"...İçimdeki aşk ateşini söndürmeye gözümden su serpeyim istiyorum. Ama yangınım çok büyümüştü, gözyaşlarım söndürmeye yetmiyor, bilakis alevlerini çoğaltıyordu. Alevler çoğaldıkça gözlerim daha çok yaş döküyor, daha çok su serpilince alevler daha da büyüyor ve bu kısır döngü ile hem su hemde ateş aşkımın içinde büyüyorlardı. Gün gelecek gözyaşlarım beni boğacak diye düşünüyordum. Bir mum gibiyim. Başımda sevda ateşi, gözlerimde yaş ve bedenim durmadan eriyor, can ipliğim durmadan yanıyordu. Gözyaşlarım içinde boğulmaya ramak kalmıştı..."
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk kitabından bir alıntı...
kahraman tazeoğlu şiirleri - kahraman tazeoğlu ömrümün virgülü şiiri
kış geliyor
bir daha da açmaz güller
tekil mutlulukların
çoğul yalnızlıklarıdır elde kalan
borç harç mutlulukla ne yaşanırsa
o kadar yaşadık
ey ömrümün virgülü
böyle mi bitecektik ha
sen gittin
türkülere sığmaz oldum
dışım içime dar
yelkensizim
rüzgarlara çıktım
kıyılara vurdum
caddeler yuttu beni
ve başıboş hüzün sokağında
yüreğime söylediğim en doğru yalan oldun
başıboş sonu boş
kar yağıyor
bir daha da açmaz güller
acıların darağacında
gözyaşımı vurdular
içimin seyir defterinden
adını çaldılar
şimdi ört kapılarını
dönüşlere biletsiz kalayım
varsın geride kalsın
kederli gözlerin kar yanığı saçların
varsın yitirsin tılsımını hayat
kar yağıyor
bir daha da açmaz güller...
Yoksun ya
gençliğimin deli rüzgarları da yok
ve yoksul düş baharlarım
neler kalmadı ki sende
çaresizlik karabasanlarının çıkmazları
avuntusuz saplantıların açmazları
deli düşler
Yoksun ya
kim anlar şimdi bu yüreği
sensizlikte ne yapılır bilmem ki
aşkın tepelerinden
böyle apansız düşmedim
ılık tebessümler vaktine beş kala solan
kahkahalar gibiyim
yarısında yutulmuş
sevinç çığlıklarıyla dolu boğazım
seni özlemeyi bile yakıştıramıyorum kendime
Yoksun ya
buruşturulup atılmış mektuplar gibiyim
içimdeki yürek boşluğuna yoldaş
gülüşüm bükülü kaldı dudağımda
sana dargın kalmak vardı gül yüzlü
bu aşkın üstü
böyle örtülür müydü???