special27

special27

Üye
30.08.2005
Onbaşı
627
Hakkında

#01.10.2008 16:50 0 0 0
#23.12.2007 15:34 0 0 0
#23.12.2007 15:31 0 0 0
  • a3 qerçekten mükemmel ßir araç yalnız Cabrio oLayını tutmadım :( 2.0 TFSI $u motor herseye deqer ...
#23.12.2007 15:29 0 0 0
  • 70,80 bin lira oLayı tahmini ama. ßi Forumda ßahsedilen fiyatta çıkar ise qerçekten KİA nın tahtına oturur ciddi manada [SORENTO] Taßi TR için konusuyorum.
#23.12.2007 15:27 0 0 0
  • ßu araçlar qenellikle show amaçlı. Ama Transporterda orjinal bir 3,2 lt motor mevcuttu sanırım.
#23.12.2007 15:24 0 0 0
#23.12.2007 15:23 0 0 0
  • Eger sorunsuzluk istiyorsan Avensis derim.Opel 100 hp Likleri ara hızlanmalarda aşırı vasat ama uzun yolda mükemmeller.Passat zaten yeterince kendini kanıtlamıs bir otomobil ben olsam 2,0 TDİ düşünürüm Passatta. Eger ßütçen elveriyorsa 08 Mondeo Derim ;)
#23.12.2007 15:19 0 0 0
  • 3 ay kadar öncesiydi.Şimdi yeni biten yaz tatili daha yeni ßaşlıyordu okuLumuzun mezuniyeti wardı o qece trafik kazasına 3 arkadasımızı kurßan werdik hemde okulumuzun önünde mezuniyete qelirken daha 5 dk olmustu başlıyalı acı bir patlamayla ßitti... [ ßu oLay reel`ime ait alttaki hikaye ise bunu tanımlıyor paylasmak istedim Lütfen Dikkat :( ]

    Istirap içindeyim. Artik ben bir istatistigim. Buraya ilk geldigim zaman kendimi çok yalnız hissettim. Çok kederliyim ve bana ilgi ve anlayış gösterilmesini bekliyordum. Bu olmadı. Sadece, vücutları en az benimki kadar kötü berelenmiş binlerce başka insan gördüm. Bana bir numara verildi ve"trafik kazasından ölümler"bölümüne gönderildim.
    Öldüğüm gün, sıradan bir gündü. Otobüse binmiş olmayı ne kadar isterdim! Ama otobüsü küçümsüyordum. Annemden arabayı nasıl zorla aldığımı hatırlıyorum."Lütfen"demiştim."Bütün çocuklar okula arabayla geliyorlar."Saat 2. 50'de zil çaldığı zaman, kitaplarımı dolabıma attım. Ertesi sabaha kadar özgürdüm. Park yerine koştum. Arabayı kullanacak ve kendi kendimin patronu olacak olmam bana çok heyecan veriyordu.
    Kazanın nasıl olduğu önemli değil. Avarelik ediyor, hızlı gidiyor, çılgın hareketler yapıyordum. Ama özgürlüğün tadını çıkarıyor ve eğleniyordum. Hatırladığım en son şey çok yavaş ilerleyen yaşlı bir kadının önüne geçtiğimdi. Sonra bir çarpışma sesi duydum ve müthiş bir sarsıntı hissettim. Her yer cam ve çelik parçaları ile dolmuştu. Bedenimin sanki içi dışına çıkmıştı. Birisi haykırıyordu. Bu galiba bendim.

    Sonra, birden uyandım. Etraf çok sessizdi. Bir polis memuru başımda duruyordu. Derken bir de doktor gördüm. Bedenim paramparçaydı. Her tarafım kan içindeydi. Bir sürü yerime cam parçaları saplanmıştı. Çok tuhaftı, çünkü hiçbirşey hissetmiyordum. Ayy, durun neden o çarşafı yüzüme örtüyorsunuz? Ölmem mümkün değil. daha henüz 17 yaşındayım. Bu gece bir kızla randevum var. Önümde upuzun bir hayat var. Daha ben ne yaşadım ki? Hayır, ölmüş olamam.

    Sonra, beni bir çekmeceye yerleştirdiler. Ailem beni teşhis etmeye geldi. Neden beni böyle görmek zorunda kaldılar? Neden, annem hayatında başına gelen en korkunç şeyi yaşarken onun gözlerine bakmak zorundaydım? Babam birdenbire ihtiyarlamış gibiydi. Sorumlu kişiye,"Evet, bizim oğlumuz"dedi.
    Cenaze töreni çok garipti. Bütün akrabalarım ve arkadaşlarım tabutumun yanına geldiler ve bana hiç görmediğim kadar üzgün gözlerle baktılar. Arkadaşlarımın bazıları ağlıyordu. Bazı kız arkadaşlarım ise elime dokundular ve hıçkırarak uzaklaştılar.
    Lütfen, birisi beni uyandırsın. Beni burdan çıkarın. Annemi ve babamı bu kadar üzgün görmeye dayanamıyorum. Büyükannem ve büyükbabam o kadar bitkinler ki yürüyemiyorlar. Kız ve erkek kardeşlerim hayalet gibi dolaşıyorlar. Herkes bir şaşkınlık içinde. Robot gibi hareket ediyorlar. Herkes beni dinlesin. Kimse buna inanamıyor. Ben de inanamıyorum.
    Lütfen beni gömmeyin! Ben ölmedim! Benim daha yapacak çok şeyim var. Tekrar gülmek ve koşmak istiyorum. Şarkı söylemek ve dans etmek istiyorum. Lütfen beni toprağa vermeyin. Tanrım, sana söz veriyorum, bana bir şans daha verirsen, dünyanın en dikkatli sürücüsü ben olacağım. Tek istediğim bir şans daha verilmesi. Lütfen Tanrım, daha 17 yaşındayım . . .
#11.10.2007 04:17 0 0 0
#31.08.2007 18:50 0 0 0
#27.08.2007 09:49 0 0 0
#27.08.2007 09:47 0 0 0
  • Köpek`Lerin uÇu$Ları daha da qüzeL , hayvanLarını boyle düşünen kaç miLLet vardır ki ... :D
#27.08.2007 09:42 0 0 0
#20.08.2007 12:58 0 0 0
#16.08.2007 23:27 0 0 0
  • Konu: GAZİANTEP
    Yakın sayıLırız ya :) açıkLaman için te$ekküler , sizin aracın e$kaLini werde yoLda denk qeLirsek atayım öNüNe kendimi :P
    Allah`à emanet oLun ...
#16.08.2007 23:25 0 0 0
  • Çok güzel fotograflar komsu ilçe bize birecik fırsat buldukça qiderim:) Gaziantep konusunda ilqimi dile qetirdim sayın eskitoprak selam ve dua ile...
#16.08.2007 12:12 0 0 0
  • Konu: GAZİANTEP
    140 km ama birecikle nizip yan yana hemen hemen
    Birecik konusundaki fotograflarınızda ilqimi çekmişti.Pek arastırmayla bulunulmus fotograflara benzemiyordu kendiniz çektiniz sanırım.Burası hakkında bayagı bi bilqiniz war bende Gaziantep`liyim ilqimi çekti buraları ziyaretmi ettiniz acaba hemşerimiyiz:)
#16.08.2007 12:10 0 0 0
  • GAZİANTEP

    Güneydoğu Anadolu
    Bölgesinin en büyük, Türkiye`nin ise 6. büyük kenti olan Gaziantep, Anadolu`nun
    ilk yerleşim alanlarından birisidir.Taş, Kalkolitik, Bakır, Hitit, Mitani, Asur,
    Roma, Bizans, İslam, Türk-İslam dönemlerine ilişkin kalıntılara bölgenin her
    yerinde rastlanılmaktadır.Yöre M.Ö. 1700 yıllarında Hititlerin hakimiyetine
    girmiş olup, bugün şehrin 10 km. kuzeyinde bulunan antik Dülük şehri ise
    Hititlerin önemli bir din merkezidir.Halife Hz. Ömer zamanında İslamiyetin Arap
    yarımadası dışında yayılması için sürdürülen mücadeler sonucu 636 yılında Yermük
    Savaşında Bizans ordusunu mağlup eden İslam orduları, İyaz Bin Ganem komutasında
    Gaziantep yöresini İslam topraklarına dahil etmiştir. Böylece yöre halkı 636
    yılında Müslümanlığı kabul etmiş ve Gaziantep`in ünlü Ömeriye Camii o dönemde
    fethin sembolü olarak yapılmıştır.1071 Malazgirt Zaferinden sonra Süleyman Şah,
    1084 yılında Antep ve yöresini kesin olarak fethederek burayı Selçuklu
    İmparatorluğu`na bağlamıştır.20 Ağustos 1516 yılında Yavuz Sultan Selim Han
    Antep`e gelerek üç gün burada konakladı. Memlüklülere karşı 1516 yılında elde
    edilen Mercidabık Zaferi ile Antep Şehri ve yöresi Osmanlı İmparatorluğu`nun
    yönetimine girmiş oldu.
    noimage

    noimage

    noimage

    GAZİANTEP KÜLTÜRÜ

    Gaziantep El Sanatları

    noimage

    Bakırcılık:
    Gaziantep bakır işletmeciliğinin tarihi çok eskilere dayanmaktadır.Bakırlar
    yekpare olarak imal edilir, yani lehim ya da bir başka yolla birleştirme
    yapılmaz.

    noimage

    Sedefçilik: Hammaddesi, midye kabuğu,
    çeşitli teller ve ceviz ağacı olan Sedef ve Sedefkarlık sanatı Ortadoğu
    ülkelerinde doğmuş ve 15. yüzyıldan sonra Osmanlılara geçmiştir. Sedefçilik
    asırlarca değişik motif ve desenlerle zenginleştirilerek mimari yapılarda,
    kullanım eşyalarında ve silah süslemelerinde kullanılmıştır

    noimage

    Gümüş İşlemeciliği: Yöremizde antik
    şehir özelliği taşıyan Karkamış, Dülük, Belkıs kentleri ve höyüklerden
    çıkartılan gümüşler, gümüş işçiliğinin ve kullanımının ilimizde ve yöremizde
    eskiden beri çok yaygın olduğunu göstermektedir.Günümüzde hızla çoğalan Gümüş
    İşleme Atölyeleri bu sanatın Gaziantep'te çok hızlı geliştiğini ve önemli döviz
    girdisi sağladığını göstermektedir.

    noimage

    Yemenicilik: Yemeni, üstü kırmızı ya da
    siyah deriden, tabanı ise köseleden dikilen topuksuz ve çok sıhhatli olan
    ayakkabılara denir. Yemeni diken insana da "Köşker" denir.

    noimage

    Antep El İşlemesi : Antep işi, beyaz
    kumaş üzerine iplik sarılarak ve çekilerek, beyaz, sarı, krem rengi ipliklerle
    çeşitli susma ve ajurlarla süslenerek işlenir. Antep işi, ilk defa Antep ve
    çevresinde ev hanımları tarafından yapıldığı için bu adla adlandırılmıştır.
    İşlemelerin eski Türk işleme karakterini taşıması bu işlerin yerli halk
    tarafından yapıldığını göstermektedir. Günümüzde işleme tekniği bozulmadan sim,
    renkli iplikler ve yardımcı nakış iğneleri kullanılarak çok güzel işlemeler
    yapılmaktadır.

    noimage

    Küpçülük:Küpçülüğün yöremizde M.Ö.
    6000′li yıllardan beri yapıldığı arkeolojik kazılardan anlaşılmaktadır.Topraktan
    yapılan bu ürünler günümüzde süs eşyası, çiçek saksısı ve turistik hatıra eşyası
    olarak değerlendirilmektedir.


    Kuyumculuk:Altın
    işlemeciliği ilimizde Cumhuriyet'in ilanından sonra gelişmiştir.Gaziantep'te
    yapımı devam eden Altın Merkezi'nin faaliyete geçmesiyle Altın Borsası
    kurulacaktır. Gaziantep altın işlemeciliğinin en önemli özelliği mamullerin 22
    ayar olarak imal edilmesidir.

    noimage

    Antep Kilimciliği: Antep kilimlerinin
    hammaddesi öküz, deve ve at tüyü, koyun yünü ve keçi kıllarıdır.Antep kilimleri
    tezgah, şekil, dokunuş biçimleri ve nakışları yönünden diğer yörelerin
    kilimlerinden çok farklıdır.


    Kutnuculuk:Hammaddesi;
    floş (suni ipek) ve pamuk ipliği olan ve tamamen el tezgahlarında dokunan kutnu
    bezi, Türkiye'de sadece Gaziantep'te dokunan ipekli bir dokuma türüdür. Kutnu
    kumaşı, yöresel bir kıyafet olarak kullanıldığı gibi, çeşitli aksesuar, turistik
    giysi, çanta, terlik, perdelik kumaş ve milli kıyafet olarak da kullanılmaktadır


    Aba
    Dokumacılığı: Aba; deve, öküz, ve at tüyünden, keçi kılından ve koyun
    yününden dokunan özel bir kumaştan yapılan bir erkek giysisidir. Abalar
    dokunduğu ipin ve kumaşın rengine, boyuna ve giyildiği yörenin ismine göre
    isimlendirilirler.

    SOSYAL YAŞAM

    noimage

    Gaziantep'te bahar ve yaz aylarında havanın sıcak olduğu günler şehrin
    sıcaklığından ve gürültüsünden uzakta, doğayla başbaşa kalmak için "Sahre"
    adı verilen ailece ve akrabalarla birlikte, yemekli kır gezileri düzenlenir,
    kır gezilerinde bağ evlerine gidilir. Bu gezi ve piknik yerlerinin bazıları
    şunlardır:Dülükbaba, Karpuzatan, Kavaklık, Dutluk, Nafak, Burç Ormanları,
    Burç Göleti, Büyükşahinbey Kasabası (Körkün) piknik yeri, Rumkale piknik
    alanı, Nizip Karpuzatan piknik alanı ve Karapınar

    DOĞAL HAYATI KORUMA ve REKREASYON PARKI

    noimage

    İçerisinde servis binası, kafeterya, akvaryum, kanatlılar için kafesler,
    maymun, kanguru, deve kuşu, at, deve, geyik, dağ keçisi, dağ koyunu, karaca,
    kamerun koyunu evleri, tel örgüyle çevrilmiş doğal ortamın ve kışlık
    barınaklar bulunmaktadır.

    noimage
    noimage

    GAZİANTEP SANAYİİ

    noimage

    Gaziantep, sanayi ve ticaret yapısıyla
    Türkiye ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Coğrafi konumu bakımından
    bölgeler arasında bir köprü gibi duran Gaziantep her şeyden önce bir ticaret
    merkezidir.

    Gaziantep'te kurulu büyük sanayi işyerleri sayısı Türkiye genelinin yüzde
    4′ünü, küçük sanayi işyerleri sayısı ise, yüzde 6'sını oluşturmaktadır. Bu
    yapısıyla da küçük ve orta ölçekli başta olmak üzere sanayi sektörü, geniş
    istihdam olanakları sunmaktadır.

    İktisaden faal nüfusun % 28.72'si imalat sanayi kollarında çalışmaktadır.
    Gaziantep'in imalat sanayiindeki mevcut tesislerin büyük çoğunluğu Organize
    Sanayi Bölgeleri, Örnek Sanayi, Küçük Sanayi Bölgesi. Nizip Caddesi ile 1.
    ve 2. Ünaldı- Şehreküstü bölgelerinde yerleşmişlerdir.

    noimage


    İmalat Sanayi ve Sektörel Yapısı: Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bir
    ekonomik merkez konumunda olan Gaziantep'te imalat sanayi de gelişmiş
    durumdadır. İmalat sanayinde küçük imalathane ve atölyelerin yanı sıra.
    büyük tesislerin de sayıca çokluğu dikkat çekmektedir. Gaziantep sanayisi
    bir çok sektörde Türkiye'nin en önemli üretim merkezi konumundadır.

    Gaziantep'te imalat sanayii; gıda, tekstil, kimya-plastik, makine-metal.
    otomotiv yan, inşaat yan. deri ve işlenmiş deri mamulleri, orman-ağaç-kağıt
    ürünleri sanayii adları altında sekiz grupta toplanmıştır.

    Organize Sanayi Bölgesi: Organize sanayi bölgesi; birbiri ile işbirliği
    halinde üretim yapan orta ve küçük ölçekli işletmelere planlı bir alanda
    ortak altyapı hizmetlerinden yararlanarak daha kolay ve ucuz üretim yapma
    olanağı sağlayan bir sistemdir. Gaziantep'te halen 12 milyon m2′lik alanıyla
    üç organize sanayi bölgesi bulunmaktadır. 210 hektarlık alan üzerinde kurulu
    bulunan 1. Organize Sanayi Bölgesi'nde 138 firma faaliyet göstermektedir.
    Firmalar genelde orta ölçekli olup ağırlıklı olarak tekstil. makine. metal.
    kimya. plastik ve gıda sektörlerinde faaliyet göstermektedir. Bu bölgede 20
    bin işçi çalışmakta. aylık ortalama 20 milyon Kw/h elektrik enerjisi ile 100
    000 ton su kullanılmaktadır.

    2. Organize Sanayi Bölgesi: 450 hektarlık alan üzerinde kurulmuş ve 277
    sanayiciye tahsisi yapılmıştır. Altyapı inşaatı bitmemesine rağmen 150 büyük
    ölçekli firma faaliyete geçmiştir. Halen bölgede 100 firma inşaat ve montaj
    aşamasındadır. Bölgede ağırlıklı olarak tekstil, kimya, plastik ve gıda
    sektörlerinde üretim yapılmakta. 20.000 işçi çalışmakta, ayda 25 milyon kw/h
    ve 100 000 ton su tüketilmektedir. 2. Organize Sanayi Bölgesi. 540 hektarlık
    alan üzerinde planlanmıştır. Bölgede faaliyet göstermek için 900′ün üzerinde
    sanayici arsa talebinde bulunmuş, ancak 297 sanayiciye arsa tahsisi
    yapılabilmiştir. Halen bölgede tekstil. gıda. inşaat malzemeleri ve sentetik
    dokuma alanlarında yüz civarında firma faaliyete başlamıştır. Bunun yanında
    Gaziantep sanayicilerinin taleplerini karşılamak için dördüncü bir organize
    sanayi bölgesi kurulma çalışmaları sürmektedir.

    Örnek Sanayi ve Küçük Sanayi Sitesi: Örnek Sanayi Sitesi, Sanayi ve Ticaret
    Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Sınai ve Kalkınma Teşkilatı (UNIDO)
    tarafından müştereken gerçekleştirilen 350.000 m2′lik bir alanda her biri
    800 m2 kapalı sahası bulunan 50 örnek sanayi işyerinin yer aldığı bir
    bölgedir.

    Site. işletme hacmi ve üretim metotları bakımından küçük ve orta ölçekli
    sanayicilere örnek olması ve teşvik edilmesi amacıyla kurulmuştur. Sitede
    yer alan başlıca sektörler; tekstil makineleri, çelik döküm. otomotiv yedek
    parçaları, buhar kazanları, baraj ekipmanları, hububat-bakliyat işleme
    makineleri. metal ve ağaç işleme makineleri. boya ve ambalaj sanayi
    tesisleridir. 1., 2. ve 3. küçük sanayi sitesindeki işyeri sayısı 3620
    toplam işçi sayısı da 25 000′dir. Bölgede bulunan sanayicilere hizmet vermek
    amacıyla kurulan KOSGEB. bölgedeki işletmelere eğitim, mühendislik.
    müşavirlik ve laboratuar hizmetleri sunmaktadır.

    Nizip Caddesi ve Çevresi : Organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi
    sitelerinin yapılmasından önce şehir içinde sanayi faaliyeti gösterilen ilk
    bölge Nizip Caddesi'dir. Bölgede 150 firma faaliyet göstermektedir.

    Bu bölgede faaliyet gösteren firmalarca genel olarak. Plastik ayakkabı, un,
    irmik. halı, akrilik iplik, pamuk ipliği ve metal eşya üretimi
    yapılmaktadır. Hızlı nüfus artışı ve kentleşme neticesinde şehir içinde
    kalan işletmeler üretimlerinin bir bölümünü veya tamamını sanayi bölgelerine
    taşıma eğilimi içerisindedir.

    Ünaldı-Şehreküstü Bölgesi : Gaziantep sanayisinin ilk yerleşim bölgelerinden
    biridir. Bölgede 700 firma bulunmaktadır. Firmaların çoğunu mercimek işleme,
    plastik ve halı fabrikaları oluşturmaktadır. Firmalar genelde küçük ve orta
    ölçeklidir.

    Gaziantep Ticaret Odası Avrupa Birliği Bilgi Bürosu: Avrupa Komisyonu
    Türkiye Temsilciliği'nin 1996 yılında başlattığı "Türkiye Bölgesel Bilgi
    Ağı" ilk kez Gaziantep'te gerçekleşti. Avrupa Birliği Bilgi Büroları'nın
    ilki Gaziantep Ticaret Odası bünyesinde kuruldu.

    Büronun görevi, Avrupa Birliği ve özellikle Avrupa Birliği-Türkiye
    ilişkileri konularında yerel bilgi taleplerini karşılamaktadır. Büroya, ayda
    ortalama 15-20 başvuru olmuş. üç yılda toplam 700′e yakın bilgi talebi
    cevaplandırılmıştır. Büro ayrıca Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği
    tarafından Türkçeleştirilen AB ile ilgili toplam 12 bine yakın yayının
    dağıtımını gerçekleştirmiş, 16 seminer ve konferans düzenlemiş. Gümrük
    Birliği ile ilgili araştırmalar yapmış, iş ve mesleki eğitim projeleri
    geliştirmiş, film festivali, karikatür sergisi. konserler, kompozisyon ve
    resim yarışmaları gibi kültürel ve sanatsal etkinlikler düzenlemiştir.

    GAP VE GAZİANTEP

    noimage

    Güneydoğu Anadolu Projesi, bölgenin sosyo-ekonomik kalkınması için sanayi,
    tarım, inşaat. ulaştırma. eğitim ve sağlık gibi tüm sektörleri içeren bir
    "Entegre Bölgesel Kalkınma Projesi"dir. Ayrıca bugüne kadar uygulanmakta
    olan merkezden sektörel bazda planlama çalışmalarının en büyük örneğidir.

    Gaziantep bu dev sanayisi ve ekonomik yapısı ile, GAP kapsamı içerisinde
    bulunan illerin tümünden daha ileri durumda olmakla beraber, GAP ile direkt
    ilişkisi bulunmaktadır. Coğrafi konum olarak. GAP kapsamında olan bölgenin
    tamamlayıcısı ve kapısı durumundadır. GAP sulama şebekesi projesinde
    Gaziantep topraklarının bir kısmı da sulanacaktır. Dolayısıyla sulanan
    bölgede sulu tarıma geçilebileceğinden toprak daha bereketli ürün verecek,
    pazara ve ihracata yönelik ürün çeşitliliği sağlanacak. ürün deseni ve
    rotaryonları geliştirilerek ürün yoğunluğunun artırılması sağlanacaktır.

    Gaziantep'te GAP ile birlikte hayvan yetiştiriliciliği gelişmiş. sulu
    bölgelerde tatlı su balıkçılığı yapılmaya başlanmış. yolcu ve yük trafiğinde
    önemli artışlar görülmüş. bu yolcu ve yük trafiğinin artışına paralel olarak
    otoyollar inşa edilmiş. nüfus açısından şehrin çekim gücü artmış ve
    dolayısıyla şehrin iç hacmi de büyümüştür.

    GAP'taki tüm bu oluşumlar. yüksek istihdam imkanı sağlayacak. hali hazır
    bölgenin en önemli problemlerinden olan işsizliğe ve göçe çare olacaktır.
    Hazır altyapısı. önemli kavşak noktasında bulunması. sanayi ve ticaret
    yapısı. etkisinde bulundurduğu birçok il ile birlikte Gaziantep bölgenin
    hammadde ve ziraat ürünlerini değerlendirerek iç ve dış piyasalara mamul
    maddeler halinde sunacaktır.

    Kaynak:
    Gaziantep Üniversitesi Resmi İnternet Sayfası
#16.08.2007 00:04 0 0 0