Beyendiyne sevindim...ama sizin kadar güzel resim yapamam..sizin yapdıklarınızın karşısında..benim resmlerim güzel deyl...cok saolasan can arkadaşım dileklerin için...ve hazıladıgın güzel teşekkür resmin için...Allah yüreyince gönlünce versin...bir daha teşekkürler....SUPERSİN...
Canım arkadaşım kendine haksizlık etme resimler çok güzel...İlk evvela kocaman harika yüreğine düşmüş resmimi yapmak azmı bu güzellik...
Hem ortada bir süper varsa oda SENSİN...
Tekrar tekrar teşekkürler zahmetlerine...
Canım arkadaşım;hoşgeldin sefa getirdin;
Sayfam kuru toprak,sen ektin sen bitirdin.
Rabbim okuduğun her harfe ömrüne bir gün katsın;
Yürekler hep bu dem sevgiyle atsın...
kıymetli olana ,kıymetini verecek yürek te bende
boşa yorum yapmam ben arkadaşım
Canım arkadaşım;Rabbim bana bu güzel yorumunuzun hakkını verecek ilhamları sizin okumaktan yorulan gözlerinize de güç kuvvet,fer nasib etsin...Teşekkürler güzel yorumunuz için..
Bir kelebek ömrüdür hayat;
Yetmiş seksen yıl yedi;sekiz gün...
Yarattığın güzelliğe bakmaya doyamadım değerli arkadaşım OZAN,yazdığın şiiri okumaya hiç doyamadım,bana bu güzellikleri sunan güzel yürekli arkadaşım;emeğine-yüreğine-kalemine sağlık.SEN YAZKİ BİZLERDE BIKMADAN USANMADAN OKUYALIM.
Canım arkadaşım;yüreği güzel arkadaşım gözleriniz nura baksın;Rabbim ömrünüze ömür katsın...hakkımdan fazlaca bulunulmuş bu güzel tespitinizle siz beni sevindirdiniz;O Güzel Allah'ımda sizi sevindirsin..
...Amin...
Heleki aklımdan atayım onu sakın deme,
Boşa çaba olur biliyorsun.
Tıpkı vicdanın yeminli şahitlik ettiği gibi;
Seni benim kadar seven çıkmayacağını
Bildiğin gibi...
Korkma gittim diye;
Buralarda bir yerlerdeyim;
Kulak kesil duyacaksın;
Sevdamızın ardından bir ikindi sonrası;
Ölmüş bir aşkın selasını....
Bir varmış bir yokmuş;
Yok zamanların bir yerinde;
Güneş hayat verirmiş girebildiği her yere...
Ve birgün bir çatı katında;
Bir iskemleye vurduğunda,
Anlatmış iskemle:
Bir adam vardı,marangoz.
Yalnızlığın dipsiz kuyusundan,
Çıkabilmek önce bana şekil verdi
Sonra kuşlar;atlar yaptı tahtadan;
Ve birgün senin buraya uğrayacağını biliyordu.
Ömrü sen geliceksin ümidiyle geçti;
Dün verdi son nefesini...
Ve sen bir günle geç kaldın...
Ve güneş ışığı dile geldi;
Yok yok dedi tam zamanında;
Ve ses tanıdıktı,sahibiydi onu yapan....
Ben kurtuldum o dipsiz kuyudan;
Evrenin sonsuzluğunda ışığa katıp kendimi;
Sana geldim eski dostum;
Yalnızlığımın tek ortağı...
Ve bir zaman gelicek;
Bir evin verandasında;
Bir çocuk üstüne çıkıp;
Çekip belindeki tahtadan kılıncını;
Haykıracak;
"Gölgelerin gücü adına;güç bende artık"
Ve yine bu tanıdık sesle,anlayacaksın;
Yeniden başlayacak dostluğumuz yeni bir hayatla...
Güzelllllllllllllll..ellerine o güzel şiiri düşnerek var olan yüreyine ,saglıklar dilerim..eziz arkadaşım....cok beyendim..kelmeleri bir -birden deyerli...Teşekkürler bu güzel şiirin için..bizmle bölşdüyün için...
Kim demiş sade,sıradan bir ağaçsın...?
Bir kere ben bile kıskanıyorum;
Özgürlüğün tanımını değiştirdiğin için...
Özgürlük;
Hareket edebilmek değilmiş;
Oraya buraya koşturmaca sebepsiz....
Hem kim demiş;
Tek başınasın diye;
Dallarında,onlarca kuş yuvası;
Dallarında binlerce börtü böcek;
Ve bir okadar hayat...
Ölün bile para ediyorbe;
Bir Dünya güzellikleri anlatan;
Kitap sayfası,
Kol değneği,yürüyemeyene,üçüncü ayak...
Kalem anlatamadıklarını anlatan...
Saymaya faydanı emin ol;
Senden yapılacak sayfalar yetmezken;
Gel vazgeç inadından;
Alınma yalnızsın diye;
Kıymet bilinmiyorum diye...
Bak dallarında bülbüller;
Senin üzerindeki;
Sımsıcak hayatın;
Mutluluk nağmelerini şakır...
Hem kimbilir;sana bu şiiri yazana;
Dibindeki ebedi istirahatgah olursun....
Kaç beklemeli akşam üstüdür unuttum;
Kıyıya vuralı kaç zaman oldu...
Sensizliğin koynunda kaç ağlamalı saatler...
Unuttum gülmeleri;
Ama ağlamalar çıkmaz hatırımdan...
Sen sevmelerle girdin;
Ömrümün orta yerine.
Senden öğrendim gülmeyi,sevmeyi.
Ömür zindanımın,karanlığında ışık olup
Sende bildim aydınlığı,umudu..
Ve gittiğinde faturası;yalnızlıkla ölüm arası.
Ve bir gece yarısı;
Açılmalıydım yeni denizlere,
Yeni sahillere varmalıydı gönül sandalım..
Ancak unuttum...
Kıyıya vuralı kaç zaman oldu;
Kaldırırmıydı senden sonra bu yürek;
Yeni seferleri...Yeni sevdaları...
yok yok..
Dibi delik sandalım;
Ne sende dümen,
Ne bende mecal...
Biz bilinmedik kıyılarda unutulmuş zamanların;
Karaya vurmuş sandallarıyız...
Sorular,sorular sorular...
Boyumdan büyük;
Yaşadığım günden çok sorular...
Neyim ben,anne,çocuk;
Kendi küçük;
Ruhu bin yıllık bonsai ağacımı..?
Yaşım küçük ama;
Her günüm bir savaş içinde;
Varolmak bukadarmı zor hayatın;
Bu en flu karesinde...?
Kışlarım soğun koynunda;yazlarım sıcağın alnında;
Her ikisinede yaranamam...
Çöp başında eşelenirken;
Burun tutan,göz kaçıran;
Abiler;amcalar;ablalar;
Kolay,ya acımak ya küçümsemek;
Boyunuzca tepeden bakmak;
Kolaysa;
Çok değil birgün ben gibi yaşasanız;
Yetermiydi yüreğiniz;
Ki ertesi gün eminim;
Bakmayacaksınız eskisi gibi...
Biraz önce çöpten bulduğum;
O kırık aynaya bakıyorum;
Birde ruhumu dinliyorum şaşıyorum;
Nasıl sığmış;
O yaşta bir gamlı ruh;
Bu yaşta taze bedene...
Bahtıma doğacak güneş;
Ne zaman çıkacaksın;
Güneş tutulmalarından da;
Aydınlanacak karanlık şafaklarım...?