[QUOTEabi eğer ortada bi maneviyat olsa tamam halife dicem de
fuhuşu, kumarı legal hale getiren bir devlette ve bunları kabul eden bir hükümetin kurucularından birine sen çıkıp halife dersen kusura bakma da bende yok artık derim abi
kimse kusura bakmasın ama Abdullah GÜL den halife olmaz olamaz da zaten...
]
Doğru söylüyorsunda kardeşim işgal ettiği makam bir beldenin bir bölgenin imamet makamıdır ,bugün o yarın başkası,eninde sonunda Kur'an nurunutamamlayacak Allahu teala böyle müjdelemişti.Eninde sonunda Siyah kalpaklı bir muhteremo makama oturcak.Resulullahın sancağı altında toplanılmaycakmı,bugün Abdullah GÜL işgal ediyor o makamı yarın mehti aleyhisselm.Bellimi olur.
Dünyada hiç düşünmeden bazı kimseleri kendilerine önder edinen ve böylece batıl yola giden kimseler, âhirette o önderlerin kendilerinden uzaklaştıklarını görürler. Ancak her iki taraf da içine girecekleri azâbı görecekler ve ondan kurtuluş olmadığını anlayacaklardır. Dünyadakinin tersine bu sefer uyanlar konuşurlar, ama artık faydası yok.
"Kötülere uyanlar şöyle derler: Ah keşke bir daha dünyaya geri gitmemiz mümkün olsaydı da, şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi bizde onlardan uzaklaşsaydık! Böylece ALLAH onlara işlerini pişmanlık ve üzüntü kaynağı olarak gösterir ve onlar artık ateşten çıkamazlar." (Bakara Suresi: 167)
Onun için dünyada kime uyuyoruz iyi bakalım. "Bir kavmin delili karga olduğu vakit, onu leşli bir araziye götürür" Önderi bülbül olursa, o da gülistana götürür. Bülbül varken kargaya uyulur mu? Efendi Babam şöyle anlatmıştı: Bir gece seher vakti, uyanıkken aşikâre olarak Şeytan yanıma geldi ve bana: "Sen hangi mezheptensin?" diye sordu. Ben de: Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat mezhebindenim" dedim. "Peki mezhebinin hak olduğuna delilin nedir?" dedi. Ben: "Kur'an-ı Kerim'dir." Dedim. O: "Her mezhep sahibi haklı olduğuna dair Kur'an'ı delil getiriyor. O halde onların haksız olup senin haklı olduğun ne malum? Dedi. Bunun üzerine ben ona nice âyet ve hadisleri okuyarak cevap verdiysem de, bir türlü ikna olmadı ve önüme bir taş yuvarladı. Böylece uzun müddet mücadeleye devam etti, çok yoruldum, âciz kaldım ve yanımda duran yatağa düştüm, uzandım. O anda Mevlâ Teâlâ Hazretleri, Bakara Sûresi 137. Âyet-i celîlesini hatırıma getirdi. Ben de hemen yatağımdan doğrulup ona cevap olarak bu âyeti okudum ve dedim ki:
"Bu âyet-i celilede Mevlâ Teâlâ habibine ve ashâbına hitâben buyuruyor ki;
"Eğer onlar (kendi dinlerini hak bilip insanları ona davet eden Yahudi, Hristiyan vesair din mensupları) senin ve ashabının inandığı gibi inanırlarsa, muhakkak (ancak o zaman) hidayete ermiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse ancak onlar haktan büyük bir ayrılık içindedirler."
[atex]Kuşlar havada uçarlar..
Bazı kuşlar şişmanladıkları için uçamazlar
ve deve kuşları gibi yerlerde koşarlar.
Atlar dört ayaklıdır.
Halbuki bazı tırtılların ayakları sayılamayacak kadar çoktur.
Örneğin kırk ayağın tam kırk tane ayağı vardır.
Rahmetli babam bana palavracılara dikkat et;
Oradan buradan uzun uzun doğru fakat alâkasız cümleler yazarlar
ve insanı ana konudan uzaklaştırıp kendi fikirlerinin
sanki doğru olduğunu isbat ettiklerini zannederler demişti...
Bakara Suresi 167 ile bu yazılanların ilgisi ne.
Eğer Atatürk'ü lider kabul etmiyorsanız,
şimdi bilmem kimin kapıkulu olarak kimbilir neler yapıyordunuz..
Böyle kıvırta kıvırta kulağınızı ters kolunuzla göstereceğinize
açık açık burada Atatürk'e hakaret edin de görün gününüzü..
Sizin bu düşünce tarzınız ile kimin lider,
kimin lider olmadığını anlamanız oldukca zor gibime geliyor.
En iyisi siz oturup, kadayıfın altının kızarmasını bekleyin...
Ben ATATÜRK'ün belirlediği şartlar içinde ATATÜRKÇÜYÜM. Gel görki şuan tartışılan bir konu vardır ki ATATÜRKÇÜYÜM deyip de Atamızın sözlerine, emanetlerine yada onun çizdiği yolda gitmiyorsa ben onu saymıyorum.. O işine gelince ATATÜRKÇÜYÜM türünden.. Biz gidip onun dediği yolda ilerlemezsek ne gibi gidip teknolojisi, bilimini almak yerine modasını, kültürünü alırsak o zaman ülkemizin geleceği nereye emanet ettik onu siz karar veriniz...."Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir.Yazan, yapana sâdık kalmazsa, değişmeyen hakikat,
insanı şaşırtacak bir mahiyet alır."
"Biz daima, hakikati arayan ve onu buldukla ve onu bulduğumuza kani'
oldukça, ifadeye cûr'et eden adamlar olmalıyız."
Çünkü, "hakikat tecellî edince, kizb ortadan kalkar."
Atatürk
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir.Yazan, yapana sâdık kalmazsa, değişmeyen hakikat,
insanı şaşırtacak bir mahiyet alır."
Atatürk ne güzel söylemiş.
Keşke tarihide "resmi tarih" olarak değilde _sade,yalın bir tarih_olarak okuyup bilgi sahibi olabilseydik.Çünkü, "hakikat tecellî edince, kizb ortadan kalkar."
Atasilter kardeşim.Kadayıfın altını sizin gibi düşünen Ergenekoncular kızarttı.Siz Atatürkçü olsanız ne olur,olmasanız ne olur.
Ben bu ülkede dini yaşayamıyorsam muhakkak ki Atatatürkçüyüm sayesinde yaşayamıyorum.Dini devletten, devleti dinden koparmak en büyük zulümdür.Atatürkçüyüm diyenlere karşı tek bir sözüm vardır...
"Gölge etme başka ihsan istemem."
Hep bakıyorum da "Türkiye laiktir laik kalacak" diyenlerin tamamına yakını din düşmanı olmuşlar.Ben neresini seveyim bunların.Bunların hiçbirisi Atatürkçü değil, sadece sokaklarda nara atan ayyaşlara benzer. Ayyaş, gece nara atar, eve geldiğinde; " nasıl da posta koydum hepsine " diye övünür ve yatağına uzanarak öylece sızar kalır.İşte laikçiler de böyledir.Onların da mukaddesata sahip çıkma diye niyetleri de yoktur.Sadece Şeriat korkusuyla akşam yatıp sabah kalkarlar..
Atatürk'ün yanında ki paşalar imanlı olmasaydı biz şimdi gavurların sömürüsü altında yaşayacaktık.
Kusuruma bakmayın ama
Kazım karabekir, Fevzi Çakmak gibileri ve de isimsiz kahramanlar bu vatanı kurtarmşlardır.Atatürk savaşlarda tek kurşun bile atmamıştır.Sadece cephenin arka tarafında emirler vermiştir.Atatürk'ün zihniyeti savaş öncesiyle sonrası bir değildir.Vatan kurtulduktan sonra yapmak istediğini yapmıştır.
Madem savaşa katıldıysa neden mareşal olamadı.Okul kitaplarında ki gibi anlatılanların hepsi uydurmadır.
Asıl işin başka boyutları vardır.Ben gazi torunuyum.Atatürk'ün nasıl birisi olduğunu o kendi ağzıyla anlatırdı.Onun anlattıklarını buraya yazsam beni bu siteden uzaklaştırırlar.Onun çin benim bayramlık ağzımı açtırmayın da ileri geri konuşmayın.
Herkes bildiği yoldan yürüsün.Elbette kimin hangi yolda yürüdüğünün hesabını Allah'a verecektir.
Allah, kendi yolunda yürümeyenleri asla sevmez.Bende O'nun sevmediğini sevmem Laiklik Allah yolu değil, şeytan yoludur vesselam...
Bunu da hakaret olarak görmeyin .Çünkü doğru söyleyeni dokuz kapıdan kovarlar.Biz şimdi onuncu kapıdan da mı kovulanacağız?...
Buradan herkese tek sorum olacaktır.
Atatürk'ün ilk Muhafız Birliği kumandanı ilk Müdafa-i Hukuk Cemiyeti başkanı ve Kuvvay-ı Milliye'nin ilk başkanı kimdi ve nereliydi?.
Bakacağım şimdi sizin Atatürkçü olup olmadığınıza...
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
[atex]Siz dinimizi herkesten çok bildiğinizi iddia ediyorsunuz
ama bu yazdıklarınız ile karşınızdakilerin hakkını yiyorsunuz..
Dinimizde "Hak yemenin" ne demek olduğunu
bildiğinizi de sanmıyorum.
1. Herkese sarhoş diyemezsiniz.
2. Eğer müslümansanız, Allah'ın kimi sevdiğini,
kimi sevmediğini bilemezsiniz. Bu nedenle,
"ben de onun sevmediğini sevmem" diyemezsiniz.
3. Kazım karabekir, Fevzi Çakmak,
Rauf Orbay, İsmet İnönü, Tahir Oğlu Ahmet, Seyit Onbaşı
ve daha binlercesini siz bilmiyor olabilirsiniz ama
onlar asla isimsiz kahramanlar değildir..
Biraz tarih okuyun palavra atmayın...
4. Gazi torunu olmanız nedeniyle
dedenize karşı içinizde bir gurur duyuyorsanız,
karşınızdakinin kim olduğunu düşünmeden
klavyenizin tuşlarına basmayınız.
5. Eğer dininizi Türkiye Cumhuriyeti topraklarında da rahatca yaşayamıyorsanız,
başka hiçbir yerde de dininizi rahatca yaşayabileceğinizi söyleyemezsiniz.
Sizin bugüne kadar yazdıklarınızı dikkatlice okuyunca
zamanımı boşa harcadığıma kanaat getirdim.
Artık sizin gibilere doğru yolu göstermek için
boş vaktimi bile harcamama kararını aldım.
Allah size selâmet versin
ve doğru yolu göstersin arkadaşım.
[/atex]
"Allah için sevip Allah için buğz etmedikçe, imanınız kemale ermez Hz Muhammed ( sav)
Tarihi çok iyi bildiğimi iddia edemem.
Ama Kazım Karabekir ve Rauf Orbay'ı Atatürk nutukta "vatana ihanet "ile suçlamış.Bu doğrumu?
Şimdi okuduğu masalları tarih zanneden arkadaşlar bu insanların vatanhaini olduğuna inanmamızımı bekliyorlar.
"Kahrolsun Şeriat!.Kahrolsun Hilafet!. Türkiye laiktir laik kalacak!." diyenlerin neresi sevilir Allah aşkına.Allah'ın Kur'an kanunu olan Şeriat'a karşı çıkmanın nasıl bir müslüman oldukları apaçık meydandadır.
Ben Giresunluyum.İçinizde Giresunlu olup da dedesi savaşmamış kimse bulamazsınız.
Kendi büyüklerinize sorun bakalım onların babaları veya dedeleri Çanakkale harbine iştirak etmişler midir?.
Resmi tarihin büyük bir kısmı uydurma oluyor.Esasen canlı tarih lazım bize.
Okullarda ki okuduğunuz kitapların bildirdiği çok şeyler gerçeklerden saklanıyor.Ezbercilikten başka bir şey değil bunların hepsi....
Bir soru daha..Çanakkale Savaşında esas başkomutan Mustafa Kemal Paşa mıydı?...Osmanlıyı savaşa sokan paşanın adı nedir?...bir ipucu vereyim size..Enver Paşa kimin emrindeydi?..
Daha yukarıda ki sorumu bile cevaplandıramadınız.Nasıl Atatürkçü oluyorsunuz anlamadım gitti...