8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ şiddete son

Son güncelleme: 09.03.2009 11:08
  • nergis hanım azcık insaflı olun allasen bu krizde nerden bulim okadar parayı , hayrına parasız öğreteydin

    evet düşünmesi bile çok korkunç
    erkekler fiziksel yönden, güçlü oldukları için maalesef güç gösterisi yapıyorlar
    tv de dövülen kadınlarımızı görünce içim gidiyor çok üzülüyorum
    anlaşamıyorsan ayrılırsın dayak çözüm değildir insanlar konuşa konuşa anlaşır
#07.03.2009 22:10 0 0 0
  • Dünya avratlar günü kutlu olsun
#08.03.2009 00:02 0 0 0
  • Bu günü kazanmak için kadının özgürleşmesi ezilmemesi için canlar feda edilmiş böyle bir günün geyik malzemesi yapılması çok üzücü...
#08.03.2009 01:48 0 0 0
  • noimage


    Bir kadın çocuktur aslında.
    Çocuk gibi davranmayı sever.
    Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini de ister.
    Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını.
    Ama her kadın çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister.
    Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz,
    ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz.
    Bir kadın güçlüdür aslında.
    Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.
    Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez.
    İster ki erkeğin gücü kendisine huzur versin.
    Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler.
    Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de
    erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir.
    Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz.
    Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.
    Bir kadın sevgilidir aslında.
    İçinde her zaman sevgiyi taşır.
    Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz.
    Zor sever ama tam sever.
    Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için
    yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir.
    Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız.
    Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz.
    Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz.
    Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette.
    Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acımak" duygusudur.
    Bir kadın yalnızdır aslında.
    Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz.
    Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır.
    O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.
    Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz.
    Yalnızlık onun sığınağıdır.
    O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir.
    Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.
    Bir kadın bilgindir aslında.
    Neler yapabileceğini erkek akli hayal bile edemez.
    Yaratıcılığının sınırı yoktur.
    Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler.
    Hoyratça harcamaz yaratıcılığını sadece erkeğine saklar.
    Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir.
    çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır.
    Bir kadın hayattır aslında.
    Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor.
    Yemek yemek, su içmek bile.
    Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup
    içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?
    Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız, ne yazık ki yaşamıyorsunuz.

    CAN DÜNDAR




    Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun
#08.03.2009 09:33 0 0 0
  • Kadinlar Kadinlar gününüz,kutlu olsun.Kadina kalkan eller kirilsin.Artik dayak cagini astik.Medeniyeti gecde olsa yakaladik.Haydin hep birlikte kadinlari koruyalim ve sevelim.Onlar olmazsa,dünya yasaminin anlami olmaz.Saygilar.
#08.03.2009 09:33 0 0 0
  • Türkiye Cumhuriyeti'nin odak noktasında yer alan kadınlarımız, üstlendikleri, misyonu yaşatma görevini ülkenin yaşadığı problemlerin birinci derecede muhatabı olmalarına rağmen hiçbir fedakarlıktan çekinmeden yerine getirmiş; modern ve çağdaş Türkiye'nin oluşmasında söz sahibi olmuşlardır.
#08.03.2009 16:07 0 0 0

  • noimage
    Onlardan olduğumuz ve yaşamımızın doğumdan ölüme her anında varlıklarıyla onurlandığımız ihtiyacımız olduğunda desteklerini esirgemeyen eğiten yetiştiren bizi biz yapma yolunda yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren fedakar kadınlarımızın Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum
#08.03.2009 18:22 0 0 0
  • Kadın Hakları Dünya Kadınlar Günü
    Atatürk KADIN HAKLARI


    (08 mart ) Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun!
    Atatürk, 31 Ocak 1923 tarihinde İzmir Eski Gümrük binasında halk ile yaptığı konusmada şunları belirtmektedir :
    "Kasaba ve şehirlerde yabancıların dikkati ençok örtünme şekli üzerinde toplanıyor. Buna bakanlar kadınlarımızın hiçbirşey görmediklerini sanıyor. Bununla beraber din gereği olan örtünme, kısaca belirtmek gerekirse, denebilir ki; kadınların sıkıntı çekmesine yol açmayacak ve adaba aykırı olmayacak şekilde basit olmalıdır. Örtünme şekli kadını hayatından, varlığından tecrit edecek bir şekilde olmamalıdır.
    "Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri,

    21 Mart 1923 tarihinde Konya Hilaliahmer Kadınlar Şubesi'nin tertip ettiği çay ziyafetinde şöyle söylüyor:
    "Muhterem Hanımlar, düşmanlarımızı aldatan bu dış görüntü bilhassa kadınlarımızın şeklinden, giyim tarzından ve örtünme şeklinden kaynaklanıyor. Onların aldanmalarına yol açan diğer bir nokta da yabancılarla temas edebilecek mevkide bulunan kadınlarımızın tavır ve hareketlerinin millî tavır ve hareketlerimizin timsali olmayıp, belki Avrupa tavır ve hareketlerinin taklitçisi olarak görülmesidir. Filhakika, memleketimizin bazı yerlerinde, en ziyade büyük şehirlerinde giyim tarzımız, kıyafetimiz bizim olmaktan çıkmıştır. Şehirlerdeki kadınlarımızın giyim tarzı ve örtünmesinde iki şekil tecelli ediyor; ya ifrat, ya tefrit görülüyor. Yani ya ne olduğu bilinemiyen, çok kapalı, çok karanlık bir dış görünüm gösteren bir kıyafet, - veyahut Avrupanm en serbest balolarında bile dış kıyafet olarak arzedilemiyecek kadar açık bir giyim. Bunun her ikisi de şeriatın tavsiyesi, dinin emri haricindedir. Bizim dinimiz kadını o tefritten de, bu ifrattan da tenzih eder. 0 şekiller dinimizin muktezası değil, muhalifidir. Dinimizin tavsiye ettiği tesettür hem hayata, hem fazilete uygundur. Kadınlarımız şeriatın tavsiyesi, dinin emri mucibince örtünselerdi, ne o kadar kapanacaklar, ne o kadar açılacaklardı. Dînî örtünme, kadınlar için zorluk çıkarmayacak, kadınların toplum hayatında, ekonomik hayatta, çalışma hayatında ve ilim hayatında erkeklerle ortak çalışmalar yapmasına mani bulunmayacak bir normal şekildedir. Bu normal şekil, toplumumuzun ahlak ve terbiyesine aykırı değildir."

    "Giyim tarzımızı ifrata vardıranlar, kıyafetlerinde aynen Avrupa kadınını taklit edenler düşünmelidir ki, her milletin kendine mahsus ananesi, kendine mahsus adetleri, kendine göre millî hususiyetleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin mukallidi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne kendi milliyeti dahilinde kalabilir. Bunun neticesi şüphesiz ki hüsrandır."
    "Bizim örtünme meselesinde nazarı itibare alacağımız şey, bir yandan milletin ruhunu, diğer yandan hayatın icabatını düşünmektir. Örtünmedeki ifrat ve tefritten kurtulmakla bu iki ihtiyacı da temin etmiş olacağız. Giyim tarzımızda milletin ruhi ihtiyacını tatmin için, İslam ve Türk hayatını başlangıçtan bugüne kadar layıkiyle tetkik ve etrafiyle açıklamamız lazımdır. Bunu yaparsak görürüz ki, şimdiki giyim tarzımız ve kıyafetimiz onlardan başkadır, lakin onlardan daha iyidir diyemeyiz. Bizim kadın hayatımızda, kadının giyim tarzında yenilik yapmak söz konusu değildir. Milletimize bu hususta yeni şeyleri bellettirmek mecburiyeti karşısında değiliz. Belki ancak dinimizde, milliyetimizde, tarihimizde zaten mevcut olan beğenilir adetlere uygunluğu sağlamak mevzübahs olabilir. Biz başlıbaşına ferden her türlü şekilleri tatbik edebilir, kendi zevkimize, kendi arzumuza, kendi terbiye ve seviyemize göre istediğimiz kıyafeti seçebiliriz. Ancak bütün milletin şayanı kabul göreceği şekilleri, bütün milletin hayatında uygulanması mümkün olan kıyafetleri herhalde genel temayülde aramak ve o şekillerin gerçekleşmesini de genel temayüle uygunlukta görmek lazımdır. Bazı milletlerin zevk alemlerini memleketimizde tatbike kalkmak şüphesiz ki hatadır. Bu yol toplum hayatımızı feyz ve fazilete ulaştırmaz."

    "Daha selametle, daha dürüst olarak yürüyeceğimiz yol vardır. Büyük Türk kadınını mesaimizde müşterek kılmak, hayatımızı onunla birlikte yürütmek, Türk kadınını ilmi, ahlakî, içtimai, iktisadi hayatta erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve destekçisi yapmak yoludur. Eğer kadınlarımız dinin tavsiye ve emrettiği bir kıyafetle, faziletin icabettirdiği hareket tarzıyla içimizde bulunur; milletin ilim, sanat, içtimaiyat hareketlerine iştirak ederse bu hali, emin olunuz; milletin en mutaassıbı daha takdir etmekten geri duramaz. Bilakis o halin aleyhinde söylenecek sözlere karşı, belki onun müteşebbislerinden daha fazla savunucusu olur.
    "Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri,

    "Gezilerim sırasında köylerde değil özellikle kasaba ve şehirlerde kadın arkadaşlarımızın yüzlerini ve gözlerini çok sıkı ve özenle kapatmakta olduklarını gördüm. Özellikle bu sıcak mevsimde bu durumun kendileri için mutlaka işkence ve ıstırap nedeni olduğunu tahmin ediyorum. Erkek arkadaşlar bu biraz bizim bencilliğimizin eseridir. Çok namuslu ve dikkatli olduğumuzun gereğidir. Fakat saygıdeğer arkadaşlar, kadınlarımız da, bizim gibi anlayışlı ve düşünceli insanlardır. Onlara ahlakla ilgili kutsal kavramları aşılamak, millî ahlakımızı anlatmak ve onların beynini ışıkla, temizlikle donatmak esası üzerinde bulunduktan sonra fazla bencilliğe gerek kalmaz. Onlar yüzlerini dünyaya göstersinler. Ve gözleriyle dünyayı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak bir şey yoktur.
    "Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri,

    "Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki başına bir bez veya bir peştemal veya buna benzer bir şeyler atarak yüzünü gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı ya arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın anlamı ve işareti nedir? Baylar uygar bir millet anası, millet kızı bu garip şekle, bu vahşi duruma girer mi? Bu durum, milleti çok gülünç gösteren bir görüntüdür. Derhal düzeltilmesi gerekir.
    "Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri,

    "Bizim kadınlarımız, bazı yerlerde Avrupa kadınlarını bile gıptaya sevkedecek kadar ilerlemişlerdir ve eğer kadınlarımız yalnız bu yönü düşünür ve yalnız şıklıkta, zerafette Avrupa kadınlarını bile geçmeyi amaç kabul ederse kadınlık hayatında, dolayısıyla bütün milletin hayatında varmak istediğimiz mutlu inkilaba ulaşmakta kolaylık sağlayamayız."

    "Kadınlık meselesinde dış görünüş ve kıyafet ikinci derecededir. Asıl mücadele alanı, kadınlarımız için görünüş ve kıyafette başarıdan daha çok, asıl başarılı olunması gereken alan ışıkla, kültürle, gerçek faziletle süslenmek ve donanmaktır. Ben saygıdeğer hanımlarımızın Avrupa kadınlarından daha aşağıda kalmayacak, tersine pek çok yönlerde onların üstüne çıkacak ışık ve kültürle donanacaklarına kesinlikle kuşku duymayan ve buna kesinlikle emin olanlardanım.

#08.03.2009 19:05 0 0 0
  • Kadınlar gününüz kutlu olsun,arkadaşlar.
#08.03.2009 20:42 0 0 0
  • Bizim kadınlarımız, bazı yerlerde Avrupa kadınlarını bile gıptaya sevkedecek kadar ilerlemişlerdir ve eğer kadınlarımız yalnız bu yönü düşünür ve yalnız şıklıkta, zerafette Avrupa kadınlarını bile geçmeyi amaç kabul ederse kadınlık hayatında, dolayısıyla bütün milletin hayatında varmak istediğimiz mutlu inkilaba ulaşmakta kolaylık sağlayamayız."

    KADINLAR GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN
#09.03.2009 11:08 0 0 0