ykalaman

ykalaman

Üye
03.03.2004
Uzman Çavuş
7.488
Hakkında

  • Konu: Bulvar İti
    Bulvar İti


    ne zaman sevmek desem bir tedirgin bulvar iti gecede
    biraz müzik biraz içki ve çok çok resim
    kim sarmalar bu bebeği
    kimler taşır bu ölüyü belirsizliğe
    nerelerde kalır gözüm/nerelerden döner sesim
    bu ne biçiim hayvan ki bu/beslenir acılardan
    tohum atar kuşaklara kan göllerinde
    bu ne biçim oyun ki bu/gizlenir gölgesine gerçeğin
    mutluluklar aranır ateş çemberlerinde

    bir umarsız bulvar iti vitrin ışıklarında
    anladım ki birdenbire/kopmuşum toprağımdan
    kopmuşum masallara süt emziren akşamlarımdan
    köklerim orda sızlar/yapraklarım bulvarda
    resim diye duvarlarda müzik diye ıslıklarda
    o çıldırtan deniz orda/balıklar tablalarda
    özlemek orda kalmış özlemi sevmek burda
    ferhat'sa mendil açmış dileniyor güvenparkta

    taradım bütün sözlükleri aşka yer yoktu
    bir kaygulu bulvar iti karanlık çıkmazlarda
    koşuyordu masallarda/koşuyordu imgelerde
    başka yer yoktu
    başımdaki ağrı sendin sesimdeki kuşku sen
    ne düşünsem dört boyuttu ne ağrısam dört boyut
    kopmak belki bir ülkeydi tutkular eski zindan
    heerkes kendi bukağısının tutkulu demircisi

    bu evleri bizmi yaptık bu yolları bizmi çizdik
    ölümlerden bizmi kaçtık bizmi düştük ölümlere
    senleştirip giriyorum koynuna gecelerin
    senleştirip açıyorum gözlerimi sabaha
    bir şey eksik biliyorum bir şey artık sen değil
    şafak diye söken sendin sendin gülen penceremde
    çayımdaki bahçe sendin içkimdeki bulut sen
    içimdeki kuş sürüsü çabamdaki arılardınnere gitsem karşımdaydın ama sen yoktun
    sen sahi niçin yoktun

    senleştirip biniyordum külüstür taşıtlara
    senleştirip okşuyordum osmanlı sokakları
    kan bulaşmış caddeleri ölülerli alanları
    tepelenmiş çiçekleri kanatılmış mavileri
    senleştirip seviyordum bütün çirkinlikleri
    telefonlar sensin diye koşturuyordum
    kanıyordum
    sensin diye karanlık çağrılara
    susuyordum senleştirip kahpelikleri
    nere gitseem karşımdaydın ama sen yoktun
    sen sahi niçin yoktun

    duruyordum seni sanıp yangın çığlıklarına
    yaşaamak belki buydu belki de öbür yüzü
    unutmaktı belki güzel aramaktı belki sevmek
    belkideki varsıllıktı kesindeeki yoksulluktu
    yitirmek buydu belki yakalamak belki bu
    bu kafesi biz süsledik biz aldandık bu süslere
    içimdeki sızı sendin yüzümdeki merak sen
    gitmelerden beklediğim kalmalardan korktuğum
    nere gitsem karşımdaydın ama sen yoktun
    sen sahi niçin yoktun

    ikibulvar itiyiz biz reklere dolaşmışız
    ağzımızda ölüm tadı tüylerimiz kanlı çamur
    ikimiz iki yandan bir koca yanlızlığı
    bir amansız şaşkınlığı ikimiz iki yandan
    dolaştırıp duruyoruz eski zamanlar gibi
    müzelik bir inanmanın ören kapılarında

    anlamamak elde değil anlamaksa soykırım
    uçup uçup düşmek kalır inanmaklardan
    kelebekler konuyor yaşlı salyongozlara
    ölülerin gölgesinde diriler güneşleniyor
    yakın artık gemileri köprüleri atın artık
    kim ne derse desin vazgeçin onarımdan

    ne seçilen renklerdeyiz ne gidilen yerlerde
    danışıklı gözyaşları yapmacık mutluluklar
    soykırımsaal bir çoğalma solucanımsı bir eşleme
    bir yanımız doğum evi bir yanımız hiroşima
    iki bulvar itiyiz biz koşulların kölesiyiz
    zincir sesi duydukça sızlar bileklerimiz

    bir kenti tanır gibi tanıdım seni ancak
    eetine değdi etim/otuzaltı onda yedi/çok değil
    elini buldu elim/otuzaltı onda yedi/çok değil
    öptüm seni/otuzaltı onda yedi/dudaklarından
    bir kenti yaşar gibi yaşadım seni ancak
    yaşamadım kendimi

    ellerin ellerimdeydi ellerin yoktu
    gözlerin gözlerimdeydi gözlerin yoktu
    iki portre gibi yanyanaydık albümde
    uykunda sevmiştin haberin yoktu
    bir kaçağı tanır ggibi tanıdım seni ancak
    tanımadım kendimi

    şarkılarda buldum seni yitirdim
    yılgılarda buldum seni yitirdim
    resimler bir türlü konuşmuyordu
    fotoğraflar kaçıyordu ben yaklaştıkça
    bir yalanı anlar ggibi anladım seni ancak
    anlamadım kendimi

    evin de mi yoktu senin sokağındamı
    adresini silip silip yazıyorlardı
    düşlerin türkçe miydi hotantoca mı
    çincee mi arıyordun eskimoca mı
    herkesste mi arıyordun ne arıyordun
    neden öyle gülüp gülüp yaşlanıyordun
    bir yüzünü buluyordum öbün yüzün yok
    birçizgini buluyordum öbür çizgin yok
    olgörüp gelmiyordu adın fırçama
    düş müydün düşüncemi anlamıyordum
    uzattıkça ellerimi dağılıp gidiyordun
    kendimden korkuyordum yoksa yokmuydum

    binlerce göz binlerce yüz binlerce biçim
    aradığım yerde yoktun sormadığım yerde var
    etimdeki acı sendin kanımdaki kuşku sen
    nere gitsem karşımdaydın ama sen yoktun
    sen sahi niçin yoktun

    SEN
    SAHİ
    NİÇİN
    YOKTUN?

    Hasan Hüseyin Korkmazgil
#03.01.2005 00:09 0 0 0
#02.01.2005 21:30 0 0 0
#02.01.2005 15:36 0 0 0
#02.01.2005 11:22 0 0 0
#02.01.2005 11:21 0 0 0
  • Sony Ericsson K700i review: A winner
    bu telefonu kullanıyorum gerçekden çok güzel...

    noimage

    General Network GSM 900 / GSM 1800 / GSM 1900
    Announced 2004, March
    Status Available
    Size Dimensions 99 E 46 E 19 mm
    Weight 93 g
    Display Type TFT, 65K colors
    Size 176 E 220 pixels, 7 lines
    - Wallpapers, screensavers
    Ringtones Type Polyphonic (40 channels), MP3, recorded
    Amount 23 + custom
    Customization Composer, download, record, order now
    Vibration Yes
    Memory Phonebook 15 fields, 510 items, Photo call
    Call records 30 received, dialed and missed calls
    - 41 MB shared memory
    - 50 voice dial slots
    Features GPRS Class 10 (4+1/3+2 slots)
    Data speed 32 - 48 kbps
    Messaging SMS, EMS, MMS, Email, Instant Messaging
    Clock Yes
    Alarm Yes
    Infrared port Yes
    Games Yes + downloadable, order now
    Colors Optic Silver, Blue Tinted Silver
    Camera VGA, 640x480 pixels, video, flash
    - Java MIDP 2.0
    - Bluetooth
    - FM radio
    - SyncML
    - MP3 player
    - Organizer
    - WAP 2.0
    - T9
    - Voice dial/memo
    - Sync ML
    - Image editor
    Manual Click here
    Price Buy here >>> Communication Telecom Intl :: AA-Wireless :: Plemix :: TradeMyPhone :: BuyMobilePhones(UK) :: it2100 :: Worldex :: WElectronics :: UStronics :: Expotronics :: Hi-Fi Electronics :: ImportGSM :: RCS(Wholesale Only) :: National Electronics(Wholesale Only)


    Battery performance
    Stand-by Talk time
    Standard battery, Li-Po Up to 360 h Up to 7 h
#02.01.2005 11:18 0 0 0
#02.01.2005 11:16 0 0 0
#02.01.2005 11:16 0 0 0
#02.01.2005 11:15 0 0 0
  • Konu: Nokia 7710
    NOKIA 7710

    noimage

    noimage

    General Network GSM 900 / GSM 1800 / GSM 1900
    Announced 4Q, 2004
    Status Available
    Size Dimensions 128 x 69.5 x 19 mm, 142 cc
    Weight 189 g
    Display Type TFT touchscreen, 65K colors
    Size 640 x 320 pixels
    - Pen input
    - Partial mode display (640 x 65 pixels) for saving power
    Ringtones Type Polyphonic
    Customization Download
    Vibration Yes
    Memory Phonebook In shared memory, Photo call
    Call records Yes
    - 90 MB shared internal memory for contacts, messages, ringing tones, images, video clips, PIM, and applications
    - MMC card slot
    - 128 MB card included
    Features OS Symbian OS v7.0s, Series 90 UI
    GPRS Class 10 (4+1/3+2 slots)
    Data speed 236 kbps (EDGE)
    Messaging SMS, MMS, Email
    Clock Yes
    Alarm Yes
    Infrared port No
    Games Downloadable
    Colors
    Camera 1 MP, 1152x864 pixels, video (QCIF), flash
    - Bluetooth
    - HTML/xHTML browser with Flash 6
    - Stereo audio/video player
    - Office applications
    - PIM functions: contacts, extensive calendar, calculator
    - Java MIDP 2.0
    - FM radio
    - WAP
    - EDGE
    - HSCSD
    - Pop-port interface
    - Built-in handsfree, voice recorder
    - Voice memo
    Price Buy here >>> Communication Telecom Intl :: AA-Wireless :: Worldex :: WElectronics


    Battery performance
    Stand-by Talk time
    Standard battery, Li-Po 1300 mAh Up to 210 h Up to 12 h
#02.01.2005 11:14 0 0 0
  • Panasonic X701 for Vodafone

    noimage

    General Network GSM 900 / GSM 1800 / GSM 1900
    Announced 2004, 1Q
    Status Available
    Size Dimensions 97 x 49 x 24 mm, 89 cc
    Weight 107 g
    Display Type TFT, 65K colors
    Size 176 x 208 pixels
    - Second 4096 colors display
    - Downloadable logos
    Ringtones Type Polyphonic (40 channels)
    Amount 20 + custom
    Customization Download
    Vibration Yes
    Memory Phonebook Photo call
    Call records 10 dialed, 10 received, 10 missed calls
    - 8 MB internal memory
    - miniSD card slot
    Features OS Symbian OS v7.0s, Series 60 UI
    GPRS Class 10 (4+1/3+2 slots)
    Data speed 32 - 48 kbps
    Messaging SMS, MMS, Email
    Clock Yes
    Alarm Yes
    Infrared port Yes
    Games Micro Golf, Baloonheaded Boy + downloadable
    Colors
    Camera VGA, 640x480 pixels, video, flash
    - Bluetooth
    - Java MIDP 2.0
    - WAP 2.0
    - T9
    - Office applications
    - Photo editor
    - USB port
    - Built-in handsfree
    - Voice memo
    - Voice dial
    Manual Click here
    Price Buy here >>> Communication Telecom Intl :: AA-Wireless :: Worldex :: WElectronics

    Battery performance
    Stand-by Talk time
    Standard battery, Li-Ion 780 mAh 80 h to 250 h 2 h to 6 h
#02.01.2005 11:12 0 0 0
  • Konu: Pul Pul
    Pul Pul


    Sağ gözü ağladı önce, durduğu yerde,
    Ne acıdığından, ne de kederinden;
    Zati ilk düşen damlada
    Ne insanlar, ne kendisi vardı...

    Koştular çırılçıplak,
    Mağara duvarlarına çizilmiş ceylan gözleri,
    Koştular, koştular sahile;
    İlk düşen damlada deniz vardı...

    Şaşırdılar, utandılar da birbirlerinden
    Daldılar, daldılar derine
    Nefesleri, nefesleri kesilinceye dek;
    Işıklı bitkiler içinde
    Işıklı balıklar gördüler,
    Şaşırdılar, şaşırdılarda ...
    Zati ilk düşen damlada güneş vardı...

    Can Yücel
#02.01.2005 11:10 0 0 0
  • Ne Kadar Güzel


    Çayın rengi ne kadar güzel,
    Sabah sabah,
    Açık havada!
    Hava ne kadar güzel!
    Oğlan çocuk ne kadar güzel!
    Çay ne kadar güzel!

    Orhan Veli Kanık
#01.01.2005 13:55 0 0 0
  • Konu: Rubailer - 8
    Rubailer - 8


    Hep arar dururdum, dünyaya geleli,
    Alın yazısını, cenneti, cehennemi,
    Hocam kesti attı, sağlam bilgisiyle:
    Alın yazısı, cennet, cehennem sende, dedi.

    Ömer Hayyam
#31.12.2004 09:23 0 0 0
  • Gitti Gidecek


    Sevmek
    Güzel meslek
    Ama zor
    Can dayanıyor
    Dayanmasına
    Ama yürek
    Gitti gidecek

    Bedri Rahmi Eyüboğlu
#31.12.2004 09:14 0 0 0
  • Ahmet Bey 97'sinde, Hüseyin Bey ise 92'sine
    > > > erişmiş, yıllardır dostluklarını
    > > > > > >> > devam ettirmektedirler..
    > > > > > >> > Bir gün Ahmet Bey, Hüseyin Bey'in evinde
    > >yemeğe > davet edilmiş.
    > > > > > > Dikkatini
    > > > > > >> > çekmiş, Hüseyin Bey karısına hitap ederken
    > > > "Gülüm", "hayatım",
    > > > > > > "balım",
    > > > > > >> > "tatlım', "şekerim", "sevgilim", "ruhum" gibi
    > > > laflar kullanıyor.
    > > > Bir
    > > > > > > ara
    > > > > > >> > karısı mutfaktayken yine, "bir tanem, >
    > >nerelerdesin, yemeğin
    > > > > > > soğuyacak?"
    > > > > > >> > demiş.
    > > > > > >> > Ahmet Bey dayanamamış:
    > > > > > >> > Yahu dikkat ediyorum, karına ne iltifatlı
    > >laflar > ediyorsun, ballar, şekerler...
    > > > > > >> > Bunca seneden sonra olacak şey değil, bravo
    > >sana!
    > > > > > >> > Hüseyin Bey şöyle bir arkasını dönüp
    > >karısının > hala mutfakta
    > > > > > > olduğunu
    > > > > > >> > tespit
    > > > > > >> > ettikten sonra:
    > > > > > >> > Sorma birader, yahu ne balı, ne şekeri... 10
    > >yıl > oluyor bizim
    > > > > > > hatunun
    > > > > > >>adını
    > > > > > >> > unutalı, bir türlü çıkaramıyorum!
#31.12.2004 07:38 0 0 0
  • Kendime Sarıldım


    Geçemezsin kalbimin sokaklarından artık
    sana geldiğim yollardan döndürdün beni
    kendime sarılacağım yeniden seni hiç sevmemiş gibi
    kimsesiz bir vedanın busesini söküp dudaklarımdan
    gökyüzüne fırlatacağım
    varsın söz dinlemesin gözlerim
    varsın ağlasın isterse yağmurlarla
    seni unutacağım

    Vuramayacak artık anıların da beni
    gönlümün arka sokaklarında dolaşmak yok
    korkmuyorum şarkılardaki veda makamından
    korkmuyorum kalbimle buluşmaktan
    beni benden başkası vuramaz artık inan
    seni unutacağım
    en yorgun yerindeyim hayatın
    en yoğun acısındayım sevdanın
    hüznün karanlığını aydınlatacağım
    her sabah biraz daha kendime sarılıp
    seni unutacağım

    Naşide Göktürk
#29.12.2004 07:48 0 0 0
  • İlk buluşma taktikleri
    Hoşlandığınız erkekle uzun soluklu bir ilişki yaşamak istiyorsanız; ilk kez yemeğe gittiğinizde hayat hikayenizi anlatmayın, nazik olun ve teşekkür etmeyi bilin....

    İlişki terapistlerinin söylediklerine göre, ilk buluşmada erkeklerin çoğu tıpkı bir ajan gibidir. Kadınların her davranışını inceler. İlk kez buluştuğunuz yakışıklıyla uzun soluklu bir ilişkinizin olmasını istiyorsanız, erkeklerin ilk buluşmada nelere önem verdiğini bilmelisiniz. İşte size ipuçları...

    Onunla konuşmalısınız
    Erkekler, karşılarında dünyanın en seksi kadını bile olsa, hiç konuşmayan, suskun kalan bir kadınla bir daha görüşmek istemezler. Karizma sahibi, sohbet etmeyi bilen kadınlardan hoşlanırlar. Bu nedenle, ilk buluşmada onunla konuşmaktan çekinmeyin. Tabii ki konuşmayı da abartmayın. İlk kez görüştüğünüz bir erkeğe hayat hikayenizi anlatmaya kalkmayın. Kendiniz hakkında bazı ipuçları verin ama ayrıntılara girmeyin. Sizin entelektüel biri olduğunuzu anlaması için toplumu ilgilendiren konulardan da bahsedebilirsiniz.

    Küçük bir öpücük
    İkinci buluşma için istekli olduğunuzu göstermelisiniz. Nasıl mı? İyi vakit geçirdiğinizi söyleyerek veya küçük bir öpücükle erkeğe ikinci buluşma için can attığınızı göstermeniz mümkün.

    Testi geçmelisiniz
    Erkekler kendilerine uygun olmayan bir kadını ilk buluşmada kolayca anlarlar. Nasıl mı? Herkesin dedektör görevi yapan birkaç basit testi var. Örneğin bir kadının garsonlara olan davranışı. Siz siz olun hoşlandığınız erkeğin yanında asla garsonlarla samimi olmayın. Oldukça resmi olun. Hatta garsonla diyalog kurmayı erkek arkadaşınıza bırakın.

    Kibarlık çok önemli
    Bazı kadınlar hala erkeklerden hesabı ödemelerini bekler. Erkeklerin bu durumdan şikayetçi olduğunu düşünmeyin, değiller. Yeter ki, ödemesine izin verip teşekkür etmeyi bilin. Erkekler, hiçbir şey için teşekkür etmeye tenezül etmeyen kadınları pek sevmez. Sandalyenizi çektiğinde ya da arabanın kapısını açtığında teşekkür etmeyi ihmal etmeyin.
#28.12.2004 08:06 1 0 0
  • ***Kaderin Dudağındaki Şehvet ***


    Şafakta teni açılan bulutların; kovamadıkları
    duygulardan
    içime doğru süzülen o tatlı esinti
    teraziye kuruluyor &
    Bir kefede; tutku
    diğerinde kelimeler
    &&&&&&&&&.. imgeleri sırlıyor &
    Bekliyorum birbirine küsen; geceyi, ilhamı &
    Geniş bir kabilenin tanrıçası cümleler;
    mıknatıs &..hisleri çekiyor.

    Ve
    Bir masalın, bir öykünün; can alıcı
    utangaç paragraflarının doğurduğu
    melez düşüncüleri
    kaderin dudağındaki şehvet emerken
    ki düşlerin çoğalan heyecanı
    ki namlunun ucunda terleyen beden
    pas tutmuşçasına kirletirken kelimeleri
    Ay tutuluyor dilimde
    Ahraz gece &.
    Lacivertimsi renklere sürükleniyor yazgı
    kerelerin göbeğinde hoş bir tını &


    Yorgunluk &
    yokluk &
    karanlık &
    sırayla iniyor merdivenlerden.
    Mum artıklarında yeniden yelpazelenen ışık;
    uykuda &
    Saçları dökülen umut, alın çizgilerini
    saymakta &
    Aşklara şah çeken ihanetler
    yarasaların kanatlarından damlayan kanlarda
    boğuluyor..
    Ve sersemleyen aflar
    &&&&&&&&..
    sersemleyen aflar; devrik cümlelerde
    yeni bir paranteze açılıyor
    bekliyorum
    birbirine küsen; geceyi, ilhamı

    Ümitzeynep Kayabaş
#28.12.2004 07:50 0 0 0