gülüşünde derinleşecek bendeki kara sevdan
öleceğim ya
sen gülmene devam et yine...
biliyorum
kıstırılmış bir gün getirecek güneş bana
olsun! ..
insanım ve yürek taşıyorum seninle soluyan göğsümde...
oysa
bekaretimin çevresini sarmış şahan kuşları
bir damla kanda açar namus çiçeğim
yaprağını kurutup gönderdim diye yare
kararı verildi can pazarında canımın
nehirlere atıldım, iple boğuldum
kardeş kurşunuyla vuruldum sokak ortası...
pencerelerim kapatıldı, karanlığa soyundum...
hani ne demişti Ahmet Arif
"aç kaldım
susuz kaldım
hayın karanlıktı gece
terk etmedi sevdan beni! "
işte bu meyanda
seni düşünüp ölümü
ölümü düşünüp seni seviyorum...
bir çarkın döngüsündeyim şimdi
kırmızı sular boşalıyor nehirlerden gözümün mavisine
irislerim doluyor
seyrediyor yıldız işli yüzüyle
bana sunulan günü
iki yanıma dikilmiş iki gece...
terk et beni!
ben ne çiçeğim
ne de kadın...
adım" ismigül" sadece.....
sevgili dostum hicbirsey2001
fondaki müziği şimdi dinleyebildim
ilk defa duyuyorum çok ama çok güzeldi
inşallah rabbim seni bu güzel sözleri söyleyebilen
insanlarla karşılaştırsın
dilerim ömrün boyunca dert görmezsin
Emegin icin cok tesekürler
güzel yürekli arkadaşlarım bende sizleri tanıdığım burada
olduğum için çok mutluyum hepinize çok çok teşekkür ederim
hayatta hepiniz hep mutlu olun
Türküler bitti
Halaylar durdu
Horonlar durdu
Al damar, mor damar, şah damar sustu
Bahçeler put kesildi birer birer
Meyveler salkım saçak taş.
Bir bulut uçardı
Başı boş bedava
Yandı kül oldu.
Hüzün geldi baş köşeye kuruldu
Yoruldu yüreğim yoruldu.
Ağaç büyür arkasında koşamam
Kervan yürür peşi sıra düşemem
Yıldız akar uçsam da yetişemem.
Hüzün geldi baş köşeye kuruldu
Yoruldu yüreğim yoruldu.