Gece olur
Sensiz kaldığım her gün bana...
Çivi gibi çakılır,
Tutkal gibi yapışıp, kalır
Gözlerin gözlerime...
Yıldızlara gölge düşer,
Ay utanır hüzünlerimden
Bir köşeye saklanır.
Yüreğimde,
Koskocaman bir yalnızlık kalır...
Özlem olur
Sensiz kaldığım her gün bana...
Hasretlik olur.
Duman duman tüter sevdan
Parmaklarımın arasındaki
Kahrolası sigaramdan.
Bir mum gibi eririm...
Oysa,
Bir gece gelsen ..
Bu gece gelsen yanıbaşıma...
Çekinmeden herşeyimi verirdim..
Belki de sevinçten delirirdim !!!
İsyan olur
Sensiz kaldığım her gün bana...
İnadına sensizliğin tabancaları patlar.
İnadına sessizliğin mayınları döşenir
Sana baktığım,
Gelmeyeceğini bildiğim sokaklara....
Faili meçhul cinayetler gerçekleşir düşlerimde..
Hangi duygularımı katlettin,
Beni nasıl kahrettin..
Hiç bilmedin-bilemedin !
İşte,
Tanık benim.
Sanık sen...
Gel gör,
Görmek istersen..
Bilmek istersen...
Demek gidiyorsun şimdi..
O, iri kara gözlerinle
Üzgün, solgun yüzünle
Yerlere bakıp,
Yaşlı gözünle
Suspus olmuş halinle
Beni bırakıp gidiyorsun...
Demek gidiyorsun şimdi...
Beni çaresiz,
Beni kimsesiz
Yüreğimi karanlıklar içinde
Buzlanmış düşüncelerimle bırakıp,
Alıp başını gidiyorsun...
Bak..
Hava iyice karardı.
Birazdan yağmur yağacak.
Islanacaksın .
Sen benim dayanağım,
Zorlara düştüğümde kurtuluşum..
Tutunduğum dalımsın.
Umudumsun.
Aşkı,
Sevdayı,
Hüzünleri ,
Ve sevinçleri
Sende bellediğim
Sende öğrendiğim
Okulumsun.
İşte...
Yağmur yağmaya başladı...
Islanacaksın.
Üşüyeceksin,
Gel,
Bir bardak çayımı iç
Isınırsın...
Belki,
Vazgeçip kalırsın..
Oysa,
Her yağmur tanesi kadar
Sana söyleyeceklerim var.
Hepsi dilimin ucunda
Söyleyemiyorum.
Gücüme gidiyor...
*Gitme*
Demeye gücüm yok artık.
İçim yandı.
İçim çok acıyor...
İncindim, kırıldım.
Yıkıldım
Taş kesildim.
Eksildim.
Ben benden geçtim artık.
Ben bende bittim.
Demek gidiyorsun şimdi..
Bir söz bile etmeden
Hiç yoktan yere...
Sebepsiz...
Bunca yaşanmış anıların inadına..
Beni yarı yolda bırakıp,
Ellerimden su gibi akıp..
Demek gidiyorsun...
İSYAN OLUR SENSİZ KALDIĞIM HER GÜN BANA
İsyan edersin içten içe...
çığlığını kendin duyorsan sadece...
işte o zaman yalnızsın...
kimsesizsin...
çağırdığın gelmez...üşüse de gelmez...
ah o yalnızlık...
Sağolasın.............Teşekkürler.
Bazan yalnızlık da güzeldir...Çevrende duyarsız kişiler olunca...Konuşulan konuların içi bomboş olunca..Sevgisiz kimseler olunca.....
Ben hemen yalnızlığıma giderim.Çünkü öyle bir ortamda kalırsam :Kendime ayıp ederim-Kendime saygısızlık ederim.
Öyle bir ortam küçücük bir çocuğa bile bir şey vermez-öğretmez...............
Bir zamanlar deli sular gibi çağlayan,
Kısacık ayrılıklarda bile sarılıp, ağlayan
Biz miydik?
Sevgiyle
yüreğimizi avuçlarımızın içinde tutan,
Her kavuşmamızda kördüğüm yapıp,
Zincirlerle bağlayan..
Biz miydik?
Neydi, bizi bu kadar coşkuyla,
Ölüme bile umursamasız
Yaşamaya birlikte götüren şey?
Kadehlerin içine el ele girip,
Delicesine sarhoş olmak isteyen..
Sonra,
Körkütük sarhoş olup,
Kadehleri tuz-buz eden..
Biz miydik?
Ağaçtan düşen yaprağa,
Dalın kopartılmış çiçeğe,
Susuzluktan,
Çatlamaya yüz tutmuş toprağa inat.
Biz miydik,
Mutluluğa koşan güle oynaya?
Biraz deli olacaksın bu hayatta..
Örneğin,
Yüksek bir binanın çatısına çıkıp
Avazın çıktığı kadar bağırıp, çığıracaksın.
Olur olmaz şeylere güleceksin bazan.
Kalabalık caddelerde şarkı söyleyip,
Yanından geçen ilk insanın,
Kollarından tutup, dans edeceksin.
Hayata biraz boş vereceksin.
Benzine zam gelmiş!
Bütün dünyada düşerken fiyatları,
Kahkaha atıp, güleceksin!
Kırmızı ışıkta arabalar geçiyormuş !!!
Yaya geçitlerinde trafik kazaları oluyormuş !!!
Kendine dikkat edip, yine de güleceksin...
Boğulmakta olan bir insanı kurtarmak için,
Yüzme bilmeyen insanlar suya atlıyormuş !!!
Hem güleceksin.
Hem düşüneceksin.
Hem de üzüleceksin.
Sürüp giden bu karmaşık
Zor yaşam koşullarında
Yalnızlıklara itilmiyor muyuz ???
Delirtmiyorlar mı:
Okullarda, iş yerlerinde,
Çarşıda, pazarda..
Hastane köşelerinde...
Delirtmiyorlar mı bizler ???
Haydi,
Ne bekliyorsunuz?
Biraz deli olmaya davet ediyorum sizleri......
Aklına en son geleceğim biliyorum.
Bir şarkının nakaratı oldu ismin.
Dudaklarım hep seni söylüyor...
Yanıtını aradım yokluğunun sözlük sözlük
Bulamadım.
Biliyorum,
Sensizlik bataklığı kucağına çekecek beni.
Ayıp değil ya,
Yokluğunda güleç bir insan olamadım
Adım gibi biliyorum.
Yürüdüğün yollarda
En son beni göreceksin.
Anı döküntülerimiz sokaklarda kalacak.
Ben,
Bir köşebaşında seni beklerken..
Belki de yüzünü çevirip,
Yüzüme bile bakmadan
Yanıbaşımdan bir yabancı gibi geçip gideceksin.
Ben yıkılmışlığıma bir yıkıntı daha eklerken..
Sen,
Gittiğin o yerlerde yeni sevdalarını
Yudum yudum içeceksin.
Sensizlik nedir,
Nasıl bir kahroluş,
Nasıl bir yürek acısıdır?
Bilir misin?
Bir tohumun kuruması..
Bir annenin çocuğundan ayrılması...
İşte böyle bir şey......
Sevmesen de beni-düşmanın kadar..
Dinlemesen de
Mutlu ol....
Günlerin gülücüklerle geçsin diliyorum.
Beni düşünme..
Nasıl olsa,
Aklına en son ben geleceğim, biliyorum
Sen düşüncelerimde oldukça ben varım.
O zaman..
İstediğim kadar,
İstediğim yerlere getiriyorum seni.
Ellerimi boynuna dolayıp,
Uzun uzun bakışıyoruz...
Bazan sokak sokak dolaşıyoruz birlikte..
Hangi bahçede çiçek görsem
Koparıp sana veriyorum,gülümseyerek.
Her çiçek sen kokuyorsun.
Utangaç çocuklar gibi
Gözlerime bakıyorsun.
Bazan
Sahilde bir çay bahçesine götürüyorum seni
Semaver çay söylüyorum-sevdiğini bildiğim için.
İnce belli çay bardağımda
Şekerim oluyor göz bebeklerin.
Kirpiklerini çay kaşığı yapıp,karıştırıyorum.
Yudum yudum seni içiyorum.
Her yudumda kendimden geçiyorum.
Sen yüreğimde oldukça ben varım.
O zaman..
İstediğim gibi seviyorum seni...
Kimseleri aramıza almıyorum.
Seni içime saklıyorum.
Hiç bir Allah'ın kulu seni göremiyor.
Güzelliğin
En güzeli ne kadar güzelse..
Çokluğun
Çokluğu ne kadar çoksa..
Seni öyle seviyorum...
Her yanıma sevgi bulaşıyor.
Denizlerde dalgaların
Rüzgarlarla getirdiği koku gibi..
Sabahları sofrada kesilen
Bir salatalık kokusu gibi..
Ve...
Bir hanımeli çiçeği gibi kokuyorsun.
Parmaklarımla saçlarını tarıyorum.
İçimi sarıp, sarmalayan mutluluklarla
Durup durup, boynuna sarılıyorum.
Ne zaman karanlıklara bürünse gündüz..
Gecelerime ışık yapıyorum gülüşlerini...
Işıl ışıl parlıyor odamın her yanı..
Kimi zaman
Seni kucaklayıp,karşıma koyuyorum.
Hiç susmadan konuşuyoruz.
En güzel sevgi sözlerini
Dudaklarına yapıştırıyorum...
Biraz acıksam..
Birer ikişer lokma
Dudaklarından atıştırıyorum.
Sen gözlerimde oldukça ben varım.
O zaman..
Baktığım her yerde,hercisimde
Görebiliyorum seni....
Usulca
Gözlerimle gözlerine dokunuyorum
En güzel şiir,
En içli bir şarkı,
En yanık bir türkü gibi..
Seni yazıp,
Seni söyleyip,
Seni okuyorum...
Sen
Düşüncelerime,
Sen
Yüreğimde,
Sen BENDE oldukça
Ben varım.
Yoksan...
Ne bugünüm var
Ne de yarınım...
Bir şarkı duyuyorum uzaktan..
Çok uzaklardan...
Apansız kirpiklerime asılıyor gözlerin.
Bilmediğim kahırlar çöküyor yüreğime,
Zehir zemberek.
Sonra,
Sana yazdığım şiirlerimi okuyorum.
Duymuyorsun...
Yine bir şiir yazıyorum,
Her satırı sen dolu...
Seni anlatıyorum sana,
Yorgun bir günün gecesinde.
Alıp başımı gitmek istiyorum
Sen kaplamışsın her yolu..
Böyle kadere, boyle acı yokluğuna
Sövüyor, sövüyor, sövüyorum.
Susuyorsun...
Bir şiire anlatılmaz yokluğunun acısı
Biliyorum.
Biliyorum
Bir geceye sığmaz seni düşlemek.
Bunun kalleş bir bıçak gibi saplandığını bilmiyorsun.
Anlamıyorsun bu kahpe dünyada
Yalnız yaşamanın burukluğunu...
Beni sevmiyorsun.
Bir şiirle anlatılmaz yokluğunun acısı
Anlıyorum.
Binlercesinde belki..
Belki de yanımda olduğun zaman...
Bu yaşamaksa, köpekler yalnızlığım,
Senden ayrı böyle..
Ben de yaşıyorum bil ki...
Oysa, bu denli güzel değildi yokluğun...
Sensiz bir yaşama böylesine nasıl bağlandım?
Nasıl da katlandım dinmez hasretine !!!
Tutkum,
Yalnızlığa koşmak mıydı?
Sana özlemlerim böylesine üreyip çoğalırken
İçime sızan,
Usumda günlerce yer eden sevinçler
Senin bir başkasıyla mutlu olman mıydı?
Oysa, bu denli güzel değildi yokluğun...
Her tanış olduğum insana ilk seni anlattım.
Sonra,
Sana olan sevdalılığımı...
Ve,
Yokluğuna dizeler yazdım ardından.
Acımdan, yokluğunda şiirlerimi ağlattım...
Bir demlik çay ile paylaştım yalnızlığımı çok gece
Yine çok gece var,
Çaresizliğime küfürün bini bir paraydı...
Bir sı gibi sakladım içimde seni..
Bir dua gibi yücelttim içimde seni.....
Sonra,
Sana olan sevdalılığımı
Anlattım, anlattım...
Şimdi, mutluluğunu kutluyorum,
Binbir sevinçlerle..
Ardından,
Erişilmez saadetler diliyorum.
N e zaman seni düşlesem,
Ne zaman ismini işitsem..
Şiirlere koşuyorum...
Sana geliyorum.
Hiç tasa kondurmuyorum yüreğime...
Çünki sen mutlusun.
Sen başkasınınsın,
Biliyorum...
Şimdi durup durup,
Yüreğime vurup vurup,
Mağara devrinde başlamış-bitmiş
Bir sevdayı anlatıyorsun
Unutma :
Mağara devrinin bilinçsiz...
Çaresizliği bitti.
O eskidendi...
Edison ışığı bulalı yıllar oldu
Ben önümü görüyorum artık.
Seninle çağlar öncesi karşılaştık!
Geç anımsadım.
Aklımdan silinip, gitti o günler.
Şimdi yarınlarımı düşünüyorum,
Yok artık dünler...
Dünler bitti.
Şimdi durup durup,
Yüreğime vurup vurup..
Antik çağlarda başlamış-bitmiş,
İzleri silinmiş,
Bir sevdayı anlatıyorsun.
Senin dünyadan haberin yok...
Şimdi aşklar değişti güzelim.
Şimdi aşklar
Sabah başlıyor..
Akşam oldum mu da bitiyor.....
Sepet koluna-herkez yoluna, misali
Unutma
**İki gönül bir olunca
samanlık seyran olur** diyerek
Kendini avutma..
Söyle yabancı,
Sen beni hiç gördün mü?
Nerede....
Sen beni hiç sevdin mi?
Nasıl....
Yoksa
Laf olsun diye mi,
Ya da
Âdet yerini bulsun
Benim de bir sevgilim olsun
Diye mi?
Sen hala karanlıklarda
gerçeklere göz kırpıyorsun.!
Hadi yak ışıklarını da
Geç olmadan
Saymaya başlayalım :
Bir, iki, üç, dört.
Sensizlik nedir,
Nasıl bir kahroluş,
Nasıl bir yürek acısıdır?
Bilir misin?
Bir tohumun kuruması..
Bir annenin çocuğundan ayrılması...
İşte böyle bir şey......