Wish

Wish

Üye
09.07.2004
Çavuş
1.861
Hakkında

  • bazen gözüme takiliyor, canta cocuktan büyük, yani zor tasidigi belli oluyor, yazik vallahi...okul cantasi deyip gecmemeli bence,cocuklari icin en uygununu (sagliklisini)almali anne babalar...faydali bilgiler icin tskrler...
#09.12.2005 14:35 0 0 0
#09.12.2005 14:28 0 0 0
  • Konu: Diyet secimi
    Diyet seçimindeki püf noktalar...


    Sağlıklı kilo vermek ve ince kalmak herkesin istediği birşeydir. Bu nedenle de birçoğumuz diyetlere yöneliriz. Ancak hangi diyetleri seçmemiz doğrudur? Dengeli ve doğru bir beslenme nasıl olmalıdır?

    Birçoğumuz zaman zaman diyet denemelerine girişmişse de sonuç genellikle olumsuz olmaktadır. Bunun da nedeni beslenme düzensizliği veya pes etmektir. Diyetlerin yaklaşık olarak 500 kadarında görülen şudur ki diyet yapanların çoğu diyet süresince kilo vermiş olsa da diyeti bırakınca tekrar eski kilolarına kavuşmuştur. Veya diyet sonrası eski kilolarından çok daha kiloludurlar. Bu nedenle diyet yaparken azap verici anlamsız açlıklarla boğuşmak yerine diyet kriterlerinizi çok iyi belirlemeli ve ona göre beslenmelisiniz. İşte size diyet seçerken dikkat etmeniz gerekenler;

    Tabular
    Yapacağınız diyetin oldukça az yasak içermesine dikkat edin. Bir diyet, beslenme açısından ne kadar tek taraflı olursa o derece kusurlu olur. Bu tür diyetler kişinin fiziksel yeteneklerini kısıtlar, hatta çoğu zaman kişinin yemek krizine girmesine neden olabilir ve bunun sonucunda da diyet bırakılır.

    Yaklasim
    Fazla kiloların ana nedeni yanlış beslenme alışkanlıklarıdır. Bu nedenle iyi bir diyet sizi adım adım doğru beslenmeye yönlendirip, ömür boyu koruyabileceğiniz yeni alışkanlıklar edinmenize neden olur. yapacağınız diyete yaklaşımınız zayıflamak yerine düzenli beslenme olmalı...

    Kaloriler
    Gün boyu yedikleriniz en az 1200 kalori içermelidir. Daha az kalori almak daha fazla kilo vermek anlamına gelse de vücut derhal dar boğaz pozisyonuna geçerek besinleri yakmayı sıklaştırır. Ancak bunun sonucunda da hızlı kilo verilip tekrar geri kilo alınır. Bu nedenle yediğiniz besinlerin kalorilerine dikkat edin.

    Çok çesit
    Çok çeşitli bir diyette özellikle meyve ve sebze (gün içinde 400  700 gr. arası) çok bulunmalıdır. Ayrıca bir diyette buğday ürünleri de sıkça verilmeli. Uygulanılacak diyet çok az et içermeli. Haftada 2 kez et ve çok az yağ olmalı. bol yeşillik tüketilmeli ve arada bir de şeker oranını eşitleyecek gıdalar verilmeli.

    UygulamaÖnemli olan bir diyetin günlük yaşamınıza kolayca uyum sağlamasıdır. Örneğin iş kadınları öğlen yemeklerinde birşeyler pişirmek yerine kafeteryadakilerle veya yemekhanedeki yemeklerle diyet yapabilmeli. Uygulama konusunda oluşabilecek ufak prüzler bile zaman zaman diyetin bırakılmasına neden olur.

    Hazirlik İyi bir diyet modern ve düşük kalorili pişirme tekniklerine dayanır. Örneğin az yağ ile kızartma yapmayı, salatayı yağ ve limon yerine yoğurt ile hazırlamayı ve soslardaki yağları azaltmayı öğrenirsiniz. Bu şekilde diyet için hazırlık yapar ve aynı zamanda da kendinizi daha sağlıklı beslenmek için eğitirsiniz.

    Hareket
    Vücudunuzdaki kas oranına göre kalori talebi artar. Bu nedenle diyet esnasında vücudunuzdaki kaslarda bir azalma gerçekleşmemesi için spor yapmak yeni beslenme programınızın bir parçası olmalıdır. ister düzenli olarak spor salonuna gidin, ister evde yapın.
#09.12.2005 14:21 0 0 0
#09.12.2005 14:16 0 0 0
  • bilgiler icin tskrler...benim son aylarda iyi ve dogru yapilan bir masaja ihtiyacim var, omuzlarim/sirtim agriyor...senin yazdigin yöntemi denemekte fayda var...tskrler
#09.12.2005 14:15 0 0 0
  • kahvalti kesin yapmaliyim...elimden geldigince dikkat ederim, cünkü yemek yemesini cok severim...neyse ki cikolata ve benzeri seylere pek düskün degilim - elimden geldigince de dengeli beslenmeye özen gösteririm...ooohoooo isimiz ne zor ya
#09.12.2005 14:13 0 0 0
  • bilgiler icin tskrler...

    bence de cilt bakimi cok önemli...hele ki makyaj yapiliyorsa, temizlige özen gösterilmeli...yas ilerledikce bu gün ki yaptigimiz ihmalkarliklarin faturasini ödeyebiliriz...
#09.12.2005 14:09 0 0 0
  • paylasim icin tskrler...

    su icmenin üzerine yok bence...ama genelde cogumuz gerektiginden az iciyoruz...
#09.12.2005 14:04 0 0 0
#09.12.2005 14:02 0 0 0
#09.12.2005 12:49 0 0 0
#07.12.2005 20:41 0 0 0
  • dört yanimiz tehlike saciyor ...öyle bir cag'da yasiyoruz ki, ne yiyecegimizi ne giyecegimizi, nereye gidecegimizi, ne yapacagimizi sasiracagiz bu gidisle...

    bu faydali bilgilerin icin tskrler
#30.11.2005 23:45 0 0 0
#30.11.2005 23:35 0 0 0
#30.11.2005 23:32 0 0 0
  • paylasim icin tskrler...

    ilk iki günü atlatmasi biraz zor gibime geldi
#28.11.2005 23:44 0 0 0
  • tam da nar mevsimi...faydali bilgiler icin tskrler...Allah herkese saglik sihat versin...
#28.11.2005 23:25 0 0 0
#28.11.2005 23:21 0 0 0
#24.11.2005 00:22 0 0 0
  • Konu: Sanal Aşk
    sanal askla ilgili bir de bendenizin kaleminden dökülenler - bir dönem bu konuyu ele almistim enine boyuna




    Dost kelimesinin sözlükteki karşılığı "sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, düşman karşıtı" diye geçer.
    Dost, yaslanabileceğiniz bir omuz, teninin kokusunu bildiğiniz ve huzur duyduğunuz bir insandır reel hayatta. Zamanla oluşmuştur dostluklar. Sözlükte tanımlandığı gibi, sevdiğiniz, güvendiğiniz, yakın arkadaşınız, gönüldaşınızdır. Reel hayatta dostunuz "reel" bir insandır çoğu zaman.

    Hayatın kendisi gibi, internet çağı ile birlikte dostluk kavramı da yeniden şekillendi. Internet enternasyonal bir ağ'dan ziyade bir örümcek ağı gibi sundu kendini kullanıcılarına. Sayısız chat siteleri, yozlaştırılmış Türkçemizle,"geyik" muhabbetleriyle, yalanla dolanla açtı kapılarını.

    Benliğinizden sıyrılıp, gizemli yeni kimliğinizi ince bir tül gibi geçirirsiniz üstünüze. Günlük sıkıntılarınızı, acılarınızı, sevinçlerinizi, günahlarınızı, sevaplarınızı, yani günlük hayatınızı bir köşeye bırakıp, yeni kimliğinizle ya da kimliğiniz olmadan girersiniz sanal aleme. Reel hayat dondurulur, sanal hayat başlar. Çok nadir de olsa, o kadar kişi arasında bir kişi olur ki, pozitif elektrik alırsınız. Sanki "O", aslında yadırgadığınız ama yine de sörf yaptığınız sitedeki kişilerden, farklıdır. Hoşca bir muhabbet oluşmuş, haz almışsınızdır. Bilgisayarınızı kapatırsınız ama bu defa farklı olur. Her zamanki gibi sanal alemden reel hayata dönüş yapmamışsınızdır, yapamamışsınızdır. Aklınıza bir şeyler takılmıştır. "Niye bu kişi farklı olsun ki diğerlerinden" diye düşünürsünüz. Internette arayış içinde değilsinizdir. Ne sanal dostluklara ne de sanal aşklara inanıyorsunuzdur. Hatta gülünç geliyordur size. Anlayış gösterememiş, onaylamamışsınızdır bunca zaman sanal dostlukları. Cünkü siz gerçekcisinizdir. Yine de bir merak sarar sizi. Kendinize bile itiraf etmeden, "o" kişiyi görebilme umuduyla, aynı saatte aynı siteyi tıklarsınız ertesi gün. Size yalan gelse bile, kendinizi onunla muhabbet etmekten alamazsınız. Ve nitekim, siz farkına varmadan saatler, geceler, günler, haftalar, aylar birbriyle yarışmıştır. Bir bakarsınız ki, sanal bir dostunuz olmuş. Ve bu dost öyle bir dost olmuş ki, sanal alemden sıyrılıp, reel hayatınıza bile sıçramış.

    Ilk günlerdeki gizemli tülü de sıyırmışsınızdır bedeninizden. Siz siz olmuşsunuzdur, bütün çıplaklığınızla. Eş ruhunuzu bulmuşsunuzdur. Siz bile saşırmışsınızdır duruma. Nasıl olmuştu da böyle bir örümcek ağında, bu kadar ortak noktanız olan bir kişiyle karşılaşmıştınız. Sanal dostunuzda kendinizi bulmuşsunuzdur ve sanki bu dostluktan önceki hayatınız yarım yaşanmış gibi gelir size. Sanal dostunuz kendinizi bulmanızı sağlamıştır. Dostluk kavramı değişmeye başlar beyninizde. Doyurucu, haz verici muhabbetlerin tadına varmışsınızdır. Internette de dürüst olunabileceğini gördükce, kendinizi sanal dostunuza sunmuşsunuzdur. Reel hayat ve sanal alemi birbirine karışımıştır. Günlük acılarınızı, sevinçlerinizi, mutluluklarınızı, başarılarınızı, yenilgilerinizi, zaaflarınızı paylaşmışsınızdır. Reel hayat kifayetsiz gelmeye başlamıştır. Ve bu noktada silkelenirsiniz. Cıkmaz bir yola girmişsinizdir. Ne dönüşü mümkündür, ne de ilerlemesi.

    Hic görmediğiniz, asla omzuna yaslanmadığınız, teninin kokusunu bilmediğiniz kişi sözlükte geçtiği gibi gönüldaşınız olur. Özlersiniz tanımadığınızı, ararsınız bilmediğinizi. Reel dostlarınızla kıyaslarsınız, sanal dostunuz üstün gelir. Galip gelen hep o olur. Bu ürkütür sizi. Bu korkuyu kimseyle paylaşamazsınız - reel dostunuzla bile. Sizin bile adını koyamadığınız bir duyguyu, bu duyguyu yaşamamıs bir insanın anlayamayacağını bilirsiniz. Nedensiz bir utanç duyarsınız. Kopmak istersiniz sanal hayattan. Gerçeğe dönmek istersiniz. Cünkü sizde sanalın gerçek olmadığını bilirsiniz.
    Ama nedir "gerçek" olan?
    Tekrar başa dönersiniz...
#24.11.2005 00:20 0 0 0