ykalaman

ykalaman

Üye
03.03.2004
Uzman Çavuş
7.488
Hakkında

#14.12.2004 16:56 0 0 0
#14.12.2004 13:51 0 0 0
  • İddaa neden zor kazanılır?
    Zaten futbol maçlarını izleyip sonuçları tahmin ediyorduk. Tahminlerimizle para kazanma fırsatı sunan `İddaa` oyunu bu nedenle çok tuttu. Ancak bu işin pek de kolay olmadığı çabuk görüldü.

    Herhangi bir maçı doğru tahmin etme olasılığı yüzde 70 olan bir oyuncunun dört maçın tümünü doğru tahmin etme olasılığı yüzde 25. Yüzde 50 başarısı olan bir oyuncunun dört maçı tahmin etme olasılığı ise yüzde 6`ya düşüyor.
    Spor Toto Genel Müdürlüğü lisanslı, futbol maçları sonuç tahmini bahis oyunu İddaa, birkaç yıldır internet ile sınırlı olan bahis çılgınlığını köşebaşındaki bayiye kadar getirdi ve oyun birkaç ay içinde Sayısal Loto ve Milli Piyango`yu aşan bir popülarite kazandı. İddaa`yı bu kadar cazip kılan, Türk halkının futbol aşkını ve kısa yoldan para kazanma merakını bir araya getiren bir oyun/ piyango olması olsa gerek. Zaten futbol maçlarını izliyorduk, sonuçlar üzerine tahmin yapıyorduk; şimdi bir taraftan bunları yapıp bir taraftan da az çok para kazanma heyecanını yaşamak fena olmuyor gerçekten de.
    Ancak çok büyük çoğunluğumuz için bu heyecan ve kurmaya başladığımız hayaller, ya Fransa 2. liginden gelen bir son dakika golü haberi ya da Siirt Köy Hizmetleri oyuncusunun penaltıyı kaçırması ile suya düşüyor. Futbol topunun yuvarlak olmasına belki de ilk kez bu kadar bozuluyoruz. Ve şüphelenmeye de başlıyoruz, "acaba bu İddaa`cılar bizi bir şekilde kandırıyor mu" diye. Aşağıdaki satırlarda İddaa ve benzer bahis oyunlarındaki oranların nasıl belirlendiğini, İddaa organizasyonun nasıl kâr ettiğini ve kârını artırmak amacıyla oyuncuları herhangi bir yönlendirmeye tabi tutup tutmadığını (örneğin, sürpriz sonuçları tercih etmeye teşvik etmek gibi) anlamaya çalışacağız.

    Oranların hesaplanması
    İddaa`daki oranlar, meraklılarının iyi bildiği gibi, basit bir formül ile oluşturuluyor. Organizatörler her üç sonuç için kendi değerlendirmelerine göre birer olasılık belirliyorlar. Ev sahibi galibiyeti=.60, beraberlik=.25, deplasman galibiyeti=.15 gibi. Sonra bu olasılığın toplam olasılıklar (ya da olasılıklar toplamı, yani `1`) içindeki payına göre bir oran hesaplıyorlar. Örneğin, gerçekleşme olasılığı yüzde 25 olarak öngörülen sonuç için 1/.25 formülü ile 4.0 oranı ortaya çıkıyor. (İddaa`daki `çifte şans` ve `ilk yarı sonucu-ikinci yarı sonucu` oyunlarındaki oranlar da aynı olasılıklarla tutarlı olarak belirleniyor.) Ancak, işletme maliyetlerini karşılamak amacıyla ve piyasadaki tekel gücünden de faydalanarak bu sayılar belli bir katsayı oranında azaltılıyor. İddaa oyununda söz konusu katsayı 1.2. Yani İddaa organizatörlerince yukarıda 4.0 olarak hesaplanan oran 1.2`ye bölünerek 3.3 elde ediliyor ve oyuncunun karşısına çıkan oran 3.3 sayısı oluyor. İnternet üzerinden bahis oynatan şirketler kendi aralarında daha büyük bir rekabet yaşadıklarından, bu katsayının 1.1 civarına kadar düştüğü ve İddaa`dan daha yüksek oranlar yayımladıkları bilinmekte. Örneğin, yukarıda İddaa`nın 3.3 olarak belirlediği oran, diğer şirketlerde 3.6 olabiliyor.
    İddaa`nın kâr marjının yüksekliği yalnızca oyunculara sunduğu düşük oranlardan kaynaklanmıyor. Yine internet bahis şirketlerinden farklı olarak, İddaa oyuncuların en az dört maç için tahminde bulunmasını şart koşuyor ve asıl kârı da buradan sağlıyor. Çünkü en iyi tahminci bile, kendini sadece 4 maç ile sınırlasa bile, büyük ihtimalle bir yerde yanılıyor. Herhangi bir maçı doğru tahmin etme olasılığı yüzde 70 olan bir oyuncunun 4 maçın tümünü doğru tahmin etme olasılığı yüzde 25 [=.7Ë.7Ë.7Ë.7]civarında. Herhangi bir maçı doğru tahmin etme olasılığı yüzde 50`ye düştüğünde ise dört maçı da doğru tahmin etme olasılığı bir anda yüzde 6`ya iniyor.
    Peki, kazanma şansının bu kadar düşük olduğu bir ortamda oyuncuların organizatörler tarafından belli tahminleri yapmaya yönlendirilmesi söz konusu mu? Bu soruyu cevaplamak amacıyla 9-29 Kasım tarihleri arasında İddaa oyununda yer alan 630 maça ait oranları ve gerçekleşen sonuçları içeren bir veri tabanı oluşturduk. Tabloda görüldüğü üzere, 630 maçın yaklaşık yarısı olan 283 tanesini ev sahibi takımlar kazanırken geri kalan maçlar beraberlikler ve deplasman galibiyetleri arasında eşit olarak dağılmış. İddaa`da yer alan oranların (yukarıda bahsettiğimiz oran=1/ (olasılık Ë 1.2) formülü ile) tekabül ettiği olasılıklar bu dağılım ile büyük ölçüde tutarlı. Her üç sonuç için İddaa`da belirlenen olasılıkların 630 maçtaki ortalama değerlerini aldığımızda gerçekleşen oranlara çok yakın sayılar elde ediyoruz. Tablonun (1) ve (2) numaralı sütunlarındaki yüzdeleri karşılaştırdığımızda hata payının sadece yüzde 1-2 civarında olduğunu görüyoruz.
    İddaa`daki oranların genel anlamda gerçek maç sonuçlarıyla tutarlı olması, maç bazında da doğru tahminler yapıldığı anlamına gelmiyor. Yayımlanan oranlara bakarak İddaa organizatörlerinin hangi sonucu (ya da sonuçları) en olası gördüklerini ve bu tahminin doğru çıkıp çıkmadığını maç bazında incelediğimizde ortaya ilginç bir tablo çıkıyor. İddaa`cılar hiçbir maçta beraberliği en olası sonuç olarak görmüyorlar. Yani, beraberliğe verilen oran hiçbir maçta diğer oranların her ikisinden de küçük değil. Buna karşılık, maçların yüzde 79`unda (495/630) ev sahibi galibiyeti, yüzde 23`ünde (143/630) ise deplasman galibiyeti öngörülüyor. Burada (tablonun (3) numaralı sütunu) toplamın yüzde 100`den fazla çıkmasının sebebi bazı maçlarda (veri tabanımızda sekiz tane böyle maç var) iki sonuca eşit olasılık verilmiş olması.
    Gerçekleşen sonuçlarla bu öngörüleri karşılaştırdığımızda İddaa`cıların maç bazında çok da iyi tahminciler olmadıkları ortaya çıkıyor. Tablonun (4) numaralı sütununda görüldüğü üzere, 283 ev sahibi galibiyetinin 248 tanesini (yüzde 88) doğru tahmin ederek ev sahibi galibiyetlerini tahmin etmede başarılı olmakla beraber, aynı beceriyi diğer sonuçlarda gösteremiyorlar. Söz konusu oran, beraberliklerde yüzde sıfır (0/174) ve deplasman galibiyetlerinde yüzde 39`a (67/173) düşüyor. Genel anlamda ise yüzde 50`lik (315/630) bir başarı söz konusu. Bu noktadaki dengesizlikten, kötü niyet algılamak yerine organizatörlerin de, aynen oyuncular gibi-maçların yarıdan fazlasının bu iki sonuçtan biriyle biteceğini bilmelerine karşın-beraberlikleri ve deplasman galibiyetlerini öngörmede zorlandıkları sonucunu çıkartabiliriz. Bu durumun oyuncular için, beraberlikleri doğru tahmin etmeye odaklanıp, bu sonuca verilen görece yüksek oranlardan yararlanma fırsatı yarattığı dahi söylenebilir.

    Tahminlerin değerlendirilmesi
    İddaa oyununda yer alan oranların objektif olarak belirlenip belirlenmediği konusunda daha kesin bir yargıya varmak amacıyla, veri tabanımızdaki 630 maçtaki her 3 sonuç için belirlenmiş tüm olasılıkları (630x3= 1890 tane) büyüklüklerine göre 20 grupta topladık ve her bir gruba dahil sonuçların gerçekleşme oranlarını inceledik. Örneğin, organizatörlerce yüzde 25`lik bir olasılık öngörülen 125 sonucun (bunların arasında hem galibiyetler hem beraberlikler bulunmakta) 33 tanesinin gerçek sonuç olarak ortaya çıktığı, yani gerçekleşme oranının yüzde 26.4 olduğunu bulduk ki bu öngörülen olasılık olan yüzde 25`e çok yakın bir sayı. Analizdeki genel durumu özetleyen grafikte de görüldüğü üzere, İddaa`da düşük olasılık verilen sonuçların gerçekleşme oranı da aşağı yukarı aynı oranda düşük. Buna karşılık yüksek olasılık verilen sonuçların gerçekleşme oranın da yüksek olması, oranların gerçekçi bir şekilde belirlendiği yargısını teyit edici nitelikte.
    Sonuç olarak, İddaa organizasyonu sunduğu düşük oranlar ve en az dört maç tahmini yapma şartını koşmasından dolayı eleştirilebilir. Öte yandan, elimizdeki veriler, yayımlanan oranlarda herhangi bir yönlendirme olmadığını ve organizatörlerin oranları belirlerken ellerinden geldiği kadar objektif davrandıklarını gösteriyor. Ancak ilgili literatürde çok kez belirtildiği üzere, bu objektifliğin, bahis şirketlerinin oyuncuları çok düşünmelerinden değil, birçok müşterilerinin aksine, risk almayı sevmemelerinden kaynaklandığını not etmekte fayda var. İddaa`cıların maç bazında çok iyi tahminci olmamaları ise, oyunculara onlardan daha doğru tahminler yaparak para kazanma fırsatını -düşük bir olasılıkla da olsa- sunmakta.

    Yrd. Doç Cem Başlevent: İstanbul Bilgi Üniversitesi, Ekonomi Bölümü



    Kaynak: Radikal
#14.12.2004 11:47 0 0 0
#14.12.2004 11:43 0 0 0
  • Konu: MEVLANA
    Sevilecek biri olmadigin zamanlarda bile Seni Sevmeli...

    Sarilinacak biri olmadigin zamanlarda bile Sana sarilmali....

    Dayanilmaz oldugun zamanlarda bile Sana Dayanmali..

    Dost dedigin; fanatik olmali;"

    Butun dunya seni uzdugunde Sana moral vermeli, Guzel haberler aldiginda seninle dans etmeli, Ve agladiginda, seninle aglamali...

    ;ama hepsinden daha cok;"

    Dost matematiksel olmali;"

    Sevinci carpmali...

    Uzuntuyu bolmeli...

    Gecmisi cikarmali...

    Yarini toplamali...

    Kalbinin derinliklerinde ihtiyaci hesaplamali...

    Ve her zaman Butun parcalardan daha buyuk olmali...

    Isi bitince seni bir tarafa

    atmamali.............''

    "MEVLANA"
#14.12.2004 10:08 0 0 0
  • virüs uyarısı



    CNN TARAFINDAN DUYURULDU
    LÜTFEN KONTAKT LISTENIZDEKI HERKESE GÖNDERINIZ.!

    LÜTFEN DIKKAT !!!!

    Dikkat Bugün itibariyle hayatimiza yepyeni yaratilmis bir virüs girmektedir.
    Yeni virüs Microsoft tarafindan simdiye dek sisteminize en büyük zarari verebilecek virüs programi olarak nitelendirilmistir..! Bu virüs dün ögleden sonra McAfee firmasi tarafindan bulunmus olup henüz virüse karsi hiç bir savunma gelistirilememistir.!


    Virüs basitçe hard disk üzerinde sifir sektör olarak tanimladigimiz bölümü kullanilamaz hale getirmektedir ki, bu bölüm bilgisayarinizin tüm sanal belleginin ve sistem bilgilerinin saklandigi yani bilgisayarinizi kullanmaniza olanak veren bilgilerin depolandigi kisimdir.

    Virüs su sekilde aktif hale gelmektedir:
    Virüslü dosya aktif hale geldikten sonra kontakt listenizdeki tüm alicilara "A Card For You" konu baslikli bir mail olarak kendi kendini göndermektedir. Eger alici bu sanal karti açarsa, öncelikle bilgisayari kitlenmekte ve kullanici bilgisayarini yeniden baslatmak zorunda kalmaktadir. Ctrl+alt+del tuslari veya reset tusuna basildiginda ise, virüs islevini göstermekte ve sifir sektörü bozmaktadir, Bu da hard diskinizin kalici olarak devre disi kalmasi anlamina gelmektedir. Virüs Dün New York da çok kisa bir süre içinde büyük panik yaslanmasina sebep oldu, duyurulan bir habere göre; bu mail Microsoft çalisanlarinca dahil alinmis durumda.
    "A Virtual Card for You." konu baslikli bir mail i ASLA AÇMAYINIZ.

    Böyle bir mail aldiginiz takdirde göndericiyi tanisaniz bile mail i açmadan direkt olarak siliniz.
#14.12.2004 10:04 0 0 0
  • Allah rahmet eylesin öyleymiş...güzel resimler eline sağlık...
#14.12.2004 09:25 0 0 0
  • Amerika Sevdası (1400)


    Takma saç ve üniforma paltolardan önce
    vardı ırmaklar, candamarları gibi ırmaklar,
    aşınmış dalgalarının tepelerinde kondor'un ve kar'ın
    kımıltısızca durduğu sıradağlar vardı:
    nem ve yabanıl orman da bulunurdu, henüz
    adı olmayan şimşek, gezegenimsi bozkırlar.

    İnsan topraktı, kaptı, titreyen bataklığın
    gözkapağı, bir çeşit balçıktı,
    Karaib maşrapası, Chibcha taşıydı,
    sultan kupası ya da Arauco çakmaktaşıydı.
    Genç ve acımasızdı, gene de kanlı kristalden
    yapılma silahının kabzasında basılıydı
    dünyanın başharfleri.
    Onları
    ansıyamadı sonraları hiçkimse: rüzgâr
    unuttu onları, toprağa gömüldü
    suyun dili, yitirildi anahtarlar
    ya da boğuldu sessizlik ve kanda.

    Yaşam yitirilmedi, çoban kardeşlerim.
    Ama yabanıl bir gül gibi
    düştü kızıl bir damla ormana,
    ve bir yerlambası söndü.

    Öykünün akışını anlatmak için buradayım.
    Yaban öküzünün barışından
    dünyanın bir ucunda kırbaçlanan
    sahillere dek, Antartik ışığıyla toparlanmış
    köpük yığınlarında ve bunaltan
    karanlıklarda, Venezuella sakinliğinin
    dikkaya oyuklarında aradım
    seni, babam benim,
    karanlığın ve bakırın genç savaşçısı,
    ya da seni, gelinlik bitki, yatırılmaz saçörgüsü,
    ana-timsah, metalik güvercin seni.

    Ben, dipçamurun gururlu İnkası
    dokundum taşa ve dedim ki:
    Kim
    bekler beni? Ve ezdim bir avuç
    sırçayı parmaklarım arasında.
    Gene de dolandım durdum
    zapoteka-çiçekleri arasında,
    ve ışık bir geyik kadar yumuşaktı
    ve gölge yeşilce bir gözkapağı.

    Sen memleketim benim, adsız, Amerikasız,
    gündönümünün taçyaprağı, erguvan mızrak,
    köklerimden sürünür kokun tepeme dek,
    boşalan kadehime dek, en taze söze dek,
    henüz ağzımdan doğmamış olana dek.

    (Türkçeye çeviren: İsmail Aksoy)

    Pablo Neruda
#14.12.2004 08:45 0 0 0
  • Konu: Dörtlükler
    Dörtlükler


    Kim görmüş o cenneti, cehennemi?
    Kim gitmiş de getirmiş haberini?
    Kimselerin bilmediği bir dünya
    Özlenmeye, korkulmaya deger mi?

    Dert içinde sevinci bul da yaşa;
    Haksız düzende haklı ol da yaşa;
    Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın,
    Varından, yoğundan kurtul da yaşa.

    Bulut geldi; lalede bir renk bir renk
    Şimdi kızıl şarap içmemiz gerek.
    Şu seyrettiğin serin yeşillikler
    Yarın senin toprağında bitecek.

    Ömer Hayyam
#13.12.2004 07:57 0 0 0
  • Ölmüş İçimde Hasret


    İçimde bir sıkıntı
    Bir kasvet... bir duman...
    Dünya dar gelir inan
    Seni düşündüğüm an

    Titreyen ellerimde
    Sevgimiz arap saçı
    Umrumda değil zaman
    Çalsa da bilmem kaçı

    Zincirlere vurulur
    Umutlar liman liman
    Dünya dar gelir inan
    Seni düşündüğüm an

    Koparsam zincirimi
    İlk koşacağım sensin
    Sen çaresizliğimin
    Çaresiz ümidisin

    Bir hayıra yenilmiş
    Yüreğimde bin evet
    Kavuşmayı unutmuş
    Ölmüş içimde hasret
    Bir de çökerse kasvet...
    Karanlık...duman duman...

    Dünya dar gelir inan
    İşte bana o zaman
    Dünya dar gelir inan
    Seni düşündüğüm an......

    Sevgilim biz ikimiz
    Ay ve Güneş gibiyiz
    Alev alev yansak da
    Artık birleşemeyiz

    Hasretin tohumunu
    Çıkar at yüreğinden
    Bahar da yaz da geçti
    Artık yeşeremeyiz......

    İlhan İrem
#13.12.2004 07:56 0 0 0
  • Sivas'ta Yoksul Çocuklar


    Sivas'ta Ulu Camii avlusunda çocuklar
    Yalvaran gözlerle etrafa baka baka
    Açıyorlar küçük esmer avuçlarını:
    -Emmilerim sadaka! Emmilerim sadaka!

    Hükümet konağının yanında biri
    Bir kemik kalmış bir deri...
    'Boya cila yimbeş,boya cila yimbeş' diye ağlıyor
    Ve daha fırça bile tutamıyor elleri.

    Garipler Pazarı'nda körpe çocuklar
    Yorgunluktan güzelim yüzleri al al...
    Öldüren bir çığlık dudaklarında:
    -Boş hamal!boş hamal!boş hamal!

    Nane satan su satan yetim çocuklar
    Şarkı söyleyemediler güneşe aya...
    Biliyorum ne masal dinlemeye doydular
    Ne oyun oynamaya...

    Bezirci'de,Yüceyurt'ta Altıntabak'ta...
    Çocuklar var incecik yüzleri nurdan
    Ama toz toprak içinde elleri ayakları
    Oyuncakları çamurdan...

    Ve günahkar çocuklar,suçlu çocuklar
    Mahkeme salonunda bakarım dizi dizi
    Bu suç bizim suçumuz,bu günah bizim
    Affedin bizi.

    Gökteki yıldızlar kadar sayısız
    Ah yurdumun kimsesiz ve yoksul çocukları
    Anladım farkınız yok koparılmış başaktan!
    Alın bu gözleri benden,alın bu yüreği artık
    Utanıyorum yaşamaktan.

    Yavuz Bülent Bakiler
#11.12.2004 09:23 0 0 0
  • Konu: Kadına
    Kadına


    Eğer kral olsaydım.! Çiğneyerek tahtımı
    Memleketin halkını dizlerine sererdim.
    O kuvvetli hükmümle bütün tacı tahtımı
    Bir tek bakışın için sana feda ederdim.

    Eğer Allah olsaydım.! O heybetli, o derin
    Kainatın, semanın, denizlerin, her yerin
    İrademin önünde eğilen meleklerin
    Sevgilim bir busene hepsi senindir derim

    Victor Hugo
#10.12.2004 17:32 0 0 0
#08.12.2004 10:22 0 0 0
  • Konu: Kuş Mitingi
    Kuş Mitingi


    Sonbahardan sonra ağaçlar
    Hep duman açar Ankara'da
    Saksılarda yeşil bir yalnızlık
    Uzayıp gider ev tutsaklığında
    Kış boyu rüzgarsız ve çiçeksiz
    Ne gün kalır güneşin yüreğinde
    Ne şafak ne sabah
    Kar altında dilsiz ve sessiz
    Bir tohum gibi bekler baharı
    Taş üstünde topraksız çaresiz

    Sonbahardan sonra Ankara'ya dair
    Hep aynı sözler söylenir
    Ama yağmur
    Yine utanır yağarken
    Kar yine yağmadan kirlenir

    Sonbaharda sonra Ankara^Òda
    Yalnızca kuşların isyanı vardır
    Bakarsınız bir akşamüstü
    Bütün ağaçlar kuş açmıştır
    Ve gökyüzü meydanında
    Kuş dilinde bir miting başlamıştır

    Bir çığlıktır artık yaşanan
    Sözcükler yetmez anlatmaya
    Notalar fırçalar susar
    Çünkü mitingden sonra kuşlar
    Kırıp kanatlarını
    Ankara^Òya ölüm bırakırlar

    Adnan Yücel
#07.12.2004 20:27 0 0 0
  • Kupa Programı Belirlendi

    (07/12/2004 16:14)



    Türkiye Kupası 2. Kademe maçlarının programı belli oldu. Futbol Takımımız, Göztepe ile 22 Aralık Çarşamba günü saat 13.00te Alsancak Stadında karşılaşacak.


    Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, kupada 21, 22 ve 23 Aralık tarihlerinde yapılacak 2. kademe maçlarının programı şöyle:

    21 Aralık Salı
    13.00 Ankaragücü-Vestel Manisaspor (Ankara 19 Mayıs)

    22 Aralık Çarşamba


    13.00 Göztepe-Beşiktaş (Alsancak)

    13.00 Çaykur Rizespor-Kocaelispor (Rize Atatürk)

    13.00 Bursaspor-İstanbulspor (Bursa Atatürk)

    13.00 Adıyamanspor-Gaziantepspor (Adıyaman Atatürk-seyircisiz)

    13.00 Karagümrük Kyoto-Samsunspor (Vefa)

    13.00 B.B.Ankaraspor-Denizlispor (Ankara 19 Mayıs)

    13.00 Uşakspor-Fenerbahçe (1 Eylül)

    13.00 Gaziantep B.Şehir Belediyespor-Malatyaspor (GASKİ)

    13.00 Kayserispor-Gençlerbirliği (Kayseri Atatürk)

    13.00 Konyaspor-Altay (Konya Atatürk)

    13.00 Diyarbakırspor-Mersin İdmanyurdu (Diyarbakır Atatürk)

    13.00 Mardinspor-Sarıyer (21 Kasım)

    17.00 Antalyaspor-Trabzonspor (Antalya Atatürk)

    19.30 Galatasaray-Kardemir Karabükspor (Ali Sami Yen)

    23 Aralık Perşembe
    13.00 Kayseri Erciyesspor-Akçaabat Sebatspor (Kayseri Atatürk)
#07.12.2004 20:15 0 0 0
  • Konu: Bulaşık
    Bulaşık


    keyfe keder bir aşktı bu
    aşkın özetindeki ana tema yaşadıkça çoğaltır sanarken kendini
    kendimi çoğalır zannederken, seni çoğalır zannederken
    birgün buluşma yerindeki masada kimse yoktu.

    Dönüp baktığında aşk baba
    Hesap soracak muhatap bulamadı.


    Ben mi?
    bulaşıkları yıkıyordum.


    Ekim,03

    Aylin Aydın
#06.12.2004 09:54 0 0 0
  • Rüzgarı Dinle


    Sen!
    bütün güzelliklerin gözesi,
    gözümün gördüğü her yerde
    senin endamın,
    sevda şakıyan kuşlarda
    sesin,
    yaprak yaprak gülümsüyor
    bana,gözlerin...

    bugün!
    çağlayanlar kurulu içimde
    sindire sindire emiyor
    tenim,
    ayın şavkında bu yürek
    sen kaynaklı okyanuslarda
    senli hayaller dokuyorum
    elele gönül tezgahında

    akşam!
    sinsi sinsi sızıyor
    daha bir derin vuruyor
    özlemin,
    saatler gün dönümünde
    akrep de,yelkovan da
    on ikinin kalbinde
    ve benimlesin
    şiirleşen her mısrada
    konuşan dilimdesin
    uydulardan yayılıp
    rüzgara binen
    sesim
    denizlere selam verip
    dağlara teğet geçsin...

    ve sen!
    büyük bir olasılık
    penceredesin
    rüzgarı dinleyip
    hasret içersin
    önce derin bir nefes
    sonra da güleceksin..

    güldürmüyorsan da
    sen gül sevgili&

    Ahmet Erdem
#06.12.2004 09:47 0 0 0
  • Konu: Sahra
    Sahra


    Yıldırım misali parladım söndüm
    Gözlerin dağıttı ordumu Sahra.
    Saddam'ın elinde Kuveyt'e döndüm
    Aşkın işgal etti yurdumu Sahra...

    İlk gönül yaramı zaman sararken
    Doluya tutuldum rahmet ararken
    Ayaklar altına atıp kırarken
    Gururum dilini yordu mu Sahra?...

    İnan ne bahtıma ne sana küstüm
    Talihin kahrını bağrıma bastım
    Eşimden dostumdan umudu kestim
    Tanrı'dan beklerim yardımı Sahra!...

    Sakın mağrur olma,övünme aman!
    Acıyan bulunsun düştüğün zaman
    Yamanmış feleğin sillesi yaman!...
    İnsafsız vuruyor vurdu mu Sahra!...

    Cemal Safi
#06.12.2004 09:45 0 0 0