Ayetülkürsi`nin sırrı nereden geliyor?
Çocuk yaşlarımızda dedelerimizin-ninelerimizin ricasıyla ezberlediğimiz `koruyucu duamız` Ayetülkürsi`nin sırrının nereden geldiğini biliyor musunuz? İşte Hz. Peygamber ile Ebu Hureyre`nin arasında geçen olay...
Zaman gazetesi yazarı Ahmet Şahin `Ayetülkürsi` duasındaki sırrı anlatan bir yazı kaleme aldı.
"Her zaman okuyabileceğimiz koruyucu duamız:
Şükürler olsun Rabbimize ki, bizler inanmış insanlarız. Hayat boyunca maruz kaldığımız çeşitli hastalık ve musibetlere hem maddi tedbirler alır, tıbbi çarelere başvururuz.
Hem de manevi tedbirler alır dualarla Rabbimize ilticadan geri kalmayız.
Çünkü Rabbimiz duaya verdiği ehemmiyeti anlatırken Duanız olmasa ne değeriniz olurdu? mealinde hatırlatmada bulunmakta, fiilî duanın yanında kavli duamızın da kulluğumuzun vazgeçilmezi olduğuna işaret buyurmaktadır.
Bu sebeple bugün sizlere kulluğumuzun gereği olan bir dua olayı arz etmek istiyorum. Zannederim bu olayı okuduktan sonra Bakara Sûresi, ayet 255teki Ayetülkürsiyi ezberleyerek her zaman ve mekanda, hatta gece yatağınıza uzanırken dahi okuma arzusu duyacak, moral alacaksınız. Aldığınız bu moralle de zorlandığınız yerlerde pes etmeyip ümitle ayakta kalma duygusuna sahip olacaksınız. Çünkü Ayetülkürsi, Rabbimizin sonsuz kudret, kuvvet ve azametini dile getirmekte, gücü yetmeyecek hiçbir şeyin olmadığına dikkatimizi çekmekte, böyle bir kudret ve kuvvete iltica ettiğimizi hatırlatmaktadır.
İŞTE EBU HUREYRE`NİN YAŞADIĞI OLAY...
Nitekim şeytan bile bu ayetin anlattığı sonsuz kuvvet ve kudretin farkına varmış, okuyanlara zarar veremeyeceğini de insan suretinde göründüğü Hz. Ebu Hureyreye ibretli bir olayla anlatmıştır. Nasıl mı? İşte size uzun olayın kısa özeti.
...
Hz. Ebu Hureyre, toplanmış olan zekat ve fitre mallarını beklemek üzere görevlendirilmişti.
Bir gece meçhul bir adamın bu mallardan çalmaya kalktığını görünce, bileğinden tutup Seni Resulüllaha götüreceğim. diye adamı yakaladı. Çoluk çocuğum var, yoksulun biriyim.. diye yalvaran adam, nihayet kendisini bıraktırdı.
Ertesi günü Efendimiz, yakaladığı adamı ne yaptığını sordu. O da Yoksulun biriymiş, acıyıp bıraktım. demesi üzerine Efendimiz, O sana yalan söyledi yine gelecektir. buyurdu.
Gerçekten de adamın ikinci gece yine gelip hazinenin mallarından aynı şekilde almaya kalktığını gören Ebu Hureyre, yine yakalayınca yalvararak bir daha gelmeyeceği sözünü verdi. Ebu Hureyre de inanarak bir daha bıraktı. Efendimiz durumu öğrenince, O adam sana yalan söyledi, yine gelecektir. buyurdu.
Gariptir ki üçüncü defa gelip de aynı şeyi yine yapmaya kalktığında bu defa bırakmayacağını söyleyen Ebu Hureyreye adam, Beni bırakırsan sana çok değerli bir dua haber vereceğim, onunla sen çok mühim bir şey öğrenmiş olacaksın. dedi.
Ebu Hureyre, Neymiş o değerli şey? deyince de şunu söyledi:
- Bakara Sûresinde Ayetülkürsi vardır. Bu ayeti okuyana şeytan musallat olup da zarar veremez. Gece okuyan sabaha kadar şeytanın şerrinden emin olur. Bunu benden duymuş ol!
Ertesi günü Efendimiz yakaladığı meçhul adamı neden yine bıraktığını sorunca:
- Bana çok değerli bir duayı haber verdi. Onun için onu bıraktım, demesi üzerine Efendimiz:
- Neymiş sana haber verdiği değerli dua? diye sordu.
- Bak hele şuna! dedi. Kendisi yalancı olduğu halde burada bu defa doğruyu söylemiş. Ebu Hureyre, seninle kaç gecedir konuşan kimdi biliyor musun? O, insan suretine girmiş şeytanın ta kendisiydi! Her yerde yalan konuşan şeytan, burada kendini kurtarma adına sana doğruyu söylemiştir!.. Ayetelkürsi gerçekten de itimat ederek okuyanı koruyucu ve kollayıcıdır!
...
NOT: Hadis âlimlerimizden Prof. Dr. M. Yaşar Kandemirin beş yüz sayfalık değerli eseri Peygamberimin Sevdiği Müslüman kitabındaki bir yazıdan kısaltarak arz ettiğim bu olay bize, Ayetülkürsinin her zaman ve mekanda okuyabileceğimiz koruyucu bir duamız olduğunu ifade etmektedir."
İnönü Stadı'nda yaşanan cinayetin ardından futbol terörü masaya yatırıldı. Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakçı, alınan bir dizi önlemi açıkladı. Klüplerin bedava bilet dağıtımına son verildi.
İnönü Stadı'nda işlenen cinayet, her kesimi harekete geçirdi. Bakanlar Kurulu, futbol terörünü ele aldı. İstanbul'da Vali Muammer Güler başkanlığında yapılan toplantıda Kulüpler Birliği Başkanı İlhan Cavcav, Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakçı katıldı.
Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan İstanbul Valisi Muammer Güler, dün gece yaşanan müessif olayın bundan sonrasi için ders olması dileğinde bulunarak sporda şiddeti önlemek için ilk kez çok güçlü bir mutabakatın sağlandığını söyledi. Vali Güler, Futbol Federasyonu ve Kulüpler Birliği tarafından gerçekleştirilen toplantının olayları tamamen ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu belirterek alınacak kararların tüm ülkede uygulamaya konacağını belirtti.
Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakçı ise radikal kararlar alma arafesinde oluduklarını belirterek toplantının devam ettiğini ve toplantı sonrası üzerinde mutabakata varılan kararların duyurulacağını belirtti.
Kulüpler Birliği Başkanı İlhan Cavcav ise dün gece yaşanan müessif olayı sadece bir kulübe mal etmenin doğru olmadığını belirterek Türkiye genelinde maçlarda son dönemlerde şiddetin arttığına dikkat çekti. Cavcav toplantıdan çıkacak kararlara Kulüpler adına imza atacağını dile getirdi ve bu konuda medyaya da önemli görevler düştüğünü söyledi.
Zirveye katılanlar, toplantı devam ederken Vali Güler, Cavcav ve Bıçakçı habercilerin karşısına geçti. Toplantı 2 saat sürdü. Alınan önlemden bazıları şunlar:
- Gruplar kalkacak.
- Klüplerin bedava bilet dağıtımı engellenecek.
- Kulüpler maç organizasyonu yapmayacak.
- Seyirci fazla olursa, maçın oynanmaması gündeme gelecek.
G.O.R.A. Almanya`da 5.
Almanya`daki sinemalarda geçen hafta gösterime giren ve başrolde Cem Yılmaz`ın oynadığı ``G.O.R.A`` filmi, ülkede en çok izlenen filmler arasında beşinci sıraya yükseldi.
Almanya`da en çok izlenen filmlerin başında ``7 Cüceler-Erkekler
Ormanda Tek Başına`` (7 Zwerge-Maenner allein im Wald) adlı film
gelirken, başrollerini Richard Gere ile Jennifer Lopez`in paylaştığı
``Shall We Dance`` ikinci sırada.
Julianne Moore`nin rol aldığı ``The Forgotten`` üçüncü, ``Alien
Predatore Karşı`` filmi dördüncü sırada yer alırken, ``G.O.R.A``
yükselerek beşinci sıraya yerleşti.
Süper ligde genel görünüm, gol krallığı ve puan durumu
Türkiye Birinci Süper Ligi'nde 13. Hafta maçları bugün oynanan 5 müsabakayla tamamlandı. 25 gol atılan hafta sonucunda puan durum, gol krallığı, puan durumu ve gelecek haftanın maç programı.
Ligde bu hafta 25 gol atılırken, Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi 5. Haftasında Sparta Prag ile oynayacağı zorlu mücadeleden önce Trabzonspor deplasmanından aldığı 3 puanla moral buldu. Baştan sona üstün bir performans gösteren sarı-lacivertlilerde Nobre yaptırdığı penaltıyla takımının öne geçmesini sağlasa da hakem Selçuk Dereli ile girdiği diyalog yüzünden kırmızı kart görerek takımı 10 kişi bıraktı. 53. dakika 10 kişi oynayan Fenerbahçe akıllı futbolunu 2 golle süsledi ve sahadan 3 puanla ayrılarak, en yakın takipçisi Trabzonspor ile arasındaki puan farkını 5'e çıkardı.
Galatasaray kötü gidişini bir türlü durduramıyor. Diyarbakırspor'a 27 yıl sonra 2-0 yenilerek zirve yarışında önemli bir 3 puan kaybeden sarı-kırmızılı ekip bu haftada da renktaşı Malatyaspor'un elinden bir puanı zor kopardı.
Deplasman maçlarında aldığı puanlarla üst sıraları zorlayan Malatyaspor ise bu geleneğini Galatasaray deplasmanında da sürdürdü. Konuk sarı-kırmızılı ekip, Yunus'un golüyle öne geçmesine rağmen, Volkan'ın golüne engel olamayarak galibiyeti kaçırsa da zorlu deplasmandan 1 puan çıkarma başarısını gösterdi.
Süper Lig'de üst sıraları zorlayan Denizlispor, zorlandığı Kayserispor engelini 2-1'le geçerek haftayı 3 puanla kapattı. 13. Haftanın bugünkü sürprizini İstanbulspor yaptı. Gaziantepspor deplasmanında Ahmet Dursun'un yaptırdığı penaltıyı Alex Yordanov gole çevirdi ve Sarı-siyahlı İstanbulspor, zorlu Gaziantepspor deplasmanından 3 puanı tek golle çıkardı. Gençlerbirliği ise tehlikeli bölgeden uzaklaşmaya çalışan Akçaabat Sebatspor'u konuk etti. Başkent temsilcisi bir puana razı oldu.
Süper Lig'de zor günler yaşayan Konyaspor, Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor'u deplasmanda 3-1, Süper Lig'in dibinden kurtulma mücadelesi veren Sakaryaspor ise Samsunspor'u 4-2 yenerek haftayı 3'er puanla kapattılar.
Haftanın son maçında ise Beşiktaş ile Çaykur Rizespor İnönü Stadı'nda karşı karşıya geldi. Siyah-beyazlılar, Okan'ın golleriyle Karadeniz ekibi önünde iki kez yenik duruma düşmesine rağmen, Ahmed Hassan (Penaltıdan) ve İbrahim Akın ile 2-2'lik beraberliği sağladı.
2 maçı ev sahibi, 4 maçı ise deplasman takımları kazandı, 3 maç ise berabere sona erdi.
GOL KRALLIĞI
Gol krallığı yarışmasında Trabzonsporlu Fatih Tekke 9 golle ilk sırayı aldı. Bu oyuncuyu Fenerbahçe'den Pierre Van Hooijdonk ve Nobre, Galatasaray'dan Necati Ateş ve Trabzonsporlu Gökdeniz 8 golle Fatih Tekke'yi takip ettiler. Samsunsporlu Cenk 7 golde. Bu futbolcuları 6 golle Galatasaraylı Hakan Şükür izliyor.
Ligde 13. hafta maçlarında alınan sonuçlar ve 14. haftanın programı ile puan durumu şöyle:
West Indies,Kızıl Elma,İtaki,Maçin!
Uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
Beyazların yöresinde nasibim kalmadı
yerlilerin topraklarına karşı şuç işledim
zorbaların arasında tehlikeli bir nifak
uyrukların arasında uygunsuz biriyim
vahşetim
beni baygın meyvaların lezzetinden kopardı
kendime dünyada bir
acı kök tadı seçtim
yakın yerde soluklanacak gölge bana yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
Uzak nedir?
Kendinin bile ücrasında yaşayan benim için
gidecek yer ne kadar uzak olabilir?
Başım açık, saçlarımı ikiye
ortadan ayırdım
kimin ülkesinden geçsem
şakaklarımda dövmeler beni ele verecek
cesur ve onurlu diyecekler
halbuki suskun ve kederliyim
korsanlardan kaptığım gürlek nara
işime yaramıyor
rençberlerin o rahat
ve oturmuş lehçesinden tiksinirim
boynumda
bana yargı yükleyenlerin
utançlarından yapılma mücevherler
sırtımda sağır kantarı gizli bilgilerin
mataramdaki suya tuz ekledim, azığım yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
Bir hayatı,ısmarlama bir hayatı bırakıyorum
görenler üstünde iyi duruyor derdi her bakışta
askerken kantinden satın aldığım cep aynası
bazı geceler çıkarken
uçarı bir gülümseyişle takındığım muşta
gibi lükslerim de burda kalacak
siparişi yargıcılar tarafından verilmiş
bu hayattan ne koku, ne yankı, ne de boya
taşımamı yasaklayan belgeyi imzaladım
burada bitti artık işim, ocağım yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
Aspirin öldürdü
Mucize ilaç aspirin bu kez can aldı. Gaziantep`te Başı ağrıdığı için annesinin verdiği aspirin hapı nefes borusunu tıkayan 5 yaşındraki Emine Bayındır yaşamını yitirdi. Ölümle yıkılan aile hastaneyi birbirine kattı.
Gaziantep`in Özgürlük Mahallesi Şehit Ümmet Bayındır Sokak 25 saylıı evde yaşayan 26 yaşındaki Sibel Bayındır, başı ağrıdığı ve ateşi olduğu için tek kızı olan Emine`ye aspirin hapının yarısını kırarak verdi.
Ancak, annesinin verdiği hapı içen Emine Bayındır, bir anda soluksuz kalınca, ailesi tarafından önce özel bir hastaneye ardından Gaziantep Çocuk Hastanesi`ne götürüldü. Küçük Emine, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen nefes borusu tıkandığı için soluk alamadığından dolayı kurtarılamadı.
Kızının ölüm haberini alan anne Sibel ve baba Mustafa Bayındırlı, sinir krizleri geçirdi. Kızlarının cenazesini almak için içeri girmek isteyen Bayındırlı çiftine izin verilmeyince, hastane görevlileri ile acılı aile arasında tartışma yaşandı.
Kızının ölümüne inanamayan anne Sibel Bayındırlı, "Ben onun saçlarına dokunmaya kıyamazdım. Başı ağrıyordu, bir tanesini yiyemez diye kırıp yarım ağrı kesici verdim kendine. Buraya geldiğinde yaşıyordu" diye gözyaşı döktü.
Ölen Emine Bayındırlı`nın ninesi 57 yaşındaki Fatma Bayındırlı ise, ağrı kesici hapı yutan torununun nefessiz kaldığını belirterek, "O tek torunumdu. Şimdi biz ne yaparız, kime sarılıp torunumuz diye severiz" diye ağıt yaktı.
Gaziantep`te, başı ağrıdığı için annesinin verdiği aspirin hapı nefes borusunu tıkayan 5 yaşındraki Emine Bayındır yaşamını yitirdi. Küçük kızın ölümüyle yıkılan Bayındır ailesi hastaneyi birbirine kattı.
Gaziantep`in Özgürlük Mahallesi Şehit Ümmet Bayındır Sokak 25 saylıı evde yaşayan 26 yaşındaki Sibel Bayındır, başı ağrıdığı ve ateşi olduğu için tek kızı olan Emine`ye aspirin hapının yarısını kırarak verdi.
Ancak, annesinin verdiği hapı içen Emine Bayındır, bir anda soluksuz kalınca, ailesi tarafından önce özel bir hastaneye ardından Gaziantep Çocuk Hastanesi`ne götürüldü. Küçük Emine, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen nefes borusu tıkandığı için soluk alamadığından dolayı kurtarılamadı.
Kızının ölüm haberini alan anne Sibel ve baba Mustafa Bayındırlı, sinir krizleri geçirdi. Kızlarının cenazesini almak için içeri girmek isteyen Bayındırlı çiftine izin verilmeyince, hastane görevlileri ile acılı aile arasında tartışma yaşandı.
Kızının ölümüne inanamayan anne Sibel Bayındırlı, "Ben onun saçlarına dokunmaya kıyamazdım. Başı ağrıyordu, bir tanesini yiyemez diye kırıp yarım ağrı kesici verdim kendine. Buraya geldiğinde yaşıyordu" diye gözyaşı döktü.
Ölen Emine Bayındırlı`nın ninesi 57 yaşındaki Fatma Bayındırlı ise, ağrı kesici hapı yutan torununun nefessiz kaldığını belirterek, "O tek torunumdu. Şimdi biz ne yaparız, kime sarılıp torunumuz diye severiz" diye ağıt yaktı
Büyük İskender`i de homoseksüel yaptılar
Oliver Stone`un 150 milyon dolarlık `Büyük İskender` filmi, olay yaratacağa benziyor. Zira, haftaya ülkemizde de gösterime girecek filmde, Büyük İskender eşcinsel...
Milattan Önce 356-323 tarihleri arasında yaşayan ünlü Makedonya Kralı`nın eşcinsel olarak gösterildiği "Büyük İskender" filmi, 5 Kasım`da gösterime girecekti. Ancak Warner Bros`un gelecek tepkiler nedeniyle gösterim tarihini geciktirdiği söyleniyor. Türkiye`de 26 Kasım`da gösterime girmesi beklenen filmde, İrlandalı aktör Colin Farrell tarafından canlandırılan Büyük İskender, yumuşak konuşma tarzı ve üzerine giydiği çarşaf şeklindeki mini "toga"sıyla dikkat çekiyor. Hatta İskender, biri Makedon askeri, diğeri ise hadım edilmiş bir Persli olmak üzere iki erkekle dudak dudağa öpüşüyor.
Karısını canlandıran Rosario Dawson`la ateşli bir sevişme sahnesinde görüntülense de, bu yenilgi yüzü görmeyen büyük komutanın aklının çocukluk arkadaşı Hephaistion`da kaldığı film boyunca açıkça belli ediliyor. İki savaşçı film boyunca uzun uzun sarılıp anlamlı anlamlı bakışıyor. Oliver Stone ise Playboy`a yaptığı açıklamada filmini, "O dönemde cinsellik farklıydı. Hıristiyanlık öncesi ahlaki değerlere göre genç erkeklerin istedikleri zaman başka erkeklerle olmaları sorun değildi" sözleriyle savunuyor
Devlete sahte GORA satıldı
G.O.R.A. filminin ilk prodüktörü Erol Köse, sinema dünyasının gündemine bomba gibi düşecek açıklamalar yaptı...
"GORA"ya TMSF el koyarken filmin yönetmeni Ömer Faruk Sorak ve filme imzasını atan adam Cem Yılmaz devlete sahte Gora`yı mı teslim etti?..
Gora filminin ilk prodüktörü Erol Köse Televole`ye sinema dünyasının gündemine bomba gibi düşecek açıklamalar yaptı!..
Erol Köse Etiler`de sinema çıkışında Televole muhabirine "Şoktayım ben.... Bir şok geçirdim... Benim için özel bir anlamı vardı Gora`nın... Ama on kilo kıymadan beş kilo köfte çıktı!.." şeklinde çok ilginç bir açıklama yaptı!..
Ardından bu merak uyandıran sözleri açmaya başladı Erol Köse!..
Ünlü prodüktör filmde yüksek teknolojinin kullanıldığını, ancak Gora`yı izleyenlerin bu filme çok gülmediklerini söyledi önce!..
Ve Erol Köse olay yaratacak açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Filmin prodüksiyonunu benim ortağı olduğum Türk Filmi şirketi yaptı!.. Daha sonra şirket Fon tarafından BKM`ye satıldı!.. Ben filmin yüzde doksanı bitene kadar prodüktörüydüm... Elimdeki en önemli belge kendimim. Aklım, beynim... O dönemki taslaklar, senaryolar, story-board`lar ve bütün çalışan personel-oyuncular da söylediklerimin kanıtıdır... Onların açıklamalarını da dinlerseniz filmin eksik olduğu sonucuna varacaksınız. Benim seyrettiğim film kısalmıştı. Filmin büyük bir kısmı hatta espriler kullanılmamıştı... Böylece filmin komedi unsuru eksik kalmıştı!.. Benim beklediğim birçok kareyi göremedim... Bir bina düşünün içindeki tuğlaları alırsanız bina çöker!.."
Erol Köse özellikle devlete eksik malzeme verildiğinin üzerinde durdu ve açıklamalarında ve şu ifadeyi kullandı: "Filmin çakimleri tamamlandıktan sonra fon şirketlere el koydu... Çıkan dedikodularla da "Gora 2" geliyor denince kullanılmayan malzemelerle biraz da yeni çekimler yapılınca bu dedikodular akla geliyor!.."
Erol Köse, filmin eksik karelerinden yeni bir Gora filmi yapılırsa bunun gelirinin de devlete ait olması gerektiğini savundu ve, "Ben filmin bütününe hakim bir insan olarak 10 kiloluk kıymadan 5 kilo köfte çıkmış...Kalan 5 kilo kıyma ne olmuş... Kalan makaralardan bir film daha yapılırsa bunun gelini de devlete gitmeli diye düşünüyorum!.." şeklinde konuştu!..
Köse konuyla ilgili olarak bir rapor hazırlayarak devlete sunacağını da sözlerine ekledi!..
İşte Erol Köse`nin Gora`yla ilgili iddiaları böyleydi!..
durun arkadaşlar ya tamam adam türkiyenin en kötü kadrosunu cıkarttı bunu kendide biliyor ama rakibi hafife aldı bu yüzden başarısız oldu bence istifa için çok erken elensinde öyle mi istifa etsin diyeceksiniz anlıyorum ama en azından birileri biraz kulagını ceksin kadro kurmasını öğretsin ona lafım yok düzelir düzelirde elenmesek bari....