Sayisiz vakitler zamanlar geçti sen yoksun
Kahir mektubu yazmişim yine herbir köşeye
Artik bitirdim hayati herkes benden korksun
And içtim seni sen yokken de sevmeye
Daldim gittim gözüm kamaşti hayallerden
Yaşli bir agacin çürüyen bedeninden kötüyüm
Doldurmuşum testimi acimasiz çeşmesinden
Ben sensiz ölümle doguştan sözlüyüm..
Sensizliği sevmiyorum işte.
Sen olmayınca sanki dünya duracak,
Sanki yarın bir daha olmayacak.
Karanlık gecenin kollarında kaybolacağım.
Apansız içime dolan sevinçle
Bir anlık yalnızlığım karışacak.
Ve bir yağmurdur başlayacak yağmaya.
Damlalardan çok yıldırımlar düşecek
Üstüme üstüme.
Korkak sokak kedileri gibi bir köşeye sığınıp
Lanetler okuyacağım çaresizliğime.
Kim bilir belki ölümü isteyeceğim,
Belki de hiç doğmamış olmayı.
Yalnızlığı sevmiyorum, karanlığı da.
Belki de bu yüzden seni istiyorum
Kim bilir...
Belki seni bu yüzden seviyorum.
şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır.
Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye,
bir anlık eğlence için servetini tüketmeye,
bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye,
insanları ezip geçmeye,
günlük menfaatler için onurunu terk etmeye,
bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya değmez bu hayat...
Her an seni duymak, her an tenini hissetmek, yanıbaşında seni yaşayabilme ihtimallerini gözden geçirdim az önce... Her ihtimal beni daha da başka özlemlere götürdü. Oysa o ihtimallerin belki de çok az bir yüzdesini paylaşacağım seninle... Aslında seni daha fazla düşünüp fikrimi senle doldurmak belki de hataların en büyüğü kendime karşı... Kimbilir belki de şu yaşam denilen karmakarışık durumu kaldıramadığım bu günlerde sen bana yaşamımı yeniden hediye ettin... Öylesine sindirilmiştim ki kendi dünyama, gerçek dünyaya dair olan herşeyden kendimi yavaş yavaş çekmeye başladığım bir zamanda çıkıverdin karşıma ve seni hayatımın bir parçası olarak aldım gönül bahçemden içeriye... İyi ki geldin... Hoşgeldin...
Senin bana şu kısacık zamanda verdiklerin aslında ne kadar da çoklar... Ve sen bilmiyorsun bir çoğunu... Bunlardan İlki Sana dediğim andan itibaren sigaramı almadım hiç elime... Artık insanlara bahaneler sunmuyorum, istemediklerimi anlatıyorum açıkça ve hayır demeyi öğrendim. Bazı zamanlarda derdini paylaşacağın en yakın dostuna bile susmanın meziyet olduğunu... Kimbilir daha neler vereceksin, şu öğrenmeye aç beynime neler neler öğreteceksin... Bunlar senin görevin olmayacak, ben sadece senden almam gerekenleri belki de sana sormadan fikrime yerleştirivereceğim.
Ya ben, ben neler verebilirim ki sana...
Sana sadece sevgimi, sana sadece dostluğumu, sana sadece tertemiz bir ben verebilirim... Benden başka "sevmek" nedir öğretebilirim ancak, eğer, istersen tabii ki...
Sana dair yazmak, seni seninle paylaşmak, beni seninle paylaşmak...
Özlüyorum seni, her dakika daha da büyüyor özlemlerim...
İsterdim ki Sihirli İksiri içtikten sonra görünmez olayım ve hep yanıbaşında kalayım, her dakikanı, her saniyeni sen hissetmesen de seninle paylaşabileyim diye. Biliyorum sen görünen beni her saniye yanıbaşında istemezsin... Aslında haklısın da... Ama benim de kendime göre haklı nedenlerim var... Bunların en geçerlisi ise,
Söylediği son nasihat hala aklımda
Eskittikçe zaman nasihatı tam bir hayat dersi oldu
Varlığıma hükmeder gibi
Dünya döndükçe o gerçek içimde yaşayacak
Aklımın ötesinde ta kaynağımda
En derinde en içten
Rüyaların en gerçeği, olasılıkların en yükseği
Sana söylüyorum ilk ve son kez bunu senden başkası benden duyamayacak
O kadar büyülü bir söz ki; içten söylenirse ancak yerini bulur
Yaşanmamış sevinçleri senle yaşamak istiyorum "SENİ SEVİYORUM"
Bugun oldugu gibi yarin da, yarindan sonra da, ondan sonraki gunlerde de gozlerimdeki yerinin degismeyecegini.. seni bir omur sevecegime... kelebeklerin renklerinin insani buyulemesi gibi, yarinimda da hep sevginle yasayacagima... her bakisina okudugun o gozleri her zaman yanimda gorecegine, en yakin dostun, en yakin siradan, en yakin arkadasin olacagima.. sikintinin sikintim; uzuntunun uzuntum olacana... her kizgin anini sevince donusterecegime..her uzgun annda tebessumun geri gelmesi icin ellimden geleni yapacagima... asla ve asla soguktan ve yanlizktan olmeyecegine.. yaninda olmadigim ve varligima ihtiyacin oldugu her ande bir ruzgar olup seni saracama... gozumun gozune dedigi her an; sana yendiden asik olup seni bir periye donusterecegime... yasam boyu her sabah sana asik olaraka uyanacagima... sen uyurken sana bakip, sen ve ben icin dualar edecegime... hasta oldugun zaman sana corba yapacagima... seni asla uzmeyecegime... seni kizdirirsam. Bunu bilmeden yapacagimdan hemen ozur dileyecegime& beni tanidigin gun, benden gordugun neyse, omrunce ayni beni gorecegine... sevgimin asla degismeyecegine... sevgimin asla azalmayacagina... bilakis her gun buyuyen bir sevgiyi donup mutluluk ormanlarina seni tasiyacagima... senin herseyin onunde oldugun gerceginin asla degismeyecegine... seni asla ihmal etmeyecegime...senin sadece 14 subatta degil, 365 tane sevgililer gununde 365 tane ismin olacagina... sana yalan soylemeyecegime... baskalarinin yanindayken seni asla unutmayacagima... elini usul usul, korka korka tuttugum o ilk gundeki ayni hercani hep yasayacagima... bir omur senin elini birakmayacagima... bir omur canim olarak kalacagina& tum balonlar senin icin gokyuzune salacagima... tum ciceklerde seni gorecegime.. okyanuslarda seni dalga yapacagima... yildizlara kement atacagima... gokkusagina salincak kurup 7 renge senin rengini karistiracagima...her satirda seni yazacagima...seni izleyecegime ve sana seslenecegime& hic bir seyin, hicbirzaman senin onune gecemeyecegine... her gunun bir oncekinden daha guzel olacagina... her anina unutulmazlik zinciri bir yenisini ekleyecegine.. sana her zaman HAYATIM diyecegime..
Hasretinle geçiyorken bu gençlik çağım,
Ey sevdiğim, ben ümitsiz değilim gene
Ak düşünce saçların kumral rengine
Kollarında son aşıkın ben olacağım.
Ey basinda simdi sevda rüzgarları esen,
Böyle her gün yollarımdan geçsen de süzgün
Sen benimsin büsbütün terk olunduğun gün ...
O mukadder günü, bilmem, düşündün mü sen?
Ben bir beyaz saçlı asık, sen bir ihtiyar ...
O gun bana yanaşırken ey ilahi yar,
Esirgeme gözlerimden bir son buseni,
Kirpiğinden yavaş yavaş bir damla aksın,
Çünkü, ruhum, sen de o gün anlayacaksın
Ki hiç kimse benim kadar sevmemiş seni!
:kalp:
Sevdim mi seni?
Evet sevdim .Delicesine...
Rüyalardan mutluluklar çaldım
Benliğimden bile gizlercesine...
Güzelliğine , büyüne tutuldum
Sonsuzluğu sezercesine...
Aklımda hep sen varsın
Yüreğimde hep sen
Ne kadar sevdiğimi bir bilsen...
Sevdim mi seni?
Evet sevdim .Uçarcasına...
Göçmen bir kuştum
Sıcak diyarlara uçarcasına...
Eşsiz limanına demirledim gönlümü
Çılgın fırtınalardan kaçarcasına...
Gülyüzüne bakakaldım
Güneşe bakarcasına...
Güneşimsin, yüreğimsin, sevdiğim,
Binlerce yıllık özlemimsin
Asırlardır beklediğim...
:kalp:
:kalp:
Bir kez benim gibi sev, dağlarda bahar varken.
Bir görün,bir şey söyle, anlat sen eskilerden...
Geleceksen gel artık, bırakma acılarda.
Hiç ümidim kalmadı, şimdi sensiz baharda...
Bu nasıl nazdır bilmem, belki sevda gereği.
Sığdıramaz oldum ben, bu kez seni yüreğe...
O içimde kendimce yaktığım ateş var ya.
Bu kere sönmez oldu ,ne yağmurda ,ne karda..
Senle sevda seline , beraberce karıştık.
Bu gönül yarasına, ta ezelden alıştık...
Unut gitsin geçmişi,hiç anmasan da olur.
Sevdanın ateşinde, sen yanmasan da olur...
Günleri zindan eden , yüreğin yarası mı.
Al beni gözünle sev, ağlama sırası mı?
Ne fayda görüyorsun ayrı olduğun andan.
Bana biraz ayırsan , harcadığın zamandan...
Gel iş işten geçmede, neden benle değilsin.
Gel yüreğe işleyen acıların dağılsın...
Gönül deki hasretin,artık gitsin isterim.
Senle başladı her şey, senle bitsin isterim...
:kalp: