ykalaman

ykalaman

Üye
03.03.2004
Uzman Çavuş
7.488
Hakkında

  • Konu: Meme Kanseri
    Arkadaşlar doğruluk payı var.. deodorant alırken lütfen dikkat edelim
    >>BAYANLAR olayla daha çok ilgileniniz. BAYLAR yaşamınızdaki bayanlar
    >>
    >>için lütfen bunu okuyunuz.... ÇOK ÖNEMLiDiR...

    >>Epey bir zaman önce, Dan SULLIVAN'in desteklediği, Terry BIRK'in
    >>
    >>düzenlediği MEME KANSERi konulu bir seminere katildim. Meme
    >>
    >>kanserinin neden daha çok koltuk altına yakın bölgede yerleştiğini
    >>
    >>sordum.
    >>Anında soruma yanıt verilemedi. Bu mail'i daha yeni aldım ve sorumun
    >>
    >>yanıtlanmış olmasından ötürü çok mutluyum.

    >>HEPiNiZi HERGÜN KULLANDIGINIZ VE BiZi ÖLÜMCÜL BiR HASTALIGA
    >>
    >>SÜRÜKLEYEBiLECEK BiR ÜRÜN ÜZERiNDE YENiDEN DÜSÜNMEYE DAVET EDiYORUM.
    >>Bugünden sonra ben bunu kullanmayacağım. Bu bilgiyi bana bir arkadaş
    >>
    >>ım yolladı, ben de başka birine yolladım. Ancak o bunu daha önceden
    >>
    >>bildiğini söyledi. Ben de, keşke l4 yıl önceden bunu bilmiş
    >>
    >>olsaydım. Bu bilgiyi daha yeni bir seminerden öğrendim
    >>ve bunları da sizlerle paylaşmak istiyorum. Meme kanserlerinin en önde
    >>
    >>gelen sebeplerinden birisi ANTI-PERSPIRANT'lardir.
    >>Toksinlerin konsantrasyonuna ve hücre bölünmesine, dolayısıyla
    >>
    >>kansere yol açar. EVET ANTI-PERSPIRANT...
    >>Deodorant kombinasyonu olan ürünlerin pek çoğu da
    >>
    >>ANTI-PERSPIRANT'tir. Deodorantlar zararlı değildir. Ancak terlemeyi
    >>engelleyici deodorantlar zararlıdır. Çünkü insan vücudunun
    >>
    >>toksinleri için sahip olduğu birkaç önemli bölge vardır. Bunlar;
    >>
    >>KULAK ARKALARI, DiZ ARKALARI , APIS ARALARI VE KOLTUK ALTLARI'dır.
    >>
    >>Toksinler buralardan terleme yoluyla atılır. Adından da anlaşılacağı
    >>
    >>gibi ANTI-PERSPIRANT (terlemeyi engelleyici) kullanımı koltuk altının
    >>
    >>terlemesini önlediği için toksinlerin dışarıya atılımını önler. Bu
    >>
    >>toksinler sihirli bir şekilde yok olmazlar. Bunun yerine, vücut onları
    >>
    >>koltuk altı lenf modüllerinde biriktirir ve hemen meme kanserlerinin
    >>
    >>büyük bir bölümü memenin üst diş kadranında oluşur. Burası tam olarak
    >>
    >>lenflerin olduğu bölgedir. Buna ek olarak, erkekler, ANTI-PERSPIRANT
    >>
    >>la oluşan meme kanserlerinde kadınlara oranla daha şanslıdırlar.
    >>
    >>Nedeni koltuk altı kıllarının olusudur.
    >>Kullanılan anti-perspirant'in çoğu kıllar tarafından tutulur. Cildin
    >>
    >>direkt teması önlenir. Oysa antiperspirant'i kılları tıraş ettikten
    >>
    >>hemen sonra kullanan kadınlar bu riski arttırırlar. Çünkü tıraş
    >>
    >>derinin koruyucu tabakasını zedelediği için kimyasal maddeler giriş
    >>
    >>ini kolaylaştırırlar.
    >>Lütfen bunu ulaşabileceğiniz herkese iletiniz. Uyanıklık yaşamınızı
    >>
    >>kurtarabilir. Eğer siz de bu dertten yakınıyorsanız, lütfen araş
    >>
    >>tırınız.
    >>Bence ayni sonucu alacağınızdan eminim.
    >>Orijinal iletiden özetle çeviri:
    >>Dr.. Himmet OKYAY
#19.10.2004 07:34 1 0 0
#18.10.2004 15:59 0 0 0
  • Konu: Basamak
    hahaha çok iyi ya eline sağlık...
#18.10.2004 13:26 0 0 0
  • Aslantuğ diziden ayrılıyor mu?
    Ekranların reyting rekortmeni dizisi Bir İstanbul Masalı`nın oyuncuları önceki gün tam kadro Capitol Alışveriş Merkezi`nde bir imza gününe katıldı

    Ekranların reyting rekortmeni dizisi Bir İstanbul Masalı`nın oyuncuları önceki gün tam kadro Capitol Alışveriş Merkezi`nde bir imza gününe katıldı. Ancak gözler dizinin Selim`i Mehmet Aslantuğ`u aradı. Organizasyonu düzenleyen D&R yetkilileri, Aslantuğ`un trafikte olduğunu ve geleceğini söyledi. Saatler geçti ama hâlâ oyuncu ortada yoktu. Dedikodulara göre Aslantuğ ile bir süredir yapımcılar arasında bazı sorunlar varmış. Bu nedenle diziyle ilgili organizasyonlara katılmıyormuş.
#18.10.2004 13:15 1 0 0
  • Her Şey Yerli Yerinde


    Her şey yerli yerinde; havuz başında servi
    Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
    Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
    Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.

    Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
    Serpilen aydınlıkta dalların arasından
    Büyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zaman
    Sessizlik döküyor yerde yaprak yaprak.

    Biliyorum gölgede senin uyuduğunu
    Bir deniz mağarası kadar kuytu ve serin
    Hazların âleminde yumulmuş kirpiklerin,
    Yüzünde bir tebessüm, bu ağır öğle sonu.

    Belki rüyalarındır bu taze açmış güller,
    Bu yumuşak aydınlık dalların tepesinde.
    Bitmeden aşk türküsü kumruların sesinde;
    Rüyası ömrümüzün çünkü eşyaya siner.

    Her şey yerli yerinde; bir dolap uzaklarda
    Azapta bir ruh gibi gıcırdıyor durmadan.
    Bir şeyler hatırlıyor belki maceramızdan
    Kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgârda.

    Ahmet Hamdi Tanpınar
#18.10.2004 07:18 0 0 0
  • Konu: Yıldız
    Yıldız


    Hayatımdan her kopup gidene,
    bir de umutlarıma,
    bir yıldız tuttum,
    kendimce&

    İçinde bir sürü rağmen olan,
    Garip,
    adı konmayan bir masalın,
    hüzünlü anlatımının siyahlığında,
    gülümseyen bir yıldızdın,
    mavice&

    Özledim, döndüm yüzümü göğe.
    Kah haykırdım, kah fısıldadım.
    Dertleşip, söyleştikçe
    Korkup, saklandın ürkekçe,

    Siyaha, simsiyaha kesti gökyüzü
    Ne mavi, ne yıldız kaldı,
    Mevsim kara mı ne?

    Kalbim tekledi, çaresizliğim üşüştü yine,
    Avuçlarımdaki özlemi,
    Ağaran şakaklarıma bastırdım,
    ıslak bir ağrı oldun birden bire,
    kopup gittin gizlice,

    Canım yandı
    yüreğime batan yıldız
    pek sivrice&

    Bir yıldız söndü,
    Bir ben ağladım
    sessizce...

    Gamze Yıldırım


#18.10.2004 07:17 0 0 0
#16.10.2004 13:31 0 0 0
#16.10.2004 09:51 0 0 0
  • Suç ve yargı


    tutkulaşır sevgi
    yoğunlaşır
    ağırlaşır
    ve bir ağaç yitirilir yaprakta
    bir okyanus
    bir mavi
    bir coşkudur yiten damlada

    artık anlam peşinde anlıklar yorgun
    yorgunluksa yanılgandır
    sırça yürekler çatlamaya hazır
    kıskançlığın dehşeti parmaklara bulaşır

    suç
    esrikliğe yenik dokunuşlar
    yargı
    kalabalıkta yalnızlıktır

    aşk'ı taşımak
    rastlamak kadar kolay mıdır...

    Mete Tuğluk
#16.10.2004 09:34 0 0 0
#16.10.2004 08:36 1 0 0
#15.10.2004 14:44 0 0 0
#15.10.2004 14:43 0 0 0
#15.10.2004 14:41 0 0 0
#15.10.2004 12:04 0 0 0
  • *Yaşamak İnsanca


    gözlerinde
    sonsuz gökyüzü özgürlüğü
    taşıyan sevgili
    sana
    bir gündoğumu varacağım
    tüm varlığımda taşıyacağım
    tutsaklık günlerinin simgesini
    ellerimden yüreğime dek yaşayacağım

    kanlı bıçaklı olacağım yol boyu
    kendim için değil
    inan
    kendimi düşünmeden
    ölümü boğazıma kolye yapıp
    kavgamı zaferle süsleyeceğim
    sonra
    halkıma ve tüm halklara dönüp
    işte
    yaşamak insanca diyeceğim

    kanlı bıçaklı olacağım yolboyu
    süngülere takılmış bebekler
    göğsünde bomba patlamış dedeler
    önümü kesecekler
    gün 24 saat
    napalmler
    termonükleerler
    bir karabasan yapacak
    aydınlık düşlerimi
    ve nevyork borsalarında ezileceğim
    20.yüzyıl afrikasına kesilen faturaları görünce
    dolarların korkunç görüntüsünde ezileceğim
    ve bineceğim
    bir gündoğumu doruatıma
    alıp terkisine seni
    süreceğim güneşe doğru
    sonra
    halkıma ve tüm halklara dönüp
    işte
    yaşamak insanca diyeceğim

    kanlı bıçaklı olacağım yolboyu
    son gücümle düşeceğim kucağına
    yıl boyu
    saçlarında
    taze güller açan sevgili
    unutulmuş ne varsa insanlıktan yana
    çağdışına düşmüş ne varsa
    senin
    denizlerce büyük yüreğinden
    insanlara mutluluk sağacağım
    ve işte o zaman
    kıracağım bıçağımı
    gözyaşlarımı
    başak saçlarında sileceğim
    ve bir gündoğumu ellerin ellerimde
    halkıma ve tüm halklara dönüp
    işte
    yaşamak insanca diyeceğim

    ___istanbul1976-
    ___SEVGİLİYE İSYAN yt:haziran2004-

    Zeki Ergin
#15.10.2004 12:03 0 0 0
#15.10.2004 11:18 0 0 0
  • Konu: Ankara
    Ankara


    geceydi
    politik elbiselerinden arınmış
    ışıklarını söndürmüş
    yoğun bir duyguyla karşılamıştın beni
    kollarını bana ilkin Balgat'ta açtığında
    yüzümde eski bir yalnızlık
    ve sırtımda soğuk kış gecelerinden kalma bir soba sıcağı
    sobanın ısıtmadığı yanımla yaslandım sana
    Ankara
    bırakma beni ayazında

    ilk uykumu Akdere'de uyudum
    ilk telefonu 'o' bildiğin sevdiğime
    Cebeci Postanesinden ettim
    Ankara'dayım derken sesim titredi
    sevincim sığmadı göğsümün kafesine biliyorum
    kollarıma ilk aldığım
    boynuna ilk sarıldığım
    ilk öptüğüm sevgili gibi
    Ankara
    beni de bas bağrına

    en çok Kızılay'ı sevdim biliyorsun
    Karanfil Sokağı'nı
    kitapları için olmasa da Dost Kitapevi'ni
    -ki şahittir en büyük mutluluğuma
    Batı Sineması'nda izledik Vizontele'yi
    sevdiğimin elleri avuçlarımda
    ve hâlâ saklıdır biletin yarısı cüzdanımda
    ey çeşmelerinden hüzün akan bir gözü hep yaşlı şehir
    Ankara
    bırakma beni kaldırımlarında yalnız başına

    Vatandaş oyunu oldu ilk oyunculuğum
    Davulalan vakfında tavla oynayarak beklerdik Mehmet Hoca'yı
    -şimdi asker, en büyük asker, bizim Mehmet
    birer figürandık, maskeli ben ve 'o'
    ey vatandaş, tan-daş-va
    ey üzerinden hep güler gözlü konduların geçtiği
    Seyranbağlarında
    Kırkkonaklarda
    gizli bir saksıda umuda duran hanımeli
    Ankara
    bırakma beni boş kollarımla

    ilk paramı Sinan caddesinde bir okulda kazandım
    -teşekkürler Sevgi abla
    ilk sigaramı Aşti'de yudumladım
    ilkin babam için ağladım Eniştem Kuttusi boynuma sarıldığında
    -baba şefkatiyle
    ilkin Sakarya caddesinde boyattım ayakkabılarımı
    -Yozgatlı onüç yaşındaki Yusuf'a
    ilkin Ankara Kalesi'nde öpüştük 'o'nunla
    -bir daha öpüşmem Altınparkta polisler kimlik soruyorlar adama
    ilkin ilkim oldun
    Ankara
    ne olur sonum olma

    çakmak son hediyesiydi bana
    şu an sigara paketimin üstünde, on ay sonra
    gittim ve ayrıldık 'o'nunla
    şu içtiğim sigara üstüne yemin olsun ki
    senin üstüne yemin olsun ki
    'O'nun üstüne yemin olsun ki
    Ankara
    ben ihanet etmedim 'o'na

    'bütün griler eskiden beyazdı feride'
    diyemedim 'o'na
    sıtımda beyaz gömlek
    karşısında ben yabancı, gri
    gidiyorum geldiğim gibi
    susuşlarım ve sevişlerim kaldı geride
    ellerini, parmaklarını severdim en çok
    'o' ve 'o'nun el manyağı kaldı yüreğimde
    hatalı ve yaslıyım
    burada bitmedi hikâyemiz ama
    Ankara
    sen söyle 'o'nu ne çok sevdiğimi 'o'na

    26-27/05/2002 Ankara

    Sinan Eldem
#14.10.2004 09:14 0 0 0
  • Kalabalık bir belediye otobüsünde kadının biri haykırmış: Terbiyesiz adam
    ,yeter artık! Aman bayan ne oldu ki? Daha ne olacak geçtin arkama. Taksim
    den beri ayıptır be! Efendim yanlış anladınız herhalde. Bugün aybaşı.
    Maaşımı aldım, cebimde o var. O dokunmuş olacak. İyi de, Taksim'den Şişli'ye
    gelene kadar maaşına zam mı geldi?
#14.10.2004 08:02 0 0 0
  • Konu: NABER
    6-2 biten Man.United-Fenerbahçe maçindan hemen sonra Fenerli li Rüstü
    taninmamak için yasli bir adam kiligina girer ve bir cafe ye gider. Cafe de
    yanina yasli bir bayan yanasir ve :
    -"naber Rüstü" der.
    Bunun uzerine Rüstü delirir nasil tanidi bu kadin beni diye düsünüp durur.
    Ertesi gün yine ayni cafede ayni kadin yanasir Rüstü'nün yanina yine
    -"naber Rüstü" der.
    3.gün Rüstü cok degisik bir kilikta gider cafeye ve yine ayni kadin
    yanasir ve yine -"naber Rüstü" der. Rüstü dayanamayip sorar nerden
    taniyorsun beni diye.
    Yasli teyze :
    -"olum ben tuncay len"
#14.10.2004 08:00 0 0 0