Türkiye yine çok önemli bir tartışmayı yaşıyor.
Fazıl Say
Dünyaca ünlü bir sanatçı açıkça şöyle diyor:
-Türkiye'de İslamcılar kazandı. Ben artık gidiyorum.
Gerekçeleri var.
Bu iktidarın bilinçli olarak müzik öğretmenlerini tayin etmediğini söylüyor.
Sanatçıya tavır alındığını söylüyor. İktidarın sanatçıyı bilinçli olarak devre dışı bırakmaya çalıştığını öne sürüyor.
Bütün bunlar Say'ın gerekçeleri
Bir anlamda, "batılı" olmanın kaybettiğini iddia ediyor.
Ve bütün bu gerekçeler yüzünden Türkiye'den gideceğini açıklıyor.
Bunun üzerine Türkiye'de birçok yazar yazı yazdı. Dernekler açıklama yaptı.
Bütün bu iddialara ise başta Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik olmak üzere Hükümet ve Cumhurbaşkanlığı cevaplar verdi.
Ünlü sanatçımızın yaptığı bu çıkışla Türkiye bir tartışmanın içine düştü
Ahmet Hakan, "Kazanan İslamcılar değil köylülüktür" diyerek bir başka açı getirdi.
Fazıl Say haklı mıdır?
Evet, haklıdır....
Hayır, haksız....
Haklıysa Türkiye'den gitmesi doğru mudur?
Evet, gitmesi doğrudur...
Hayır, gitmesi doğru değildir...
Hıncal Uluç, "Fazıl say haklıdır. Gelişmeleri görüyor ancak bir şey yapamıyorum. 30 yaş genç olsam ben de giderdim" diyor.
Karşı taraftan yazarlar ise Say'ın bu çıkışını eleştiriyor.
Fazıl Say gibi bir sanatçının bu çıkışı bir kenara atılamaz.
Bu nedenle tartışmayı size getiriyoruz.
Bilgisayar ekranlarınıza taşıyoruz.
Tartışmanın iki ana sorusu var.
1)Fazıl Say haklı mıdır?
2)Haklıysa Türkiye'den gitmesi doğru mudur?
Evet bu iki soruya cevap verebilir ve yorumlarınızı gönderebilirsiniz.
İşte "dijital demokrasi" budur
Bu arada;
Türkiye'yi Kurban Bayramı ile Yeni yıl kutlaması arasında germek isteyenlere de izin vermeyelim
"..Türkiye'de İslamcılar kazandı. Ben artık gidiyorum.."
şimdi Türkiye İslam ülkesi değil mi ? evet.. o halde İslamcılar kazandı demek ne anlama gelmekte..
yaşadığı vatanım dediği dini İslam olan ülkesinde bu olay bu kadar çekilmez bir durum mu ?
tek bir bakış açısı var.
ve bundan gerçekten İslam Dinini bilmedikleri gerçeğini düşünüyorum. çünkü nedense İslam diyince akıllarına hep belli bir kesim geliyor. sözde dinciler. Dini arkalarına alıp ortalığı karıştıran kesim geliyor akıllarına.
buda demek oluyor ki İslam Dinini bilmiyorlar.. Peygamber Efendimizi iyi tanımıyorlar.
böyle bir cümleden sonra gitsin.
yada çok sevdiği ülkesini İslamcılara bırakmasın..
Fazıl Say Türkiyenin yetiştirdiği en iyi müzik adamlarından biri bende şunu anlayamadım bu insan neden şimdiye kadar sustuda şimdi konuşmaya başladı demekki mesleğini yapamıyor yada engelleniyo bi şekilde haklı bulmuyorum ama düşüncesinde gitmeyip ülkesinde çalışmalarına devam etsin
Aslında seni "Alırım başımı giderim efeler gibi hey" noktasına getiren, ne "türban"dır, ne "İslamcıların gelmesi"dir, ne de "yüzde 30 ile yüzde 70 arasındaki asla kapanmayacak gibi görünen fark"tır.
Teşhiste yanılıyorsun dostum, üzgünüm...
Sorun, "din kaynaklı bir hareketin ülkeyi ele geçirmesi" sorunu falan değildir.
* * *
Sevgili Fazıl...
Sorun, AKP iktidarını oluşturanların, kendilerini "halkın gerçek temsilcileri" olarak görmesi sorunudur...
Bunlar "halkın değerleri" falan diyerek, memlekette tek tip bir yaşam tarzını ve kültür anlayışını egemen kılmak istiyorlar.
Dostum, sana "Yetti artık" dedirten işte budur...
"Halkın değerleri" adı altında yüksek sanat birikimlerine yüz çeviriyorlar.
"Halkın değerleri" adı altında memlekette iyi kötü oluşmuş burjuva kültürünü küçümsüyorlar.
"Halkın değerleri" adı altında farklı yaşam tarzlarını ve kültür birikimlerini değersizleştiriyorlar...
Sevgili Fazıl...
"Köylülük" adını verdiğimiz olgu, "halkın değerleri" kisvesine bürünüp, sinsi bir şekilde ülkenin bütün alanlarını zapt ediyor.
Ve sen aslında buna isyan ediyorsun...
Hemen söyleyeyim dostum, teşhisinde olmasa bile isyanında sonuna kadar haklısın...
* * *
Sevgili Fazıl...
İstersen ne demek istediğimi bir örnekle açıklamaya çalışayım:
Soldan AKP'ye geçen Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, senin "Çekip gideceğim" şeklindeki açıklaman karşısında, "Bir değerli sanatçının kendi toplumuna bu derece yabancılaşması üzüntü vericidir" diye bir demeç verdi ya... İşte bu demeç, hayli "açıklayıcı" kıvamdadır...
Nasıl mı? Anlatayım...
Günay bu demecinde...
"Tek tip bir toplum" yapısını "veri" olarak aldığını ortaya koyuyor.
Ona göre...
Memlekette aynı şeyleri düşünen, aynı şekilde yaşayan, aynı duygu dünyasına sahip, aynı kültürel birikimlere kucak açmış bir "toplum" vardır...
Eh, "toplum tasavvuru" böyle olan Ertuğrul Günay'ın, her türlü "aykırılık", "çıkıntılık" ya da "mızıkçılık" olayını...
"Kendi toplumuna yabancılaşma" olarak algılaması doğallaşır.
Ve sen de bir anda "kendi toplumuna yabancılaşmış bir aydın" konumuna düşüverirsin...
Sevgili Fazıl...
Sonradan AKP'li olmuş Ertuğrul Günay bile olaya böyle yaklaşıyorsa...
Her türlü farklılığı, tartışmasız "halkın değerlerine yabancılaşma" olarak algılayan anlı şanlı AKP'liler ne yaparlar...
Sen hesap et...
Bilmiyorum, "asıl" tehlikeyi anlatabildim mi dostum?
* * *
Bak Fazıl...
Osmanlı'da bile bir "şehir kültürü" vardı...
Hatta...
Her iki kültürü de "din" olgusu beslediği halde, Osmanlı'daki "köy kültürü" ile "şehir kültürü" arasında muazzam bir fark vardı...
Ancak...
Derbederliklerini ve köylülüklerini, "halkın değerlerine uygunluk" olarak gören AKP'liler, ortada bir "şehir kültürü" bırakmadılar.
Üstelik...
Bu kültürel değersizleştirme olayına, "Biz halkın değerlerine uyuyoruz" diyerek bir meşruiyet bile kazandırdılar.
Can sıkıcı olan bu pervasızlıktır.
Yani...
Sevgili dostum...
Teşhisi, "İslamcılar geldi! Eyvah" diye ortaya koymak yerine...
"Köylüler geldi! Eyvah" diye ortaya koymaya ne dersin?
Fazıl Say çark etti !
Alman gazetesi Zeitung'da yayınlanan görüşleri ile gündeme gelen müzisyen Fazıl Say, açıklamalarının yanlış tercüme edildiğini iddia etti.
Can Dündar'ın NTV'de yayınlanan 'Neden' isimli programına telefonla bağlanan Say, politik kaygılarının devam ettiğini yinelerken, 'Ülkeyi terk ederim' şeklindeki sözlerinin yanlış yansıtıldığını dile getirdi. Say, "Türkiye'yi terk etmem. Yanlış tercümeler var orada. 'İnsanın içinden gitmek geliyor' demek 'Hemen terk ediyorum, Türkiye kötü bir yer' demek değildir." ifadelerini kullandı.
Fazıl Say, Paris'te bir keman sanatçısı ile Alman gazetesine röportaj verdiğini ve sadece müzik konuştuklarını söyledi. "Türkiye'nin yeni konumuyla ilgili kaygılarımızdan bahsettik" diyen Say, serzenişlerini dile getirdiğini ifade ederek şöyle konuştu:
"Benim ağzımdan çıkmış bir laf yoktur. Kemancı arkadaş sende gel İsviçre'de yaşa diye araya girdi. Malesef ağzımdan böyle serzenişler çıktı."
Programa katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise sanatçıların zaman zaman isyanları veya farklı çıkışlarının olabileceğini söyledi. Günay, "Duyarlı olan sanatçılar kırılgandır ve öfkelidir. Zaman zaman bu tür çıkışlar yaparlar." dedi.
ben bu ankette asla şık işaretleyemem,bi kere fazıl sayı haksız bulmuyorum ama asla gitmesin diyorum,bence düşüncelerini savunarak mücadelesini etsin .çünki bu ülke tek bir kesimin değildir herkesindir.ahmet hakanın fikirlerininde çoğuna katılıyorum
Gitmesini doğru bulmuyorum ayrıyetten bence o röpörtajda serzenişlerini bu kadar sert bir çıkışla dile getirmemiştir ülkemizdeki belli bir radikal kesimin bu söylemi fazlaca konuşarak gündemden düşürmek istemediği çok aşikar. Ahmet Hakan'ın yazısını da beğendiğimi söyleyemicem, "köylüler geldi" benzetmesi de hiç hoş değil