağınız demektir.

    İP
    Rüyada ip görülmesi, uzun ömrü işaret eder, iyi haberler haber verir. Kalın ip, dertli günler geçireceksiniz demektir. Özellikle aşk yaşamınızda karmaşıklık yaşayacaksınız anlamındadır.

    İPEK BÖCEĞİ
    rüyada ipek böceği görmek güzel ve çalışkan birisiyle evlenmek anlamındadır. İpek böceğinin öldüğünü görmek, sıkıntılı ve acı bir dönem geçireceğinize işaret eder.

    İPEK
    Rüyada ipek görmek çok iyi sayılır. İpek saflık, iyi niyet, yükselme, başarı olarak yorumlanır. Saf ipek görmek, iyi bir habere işarettir. İpek iplik, uzaktaki bir tanıdığın ziyaret olasılığına yorulur. İpek iç çamaşırı, kısa zamanda geçecek dertli günlere.işarettir.

    İRİN
    Rüyada vücutta irin çıkması bir iftiraya uğrayacağınıza yorumlanır. Vücuttan irinin aktığını gören kişinin bütün sıkıntılarından sıyrılacağına ve rahata kavuşacağına işaret eder.

    İRMİK
    Ölüm.haberi.alınacağına.yorumlanır.

    İSKAMBİL
    İskambil kağıdı oynayan bir kimsenin işlerinde hile vardır. Para için oynamak, maddi dertlere yorumlanır.Rüyada para kazanmak için değil de eğlence amacıyla iskambil oynuyorsanız muradınıza ereceksiniz demektir.

    İSKELE
    Rüyasında iskele gören kimsenin işleri düzene iyi olacak demektir. İskelenin yıkıldığını görmek işlerinizin bozulacağına ve sıkıntıya düşeceğinize işaret eder.

    İSKELET
    İskelet görmek, her genç için, gizli bir tehlikeye; yaşlı insanlar için, bir tuzağa yorumlanır.

    İSKEMLE
    Rüyada iskemle gören kişi eğer erkekse, o kişinin işlerinizin güzel gideceğine ve tatile çıkmaya işarettir. Eğer aynı rüyayı bir kadın görürse yakında evleneceğine yorumlanır.

    İSPİRTO
    Rüyada ispirto gören kişi boşuna vakit geçiriyor demektir.

    İSTASYON
    Rüyasında istasyon gören kimsenin planlarını bir süre daha ertelemesi gerekir; çünkü ortam uygun değil demektir.

    İSTİRİDYE
    Rüyada istiridye veya midye görmek, çevresi geniş bir kimseyle tanışacağınızı ve bu olay sonrasında yaşam şeklinizde iyi değişiklikler olacağını gösterir.

    İSKARPİN
    Yeni iskarpin görmek, bolluk ve bereket haberidir. Eski iskarpin, bir dostun ihanetini işaret eder. Patlak iskarpin, sonucunda başarı sağlanacağını anlatır. Siyah iskarpin, bir düğün olacağının işaretidir.

    İSYAN
    Rüyada bir isyanı görmek, rüyayı görenin kısa zamanda arkadaşlarının kendisi hakkında yaptığı dedikodulardan haberdar olacağına yorumlanır. İsyan

    İŞ
    Rüyada kendisini bir iş yerinde çalışıyor görmek maddi sıkıntıya düşüleceğine yorumlanır.

    İŞARET
    Rüyada kendinizi birilerine işaret verirken görmek, girişeceğiniz yeni işlerde yakın arkadaşlarından yardım alınacağına yorumlanır.

    İŞÇİ
    Çevresine karşı saygınlığı ve güveni kaybetme olasılığı ver anlamındadır.

    İŞKEMBE
    Rüyasında işkembe gören kişinin arkasından dedikodu yapılıyor demektir. İşkembe yediğinin görülmesi de iş yaşamınızda emeğinizin karşılığı alarak terfii edeceğinize yorumlanır.

    İŞKEMBE ÇORBASI
    Rüyada işkembe çorbası içmek, iş yaşamı nedeniyle çok yorgun olduğu anlamına gelir.

    İŞKENCE
    Rüyada İşkence gören refaha, huzura ulaşacak demektir. işkence yaptığını gören ise sorunlu zaman geçirecek anlamındadır.

    İTFAİYE
    Rüyada itfaiye görmek iyiye yorulur. İtfaiye aracının gelmesi önemli insandan yardım görecek demektir. İtfaiye aracından su sıkıldığını görmek önemli göreve gelmek anlamındadır.

    İTİRAF
    Rüyada gizli bir şeyi itiraf etmek iyice incelemeden bir anlaşma yapmak demektir. Bazı kararlar verirken dikkatli olmalısınız anlamındadır.

    İTİRAZ
    Rüyasında bir şeye itiraz eden kimse iş yaşamında kendisine hazırlanan bir komployla karşı karşıya demektir.

    İZ
    Rüyada bir izi takip etmek, yeni işlere atılacağınızı işaret eder.

    İZCİ
    Rüyasında izci olduğunu gören kimse kalabalık bir toplulukla yolculuğa çıkacak demektir.

    İZİN
    Bir yerden izin aldığını görmek çok zor bir döneme girdiğinizi ve daha fazla çalışırsanız üstesinden geleceksiniz demektir.
#30.01.2009 15:18 0 0 0
  • IRGAT
    Rüyasında terlemiş içinde ırgat gören bir kişinin, başına bir felaket gelebilir. Eğer rüyayı gören kişi ırgatın terini silerse, rahatlayacak demektir.

    IRMAK
    Rüyada büyük bir ırmağa düşmek; tehlike içinde olduğunuzu eğer çok uğraşılırsa kurtulursa rahata ereceğine eğer, ırmaktan çıkmazsa öleceğine yorumlanır. Durgun, temiz bir ırmak; bol kazancın, mutluluğun işaretidir. Kirli bir ırmak, etrafınızda kıskanç insanlar bulunduğuna bunlarla tartışacağınız anlamındadır.

    ISLANMAK
    İster yağmurda ister suda olsun iyice ıslanmak, başarısızlıklarla geçecek bir zamana, bu başarısızlıktan sonra mutluluğa ve güzel hayata işaret eder.

    ISIRGAN
    Güzel bir rüyadır. Rüyasında ısırgan görmek bahtın açık olacağına ve bol para kazanılacağına yorumlanır.

    ISIRMAK
    Rüyada ısırılmak, düşmanınızla karşı karşılaşacağınız ve bu hesaplaşmadan zarar göreceğinizi belirtir.

    ISLIK
    Rüyada gece ıslık çalmak, iyiye yorulmaz. Islık sesi işitmek, bazı üzücü haberler nedeniyle planlarınızı değiştirmek zorunda kalacaksınız demektir. Kalın ıslık sesi, görenin yakınlarına

    rüya tabirleri
    hoşgörülü yaklaşması gerekir demektir. Tiz ıslık sesi, hiç beklemedik bir zamanda para kaybedeceğine yorulur.

    ISTAKOZ
    Rüyasında ıstakoz gören, kimse çeşitli sıkıntıların ardından refaha kavuşacak anlamındadır. Eğer ıstakoz canlı ise, elinize çok para geçecek demektir.

    IŞIK
    Rüyada ışık bir çok sıkıntıdan sonra refaha ve huzura kavuşmak anlamındadır. Işık bir gece yarısı görüldüyse, rüyayı gören bir çocuk sahibi olacak demektir. Güneş iyi bir gelecek anlamındadır. Ay ışığı hüzünlü ve acı bir durumu bildirir. Gaz lambasının ışığı eğlenmek ve güzel zaman geçirme imkanını anlatır. Mum ışığı dert demektir. Kibrit ışığı ise kısmet işaretidir.
#30.01.2009 15:17 0 0 0
  • HACI
    Rüyada hacı görmek güzel söz işitmek demektir. Hacı olduğunu görende hiç beklemediği bir yerden kısmeti var demektir.

    HAKSIZLIK
    Kendisine haksızlık yapıldığını görmek tam aksine iyilik görür. Fakat başkasına haksızlık yapmış demektir. Onun çevresindeki insanların tavsiyelerine itimat etmesi gerektiği demektir.

    HALI
    Zenginliğin ve bolluğun haber verir. Halı, varlıklı arkadaşlara sahip olacağınızı belirtir. Halı üzerinde yürüdüğünü görmek, mutlu olacağınızı işaret eder.

    HAMİLELİK
    Hamile olduğunuzu gördüyseniz, mutsuz bir evlilik hayatınız olacak. Rüya sahibi gerçekte de hamileyse, sorunsuz bir dönem geçirecek ve sağlıklı bir çocuk sahibi olacak demektir.

    HAMUR
    Hamur yoğurduğunu gören kimse kendi gayreti sayesinde başarılı olacak demektir. Tek başına girişim yaparak arzu ettiği konuma geleceğini işaret eder. Hamur mayalamak aileden aldığı parayı, sermayeyi artıracak ve bir servet sahibi olacak anlamındadır. Hamur kızartmak, murada ermek demektir.

    HANÇER
    Rüyada hançer güç, kuvvet anlamına gelir. Elinde hançer olduğunu gören kimse güçlenir. Elindeki hançeri kendine saplayan, işle ilgili hata işlemiş demektir. Başkasına saplayan, bir iyilik yapar ve karşılığını alır anlamındadır. Paslı hançer kişinin inat, huysuzluk nedeniyle çevresindekilerle arasının bozulacağını haber verir.

    HAP
    Hap içtiğinizi gördüyseniz, çok ağır sorumluluk üstleneceğiniz, ancak yeteri karşılığını alacaksınız demektir.

    HAPİS
    Uğursuzluk ve

    rüya tabirleri
    mutlu olamamak anlamına gelir. Hapishaneden birinin çıktığını görmek, sevinmek anlamına gelir.

    HARABE
    Harabe rüyaları iki farklı şekilde yorumlanır. Harabede olduğunu gören kimsenin bütün ümidi yok olur. Kısmeti kapanır. Evinde türlü sıkıntı, bela ortaya çıkar. Harabeden çıkan kimse, sıkıntıları aşmış karanlıkları geride bırakmış demektir. Yeni bir hayata başlamak anlamındadır.

    HARİTA
    İş hayatınızda canınızı sıkacak bazı değişiklikler olacak. Fakat kısa sürede işler yoluna girecek.

    HASTA
    Rüyasında hastalandığını görmek sağlığın iyi olduğunu anlatır. Pek nadir hastalık rüyası olduğu gibi çıkar. Hasta olarak yattığını gören yola gidecek demektir..

    HAVUÇ
    Bir yerde havuç topladığını gören kimse çok çalışmasına rağmen az para kazanır demektir. Fakat rüyasında havuç satın alan işlerini kolaylıkla yoluna koyar ve para sıkıntısı çekmez anlamındadır. Havuç yemek mide ve karaciğerle ilgili bir hastalığa yorumlanır.

    HAVUZ
    İçinde temiz su bulunan bir havuza baktığını görmek geleceğinin çok parlak olmasına yorulur. Fakat içindeki su kirli, bulanık ve yosunluysa geçmişte kaldığı sanılan sorunlar, kavgalar tekrarlanacaktır. Bu yüzden hayal kırıklığı da yaşayabilir.

    HAYVAN
    Rüyada bir sürü hayvan görmek, aşıklar için çok mana yüklüdür ve bu rüya, yakında olacak düğünü haber verir.

    HEDİYE
    Birinden hediye aldığını görmek, aşk yaşamında hem de iş yaşamında şanslı ve mutlu olacağınızı haber verir.

    HELVA
    Helva rüyaları daima helal, hayır işi, yardım olarak yorumlanır.Rüyasında helva aldığını gören kişi pek çaba sarf etmeden iyi kazanç elde edecektir. Helva pişirdiğini gören biraz çabayla büyük kısmeti yakalar anlamındadır. Geniş kapta helva yapıp dağıtan hayır yapmayı seviyor demektir.

    HEMŞİRE
    Büyük bir sorununuzu aşabilmek için başkalarının yardımını alacaksınız demektir.

    HEYKEL
    İşinizi değiştirecek daha iyi bir işe gireceksiniz demektir

    HIRSIZ
    Bazı hasımlarınız var demektir. Evinizin soyulduğunu gördüyseniz, bazı sıkıntılar yaşadıktan sonra amaçlarınıza ulaşacaksınız anlamındadır. Kendinizin hırsız olduğunu gördüyseniz, işleriniz ters gidecek. Hırsız kovalıyor ve yakalıyorsanız, hasımlarınıza galip geleceksiniz demektir.

    HİZMETÇİ
    Dertli günlerden sonra, maddi açıdan rahata ereceksiniz anlamındadır.

    HOROZ
    Rüyada horoz görmek çok iye yorulur. Horoz dertlerin geçeceğini bildirir. Horoz ayrıca güçlü elinde türlü imkan bulunan biri olarak ta yorumlanır.

    HUBUBAT
    Rüyada görülen buğday başakları kazancın artmasına, çavdar, yulaf veya arpa görmek ya da pazardan almak veya evde yemek ev yaşantınızda bazı pürüzleri bildirir.

    HURMA
    Rüyada hurma almak ve yemek, helal kazanca, kuru hurma hastalıkların derman bulacağına ve eğlenceli zaman geçirmek anlamına gelir.

    HÜKÜMLÜ
    İnsanın hükümlü görmesi, iyi arkadaşı olduğunu sandığı kimselerin ona üzüntü ve acı çektireceğini işaret eder.
#30.01.2009 15:16 0 0 0
  • GARAJ
    Özel hayatta da düzen demektir.

    GAZETE
    Gazete daima iyi haber, ferahlık verecek söz olarak yorumlanır.Rüyasında bir gazete aldığını görmek kendisini ilgilendiren geleceği için önemli bir gerçeğe ulaşır.

    GEBELİK
    Gebelik rüyaları kötüye yorumlanır, sıkıntı demektir. Rüyasında gebe olduğunu gören kişi büyük sıkıntıyla karşılaşır. Ve bu sıkıntı kolay kolay bitmez demektir.

    GECE
    İş hayatınızda bazı sorunlar yaşayacaksınız. Canınız sıkılacak; fakat güçlü olmaya çalışın.

    GELİN
    Rüyada gelin görmek daima iyiye yorumlanır. Gelin neşe, huzur, güzel haber ve yaklaşan güzel günler demektir. Gelin olduğunu gören bekar ise evlilik olacağına işarettir. Ancak gelinlik temiz ve güzel ise mutlu olunacak, yırtık yada kirliyse sonu belirsiz bir evlilik olarak yorumlanır.

    GELİNLİK
    Gelinlik giydiğini gören kişi bekar ise hemen evlenir. Gelinlik temiz ise mutlu bir evliliğe kirli ise kötü bir evliliğe yorumlanır. Gelinlik siyah ise evliliğinizde karşınıza çıkacak sorunlara işarettir.

    GEMİ
    İçi aydınlık

    rüya tabirleri
    temiz bir gemi, iş yaşamında başarı demektir. Pis ve bakımsız gemi işlerin kötü olacağına işaret eder.bozulacağına işaret eder. Böyle bir gemiye binen kadının adı bir maceradan dolayı dedikoduya karışır. Bir erkekler ilgili bu rüya işle ilgili güçlüktür. Batan bir gemiden çıktığını gören kimse bir darlıktan kurtulur.

    GEYİK
    Rüyada dolaşan geyik görmek tanımadığınız insanların neden olacağı sorun demektir. Bir geyik yakaladığını gören kişi tanımadığı birinin sorununu çözer ve bundan dolayı kısmet alır demektir. Bir geyiği vurduğunu gören, kişi uzaktan alacağı bir habere çok üzülür anlamındadır. Geyiği seven veya okşayan biri tanımadığı biriyle macera yaşar demektir.

    GİYSİ
    Yırtılmış, eskimiş giysiler; tanımadığınız bir kişinin size kötülük yapacağı anlamındadır. Temiz ve yeni giysiler varlığın haberidir.

    GONCA
    Kısa sürede başarılı olup güzel bir yaşam süreceğiniz anlamındadır.

    GÖBEK
    Kocaman şişman bir göbek; ciddi sağlık sorunlarına ; güzel sağlıklı göbek iş yaşamındaki başarılara işarettir.

    GÖÇ ETMEK
    Göç ettiğinizi görmek, hastalanacağınız anlamına gelir. İş hayatında da bazı yanlış davranışlar yapacaksınız demektir.

    GÖĞÜS
    Şekli düzgün göğüs şans demektir. Şekilsiz göğüsler, aşk yaşamınızda hayal kırıklıkları yaşayacaksınız anlamındadır.

    GÖKKÜŞAĞI
    Mutluluğun ve başarının haberidir. Uğraştığınız her işte başarılı olacaksınız demektir.

    GÖK
    Rüyada gökyüzüne çıkmak, hüznü işaret eder. Eğer merdivenle çıkıyorsanız, bu, başarı ve şöhret sahibi olacağınız anlamına gelir.

    GÖL
    Sakin bir gölde sandalla gezmek, mutlu olacaksınız demektir. Mutluluğunuzu yakınınızdaki insanlarla paylaşacağınız anlamındadır. Kirli bir gölde gezmek, iş ve aşk yaşamınızda sıkıntılar yaşayacağınıza işaret eder.

    GÖMÜLMEK
    Eğer diri diri gömüldüğünüzü gördüyseniz, yakın zamanda ciddi bir hata yapacaksınız demektir.

    GÖZLÜK
    Etrafınızda bazı gerçek olmayan dostlarınız olduğunu bildirir.

    GÖZ
    Size zarar vermek isteyen bir kişinin sizi gözetlediğine haber verir.

    GÖZYAŞI
    Rüyada gözyaşı dökmek iyiye yorulur. Bu kimse bütün dertlerinden sıyrılarak rahata erer anlamındadır. Bu rüya sevinç ve mutluluk olarak da yorumlanabilir.

    GÜÇ
    Rüyasında kuvvetlendiğini gören kimse gerçek yaşamında da kuvvetli olacak demektir.

    GÜLMEK
    Kahkahalarla güldüğünüzü gördüyseniz, birçok yeni arkadaş sahibi olacaksınız ve uğraştığınız her işin başarıyla sonuçlandıracaksınız demektir. Alaycı gülmek, sağlığın bozulmasına işaret eder.

    GÜL
    Rüyada gül iyiye yorulur. Yeni açan gül toplamak bir genç kız ise çok kısa bir süre sonra evlenir. Güllerin rengine göre rüyaların anlamları değişir. Bahçesinde gül ağacı gören bir erkek mesleğinde. Aynı şekilde gören kadın ise bereket , şöhret ve mutluluk olarak yorumlanır.

    GÜMÜŞ
    Rüyada gümüş görmek çok iyidir. Gümüş huzur, mutluluk, güzel haber ve hayırlı kısmet olarak yorumlanır. Gümüş para güzel sözdür. Hasta birisi rüyasında gümüş görürse kısa hastalığı iyi olur. Gümüş rüyası gören bekarsa iyi bir evlilik, evliyse bir çocuğa yorumlanır.

    GÜNEŞ
    Zenginliğin ve mutluluğun işaretidir. Güneşin batışını izlemek, bazı kararlar almadan önce iyice düşünmeniz gerektiğinin habercisidir.

    GÜRÜLTÜ
    Gürültülü yerde olmak, eğleneceğinizi umduğunuz bir aktiviteden

    GÜVERCİN
    Rüyada güvercin güzel bir haber demektir. Çiçeklerin arasına konan güvercin aşkla sevgiliyle ilgili haberdir geleceğini anlatır. Uçarak yaklaşan güvercin çok çabuk haber alacağınızı belirtir
#30.01.2009 15:13 0 0 0
  • FAİZ
    Faiz vermek: İstemeyerek günah işleneceğine, Faizle para almak birisi tarafından aldatılacağınıza işaret eder.

    FENER
    Fener rüyaları iyi sayılır. Elinde yanan bir fener bulunan kişi, sıkıntıya düşüren sorunlardan kurtulmak için bir fırsat yakalayacaktır. Fener aniden sönerse kişi duyguları nedeniyle hataya düşecektir. Rüyada sürekli devamlı yanan deniz feneri görmek akılda olmayan bir maceraya atılmak demektir.

    FINDIK
    Aşk ve iş yaşamınızda başarılı olacaksınız demektir.

    FIRÇA
    Saç taramak yaptığınız bir hata nedeniyle bazı sorunlar yaşayacaksınız demektir. Fırça eski ise sağlığınızın bozulacağına işarettir. Çok sayıda fırça görmek karşınıza birçok iş fırsatı çıkacak anlamındadır.

    FIRIN
    Güzel bir aile yaşamınız olacak ve çok sayıda çocuğunuz olacağına yorulur.

    FABRİKA
    Rüyada fabrika toplum olarak yorumlanır. Fabrika gören kendi çabalarıyla toplumda iyi bir yere gelir anlamındadır. Fabrikadan uzaklaştığını gören çevreden uzaklaşır. Fabrikanın iyi çalışması toplum ilişkilerinin iyi olacağını anlatır. Yeni bir fabrika daha güzel ve rahat bir gelecek olarak yorumlanır.İnsanın, kendisini fabrikada iş yaparken görmesi genç bir erkek için başkalarının kışkırtması sonucu yapacağı işte pişman olacağını, genç bir kadın için hediye olarak bir giyim eşyası alacağını işaret eder. Yaşlı bir insan için üzerine düştüğü bir işin iyi bir sonuca ulaşacağına işaret eder.

    FABRİKATÖR
    Rüyada bir fabrikatör görülmesi işinizde yeni girişimlerde bulunulacağına.yorulur.

    FAHİŞE
    Rüyada bir fahişe görmek, şansın büyük ölçüde iyi olacağına ve herkes tarafından sevilen bir kişi olacağınıza yorulur.

    FAKİR
    Rüyada bir fakir görmek,

    rüya tabirleri
    davranışlarınızla herkesin beğenisini kazanacağınızı anlatır.

    FALA BAKMAK
    Falcı batıl, boş şeylerle inanan ve aldatan, kendine hakim olamayan, yalancı söyleyen kimsedir. Falcı görmek her şeye inanan, kimseye işaret eder. Rüyada kendisinin falcı olduğunu görülmesi; bu rüya bütün halk için hayırlıdır.

    FALCI
    Rüyada falcı görmek, küçük sorunlarınızı kısa zamanda aşarak rahata ereceksiniz.demektir.

    FANİLA
    Rüyada fanila görmek iş yaşamınızda karlı bir girişimde bulunacağınıza yorulur. Ama bir kalp acısı da çekeceğinize işarettir.

    FARE
    Fare rüyaları hiç iyiye yorumlanmaz. Fare rüyaları ayini zamanda sağlıkla ilgilidir. Ayrıca işte başarısızlık, zarar vb de işarettir. Bir yerde farelerin dolaştığını gören insan birden hastalanır. Evine fare girdiğini gören zarara uğrar.Fare bilmediğiniz çok kötü bir düşman demektir. Bu düşman bütün hareketlerinizi takip ederek sizi alt etmek için fırsat kolluyor demektir.

    FIRTINA
    Fırtına rüyaları kötüye yorulmaz. Bunlar pek çok şeyin değişeceğini haber verirler. Bu değişiklikler kaçınılmazdır. Ortalığı altüst eden bir fırtına hayatın tamamen değişeceğini açıklar. Rüyada fırtına büyük değişiklik olarak yorumlanır. Böyle bir fırtınada kaldığını gören kimse, kendisine yepyeni bir yol çizecektir. Fırtınadan evi uçan biri taşınır. Fırtınada her şeyin yerle bir olduğunu gören biri adeta yeniden doğar.

    FİL
    Fil rüyası olumlu sayılır. Bir file bindiğini gören kimse işinde büyük başarıya ulaşır.

    FLÜT
    Uzaktan gelecek dostlarınızla güzel bir buluşma yaşayacaksınız demektir.

    FORMA
    Rüyasında forma giyen kimse kurallara uymak mecburiyetindedir. Kulüp forması giyen insan yeni olaylarla karşılaşır ve yaşamınızda önemli ve olumlu değişiklikler yapmak demektir. Güzel renkli bir forma giyen biraz çaba ve sabır gösterir ve kurallara uyarsa başarı olur.

    FOTOĞRAF
    Yakın bir arkadaşınız tarafından hayal kırıklığına uğratılacaksınız demektir.

    FUAR
    Rüyasında bir fuarda gezdiğini görmek hayatı çok kısa süre içinde değişeceğine işarettir. Parlak, neşeli, hareketli bir fuar bütün sıkıntıların geçeceğine yorumlanır.
#30.01.2009 15:12 0 0 0