Nasılda sevmiştim gençlik çağımda,
İlk baharında hayatın
Ölesiye sevdiğim gönül verdiğim
Biricik sevgilimi vermedier.
Bırak bunu dünya sana dediler
Şaştım kaldım,
Neyleyim bu koca yuvarlağı
Değişelim dedim.
Okyanuslar, denizler yerine
Gözlerini,
Dağlar, tepeler ovalar yerine
Göğsünü verin dedim.
Mevsimler, kışlar, yazlar yerine
Ellerini istedim,
Otlar, çiçekler, çimenler yerine
Saçların verin dedim.
Güneşe, ateşe karşılık
Gülücüklerini, nefesini
Rüzgarlar, bulutlar, yağmurlar yerine,
Bakışını göz yaşını verin dedim.
Tüm dostluklar sevgiler yerine
Kalbini istedim,
Geri kalan tüm güzelliklerine karşılık
Dudaklarını verin dedim.
İnat olsun diyemi,
Yoksa bir dünya dahamı ederdi ne?
V E R M E D İ L E R.......
Hüzünlü Yağmur
Yağmurlu günlerde
hüzün çöker üstüme
yağmur damlasının
düştüğü gibi üstüme
ıslanmaktan değil de
hüznümle
yanlız kalmaktan korkarım
hüznü hatırlatır yağmur bana
pencere önünden
dışarıyı izleme
yanlızlığı yaşama hüznünü
kötü bir şeyin
habercisi gibi görürüm
hava kararır
siyah bulutlar kaplar gökyüzünü
ve bir bakarsın
bulutların arasından
güneş beliriverir
gökkuşağının muhteşem görüntüsü
yansır içime
bir anda aydınlanıverir dünyam
huzur ve sevinç kaplar içimi
ama her yağmurlu günlerde
hüzün çöker üzerime
yağmur damlasının
düştüğü gibi üstüme...
Hüzünlü Dudaklar
Bir seher vakti
Yağmurlar dökülür
Renk alır doğa.
Çatıdan gelen sesler
Bir melodi gibi
Yansıyor kulağıma.
Şarkı söyleyen kuşlar
Esen lodos
Götürür beni hayallere.
Bir coşku ile,çarpar yüreğim.
Yeni sevdalar yolunda
Kendini bulur gönül.
Bir derin nefes
Ferahlatır içimi.
Bir demli çay
Islatırken hüzünlü dudakları
Dalar giderim uzaklara.
Yükselirken ufuklarda
Açılır birer birer
Umut kapıları.
Yaşam kaynağım olur
Her yeni sevdam.
Bir gülümseme düşer
Soluk yüzüme
Dönerim kendime.
Kalemim olmasa
Ne yazar,ne söylerdi gönül.
Yanarım...
Boşa geçen yıllara.