Seyduna Şahrud Hikayesi

Son güncelleme: 06.08.2010 09:48
  • Alamut Efsanesi - Seyduna Hikayesi - Şahrud Hikayesi - Seyduna Ve Şahrud
    "Seyduna şahrud iki sevdalı ırmaktır elbruz eteklerinde
    Şahin gelip dalına konar şahrudun,seydunanın suyundan içer
    Umutlar tazelenir alamut kalesinde" diyor Tunay Bozyiğit.

    "Seyduna ve Şahrud" efsanesinin mitolojik olduğu, Şahrud'un "hayat veren ırmak" anlamına geldiği, ünlü Alamut kalesini çevreleyen "cennetin içinden geçen ırmak" da denen nehrin ismi olduğu bu yüzden Alamut Kalesi'nin muhteşem hükümdarı Hassan Sabbah'a da Seyduna denildiği söylenmektedir.. . .. Tunay Bozyiğit "Kadın toprağın ve suyun ta kendisidir o yüzden Şahrud dedim" diyor. Ve böylece Şahrud Seyduna serüveni de başlamış oluyor.

    Onların hikayesi öyle bi hikayedir ki Leyla ile Mecnun'u kendilerine imrendirir, Kerem'i Aslı için dağları delmekten vazgeçirir. Onlar ki yalnızca ufuk çizgisinde buluşan, onuda güneşin günde iki kez ateşe verdiği iki sevdalıdır.Kavuşamayan iki sevdanın, bir efsanenin öyküsüdür Seyduna ve Şahrud'un öyküsü..Fakat öyle bir sevdadır o ki mitolojik de olsa ihtiyacımız olan bir şey olsa gerek ki inanmak istiyoruz. Ufuk çizgisinde buluşmayı bekleyen nice sevdaları temsil ediyordur belki de.


    Rivayete göre onlar birbirine kavuşamayan iki sonsuzluktur. Seyduna gökyüzü, Şahrud ise yeryüzüdür, denizdir. Hep birbirlerini görürler ama kavuşamazlar. Birbirlerine kavuşma aşkı ile yanarlar. Sevdalı bir bülbül gülüne uçar konar ona şakır ama Seyduna ve Şahrud için bu geçerli değildir. O sevda öyle bir sedadır ki ikisi de sonunda birbirlerine kavuşamayan birer nehir olurlar. Faklı nehirlerdir ama artık birdirler. Şahrud suyundan içen Seyduna'yı, Seyduna'dan içen Şahrud'u bulur...


    Tunay Bozyiğit bu harika mitolojik sevda hikayesini "Seyduna Türküleri" ile harika anlatır.

    Bunun hikayesine gelince kainat yeni yaratılmıştır ne seydunanın şahrudtan haberi vardır ne de şahrudun seydunadan gel zaman git zaman bu böyle sürmüş.Artık şahrudun yeryüzünü salama zamanı gelmiştir.Dağların uyanması şelalelerin iyice çağlaması herşeyin varlığını bilmesi için.Tam yeryüzünü sallayacağı zaman garip bir ses duymuş,su sesinden güzel bülbüllerin şarkılarında daha tatlı bir ses,merak edip bütün haşmetiyle yüzünü dönmüş ve ne görsün beyazla mavinin raksı içinde bir güzellik bütün çiçekler,ağaçlar,dağlar bir rüzgar eşliğinde nağmeler çıkarmaya başlamıştı şahrudun seydunaya aşık olduğunu gösteriyordu herşey.Seyduna tıpkı onun hissettiği şeyleri his ediyordu bulutlar gökyüzünü narin narin yalayarak geçiyordu bu sevdaya eşlik ediyordu sanki,bir zaman birbirlerine

    https://www.main-board.com/yasam-hikayeleri/132762-seyduna-ve-sahrud-kavusamayan-iki-asik-irmagin-hikayesi.html
#06.08.2010 09:48 0 0 0